Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Prof. Dr. Harun Demirkaya, Türkiye'nin son sekiz yıldır yaşadığı ekonomik çöküşün ve devlet krizinin gölgesinde emeklilik sistemindeki adaletsizlikleri ele almaktadır. 2002 öncesi döneme göre kötüleşen sistemde; SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın birleştirilmesinin hak kayıplarını artırdığını savunmaktadır. Çözüm olarak kurumların yeniden ayrılmasını, özerk ve şeffaf bir yapıya kavuşturulmasını önermektedir. Ayrıca, Aylık Bağlama Oranlarının (ABO) asgari %75’e çıkarılması, refah payının tam yansıtılması ve en düşük ile en yüksek emekli maaşı arasındaki farkın en fazla 5 kat olacak şekilde yasayla düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, Türkiye'de milyonlarca kişiyi ilgilendiren dev bir sorun var, emeklilik.
00:05Peki ya çözümü sandığımızdan çok daha kolaysa?
00:08İşte bugün Profesör Harun Demirkaya'nın tam da bunu iddia eden oldukça cesur bir reform önerisine yakından bakacağız.
00:16Şimdi, yazarın ortaya attığı ilk şey aslında bir paradoks.
00:20Diyor ki, Türkiye 8 yıldır derin bir ekonomik krizin içindeyken, emeklilik sorunu aslında çözümü en kolay olan problem.
00:27Kulağa ilginç geliyor değil mi?
00:29Hadi o zaman, ne demek istediğine bir bakalım.
00:32Önce, yazarın bu çözüm önerisini hangi zemine oturttuğunu bir anlayalım.
00:37Yazarın çizdiği tablo pek de iç açıcı değil, açıkçası.
00:40Diyor ki, ülitede 8 yıldır süren bir ekonomik buhran, bir devlet krizi ve hukukun üstünlüğünün zayıflaması gibi çok temel sorunlar var.
00:48Emeklilik sistemindeki bu krizde aslında bu büyük resmin sadece bir parçası, bir sonucu.
00:52Peki, bu kadar büyük sorunların ortasında, emeklilik sisteminde tam olarak neyin yanlış gittiği iddia ediliyor?
01:00Gelin bir bakalım.
01:02İşte, yazarın parmak bastığı ana nokta tam da burası.
01:05Sorunun kökeni diyor, 2002'den önce kendi başlarına ayrı ayrı çalışan SSK, Bağkur ve emekli sandığının tek bir çatı yani SGK altında birleştirilmesi.
01:14Hani amaç daha iyi bir sistem kurmaktı ya, yazar tam tersi olduğunu söylüyor.
01:20Bu birleşme, özellikle durumu iyi olan fonların kaynaklarını, diğerlerinin açıklarını kapatmak için kullandırdı ve herkesi aşağıda eşitledi diyor.
01:28Yani, en temel prensip ortadan kalkmış, ne kadar prim ödediysen o kadar maaş alırsın mantığı.
01:35Yazar, bu birleşik sistemin tam da bu külfet-nimet dengesini bozduğunu söylüyor.
01:41Özellikle yüksek prim ödeyen, mesela eski emekli sandığına bağlı olanların emeklilik hayalleri, sistemdeki başka yerlerdeki kötü yönetimin faturasını ödemek için kullanıldı diyor.
01:52Bu da tabii büyük bir adaletsizlik yaratıyor.
01:55Peki, bu sorun neden bu kadar çok işe etkiliyor?
01:57İşte bu grafik durumu çok net açıklıyor.
02:00Çalışanların %60'ı asgari ücret veya ona yakın bir maaş alıyor.
02:04Bu ne demek? Sistem, en ufak bir popülist karara, maaş hesaplamalarındaki küçük bir oynamaya karşı bile inanılmaz derecede kırılgan hale geliyor demek.
02:13Yani, yazar teşhisi koymuş, ona göre iki temel günahkar var.
02:17Birincisi, sistemin mali gerçeklerini hiçe sayan günü kurtarmalık popülist politikalar.
02:23İkincisi ise, bizlerden toplanan o değerli primlerin yıllardır kötü yönetilmesi.
02:29Evet, sorunun kaynağı ve nedenleri böyle ortaya konuyor.
02:31Peki, çözüm ne? İşte şimdi yazarın önerdiği reform reçetesine geçiyoruz.
02:36Yazarın önerdiği plan, adeta sistemi temelden sarsacak cinsten dört adımlık bir yol haritası.
02:421. Fonları tekrar ayır.
02:44Yani, SSK, Bağkur ve emekli sandığını 2002 öncesindeki gibi bağımsız hale getir.
02:492. Bu kurumlara tam özellik ver.
02:52Ellerinden alınan ne kadar varlık varsa iade et ve siyasi müdahalelerden koru.
02:563. Şeffaflığı ve denetimi sağla.
02:58Bu kurumların yönetimi tamamen hesap verebilir olmalı ve meclis tarafından sıkı bir şekilde denetlenmeli.
03:04Ve dördüncü, en kritik adım, emekli maaşlarını her fonun kendi performansına, kendi mali sağlığına bağlı.
03:10Yani herkes kendi kumbarasından harcasın.
03:13Ve işte bu planın en can alıcı vaadi.
03:16Eğer bu fonlar düzgün yönetilirse, paraları doğru yerlerde değerlendirilirse,
03:21bugünkü emekli maaşlarının en az 3 katına çıkma potansiyeli var.
03:25Evet, yanlış duymadınız. Tam 3 katı.
03:29Peki bu büyük yapısal reformlar bir yana, maaş hesaplama yönteminde ne gibi değişiklikler öneriliyor?
03:35Yani işin matematiği nasıl değişecek?
03:38Önerinin ilk maddesi, aylık bağlama oranı yani ABO'yu düzeltmek.
03:43Şu an %50'lere kadar düşebilen bu oran için diyor ki, minimum %75 olmalı.
03:48Yani 2002 öncesindeki seviyeye geri dönülmeli.
03:50Bu, emeklinin eline geçecek para için dev bir adım demek.
03:55Gelelim en çarpıcı önerilerden birine, adalet.
03:59Bakın, yazar diyor ki, bugün Türkiye'de en düşük emekli maaşıyla en yüksek emekli maaş arasında 10 kattan fazla fark var.
04:07Bu kabul edilemez bir uçurum.
04:09Öneri ne peki?
04:10Bu makası en fazla 5 kat olacak şekilde bir yasayla sınırlamak.
04:14Yani ABO ortalamasına benzer çok daha adil bir yapı kurmak.
04:18Peki, tüm bu adımların, bu köklü değişimin varmak istediği son nokta ne?
04:24Aslında yazarın hayalindeki sistemin 4 temel direği var.
04:28Herkesin anlayabileceği kadar basit, herkes için adil, her kuruşun hesabının verildiği şeffaf bir yapı.
04:36Ve en önemlisi de, gelecekteki nesillerin de hakkını koruyan, kendi kendini döndürebilen, sürdürülebilir bir sistem.
04:44Ancak bu şekilde kaybolan güven yeniden kazanılabilir diyor.
04:47Ve işte bu analiz bizi oldukça kışkırtıcı bir soruyla baş başa bırakıyor.
04:51Yazarın bu planı aslında geçmişteki bir yapıya radikal bir geri dönüş önerisi.
04:56Peki sizce ileriye gitmek için en iyi yol geçmişe bakmak mıdır?
04:59Yoksa Türkiye'nin emeklilik geleceği için sıfırdan yepyeni bir model mi düşünmeliyiz?
05:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen