00:00Türkiye'de milyonlarca insan yıllarını verdikleri çalışmanın ardından şöyle bir rahat nefes almayı umarken bir anda kendilerini çok zorlu bir geçim
00:09mücadelesinin ortasında buluyor.
00:11Peki ama neden?
00:13İşte bugün Türkiye'deki bu emeklilik krizinin tam da köklerine iniyoruz.
00:17Çünkü bu sadece emeklileri ilgilendiren bir konu değil, aslında hepimizin geleceğini şekillendiren bir mesele.
00:24O zaman herkesin aklındaki o en temel soruyla başlayalım.
00:28Emeklilerimiz neden geçinemiyor? Bu sorunun arkasında yatan asıl sebepler ne?
00:33Bu sorunun cevabını konunun uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Harun Demirkaya'nın oldukça dikkat çeken analizinde arayacağız.
00:41Gelin onun hem teşhisine hem de sunduğu reçeteye şöyle bir yakından bakalım.
00:46Peki, teşhis ne?
00:47Yazarın temel argümanı aslında çok net ve bir o kadar da şaşırtıcı.
00:51Sorun para eksikliği değil, sorun tamamen bir yönetim meselesi.
00:56Zaten Prof. Demirkaya'nın kişisel bir mottosu var ve bütün analizini de bu fikir üzerine kuruyor.
01:02Diyor ki, bir yerde sorun varsa sorumlusu yönetimdir.
01:05Yani adresi çok net bir şekilde gösteriyor.
01:09Yazar bu durumu açıklamak için basiretli bir tüccar benzetmesi yapıyor ki bu çok çarpıcı.
01:14Şöyle düşünün, Ordu Yardımlaşma Kurumu yani OYAK gibi bazı fonlar üyelerinden daha düşük primler almalarına rağmen onlara çok daha yüksek
01:23maaşlar ödeyebiliyor.
01:24Yazar bu etkin yönetimi alıp mevcut sosyal güvenlik kurumunun yani SGK'nın verimsizliğiyle kıyaslıyor ve ortaya devasa bir fark çıkıyor.
01:33Peki bu yönetim sorunu tam olarak nerede başlıyor?
01:36Analize göre işin ilginç tarafı şu ki sorun daha para sisteme girmeden başlıyor.
01:42Gelin şimdi hep birlikte bu kayıp paranın izini sürelim.
01:46Analize göre sosyal güvenlik primlerinin toplanmasının önündeki en büyük engel ve sistemi temelinden sarsan iki devasa sorun var.
01:54Yazarın işaret ettiği ilk büyük problem kayıt dışı ekonomi.
01:58İddiasına göre özellikle sigortasız çalıştırılan milyonlarca insan yüzünden sosyal güvenlik kurumu yani SGK inanılmaz büyük bir prim gelirinden oluyor.
02:09Analizde altı çizilen bir diğer önemli etki de piyasada yarattığı haksız rekabet.
02:15Yani sigortasız işçi çalıştıranlar bütün yasal yükümlülüklerini yerine getiren dürüst işletmelerin karşısında çok büyük bir maliyet avantajı yakalıyor.
02:23E bu da haliyle ekonominin genel dengesini bozuyor.
02:27Yazarın vardığı sonuç şu ki mesele sadece kaybedilen primler değil.
02:32Bu durum bir domino taşı gibi konuttan güvenliğe, sağlıktan sosyal adalete kadar aklınıza gelebilecek pek çok alanı olumsuz etkiliyor.
02:40Peki sisteme girmeyi başaran paraya ne oluyor dersiniz?
02:44İşte analizin ikinci kısmı.
02:47Mevcut kaynakların nasıl israf edildiğine odaklanıyor.
02:50Ve o can alıcı soru, bu israfın faturasını kim ödüyor?
02:54Analizde mali yükü katlayan üç ana israf kalemi gösteriliyor.
02:59Maliyeti çok yüksek olan kamu özel işbirliği projeleri, bazı bürokratların aldığı birden fazla maaş ve tabii ki o meşhur makam
03:07aracı meselesi.
03:08Bütün bunlar emeklilik sisteminin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor.
03:12Evet, makam aracı dedik değil mi?
03:15Şimdi sıkı durun.
03:16Kaynağa göre 2025 yılı itibariyle Türkiye'deki makam aracı sayısı tam olarak bu, 130.000.
03:24Bu rakam tek başına belki çok bir şey ifade etmeyebilir, gelin bir de karşılaştıralım.
03:30Yazarın belirttiğine göre, Türkiye'deki makam aracı sayısı, ekonomileri bizden kat bekat büyük olan Almanya ve Japonya gibi ülkelerin 10 katından
03:40bile fazla.
03:41Bu, kamudaki kaymak kullanımına dair gerçekten de çok çarpıcı bir örnek değil mi?
03:46Peki, bütün bu teşhislerden sonra aklı şu soru geliyor.
03:50Çözüm ne?
03:51İşte şimdi yazarın bu derin sorunlara karşı sunduğu o kapsamlı çözüm önerisine, yani geleceğin reçetesine bakıyoruz.
03:59Yazarın sosyal güvenlik ve emeklilik reformu derken kastettiği şey, öyle ufak tefek düzenlemeler yapmak değil, hayır.
04:07Bu tam anlamıyla bir ameliyat, sistemi temelden, yani yapısal olarak dönüştürmek.
04:13Analize göre refaha giden yol dört temel adımdan geçiyor.
04:17Birincisi, kayıp parayı sisteme dahil etmek.
04:20İkincisi, israf musluklarını sonuna kadar kapatmak.
04:24Üçüncüsü, SGK'yı yeniden yapılandırıp özerk ve şeffaf hale getirmek.
04:28Ve son olarak dördüncüsü, bu devasa fonları liyakatli işinin ehli yöneticilere emanet etmek.
04:35Gördüğünüz gibi, tek bir sihirli değnek yok, bütüncül bir yaklaşım şart.
04:40Yani, işin özü aslında şu.
04:43Analizin başından beri altı çizilen ana fikir bu.
04:46Çözüm, gökten daha fazla para yağmasını beklemek değil.
04:49Çözüm, elimizdeki parayı akıllıca, verimli ve dürüstçe yönetmek.
04:54Yazar, analizine hem umut dolu, hem de bir uyarı niteliği taşıyan şu sözlerle bitiriyor.
05:01Türkiye, çok güçlü ve zengin ama kötü yönetilen bir ülkedir.
05:05Ona göre, doğru bir yönetimle bu karmaşık düğümü çözmek aslında mümkün.
05:10Ve bu analiz, bizleri bu çok temel soruyla baş başa bırakıyor.
05:14Bir ülkenin gerçek zenginliği, sahip olduğu kaynaklar mıdır, yoksa o kaynakları yönetme biçimi midir?
05:20Bu, sanırım sadece emeklilik sistemi için değil, hepimizin geleceği için üzerinde uzun uzun düşünmeye değer bir soru.
Yorumlar