00:00Biliyor musunuz Türkiye dünyanın en verimli topraklarından bazılarına sahip ama gelin görün ki bir yandan çiftçiler tarlalarını bırakıp gidiyor, öbür
00:09yandan da gıda filatları aldı başını gidiyor. Ne büyük bir çelişki değil mi? İşte bu paradoksun ardında ne var? Gelin
00:15Prof. Dr. Fuat Gürdoğan'ın analiziyle hep birlikte bakalım.
00:19Dinleyin. Üç kıtaya gıda yetiştiren Osmanlı'dan bakkala borcu erteletmek için dua eden Cumhuriyet çocuklarına. Yani bu cümle aslında bütün hikayeyi
00:31özetliyor. Nereden nereye gelmişiz değil mi? Koskoca imparatorlukları besleyen o toprakların çocukları şimdi bakkala olan borçları için kara kara düşünüyor.
00:40İşte asıl soru bu. Türk çiftçisine ne oldu da bu hale geldi? Yani bu bereketli topraklarda insanları üretimden soğutan ne?
00:49Köyler neden boşalıyor ve bizim soframızdaki her şey neden bu kadar pahalı? Gelin bu soruların peşine düşelim.
00:56Konunun ilk durağı sessiz bir göç. Yani bu tarım krizinin insani bedeli. Çünkü biliyor musunuz bu iş sadece ekonomi değil.
01:03Rakamların arkasında çok büyük hatta pek de konuşulmayan devasa bir toplumsal değişim var.
01:09Şimdi bakın 2002 yılına gidelim. O zamanlar Türkiye'de tam 7,5 milyon çiftçi varmış. Dile kolay. Yani çalışan her 10
01:18kişiden biri çiftçiydi. Düşünsenize ülkenin üretim gücü ne kadar derine işlemiş.
01:24Peki bugün ne durumdayız? O 7,5 milyonluk sayı 4,5 milyona düşmüş. Yani arada korkunç bir erime var. İnanılır
01:32gibi değil.
01:33Yani 20 yıl gibi bir sürede tam 3 milyon insan toprağını köyünü bırakıp gitmiş. İşte kaynak metinde buna sessiz bir
01:42göç diyor. Şöyle bir düşünün. Bir deprem olsa bir sel olsa da 3 milyon insanın evini terk etse manşetlerden inmezdi
01:49değil mi?
01:50Ama bu göç yavaş yavaş, sessiz sedasız yaşandı. Ve bu sadece bir göç değil, aynı zamanda ulusal gıda güvenliğimiz içinde
01:58büyük bir kriz.
01:59İyi de bu gidenlerin yerine yenileri gelmiyor mu?
02:02İşte mesele de tam burada başlıyor. Tarlada kalanların yaş ortalaması olmuş 58. Peki ya gençler? Onlar ne yapıyor? Gençler artık
02:10geleceği toprakta aramıyor.
02:12İstanbul'da asgari ücretle bir güvenlik görevlisi olmak onlara çiftçilikten yani kendi toprağının sahibi olmaktan daha cazip geliyor.
02:20Neden? Çünkü o toprak artık onlara bir gelecek vaat etmiyor gibi görünüyor.
02:24Peki bu köylerin boşalması şehirdeki bizleri nasıl ettiriyor?
02:28Bu sonuçları çok net. Gıda enflasyonunda dünyada 4. sıradayız. Gelişmiş ülkeler arasında yani OECD'de ise maalesef birinciyiz.
02:37Kısacası tarlada başlayan kriz dönüp dolaşıp bizim mutfağımızı, soframızı vuruyor.
02:43Peki çiftçi neden bırakıp gidiyor? Cevap aslında çok basit. Hesap tutmuyor.
02:48Şimdi gelin o hesaba yani çiftçinin bilançosuna bir göz atalım.
02:51Bu grafik her şeyi anlatıyor aslında.
02:53Kaynak metne göre çiftçi bir dekar toprağı işlemek için ortalama 700 lira harcıyor.
02:59Peki devletten ne kadar destek alıyor?
03:01Sadece 224 lira.
03:03Yani aradaki o fark var ya, işte o fark çiftçinin her hasatta nasıl daha da borca battığının resmi.
03:10Eee bu hesap tutmayınca ne oluyor peki?
03:12Sonuç kaçınılmaz.
03:14Ziraat bankasına, tarım kredi kooperatiflerine bitmek bilmeyen borçlar.
03:18Üretmeye devam etmek için sürekli borçlanıyorlar ve bir girdabın içine çekiliyorlar resmen.
03:23İş sadece borçlanmakla da bitmiyor.
03:26Karşılarına sürekli yeni engeller çıkıyor.
03:29Mesela kredi çekmek istese, vergi borcu ne olmayacak diyorlar.
03:33Faizsiz diye verilen krediler bir anda, yazarın ifadesiyle, vadeli tuzağa dönüşebiliyor.
03:39E bir de üstüne Tarsim'den, yani tarım sigortasından duyulan memnuniyetsizlikler var.
03:44Çiftçi adeta köşeye sıkışmış durumda.
03:46Peki bu ekonomik tablonun arkasında yatan politikalarda durum ne?
03:51İşte şimdi işin en ilginç kısımlarından birine geliyoruz.
03:55Kağıt üstündeki kanunla sahadaki gerçeklik arasındaki o büyük uçuruma.
03:59Bakın şimdi, Türkiye'de bir tarım kanunu var.
04:02Ve bu kanunun 21. maddesi çok açık ve net.
04:06Diyor ki, tarıma verilecek destek, ülkenin toplam gelirinin, yani gayrı safi yurt içi hasılanın, yüzde birinden az olamaz.
04:15Bu bir temenni falan değil, kanun, yani zorunluluk.
04:19Peki sonuç?
04:20İşte kritik nokta burada.
04:22Kaynak metne göre, bu zorunlu kanun maddesi, 2018'den beri uygulanmıyor.
04:27Evet yanlış duymadınız.
04:296 yıldan fazladır çiftçiye yasal olarak ödenmesi gereken para ödenmiyor.
04:33Peki bizde durum buyken, Avrupa'da nasıl?
04:37Bakın, Avrupa Birliği'nde bir çiftçi yıllık ortalama 340 bin liraya denk gelen bir destek alıyor.
04:44Bizde ise bu rakam sadece 55 bin lira.
04:47Aradaki farkı görüyor musunuz?
04:496 kattan bile fazla.
04:51İşte rekabet bu şartlarda yapılıyor.
04:54Bütün bu anlattıklarımız, yani destek farkları, ekonomik zorluklar, sonunda tarlaya nasıl yansıyor?
05:00Yani verimle durumda.
05:01Şimdi bir de yurt dışı ile karşılaştırmalı olarak bakalım.
05:05Rakamlar gerçekten de çok çarpıcı.
05:07Bakın, buğdayda Fransa bir dekardan 740 kilo ürün alıyor, biz 280.
05:12Süte bakalım, Hollanda'da bir inekten yıllık 9500 litre süt alınıyor, bizde 3300 litre.
05:19Yani aradaki fark dağlar kadar.
05:21Bu sadece onların iklimi daha iyi diye açıklanabilecek bir durum değil.
05:25Bu, doğrudan uygulanan politikaların tarladaki yansıması.
05:29E, verim bu kadar düşünce ne oluyor?
05:31Kendimiz üretemediğimiz için dışarıdan almak zorunda kalıyoruz.
05:35Sonuç ortada, 11 milyon ton buğday ithalatı, 1,5 milyar dolarlık et ithalatı, kendi bereketli topraklarımızda yetiştirebilecekken paramızla dışarıdan alıyoruz.
05:44Ve geldik meselenin belki de en can yakıcı, en endişe verici kısmına.
05:50Bu kriz sadece bugünün sorunu değil, geleceğimize, çocuklarımıza ne bıraktığımızla ilgili.
05:56Yani çevresel ve nesiller boyu sürecek risklerden bahsediyoruz.
06:01Altımızdaki toprak çöküyor.
06:02Bu bir mecaz falan değil, inanın.
06:04Sadece ekonomik bir çöküşten bahsetmiyoruz.
06:07Gerçek anlamda, ayaklarımızın altındaki toprağın kendisi çöküyor.
06:11Bakın, Konya Ovası'nda yeraltı suları o kadar çekilmiş ki, 120 metreye düşmüş, bu yüzden 3000'den fazla obruk, yani devasa
06:20çukurlar oluşmuş.
06:22Harran Ovası'nda yanlış sulama toprağı tuzlandırıyor, çoraklaştırıyor.
06:26Ülkenin en büyük umudu olan GAP projesi hala %63'te kalmış.
06:31Kısacası hem suyumuz gidiyor, hem toprağımız.
06:34Ve bu yok olan toprakları işleyecek kim var?
06:37Hatırlayalım o rakamı, çiftçimizin yaş ortalaması 58.
06:42Bu rakam basit bir veri değil, bu alarm zillerinin çaldığının göstergesi.
06:47Bu nesilde çekildiği zaman tarlaların başına geçecek, kimse kalmayacak.
06:52İşte kaynak metinde bizi bu soluyla baş başa bırakıyor.
06:56Toprak ana çocuklarını bekliyor.
06:57Bu çağrıya kim cevap verecek?
07:00Evet, topraklar orada, bizi bekliyor.
07:02Ama onu işleyecek çocukları artık şehirlerde.
07:05Peki ya sonrası?
07:06Bu gidişat böyle devam ederse, yarın soframıza o yemeği kim koyacak?
07:11İşte bu hepimizin ama hepimizin düşünmesi gereken en önemli soru.
Yorumlar