00:00Türkiye'nin tarım arazilerini kaybettiğini hepimiz biliyoruz değil mi?
00:03Ama bu kayıp sandığımız gibi gürültüyle patırtıyla olmuyor.
00:07Hani bir sabah uyanıp da tarlaların yerinde devasa binalar görmek gibi bir şey değil bu.
00:12Çok daha sessiz, çok daha sinsi bir süreç işliyor.
00:16İşte bu anlatıda o sessizliğin ardındaki mekanizmayı hep birlikte deşifre edeceğiz.
00:22Bakın kaynaktaki şu tespit aslında bütün hikayeyi özetliyor.
00:26Sorun gözümüzün önünde bir anda patlak veren bir felaket değil.
00:30Hayır, bu yavaş yavaş biz gündelik hayatın koşturmacası içindeyken sinsice ilerleyen bir kriz.
00:37Ve işte tam da bu yüzden çok ama çok daha tehlikeli.
00:41Çünkü tehlikenin ta kendisi bu sessizlik.
00:44Öyle değil mi?
00:45Gürültü koparan bir soruna karşı hemen birleşir, bir çözüm ararsınız.
00:49Ama sessizce, adım adım ilerleyen bir kaybı fark edip durdurmak işte bu çok daha zor.
00:55Gelin şimdi bu sessizliğin ardında yatan o büyük süreci mercek altına alalım.
01:01Peki nasıl oluyor bu?
01:02Yani binlerce yıllık verimli bir toprak parçası kimsenin ruhu bile duymadan nasıl bir anda buharlaşabiliyor?
01:09Cevap basit aslında.
01:11Genellikle gözlerden uzak kapalı kapılar ardında masa başlarında alınan o bürokratik kararlarda gizli.
01:17İşte süreç bu kadar mekanik, bu kadar basit görünüyor.
01:21Bir karar alınıyor, plan değişiyor, imzalar atılıyor ve hop kocaman bir ova hayatımızdan çıkıyor.
01:28Hem de sonsuza dek.
01:29Ve bu dört basit adımın sonunda.
01:32Unutmayın sadece bir ova değil, gelecekte soframıza gelecek ekmeğin bir parçası da geri dönülmez bir şekilde yok oluyor.
01:38Peki, bütün bu büyük resim arka planda dönerken biz kamuoyu olarak genellikle neyi konuşuyoruz?
01:45Hani haberlerde, sosyal medyada karşımıza ne çıkıyor?
01:49Genellikle çok daha küçük, çok daha farklı bir konu.
01:52Evet, hobi bahçeleri.
01:54Tabii ki buradaki denetimsizlikler, usulsüzlükler bir sorun.
01:58Kimse aksını iddia etmiyor.
02:00Ama asıl mesele bu mu gerçekten?
02:02Yoksa bu tartışma, buzdağının görünmeyen o devasa kısmını gizleyen bir sis perdesi mi?
02:09Hadi gelin, şimdi o sis perdesini bir aralayalım.
02:13Dikkatimizi küçük bireysel tartışmalardan alıp, asıl büyük, kurumsal ve çoğu zaman görünmez olan kararlara çevirelim.
02:21Çünkü toprağı asıl yok eden motor işte tam da burada çalışıyor.
02:25Bakın, tablo bu kadar net aslında.
02:27Bizim enerjimiz, dikkatimiz, medyanın ilgisi, o görünür soruna, yani hobi bahçelerine odaklanmışken,
02:34asıl hikaye, gerçek sorun başlığı altında sessiz sedasız yaşanıyor.
02:39Milyonlarca insanı etkileyen devasal planlar, sessizce atılan imzalar.
02:44Peki bu anlattıklarım havada kalmasın, değil mi?
02:46Bunu somutlaştırmak için, hadi gelin Türkiye'nin kalbine gidelim.
02:50En bereketli topraklarından birine, Çukurova'ya.
02:53Bu sessiz sürecin nasıl işlediğini canlı bir örnek üzerinden görelim.
02:57Ah Çukurova!
02:58Yani burası sadece bir coğrafi bölge değil, biliyorsunuz.
03:02Türkiye'nin ekmek teknesi, adeta kileri, gıda ambarı.
03:06Yılda birden fazla ürün alabileceğiniz, eşi benzeri az bulunur bir verimlilik.
03:11Peki biz bu bereketli ovanın, bu gıda deposunun tam ortasına ne yapmayı tercih ettik?
03:17Bir havalimanı.
03:18Rakam ortada, tam 7600 dekar.
03:22Dile kolay ve bakın bu herhangi bir toprak değil, bu birinci sınıf sulu tarım arazisi, yani en kıymetlisi ve artık
03:30sonsuza dek üretimden çıktı.
03:32Bu sadece bir rakamdan ibaret değil.
03:35Kaynaktaki ifade durumu o kadar güzel özetliyor ki, bu adeta bir bölgenin üretim damarına vurulmuş bir neşter.
03:42Öyle rastgele bir yara değil, planlı, soğukkanlı, cerrahi bir müdahale.
03:47Peki, ülkenin can damarına böyle bir neşter vurulurken, bu nasıl meşrulaştırıldı?
03:53Gerekçe neydi?
03:55Gerekçe, her zaman olduğu gibi sihirli, kimsenin itiraz edemeyeceği bir kelimeydi.
04:01Zorunluluk.
04:02Bu kelimeler size de tanıdık geliyor değil mi?
04:04Yatırım dedik, kalkınma dedik, bölgeye nefes aldıracak dedik.
04:09Ama bir dakika, bu büyük vaatlerin gölgesinde asıl nefesi kesilen kim oldu?
04:14Bizi besleyen toprağın kendisi.
04:17Bunun ne kadar farkındayız?
04:19İşte tam bu noktada, akla o can alıcı soru geliyor.
04:23Madem bu bir zorunluluktu, madem bu kadar önemli bir ihtiyaçtı, neden?
04:28Ama neden bu zorunluluk hep en verimli, en kıymetli tarım arazilerine denk geliyor?
04:34Gerçekten başka yer yok muydu?
04:36Yoksa alternatif arama zahmetine girilmedi mi?
04:39Ve işin en tuhaf yanı ne biliyor musunuz?
04:42Bizim aslında kağıt üzerinde toprağı koruyan, sapasağlam bir kanunumuz var.
04:485403 sayılı kanun.
04:50Ama işte mesele de bu.
04:51Kanun var, kağıt üzerinde çok güçlü ama uygulamada, işte o büyük projeler söz konusu olduğunda onu uygulayacak irade çoğu zaman
05:00ortada olmuyor.
05:00Yani kanun var ama irade yok.
05:03Şimdi gelin konuyu ait olduğu yere, yani en tepeye taşıyalım.
05:08Çünkü bu mesele sadece bir tarım, çevre ya da şehir planlama meselesi değil.
05:13Hayır, çok daha ötesi.
05:15Bu doğrudan doğruya bir milli güvenlik meselesi.
05:19Artık şunu çok net anlamamız gerekiyor.
05:22Toprak ve su.
05:23Bunlar artık sadece tarımın konusu değil, sadece çiftçinin tarlası, köylünün suyu değil.
05:28Bunlar doğrudan doğruya bir ülkenin güvenlik meselesi.
05:32Tıpkı ordusu gibi, tıpkı sınırları gibi.
05:35Ve şu söz, meselenin ciddiyetini adeta bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
05:40Toprağını koruyamayan bir ülke, yarın sınırlarını korumakta da zorlanır.
05:44Neden mi?
05:45Çünkü açlık asla sınır tanımaz.
05:48Gıda bağımsızlığını kaybederseniz, yarın başka hangi bağımsızlığınızı koruyabilirsiniz ki?
05:53Açlık ne diplomasi dinler, ne de sınır tanır.
05:56Peki tamam, durum bu kadar vahimse çözüm ne?
05:59Bütün yatırımları, bütün projeleri durduralım mı?
06:02Hayır, tabii ki hayır.
06:03Mesele bu değil.
06:04Çözüm, kolaycılığı bir kenara bırakıp, gerçek bir planlama aklını, bir vizyonu devreye sokmakta.
06:09Yani bizi sürekli sıkıştırdıkları o yatırım mı, tarım mı, ikile mi var ya, işte bu yanlış bir soru.
06:17Aslında bu bir ikilem bile değil.
06:19Doğru soru şu, hem toprağımızı koruyacak, hem de kalkınmayı sağlayacak o aklı, o zekayı nasıl devreye sokabiliriz?
06:28Elbette, dümdüz, verimli bir ovanın ortasına bir havalimanı, bir fabrika kurmak en kolayı.
06:34Bu kolaycılık, vizyon gerektirmez.
06:36Ama gerçek planlama, asıl devlet aklı, zoru başarmaktır.
06:41Alternatifi bulmaktır.
06:42Çorak bir araziyi değerli kılmaktır.
06:45Ve o bereketli ovalı, geleceğe, çocuklarımıza, torunlarımıza bir miras olarak bırakabilmektir.
06:51Ve bitirirken şunu bil an bile aklımızdan çıkarmayalım.
06:54Bugün o planlama masalarında atılan her imza, feda edilen her bir karış verimli toprak,
07:00yarın hepimizin sofrasındaki ekmeğin biraz daha küçülmesi demek.
07:04Gıdamızın biraz daha pahalı olması demek.
07:06Sahi, bu gerçeği unutmak gibi bir lüksümüz olabilir mi?
Yorumlar