00:00Hadi gelin, tarihi bir gerçeğin modern hukukla nasıl çarpıştığına ve ortaya nasıl akıl almaz bir muamma çıkardığına birlikte bakalım.
00:07İşte bugün masaya yatıracağımız temel soru tam olarak bu.
00:11Ve inanın bana cevabı hiç de beklediğiniz kadar basit değil.
00:15Gizemimizin tam kalbinde de bu olay var.
00:18Profesör Ümit Özdağ aslında tarihsel olarak doğru görünen bir sıfatı kullandığı için ceza aldı.
00:24İşte işin en kafa karıştırıcı kısmı da burası.
00:27Cevabı bulmak için zamanda biraz geriye gitmemiz gerekiyor.
00:31Hem de yaklaşık bir asır öncesine, Türkiye Cumhuriyeti'nin o ilk sancılı günlerine.
00:37Peki kimdi bu Şeyh Said ve ne yapmıştı da olaylar bu noktaya gelmişti?
00:42Her şey 1925 Şubat'ında küçücük bir kıvılcımla başladı ama isyan,
00:47Güneydoğu Anadolu'da şok edici bir hızla yayıldı ve genç cumhuriyet için çok ciddi bir tehdit haline geldi.
00:53Şimdi bu gördüklerimiz çok önemli.
00:55Çünkü bu basit bir protesto falan değil.
00:58Hayır, bu resmen devlet otoritesini ortadan kaldırmaya ve onun işleyişini tamamen felç etmeye yönelik organize bir girişim.
01:06Peki daha yeni kurulmuş, gencecik bir cumhuriyet böylesine büyük, böylesine varoluşsal bir tehdide nasıl karşılık verdi?
01:15İşte bu alıntı devletin o günkü resmi bakış açısını kusursuz bir şekilde özetliyor.
01:20O dönemin Şark İstiklal Mahkemesi gerekçesini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar net bir şekilde ortaya koymuş.
01:26Yani en kilit nokta bu.
01:28Mahkeme bu eylemlerin adını resmi olarak koyuyor ve onu vatana ihanet olarak tescilliyor.
01:35Mahkemenin verdiği karar da son derece sertti.
01:37Diyarbakır'da aralarında Şeyh Said'in de bulunduğu tam 47 kişi idam edildi.
01:42Bu karar Şeyh Said'in 1925 devletinin gözündeki hukuki statüsünü bir hain olarak aleta perçinledi.
01:51Buraya kadar her şey çok net gibi duruyor değil mi?
01:54Ama işte hukuki muamma tam da bu noktada başlıyor ve işler iyice karışıyor.
02:00Şöyle ki Şeyh Said'in mahkum eden o meşhur kanun, kıyaneti vataniye kanunu artık yürürlükte değil.
02:07Onun yerine günümüzde benzer suçları kapsayan modern Türk ceza kanunu maddeleri almış durumda.
02:12E o zaman şu soruyu sormak gerekmiyor mu?
02:15Tamam kanun değişmiş olabilir ama yapılan eylemler yani devletin birliğini bozmak ve silahlı isyan çıkarmak bugünkü kanunlara göre de hala
02:23suç.
02:24Öyleyse Ümit Özdağ neden ceza aldı?
02:26İşte geldik o büyük sürprize çünkü Özdağ'a karşı açılan davanın ne tarihle ne de vatana ihanetle bir ilgisi vardı.
02:34Konu bambaşka bir şeydi.
02:36Dava Türk ceza kanunun 130. maddesine dayandırıldı.
02:40Yani kişinin hatırasına hakaret suçuna.
02:44Mahkeme dedi ki vatan haini gibi ifadeler kullanmak Şeyh Said'in hatırasına bir hakarettir.
02:49Ve sonuç işte bu.
02:526500 liralık bir para cezası ve 5 yıl denetimli serbestlik.
02:55Yani ceza tarihsel bir yanlışa değil, hukuken ölmüş birinin anısına hakaret edildiği gerekçesine dayandırıldı.
03:03Tabii tahmin edebileceğiniz gibi bu karar hikayeyi bitirmek bir yana hem kamuoyunda hem de hukuk çevrelerinde çok daha şiddetli bir
03:11tartışmayı ateşledi.
03:12Aslında tüm meselenin kalbinde birbiriyle çatışan iki temel ilke var.
03:17Bir yanda tarihi bir mahkeme kararını dile getirme hakkı yani ifade özgürlüğü,
03:22diğer yanda ise ölen bir kişinin onurunun ve itibarının yasalarla korunması hakkı.
03:27Peki bu çizgiyi tam olarak nereye çekeceğiz?
03:30İşte şimdi hukukçular ve kamuoyu bu çetin sorularla boğuşuyor.
03:35Tarihin, hukukun ve ifade özgürlüğünün doğasına dair çok temel sorular bunlar.
03:40Ve tüm bunlar bizi kışkırtıcı bir son düşünceyle baş başa bırakıyor.
03:45Bu dava aslında sadece geçmişle ilgili bir mesele değil,
03:48aynı zamanda bir ülkenin hukuk sisteminin bugünü ve geleceği hakkında da bize çok şey söylüyor.
Yorumlar