00:00Türkiye'deki milyonlarca emeklinin durumu, malum hepimizin gündeminde.
00:04Ama sürekli geçici yardımları, pansuman tedbirleri konuşuyoruz.
00:09Peki ya kalıcı çözümler?
00:10İşte bu sunumda Prof. Dr. Harun Demirkaya'nın emeklilik sistemini temelden değiştirmeyi hedefleyen çok somut önerilerine birlikte göz atacağız.
00:20Gelin en temel soruyla başlayalım.
00:23Emeklilerin bu bitmek bilmeyen sorunlarına gerçekten kalıcı, onurlu çözümler bulabilir miyiz?
00:28Yani günü kurtaran yardımlar mı, yoksa sistemi adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacak köklü adımlar mı lazım?
00:36İşte şimdi o adımların ne olduğuna bakacağız.
00:39Peki nereden başlamak lazım?
00:42Prof. Demirkaya'ya göre çözümün ilk ve en temel adımı sistemin en tepesinden geliyor.
00:48Konumuz eşitlik.
00:50Yani ne demek bu?
00:53Ayrıcalıkların tamamen kaldırılması.
00:55Bakın bu ifade aslında bütün felsefenin özeti gibi.
01:00Yazarın burada vurguladığı şey çok net.
01:02Milletvekilliği, bakanlık ya da seçimle gelinen diğer görevler, bunlar özel emeklilik hakları kazanılacak birer kariyer kapısı olamaz.
01:12Bunlar toplumu hizmet için üstleniler onurlu bir görevdir, olmalıdır da.
01:17Ve tam da bu noktada hepimizin bildiği o meşhur atasözü devreye giriyor.
01:22Balık baştan kokar.
01:23Yazarın argümanı aslında çok basit ve net.
01:26Eğer sistemin en tepesinde bir eşitsizlik, bir ayrıcalık varsa, yani bazıları için kurallar farklı işliyorsa,
01:33o zaman sistemin geneline adaleti detirmekten nasıl bahsedebiliriz ki?
01:37İmkansız.
01:38İşte bu tabloda mevcut durumla önerilen çözüm arasındaki o keskin farkı net bir şekilde görüyoruz.
01:45Sol tarafta ne var?
01:46Seçilmiş yetkililer için oluşturulmuş özel, istisnai emeklilik hakları.
01:51Sağdaysa radikal ama bir o kadar da basit bir öneri var.
01:54Herkes, ünvanı, makamı ne olursa olsun, herkes standart SGK sistemine tabi olmalı.
02:00Ne kadar gün çalıştıysan, ne kadar prim ödediysen onun karşılığını almalısın.
02:05İstisna yok.
02:06Peki, bu temel eşitlik ilkesini sağladık diyelim.
02:09Sonra ne olacak?
02:11Sistemin kendisini nasıl daha adil ve işlevsel bir hale getirebiliriz?
02:15Şimdi gelin, işin biraz daha teknik ama bir o kadar da önemli kısmına,
02:20yani sistemin adeta yeniden tasarlanmasına bakalım.
02:23Çözüm elellerine geçmeden, yazarın altını çizdiği temel sorunları bir hatırlayalım mı hızlıca?
02:29Mesela, aynı koşullarda çalışmış ama sırf emekli olduğu tarif farklı diye bambaşka maaş alan,
02:35eski ve yeni emekliler, sürekli delişen yasalar yüzünden insanların kazanılmış haklarının bir anda buhar olması,
02:43en düşük maaşların bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının bile altına düşmesi ve tabi ki hepimizin canını yakan o sorun,
02:51yüksek enflasyon karşısında maaşların eriyip gitmesi.
02:54İşte bu alıntı, özellikle şu enflasyon meselesinin neden sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir güven meselesi olduğunu gösteriyor.
03:03Yazar diyor ki, devletin açıkladığı veriler şeffaf ve doğru olmak zorunda.
03:08Çünkü maaş zamlarından tutun da vergilere kadar her şey bu rakamlara göre hesaplanıyor.
03:13Devlet, halkını kandırmaz, kandırmamalı.
03:16Bu, en temel güven ilişkisidir.
03:18Peki bu yüksek enflasyona karşı somut bir çözüm var mı?
03:22İşte burada karşımıza eşel mobil sistemi diye bir kavram çıkıyor.
03:27Aslında bu geçmişte Türkiye'de uygulanmış bir sistem.
03:29Tanımı da oldukça basit.
03:31Hayat ne kadar pahalanıyorsa, yani enflasyon ne kadar artıyorsa, maaşlar da o oranda otomatik olarak artıyor.
03:37Amaç ne?
03:38Emeklinin alım gücünü korumak, maaşının pul olmasını engellemek.
03:42Bu kadar basit.
03:43İşte Profesor Demirkaya'nın önerdiği o dört adımlık reform paketi.
03:47Birincisi, eski yeni ayrımını tamamen bitirecek, adil, tek bir sistem kurmak.
03:54İkincisi ve belki de en kritiği, kazanılmış hakları korumak.
03:58Yani ne demek bu?
03:59Oyun başladıktan sonra kuralları değiştiremezsin.
04:03Üçüncüsü, en düşük emekli aylığının bir tabanı olmalı ve bu taban her zaman açlık sınırının üstünde kalmalı.
04:10Gerekirse hazine bunu desteklemeli.
04:12Ve son olarak dördüncüsü, maaş samları gelecekte şöyle olacak gibi tahminlere göre değil,
04:18yaşanmış, gerçekleşmiş enflasyona artı bir de ülke büyümesinden verilecek refah payına göre yapılmalı.
04:24Maaş sisteminin yanı sıra çok net, somut bir öneri daha var.
04:29Bayram ikramiyeleri.
04:30Biliyorsunuz yılda iki kez veriliyor.
04:32Teklif şu, bu ikramiyelerin her biri en az yarım maaş tutarında olmalı.
04:36Bu, özellikle bayram dönemlerinde emekliler için gerçekten büyük bir nefes alma imkanı demek.
04:42Peki, sadece maaş ve ikramiye gibi doğrudan parasal iyileştirmeler yeterli mi?
04:47Yazar, bunun ötesinde emeklilerin gündelik yaşam kalitesini artıracak sosyal desteklerin de altına çiziyor.
04:54Gelin şimdi de bu destek önerilerine bir bakalım.
04:57Önce hayatın en temel direkleri.
05:00Sağlık ve barınma.
05:01Öneriler arasında neler var?
05:03Sağlık hizmetlerindeki o muayene ve ilaç katkı paylarının düşürülmesi, hatta kaldırılması.
05:0865 yaş üstü için hastanelerde öncelik tanıyan özel bir hızlı randevu hattı oluşturulması
05:14ve tabii ki eve olmayan emekliler için TOKI ve belediyeler işbirliğiyle uygun koşullarda sosyal konutlar sağlanması.
05:23Evde bakım ve psikolojik destek de cabası.
05:25Ama sosyal destekler sadece bu temel ihtiyaçlarla sınırlı kalmamalı.
05:30Öneriler emeklileri hayatın içinde aktif ve sosyal tutmayı hedefliyor.
05:34Düşünsenize elektrik, su, doğalgaz gibi temel faturalarda ve toplu ulaşımda indirimler,
05:40tiyatroya, sinemaya yani kültürel etkinliklere daha ucuza gidebilmek,
05:45belediyelerin açacağı sosyal tesisler, hobi merkezleri,
05:48hatta üniversitelerle ortaklaşa düzenlenecek yaşam boyu eğitim programları.
05:52Bütün bunların amacı ne?
05:54Emekliliği bir kenara çekilme dönemi olmaktan çıkarmak.
05:57Şimdi bütün bu destekler, indirimler, sosyal faaliyetler hepsi kulağa çok hoş geliyor değil mi?
06:04Ama yazar tam bu noktada bizi bambaşka bir yere götürüyor
06:07ve tüm bu tartışmanın ötesinde asıl ve nihai çözüme işaret ediyor.
06:12Ve burada çok kritik bir soru soruyor.
06:15Bir dakika, acaba tüm bu iyi niyetli indirimler, destekler, kolaylıklar
06:19asıl sorunu gözümüzden kaçırmamıza mı neden oluyor?
06:22Yani maaşların tek başına yetersiz olduğu gerçeğini perdeliyor olabilir mi?
06:27Bunlar kalıcı bir çözüm mü yoksa yara bandı mı?
06:31Ve işte tüm bu analizin can alıcı noktası özeti bu cümlede saklı.
06:36Olmazsa olmaz olan diyor yazar,
06:38emeklinin aldığı aylıkla kimseye muhtaç olmadan geçimini sağlayabilmesidir.
06:44Yani asıl hedef emekliye sürekli bir şeyler vermek, yardım etmek değil.
06:48Asıl hedef ona en başından itibaren onurlu bir şekilde yaşayabileceği yeterli bir geliri sağlamak.
06:55Bu fikir aslında bütün denklemi değiştiriyor.
06:58Şöyle düşünün, eğer bir emeklinin maaşı zaten faturalarını rahatça ödemeye,
07:03kirasını karşılamaya, torununa bir hediye almaya, sosyal hayatını sürdürmeye yetiyorsa,
07:08o zaman belki de diğer birçok desteğe, indirime falan zaten gerek kalmaz değil mi?
07:13Çünkü bir insan kendi geliriyle hayatını kimseye muhtaç olmadan idame ettirebildiği zaman özgürleşir.
07:20Ve bu bölümü gelin hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir soruyla bitirelim.
07:25Belki de bir toplum için en etkili, en adil ve en kalıcı sosyal politika,
07:31vatandaşlarına insanca yaşayabilecekleri bir gelir güvencesi sağlamaktır.
07:35Ve yeterli bir emekli maaşı bu politikanın ilk ve önemli adımı olabilir mi?
07:40Ne dersiniz?
07:41Ne dersiniz?
Yorumlar