Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Makale, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik stratejik hedeflerini tarihsel bir perspektifle ele alarak bölgesel çatışmaların temel nedenlerini analiz etmektedir. Yazar, modern devlet yapısındaki istisnaları ve İsrail'in nükleer programı ile Kennedy suikastı arasındaki iddia edilen bağlantıları açıklamaktadır. 1979 Devrimi sonrası İran’ın ideolojik dönüşümü ve nükleer rekabetin bölgedeki güç dengelerini nasıl değiştirdiği üzerinde durulmaktadır. Özellikle Velayeti Fakih sisteminin toplumsal meşruiyeti üzerinden, İran’ın dini liderliğine yönelik saldırıların neden sonuçsuz kalacağı hukuki ve dini gerekçelerle temellendirilmektedir. Son olarak, olası bir askeri müdahalenin yıpratma savaşına dönüşeceği ve Çin ile Rusya gibi küresel aktörlerin bu süreçteki belirleyici rolleri vurgulanmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugünkü analizimizde jeopolitikanın en can alıcı sorularından birini soran oldukça kışkırtıcı bir metne ele alıyoruz.
00:08İşte Dr. Aslan Yaman'ın ortaya attığı o temel soru bu.
00:12Ama hemen uyarayım, yazar diyor ki hani o hep duyduğumuz klasik cevaplar var ya, onlar aslında hikayenin sadece yüzeyi, gerçek
00:18çok daha farklı bir yerde olabilir.
00:20Peki nedir bu cevaplar? Genelde akla ne gelir, petrol meselesi mi? Ya da işte 1979 devriminden kalan mücevherler falan mı?
00:27Yazar bunların hepsini bir çırpıda eliyor ve ortaya açıkçası oldukça şaşırtıcı bir iddia atıyor.
00:34Her şeyin arkasında İsrail'in talepleri var diyor.
00:37Şimdi bu oldukça ağır bir iddia değil mi?
00:39Yazar da bunun farkında. O yüzden bu argümanını temellendirmek için bizi zamanda geriye götürüyor.
00:45Nereye mi? Modern İsrail devletinin temellerinin atıldığı o ilk günlere.
00:50Bakın, metne göre günümüzdeki devletlerin çoğu nasıl kurulur?
00:54Bir toplumsal sözleşmeyle, bir anayasayla değil mi?
00:58Ama yazar diyor ki, tarihte iki büyük istisna var.
01:02Biri Birleşik Krallık, diğeri ise İsrail.
01:05Ve işte İsrail'in bu farklı kuruluş biçiminin bugünkü denklemi anlamak için bir tür anahtar olduğunu iddia ediyor.
01:13Yazarın derin Yahudilik diye tanımladığı bu Yahudi ajansı devleti adeta ilan ediyor.
01:18Ve sonra ne oluyor? Üç parçaya ayrılıyor.
01:21İşte bunlardan en bilineni, Mossad.
01:24Metnin altını çizdiği nokta şu, Mossad, parlamentoya falan değil, doğrudan başbakana bağlı.
01:29Bu ne demek? Kendi başına hareket edebilen, son derece özerk ve güçlü bir yapı demek.
01:34Peki, bu tarihsel arka planı anladık.
01:37Şimdi yazar, teorisini iki çok kritik, her şeyi değiştiren ana bağlıyor.
01:42Öyle anlar ki ona göre bugünkü denklemi tamamen baştan yazmış.
01:46İşte ilk an. 1961'de Kennedy başkan oluyor ve hemen İsrail'in nükleer programına kafa tutuyor.
01:54Gerilim tırmanıyor, toplantılar yapılıyor ve Kasım 1963'de Kennedy bir suikaste kurban gidiyor.
02:02Yazarın iddiası ise gerçekten sarsıcı.
02:04Bu suikastın arkasında Mossad vardı diyor.
02:07Evet, bu metindeki en tartışmalı iddialardan biri bunu belirtmek gerek.
02:12Ve o gerilimi anlatmak için metinde bir anekdot var.
02:15Başbakan Ben Gurion'un Kennedy'ye, bana bak genç adam dediği iddia ediliyor.
02:20İşte bu an, yazar için iplerin koptuğu, o görünmez bağın tamamen parçalandığı an.
02:26Kennedy olayını bir kenara koyalım, şimdi yazar bizi yıllar sonrasına ikinci dönüm noktasına götürüyor.
02:32Bu olay, yazarın tezine göre İsrail'e aradığı o meşru gerekçeyi adeta altın tepside sunacaktı.
02:38Ve işte o gerekçe.
02:40Hümeyni İran'a dönüyor ve diyor ki, İsrail haritadan silinecek.
02:44Şimdi, yazarın burada vurguladığı şey çok ilginç.
02:47Diyor ki, bu sözden önce bütün dünya İsrail'in nükleer programına karşıydı.
02:51Ama bu sözle birlikte İsrail'in programı bir anda kendini savunma hakkı olarak görülmeye başlandı.
02:57Yani kamuoyundaki algı bir gecede değişti.
03:01İşte bu iki olay, metne göre İsrail için bir ders niteliğindeydi.
03:05Özellikle de Kennedy olayı.
03:07Anladılar ki, bir daha hiçbir batılı liderin kendi ajandalarını sorgulamasına izin vermemeleri gerekiyor.
03:14Bunun için de uzun vadeli bir strateji geliştirmeye karar verdiler.
03:18Yani işin özü şu, yazarın anlattığına göre.
03:21İsrail, artık diplomasinin tek başına yeterli olmadığını anladı.
03:25Kendi çıkarlarını garanti altına almak için çok daha farklı, çok daha doğrudan bir kontrol yöntemi gerekiyordu.
03:32Ve bu ihtiyaç, yazarın senaryo dediği şeyi doğurdu.
03:36Peki ne bu senaryo?
03:37Metnin iddiasına göre, önemli siyasi ve ekonomik figürleri kontrol altında tutmak için kurulmuş bir tehdit ve şantaj ağı.
03:44Yazar hatta bunu günümüzdeki Epstein dosyalarıyla kıyaslıyor.
03:48Amaç ne?
03:49ABD gibi ülkelerin İran politikasını aslında bu gizli ağ üzerinden şekillendirmek.
03:54Tamam diyelim ki yazarın anlattığı bu senaryo doğru.
03:58O zaman akla şu soru geliyor.
04:00Madem bu kadar büyük bir baskı var, İran neden boyun eğmiyor, neden pes etmiyor?
04:05İşte yazar cevabın siyasette değil, inançta yattığını söylüyor.
04:10Metne göre asıl mesele dini lider Ali Hamaney'in kendisi.
04:14Yani iddiaya göre ABD ve İsrail'in asıl istediği şey Hamaney'in etkisizleştirilmesi.
04:20İşte bu, İran için pazarlık konusu bile yapılamayacak o kutsal kırmızı çizgi.
04:26Peki neden bu kadar önemli?
04:28Cevap, velayet-i fakih denilen kavramda gizli.
04:31Bu, basitçe bir liderlik ünvanı değil.
04:33Bu inanca göre dini lider şu an gaybde olan, yani gizli olan 12. imamın yeryüzündeki temsilcisi.
04:41Yani rejimin tüm meşruiyeti, tüm varlık sebebi bu inanca dayanıyor.
04:45Dolayısıyla dini lidere dokunmak, sadece siyasi bir lideri hedef almak anlamına gelmiyor.
04:51Bu, doğrudan Şii inancının kalbine, o nihai ve yanılmaz kabul edilen imamın otoritesine bir saldırı demek.
04:59İşte bu yüzden de teslim olmak, teolojik olarak, yani inançları gereği imkansız hale geliyor.
05:05Yazar, rejimin bu konudaki kararlılığını ve direncini tek bir sayıyla özetliyor.
05:11Oldukça etkileyici bir sayı.
05:1380. Bu sayı ne anlama geliyor?
05:15Uzmanlar Meclisi'nin üye sayısı.
05:17Bu meclisteki her bir üye, dini lider olma potansiyeline sahip.
05:21Yani diyor ki yazar, mevcut lideri bir şekilde denklemden çıkarırsanız bile, yerine geçmeye hazır en az 80 kişi anında sıraya
05:28girer.
05:29Sistem kendini anında yeniler.
05:30Ve bütün bunlar bizi bugüne, yazarın deyimiyle büyük bir stratejik açmaza getiriyor.
05:35Tehlikeli bir kilitlenme durumu.
05:37Yazarın iddiası şu, Amerika aslında bir tuzağın içinde.
05:41Bir yanda İsrail'in rejim değişmeli baskısı var, diğer yanda ise topyekun bir savaşın ne kadar maliyetli ve imkansıza yakın
05:49olduğunun farkındalığı.
05:50Bu yüzden de sürekli diplomasiyi uzatıyorlar çünkü iki kötü seçenek arasında sıkışıp kalmış durumdalar.
05:56Peki neden savaş bu kadar zor?
05:58Metin birkaç sedef sıralıyor.
06:00Birincisi, olası bir kara harekatı için kullanılabilecek 50 bine yakın savaşçının İran tarafından çoktan etkisiz hale getirildiği iddia ediliyor.
06:10İkincisi, Belücistan gibi stratejik bölgeler tamamen kontrol altında.
06:15Ve üçüncüsü, en önemlisi, Rusya ve Çin'in desteği var.
06:19Onlar bu durumu bir vekalet savaşı olarak görüyor ve İran'ın arkasında duruyorlar.
06:24Geriye tek seçenek kalıyor, herkesin kaybedeceği uzun bir yıpratma savaşı.
06:29Ve işte geldik en başa.
06:31O ilk soruya.
06:32Yazarın bu analiziyle baktığımızda sormamız gereken belki de şu,
06:36ABD-İran çatışması gerçekten bu iki ülkenin kendi meselesi mi?
06:40Yoksa yazarın iddia ettiği gibi,
06:42biz aslında 10 yıllardır devam eden çok daha farklı, çok daha derin bir savaşın sadece sahnedeki perdesine mi izliyoruz?
06:50Bu, üzerine düşünmeye değer bir soru.
Yorumlar

Önerilen