00:00Düşünün bir kere, sadece bir Facebook paylaşımı yarım asırlık bir hukuk kariyerini nasıl olur da bir anda sanık sandayyesine taşıyabilir?
00:08İşte bu bölümde duayen bir avukatın isyanını ve bu isyanın ardındaki o derin çatışmayı mercek altına alıyoruz.
00:16İşte bu inanılmaz davanın kalbine şimdi iniyoruz.
00:19Bu olay bir insanın siyasi tarihle dolu geçmişini dijital çağın modern bir suçlamasıyla karşı karşıya getiriyor.
00:25Bir yanda hukuka ve siyasete adanmış 50 yıl, diğer yanda ise o anki bir öfkeyle birkaç saniyede yazılmış bir sosyal
00:33medya gönderisi var.
00:34Peki bu davayı bu kadar önemli kılan ne?
00:38Cevap sanık sandalyesinde oturan kişinin kimliğinde gizli.
00:42Şevket Can Özbay. Gelin bu ismin ardındaki tarihe bir bakalım.
00:46Yani karşımızdaki sadece uzun bir kariyer listesi değil, resmen Türkiye'nin yakın tarihinin bir özeti.
00:52MHP'nin kuruluşundan 12 Eylül sonrası davalara, oradan da Abdullah Öcalan'ın yargılanmasına.
00:59Özbay bütün bu kritik anların tam merkezinde yer almış bir isim.
01:03Peki böylesine tarihi bir figürü sanık koltuğuna getiren o son damla neydi?
01:08İnanın her şey banka hesabına yatan bir emekli maaşıyla başladı.
01:13İşte her şeyi başlatan o rakam bu.
01:1511.852 lira.
01:17Düşünün yarım asırlık bir kariyerin, onca davanın, onca mücadelenin sonunda hesaba yatan para bu.
01:24İşte bu miktar Özbay için bardağı taşıran son damla oldu ve hukuki bir fırtınanın fitilini ateşledi.
01:30İşte hesabındaki bu rakamı görünce o anki öfkeyle, o çaresizlikle Facebook'a giriyor ve doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri
01:40Bahçeli'ye sesleniyor.
01:41Paylaşımındaki isyan dolu mesaj tam olarak buydu.
01:44Tabii bu kadar serp ifadeler içeren bir paylaşım gözden kaçmıyor.
01:48Sanal devriye olarak adlandırılan emniyet birimleri bu gönderiyi anında tespit ediyor.
01:54Ve sonuç, hakkında hemen Cumhurbaşkanı'na ve kamu görevlisine hakaret suçlamalarıyla bir dava açılıyor.
01:59Beş şimdi, davanın görüldüğü o mahkeme salonuna gidelim.
02:04Ama baştan söyleyeyim, burada sizlik ekleyen manzara o bildiğimiz ağır, resmi mahkeme atmosferinden çok daha farklı, hatta biraz sıra dışıydı.
02:12Düşünün bir kere, iddia makamını temsil eden savcı, üzerinde cübbesi olmadan takım elbiseyle duruşmada yer alıyor.
02:20Pencerenin kenarında, elleri ceplerinde duruşma devam ederken bir yandan da cep telefonuna bakıyor.
02:26Hatta hakim mütalaasını sorduğunda sadece esneyip tekrar ediyorum demekle yetiniyor.
02:32İşte bu tablo, davanın ne kadar ilginç bir atmosferde geçtiğini yeterince anlatıyor.
02:37İşte tam da bu tuhaf atmosferde, 80 yaşındaki Şevket Can Özbay, kendi avukatlığını yapmak üzere kürsüye çıkıyor.
02:45Ve yapacağı savunma, sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve son derece kişisel olacaktı.
02:52Peki savunmasına nereden başladı?
02:54Çok zekice ve kritik bir hukuki ayrımla.
02:57Özbay dedi ki ben cumhurbaşkanlığı makamına hakaret etmedim.
03:01Benim sözlerim iki siyasi parti liderine yönelikti.
03:04Yani bunlar devletin makamı değil, siyasi figürler diyerek bunun bir hakaret değil,
03:09ağır da olsa bir siyasi eleştiri olduğunu ve demokrasilerde buna yer olması gerektiğini savundu.
03:14İşte bu hukuki argümandan sonra işin en insani, en kişisel kısmına geldi.
03:19Dedi ki benim emekli maaşım açlık sınırının altında, buna isyan ediyorum kim olsa eder ve ekledi beni bu duruma düşürmeye
03:27ne hakları var.
03:28Sonra da o can alıcı kişisel notu düştü.
03:3180 yaşındayım, beynimde uğur, kalbimde stent var ve ben hala çocuğumu okutmak için çalışmak zorundayım.
03:38Bu sözler aslında o paylaşımın bir isyan çığlığı olduğunu anlatıyordu.
03:42Ve savunmasının belki de en vurucu anı.
03:45Mahkemeye sunduğu bu inanılmaz ironiydi.
03:48Bir tarafta yıllar önce mağdur ailelerini savunduğu davadaki PKK lideri Abdullah Öcalan var ki bugün onun umut hakkı bile tartışılıyor.
03:56Diğer tarafta ise kendisi var.
03:58Emekli maaşına isyan ettiği için sanık sandalyesinde oturan bir avukat.
04:02Peki bu kadar güçlü ve kişisel bir savunmanın ardından mahkemeye ne karar verdi?
04:06Karar netti, suçlu.
04:08Şevket Can Özbay hem Cumhurbaşkanı'na hem de kamu görevlisine hakaretten suçlu bulundu.
04:14Cezası ise bir yıl, iki ay, on yedi gün hapis olarak belirlendi.
04:19Ama kararda çok önemli bir detay vardı.
04:22Hakim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması.
04:25Yani kısaca Hagip kararı verdi.
04:27Peki bu ne anlama geliyor?
04:29Çok basitçe bu ceza şimdilik ertelendi demek.
04:31Eğer Özbay önümüzdeki beş yıl içinde kasıtlı başka bir suç işlemezse bu mahkumiye siciline hiç yazılmayacak ve hapse girmeyecek.
04:40İşte böyle, kurucularından olduğu bir siyasi hareketin liderlerine isyan ettiği için yargılanan duyayen bir avukatın hikayesi bu.
04:48Ve bu dava hepimizin aklında o temel soruyu bırakıyor.
04:51Bir demokraside haklı bir öfke nerede biter, cezalandırılması gereken bir hakaret nerede başlar?
04:57Bu çizgi tam olarak nereden geçiyor?
Yorumlar