Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Bu makale, Türkiye’deki emeklilik sisteminin kronikleşmiş sorunlarını analiz ederek bu darboğazdan çıkış için somut çözüm önerileri sunmaktadır. Yazar, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) verimliliğini artırmak adına şeffaf ve liyakatli bir yönetim modelinin benimsenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle kayıt dışı istihdam, sığınmacıların yarattığı ekonomik yük ve kamu harcamalarındaki israfın engellenmesi, emeklilerin refah seviyesini yükseltecek temel kaynaklar olarak gösterilmektedir. Ayrıca, kamu-özel iş birliği projelerindeki maliyetler ve gereksiz lüks harcamaların kısıtlanmasıyla elde edilecek tasarrufun sosyal devleti güçlendireceği belirtilmektedir. Sonuç olarak, Türkiye'nin mevcut kaynaklarının doğru bir planlama ve adaletli paylaşım ile emeklilerin tüm sorunlarını çözecek kapasitede olduğu ifade edilmektedir. Tüm bu iyileşmelerin gerçekleşmesi ise ancak kapsamlı bir sosyal güvenlik reformu ve siyasi iradenin önceliklerini toplum yararına değiştirmesiyle mümkün görülmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Türkiye'de milyonlarca insan yıllarını verdikleri çalışmanın ardından şöyle bir rahat nefes almayı umarken bir anda kendilerini çok zorlu bir geçim
00:09mücadelesinin ortasında buluyor.
00:11Peki ama neden?
00:13İşte bugün Türkiye'deki bu emeklilik krizinin tam da köklerine iniyoruz.
00:17Çünkü bu sadece emeklileri ilgilendiren bir konu değil, aslında hepimizin geleceğini şekillendiren bir mesele.
00:24O zaman herkesin aklındaki o en temel soruyla başlayalım.
00:28Emeklilerimiz neden geçinemiyor? Bu sorunun arkasında yatan asıl sebepler ne?
00:33Bu sorunun cevabını konunun uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Harun Demirkaya'nın oldukça dikkat çeken analizinde arayacağız.
00:41Gelin onun hem teşhisine hem de sunduğu reçeteye şöyle bir yakından bakalım.
00:46Peki, teşhis ne?
00:47Yazarın temel argümanı aslında çok net ve bir o kadar da şaşırtıcı.
00:51Sorun para eksikliği değil, sorun tamamen bir yönetim meselesi.
00:56Zaten Prof. Demirkaya'nın kişisel bir mottosu var ve bütün analizini de bu fikir üzerine kuruyor.
01:02Diyor ki, bir yerde sorun varsa sorumlusu yönetimdir.
01:05Yani adresi çok net bir şekilde gösteriyor.
01:09Yazar bu durumu açıklamak için basiretli bir tüccar benzetmesi yapıyor ki bu çok çarpıcı.
01:14Şöyle düşünün, Ordu Yardımlaşma Kurumu yani OYAK gibi bazı fonlar üyelerinden daha düşük primler almalarına rağmen onlara çok daha yüksek
01:23maaşlar ödeyebiliyor.
01:24Yazar bu etkin yönetimi alıp mevcut sosyal güvenlik kurumunun yani SGK'nın verimsizliğiyle kıyaslıyor ve ortaya devasa bir fark çıkıyor.
01:33Peki bu yönetim sorunu tam olarak nerede başlıyor?
01:36Analize göre işin ilginç tarafı şu ki sorun daha para sisteme girmeden başlıyor.
01:42Gelin şimdi hep birlikte bu kayıp paranın izini sürelim.
01:46Analize göre sosyal güvenlik primlerinin toplanmasının önündeki en büyük engel ve sistemi temelinden sarsan iki devasa sorun var.
01:54Yazarın işaret ettiği ilk büyük problem kayıt dışı ekonomi.
01:58İddiasına göre özellikle sigortasız çalıştırılan milyonlarca insan yüzünden sosyal güvenlik kurumu yani SGK inanılmaz büyük bir prim gelirinden oluyor.
02:09Analizde altı çizilen bir diğer önemli etki de piyasada yarattığı haksız rekabet.
02:15Yani sigortasız işçi çalıştıranlar bütün yasal yükümlülüklerini yerine getiren dürüst işletmelerin karşısında çok büyük bir maliyet avantajı yakalıyor.
02:23E bu da haliyle ekonominin genel dengesini bozuyor.
02:27Yazarın vardığı sonuç şu ki mesele sadece kaybedilen primler değil.
02:32Bu durum bir domino taşı gibi konuttan güvenliğe, sağlıktan sosyal adalete kadar aklınıza gelebilecek pek çok alanı olumsuz etkiliyor.
02:40Peki sisteme girmeyi başaran paraya ne oluyor dersiniz?
02:44İşte analizin ikinci kısmı.
02:47Mevcut kaynakların nasıl israf edildiğine odaklanıyor.
02:50Ve o can alıcı soru, bu israfın faturasını kim ödüyor?
02:54Analizde mali yükü katlayan üç ana israf kalemi gösteriliyor.
02:59Maliyeti çok yüksek olan kamu özel işbirliği projeleri, bazı bürokratların aldığı birden fazla maaş ve tabii ki o meşhur makam
03:07aracı meselesi.
03:08Bütün bunlar emeklilik sisteminin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor.
03:12Evet, makam aracı dedik değil mi?
03:15Şimdi sıkı durun.
03:16Kaynağa göre 2025 yılı itibariyle Türkiye'deki makam aracı sayısı tam olarak bu, 130.000.
03:24Bu rakam tek başına belki çok bir şey ifade etmeyebilir, gelin bir de karşılaştıralım.
03:30Yazarın belirttiğine göre, Türkiye'deki makam aracı sayısı, ekonomileri bizden kat bekat büyük olan Almanya ve Japonya gibi ülkelerin 10 katından
03:40bile fazla.
03:41Bu, kamudaki kaymak kullanımına dair gerçekten de çok çarpıcı bir örnek değil mi?
03:46Peki, bütün bu teşhislerden sonra aklı şu soru geliyor.
03:50Çözüm ne?
03:51İşte şimdi yazarın bu derin sorunlara karşı sunduğu o kapsamlı çözüm önerisine, yani geleceğin reçetesine bakıyoruz.
03:59Yazarın sosyal güvenlik ve emeklilik reformu derken kastettiği şey, öyle ufak tefek düzenlemeler yapmak değil, hayır.
04:07Bu tam anlamıyla bir ameliyat, sistemi temelden, yani yapısal olarak dönüştürmek.
04:13Analize göre refaha giden yol dört temel adımdan geçiyor.
04:17Birincisi, kayıp parayı sisteme dahil etmek.
04:20İkincisi, israf musluklarını sonuna kadar kapatmak.
04:24Üçüncüsü, SGK'yı yeniden yapılandırıp özerk ve şeffaf hale getirmek.
04:28Ve son olarak dördüncüsü, bu devasa fonları liyakatli işinin ehli yöneticilere emanet etmek.
04:35Gördüğünüz gibi, tek bir sihirli değnek yok, bütüncül bir yaklaşım şart.
04:40Yani, işin özü aslında şu.
04:43Analizin başından beri altı çizilen ana fikir bu.
04:46Çözüm, gökten daha fazla para yağmasını beklemek değil.
04:49Çözüm, elimizdeki parayı akıllıca, verimli ve dürüstçe yönetmek.
04:54Yazar, analizine hem umut dolu, hem de bir uyarı niteliği taşıyan şu sözlerle bitiriyor.
05:01Türkiye, çok güçlü ve zengin ama kötü yönetilen bir ülkedir.
05:05Ona göre, doğru bir yönetimle bu karmaşık düğümü çözmek aslında mümkün.
05:10Ve bu analiz, bizleri bu çok temel soruyla baş başa bırakıyor.
05:14Bir ülkenin gerçek zenginliği, sahip olduğu kaynaklar mıdır, yoksa o kaynakları yönetme biçimi midir?
05:20Bu, sanırım sadece emeklilik sistemi için değil, hepimizin geleceği için üzerinde uzun uzun düşünmeye değer bir soru.
Yorumlar

Önerilen