00:00Herkese merhaba. Bu bölümde yazar Mehmet Edip Ören'in kaleminden çıkan ve Türkiye'nin güncel durumuna dair oldukça ses getiren bir eleştiriye masaya yatıracağız.
00:11Bakalım yazar ülkenin gerçekliğini nasıl yorumluyor?
00:15Yazar yazısına işte bu oldukça şiirsel ama bir o kadar da düşündürücü karşıtlıkla başlıyor.
00:21Hani derler ya madalyonun iki yüzü var diye. Ören de bize tam olarak bunu söylüyor gibi.
00:26Peki anlatılan bir hikaye var bir de yaşanan bir gerçeklik. Ve anlaşılan o ki bu ikisi arasında derin bir uçurum var.
00:34Peki yazarın bu çok katmanlı eleştirisini nasıl ele alacağız? İşte önümüzdeki yol haritası.
00:41Birlikte adım adım ilerleyip argümanlarını daha yakından inceleyeceğiz.
00:44Her şey yazarın temel bir tespitiyle başlıyor aslında. Ona göre ortada iki farklı Türkiye var.
00:50Biri bize sunulan, anlatılan, gösterilen Türkiye. Diğeri ise milyonların her gün bizzat yaşadığı, hissettiği Türkiye.
00:59Peki yazar bu iki Türkiye arasındaki farkı neyle açıklıyor?
01:03İşte burada kilit bir kavrama geliyoruz.
01:06Yazarın bütün argümanlarını üzerine inşa ettiği bir temel taşı var. Buna gri propaganda diyor.
01:12Gelin önce bu kavramın ne anlama geldiğine bakalım.
01:14Evet, gri propaganda. Yazarın tanımına göre bu, bariz bir yalan söylemek değil. Aslında tam tersi.
01:21Elinizdeki doğru bir bilgiyi alıp, onun anlamını tamamen değiştirecek olan kritik bir detayı, yani bağlamı, kasten dışarıda bırakmak.
01:30Yani doğruyu kullanarak yanıltma sanatı diyebiliriz.
01:33Soyut bir kavram gibi gelebilir kulağa değil mi?
01:36Ama yazar bunu çok somut, hepimizin aşina olduğu bir ekonomik örnekle açıklıyor. Gelin görelim.
01:41Mesela diyor yazar, şöyle bir haber başlığı duyabilirsiniz, hatta sık sık duyuyorsunuzdur.
01:47İhracatta rekor, tam 250 milyar dolara ulaştık.
01:52Şimdi bu rakam doğru mu? Evet, doğru.
01:55Kulağa nasıl geliyor? Harika, değil mi? Ekonomi uçuyor gibi.
01:59Ama yazar diyor ki, işte tam bu noktada gri propaganda devreye giriyor.
02:04Çünkü bu harika haberin amacı, sizin şu kritik soruyu sormanızı engellemek.
02:09Peki ya madalyonun diğer yüzü? İthalat ne durumda?
02:14Ve işte o sorunun cevabı geliyor. İthalat 350 milyar dolar.
02:18Yani sattığımızdan çok daha fazlasını almışız.
02:22İşte şimdi bu iki rakamı yan yana koyduğumuzda resmin tamamını görüyoruz.
02:26Ortada bir başarı öyküsü değil, yazarın değişiyle felaket olarak nitelendirdiği tam 100 milyar dolarlık dev bir ticaret açığı var.
02:35İşte yazarın anlattığı gri propaganda tam olarak bu.
02:38Peki yazar, bu gri propaganda merceğini sadece ekonomiye mi tutuyor?
02:43Hayır. Şimdi eleştirinin dozunu biraz daha artırıyor ve rotayı uluslararası ilişkilere, siyasi liderlik meselesine çeviriyor.
02:51Yazar, liderimiz dünyanın en saygın isimlerinden biri şeklindeki resmi söyleme doğrudan karşı çıkıyor.
02:59Bana göre hiç de öyle değil diyor ve neden böyle düşündüğünü uluslararası arenada yaşanan bazı olaylarla açıklamaya çalışıyor.
03:06Kendi tezini desteklemek için de bir dize örnek sıralıyor.
03:10İşte Trump'ın o meşhur, ekonomini mahvederim aptallık etme sözleri, Türkiye'yi Venezuela'ya benzetmesi veya Libya'da Türkiye'nin desteklediği güçleri bombalayan Birleşik Arap Emirliklerinden para istenmesi ve tabii düne kadar düşman ilan edilen Mısır lideri sisiyle el sıkışılması.
03:27Yazar, bu örneklerin saygın lider anlatıyla çeliştiğini iddia ediyor.
03:32Yazar, eleştiri oklarını dış politikadan alıp bu kez ülkenin içine belki de en can alıcı noktaya çeviriyor ve bu tablonun bedelini en ağır şekilde ödediğini düşündüğü bir kesime odaklanıyor, emeklilere.
03:45Burada yazarın kullandığı dil gerçekten çok sert, hatta şok edici.
03:50Diyor ki, emekliye dolaylı olarak öl deniyor.
03:53Oldukça ağır bir itham değil mi?
03:55Bakalım bu iddiayı neye dayandırıyor?
03:57İşte bu ağır iddiasını somutlaştırmak için çok çarpıcı bir karşılaştırma yapıyor.
04:02Bir yanda 40 yıl boyunca prim ödemiş bir işçinin emekli maaşına yapılan zam var, diğer yanda ise sadece 2 yıl görev yapmış bir milletvekilinin emekli maaşına yapılan zam.
04:13Rakamlar arasındaki fark ise yazara göre tam 30 kat.
04:16İşte sistemdeki adaletsizlik olarak gördüğü şey tam olarak bu.
04:20Yani yazara göre bu durum basit bir maaş zammı meselesinin çok ötesinde.
04:25Bu, diyor, devletin 30-40-50 yıl boyunca kendisine güvenip prim ödeyen, birikim yapan vatandaşının emeğine, tabiri caizse çökmesi anlamına geliyor.
04:36Bu temel bir güven krizidir, diyor.
04:38Peki, durum bu kadar vahimse çözüm ne?
04:41Yazar sadece teşhis koymakla kalmıyor, aynı zamanda oldukça radikal, hatta kışkırtıcı bir çözüm önerisiyle ortaya çıkıyor.
04:49Yazar, yönetenlere adeta hodri meydan diyor ve iki adımlık bir plan sunuyor.
04:55Diyor ki,
04:561. Her bir çalışanın bugüne kadar ödediği sosyal güvenlik primlerini ödendikleri günkü dolar kurundan hesaplayalım.
05:042. Ortaya çıkan bu dolar bazındaki toplam meblağıyı devletin kasasından alıp her bir bireyin kendi özel emeklilik sistemi hesabına, yani BES'e aktaralım.
05:14Bu radikal önerisini meşrulaştırmak için de tarihsel bir referans veriyor.
05:19Atatürk'ün o ünlü sözünü hatırlatıyor.
05:21Bir milletvekilinin maaşı, bir öğretmenin maaşını geçmemelidir.
05:26Yani adalet ve hakkaniyet için ahlaki bir çıpa ortaya koyuyor.
05:30Ekonomi, dış politika, emekliler, tüm bu eleştirilerden sonra yazar yazısını oldukça tutkulu bir finale bağlıyor.
05:37Ve bu finalde tüm bu eleştirilerin arkasındaki temel dünya görüşünü, ideolojik duruşunu da net bir şekilde ortaya koyuyor.
05:45Yazar, hem dışarıdan geldiğini düşündüğü manipülasyonlara, hem de içerideki başarısızlıklara karşı tek bir çözüm adresi gösteriyor.
05:53En güvenli ve uygun liman, Türk'ün sinesidir, diyor.
05:57Yani çözümün milliyetçi bir kenetlenmede yattığını ifade ediyor.
06:01Ve böylece yazar Mehmet Edip Ören'in bu çarpıcı analizinin sonuna geliyoruz.
06:06Tabii ki bu pek çok farklı görüşten sadece bir tanesi.
06:10Ama bizi de şu temel soruyla baş başa bırakıyor.
06:13Bir yazar, anlatılan resmi hikaye ile bizzat yaşanan gerçeklik arasında bu kadar derin bir uçurum olduğunu iddia ettiğinde,
06:21bu durum o toplumun yüzleştiği temel sorunlar hakkında bize aslında ne anlatır?
06:26Üzerine düşünmeye değer.
06:28Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
Yorumlar