Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 saat önce
Bu yazı, Nazım Peker tarafından kaleme alınan ve eski CIA Türkiye şefi Paul Henze tarafından 2006 yılında sunulduğu iddia edilen bir raporun analizini içermektedir. Yazar, yabancı güçlerin Türkiye'nin modernleşmesini engellemek ve ülkeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden tasarlamak istediğini savunmaktadır. İlgili rapora göre, Türkiye'deki denetim mekanizmalarını aşmak isteyen dış güçlerin, ülkeyi daha kolay yönetebilmek adına başkanlık sistemine geçilmesini teşvik ettiği öne sürülmektedir. Metinde, güçler ayrılığının ortadan kalkmasının ülkeyi dış müdahalelere karşı savunmasız bırakacağı ve federal bir yapıya zemin hazırlayacağı iddia edilmektedir. Son olarak yazar, 2018 yılında hayata geçen sistem değişikliğinin Türkiye'nin mevcut ekonomik ve sosyal durumu üzerindeki olumsuz etkilerini sorgulayarak okuyucuyu eleştirel bir düşünceye davet etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün elimizde gerçekten çok ilginç, bir o kadar da tartışmalı bir metin var.
00:06Yazar Nazım Peker'in 2006 tarihli olduğu iddia edilen bir istihbarat raporu üzerine kaleme aldığı o çok konuşulan yorumunu adım
00:15adım masaya yatırıyoruz.
00:16Baştan söyleyelim, biz burada kesinlikle taraf tutmuyoruz.
00:19Tek amacımız bu metnin sunduğu argümanları, çarpıcı iddiaları ve kurguladığı zaman çizergesini tamamen objektif bir mercekle sizlere aktarmak.
00:28Hazırsanız hemen başlayalım.
00:30Şöyle bir düşünün, Türkiye'nin bugünkü siyasi sistemi ta 2006 yılında kapalı kapılar ardında yazılan gizli bir raporda şekillenmiş olabilir
00:38mi?
00:39Yazarımız Nazım Peker tam olarak bu soruyu merkeze alıyor.
00:42Metin, geçmişte çizildiği iddia edilen bir planın bugünkü siyasi hayatımızda ne kadar örtüştüğüne dair müthiş bir gerilim yaratıyor.
00:50Yazar, yaşadığımız devasa sistem değişikliklerinin basit birer tesadüf olmadığını, yıllar önce hazırlanmış bir senaryonun parçası olduğunu savunuyor.
00:58Peki ama bu iddia neye dayanıyor?
01:00Gelin yazarın anlattıklarına daha yakından bakalım.
01:031. Bölüm
01:04Batı'nın Türkiye'ye bakış açısı ve yazarın temel perspektifi
01:08Metnin derinlerine ve o meşhur iddialara inmeden önce yazarın olaylara nereden baktığını anlamamız şart.
01:15Çünkü birazdan duyacağınız her şey bu temelin üzerine inşa ediliyor.
01:19Peker açıkça söylüyor, asıl derdi ülkesinin küresel sahnede basit bir figüran, yani sadece rol alan değil, aksine oyunun kurallarını belirleyen,
01:28rol dağıtan modern bir ülke olması.
01:30Bu bağımsız ve milliyetçi vizyon yazarın tüm analizinin çıkış noktasını oluşturuyor.
01:35Peki Peker'e göre bu güçlü vizyonun önündeki asıl engel kim?
01:39Yazar, Almanya'da geçirdiği yıllara ve orada Avrupalı meslekkaşlarıyla milletvekilleriyle yaptığı tartışmalara dayanarak şu net sonuca varıyor.
01:47Batı kesinlikle teknolojik olarak kalkınmış, güçlü bir Türkiye istemiyor.
01:52Tam aksine kendi iç sorunlarıyla, kendi tabiriyle karın ağrısıyla boğuşan, dikkatini dışarıya veremeyen, ufak tefek meselelerle sürekli oyalanan bir Türkiye
02:00arzuluyorlar.
02:012. Bölüm
02:02İddia edilen plan, yani 2006 CIA Türkiye raporu
02:07İşte yazarın asıl bombayı patlattığı yer burası.
02:12Batının bu arzusu sadece bir temenniden ibaret değil, diyor Peker.
02:16Eski CIA Türkiye şefi Paul Bernard Henze tarafından hazırlandığı ve 2006'da doğrudan Beyaz Saray'a sunulduğu öne sürülen çok çarpıcı
02:24bir belgeden bahsediyor.
02:26Zamanlamaya dikkatinizi çekerim, metinde özellikle vurgulanıyor.
02:29AKP'nin iktidara girişinden tam 4 yıl sonra.
02:33Yazar, bu raporda Türkiye'nin nasıl yeniden dizayn edileceğinin ve bunun için devletin hangi çarklarının kırılması gerektiğinin açıkça yazıldığını iddia
02:42ediyor.
02:423. Bölüm
02:43Eski sistemdeki problem, güçler ayrılığı
02:46Düşünün ki, Amerika, bölgedeki planlarını uygulayacak ama karşısında aşılmaz bir duvar var.
02:53Yazarın aktardığına göre bu yabancı rapor, bizzat Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan anayasal yapıyı tam anlamıya bir kabus olarak görüyor.
03:01Neden mi?
03:02İnanılmaz bir domino taşı dizilimi var ortada.
03:05Diyelim ki dışarıdan büyük bir baskıyla hükümeti ikna ettiniz, hemen karşınıza meclis çıkıyor.
03:10Meclisi bir şekilde aşsanız bu kez ordu duruyor.
03:13Onu da geçseniz devasa bir yargı duvarına çarpıyorsunuz.
03:16Dört katmanlı, sürekli birbirini denetleyen harika bir savunma mekanizması.
03:21Peker, tam bu noktada rapordaki iddiaları değerlendirirken çok vurucu bir ifade kullanıyor.
03:27Güçler ayrılığı bu ülkenin çimentosudur.
03:30Yani incelediğimiz metne göre, Amerikan çıkarlarını en çok çileden çıkaran, en çok zorlayan şey, dış müdahalelere karşı ülkeyi sapas anlam
03:39tutan bu güçlü çimentoydu.
03:414. Bölüm
03:42Yeni hedef ve elbette önerilen o meşhur çözüm, başkanlık sistemi.
03:47Duvar bu kadar sağlamsa ne yaparsınız?
03:50Temelini kökten değiştirirsiniz.
03:52Rapora göre nihai jeopolitik hedef çok büyüktü.
03:56Yakın Doğu Federasyonu.
03:57Metin, başkenti İstanbul olması planlanan bu yapıyı doğrudan Büyük Ortadoğu Projesi, yani kamuoyunun bildiği adıyla Bob'la ilişkilendiriyor.
04:06Ama işte bu Amerikan destekli yapıyı kurabilmek için önce o az önce bahsettiğimiz meşhur çimento'nun güçler ayrılığı sisteminin temelden
04:16yıkılması şarttı.
04:17Metindeki zıtlık kelimenin tam anlamıyla siyah ve beyaz gibi.
04:21Bir yanda birbiriyle denge içinde olan ve dışarıdan müdahale edilmesi neredeyse imkansız olan eski güçler ayrılığı var.
04:28Diğer yanda ise raporun ısrarla öncelikle geçilmelidir dediği, yargıyı, orduyu, meclisi ve hükümeti tek bir odakta buluşturan başkanlık rejimi duruyor.
04:38Gücü dengeleyip dağıtmak yerine tek bir merkezde kilitlemek.
04:42Peki aman neden ısrarla bu isteniyordu?
04:45Yazar, raporun bu tekni sistemi neden bu kadar çok istediğini o kadar soğukkanlı ve ürpertici bir mantıkla açıklıyor ki, inanılmaz.
04:53Birbirini denetleyen dört ayrı bağımsız kurumu aynı anda ikna etmek imkansıza yakındır.
04:58Ama tüm gücü elinde tutan sadece bir kişiyi ikna etmek çok çok baha kolaydır.
05:03Peki ya o bir kişi çıkarlara hizmet etmeyi reddederse?
05:06İşte o zaman planın ikinci aşaması devreye giriyor.
05:09Peker metninde Libya ve Irak örneklerini vererek tek bir kişiye bağlı o zayıf sistemi dışarıdan yıkmanın Amerika için çocuk oyuncağı
05:15olduğunu öne sürüyor.
05:17Hatta bir adım ileri gidip devlet Bahçeli'nin bu sisteme geçişteki çabalarını da tam olarak bu tehlikeli senaryo üzerinden sorguluyor.
05:24Beşinci ve son bölüm.
05:25Plandan Gerçeğe 2017 Referandumu ve Günümüz
05:29Şimdi kamerasını biraz daha yakın geçmişimize, hepimizin hatırladığı o günlere çeviriyor yazar.
05:35Peker, bu anayasal sistem değişikliğinin halka nasıl pazarlandığını göstermek için 2017 referandumundaki o çok tanıdık sloganı hatırlatıyor.
05:43Ha siz bu kardeşinize yetkiyi verin, şununla bununla, faizle, enflasyonla nasıl uğraşılır göreceksiniz.
05:50Yazar, halkın doğrudan ekonomik vaatlerle ikna edildiği bu süreçin aslında yıllar önceki o CIA raporunda kurgulanan tüm gücü tek elde
05:58toplama projesinin sahaya sürülmüş hali olduğunu iddia ediyor.
06:01Ve taşlar yerine oturuyor.
06:03Yazarın çizdiği zaman çizelgesine bir bakın, her şey 2006 yılında yazıldığı iddia edilen o meşhur Henze raporuyla başlıyor.
06:10Sonra aradan yıllar geçiyor ve 16 Nisan 2017 referandumuyla bu planın hukuki temedi atılıyor.
06:17Son olarak 9 Temmuz 2018'de partili cumhurbaşkanlığı sisteminin tüm yetkileriyle fiiliyata döküldüğünü görüyoruz.
06:24Peker'in gözünden bakarsak, yıllar önce karanlık bir odada hazırlanan o şablon tıkır tıkır işleyerek Türkiye'nin bugünkü gerçeğine dönüşmüş
06:32durumda.
06:33Ve incelememizin sonuna yaklaşırken, Nazım Peker bu iddialı metnini zihinlere kazınan oldukça provokatif bir soruyla bitiriyor.
06:42Verdik yetkiyi, gördük etkiyi. Ülkede iyi olan ve iyi giden ne var?
06:47Biz bu incelememizde taraf tutmadan, yazarın iddialarını, dayandığı o laporun detaylarını ve kurguladığı o zaman çizergesini tamamen objektif bir şekilde
06:56sizlere aktardık.
06:58Peki, bu haritada anlatılanlar gerçeği ne kadar yansıtıyor?
07:02Bu son sorunun cevabını bulmak ve sistem değişikliklerinin ülkeye olan gerçek etkisi üzerine düşünmek tamamen siz değerli izleyicilerimize kalıyor.
07:10Bugün farklı perspektiflere ele aldığımız bu incelememizde bize katıldığınız için teşekkürler.
07:16Bir sonrakinde görüşmek üzere. Merak etmeye ve öğrenmeye devam edin.
Yorumlar

Önerilen