- 6 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:14Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:18Bu bölümde sizlerle Hazreti Peygamberi derinden etkileyen,
00:23bu sebeple de Müslümanların zaman belirteci olarak kullandıkları iki olayın,
00:27Hazreti Peygamberi hissettirdiklerini anlamaya çalıştıktan sonra,
00:31Hazreti Peygamberin yeni yurt arayışına değineceğiz.
00:35Hazırsanız başlayalım.
00:38Peygamberliğin 10. yılına gelindiğinde,
00:41Hazreti Muhammed, hayat yolculuğundaki en büyük iki destekçisini peş peşe kaybetti.
00:47Önce amcası Ebu Talip, ardından da eşi Hazreti Hatice vefat etti.
00:53Hayatına değer katan iki ismin kaybı, Hazreti Peygamberi derinden etkilemişti.
00:59Hüznü o kadar derindi ki,
01:01Müslümanlar, Ebu Talip ile Hazreti Hatice'nin vefat ettiği yıla,
01:06hüzün yılı adını verdiler.
01:09Müslümanların, Hazreti Muhammed'in iki yakınını kaybetmesini,
01:12zamanın delirlenmesinde dönüm noktası olarak kabul etmelerinin sebebi,
01:17her iki ismin, Hazreti Muhammed ve İslam için ifade ettikleri anlamda gizlidir.
01:25Hazreti Hatice'den başlayalım.
01:28Hazreti Muhammed'in, Hazreti Hatice'yi hayatında dönüm noktalarından biri olarak görmesinin,
01:34pek çok sebebinden bahsedilebilir.
01:36Kendisi de bu durumu,
01:39Yüce Allah bana Hatice'den daha hayırlı bir eş vermemiştir.
01:44Bütün insanlar bana inanmazken, o bana inandı.
01:48Herkes beni yalanlarken, o doğruladı.
01:53İnsanlar yardımlarını benden esirgediklerinde,
01:57o bana malıyla destek oldu, sözüyle ortaya koymuştur.
02:01Ancak Hazreti Hatice'nin, Hazreti Muhammed için ifade ettiği anlam çok daha derindir.
02:08Hazreti Muhammed'in toplumuyla kurduğu ilişkiye yön veren isim, Hazreti Hatice'dir.
02:16İnsanoğlunun muhatabını algılama biçimi içerisinde,
02:20ekonomik seviyenin önemli bir yeri olduğu, yatsınamaz bir gerçekliktir.
02:25Refah seviyesi, insanlarla kurulan ilişkinin düzeyi ve nasıllığı hakkında yorum yaptıran bir belirteçtir.
02:35Bireyin toplum içerisindeki konumu belirlenirken,
02:39en azından alan el olmaması, değerli bir argüman olarak kabul edilir.
02:46Mekke'de önemsenen iki olgu, asalet ve zenginlikti.
02:51Abdülmuttalib'in torunu olması asebiyle hiç kimsenin, Hazreti Muhammed'in asaletine söyleyecek bir sözü yoktu.
02:59Gerçekleştirdiği evliliğin ardından kavuştuğu ekonomik özgürlük,
03:04ikinci başlıkta da Hazreti Muhammed'in itibarını kuvvetlendirdi.
03:09İlaveten, geçimini sağlamak için faaliyetlerde bulunma zorunluluğunun olmaması,
03:16Hazreti Muhammed'in kişisel gelişimine odaklanması,
03:20hayatını daha düşünce eksenli yaşaması ve Mekke'de var olan düzenle esnek bir bağ kurmasını sağlamıştır.
03:30Toplumsal kabullerle ortak noktalarını asgari düzeye indirmesi,
03:36Hazreti Muhammed'in Mekkelilerce, İslam öncesi hayatı bağlamında eleştirilememesini sağlamıştır.
03:44Mekkeliler kendi yaşam tarzlarıyla,
03:46Hazreti Muhammed arasında ortaklık kuramadıklarından,
03:51''Şimdi öyle söylüyorsun ama sen de şu ortamda bizimle şöyle yapardın'' tarzında bir söylemle,
03:58geçmişi üzerinden onu yargılamaya yönelik cümleler kuramamıştır.
04:04Bunun neticesinde,
04:05İslam'ın kendinden önceki dönem hakkında gündeme getirdiği çarpıklıklara dair,
04:11eleştirilere hiçbir şekilde Hazreti Muhammed üzerinden cevap üretememişlerdir.
04:18Mekkelilerin bu çaresizliği,
04:21Hazreti Muhammed'in elini güçlendirmiş ve söylemlerini daha net bir şekilde dillendirmesini sağlamıştır.
04:29Bu bağlamda İslam öncesi az bilinirlik,
04:34Hazreti Muhammed'e İslam sonrası rahat konuşabilmenin yolunu açmıştır.
04:40Bunun neticesinde de,
04:42hayata dair her alanda eskinin yanlışlarını ortaya koyup,
04:48doğru kabul ettiklerini çekinmeden dile getirebilmiştir.
04:53Şunu hiçbir şekilde gözden kaçırmayalım.
04:57Bir insanın başarılı olmasının birinci şartı,
05:02kendine inanmasıdır.
05:04Hazreti Hatice,
05:05ilk vahyin ardından,
05:08Hazreti Muhammed'in kendisine inanmasını sağlayan kişidir.
05:11Ancak buradaki inanmayı doğru anlamak gerekir.
05:18Hazreti Hatice,
05:19Hazreti Muhammed'i peygamberliğe inandırmamıştır.
05:23Hazreti Hatice,
05:25peygamberlik görevini layıkıyla yapacağı hususunda,
05:30Hazreti Muhammed'i motive etmiştir.
05:32Bu destek vefatına kadar her an devam etmiştir.
05:39Hazreti Muhammed,
05:40eşinin desteğini hiçbir zaman unutmamış ve onu her zaman ayrı bir yere konumlandırmıştır.
05:49Hatta bir seferinde,
05:50Hazreti Aişe,
05:51Hazreti Hatice'ye niye bu kadar değer verdiğini anlayamadığını söyleyip,
05:57kıskançlığını açıkça dile getirdiğinde,
06:01anlattıklarına kimse inanmıyorken,
06:03onun inandığını,
06:05bırakın inanmayı alay edilip yalanlanırken,
06:09kendisine tek destek veren olduğuna,
06:12İslam için tüm maddi varlığını harcadığına işaret ederek,
06:17hem kendisi için,
06:19hem de İslam için ifade ettiği anlamı anlatmaya çalışmıştır.
06:23Hazreti Muhammed'le Hazreti Hatice'nin birlikte geçirdikleri yaklaşık 25 yıl,
06:30saf bir aşk,
06:32derin saygı,
06:34hesapsız bağlılık,
06:36çıkarsız fedakarlık ve tam anlamıyla bir samimiyet olarak tanımlanabilir.
06:43Toplumun saygın ve zengin bir üyesi olan Hazreti Hatice için,
06:47Hazreti Muhammed'in verebilecekleri doğruluk ve güvendi.
06:52Hazreti Hatice,
06:54Hazreti Muhammed'in kişiliğini,
06:57karakterini ve duruşunu sevmişti.
07:01Mekkelilerin değer verdiği maddi unsurlara,
07:04hayatında hiçbir zaman alan açmamış olan Hazreti Muhammed için,
07:09Hazreti Hatice'nin verebileceği ise,
07:12olgunluk,
07:13dinginlik ve
07:15sakinlikti.
07:17Hazreti Hatice,
07:18Hazreti Muhammed için,
07:20herkes yüz çevirirken sığınılan liman,
07:24tedirgin olduğunda yol gösteren bir kutup yıldızı,
07:28zor zamanlarda gönlünü ferahlatan bir dert ortağı ve sırdaştı.
07:33İslam tebliği,
07:35yerleşik kabulleri olan ve sürekliliği bu kabullerin sorgulanmamasında arayan Mekkeliler için büyük bir tehditti.
07:44Tehdidin kaynağı,
07:45insanları düşünmeye,
07:48sorgulama ve çıkarımlarda bulunma yönünde organize etmeye çalışan Hazreti Muhammed'ti.
07:55Statiko'nun sürdürülebilmesi,
07:58onun bertaraf edilmesine bağlı görülünce,
08:02bütün tepki bu yönde kanalize edilmekteydi.
08:06Hazreti Muhammed,
08:07toplumu tarafından her türlü şiddete maruz bırakılmaktaydı.
08:13Gördükleri,
08:14duydukları,
08:15hissettikleri,
08:17onu derinden yaraladığında,
08:19sığındığı yer,
08:21Hazreti Hatice'ydi.
08:23Hazreti Peygamber,
08:25ne zaman Hazreti Hatice'nin yanında olduysa,
08:28hissettiği huzur,
08:31samimiyet,
08:33ferahlık ve güven duygusuydu.
08:35Hazreti Hatice onu teselli ediyor,
08:38üzüntüsünü hafifletiyor ve motivasyonunu arttırıyordu.
08:43Hazreti Hatice'den aldığı destek,
08:46Hazreti Muhammed'i yaşadıkları karşısında,
08:49cesur ve güçlü durma hususunda motive ediyordu.
08:52Hazreti Hatice'nin kendisi için yaptığı fedakarlıkları hiçbir zaman unutmayan Hazreti Peygamber,
09:00onu kendi döneminin en hayırlı kadını olarak tanımlayıp,
09:04gözündeki yerini açıkça ifade etmiştir.
09:08En büyük manevi destekçisinin vefatı,
09:12Hazreti Peygamber'in yüreğindeki en büyük sızı olmuştur.
09:17Hazreti Peygamber'le Hazreti Hatice arasındaki evlilik bağının örnekliğiyle,
09:23günümüze de bir iğne batırmak istiyorum.
09:27Üzülerek ifade edelim ki,
09:30evlilik öncesinde sorulan,
09:32kaç tane bilezik takacaksınız,
09:35düğünü nerede yapacaksınız,
09:37ev eşyalarını hangi marka alacaksınız gibi sorularla şekillendirilen bir zihniyetin hakim olduğu,
09:44günümüz zaman diliminde eşler arasındaki ilişkide,
09:49sadakat, sevgi, anlayış ve nezaket aramak maalesef mümkün olmuyor.
09:55Temeline maddiyat,
09:58el oğlu ve el kızı gibi tanımlamalarla ötekileştirme ve güç mücadelesinin konulduğu bir evliliğin sürdürülebilmesi hiç kolay değildir.
10:10Evli çiftlerin sağlıklı bir ilişki kurması için eş olmanın ne olduğunu doğru anlamaları gerekir.
10:19Eşler birbirlerinin rakibi değil,
10:22ahlaken, ruhen ve biyolojik açıdan birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar.
10:30Eşler arasındaki ilişkide sevgi, samimiyet, fedakarlık ve hesapsızlık vardır.
10:38Eşler birbirlerinin hatası, yanlışı veya kusuru üzerinden yargılamak yerine sevdiği kişinin her türlü gelişimine elinden geldiğince yardımcı olup katkı sunmalıdır.
10:53Unutulmamalıdır ki eşleri birbirlerine karşı değerli kılan koşulsuz itaat veya her talebe evet demek değil,
11:05birbirlerinin gelişimine sundukları bu katkıdır.
11:09Evlilik ilişkisini eşler arası bir hiyerarşi veya ast-üst ilişkisi değil, dost ilişkisi olarak görmek gerekir.
11:19Burada karşılıklı mutluluğun hedef alınması esastır.
11:23Aile kavramının ancak sevgi, saygı, anlayış, huzur, hoşgörü ve empatiyle anlamlı hale geleceği,
11:34ailenin asıl kimliğini, duyguların oluşturduğu ve aile fertlerini birbirine bağlayan ana unsurun manevi değerler olduğu unutulmamalıdır.
11:46Kur'an'a göre kadın ve erkek başta psikolojik ve biyolojik olmak üzere her anlamda birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar.
11:58Eşler aralarında var olan sevgi ve merhamet duygularıyla birbirleri sayesinde huzur ve sükûne erer.
12:07Yine bir başka ayette kadın ve erkek birbirleri için elbise olarak tanımlanmıştır.
12:14Bu benzetme aile içerisinde eşlerin zihnen, fikren ve ruhen birbirlerini kuşatması anlamına gelmektedir.
12:24Yani eşler hayat yolculuğunda birbirlerini motive eden, destek olan, ahlakını olgunlaştıran, yanlış, kötü ve günahlardan sakındırandır.
12:39Mekanikleştirilen ve yaşam içerisinde insanların ilişkilerinin biçimlendirilmeye çalışıldığı alanlardan birisi de ailedir.
12:49Anneye, babaya veya eşe duyulan sevginin gösterilmesi için özel bir günün belirlenmesi ve sevginin ifadesinin alınması zorunlu kabul edilen hediye
13:02ile bağdaştırılması,
13:04aile içi ilişkilerin derinliğinin kaybolması anlamına gelmektedir.
13:10Sevginin ifadesi için özel bir zamana, bir mekana veya maddi bir göstergeye ihtiyaç yoktur.
13:21İçten gelen samimi bir iyi ki varsın, ellerine sağlık ve Allah razı olsun ifadeleri,
13:31Aynı şekilde anı biriktirmek amacıyla birlikte gerçekleştirilen herhangi bir etkinlik,
13:39aile bağlarını güçlendirmek için atılmış önemli adımlardır.
13:46Hz. Peygamber, bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi,
13:51kişiye günah olarak yeter diyerek, kişinin yaşamı boyunca önceliğinin ne olması gerektiğini açık bir şekilde göstermiştir.
14:02Ailesini hayatın merkezine koyan kişinin değeri de,
14:08ailesini savunurken ölen şehittir ifadesinde karşılık bulur.
14:13Evet, gelelim Ebu Talib'e.
14:18Ebu Talib'in vefatının ise çok daha farklı sonuçları vardır.
14:23Ebu Talib, Hz. Muhammed için olduğu kadar,
14:27İslam'ın tebliğ tarihi açısından da önemli bir figürdü.
14:32Hz. Peygamber'in ifadesiyle,
14:35amcası hayattayken Kureyş, zulüm ve eziyette belli bir sınırın ötesine geçememiştir.
14:43Ebu Talib'in himayesi, Hz. Muhammed'in şahsının güven ve emniyet içerisinde olmasını sağlarken,
14:51İslam'ın kitlelere ulaşmasının da anahtarı konumundaydı.
14:56Ona bu gücü veren de, toplumuyla aynı inanca sahip olmasıydı.
15:01Mekkeliler, kendilerinden olan bir ismin kararlarına saygı göstermemesinin sosyal düzende bir dağılmaya yol açacağını çok iyi bildiklerinden,
15:14tüm güçleriyle İslam'a karşı çıksalar dahi,
15:18Ebu Talib'in yeğenini himayesini meşru kabul ediyorlardı.
15:23Bir anlamda cahiliye kabulleri, müşriklerin hiç de memnun olmadıkları bir şekilde,
15:29Hz. Muhammed'e ve İslam'a kitlelere ulaşma imkanı sağlıyordu.
15:37Ebu Talib, yeğeninin can güvenliğini kendi canından daha fazla önemsemiştir.
15:44Öyle ki, boykot yıllarında yeğenine karşı düzenlenebilecek bir suikast girişimini engellemek için,
15:52geceleri uyurken dahi, oğulları ile birlikte etrafında yatarak kalkan oluşturmuştur.
16:00Ayrıca, yeğeninin can güvenliğini tehlikeye sokacak bir eylemle karşılaşması halinde,
16:06tüm Mekke'nin bundan etkileneceğini ve tüm şehri yok edecek bir iç savaşın çıkmasının kaçınılmaz olduğunu söyleyerek,
16:16müşrikleri tehdit etmiştir.
16:20Hz. Muhammed'in can emniyetinin teminatı ve İslam'ın tebliğ yolunun açık kalması,
16:27Ebu Talib'in varlığıyla doğrudan irtibat halindeydi.
16:30Çünkü onun vefatı demek, Haşim oğullarında yeni bir lider demekti
16:36ve hiç kimsenin Hz. Muhammed'e karşı tavır ve tutumunun Ebu Talib'le benzer olması mümkün değildi.
16:44Ve öyle de oldu.
16:47İslam dini ve Hz. Muhammed'in peygamberliğine dair duruşunu net olarak karşıtlık üzerine konumlandıran Ebu Leheb,
16:55Haşim oğullarının yeni lideri oldu.
16:58Liderliğin verdiği ilk heyecanın getirdiği sorumluluk hissi ve görev bilinciyle yeğenini himaye edeceğini ilan etse de,
17:08bir süre sonra Mekkeli müşriklerin tazyik ve tahkirleri karşısında ilkeli bir duruş sergileyemeyip himayeden vazgeçti.
17:19Bu durum Hz. Muhammed'in Mekke'de savunmasız kalması anlamına geliyordu.
17:25Müşrikler aradıkları fırsatı nihayet bulmuştu.
17:29Artık onları durduracak, baskılarını hafifletmelerine sebep olacak bir engel yoktu.
17:38İçerisine düştüğü himayesiz durum,
17:41Hz. Peygamber'in tebliğ vazifesini sürdürmesi için alternatif çözümler üretmesini zorunlu kılıyordu.
17:49Ebu Talip'le Hz. Hatice'nin kaybının niçin hüzün yılı olarak isimlendirildiğini anlamaya çalıştıktan sonra,
17:59sırada Hz. Peygamber'in yeni yurt arayışı var.
18:04Tarih bilgisi göstermektedir ki,
18:07bir düşüncenin, bir yaşam biçiminin varlık aleminde yerini alabilmesi için iki unsur gereklidir.
18:14Birinci unsur, her şart ve koşulda düşünceyi yaşayacak insanlardan oluşan çekirdek bir kitleyken,
18:24ikinci unsur, bu kitlenin düşüncesini yaşama olanı bulacağı mekandır.
18:31Tebliğ süreci neticesinde İslam, birinci unsura sahip olmuştu.
18:36Hz. Peygamber'in çevresinde,
18:38Allah'ın emir ve yasaklarını uygulamaya hazır bir kitle oluşmuştu.
18:44Sıra, ikinci unsurun gerçekleştirilmesine gelmişti.
18:49Ancak safların keskin hatlarla ayrıldığı Mekke toplumunda,
18:53İslam'ın öngördüğü hayat tarzını egemen kılma ihtimali yoktu.
18:58Geçen yıllar boyunca yaşananlar neticesinde,
19:03Mekke, Latince'deki Nemo Propheta in Patria,
19:08yani hiç kimse kendi memleketinde peygamber olamaz sözünün somutlaştığı bir şehir haline gelmiş
19:17ve İslam'a mekan olamayacağı anlaşılmıştı.
19:23Yeni bir soluk için mekanın değiştirilmesinde yarar vardı.
19:27Bunun üzerine Hz. Peygamber,
19:30İslam'a yeni bir soluk kazandıracak,
19:33kalıplaşmış düşüncelerle hareket etmeyen,
19:37klişeleşmiş sözlerin arkasına sığınmayacak,
19:40yeni bir muhatap kitlesi
19:43ve doğal olarak rengini verebileceği yeni bir yurt aramaya başladı.
19:49Aslında,
19:50De ki,
19:53Ey insanlar,
19:55gerçekten ben göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın hepinize gönderdiği elçi himayeti,
20:03Hz. Peygamber'in tevli vazifesinin tüm insanlığa karşı olduğunun açık bir beyanıdır.
20:11O zaman İslam davetini sadece Mekke ile sınırlı tutmamak gerekirdi.
20:19Zaten geçen 10 yıl sürecinde,
20:21Hz. Peygamber,
20:23Mekke'de tam tabiriyle çalmadık kapı bırakmamıştı.
20:30Artık yenilenmenin,
20:32tazelenmenin,
20:33yeni bir başlangıcın vakti gelmişti.
20:36Bu noktada Hz. Muhammed ilk yolculuğu yanında Zeyd bin Harisi olduğu halde,
20:43Mekke'nin yaklaşık 120 km güneydoğusunda bulunan Taif şehrine gerçekleştirdi
20:51ve 10 gün boyunca şehrin ileri gelenlerine İslam'ı anlattı.
20:57Hz. Muhammed'in Taif'in hakim grubu,
21:01Abdüyaliloğulları ile akrabalık bağı olması,
21:04şehrin alternatif bir yaşam alanı olarak gündeme alınmasında önemli bir etkendir.
21:12Burada bir hususa dikkat çekmek istiyorum.
21:15Ebu Talib'in vefatının ardından Mekke,
21:18İslam tebliğinin yapılabileceği bir şehir olmaktan çıkmıştı.
21:22Hz. Peygamber'in yeni bir yurt arayışı,
21:25kendi can güvenliğinden öte İslam'ı anlatma amacı güder.
21:32İnsanlığın son uyarıcılığı görevi kendisine verildikten sonra,
21:37Hz. Peygamber'in tek derdi Allah'ın mesajını insanlara aktarmak olmuştur.
21:44O saatten sonra kendisi, kendi güvenliği, kendi hayatı her zaman ikinci planda kalmıştır.
21:52Bu yüzden attığı her bir adım,
21:56bir taraftan da tebliğ vazifesinin yerine getirilmesine sağlayacağı katkı üzerinden değerlendirilmelidir.
22:05Sakif kabilesine mensup olan Taifliler,
22:09Mekke'den gelen misafirlerini başlangıçta iyi karşıladılarsa da,
22:14geliş sebebini öğrenince tutumları bir anda aksi istikamete yöneldi.
22:21Taifliler olumsuz cevaplarını,
22:25hemşehrilerinin dahi Hz. Muhammed'in İslam davetine olumlu yaklaşmadıkları teziyle gerekçeyelendirdiler.
22:33Bakıldığında maddi beklentiler, çıkar hesapları, günlük menfaatler insanın uzun soluklu bir karakter inşasını sağlayacak
22:46ve ilkeli bir duruş kazandıracak en önemli değeri olan özgür düşünebilme ve bağımsız hareket edebilme kabiliyetini elinden alır.
22:59Taif'in havası Mekke'ye göre daha serin olduğu için,
23:03burada Mekkelilerin yazlıkları ve pek çok Kureyş mensubunun arazi ve üzüm bağları bulunuyordu.
23:12Mekkelilerle sıkı ticari bağları olan ve Kureyş'ten bağımsız hareket etme kabiliyetine sahip olmayan Taifliler de
23:22gündelik çıkarlarını önemseyip Kureyş'in tepkisinden çekindikleri için
23:29Hz. Muhammed'in davetine olumlu cevap vermeye cesaret edemediler.
23:36Çünkü cesaret erdemi öyle kolay sergilenebilen bir tavır değildir.
23:45Cesaret, insanın gerektiği yerde sergilenmesi gereken tavır neyse onu ortaya koymasıdır.
23:53Dünyevi hiçbir menfaate, beklentiye veya korkuya bakmadan her zaman hakkın yanında olmaktır.
24:03Allah bize yeter, o ne güzel vekildir ayeti, Allah'ın rızasını kazanma adına atılan adımda
24:13sonuçta kişinin en büyük ödüle nail olacağını vaaz etmiştir.
24:18İnsanoğlu süreç planlamacılığına kendini kaptırıp, attığı her bir adımı kendi kudreti çerçevesinde değerlendirip
24:29sonucu belirleme çabası içerisine girer.
24:33Bu uzun vadeli ve nihai hedefli adımlar, insanın anlık tercihlerini bir takım farazi hesaplara göre atmasına sebep olur.
24:44Bu durumda insanı hesabi bir kişilik haline getirir.
24:50Ancak insanın gözünden kaçırdığı husus, hesabiliğinin karakter haline gelmesi halinde,
25:00hedeflediği sonuca hiçbir zaman ulaşamayacağı ve anlık hesapların onu sürekli başka hedeflere sürükleyeceğidir.
25:10İnsan sonucun kendisi için hayırlı olmasını istiyorsa, süreci de sonuca yönelik yönetmesi gerekir.
25:20Süreç yönetiminin en önemli unsuru da asıl olanın Allah'ın takdirini kazanmak olduğunun bilinciyle
25:29her zaman hak ve hakikatten yana tavır almaktır.
25:34Doğruluktan ayrılmamak, hakkı gözetmek, hasbi yani gönülden olmak,
25:42adaleti, doğru sözlü olmayı, iyiliği emreden Allah'ın rızasını önceleyip,
25:49asıl mükafatın ondan geleceğini unutmamak,
25:54insanların ne diyeceği yerine Allah'ı nasıl göreceğini düşünerek hareket etmek cesarettir.
26:03Neticede dünyalık menfaat fikriyle hareket etmek insanın en büyük imtihanlarından birisidir.
26:12Maddi beklentiler, çıkar hesapları, günlük menfaatler insanın uzun soluklu bir karakter inşasını sağlayacak
26:22ve ilkeli bir duruş kazandıracak en önemli değeri olan özgür düşünebilme ve bağımsız hareket edebilme kabiliyetini elinden alır.
26:35Mekkelilerle sıkı ticari bağları olan ve Kureyş'ten bağımsız hareket etme kabiliyetine sahip olmayan Taifliler de
26:46gündelik çıkarlarını önemseyip Kureyş'in tepkisinden çekindikleri için
26:52Hazreti Muhammed'in davetine olumlu cevap vermeye cesaret edemediler.
26:59Kureyş korkusu onları kısıtlayan ve özgür olmaktan alıkoyan bir bariyere dönüşmüştü.
27:07Dahası Kureyş'in gözüne girebilme düşüncesiyle yurtlarına gelen misafire eziyet etmekten çekinmediler.
27:18Bu eziyetin süresi, boyutu ve şiddeti o kadar büyüktür ki
27:24Hazreti Muhammed Taif'te yaşadıklarını hayatının en zor anları olarak nitelemiştir.
27:32Hazreti Muhammed ve Zeyd Taiflilerin eziyetinden ancak Kureyş kabilesine mensup
27:39Utbe ve Şeybe isimli iki kardeşin bağına sığınarak kurtuldular.
27:46Yaşadığı olayların psikolojisini yorduğu anlaşılan Hazreti Muhammed
27:50ellerini açıp şöyle dua etti.
27:55Allah'ım gücümün yetersizliğini, insanlara karşı takatimin ve gücümün azlığını sana arz ediyorum.
28:06Ey merhametlerin merhametlisi, sen zayıfların Rabbisin, sen benim Rabbimsin, sen beni kimin eline bırakıyorsun?
28:17Bana kötü muamele yapan yabancıya mı yoksa beni eline bıraktığın düşmana mı?
28:27Yaşadıklarım senin bana karşı bir öfkenden ileri gelmiyorsa ben buna aldırış etmem.
28:35Fakat senden gelecek bir himaye ve koruyuş her zaman çok daha hoştur.
28:42Senin öfkene uğramaktan, karanlıkları aydınlatan, dünya ve ahiret işlerini ıslah eden yüzünün nuruna sığınıyorum.
28:53Her şey senin hoşnutluğun içindir.
28:56Güç ve kuvvet ancak sendendir.
29:03İnsanın yaratıcısıyla şuurlu bir ilişki kurması onu diğer canlılardan ayıran temel özelliğidir.
29:10Allah, insana hayatını hangi yönde yaşamayı tercih etme özgürlüğü verdiği gibi,
29:18kendisiyle kurduğu iletişimin içeriğini belirleme özgürlüğü de vermiştir.
29:25İnanan insanın Allah'la iletişim biçimlerinden birisi duadır.
29:31İnsanoğlunun ibadet biçimleri incelendiğinde,
29:35dünya üzerindeki en yaygın ibadet şeklinin dua etmek olduğu ortaya çıkmıştır.
29:41Sevgi ve samimiyet üzerine kurulan bir iletişim biçimi olan dua ile insan,
29:48yüceliğine iman ettiği Allah'la zihnindekilerini,
29:52taleplerini, sıkıntılarını veya duygularını paylaşma imkanına sahiptir.
29:59Dilediği zamanda ve dilediği yerde duygularını yüce Allah'a arz eden insan,
30:07dua sayesinde manevi bir destek elde eder.
30:11Dua doğrudan en üst merci ile irtibata geçme olanağı sağladığından,
30:19insanın herhangi bir hemcinsinin karşısında mahcubiyet yaşamasını engeller
30:26ve insanı Allah dışındaki varlıklara bağımlılıktan kurtararak özgürleştirir.
30:35Yalnızlık, kişinin yaşadığı insan eksikliği duygusu değildir.
30:41Yalnızlık, insanın duygularını, düşüncelerini,
30:46kısacası kendini emanet edecek kimsesi olmamasıdır.
30:52Çevresinde gözünden gönlünü okuyan birisi olmayan insan, yalnızdır.
31:01İşte dua, insanın bu yalnızlık hissini de ortadan kaldırır.
31:07Hazreti Peygamber'in,
31:09Dua, inanan insanın silahıdır.
31:13Dinin direği, göklerin ve yerin nurudur hadisinde ifadesi bulanda,
31:20duanın sağladığı manevi güçle insanı yalnızlık ve terk edilmişlik duygusundan kurtarmasıdır.
31:29Yüce Allah, Hazreti Peygamber'in ağzından,
31:32Duanız olmasa Rabbim size niye değer versin buyurarak insanlara dua etmenin önemini hatırlatır.
31:42Dua, kulluk bilincinin farkında olunduğunun göstergesidir.
31:47Yeryüzünü imar etme göreviyle sorumlu kılınan insan,
31:51sorumluluk ahdine bağlı kaldığını dua ile Rabbine arz eder.
31:56Dua, bir zamana veya mekana bağlanmadan doğrudan insanın iradesine bağlı bir iletişim biçimidir.
32:06Bu noktadan bakıldığında,
32:09Yüce Allah, dua vasıtasıyla insana sınırsız bir iletişim özgürlüğü sunmuştur.
32:16Yüce Allah,
32:18Bana dua edin ki size karşılık vereyim buyurur.
32:22Hazreti Peygamber de Allah katında,
32:26Duadan daha kıymetli bir şey olmadığını ifade edip,
32:30Duayı ibadetlerin özü olarak nitelendirir.
32:34İnsanları Allah'a dua etmeye yönelten sebepler,
32:38Bireyseldir.
32:40Herkes kendi yaşantısı,
32:42Beklentileri,
32:43Sorunları ve ümitleri doğrultusunda Allah'a yönelir.
32:47Dua,
32:48Her zaman ve her şartta insan zihninde yeri olan Allah'la kurulan bağın tazelenmesidir.
32:57Yüce Allah,
32:59İnsanoğluna ne zaman bir lütufta bulunsak,
33:03Arkasını dönüp uzaklaşır.
33:06Başına bir kötülük geldiğinde de,
33:09Uzun uza diye yalvarıp yakarır ayetiyle,
33:13Duanın sadece sıkıntılı bir durumla karşılaşıldığında,
33:17İnsanın kendisinin çözüm üretemediği bir sorunla karşılaştığında,
33:22Korku hissi duyulduğunda başvurulacak bir çıkar yol olmadığını hatırlatır.
33:30Dua,
33:32Sonsuz evrende kendisini yalnız bırakmayan,
33:37Lütuflarıyla kendisine nimet bahşeden yüce yaratıcıya,
33:41Hamd ve şükrün ifadesidir.
33:43Kendisini himaye eden yüce Allah'ın yüceliğini kabul eden insan,
33:49Yalnızlık, çaresizlik ve terk edilmişlik duygusundan dua ile kurtulur.
33:57Bu anlamda dua,
33:59İnsanın ümit kaynağıdır.
34:02Dua,
34:03İnsanın iradesindedir,
34:05Ve duanın samimiyetini bilen tek canlı,
34:09Bizzat insanın kendisidir.
34:11İnsan,
34:13Gücü her şeye yeten,
34:15Her şeyi bilen yüce Allah'la irtibata geçtiğinin farkında olarak dua etmelidir.
34:22Kibir,
34:23Gurur,
34:24Bencillik gibi olumsuz duygular,
34:26Veya,
34:27Acabalarla dolu bir düşünceyle,
34:31Dua edilmez.
34:33İnsanın dua ederken dikkat etmesi gereken hususu da,
34:37Hazreti Peygamber,
34:38Allah'a kabul edileceğine gerçekten inanarak dua edin.
34:44Bilin ki Allah,
34:46Ciddiyetten uzak ve umursamaz bir kalple yapılan duaları,
34:51Kabul etmez diyerek vurgulamıştır.
34:54Hazreti Muhammed ve Zeyd,
34:57Kabile taşlarının bağında dinlenip,
34:59Yaralarını sararken,
35:01Utbe ve Şeybe'nin köleleri Addas,
35:04Hazreti Peygamber'e üzüm ikram etmiş,
35:07Bir süre sohbet ettikten sonra da Müslüman olmuştur.
35:12Anlaşılan o ki,
35:14Hazreti Peygamber'in duası,
35:17Vakit geçmeden karşılık bulmuştur.
35:19Hazreti Peygamber Taif'e giderken,
35:23Mekkelilere haber vermemişti.
35:25Mekkelilerin bu yolculuktan haberdar olması,
35:29Hazreti Muhammed'in Mekke'ye girememesi anlamına geldiğinden,
35:33Taiflilerden bu ziyaretin aralarında kalmasını istirham etti.
35:38Ancak Taifliler bu ricayı,
35:41Muhtemelen Mekkelilerden ikram görme düşüncesiyle,
35:46Yerine getirmediler,
35:47Ve Hazreti Muhammed'in ziyaretini onlara bildirdiler.
35:53Hazreti Muhammed'in şehrine dönebilmesi için,
35:56Mekkeliler tarafından sezu kabul gören,
36:00Kendilerinden bir ismin himayesi gerekiyordu.
36:03Çünkü Mekkeliler,
36:05Şehirlerini canlı bir organizma olarak telakki ediyorlardı.
36:10Onların gözünde şehir,
36:12Annedir,
36:14Şehirde yaşayanlar da onun çocuğudur.
36:16Anne,
36:17Kendisine haber vermeden,
36:20Ana kucağını terk eden çocuğunun,
36:23Kendisine yüz çevirdiğine hükmeder,
36:25Ve bir daha ona kucağını açmaz.
36:29Hazreti Peygamber de,
36:31Mekke'ye haber vermeden şehirden ayrıldığı için,
36:34Mekke ile bağını koparmış kabul ediliyordu.
36:39Şehrine yüz çevirmişti,
36:41Ve artık Mekke onun şehri değildi.
36:45Bu yüzden de,
36:46Sıradan bir yabancı haline dönüşüyordu,
36:49Ve Mekkeli olarak kabul edilmiyordu.
36:53Mekke hukuki işleysi içerisinde,
36:55Can ve mal emniyetine sahip değildi.
36:58Mekke'de herhangi bir saldırıya maruz kalmaması için,
37:03Şehrin makbul isimlerinden birinin,
37:06Referansına ihtiyaç duyuyordu.
37:08Hazreti Muhammed'in Taif dönüşü,
37:11Mekke'ye girebilmek için himaye araması,
37:14İçerisinde yaşadığı toplumla çatışmama anlayışının,
37:18Ve İslam'ın sunduğu,
37:20Geniş hareket kabiliyetinin bir yansımasıdır.
37:25Toplumda genel kabul görmüş bir uygulamayla çatışıp,
37:28Toplumdan uzaklaşmak,
37:30İnsanlara İslam'ı anlatamamayı beraberinde getirecekti.
37:34Hazreti Peygamber,
37:37İslam'ın özü için sorun teşkil etmeyen bir konuda,
37:41Gereksiz bir tartışma ve İslam tebliğini zorlaştıracak bir gerginlik üretmek yerine,
37:48Toplumun genel kabulüne uygun hareket etmeyi tercih etmiştir.
37:53İslam öncesi dönemde,
37:55Kendisine sığınmayı talep eden her kim olursa olsun,
37:59Bu talebin geri çevrilmesi,
38:01Bir utanç vesilesi olarak görülmekteydi.
38:06Cahiliyenin bu bakış açısı,
38:08Hazreti Muhammed'e,
38:10Taif dönüşü Mekke'ye girişin,
38:12Anahtarı olmuştur.
38:14Hazreti Peygamber'in himaye talebini kabul eden,
38:18Mutim bin Adi oldu.
38:20Aslında Taifliler,
38:22Hazreti Muhammed'e,
38:23Bilmeden çok büyük bir iyilik yaptılar.
38:26Ebu Talib'in ölümünden sonra,
38:29Hazreti Muhammed,
38:30Mekke'de korumasız kalmıştı.
38:33Normal şartlarda da,
38:35Kendisini himaye edecek bir isim arayışında olmayacak,
38:38Ve her türlü baskı ve şiddete,
38:41Açık bir isim haline gelecekti.
38:44Ancak,
38:45Mekke'ye dönebilmek için aradığı himaye,
38:49Ona sadece Mekke'ye girmenin değil,
38:52Hicret edene kadar,
38:53Bu şehirde yine güven içerisinde yaşayabilmenin yolunu açmıştı.
39:01Önce hayatı boyunca kendisini himaye eden amcasını,
39:06Sonrasında da eşini kaybeden,
39:09Üstüne üstlük Taif'te de eziyete maruz kalan Hazreti Peygamber,
39:14Sığındığı bir bağda,
39:16Kendisine peygamberlik görevini yükleyene,
39:20Arzu halini bildirmişti.
39:23Yüce Allah da,
39:25Özellikle psikolojik açıdan,
39:27Yorucu geçen bir dönemin ardından,
39:30Peygamberine,
39:32Hediyelerin,
39:33En büyüğünü vererek,
39:35Duasını cevapsız,
39:37Bırakmadı.
39:39Kulluk bilinciyle edilen duaya,
39:42En güzel şekilde,
39:44Ve misliyle cevap vereceğini,
39:47Örnek duaya verdiği,
39:49Örnek karşılıkla gösterdi.
39:52Önce,
39:53Vah yolunan ayetlerle,
39:55Bir grubun kendisi dahi habersizken,
39:59Onu dinleyip iman ettiklerini bildirdi.
40:01Sonrasında da,
40:04Bir gece,
40:05Peygamberini ilahi huzura kabul etti.
40:10Böylece,
40:11İnşirah suresinde geçen ve,
40:13Hayatın zorluk ve kolaylık,
40:16Hüzün ve mutluluk,
40:18Hayal kırıklığı ve sevinç arasında,
40:20Bir yolculuk olduğuna işaret eden ayetlerde,
40:23Yeniden anlam kazanıyordu.
40:27Hazreti Peygamberin anlattıklarına inanmayan bazı Kureyşliler,
40:31Hazreti Ebu Bekir'e gidip,
40:33Arkadaşın ne diyor biliyor musun diye sorar,
40:36Ve,
40:37O aynı gece Kudüs'e gidip,
40:39Geri geldiğini iddia ediyor diye,
40:42Eklerler.
40:44Kendilerine göre,
40:45Mantık dışı olan bu olay karşısında,
40:47Hazreti Ebu Bekir'in de,
40:49Tereddüt duyacağını düşünen Mekkeliler,
40:53Hazreti Ebu Bekir'in,
40:54Sakin bir ses tonuyla,
40:57Eğer o diyorsa doğrudur,
40:59Şeklinde verdiği cevaba şaşırır.
41:01Hazreti Ebu Bekir'in,
41:03Sakinliğine anlam veremeyen Kureyşliler,
41:06Sen gerçekten ona inanıyor musun diye,
41:10Şaşkınlıkla sorar.
41:12Hazreti Ebu Bekir'in cevabı,
41:15Ben onun gökten vahiy aldığına inanıyorum.
41:19Bu onun yanında,
41:21Çok daha büyük bir mesele değil,
41:23Diye cevap verir.
41:25Hazreti Ebu Bekir'in,
41:27Miraç olayını bu şekilde kabul etmesi üzerine,
41:30Resul-ü Ekrem,
41:32Kendisine,
41:33Sıddık lakabını vermiştir.
41:35Sıddık lakabı,
41:37Hazreti Ebu Bekir'in,
41:39Hazreti Peygamber'in,
41:40Peygamberliğine olan güvenini,
41:43Ve teslimiyetini simgelemektedir.
41:46Hazreti Muhammed,
41:47Dostunun bu tasdikini,
41:49Hiçbir zaman unutmamıştır.
41:53Hatta bir seferinde,
41:55Hazreti Ebu Bekir ile Hazreti Ömer arasında yaşanan,
41:58Bir görüş ayrılığı sırasında,
42:00Hazreti Ömer,
42:01Hazreti Ebu Bekir'e,
42:03Biraz sert çıkıyor.
42:05Hazreti Ebu Bekir,
42:06Bu duruma çok üzülüyor,
42:08Ve canı sıkılıyor.
42:10Hazreti Peygamber,
42:11Arkadaşının moralinin bozuk olduğunu görünce,
42:14Sebebini soruyor.
42:16Öğrendikleri,
42:17Hazreti Peygamber'in de canını sıkıyor,
42:20Ve,
42:20Tüm Müslümanlara hitaben,
42:24Dostumu bana bırakın,
42:26Herkes benim peygamberliğimi sorgularken,
42:29Sorgusuz bir şekilde beni tasdik eden oydu,
42:33Diyerek,
42:34Aralarındaki dostluk bağını vurguluyor.
42:37Dostluk,
42:39Araya ne kadar zaman ve mesafe girerse girsin,
42:43Bir konuya kaldığı yerden,
42:45Aynı heyecanla,
42:47Aynı tazelikle,
42:49Devam edebilmektir.
42:51Muhatabın hal dilinden anlayabilmek,
42:54Karşılıklı olarak hesapsızca,
42:58Gönlü ve zihni açabilmektir.
43:02Peyami Safa'nın ifadesiyle,
43:04Arkadaşlık,
43:05Zevk ve keyif anlarının beraberliği iken,
43:09Dostluk,
43:11Felaket anlarının beraberliğidir.
43:13Psikiyatrist,
43:15Prof. Dr. Kemal Sayar,
43:17Dostluk,
43:18Hatırda tutmak ve
43:20Hatır tutmak derken,
43:22Dostun,
43:23Çok uzaklarda olsa dahi,
43:25İçimizde konuşmaya devam eden kişi olduğunu ifade etmiştir.
43:30Sosyal yabancılaşmanın yaygınlaştığı bir dönemde,
43:34Dostluğun önemi daha fazla anlaşılmaktadır.
43:37Yapılan araştırmalar etrafında dostları olan insanların,
43:41Çok daha mutlu bir hayat sürdürdüklerini ortaya koymuştur.
43:46İnsanın hayatına anlam katan,
43:49Dostlarını kazandıran duruşudur.
43:51İnsan nerede durduğunu iyi bilmelidir.
43:56Kültürümüzdeki,
43:57Bana dostunu söyle,
43:59Sana kim olduğunu söyleyeyim ifadesinin anlamı da budur.
44:03İnsanın dostları,
44:06Onun duruşu hakkında,
44:08Bilgi verecektir.
44:09Bir insan kendini nereye daha yakın hissederse,
44:14O karaktere bürünür.
44:17Evet,
44:18Bu bölümlükte bu kadar.
44:20Bir sonraki bölümde,
44:22Görüşmek üzere,
44:23Sağlıcakla kalın.
44:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.いく
Yorumlar