Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 saat önce
Erol Sunat yazısında, Demokles’in Kılıcı efsanesini temel alarak adalet, baskı ve özgürlük kavramlarını tarihsel bir perspektifle ele almaktadır. Yazar, bu antik sembolün modern dünyada nasıl zulüm ve sömürgecilik araçlarına dönüştüğünü, özellikle Afrika ve Doğu Türkistan gibi coğrafyalardaki yansımaları üzerinden sorgular. Türk tarihindeki Kürşat ve Osman Batur gibi kahramanların hürriyet mücadelelerine değinilerek, mazlum milletlerin uğradığı haksızlıklar dile getirilir. Günümüzde bu kılıcın artık adaleti sağlamaktan ziyade, Batılı güçlerin ve işgalci yönetimlerin stratejik bir tehdit unsuru haline geldiği vurgulanır. Sonuç olarak eser, Gazze'den Uygur bölgesine kadar uzanan geniş bir sahada yaşanan insani dramlara karşı küresel sessizliği eleştiren lirik bir sitem niteliğindedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Demoklasin kılıcı. Bu deyimi hepimiz duymuşuzdur. Peki bu güçlü antik sembolün, bildiğiniz bu efsanenin modern dünyada nasıl bambaşka bir şeye,
00:09adeta bir silaha dönüştüğünü hiç düşündünüz mü? Hadi gelin bu şaşırtıcı yolculuğa birlikte bir bakalım.
00:16İşte bütün meselenin kalbine inen soru bu. Nasıl oluyor da adaleti simgeleyen antik bir efsane günümüzde bir baskı aracına gönüşebiliyor?
00:25Bu gerçekten de üzerine kafa yorulması gereken bir değişim.
00:28Tamam, konuya girmeden önce bir temelleri sağlam atalım. Demoklasin kılıcı dendiğinde aklımıza ne geliyor? Hani şu hepimizin bildiği deyim.
00:36Aslında klasik tanımı çok net. Her an tepenize inebilecek büyük, yakın bir tehlike. Yani insanı sürekli bir korku ve baskı
00:43altında tutan o tehdit hissi.
00:45Peki bu sembol nasıl bu hale geldi? Bu dönüşümü tam olarak anlamak için işin en başına yani efsanenin orijinaline dönmemiz
00:53şart.
00:54Hikaye aslında oldukça basit ama bir o kadar da etkileyici. Şöyle ki, Demoklas diye bir danışman var ve Siraküza kralının
01:02gücüne, o şatafatlı hayatına feci şekilde özeniyor.
01:05Kral da, madem o kadar istiyorsun, al taht benim, bir günlüğüne senindir diyor, ona tüm yetkiyi veriyor.
01:11Demoklas tam gücün keyfini çıkaracakken, tahta oturur oturmaz bir de bakıyor ki, başının hemen üzerinde incecik tek bir at kılığıyla
01:20asılı duran devasa, keskin bir kılıç var.
01:23İşte o an her şey değişiyor.
01:25İşte efsanenin asıl dersi bu. Olay, büyük gücün beraberinde getirdiği büyük tehlike.
01:31Yani diyor ki, o tat, o güç, dışarıdan göründüğü gibi rahat bir yer değil. Her an tepene bir şeyler inebilir,
01:38sürekli bir baskı ve tehlike altındasın.
01:41Aslında bu, gücü elinde tutanlara yönelik bir uyarı.
01:44Fakat hikaye burada bitmiyor. Binlerce yıl geçiyor ve bu efsane zamanla bambaşka, çok daha kahramanca bir anlama bürünüyor.
01:53Kılıç artık kralın korkusu olmaktan çıkıp, adaletsiz yöneticilerin, zalimlerin başının üzerinde sallanan bir adalet sembolüne dönüşüyor.
02:03Yani, haksızlık yaparsan bu kılıç eninde sonunda tepene iner mesajı veriyor.
02:08O tahta oturan zalim için bir nevi son uyarı gibi.
02:12Ve biliyor musunuz, tarihimiz tam da bu ruhu yansıtan kahramanlarla dolu.
02:17Kaynağımız da bunlardan bahsediyor.
02:18Düşünsenize, 639'da bir avuç insanla koca Çin sarayını basan Kürşat, zalim Bolu Bey'ine dur diyen Köroğlu,
02:27Bağdat kapılarındaki yalnız kahraman Genç Osman, Kırım Türkleri için canını ortaya koyan Numan Çelebi Cihan
02:34ve Doğu Türkistan'ın özgürlüğü için savaşan Osman Batur.
02:38Zaten bu direniş ruhu efsanelerimize, türkülerimize değişlemiş.
02:42Bakın şu dizeye, Köroğlu'nun narasından meydan gümbür gümbürlenir.
02:47İşte o başkaldırının, o meydan okumanın sesi bu.
02:51Peki buraya kadar her şey tamam.
02:53Kılıç zalime karşı adaletin sembolü.
02:56Ama şimdi işin renginin değiştiği yere geliyoruz.
02:59Kaynağımızın en can alıcı iddiası da tam olarak bu.
03:03Bu sembolün anlamı günümüzde tamamen tersine çevrildi.
03:06İşte bu karşılaştırma o dönüşümü o kadar net gösteriyor ki.
03:11Bakın eski kılıç neydi?
03:13Güçlülere, zalimlere karşı bir adalet sembolü.
03:16Peki yeni kılıç ne?
03:18Güçlülerin bizzat kullandığı bir baskı aracı.
03:21Yani bir zamanlar halkı koruyan kalkan, kaynağa göre şimdi halka doğrultulmuş bir silaha dönüşmüş.
03:29Tehdit artık yöneticiye değil, bizzat ezilen topluma.
03:32İyi ama bu bahsettiğimiz yeni kılıç nerede?
03:36Bugün nerelerde karşımıza çıkıyor bu gölge?
03:39Kaynak ilk olarak Afrika'ya dikkat çekiyor.
03:41Hani şu eski sömürgeci güçler var ya, ülkelere kağıt üzerinde özgürlük veriyorlar ama perde arkasından kontrolü asla bırakmıyorlar.
03:50Hatta kendi istedikleri liderler seçilsin diye iç çatışmaları, kargaşaları körüklemekten çekinmiyorlar.
03:56Bir başka çarpıcı örnekse Doğu Türkistan için kullanılan ifadeler de gizli.
04:02Çin, bölgeye Sincan-Uygur özerk bölgesi diyor.
04:06Düşünün, Sincan kelimesi yeni kazanılmış topraklar demek ve bunun yanına bir de özerk kelimesini ekliyorlar.
04:13Ne kadar ironik değil mi?
04:14Ama asıl mesele, özzerk kelimesiyle sahadaki gerçeklik arasındaki o korkunç uçurum.
04:21Kaynağın anlattığına göre bu sözde özzerk bölgede camiler kapalı, namaz kılmak, oruç tutmak yasak.
04:29Evinde Kur'an bulundurmak büyük bir suç.
04:31Bayramını kutlayamıyorsun, kendine Türk diyemiyorsun ve eğer bunlara karşı gelirsen cezan belli.
04:38Hapis, işkence ve maalesef ölüm.
04:41İşte o topraklardan bir Uygur Türk'ünün şu sözleri, yaşanan her şeyi o kadar dokunaklı bir şekilde özetliyor ki,
04:49kanım Türktür, özüm Türktür.
04:52Etimi lime lime etsen de son sözüm Türktür.
04:55Kimsesizliğim de bu yüzdendir.
04:57Bu kuşatma altındaki bir ruhun ve asla pes etmeyen bir kimliğin çığlığı adeta.
05:02Ve bu kılıcın gölgesi maalesef sadece orayla sınırlı değil.
05:07Kaynak, aynı gölgenin on binlerce insanın hayatını kaybettiği Gazze'nin üzerinde de asılı durduğunu söylüyor.
05:14Bu durum, modern kılıcın ne kadar acımasız olabildiğinin en trajik kanıtlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
05:20Bütün bunlar da bizi bu antik sembolün günümüzdeki yeni ve açıkçası korkutucu gerçekliğine getiriyor.
05:27Artık metafor tamamen değişmiş durumda.
05:29O efsanedeki kılıç tek bir at kılına bağlıydı.
05:33Şimdi ise zayıf, çürük pamuk hiplikleriyle asılı duruyor.
05:38Yani o kadar dayanıksız ki istenildiği an koparılıp aşağıdakilerin üzerine düşürülmeye hazır.
05:44Ve işin en aldatıcı kısmı da bu.
05:47Ona çok güzel isimler veriliyor.
05:48Demokrasi diyorlar, medeniyet diyorlar, özgürlük getiriyoruz diyorlar.
05:52Ama kaynağın altını çizdiği gibi bu yeni kılıcın ne adaleti var, ne merhameti, ne de vicdanı.
05:58Ve bu anlatıyı hepimizi düşünmeye iten o can alacı soruyla noktalayalım.
06:04Semboller asıl anlamlarını unuttuğunda, asıl ahlaki pusulalarını yitirdiğinde geriye ne kalır?
Yorumlar

Önerilen