Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 13 saat önce
Bu metin, Devlet Bahçeli’nin son siyasi hamlelerini ve terör örgütüyle kurulan diyaloğu sert bir dille eleştiren bir muhalif değerlendirmedir. Yazar, hükümet ortağının tutumunu milli güvenliğe yönelik büyük bir tehdit ve terör örgütüne verilmiş bir ödün olarak nitelendirmektedir. Geçmişteki askeri başarılarla sağlanan huzur ortamının, bu yeni süreçle birlikte yerini toplumsal gerilime ve bölücü cüretkarlığa bıraktığı savunulmaktadır. Metne göre, terörist başının muhatap alınması hukuk devletinin zayıflamasına ve Türk Milleti'ne karşı kurulan sinsi bir tuzağa zemin hazırlamaktadır. Sonuç olarak yazar, mevcut durumu ülkeyi geri dönülemez bir felakete sürükleyen "Bahçeli Çıkmazı"şeklinde tanımlamaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün oldukça sert, hatta epey kutuplaştırıcı ama bir o kadar da çarpıcı bir siyasi metni masaya yatırıyoruz.
00:08Yazarın Bahçeli Çıkmaz'a adını verdiği bu ateşli eleştiriyi adım adım tamamen tarafsız bir gözle inceleyeceğiz.
00:14Bakalım yazar tam olarak ne diyor ve bu karmaşık iddiaların altında aslında neler yatıyor.
00:20Hazırsanız hemen başlayalım.
00:22Metnimiz aslında çok keskin bir soruyla, adeta bir yol ayrımı ile başlıyor.
00:26Bize söylendiği gibi gerçekten terörsüz bir Türkiye'ye mi gidiyoruz yoksa yazarın iddia ettiği gibi teröre teslim olmuş bir Türkiye
00:35'ye mi?
00:36Yazar tam da burada hükümetin topluma çizdiği tabloyla kendi gördüğü acı gerçeklik arasındaki o devasa uçuruma dikkat çekiyor.
00:44Bu analizi yaparken altı temel duraktan geçeceğiz.
00:48Önce resmi anlatıya bakacağız, sonra geçmişteki güvenlik durumuna, ardından yazarın yem dediği o tetikleyici unsura uzanacağız.
00:56Tabii militanların buna verdiği tepkiyi ve o meşhur dokuz hukuki suçlamayı da konuşacağız.
01:02En sonunda da yazarın büyük çıkmaz dediği o karanlık tabloya bakıp toparlayacağız.
01:07İlk durağımızla yani şu meşhur terörsüz Türkiye anlatısıyla başlıyoruz.
01:13Yazarın eleştiri oklarını yönelttiği ilk yer, hükümetin topluma adeta bir müjde gibi sunduğu o yeni senaryo.
01:20Metin bunu düpedüz bir psikolojik harekat olarak tanımlıyor.
01:23Düşünün kamulayına şöyle bir hikaye anlatılıyor.
01:26PKK ve diğer tüm uzantıları tamamen silah bırakacak, şartsız şurtsuz teslim olacak ve terör tek bir taviz bile verilmeden bir
01:33anda bitecek.
01:34Ama yazar diyor ki, bir saniye birkaç eski silah yakıldı diye terör biter mi?
01:39Olayın tamamen sahte, pembe bir tablo çizmekten ibaret olduğunu,
01:43hatta Abdullah Öcalan'ın bir anda bir barış güvercini gibi pazarlandığını ve bunun son derece tehlikeli olduğunu savunuyor.
01:49Peki bu yeni söylemlerden hemen önce durum neydi?
01:53İkinci durağımızda tam da o dönemin güvenlik manzarasına bakıyoruz.
01:57Yazarın ne demek istediğini tam anlamak için Devlet Bahçeli'nin o sürpriz açıklamalarından hemen öncesini bir hatırlayalım.
02:04Yazar diyor ki, Bahçeli o lafları etmeden önce Türkiye'nin zaten devasa bir terör sorunu kalmamıştı.
02:11Diyarbakır'daki Cizre'deki o zorlu hendek operasyonlarını düşünün ya da sınır ötesindeki Pençekilit, Fırat Kalkanı ve Zeytindalı harekatlarını.
02:19Yazar çok net bir şey söylüyor.
02:21Bu toprakların güvenliği öyle masa başında karşılıklı pazarlıklarla değil, sahada askerlerin kanı ve canı pahasına çoktan sağlanmıştı zaten.
02:30Örgütün o ayrı devlet hayalleri de tarihin çöplüğüne atılmıştı diyor yazar.
02:35Geldik üçüncü bölüme.
02:37Madem her şey kontrol altındaydı, ne oldu da her şey bir anda tersine döndü?
02:42İşte yazarın tetikleyici ve yem dediği kısım burası.
02:45Metindeki belki de en çarpıcı, en zekice metafor tam burada karşımıza çıkıyor.
02:50Avcı mühresi.
02:51Bu aslında bir avcılık terimi.
02:53Avı, kendi cinsinden biriyle tuzağa düşürmek yani dikoy, bir yem kullanmak demek.
02:58Yazar, milliyetçi kimliğiyle bu kadar ön planda olan devlet Bahçeli'nin tam da bu kumpasta bir mühre yani bir yem
03:05olarak kullanıldığını iddia ediyor.
03:06İlanılmaz bir iddia değil mi?
03:08Peki amaç ne?
03:09Metne göre amaç, Türk milletinin o milli reflekslerini, o itiraz seslerini en başından bastırmak ve adeta kaleyi içeriden fethetmek.
03:17Bahçeli'nin uzattığı o ilk el var ya, yazarın gözünde cini şişeden çıkaran asıl karanlık hamle tam da buydu.
03:24Dördüncü başlığımız örgütün yanıtı, yani işin dağdaki karşılığı.
03:29Hükümet bize silah bırakacaklar derken, peki sahadaki gerçeklik, yani militan liderlerin buna tepkisi ne oldu?
03:37Yazar, aradaki o devasa uçuruma çekiyor dikkatimizi.
03:40Cemil Bayık, Duran Kalkan gibi kilit isimlerin açıklamalarını alıntılıyor.
03:44Adamlar açıkça çıkıp, biz silah falan bırakmayız, silah bizim en büyük güvencemiz diyorlar.
03:49Hatta, ancak Türkiye kendi deyimleriyle teslim yasaları çıkarırsa, bunu bir ihtimal düşünebileceklerine ekliyorlar.
03:56Yazara göre bu sert reddiyeler, halk uyanmasın, tepki göstermesin diye özellikle hasır altı ediliyor, kamuoyundan saklanıyor.
04:03Beşinci bölümümüz, kolunun en doğrudan ve en hukuki kısmı.
04:08Yazarın yönelttiği o meşhur 9 hukuki suçlama.
04:12Şimdi işin rengi biraz daha değişiyor çünkü yazar doğrudan kanunlara, yani terörle mücadele kanununa ve Türk ceza kanununa dayanarak,
04:22devlet Bahçeli'ye karşı tam 9 maddelik, inanılmaz sert bir iddianame çıkarıyor.
04:27Şöyle bir baktığımızda, terör yöntemlerini meşru göstermek, terör propagandası yapmak, suçu ve suçluyu övmek,
04:34hatta terör örgütüne yardım edip örgüt liderini yüceltmek gibi çok ama çok ağır hukuki iddialar var.
04:40Yazar lafını hiç sakınmıyor, bu suçların bizzat Bahçeli tarafından işlendiğini ve şu an bile işlenmeye devam ettiğini savunuyor.
04:48Metnin bu kısmındaki o yargılayıcı, keskin dil aslında konunun ne kadar hassas olduğunu da gösteriyor.
04:55Ve geliyoruz 6. son bölümümüze.
04:58Yazarın büyük çıkmaz olarak adlandırdığı o karanlık tablo.
05:03Yazar diyor ki uygulanan bu siyasi stratejinin zehri şimdiden toplumsal damarlarımızı sızmaya başladı bile.
05:09Yani toplumun adım adım nasıl bir çatışma zeminine çekildiğini anlatıyor.
05:14Nelerden bahsediyor peki?
05:15Türk bayrağına yapılan saygısızlıklar, Ahmet spor kutlamalarındaki o provokatif hareketler,
05:20Mardin'de Türk kahvesinin bir anda Kürt kahvesi diye sunulmaya çalışılması
05:24ve yazarın en çok altını çizdiği, en trajik bulduğu şey idamlık bir mahkum olan Öcalan'ın bir anda barış koordinatörü
05:32mertebesine yükseltilmesi.
05:34Yazar tüm bu olan biteni, işte o Bahçeli'nin bizi soktuğu çıkmazın bir sonucu,
05:38Doğu bizim, Batı hepimizin diyen o şımarık anlayışın bir yansıması olarak görüyor.
05:43İncelememizin sonuna gelirken metnin o çok güçlü ve edebi ritmiyle karşılaşıyoruz.
05:49Yazar ard arda çok net, çok keskin hükümler sıralıyor.
05:53İlki şu, dünyada teröriste paye verilerek sağlanan bir barış yoktur.
05:58Hemen ardından doz daha da artıyor, dünyada teröre teslim olunarak getirilen bir huzur yoktur.
06:05Yazarın sözde barış süreci diye sunulan bu adımların düpedüz bir devlet teslimiyeti olduğuna dair inancını burada net bir şekilde hissedebiliyoruz.
06:14Peşinden o hukuki vurgu geliyor.
06:17Dünyada hukuk çiğnenerek kurulan bir düzen yoktur.
06:20Az önce konuştuğumuz o dokuz maddelik iddiaları düşününce, yazarın kurallara ve adalete yaptığı bu vurgu adeta cuk oturuyor.
06:28Sonra kültürel ve milli kaygılar tekrar devreye giriyor.
06:31Dünyada kendi bayrağına ve milli simgelerine hakaret ettirerek onurlu kalabilen bir halk yoktur.
06:37Metin burada adeta okuyucusunu silkeleyip o milli refleksleri uyandırmaya çalışıyor.
06:42Ve son kesin hüküm doğrudan devlete yönelik.
06:45Dünyada suçluları cezasız bırakarak asayiş sağlayabilen bir devlet yoktur.
06:51Yazar bu süreci masum bir hata olarak falan görmüyor.
06:54Ona göre bu kurnazca kurulmuş çok tehlikeli bir tezgah ve içinden çıkılması imkansız koca bir kumpas.
07:00Ve işte tüm bu sert, kutuplaştırıcı iddialar bizi günün sonunda çok sarsıcı bir soruyla baş başa bırakıyor.
07:08Eğer yazarın dediği gibi devasa bir kumpasın içindeysek bu bahçeli çıkmazlığından kurtulmanın o son kaçınılmaz bedeli ne olacak?
07:16Yazarın son sözü akıllardan çıkmayacak cinsten bir uyarı aslında.
07:20Ne kadar gecikilirse bedel o kadar ağır olur.
07:23Bakalım bu çıkmazın sonu nereye varacak?
07:26İncelememize katıldığınız için çok teşekkürler.
07:28Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen