Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu makale, Prof. Dr. Harun Demirkaya tarafından kaleme alınan ve Türkiye’deki emeklilerin karşılaştığı ekonomik zorlukları kapsamlı bir şekilde inceleyen yazı dizisinin ilk bölümüdür. Makale, Ocak 2026 verileri ışığında emekli maaşlarının açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayarak mevcut gelir adaletsizliğini gözler önüne sermektedir. Özellikle memur emeklilerine verilmeyen seyyanen zamlar ve düşük aylık bağlama oranları gibi sistemsel sorunlar, devletin emeklisine olan borcu olarak nitelendirilmektedir. Emekli derneklerinin intibak yasası, sağlıkta muafiyet ve kira desteği gibi taleplerine de yer verilen metinde, toplumsal refahın ancak emeklilerin yaşam kalitesinin artırılmasıyla mümkün olacağı savunulmaktadır. Yazar, sosyal güvenlik sisteminin modern standartlara ulaştırılması gerektiğini belirterek, emeklilerin insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesinin devletin asli görevi olduğunu hatırlatmaktadır. Sonuç olarak çalışma, emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek bu sorunların çözümü için adil bir sistem ve acil yasal düzenlemeler öneren bir rehber niteliği taşımaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugünkü dosyamızda Türkiye'de milyonlarca insanı doğrudan etkileyen, hatta hayatlarını zora sokan çok önemli bir konuyu masaya atırıyoruz.
00:09Emeklilerin yaşadığı derin mali kriz.
00:13Hadi gelin, Ocak 2026 için yapılan projeksiyonlara, yani güncel rakamlara bir göz atalım, çünkü bu rakamlar durumun ne kadar ciddi olduğunu bize apaçık gösteriyor.
00:23Evet, karşımızdaki ilk rakam 20 bin lira. Bu ne biliyor musunuz? En düşük işçi ve bağkur emeklisinin bir ay boyunca eline geçen para, yani milyonlarca insanın tüm hayatını bu parayla döndürmesi bekleniyor.
00:38Peki, bu 20 bin lirayı neyle karşılaştıracağız? Tabii ki asgari ücretle o da 28 bin 75 lira.
00:45Bakın aradaki makas daha en baştan açılmış durumda. Emekli olduğunuz anda geliriniz ciddi şekilde düşüyor.
00:51Ve işte geldik en kritik rakama açlık sınırı. 30 bin 143 lira.
00:57Altını çizerek söylüyorum, bu rakam 4 kişilik bir ailenin sadece ve sadece gıda masrafı.
01:04Yani içinde ne kira var, ne fatura, ne de başka bir şey.
01:08İşte bu grafik aslında bütün hikayeyi özetliyor.
01:12Gördüğünüz gibi hem en düşük emekli maaşı hem de asgari ücret daha yılın ilk gününden itibaren açlık sınırının altında kalmış durumda.
01:20Yani insanlar temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak bir gelirle yaşamak zorunda kalıyor.
01:27Şimdi gelin işin başka bir boyutuna, büyük bir tartışma konusu olan ve bir adaletsizliğe işaret eden o meşhur seyyanen zam meselesine bakalım.
01:37Peki nedir bu seyyanen zam?
01:39Aslında çok basit. Maaşınız ne olursa olsun herkese eşit miktarda yapılan bir zam demek.
01:45Amaç da anında bir rahatlama sağlamak.
01:48İşte bu, Temmuz 2023'te çalışan memurlara yapılmıştı.
01:53Ama sorun nerede başlıyor biliyor musunuz?
01:55Memur emeklileri yasalara aykırı bir şekilde bu 8 bin 75 liralık zammın dışında bırakıldı.
02:01Yani bir anda çalışan memurla emekli memur arasında bir uçurum yaratıldı.
02:07Şimdi sıkı durun, işin en ilginç kısmı burası.
02:11O zaman ödenmeyen tek bir zammın bugünkü değeri ne kadar dersiniz?
02:16Enflasyonla birlikte hesaplandığında o tek bir ödeme bugün yaklaşık 21 bin lira ediyor.
02:21Bu ödenmeyen zamlar birike birike devasa bir borç oluşturdu.
02:27Devletin 30 ay boyunca bu zammı alamayan her bir memur emeklisine en az 470 bin lira borcu olduğu tahmin ediliyor.
02:35Ve tabii ki bu rakam ödeme yapılmadığı her geçen ay daha da büyüyor.
02:40Hal böyle olunca emekli dernekleri de boş durmadı tabii.
02:43Bütün bu sorunlar karşısında oldukça kapsamlı bir talep listesiyle çıktılar ortaya.
02:48Peki emekliler bu tablonun düzelmesi için ne istiyor?
02:52Talepleri neler?
02:54Taleplerin en başında tabii ki gelir ve ödemeler var.
02:58En net istekleri şu.
02:59En düşük emekli maaşı asgari ücretin altında olamaz, üstünde olmalı.
03:04Bir de zamlar yapılırken sadece enflasyona bakılmasın, ülkenin büyümesinden de pay verilsin diyorlar.
03:11Yani refah payı istiyorlar.
03:13Ama mesele sadece maaş değil.
03:15Hayatın içinden gelen başka talepler de var.
03:19Mesela sağlık hizmeti alırken bizden katkı payı alınmasın diyorlar.
03:23Bayram ikramiyeleri komik rakamlar olmasın, maaşı endekslensin istiyorlar.
03:27Hatta konut ve fatura yardımı gibi çok temel ihtiyaçlar da dile getiriliyor.
03:32Son olarak da sadece günü kurtarmak için değil, sorunu kökünden çözmek için sistemsel değişiklikler talep ediliyor.
03:39Mesela hep duyduğumuz o 3600 ek gösterge meselesi var ya, işte onun hiçbir meslek ayrımı yapılmadan herkesi kapsayacak şekilde düzenlenmesi sistemdeki en büyük adaletsizliklerden birini çözecektir diyorlar.
03:52Evet, liste epey uzun görünüyor değil mi?
03:56Ama aslında kaynak metninde vurguladığı gibi tüm bu taleplerin özü tek bir şeye çıkıyor.
04:02Adil ve insan onuruna yaraşır bir emeklilik sistemi.
04:06İşte bu noktada konu artık sadece bir ekonomi ya da politika tartışması olmaktan çıkıyor.
04:12Bir itibar, bir onur meselesine dönüşüyor.
04:15Bir ülkenin kendi vatandaşına nasıl baktığının bir göstergesi haline geliyor.
04:19Bakın bu yeni bir tartışma da değil.
04:22Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ne demiş?
04:25Mazide muktedirken bütün gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur.
04:34Yani geçmişine vefasızlık edenin geleceği de olmaz diyor.
04:38Yine çok önemli bir isim eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de konuyu çok net bir şekilde özetlemiş.
04:44Devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, emekli yurttaşlarının refah düzeyiyle ölçülür.
04:50Çok net bir mesaj değil mi?
04:52İşte bütün bu söylenenler bizi sosyal güvenliğin asıl hedefiyle sahadaki gerçeklik arasındaki o devasa uçuruma getiriyor.
05:01Makas giderek açılıyor.
05:03Şimdi düşünelim.
05:04Sosyal güvenlik sisteminin amacı ne?
05:07İnsanların hayat standartlarını korumak, onlara güvence sağlamak.
05:11Peki Türkiye'deki gerçeklik ne?
05:13Emekliler her geçen yıl daha da yoksullaşıyor.
05:16Yani sistem amacının tam tersi bir sonuç üretiyor.
05:20Ve bu da bizi üzerinde hepimizin düşünmesi gereken o can alıcı soruyla baş başa bırakıyor.
05:26Eğer bir milletin itibarı o ülkeyi alın teriyle inşa edenlere nasıl davrandığıyla ölçülüyorsa,
05:32bugünkü tablo bizim önceliklerimiz hakkında ne anlatıyor?
Yorumlar

Önerilen