Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 21 saat önce
Prof. Dr. Ata Atun tarafından kaleme alınan bu analiz, yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde tek kutuplu dünya düzeninin meşruiyetini yitirdiğini ve küresel siyasette ciddi bir kırılma yaşandığını savunmaktadır. Batı merkezli sistemin yarattığı huzursuzluklar ve ekonomik baskılar neticesinde, Türkiye, Rusya, İran ve Çin gibi ülkelerin bir araya gelerek oluşturabileceği TRİÇ adlı alternatif bir eksen fikri ön plana çıkmaktadır. Henüz resmi bir ittifaka dönüşmemiş olsa da bu arayış, mevcut küresel kurumların yetersizliğine ve özellikle dolarizasyon dışı bir ekonomik model ihtiyacına dayanmaktadır. Söz konusu dört ülkenin ideolojik ve siyasi farklılıkları bu oluşumun önünde engel teşkil etse de metin, dünyanın artık daha adil ve çok merkezli bir yapıya evrilmek istediğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak yazar, mevcut küresel sistemin artık sürdürülemez olduğunu ve güvenlikten tedarik zincirine kadar her alanda yeni bir düzen arayışının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, dünya sahnesinin arkasında acaba güç dengeleri, sessiz sedasız, yeniden mi yazılıyor?
00:06Bugün batı merkezli düzene bir alternatif olarak son zamanlarda adı sıkça geçen bir fikri, yani trik eksenini konuşacağız.
00:14Peki bu fikir gerçekten de yeni bir dünya düzeninin ayak sesleri olabilir mi?
00:19Gelin hep birlikte bakalım.
00:21Ve işte o meşhur soru, acaba tek kutuplu dünya düzeni gerçekten de miadını doldurdu mu?
00:28Yıllardır alıştığımız bu sistemin artık işleyip işlemediği, inanın her zamankinden çok daha yüksek sesle tartışılıyor.
00:36Sanki bir devrin sonundayız gibi, değil mi?
00:39Evet, meselenin kalbine geldik.
00:42Küresel siyasete on yıllardır yön veren o sistemin temelleri çatırdıyor, ciddi bir güven ve meşruiyet krizi yaşıyor.
00:49Hal böyle olunca da doğal olarak yeni arayışlar ve alternatif düzen fikirleri de su yüzüne çıkıyor.
00:55Peki, haydi biraz daha derine inelim.
00:58İlk durağımız sorgulanan dünya düzeni.
01:01Yani bu sistem neden bu kadar tartışılıyor, temelleri neden sarsılıyor ona bir bakalım.
01:07Peki bu güven kaybının, bu yıpranmanın arkasında yatan sebepler ne?
01:11Analistler birkaç önemli noktaya dikkat çekiyor.
01:14Birincisi, geçmişte yapılan askeri müdahaleler var.
01:17Sonra organize ayaklarmalar.
01:19Tabii bir de ekonomik yaptırımların adeta bir silah gibi kullanılması meselesi var.
01:23Ve son olarak, uluslararası kurumların kasıtlı olarak zayıflatılması.
01:27İşte bütün bunlar birikince, sistemin temelleri ciddi anlamda sarsılmış oldu.
01:32İyi de, madem mevcut sistem sorgulanıyor, bir boşluk doğuyor, peki bu boşluğu ne dolduracak?
01:38İşte tam bu noktada, son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz bir kavram devreye giriyor.
01:43Trik ekseni.
01:44Trik dediğimiz şey aslında dört ülkenin baş harflerinden geliyor.
01:48Türkiye, Rusya, İran ve Çin.
01:50Hani Türkçe okunuşuyla triç de diyebiliriz.
01:53Fikir oldukça basit ama bir o kadar da iddialı.
01:56Bu dört büyük gücün bir araya gelip yeni bir küresel merkez oluşturması.
02:02Mekke, siyaset uzmanlarının ve stratejistlerin kafasını kurcalayan asıl soru ne?
02:07O da şu.
02:09Türkiye, Rusya, İran ve Çin.
02:11Bu dörtlü bir araya gelip, bildiğimiz küresel finans sisteminin, yani doların hakimiyetinin dışında işleyebilecek yepyeni bir askeri ve ekonomik güç
02:21ekseni kurabilir mi?
02:23İşte bütün tartışma bu sorunun etrafında dönüyor.
02:26Ama durun, burada çok önemli bir detayın altını çizmek lazım.
02:29Bu Trik meselesi öyle imzalanmış resmi bir anlaşma, bir ittifak falan değil.
02:34Hatta henüz devletler düzeyinde resmi olarak masaya getirilmiş bir konu bile sayılmaz.
02:38Şimdilik daha çok kamuoyunda, özellikle de bu ülkelerin kamuoyunda ciddi şekilde tartışılan, üzerine kafa yorulan bir fikir.
02:46Peki ama durup dururken bu fikir nereden çıktı?
02:49İşte bu sorunun cevabı için biraz geçmişe gitmemiz gerekiyor.
02:52Bu arayışın köklerinde, batı merkezli sisteme karşı birikmiş tarihsel şikayetler ve gerilimler var.
02:58Şöyle bir tarihe baktığımızda bu güvensizliğin tohumlarının nasıl atıldığını daha iyi anlıyoruz.
03:03Mesela 20. yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğunun dağıtılması,
03:08yüzyılın ortalarına geldiğimizde Çin'in uluslararası arenada yok sayılması,
03:12sonlarına doğru Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecindeki baskılar
03:15ve günümüze daha yakın İran'a uygulanan o uzun soluklu ambargolar ve saldırılar.
03:20İşte tüm bu tarihsel bagaj bu dört ülkeyi mevcut düzene şüpheyle bakmaya ve başka bir yol olmalı demeye itiyor.
03:28Tabii mesele sadece tarih değil, günümüzde de bu fikri besleyen çok ciddi baskılar var.
03:33Mesela NATO'nun sürekli genişlemesi,
03:36Batı'nın ekonomik yaptırımlarını sık sık bir koz olarak kullanması
03:39ve tabii ki kilit deniz yollarının kontrolü meselesi.
03:42Bütün bunlar bir araya gelince bu ülkelerde ortak ve derin bir tehdit altındayız hissi oluşuyor.
03:48Şimdiye kadar her şey mantıklı geliyor değil mi?
03:51Ama madalyonun bir de öbür yüzü var.
03:53Bu fikir kağıt üzerinde ne kadar heyecan verici olsa da
03:56iş pratiğe dökülmeye gelince ciddi engeller ortaya çıkıyor.
04:00Ve belki de en büyük engel bu dört ülkenin kendi aralarındaki devasa farklar.
04:05İşte burada kendimize şu can alıcı soruyu sormamız gerekiyor.
04:08Peki bu ittifak ne kadar uygulanabilir?
04:11Yani bu kadar farklı ülke tüm bu zıtlıklara rağmen gerçekten de tek bir yumruk gibi hareket edebilir mi?
04:16Aslında bu tablo her şeyi çok net özetliyor.
04:19Bir bakın Türkiye Batı İttifakı'nın yani NATO'nun bir üyesi.
04:22Rusya'ya bakıyorsunuz Batı ile resmen bir çatışma halinde.
04:26İran'ın kendine has bambaşka bir siyasi yapısı var.
04:29Çin'e gelince onlar da tarihsel olarak böyle bağlayıcı askeri ittifaklara hep mesafeli durmuş bir ülke.
04:35İşte bu yüzden işin özü şu bu kadar köklü farklılıkları olan hatta zaman zaman çıkarları birbiriyle çatışan ülkeleri resmi bir
04:44ittifak çatısı altında toplamak yani bu gerçekten çok ama çok zor bir iş.
04:49Belki de bu fikrin önündeki en büyük engel bu.
04:51Peki şimdi biraz geri çekilip büyük resme bakalım ve konuyu toparlayalım.
04:56Çünkü bu trik fikrini sadece dört ülkenin meselesi olarak görürsek asıl noktayı kaçırırız.
05:02Bu fikir aslında çok daha büyük, küresel bir trendin bir parçası.
05:06Yani bu memnuniyetsizlik sadece bu dört ülkeye özgü değil.
05:10Dünyanın dört bir yanına bakın.
05:12Afrika'da, Asya'da, Latin Amerika'da hatta Avrupa'nın kendi içinde bile mevcut dünya düzeninden rahatsız olan bunun değişmesi gerektiğini düşünen çok
05:19geniş bir kesim var.
05:20Yani buradan çıkarmamız gereken en kilit sonuç şu.
05:23Bu trik ekseni fikri, hayata geçer veya geçmez bu ayrı bir konu ama bu fikir bile aslında küresel bir arayışın
05:30ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı.
05:33Artık dünya tek bir güç merkezinin olduğu bir düzen istemiyor.
05:36Çok kutuplu bir dünya arzusunun sesini her geçen gün daha gür duyuyoruz.
05:41Kısacası küresel sistemin mevcut haliyle devam edemeyeceğinin sinyalleri çok açık.
05:46Ve gelin bu bölümü hepimizin üzerine biraz kafa yoracağı bir soruyla kapatalım.
05:51Peki, gücün tek bir merkezde toplanmadığı, birden fazla güç merkezinin olduğu çok kutuplu bir dünya nasıl bir yer olurdu?
05:59Küresel barış için, ekonomi için, siyaset için bu ne ifade ederdi?
06:04Cevabı ne olur bilemeyiz ama şu kesin ki önümüzdeki on yıllara işte bu soru damgasını vuracak.
Yorumlar

Önerilen