- 1 gün önce
Erol Sunat tarafından kaleme alınan bu metin, 19 Mayıs 1919 tarihinin Türk milleti için taşıdığı hayati önemi ve Milli Mücadele'nin başlangıcını mercek altına almaktadır. Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü işgal dönemini ve halkın yaşadığı derin kaygıları anlatan yazar, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışını bir kurtuluş destanı olarak nitelendirir. Yazıda, Türk milletinin esareti reddeden kararlı duruşu ile vatan şairlerinin ve dönem tanıklarının duygusal ifadelerine yer verilmektedir. İşgalci güçlerin uğradığı tarihi hezimet vurgulanırken, kazanılan zaferin sömürge altındaki diğer mazlum milletlere de umut ışığı olduğu belirtilir. Metin, Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliğine yaptığı tarihi çağrıyla sona ererek günün manevi değerini yüceltmektedir.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Pekala, hadi hiç vakit kaybetmeden bu konunun derinliklerine inelim.
00:0319 Mayıs, Umuttan zafere giden o tarihi yolculuk, Erol Sunat'ın makalesini adım adım inceleyeceğimiz bu görsel analize hoş geldiniz.
00:12Bugün, yazarın gözünden bir milletin umutsuzluktan zafere uzanan o inanılmaz serüvenine odaklanacağız.
00:19Kaynağımız bize, 19 Mayıs'ın sadece takvimde bir yaprak değil, kelimenin tam anlamıyla bir milletin kaderinin sil baştan yazıldığı gün
00:27olduğunu söylüyor.
00:28O halde, yazarın bu destanı nasıl başlattığına yakından bakalım.
00:32Yazarımız bizi doğrudan Birinci Dünya Savaşı sonrasının o karanlık, belirsiz atmosferine götürüyor.
00:38Düşünsenize, 107 yıl öncesinden bahsediyoruz.
00:41Ortalık tam anlamıyla karmakarışıktı ve makaleye göre Anadolu'nun kaygısı dağ gibi birikmişti.
00:46Yani aslında koskoca bir imparatorluğun çöküşünün getirdiği o derim, korkutucu boşluğu hissediyorsunuz burada.
00:53İnsanlar yarın ne olacağını bilmiyor.
00:55Yazarın o çarpıcı tasviriyle, havada istila ve işgalle dolu puslu, karanlık bir sis hakimdi.
01:01Bu öyle sıradan bir askeri yenilgi falan değildi.
01:03Bildiğiniz varoluşsal bir tehditti.
01:06Yazarın tarihi perspektifle aktardığına göre o dönemde vatan evlatlarının savaşmadığı cephe adeta kalmamıştı.
01:13Kimi tarihçiler 9 diyor, kimileri ise tam 13 cephede birden savaşıldığını söylüyor.
01:18Yazarın deyimiyle tam bir yorgun kahramanlar durumu.
01:21Ve işin en çarpıcı, en yürek Burkanya'nın ne biliyor musunuz?
01:25Makalenin de üstünde durduğu gibi, Kutül Ammare'de, Çanakkale'de, Galiçya'da, Trablusgarp'ta yenilmemişlerdi.
01:32Savaş meydanında galiptiler evet ama müttefikleri kaybettiği için masada yenik sayılmışlardı.
01:38Düşünsenize, onca çaba ve yorgun savaşçıların hak etmedikleri o acı sonma yüzleşmesi.
01:43Gerçekten inanılmaz.
01:45Şimdi burada asıl ilginç olan şey şu, Sevr Anlaşması.
01:49Kaynağımız bunu masum bir anlaşma olarak değil, doğrudan sinsi bir istila planı olarak tanımlıyor.
01:55Sömürgecilerin iştahı zaten öteden beri kabarıktı biliyorsunuz.
01:58Yazar, Orta Doğu'ya, Mısır'a, Kuzey Afrika'ya dalan o güçlerin, şimdi de gözlerini kırpmadan doğrudan Anadolu'ya diktiklerini
02:06belirtiyor.
02:06Bu plan, Anadolu insanını coğrafi ve siyasi bir kör düğümün içine hapsetmek için ince ince, ilmek ilmek kurgulanmış bir tuzaktı
02:15aslında.
02:16Çözümsüzlükler pusuya yatmış, her karanlık noktaya sıkı bir düğüm atılmıştı.
02:21Peki, o dönemde Anadolu'nun üzerine çöken o devasa kara bulutların ardında tam olarak kimler vardı?
02:27İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Ruslar, Yunanlılar ve Ermeniler.
02:32Makaleye göre işgalciler, sömürgeciler, talancılar kelimenin tam anlamıyla sevinçten zil takıp oynuyorlardı.
02:38Adeta büyük bir avı paylaşmak için toplanmışlardı ve Anadolu üzerine hayal kuran kim varsa hepsi birden sahnedeydi.
02:45Bu liste, bölgenin yüzleştiği tehdidin ne kadar devasa olduğunu ve yazarın anlattığı o ezici gücü çok net bir şekilde yüzümüze
02:52çarpıyor.
02:52Peki ama bu devasa tehdide karşı direniş nasıl organize oldu?
02:56Bu destanın omurgasını oluşturan şu kritik zaman kizelgesine bir bakalım.
03:01Sadece birkaç gün içinde tarihin akışının nasıl değiştiğini görmek gerçekten sarsıcı.
03:0615 Mayıs 1919.
03:08İzmir işgal ediliyor ve ilk kurşun sıkılıyor.
03:11Hemen ertesi gün 16 Mayıs'ta Bandırma Vapuru yola çıkıyor.
03:15Sadece üç gün sonra 19 Mayıs'ta o kutlu an, Samsun'a varış gerçekleşiyor.
03:20Ve işte o gün çakılan bu kıvılcım, nihayetinde 9 Eylül 1922'deki o nihai zafere tam bağımsızlığa kadar uzanıyor.
03:28Yazarın da vurguladığı gibi olayların baş döndürücü hızı kelimenin tam anlamıyla nefes kesici.
03:33Yazarımız, takvimler 15 Mayıs 1919'u gösterdiğinde İzmir Limanı'na çıkan Yunanlılara karşı sıkılan o ilk kurşuna çok özel bir
03:42parantez açıyor.
03:43Hasan Tahsin, işgale ve işgalcilere karşı direnişin ateşleyicisi.
03:48Makalenin özellikle vurguladığı üzere istiklale verilen ilk şehit o gün orada verilmişti.
03:53Hasan Tahsin'in bu eylemi sadece fiziksel bir karşı koyuş değildi tabii ki.
03:58Bu, milletin kesinlikle teslim olmayacağının, o boğucu sis perdesinin yırtılıp atılacağının duyulan ilk gürsesiydi.
04:05Tabii bu direniş ruhu sadece savaş alanlarında değil, edebiyatta da çok derin bir yankı buluyor.
04:11Yazar Erel Sunat, o ağır ve meşakkatli yolculuğu, Mesut Tarcan'ın şiiriyle betimliyor bize.
04:17Şiir, 16 Mayıs'ta yola çıkan bandırma vapurunun güvertesinde,
04:21saçlarında rüzgar, bakışlarında tavizsili kararlılıkla ufka bakan Mustafa Kemal'i anlatıyor.
04:27İsmail Hakkı kaptanın yönetimindeki bu vapur, yazarın aktardığına göre kesinlikle sıradan bir gemi değil.
04:33Şiirin o tüyleri diken diken eden dizelerindeki gibi,
04:36Meteler, bu minler, kutluklar sıyrılıp Altay dağlarından ona doğru yürümüş.
04:41Bu dizeler, o tarihi yolculuğun omuzladığı devasa duygusal ve tarihi ağırlığı iliklerimize kadar hissetmemizi sağlıyor.
04:48Ve 19 Mayıs sabahı, bandırma vapuru Samsun'a yanaştığında, yazarın o güzel ifadesiyle,
04:54içleri kemiren o derin umutsuzluk, yerini titrek ama sapasağlam bir umuda bırakır.
05:01Makale, bu anı şair Cahit Külebi'nin muazzam dizeleriyle aktarıyor.
05:06Külebi, o geminin bacasından tüten dumanı, basit, fiziksel bir duman olarak görmez.
05:12Şöyle der, bir duman değil bu, memleketin uçup giden kaygılarıydı.
05:16Ne kadar güçlü değil mi?
05:19Karaya atılan o ilk adım, koskoca bir vatanın göğsüne çöken o devasa kaygı dağının yavaş yavaş dağılmaya başladığı andır aslında.
05:27Hadi şimdi rotamızı biraz değiştirelim ve bu kıvılcımın nasıl bir yangına dönüştüğünü görelim.
05:31Yazarımız buna Samsun Rüzgarı diyor.
05:3419 Mayıs'ta yakılan ateş öyle yerinde durmadı haliyle.
05:37Önce Erzurum'a, ardından Sivas'a, oradan Ankara'ya ve en nihayetinde tüm Anadolu'ya dalga dalga yayıldı.
05:44Kaynağımıza göre ya istiklal ya ölüm diyen o yorgun savaşçılar tereddüt etmeden tüfeklerini yeniden kuşandı.
05:50Mustafa Kemal Paşa neredeyse oraya koştular.
05:53Ay yıldız fedaileri, bağımsızlığın sübarileri oldular.
05:56Bu rüzgar istisnasız işgal altındaki bütün bölgelerde fırtına gibi esti.
06:00Buradaki kıyaslama açıkçası o dönemin psikolojik dönüşümünü en çarpıcı özetleyen detaylardan biri.
06:07Bir yanda vatan şairimiz Namık Kemal'in o derin çaresizlikle yazdığı dizeler var.
06:12Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini, yo imiş kurtaracak bahtı kara maderini insan içini burkuyor değil mi?
06:18Ama makalemiz Mustafa Kemal Paşa'nın bu karamsarlığı nasıl paramparça ettiğini çok güzel aktarıyor.
06:24Atatürk adeta kalemi eline alıp tarihi yeniden yazıyor ve diyor ki vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, bulunur kurtaracak bahtı kara
06:32maderini.
06:33İşte tam da bu yazarın gözlemlediği şekliyle, geçmişin o karanlık kötümserliğiyle yeni bir liderin sarsılmaz iradesi arasındaki muazzam kontrastın ta
06:43kendisidir.
06:44Peki işgalcilerin en büyük hatası neydi biliyor musunuz?
06:47Kaynağımız bunu çok ama çok net açıklıyor, Anadolu coğrafyasını ve o coğrafyanın insanını aslında hiç ama hiç tanımıyorlardı.
06:56Onlar sıcak odalarında masaya geçip haritalar çizerken, İstanbul'u semt semt paylaşırken, Türk milletinin o köklü, kuvvetli devlet geleneğini tamamen
07:05göz ardı ettiler.
07:06Yazırın ifadeleriyle Anadolu zaten elde tutulması en zor coğrafyalardan biriydi.
07:11İşgalcilerin göremediği şey şuydu, bu toprakları ayak basan Mustafa Kemal milletiyle birleştiğinde, bu coğrafya geçilemeyen, istila edilemeyen ve işgal edenin
07:21bin kere pişman olacağı sarsılmaz bir kaleye dönüşecekti.
07:24Ve tam olarak öyle de oldu.
07:26Tabii ki, işin doğası gereği o karanlık günlerde bu inancı paylaşmayanlar, bu tarihi uyanışı okuyamayanlar da vardı.
07:33Yazarımız Erol Sunat, Milli Mücadele Karşıtı yazılarıyla bilinen gazeteci, Ali Kemal'in o meşhur şüpheci sorusunu hatırlatıyor bize.
07:40Kuzum Kemal, sen deli misin?
07:42Bu alıntı çok kritik.
07:44Çünkü 19 Mayıs'ın taşıdığı devasa anlamı o günün şartlarında kavrayamayanların, çoktan imkansızlığa teslim olmuşların zihniyetini temsil ediyor.
07:52Samsun'u, o eser rüzgarı anlayamayanlar, inananları düpedüz delilikle suçluyordu.
07:57Ama işin aslı şu ki, o delilik dedikleri şey, yazarın aktarımıyla işgalcilerin zafer sarhoşluğunu fena halde kursaklarında duraktı.
08:05Sevrin ömrü, beklendiğinden çok ama çok kısa sürdü.
08:08Denizde o çok güvendikleri, yenilmez armağada dedikleri devasa donanmalar Çanakkale'nin sularına gömülmüştü.
08:14Karada yere göğe sığdıramadıkları o elit sömürge askerleri, gurkalar, sihler, anzaklar, savaş meydanlarında ağır mağlubiyetlerle tanıştı.
08:23Kısacası, yağmurdan kaçarken doluya tutuldular.
08:26Yazarımızın deyimiyle Mehmetçik, onların tutunmaya çalıştığı bütün o cepheleri ezdi geçti,
08:31Majino hatlarını andıran savunmalarını, o çok övündükleri üstün silah güçlerini adeta paramparça etti.
08:37Gerçekten inanılmaz bir tablo.
08:39Ve bu durum şu noktayı harika bir şekilde örneklendiriyor.
08:43Ortada öyle bir direniş ve liderlik var ki, büyüklüğü eski düşmanlar tarafından bile kabul edilmek zorundaydı.
08:49Yazar bu gerçeği, İngiltere'nin ünlü devlet adamı Winston Churchill'ın o tarihi sözleriyle bizlere taşıyor.
08:56Dünyaya her yüzyılda bir, yalnızca bir tane dahi gelir.
09:00Bu yüzyıldaki dahi Türk milletine gelmiştir.
09:03Atatürk.
09:04Düşünebiliyor musunuz?
09:05Bu sözler, o günleri okuyamayanların, işgalcilerin tüm hesaplarını darmadağın eden o askeri ve siyasi dehanın küresel çapta ve en üst
09:14düzeydeki onayıdır aslında.
09:16Üstelik, bu destanın etkisi sadece Anadolu topraklarıyla da sınırlı kalmadı.
09:2019 Mayıs 1919, sömürge olarak inim inim inleyen tüm o mazlum milletlerin silkinmesine, ayağa kalkmasına ve dirilişine vesile oldu.
09:29Bir milleti haritadan tamamen silmeye çalışan o sinsi planların nasıl yırtılıp çöpe atılabileceğini tüm dünyaya kanıtladı.
09:37Makalenin de çok aklı olarak işaret ettiği gibi, bu yerel direniş, dünya çapında özgürlük arayan her halk için sönmeyen bir
09:44deniz feneri,
09:45evrensel bir uyanışın tartışılmaz sembolü haline geldi.
09:48Yani geldiğimiz noktada asıl kritik olan şey şu, Mustafa Kemal Paşa bunca bedel ödenerek,
09:54büyük zorluklarla kurulan bu cumhuriyeti başka hiçbir güce değil, doğrudan gençlere emanet etti.
10:00Makale, gençliğe hitap eden o hepimizin bildiği ama her seferinde tüylerimizi diken diken eden ölümsüz cümlelerle konuyu toparlıyor.
10:08Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
10:15Ve hemen ardından ekliyor, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kamda mevcuttur.
10:21İşte bu. Bu basit bir tarihi olayın bitişi falan değil.
10:25Aksine nesilden nesile aktarılacak, hiçbir zaman bitmeyecek kutsal bir görevin manifestosudur.
10:31107 yıl önce yanan o meşale bugün kelimenin tam anlamıyla sizin ellerinizde.
10:36Erol Sunat'ın makalesi üzerinden yaptığımız bu görsel analizi sonlandırırken şu can alıcı soruyu doğrudan size sormak istiyorum.
10:44Bugünkü dünyada size emanet edilen o bağımsızlık mirasını siz nasıl yaşatıyorsunuz?
10:49Bu mirasa layık olmak için tam olarak bugün ne yapıyorsunuz?
10:53Lütfen bunu bir düşünün.
10:54Çünkü tarih sadece tozlu sayfalardan okumak için değil, ondan ilham alıp geleceği inşa etmek içindir.
11:00Bize katıldığınız için teşekkürler, bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
Yorumlar