Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 15 saat önce
Prof. Dr. Fuat Gürdoğan tarafından kaleme alınan bu yazı, Türkiye’nin ciddi bir su kıtlığı tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve mevcut kaynakların verimsiz kullanımının gelecekte gıda krizine yol açacağını vurgulamaktadır. Yazar, tarımda yaygın olan vahşi sulama yöntemlerinin ve plansız su tüketiminin derhal terk edilerek bilimsel temelli bir havza yönetimine geçilmesi gerektiğini savunmaktadır. Özellikle iklim değişikliği ve azalan yeraltı suları göz önüne alındığında, suyun artık stratejik bir kaynak olarak görülmesi ve damla sulama gibi modern sistemlerin zorunlu kılınması gerektiği belirtilmektedir. Metin, suyun doğru yönetilmemesi durumunda tarımsal üretimin düşeceği ve halkın yüksek gıda fiyatlarıyla cezalandırılacağı konusunda sert uyarılarda bulunmaktadır. Sonuç olarak, Türkiye'nin su politikasının sadece kağıt üzerinde kalmaması ve ekolojik gerçeklere göre yeniden şekillendirilmesi bir zorunluluk olarak sunulmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün cüzdanımızı yakan bir konuya ama bambaşka bir açıdan bakacağız.
00:04Suya. Evet, su kıtlıyla artan fiyatları arasındaki o görünmez ama çok sağlam bağı konuşacağız.
00:11Yani susuzluk bize tam olarak neye mal oluyor? Gelin birlikte görelim.
00:15Hadi, hepimizin ortak derdiyle başlayalım.
00:18Şu market fiyatları. Her gittiğimizde etiketlerin neden sürekli değiştiğini, neden hep yukarı gittiğini merak ediyor musunuz?
00:26İşte bu sorunun cevabı, inanın bana o market rayonlarında falan değil, çok daha derinde.
00:32Aynen öyle. Sorunun kökü raflarda gördüğümüz o ürünlerde değil, toprağın altında.
00:38Gözümüzden kaçan ama her şeyi belirleyen o en temel şey de suda, yani giderek azalan su kaynaklarımızda.
00:45Peki durum ne kadar vahim? Yani kırmızı alarm çalıyor mu?
00:50Gelin şimdi rakamlara bakalım, Türkiye'nin su karnesi ne durumda? Hep birlikte görelim.
00:55Şimdi önce bir kavramı netleştirelim. Su stresi.
00:59Uzmanlar diyor ki, eğer bir ülkede kişi başına düşen yıllık su miktarı 1700 metreküpün altına düşerse,
01:05işte o zaman su stresi başlamış demektir.
01:08Bu sarı ışık gibi bir şey. İlk uyarı.
01:11Peki ya 1000 metreküpün altına inerse ne olur?
01:15İşte o zaman su fakirliği dediğimiz noktaya geliyoruz.
01:18Bu artık sarı ışık değil, kırmızı ışık.
01:21Yani geri dönmesi çok ama çok zor olan o tehlikeli eşik.
01:25Peki Türkiye nerede duruyor bu tabloda?
01:28İşte acı gerçek.
01:29Kişi başına düşen yaklaşık 1300 metreküplük suyla,
01:32tam o stres ile fakirlik çizgilerinin arasına sıkışıp kalmış durumdayız.
01:36Ne o taraftayız ne bu tarafta.
01:38Resmen bıçak sırtı bir durum.
01:40Ve asıl kötü haber ne biliyor musunuz?
01:42Artan nüfusla birlikte bu rakam her sene ama her sene biraz daha aşağı iniyor.
01:48İyi de bu kadar kritik durumdaysak bu su nereye gidiyor Allah aşkına?
01:53Şimdi gelin kayıp suyun peşine düşelim.
01:56Yani suyun en çok nerede kullanıldığının ya da daha doğrusu nerede boşa harcandığının izini sürelim.
02:03Bakın rakam çok net.
02:04Türkiye'deki toplam suyun %70'inden fazlası.
02:08Nereye gidiyor biliyor musunuz?
02:09Tarıma.
02:10Evet yanlış duymadınız.
02:11Her 10 damla suyun 7'si tarlalara akıyor.
02:15Demek ki neymiş?
02:16Sorunun tam kalbine yani tarımsal sulamaya bakmamız gerekiyor.
02:20Ama durun hemen tarımı suçlamayalım.
02:23Asıl mesele suyu nasıl kullandığımız.
02:26Biz hala adını vahşi sulama denen yani suyu tarlaya boca ettiğimiz o eski usul yöntemlerde ısrar ediyoruz.
02:34Düşünsenize bir hortumu açıp bahçeyi rastgele sulamak gibi bir şey bu.
02:38Suyun çoğu toprağın yüzeyinden buharlaşıp uçup gidiyor.
02:42Bitkinin köküne ulaşan ne kadar ki?
02:44Oysa şimdi damla sulama gibi akıllı sistemler var.
02:47Suyu milim milim tam da bitkinin köküne veriyor.
02:50İşte verimlilik bu.
02:51Peki bu israfın bizim soframıza yansıması nasıl oluyor?
02:56Sıkı durun.
02:57Yediğimiz bir kilo kırmızı et için tam 15 bin litre su harcanıyor.
03:0215 bin.
03:03Bu neredeyse bir ailenin bir ayda evde kullandığı su demek düşünebiliyor musunuz?
03:08Ya da bir kilo buğday o bile 1300 litre.
03:11Yani aslında tabağımıza koyduğumuz her şeyin arkasında görünmez devasa bir su faturası var.
03:17İşte bu anlattıklarım sadece rakamlar değil.
03:20Bu yanlışların, bu israfın çok somut hatta insanı ürküten sonuçları var.
03:25Toprağın bize attığı bir çığlık gibi adeta.
03:28Evet şimdi bu su krizinin yeryüzünde açtığı o devasa yaralara yani obruklara bakacağız.
03:34Bu söz durumu o kadar güzel özetliyor ki artan obruklar, sulamadaki plansızlığımızın açtığı çukurlar.
03:42Yani o Konya obasında gördüğümüz arabaları, evleri yutan devasa çukurlar var ya onlar bir doğal afet falan değil.
03:50Onlar bizim kendi ellerimizle yeraltı suyunu hoyratça çekerek açtığımız çukurlar.
03:56Peki nasıl oluyor bu?
03:58Şöyle düşünün.
03:59Yerin altı suyla dolu bir sünger gibi.
04:01Biz ne yapıyoruz? Binlerce kaçak kuyuyla o süngerdeki suyu son damlasına kadar deli gibi çekiyoruz.
04:09Eee sünger kuruyunca ne olur? Büzüşür, çöker.
04:13İşte toprakta olan da tam olarak bu.
04:15Altındaki desteği yani suyu kaybedince güm diye çöküveriyor.
04:19Yani kelimenin tam anlamıyla bastığımız zemini yok ediyoruz.
04:24Tamam tablo biraz karanlık görünüyor farkındayım.
04:27Ama karamsarlığa kapılmak yok.
04:28Çünkü çözüm var.
04:30Yeter ki eski alışkanlıklarda inat etmek yerine bilimin ve aklın yolunu seçelim.
04:35Şimdi ne yapmalı sorusunun cevaplarına bakalım.
04:39Peki uzmanlar ne diyor?
04:40Aslında reçete belli.
04:42Dört basit adımda özetleyebiliriz.
04:43Birincisi havza bazlı planlama yani her bölge kendi su zenginliğine göre üretim yapacak.
04:49Ayağını yorganına göre uzat meselesi yani.
04:51İkincisi suya göre ürün seçeceğiz.
04:53Artık şu çok su içen mısırı su fakiri konya ovasında değil de suyu bol olan bir yerde ekmek lazım değil
04:59mi?
04:59Üç.
04:59O modern sulama sistemleri var ya hani damla sulama falan.
05:03Onları artık tercihe bağlı olmaktan çıkarıp zorunlu hale getireceğiz.
05:06Ve son olarak dört.
05:08Yer altındaki o son kalemiz olan suya bir sınır bir kota getireceğiz.
05:11Öyle kafasını esen istediği kadar çekemeyecek.
05:14İşte bütün bunlar bize neyi gösteriyor biliyor musunuz?
05:18Tarım politikası dediğimiz şey hasat zamanı çıkıp buğdayın alım fiyatı şu kadar demekten ibaret değil.
05:24Olmamalı.
05:25Asıl tarım politikası toprağa düşecek ilk tohumdan önce o tohuma can verecek su damlasını planlamaktır.
05:33Evet bakış açımızı tamamen değiştirmemiz lazım.
05:36Tarım artık romantik bir toprak ana edebiyatı değil.
05:39Tarım net bir şekilde matematik ve bilim işidir.
05:43Elimizde ne kadar su var, ne kadar toprak var, bu kaynaklarla en fazla ürünü nasıl elde ederiz, bütün mesele bu
05:50denklemi doğru kurmak.
05:52Şimdi sona doğru gelirken olayı bir toparlayalım ve şunu aklımızdan hiç çıkarmayalım.
05:57Biz burada sadece sudan bahsetmiyoruz.
06:00Biz burada doğrudan doğruya kendi geleceğimizden bahsediyoruz.
06:04Çünkü eğer bu akılcı adımları atmazsak bizi bekleyen felaket senaryosu bir domino taşı gibi tıkır tıkır işleyecek.
06:13Bakın şimdi su biter, üretim düşer.
06:16Üretim düşünce marketteki fiyatlar uçar.
06:19Fiyatlar uçunca mecburen dışarıdan ithal ürün almaya başlarız.
06:23Eee bu arada tarlasından para kazanamayan çiftçi ne yapar?
06:26Küser, toprağını bırakır.
06:28İşte size gıda krizinin adım adım tarifi.
06:31Yani işin özü şu, çok net.
06:34Bugün suyuna sahip çıkamayan, suyunu yönetemeyen bir ülke yarın ne sofrasındaki yemeğe ne de cebindeki paraya sahip çıkabilir.
06:41İpler tamamen elinden kaçar gider.
06:44Ben de bu bölümü hepimizin düşünmesi gereken o can alıcı soruyla bitirmek istiyorum.
06:49Her bir damlası geleceğimizi şekillendirirken suyu kaybeden aslında yarınını da kaybetmiş sayılmaz mı?
Yorumlar

Önerilen