Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Mehmet Edip Ören, sunduğu köşe yazısında günümüz Türkiye’sinin siyasal ve toplumsal meselelerini keskin bir dille eleştirmektedir. İçerik, büyükşehirlerdeki erkeklik rollerinden başlayarak iktidar figürlerinin etnik kökenlerine ve uluslararası liderlerin çelişkili ilişkilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Toplumsal düzenin bozulmasına dikkat çeken metin, suç yaşının düşmesi ve motosikletli kuryelerin yarattığı trafik güvenliği sorunları için acil önlemler talep etmektedir. Ayrıca yazar, muhalefet partileri içerisindeki stratejik hamleleri ve siyasi figürlerin samimiyetini sorgulayan iddialarda bulunmaktadır. Genel olarak bu yazı, ülkenin gidişatına dair duyulan derin endişeyi ve çeşitli kurumlara yönelik güven kaybını yansıtan bir yorum bütünüdür.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün merceğimize Türkiye'den oldukça kışkırtıcı bir siyasi yorumu alıyoruz.
00:06Kimlik siyaseti, uluslararası ilişkiler, hatta perde arkası oyunlar bayağı dolu bir gündemimiz var.
00:12Hadi lafı uzatmadan başlayalım.
00:14Yazar söze bakın oldukça iğneleyici bir tanımla giriyor.
00:18Aslında burada ne demek istiyor?
00:20Şunu söylüyor.
00:21Kendi fikirleriniz yüzünden başınızın derde girebildiği bir ortamda en güvenli liman
00:26ya hiç düşünmemek ya da sadece işinizin ne dediğine bakmak.
00:31Kulağa epey manidar geliyor değil mi?
00:33Ama tabii bu esprili hatta alaycı başlangıç sizi yanıltmasın.
00:38Çünkü yazı buradan hızla çok daha ciddi bir alana.
00:41Yani kimlik ve siyasetin o hassas kesişim noktasına doğru ilerliyor.
00:46Yazar işe nereden başlıyor biliyor musunuz?
00:48Doğrudan Cumhurbaşkanı'nın oğlu Bilal Erdoğan'ın aile kökenleriyle ilgili yaptığı son açıklamalardan.
00:54Bu açıklamaları da hükümetin o çok bilinen ulusal kimlik söylemini sorgulamak için bir sıçrama tahtası olarak kullanıyor.
01:01Şimdi yorumda daha derine inmeden önce sıkça karşımıza çıkacak bir kavramı hatırlamamız lazım.
01:08İktidar partisinin dilinden düşürmediği o meşhur slogan yerli ve milli.
01:13Bu yazının anahtar kelimelerinden biri olacak.
01:16İşte yazarın dikkat çektiği ilk noktada tam olarak burası.
01:20Diyor ki bir yanda sürekli vurgulanan bir yerli ve milli söylemi var.
01:24Diğer yanda ise ailenin Arap kökenli olduğuna dair açıklamalar.
01:29Yazar bu ikisi arasında bariz bir çelişki, bir tezat olduğunu öne sürüyor.
01:34Peki mesele sadece anne tarafıyla mı sınırlı?
01:37Hayır.
01:37Yazar bu noktadan sonra rotayı Cumhurbaşkanı'nın baba tarafına çeviriyor ve eski bir deyişi atıfta bulunarak doğrudan soruyor.
01:44Peki ya dedesi ve ninesi?
01:46Onlar hangi dili konuşurdu?
01:48Yazar burada artık biraz spekülasyon alanına giriyor ve bazı ihtimalleri masaya yatırıyor.
01:54Gürücü mü, Rum mu yoksa Türk mü?
01:57Hatta Cumhurbaşkanı'nın akıcı Rumca konuşmasının bu merakı daha da körüklediğini üstü kapalı bir şekilde ima ediyor.
02:03Evet şimdi iç siyasetteki bu kimlik tartışmalarını bir anlıkla kenara bırakalım ve yazarla birlikte rotamızı uluslararası arenaya çevirelim.
02:12Merceğin altında bu kez çok konuşulan bir ilişki var.
02:16Trump ve Erdoğan ilişkisi.
02:18Yazarın Trump hakkındaki görüşleri oldukça net hatta sert.
02:22Onu deli olarak tanımlıyor ama hemen ardından çok ilginç bir parantez açıyor ve diyor ki bu adamın tek bir iyi
02:28yanı var o da bizim RT'yi yani Recep Tayyip Erdoğan'ı çok seviyor olması.
02:32Peki ama Trump'ın Erdoğan'a yönelik bu sevgisinin, bu övgülerinin arkasından ne yatıyor?
02:39Yazar burada genel kanıdan yani bunun bir tür seçim kampanyası desteği olduğu fikrinden tamamen ayrılıyor.
02:46Kendi özgün teorisine daha kişisel bir açıklamayı öne sürüyor.
02:50Bakın yazarın teorisi hiç de siyasi değil.
02:54Aksine tamamen psikolojik bir temele dayanıyor.
02:57Ona göre bütün hikaye Trump'ın bir zamanlar Erdoğan'ın mal varlığını açıklamakla tehdit etmesi, sonrasındaysa onun sadece bir al
03:05yansı olduğunu öğrenince büyük bir pişmanlık duymasıyla ilgili.
03:08Yani olay bir vicdan azabı meselesi.
03:12Şimdi siyasetten biraz uzaklaşıp yazarın deyimiyle toplumun kanayan bir yarasına parmak basıyoruz.
03:19Konumuz giderek daha endişe verici hale gelen çocuk suçluluğu.
03:23Yazar bu konudaki iddiasını desteklemek için gerçekten de çok çarpıcı bir rakam ortaya koyuyor.
03:29Diyor ki artık organize suç çetelerine katılan her 10 kişiden 8'i yani %80'i 18 yaşın altında.
03:37Peki bu durumun sebebi ne?
03:40Yazara göre sorunun kökeni hukuk sisteminin kendisinde hatta onun aşırı hoşgörülü olmasında yatıyor.
03:47Düşünün 15 yaşında cinayet işleyen bir genç 8-10 yıl yatıp 20'li yaşlarının ortasında serbest kalıyor.
03:54Yazar bu sistemin aslında kendi mafya babası adaylarını yarattığını iddia ediyor.
03:59Yazarın bu konudaki çözüm önerisi ise oldukça radikal ve net.
04:03Evet, cezalar suçu işleyenin yaşına göre değil doğrudan suçun ciddiyetine göre verilmeli.
04:09Ancak bu şekilde gençlerin ağır suçlara yönelmesinin önüne geçilebilir diyor.
04:15Büyük suçlardan şimdi de gündelik hayatımızın bir parçası haline gelen başka bir kaosa geçiyoruz.
04:21Yazar bu kez dikkatini yollardaki duruma, özellikle de motokurya sorununa çeviriyor.
04:27Yazar, motokuryelerin hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığının farkında.
04:31Ancak meselenin kuryelerin kendisi olmadığını, asıl sorunun onların adeta bir kanunsuzluk içinde hareket etmesine izin veren denetimsizlik olduğunu söylüyor.
04:41Ve bunun için de acil bir ıslah planı çağrısı yapıyor.
04:45Yazar, sokaklarda gördüğü manzarayı aslında tek bir retorik soruyla özetliyor.
04:51Bu motokuryeler trafik kurallarından muaf mı?
04:54Neden onlara hiçbir kural işlemiyor gibi görünüyor?
04:56Çözüm önerisi de oldukça somut, üç adımlı bir plan şeklinde geliyor.
05:01Birincisi, kural ihlali yapan kuryeye ağır para cezası kesilecek.
05:06İkincisi, bu cezanın mali sorumluluğu kuryeyi çalıştıran şirkete de yüklenecek.
05:10Üçüncüsü ise, eğer ihlaller devam ederse o motosiklete uzun bir süre el konulacak.
05:16Yani hem birey hem de kurum sorumlu tutulsun diyor.
05:19Ve geldik yazının belki de en karmaşık, en çok tartışma yaratacak bölümüne.
05:25Yazar, şimdi de rotasını tamamen ana muhalefet partisine çeviriyor.
05:28Ve oradaki perde arkası oyunları, entrikaları masaya yatırdığını iddia ediyor.
05:33Yazarın, birazdan anlatacaklarını tam olarak anlayabilmemiz için, Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası olan Güneş Motel olayını hatırlamamız lazım.
05:43Biliyorsunuz, bu olay, milletvekillerinin bakanlık koltuğu karşılığında parti değiştirmesiyle, adeta siyasi ihanetin ve perde arkası pazarlıkların bir sembolü haline gelmişti.
05:54Yazar, bu bağlamda muhalefetin liderlerine oldukça alaycı lakaplar takıyor.
05:59Eski lider Kemal Kılıçdaroğlu için kart kripto diyor.
06:02Mevcut lider Özgür Özel için ise genç kripto.
06:06Buradaki kripto kelimesi çok önemli.
06:08Yazar bu kelimeyle aslında her iki liderin de göründüğü gibi olmadığını, gizli bir gündemleri olduğunu ima ediyor.
06:15Ve işte yazarın en can alıcı, en sansasyonel iddiası da burada geliyor.
06:19Ona göre muhalefet partisinde yaşanan liderlik değişimi öyle dışarıdan göründüğü gibi bir yenilenme falan değil.
06:26Tam tersine bu değişim partinin popüler belediye başkanlarını yani potansiyel rakipleri oyun dışı bırakmak için tasarlanmış bir kurgu operasyon.
06:37Yorum gerçekten de çok sarsıcı ve bir o kadar da karamsar bir tespitle son buluyor.
06:42Seçim kazanmanın hiçbir işe yaramadığı çok müstesna günler içindeyiz.
06:46Yazarın son sözü bu.
06:47Yani demek istiyor ki sandıktan kimin çıktığının pek bir önemi yok çünkü asıl oyunu her zaman perde arkasındaki görünmez aktörler
06:54kuruyor.
Yorumlar

Önerilen