Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 saat önce
Döküm
00:00Günaydın efendim. Sabah kahveniz başladı.
00:03Beyaz TV ekranlarına hoş geldiniz.
00:05Harika bir yayın sizleri ve bizi bekliyor.
00:08Beyaz TV'desiniz ve sabah kahvesini izliyorsunuz.
00:10Ama ne eksik kahvemiz.
00:13Hemen sosyal medya adresini de verelim.
00:15Seni kulaklarını göstereyim mi?
00:16Çünkü ilk kez kulaksız gördük.
00:18Kulaklarını göreyim varmış.
00:19Evet, evet, tamam. Teşekkürler.
00:21Sabahkahvesi.tv'yi eğer takip ederseniz,
00:24bizi izlediğinizi gösterirseniz,
00:26biz de size hediyeler gösteririz.
00:27Harika bir program. Aksesi başlıyoruz.
00:30Astroloji, insan hayatıyla gökyüzü arasındaki ilişkiyi
00:36anlamaya çalışan kadim bir yorumlama sistemidir.
00:39Binlerce yıl öncesine dayanan bu öğreti,
00:42gezegenlerin, yıldızların ve göksel hareketlerin
00:45insan karakteri, eylemleri ve yaşam döngüleri üzerinde
00:49etkili olduğunu savunur.
00:51Astrolojiye göre doğduğumuz anda gökyüzünde oluşan
00:54gezegen dizilimi bizim doğum haritamızı oluşturur.
00:58Bu harita, kişiliğimizi, güçlü ve zayıf yönlerimizi,
01:02ilişkilerdeki tutumumuzu, kariyer eğilimlerimizi
01:04ve hayatımızda karşılaşabileceğimiz temaları anlamaya yardımcı olur.
01:09Burçlar, gezegenler ve evler bu yorumlama sisteminin temel taşlarıdır.
01:15Astroloji kesin yargılar sunmaz,
01:17geleceği değişmez bir kader olarak anlatmaz.
01:20Aksine olasılıkları, potansiyelleri ve farkındalığı ön plana çıkarır.
01:25Yani astroloji ne olacak sorusundan çok,
01:28nasıl değerlendirebilirim sorusuna cevap arar.
01:31Günümüzde astroloji yalnızca Burç yorumlarıyla sınırlı değildir.
01:35Psikolojik astroloji, ilişki uyumu,
01:38zamanlama analizleri ve kişisel farkındalık çalışmaları gibi
01:42pek çok alanda kullanılmaktadır.
01:44İnsanlar, astrolojiyi kendilerini daha iyi tanımak,
01:48yaşamlarında doğru zamanlamaları yakalamak
01:51ve iç dünyalarını anlamlandırmak için bir rehber olarak görmektedir.
01:55Kısacası, astroloji, gökyüzünü okuyarak insanı anlamaya çalışan sembolik bir dildir.
02:02Bilimsel bir disiplin olmaktan çok,
02:04insanın kendine dönmesini sağlayan kadim bir yol haritasıdır.
02:08Astrolog Seldağ'da,
02:09astrolojiyle ilgili doğru bilinen yanlışları ve merak edilen gerçekleri
02:14birazdan sabah kahvesinde anlatacak.
02:19Efendim, güne herkesin çok merak ettiği,
02:23herkesin de aslında bir fikri varmış da,
02:25sanki yıllardır bunu biliyormuş gibi,
02:27bu bildiği bir konudan bahsedeceğiz.
02:29Ama yanımda uzman astrolog Selda Dağ var.
02:32Hoş geldiniz efendim.
02:33Merhabalar.
02:34Günaydın.
02:34Teşekkürler, sağ olun.
02:35Yayını sizlerle başlıyoruz.
02:37Şimdi şu tarot nedir?
02:38Bunun tarihsel sürecini de merak ediyorum kısaca.
02:41Tarot aslında bir bilinçaltı okuması ve üzerindeki sembollerden gelerek onları anlamdırıyoruz.
02:49Ve karşımızdaki kişiye bir yaşam oyucu şeklinde bir yol izlemesi açısından ona yol gösteriyoruz.
02:55Sembollerle hareket ediyoruz.
02:56O bilinçaltımız mı bizim aslında?
02:57Evet, bilinçaltımızı yansıtıyor tarot kartları.
03:00Aslında karşımızdaki kişi de bunu biliyor ama bir de duymak istiyor karşı taraftan.
03:04Vallahi çok iyi oluyor duyunca.
03:05Bir terapinin diliğinde.
03:06Peki bu kartların dili semboller üzerine kurulu.
03:10Yani bu semboller de insan psikolojisini mi gösteriyor?
03:12Biraz evet, insan psikolojisini gösteriyor.
03:15Aslında insanlar bunun bilinçli olan insanlar da farkında o sembollerin bir anlamları olduğunun.
03:19Ama karşı taraftan duyunca daha mutlu oluyorlar, daha relaks oluyorlar, terapi halinde oluyorlar.
03:25Onlar bunları birazcık rahatlatıyor.
03:27Çok da doğru.
03:28Gerçekten karşı taraftan duymak hiçbir şey yarıyor.
03:31Peki, astroloji ile tarot nasıl birbirini tamamlayan alanlar oldu?
03:35Astroloji biliyorsunuz daha çok gök bilimi, gökteki işaretler ve detaylarla ilgili.
03:41Tarot da daha çok bize sembollerle yol gösterdiği için hayatımızın daha akışının nereye gideceğini, nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, olaylar karşısında nasıl hareket etmemiz gerektiğini anlatıyor bize kartlar.
03:53Aslında astroloji biraz doğum haritası.
03:55Evet, o daha çok bize yaşam amacımızı, yol almamızı gösterirken tarot bu yolda nasıl ilerlememiz gerektiğini söyledi.
04:04Sizin nasıl kesişti tarotla, astroloji ile yolunuz?
04:07Tarotla benim hayatım eski zamanlarda, ilk yaşlarımda böyle gençlik zamanlarımda böyle...
04:14Hala gençsiniz ya, cümle yanlış oldu.
04:17Teşekkürler.
04:18Böyle sıkkın olduğum dönemlerde bir şeye yönelmek istedim.
04:21Biraz da hislerimin kuvvetli olduğuna inandım.
04:24Arkadaşım böyle bir tarot kartı gösterdi.
04:26Bakabilirsin Selda dedi.
04:27Bir ilgilendi de bu alanla.
04:29Hayatımdaki o zor bir dönemi ben o tarot kartları ile terapi yaparak, kendimi daha iyi bir alana böyle atarak, belki de ruhsal olarak açarak bir rahatlama tekniği olarak gördüm.
04:38Ve öyle başladım.
04:40Daha sonra bunu bir meslek haline dönüştürdüm.
04:43Çünkü bana gerçekten çok iyi bir terapi şeklinde geliyordu kartların sembolleri.
04:47Peki benzer astroloji ile benzer şekilde harita bir kader mi yoksa bir potansiyeli mi gösterir?
04:52Yani aslında evet bir potansiyeli gösterir.
04:55Bir de bir kader biliyorsunuz.
04:57Bizim kendi çıvabıza da bağlı aslında.
04:59Tabii gayrete aşıktır.
05:00Evet kader gayrete aşıktır.
05:02O yüzden bence potansiyel olarak telendiriyorum ben.
05:05Peki kariyerle ilgili tarot ya da astroloji yorumlarında en çok hangi temeler öne çıkıyor?
05:12Özellikle aşk konuları çok çok önde.
05:16Başkasından duymak.
05:17Kendi de biliyor.
05:18Aynen öyle.
05:18O enerjinin nasıl toparlayacağını biliyor.
05:21İşte kariyerine nasıl gideceğini biliyor.
05:22Ama başkasından duymak her zaman çok işe yarıyor.
05:25Çok mutlu ediyor danışanlar.
05:26Gerçekten böyle.
05:27Gerçekten öyle.
05:28İlginç.
05:28Daha sonraki döngülerle birlikte bakıldığında ilişkilerde yaşanan tekrarlar size neyi anlatıyor?
05:34Sürekli aldatılıyor mesela.
05:36Evet.
05:36Çünkü kişi hayatta yaşadığı şeylerden ders almadığı için onu sürekli tekrar tekrar aynı döngüde dönüyor.
05:44Aynı döngünün içinde hapse olduğu için aynı şeyi tekrar yaşıyor.
05:48Şifalanmadığı için.
05:50Şifalanması gerekiyor aslında danışanın.
05:52Yani bu hayatta veya bu kişiden ben dersimi aldım.
05:55Tekrar başladığımda aynı kişide başladığında o döngü tamamlayıp geri çekilmeli.
06:00Çünkü geri çekilmediği için tekrar devam ediyor aynı süreç.
06:03Kendi içten inanışı, kendi enerjisini temizliyor rüsel yaparken.
06:08İster istemez o enerji akışı doğallaşıyor, rahatlıyor.
06:11Kişini kendini türen...
06:12Dua mesela.
06:13Evet tabii ki.
06:14Dua benim arındığım bir şey mesela.
06:16Onun gibi yani.
06:17Onun gibi.
06:17Bir mum yakmak, bir tarçın tütsüsü yapmak örnek veriyorum.
06:20Ay tarçın yaparım.
06:21O çok faydalı.
06:22Gerçekten mi?
06:23Tabii ki tarçın.
06:24Çubuk tarçını.
06:24Çubuk tarçın.
06:25Ay yakarım o duman çok güzel kokuyor.
06:26Evet ondan sonra mesela şey mum yakmak, kırmızı bir mum, aşkı çağırmak.
06:31Bir kağıda beyaz kalemle yazarak mesela işte rüsel yapmak.
06:36Bunlar masum rüseler.
06:37Ne yazacağız beyaz kalemin söylesin mi?
06:40Hayatıma aşkı çekiyorum.
06:41Dur aşk var ayol.
06:43Aşkı ne?
06:43Parayı çekelim.
06:44Aşk ne bu?
06:45Aşklarım mı doyuruyor?
06:46Bak benim şey gerçeklerle yüzleşme.
06:49Şimdi ne istiyorsak onu mu yazalım?
06:51Aynen tabii ki.
06:51Mumu da ona göre yakalım.
06:53Evet dolunay zamanı olursa ay ışığında bekletirseniz çok daha güzel oluyor.
06:58Dolunay size bütün tamamlanmayı getiriyor zaten hayatınıza.
07:00Ay güzel bak bunu bilmiyordum.
07:02Tam da bu şans ritüelleri işte bu niyet çalışmalarından bahsedecektik.
07:06Bu çalışmalar daha çok dış koşullarla mı yoksa kişinin iş dünyasıyla mı ilgili?
07:09İnanın.
07:10Evet kesinlikle iş dünyasıyla ilgili o ritüelle verilen enerji o anda istenilen istek, arzu kişiyi daha çok kamçılıyor.
07:19Yeni bir şeye enerjiyi açıyor.
07:21O eski bütün içindeki sıkıntılar da bitmiş oluyor.
07:23Zaten otomatikman kendisi terapi yapıyor kendine.
07:25Kendi kendine iyileştiriyor.
07:27Peki diyelim bu tür çalışmaların kişiye iyi geldiğini nasıl anlayacağız?
07:31Bir süresi var mı?
07:33Yani bunun aslında bir süresi yok.
07:35Zaten danışan kendisi tekrar iletişime geçip soruyor.
07:38Mesela söylüyor.
07:39Ya Selda Hanım kendimi çok iyi hissediyorum.
07:41Artık çok daha enerjiyim.
07:43Çok daha hayata umutla bakıyorum.
07:46Bunlar diyor mesela teşekkür ediyorum.
07:47Sizin verdiğiniz ritüellerle oldu.
07:49Ama ben de diyorum ki sizin de asıl içinizden gelen o enerjiyle birleştiği için gerçekleşti.
07:54Siz şu an aslında psikolojik olarak rahatlamış oluyor.
07:57Sadece bir desteğe ihtiyaç duyuyor o anda.
07:59O da ritüel oluyor.
08:00Ya işte biraz hem o ritüeller hem sizin söyledikleriniz hem sanki bunu size anlattığımda ya da size danıştığımda yalnız değilim hissi.
08:09Bunu başkaları da yaşıyor.
08:11Herkes derdini kendi derdi sanıyor ya sadece kendi derdiymiş gibi değil aslında.
08:17Birçok kişi bu konuda zaten danışıyor.
08:20Peki son olarak tarot ve astrolojiyi siz bir kehanet yöntemi olarak mı yoksa kişisel farkındalık ve rehberlik alanı olarak mı görüyorsunuz?
08:29Kesinlikle rehberlik alanı olarak görüyorum Bircan Hanım.
08:32Çünkü kişinin bu rehberliğe ihtiyacı var.
08:35Birisinden bir danışandan veya bilgili bir kişiden enerjiyle ilgili hayatla ilgili tecrübelerinden faydalanarak bir şeyler duyması o insanı çok rahatlatıyor.
08:43Kesinlikle kehanet olarak görmüyorum ben.
08:45Bence size gelenler de bunu öyle görmemeli.
08:49Sanki bir rehber bir danışan gerçekten danışan yani ben burada geleceğimi göreceğim ben işte kariyerimi göreceğim.
08:56Kesinlikle.
08:56Bunlar çok yanlış gelişler yani.
08:58Böylelikle hayal kırıklığına da uğramayız.
09:00Evet.
09:01Burada bir sohbet burada aslında bir yol haritası.
09:04Evet aynen yol haritası çizmek amacımız.
09:07Değil mi?
09:07İnsan kendine iyi gelmeyen bir şeyin merhemi olamaz kimseye.
09:11Doğru söylüyorsunuz kesinlikle.
09:13Ne güzel.
09:14Biz de sizi tanımış olduk ve böylelikle bu konuyla ilgili sohbet etmiş olduk.
09:19İletmek istediğiniz bir şey var mı?
09:21Ben çok teşekkür ediyorum.
09:23Çok sağ olun her şey için.
09:24Ben teşekkür ediyorum.
09:25Her şeyin önünüzce olsun.
09:26Sizin de öyle iyi ki geldiniz.
09:28Renk verdiniz programımıza.
09:29Ben sizleri uğurlarken sabah kahvenizle devam ediyoruz.
09:32Bir de efendim.
09:36Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
09:38Hocam hoş geldiniz.
09:39Yanımda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı operatörü doktor Ayşe Korur.
09:43Tekrar tekrar hoş geldiniz.
09:45Renk verdiniz.
09:46Sizi ağırlamak hep çok keyifli.
09:48Fakat sizinle konuştuğumuz konular hep sıkıntılı.
09:52Evet.
09:52Sizin bölümde böyle bir bölüme denk geldi galiba değil mi?
09:55Bugün de yine sıkıntılı bir konu konuşacağız ve çok önemli bir konu.
09:58Vajinismus.
09:59Şimdi biz her türlü cinsel isteksizliği vajinismus diye adlandırabiliriz gibi yanlış bir durum var ama nedir bu vajinismus?
10:07Bu tarz hastalarımız aslında istemsiz kas kasılmasıyla bu cinsel birliktelik ya da muayene hepsi o bölgeyle ilgili olan her şeye kapalılar.
10:23Bu fiziksel bir tepki gösteriyor mu?
10:26Psikolojik bir neden mi?
10:26Aslında psikolojik temelli fiziksel de bir yansıması var.
10:31Tamamen istemsizce oradaki vajinanın girişindeki kas dokuları istemsizce kasılıyor.
10:40Orası duvar gibi kapanıyor.
10:42Allah Allah istemsizce.
10:44Yine burada bir komut geliyor galiba beni.
10:47Tehlikedesin falan mı sanırım acaba?
10:50Tabii bunun altında dini inançlar, kültürel baskılar, aileden etrafından duyduğu, onu travmatize etmiş hikayeler ya da kötü deneyimler.
11:04Hastada sorunlar, korkular, endişelerle birleşiyor ve orada aslında fiziksel bir sıkıntıya yol açıyor.
11:16Ay şimdi evlilikte falan ne kadar büyük problemdir.
11:20Bunları da konuşacağız tedavi yöntemlerini ve günlük hatal etkilerini ama en sık görülen belirtileri nelerdir?
11:27O bölgeye kesinlikle dokunmuyorlar, dokundurmuyorlar da cinsel ilişkiye girmiyorlar.
11:33Cinsel ilişki de gerekmez, doktorlara da karşı bir dokunmayın, temas etmeyin korkusu var.
11:39Kesinlikle onu.
11:39Muayene edemediğimiz çok hastamız oluyor bu şekilde.
11:44Ah çok kötü ya.
11:46Çünkü hastalar bunun farkında olarak ya da bilincinde olarak gelmiyorlar.
11:53Zaten istemsizce bunu yaptıkları için.
11:55Mesela eşiyle ilişkiye girmek istiyor ama yapamıyor.
11:59Haa istek var ama maalesef fiziksel semptomlar buna izin vermiyor.
12:04Evet evet.
12:05Bu da çok vahim.
12:07Evet ne yazık ki zor.
12:09Mesela biz vajinismusu hep böyle halk arasında sanki istemiyormuş da kendini bu duruma kapatmış gibi de mesela algı o da yanlışmış bak.
12:17Yok yanlış bazı hastalarda gerçekten çok istek oluyor ancak fiziksel olarak vücut izin vermiyor.
12:25Kaslar kapanıyor.
12:27Peki vajinismus sadece cinsel ilişki mi etkiler?
12:31Tabii ki cinsel ilişkiyi etkiler ancak eşiyle iletişiminde de sorunlar çıkarabilir.
12:41Sonuçta doğum için çünkü çocuk sahibi olmanın yolu cinsel ilişkiden geçiyor.
12:48Çocuk sahibi olmakta zorluk çekebilirler.
12:52Bir şikayeti olduğunda muayene olamadığı için doktor ona yardımcı olamaz, teşhis edemez, tedavi yapamaz.
12:59Çünkü izin vermiyor ve tabii ki sosyal ortamlarda bu konular onda daha çok kaygı, daha çok utanç sebep oluyor.
13:12Aslında hayatının tüm evrelerinde ona kötü dönüşleri oluyor.
13:17Zorluk çekiyorlar bu hastalar.
13:19Vajinismusun altında yatan sebepler temel sebep ne?
13:23Coğrafyada kültürel bir oluşum var.
13:26Coğrafyamız böyle bir coğrafya.
13:29Küçük kız çocuklarına asla o bölgeyle ilgili bilgi verilmez.
13:34İşte eteği açılırsa aman kapat orası yokmuş gibi davranarak büyütüyorlar kız çocuklarımızı.
13:41Eğitmek yerine, bilgilendirmek yerine.
13:44Ama o kız çocukları büyüyüp evlendiğinde hayatları burası oluyor.
13:49Hani burası yoktu ama o karmaşayı yaşayan genç kadınlarımız gerçekten çok çaresiz bir şekilde hastalar bize geliyor.
13:59Çelişki yaşıyor.
14:00Büyük çelişki.
14:01Bu zamana kadar burası yok diye, alt bölgemiz yok diye konuştuk.
14:06Bir anda hayatımızın odak noktası haline geldi.
14:09Çocuk yapmamız için bile o bölgeyi tanımamız gerekiyormuş.
14:12O çelişkiyle de bambaşka bir hale geliyor.
14:14Doktora ne zaman gitmeliyiz?
14:16Aslında bu deneyim denendiği zaman eğer olmuyorsa ve ardışık denemelerde başarısızlıkla sonuçlanıyorsa vakit kaybetmeden, kronikleşmeden, belki de çünkü en başta travma olmuş olabilir kadında.
14:36O yüzden hemen bu doktora başvurmaları gerekiyor.
14:39Tanı nasıl koyuluyor?
14:41Nasıl anlıyorsunuz?
14:41Şimdi hiç dokundurmuyor.
14:42Hasta hikayesiyle gelmesi lazım doktora.
14:46Ben ilişkiye giremiyorum.
14:48Şu kadar denedik olmuyor.
14:50Bir aydır denedik olmuyor.
14:52Beş aydır denedik olmuyor.
14:54Ne yazık ki duyuyoruz ki beş yıldır olmadan yaşıyorlar.
14:58Kardeş kardeş.
14:59Bunlar geç kalınmış, kronikleşmiş vakalar tabii ki.
15:04Daha öncesinde başvurmalılar.
15:06Dediğim gibi ardışık olarak eğer denemelere rağmen olmuyorsa ilişki doktora başvurmalılar.
15:13Doktor da muayenesinde zaten bu sıkıntıyı teşhis edebiliyor.
15:20Bazen o bölgedeki enfeksiyon, ağrılı bir hastalık varsa da sonradan bu hastalığa dönüşebiliyor.
15:28Ya da doğum travması yaşamış aslında bir problemi olmayan bir kadın daha sonra bu hastalığa yakalanabiliniyor.
15:38Ya da bir travma geçirmiş eşiyle iletişimi kötü, ilişkisi kötü.
15:44Bir kadın da aslında tepkisel olarak istemeden vücudu buna sebep oluyor.
15:50Ve yine bu hastalığa geçiş olabiliyor.
15:53Yani evet temelde dini, kültürel, yetiştirme tarzı, bilgi eksikliği başrolde ancak sonradan da çeşitli sebeplerle bu durum yaşanabilir.
16:08Peki o soruya geldim.
16:10Vajinismus tedavi edilir mi?
16:13Tedavi edilebilir.
16:15Dediğim gibi tek seansta da çözülebilir.
16:17Çok komplike vakaysa, ciddi bir psikolojik altyapısı varsa daha da uzun sürebilir.
16:25Ama muhakkak tedavi bir şekilde ediliyor.
16:28Zaten sebebi ortaya çıktığında çözüm de arkasından gelebilir.
16:33Bu durumda eşin, partnerin çok çok önemli bir rolü var.
16:38Şimdi biz bir yandan kendi yaralarımızı doktorumuzla sarmaya çalışırken,
16:42bir yandan da evde anlayışsız bir partnerle karşılaştığımızda bütün yaptığımız o kuleyi tekrar yıkıyor.
16:49Değil mi bu durum?
16:49Evet, eşin çok sabırlı olması gerekiyor.
16:53Sabırlı.
16:53Eşini motive etmesi gerekiyor.
16:56Anlayışlı olması gerekiyor.
16:57Bu süreçte ortak terapiler almalılar, beraber adım atmalılar.
17:03Bu süreçte uyumlu olurlarsa tedaviye cevap çok daha rahat oluyor.
17:09Ama anlayışsız, sabırsız bir eş aslında travmayı arttırıyor ve daha da uzaklaştırıyor.
17:13Tedaviyi geciktiriyor, hatta daha da kötüleştirebiliyor ve boşanmalar olabiliyor.
17:19Neden geç geliyorlar doktora? Korku yine.
17:22Kimseye söyleyemiyorlar çünkü aileler bir yandan baskı yapıyor, eş, dost, arkadaşları soruyor.
17:31Ancak bu herkese anlatılabilecek bir durum değil.
17:36Hemen anlatamıyorlar belki de ama doktora başvurarak tüm açıklığıyla bu süreci konuştuklarında
17:43tedavisi mümkün bir hastalık.
17:46İlacı var mı?
17:48İlaçlar şöyle kullanılabilir, bazı antidepresanlar işe yarayabiliyor.
17:52Çünkü bu süreç hastalarda ciddi depresyon, anksiyete yapabiliyor.
17:57Sırf bu stres endişeden dolayı biraz rahatlamaya ihtiyacı olabiliyor hastalarımızın.
18:03Tabii ki direkt çözüm için bir ilaçla hallettik gibi değil.
18:08Sürece destek olarak hastalarda kullanılıyor.
18:11Destek de mi aslında ilaçlarla?
18:13Destek deyiz ama başka çeşitli tedavileri de var.
18:17Vajinismus birinin hamile kaldığı gerçeği var mı?
18:20Bu bir ütopya mı?
18:22Bu hastalıkta kadınlar gebe kalabilir ama ilişkiye girmekte zorlandıkları için süreç gecikebilir.
18:31Ya da tam COVID dediğimiz birleşme olmadan da nadiren de olsa o şekilde gebeliklerde görüyoruz hastalarda.
18:39Vajinismus kısırlık değildir.
18:40Değil.
18:41Hamile kalınabilir ama hamile kalmanın gerektirdiği fiziksel birlikteliğin tam anlamıyla yapılabiliyor olması daha sağlıklı.
18:48Evet.
18:48Peki tedavi sonrası vajinismus tekrar gelir mi başımıza?
18:55İşte o travmalar, korkular, endişeler tekrarlarsa özellikle eşle olan ilişkideki, o iletişimdeki bozulmalar ne yazık ki hastalığı geri döndürebiliyor, tekrar gelebiliyor.
19:08Siz eminim ki size danışan birçok hastanıza bunları zaman zaman anlatıyorsunuzdur ama size çok uzak olan ve şu anda hiç temas etmemiş vajinismus hastalara ne söylemek istersiniz?
19:22Öncelikle herkesin bedeninin farkında olması, kendisini sevmesi ve bu sıkıntılı durumda bir çözüm olduğunu bilmesi muhakkak doktora başvurmaları gerektiğini söylemek istiyorum.
19:39Kendinizi ihmal etmeyin.
19:41Bu çözülebilir ve üzerinde konuşulması gereken bir sorun.
19:45Merak etmeyin biz doktorlar sizlerin yanınızdayız.
19:48Bu işin ilk sorduğum zaman direkt verdiğiniz cevap bizde çok büyük bir oranı, bizde o vermeyeyim oran psikolojiye dayanıyor dediniz.
19:59Biz partnerlerimizi de, partnerlerimizi seçerken bazen seçim hakkı olmayan coğrafi yerler var.
20:06Bazen ailemizin dayattığı, ailemizin bununla evleneceksin dediği evlilikler var.
20:13Buradaki durumu zaten hiç düşünemiyorum.
20:15Böyle danışanlarınız olmuştur anlayışsız partnerden ziyade hiçbirini tanımayan partner artık değil mi yani?
20:22Evet, görücü usulü evlilik aslında.
20:24Kültürümüzde eskiden beri ola gelen bir şey.
20:27Şu işe yarar mı?
20:28Tabii bu sizin çok alanınız değil ama.
20:30Evliliğe karar verdiler ama böyle bir sıkıntısı olduğunu biliyor hanımefendi.
20:35Bir gidelim, bir konuşalım, bir bilene danışalım gibi bir durum bu işi çözebilecek yöntemlerden biri olabilir mi?
20:41Kadın hastalıkları ve doğum uzmanına gidip aslında evlilik öncesi danışmanlıklar yapması gerekenler ve ilk muayenelerini zaten her genç kızımızın düzenli kontrolleri olmasını istiyoruz.
20:55Evlendikten sonra çok her yıl olması gerekiyor.
20:58Evlenmeden önce de çiftlerin gelmesini bu süreçle ilgili direkt birinci ağızdan bir kadın doğum hekimi tarafından kadının bilgilendirilip hem cinsel birleşmenin hem o genital bölgenin anatomisinin anlatılması, nasıl bir yapı olduğu her şey anlatıldığında çok daha bilinçli ve aslında bu süreci atlatabileceği bir aşamaya kaydedebiliyorlar.
21:25Bir soru daha geldi akla. Sonradan olur mu?
21:28Sonradan oluyor. Doğum travması geçiriyor mesela ve artık cinselliği yaşamak istemiyor, muayene olmak istemiyor.
21:37Özellikle vajinal doğumlarda görüyoruz. Çok iri bebekler, çok dikişler bazen ciddi anlamda travma yaratıyor annelerde.
21:49Sonradan da olma durumu var. Belki belki yani çok çok üzülerek söylüyorum ki sonradan yaşadığı bir cinsel istismar da bu konuya kendisi...
21:58Ay bu ne biliyor musunuz? Bu sizi çok seviyoruz ve sizinle olan bölümün sonuna geldik demek. Doğru mu?
22:04Benim de sözümü kesti ya.
22:06Maaş vereceğim bu kediye gerçekten.
22:08Hocam, sizlere şaşırdı.
22:10Hocam gerçekten sevdiğini Şemi'ye avlar.
22:14Çok güzel yani.
22:15Tat değişik gibi.
22:16Hayvan dostu olmak, stüdyonun olmasına çok hoşuma gitti.
22:19Burada çok var. Yavruları da var.
22:22Çok teşekkür ediyorum.
22:23Ben teşekkür ederim.
22:24Kıbetli bilgileriniz için. Sizinle olan bölümü kapatalım, biz devam edelim.
22:26Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
22:32Stüdyoda kalabalık varsa bir alkış alırım ki bu ne demek?
22:37Konuğum taraftarlarıyla gelmiş demek.
22:40Hoş geldiniz efendim.
22:41Yanında çok kıymetli konuğum çocuk ergen psikoterapisi Damla Öz var.
22:45Hoş bulduk.
22:45Damla Hanım Almanyalardan geldi.
22:48Ayağının tozuyla çok uzak yollardan geldi.
22:51Çok kıymetli şeyler anlatacak şimdi bizlere.
22:54Her ebeveynin merak ettiği şeyler aslında.
22:56Bunlar mesela başlayalım mutlu çocuk kavramıyla.
22:59Şimdi biz bu kavramı doğru mu biliyoruz?
23:00Böyle bir şey var mı gerçekten?
23:02Mutlu çocuk kavramı çoğu zaman sanırım yanlış anlaşılıyor birazcık.
23:06Çünkü mutlu çocuk kavramı şöyle bir şey.
23:09Çocuğun her hissiyatını, yani öfkeyi de, sevgiyi de, mutluluğu da, her türlü duyguyu hissedebilmesi ve bunu anlamdırabilmesidir aslında.
23:22Bunu yaşamak gerekir.
23:23Sinirli de olabilir.
23:24Sinirli de olabilir.
23:25Bunları fakat yaşamak gerekir.
23:29Yani her bir hissiyatı, her bir duyguyu bilmek ve öğrenebilmek için yaşamak gerekir.
23:34Buna da alan gerekiyor aslında.
23:36Ay bir şey söyleyeceğim.
23:38Şimdi mesela benim kız böyle bir şeye üzüldüğünde ben o ağlamasın diye türlü şaklabanlıklar yapıyorum.
23:43Halbuki ona bir alan tanıyıp ağlamasına da izin mi vermem lazım?
23:48Ağlamasına izin vermelisiniz.
23:50Şöyle ki o hissettiklerini kavrayabilmesi gerekir.
23:53Bunu öğrenmesi gerekiyor.
23:55İlerleyen zamanlarda mesela büyüdükçe ağladığımda acaba ben ne yapabilirim?
24:02Kendimi nasıl, evet, tatmin ettirebilirim ki kendimi nasıl kendi şekilde durdurabilirim?
24:08Kimseye ihtiyacım olmadan.
24:10Hani düşüp de kendi ayağına kalkabilmesini öğrenmesi gerektiği için her duyguyu görmemiz, fark etmemiz gerekiyor.
24:16Ben de hatta annem diyor ki bırak çocuk duygulansın.
24:20Çok duygusal ve ben hemen müdahal ediyorum.
24:22Hiç duygulanmasın istiyorum.
24:24Hemen kanıyı değiştiriyorum.
24:25Kötü bir rüya gördüğünde bile anlattırmıyorum.
24:27Bulutları düşündüm falan filan diyorum ama doğrusu her duyguyu yaşaması.
24:32Evet.
24:32Ay çok güzel bir şey öğrendim.
24:34Teşekkür ederim.
24:36Peki ergenlik gerçekten zor bir dönem yoksa böyle klişe mi oldu?
24:40Ergenlik zor dönem olmak zorunda değil.
24:42Fakat duygusal açıdan çok hassas bir dönem.
24:46Çünkü şöyle anlatayım.
24:48Beynimiz içten dışa doğru gelişir.
24:51İçten dışa doğru demek şöyle bir şey.
24:54Duygularımızı biliriz, hissederiz.
24:57Fakat bunları dile getirmekte zorlanırız.
25:00Yani beynimizin ön bölgesi frontal lob diyoruz biz buna.
25:07Onun gelişimi biraz daha sürüyor.
25:1020 yaşlarına kadar giden bir süreçten bahsediyoruz.
25:13En içten başladığı için?
25:14Dışa doğru.
25:15Dışa doğru gelişim.
25:16Buralarda daha var yani.
25:1820'li yaşlarla.
25:19Evet.
25:19O yüzden.
25:20Ebeni çoktan bitti.
25:21Yok bundan dolayı duyguları burada da aynı şekilde yer açmamız, alan açmamız gerekiyor.
25:28Çünkü çocukların halen gelişim sürecinde oldukları için bu gayet normal oluyor.
25:32Yani ergenlik zor bir dönem olabilir fakat biz ebeveynler olarak mesela veya kardeş olarak yanlarında olduğumuz sürece, onları alan tanıdığımız sürece gayet normal bir şekilde olabilir.
25:45Halledilebilir bir dönem.
25:47Evet.
25:47Peki çocuklar neden duygularını davranışlarıyla belli ediyor?
25:52Dili mi bu?
25:53Evet.
25:54Şimdi yine beynin gelişimine bakacak olursak duygularımız bunları anlamak, tanımlayabilmek daha çabuk gelişiyor.
26:01Bunları fakat ayırabilmek, kendimi kötü hissettiğimde nasıl davranırım bunları öğrenebilmek birazcık süre sarf ediyor.
26:11Beyin gelişiminden dolayı da.
26:14Ve çocuklar bundan dolayı dil konumları da gelişim sürecinde olduğu için beynin belirli bölgelerinde dile getiremedikleri şeyleri dışa vuruyorlar.
26:27Yani daha çok davranışa vuruyorlar.
26:31Peki davranış bozuklukları bize bir mesaj verir mi?
26:34Yani normalden farklı davranıyorsa mesela bu bir mesaj mı içerir?
26:38Çocuğun davranışı her zaman bir mesajdır aslında.
26:41Bunu anlamak gerekir.
26:43Çünkü çocuk bir şeyleri dile getiremediği için, hislerini dile getiremediği için hal ve hareketini de görüyor oluyoruz bunları.
26:52Bundan dolayı çocuğun yaptığı farklı şeylere belki normalde yapmadığı şeylere daha çok göz önünde bulundurmak gerekir.
27:01Bunlara daha fazla belki dikkat edilmesi gerekir.
27:04Peki şimdi bazı çocuklar çok sessiz, bazıları da son derece öfkeli.
27:09Hangisi daha riskli?
27:11Şimdi sessizliğin şöyle bir riski var.
27:14Çocuğun ne hissettiğini, ne yaşadığını bilmiyoruz içsel olarak.
27:17Yani bu en kötü ihtimal depresif semptomlara kadar geçiş yapabilir.
27:22Çünkü fark etmiyoruz ve fark etmediğimiz sürece yardımcı da olabiliyor.
27:26Olamıyoruz.
27:27Yardım alamıyoruz.
27:29Bundan dolayı kötü olabilir.
27:31Hele ki ergenlik döneminde madde kullanıma kadar gidebilecek bir zarardan bahsediyorum.
27:39Sessizleşirler değil mi?
27:40Sessizleşirler.
27:42Sürekli içe yönelik bir stres olursa dışa vuramadıklarından dolayı.
27:46Biz de anlamayız tabii.
27:47Biz de anlayamayız ve bunun büyük bir risklerinden biri de.
27:50Geçte kalınabilir böylelikle.
27:52Geçte kalınabilir.
27:52En azından öfke bir şey gösteriyor.
27:55Değil mi bize?
27:56Evet.
27:56Öfke şöyle.
27:58Öfkede en azından davranışa vuruyoruz.
28:00Yani içsel stresimizi dışarıya vuruyoruz.
28:03Dışarıya vurduğumuz an itibariyle zaten bir şeyleri gözlemleyebiliyoruz.
28:06Anlayabiliyoruz gözlemlediğimizde de daha kolay bir çözüme gidebiliriz.
28:11Doğru çözüm.
28:12Sessizlik böyle bazı aileler için benim çocuk çok sessiz falan deyip hoşuna giden bir özellikmiş gibi de gösteriyorlar ama.
28:19Evet.
28:20Bu biraz bakılması gereken bir durum olabilir.
28:22Çocuktan çocuğa da çok farklı.
28:24Çok değişken.
28:25Evet.
28:25Peki o zaman kaygı.
28:28Çocuklardaki kaygı ne zaman normal olur?
28:31Ya da o zaman hangi zamanlarda profesyonel bir destek olmalı?
28:35Kaygı şöyle.
28:36Küçük kaygılara hepimizin ihtiyacı var.
28:38Gelişim sürecinde.
28:39Nasıl küçük kaygı?
28:40Mesela okula gittiğimizde sınav döneminde.
28:44Bu mu normal değil mi?
28:45Bunlar normal kaygılar.
28:46Veya içsel dürtülerimiz olur mesela.
28:50Alarm sistemimiz olur.
28:51Bu da amüktala dediğimiz beynin içten bir küçük bir bölgesidir.
28:56Bu da bizim fight of light dediğimiz yani bir kavramdır aslında.
29:06Ve bu kavramda ya üstüne gideriz ya da kaçarız.
29:11Mesela bir yerde bir olaya maruz kalıyoruz.
29:17Kaçma hissiyatımız bu amüktala beynin o bölgesinden gelen bir...
29:22Komut mu veriyor?
29:23Kaç diyor burası tehlikeli mi diyor?
29:25Evet.
29:26Kimisi de üstüne gider olayın.
29:28Kimisi de üstüne gider.
29:29Bu da çok farklı yönler alabiliyor tabii ki.
29:33Kaygı ne zaman normal?
29:34Küçük kaygılar normal ama.
29:35Küçük kaygılar normal.
29:36Kaygıyı öğrenmek gerekir.
29:38Yani bir şeye uğradığımda veya maruz kaldığımda ne yapabilirim?
29:41Çözüm odaklı olabilmek için kaygıları küçük yaşta öğrenmemiz gerekir.
29:45Tabii küçük kaygılardan bahsediyorum.
29:46Mesela korkmak da çok gayet normaldir.
29:49Bir şeylerin üstüne gidebilmek de bunu öğrenebilmek de buna alan açabilmek de çok normal bir şey.
29:54Çok da kıymetli bir şey öğrenebilmek için.
29:57Vallahi çok ilginç bir şey öğrendim.
29:58Bundan sonra kız ağlayınca diyeceğim ki bir ağlaması bir süresi var.
30:02Evet.
30:02Hani kendi kendine ağlaması.
30:04Kendini yani ağlamayı da birazcık böyle öğrensin.
30:09Kendimi nasıl rahatlatabilirim?
30:11Ne yapabilirim?
30:13Ben o kadar takıntılıyım ki.
30:14Bak beni görsen o kadar kızarsın ki çocuğa böyle yapıyorum.
30:18Sadece sevinçten ağlayacaksın tamam mı?
30:20Kızım hiç ağlamak yok tamam mı?
30:21Temennim o çünkü.
30:23Evet her şeyin iyisini tabii ki çocuğun için.
30:24Böyle istiyorlar mı?
30:25Hayat öyle değil.
30:26İstersiniz evet.
30:27Gayet normal.
30:28Peki tam bu esnada şunu sorayım.
30:30Travmatik bir olay yaşamış bir çocuk gerçekten etkilenir mi?
30:33Geleceğin etkiler mi olay?
30:35Travmatik bir olayın sadece travma.
30:37Geleceğin kişiliğini etkilemez çocuğun.
30:41Ama yanında olmamak etkiler.
30:44Travmanın iki yönü vardır.
30:46Bir travma mesela bir kere olur.
30:50Bir kere olduktan sonra da bir kere yaşarsın.
30:52Fakat süreklilik taşımaz.
30:55Diğer yönden de travmanın içerisinde yaşıyor olabilirsin mesela.
30:59Hani aile içerisinde şiddet görmek.
31:01Bu travmatik olaylar sürekleştiği için en az iki sene sonrasına kadar karakteristik bir
31:07değişiklik haline de geliyor.
31:09Sürekliliği olursa.
31:10Sürekliliği olursa evet.
31:11Ve yardım alınamıyorsa veya alınmıyorsa görünür hale gelmiyorsa bu gayet çok riskli olabiliyor.
31:18Şimdi geldik benim konuma.
31:20Evet.
31:21Aşırı koruyucu ebeveynlik.
31:23Çocuklar ruhani etkiler mi?
31:24Olumsuz şekilde.
31:25Bir şey yaptığımızı sanıyoruz ama.
31:28Evet.
31:28Evet.
31:29Gayet çok da iyi anlıyorum sizi.
31:31Şöyle bir şey var.
31:33Çocuğu yaşayarak öğrenir.
31:34Yani beyin bir şeylere maruz kalarak bir şeyleri kendi halinde tedavi etmeye çalışarak
31:41aslında öğrenir.
31:43Biz nasıl ki spor salonuna gidip vücudumuzu kaslarımızı geliştiriyorsak beynimizi de bir
31:48şekilde geliştirmemiz gerekiyor.
31:49Bu da ancak yaşadığımız sorunları ele alıp da bunlarla nasıl başa çıkabilirim
31:55ile olur aslında.
31:57Peki bu yaşadığı olaylar okul başarısını etkiler mi?
32:01Evet.
32:02Bu okul başarısını etkileyebilir.
32:03Şöyle eğer ki sürekli strese maruz kalıyorsak ve bu stresi stresiyle başa çıkamıyorsak
32:10bu yöntemleri küçük yaştan öğrenemediysek o zaman sürekli stres ormanlarına maruz
32:16kalıyoruz.
32:16Bu yazdığımız sınavlarda mesela düşünce kaybını getirir.
32:23Neden olur.
32:23Neden olur evet ve aşırı stres başarı da etkileyen bir şey zaten.
32:28Evet.
32:29Son derece kötü bir şey yani.
32:30Evet.
32:31Bence her yaşta aşırı stres başarı sizler neden olabilir.
32:34Evet.
32:34Peki diyelim çocuklar hep oyun dili aslında oyun onlar için bir eğlenceli iletişim dili
32:41de deriz.
32:42Evet.
32:42Onların dili oyundur deriz.
32:44Bunun sebebi nedir?
32:45Bu da yine beyin gelişimiyle alakalı olan bir şey birazcık.
32:50Çocukların konuşma kabiliyeti sonradan gelişir.
32:56Yani dil ağları sonradan gelişken olduğu için çocuklar birçok şeyi davranışlarıyla
33:02birlikte oyunlarda aslında kavrarlar.
33:05anlandırırlar.
33:07Anlandırırlar ve bundan dolayı birçok şeyi yaşadıkları olayları oyun haline getirirler ve
33:16böyle tekrar yaşayıp anlatırlar aslında anlayabilmek için dile getiremedikleri
33:21şeyleri oyunda dile getirirler aslında.
33:23Dikkatli izlemek lazım onun dünyasını çok kıymetli.
33:27Peki bu çocuk psikoterapistleriyle ilgili toplumda en sık yapılan yanlışlar nelerdir?
33:32En sık yapılan yanlış sanırım çocuğun hasta olduktan sonra terapiye gitmesi veya
33:37çocuk hasta bir çocuk terapiye gider düşüncesi.
33:41Halbuki şöyle bir şey var çocukta değişiklikler fark ettiğimiz anda ve bunlarla başa çıkamadığımızı
33:47fark ettiğimiz anda her zaman her vakit destek almak gerekir aslında.
33:52Sadece çocuğu anlayabilmek için.
33:54Bu çocuğun hasta olduğunun göstergesi değildir fakat çocuğumu anlayabilmek için
33:59yardıma belki ihtiyaç duyabilirim düşüncesinden.
34:05İlla hastalanınca ya da acil durumlar gerektiğinde gitmeyelim.
34:08Peki ruhsal olarak güçlü çocuklar yetiştirmenin temel taşları nelerdir?
34:13Çocukların şöyle bir şey ihtiyacı var yaşadığımız her şeyi ya da çocuğun yaşadığı
34:18her şeyi görebilmek.
34:20Çocuğa bu alanı verebilmek aslında her şeyin başlangıcı da budur.
34:25Çocuğa alan vermektir.
34:26Peki dijital çağ artık biz ayak uyduran bireyler halindeyiz ama çocukların dijital
34:32çağda büyümesi onların gelişimini nasıl etkiliyor?
34:35Dijital çağda büyümek şöyle bir şey var sürekli bir.
34:38Bir geri bildirime maruz kalıyoruz.
34:42Biz normalde eski dönemlere baktığımızda oynayarak birbirimizi anlardık.
34:48Yani karşımdaki ben ona bir şey söylediğimde acaba nasıl bir tepki verir?
34:52Bu da aynı şekilde öğrenim sürecidir.
34:55Bu olmadığı için sadece telefon ile iletişime geçtiğimiz için insan arası iletişim
35:02ne yazık ki çok yani sağlıklı değil.
35:07Birbirimizi anlayabilmemiz için birbirimize irtibata geçmemiz gerekiyor.
35:11Artık irtibat da yok değil mi?
35:13Her şey dijital.
35:13Her şey dijital.
35:14Daha doğrusu konuşma kalmadı evlerde de öyle.
35:16Evet.
35:17Yani ne yalan söyleyeyim herkesin kendi bir dünyası var kendi şeyi var dijitali var ve o orada ilerliyor.
35:22Ne yazık ki evet.
35:23Çok doğru.
35:24Peki tam da bu noktada şunu sormam gerekiyor.
35:26Günümüz çocuklarını geçmiş kuşaklardan ayıran en temel psikolojik sorunlar nelerdir?
35:33Bir de farklar.
35:34İletişim.
35:36İletişim sorunu.
35:37Bu da dijital soruya çok güzel değiniyor.
35:40Çok güzel bir örnek.
35:43Çünkü iletişime geçmediğimiz sürece geçemediğimiz sürece karşımızdaki çocukları da anlayamayacağız.
35:49Büyüdükçe de bu toplum içinde tabii ki ne yazık ki sorun olabilir.
35:54Evet bir şeyleri tepkisel halde çözmeye çalışmak mesela iltibata geçememek çünkü bunu hiçbir zaman öğrenmiş olmamak bunlar gibi.
36:04önemli konular.
36:05İletişim bence çağımızın en büyük problemlerinden bir tanesi.
36:09O kadar yazı diline alıştık ki ses tonunu unuttuk arkadaşlarımızın.
36:14Tepki verdi mi üzüldü mü ağladı mı onu bile anlayamıyoruz.
36:17Çok güzel şeyler konuştuk.
36:18Çok teşekkür ediyorum.
36:19Ben çok teşekkür ederim.
36:20Ben bir şeyler aldım bayağı inşallah uygulayacağım.
36:24Ben çok teşekkür ederim.
36:24Çok sağ olun.
36:25İyi ki geldin.
36:26Almanya'ya döneceksin.
36:27Evet.
36:28Hamburg'a selamlar Almanya'ya selamlar.
36:29Bizi oradan izleyen tüm gurbetlerimize, tüm Türk vatandaşlarımıza selamlar olsun.
36:35Biz seni uğurlarken sabah kahvemize devam ediyoruz.
36:37Çok sağ olun.
36:38Ben çok teşekkür ederim.
36:42Ve tabii ki programımı kıymetli hocam fitoterapist doktor Hakan Özkull'a kapatacağız bu bölümü.
36:47Bu bölüm kanseri konuşacağız uzun uzun.
36:51Kanser artık çağımızın yani maalesef çoğunda duyduğumuz bir hastalığı.
36:58Fitoterapinin de rolü gerçekten yatsınmaz.
37:01Nasıl başlayalım?
37:02Nereden başlayalım istersiniz?
37:04Yani dediğiniz gibi o kadar çok bu hastalık yaygınlaştı ki yani bizim öğrencilik yıllarımızda yani teşhis yoktu desem hayır vardı.
37:14Ama bu kadar çevremizde kendi çevreme bakıyorum, akraba çevreme bakıyorum.
37:20Yok muydu vardı ama yani bugün o kadar çok sayı çoğaldı ki bir arkadaşınızı, bir yakınınızı kanser olduğunu her an öğrenebilirsiniz yani.
37:32Acayip bir sıkıntılı bir süreç.
37:35Ve bugün bakın sayıya baktığımızda 250 bin tane insan kanser aldığını öğreniyor her sene.
37:42Türkiye için konuşuyorum.
37:43250 bin?
37:44250 bin kişi.
37:46Bu 250 binden biri işte sizin akrabanız, Allah muhafır, belki siz, belki başkası da olabilir.
37:52Allah korusun.
37:53Tehlikeli bir hastalık.
37:55Belki de tedavisi de maliyetli tabii.
37:58Diğer hastalıkların tedavisine kıyasla ciddi maliyetleri de olan bir hastalık.
38:02Üzerinde çok ciddi çalışılan, emek sarf edilen, tabii ki gelişmeler de dolayısıyla bu emeğe karşılık olarak da her geçen gün yeni yeni bir şeyler de yapılıyor tabii ki.
38:15Yapılma desek,
38:16Aksızlık etmiş oluruz.
38:18Özellikle hedefe yönelik tedaviler, immunoterapi gibi bağışıklığı güçlendirerek kanserle savaş edici moleküller veya tedaviler önemli bir trend, önemli bir silah olarak kanser hastalarına tedavide uygulanıyor.
38:38Hedefe yönelik tedavilerin temel mantığı da şu, kanser çok fazla sayıda bir mekanizmayla karşımıza çıkıyor.
38:50Yani kanserin oluşumundan büyümesi ve yayılmasına kadar bir kanser hücresini ele aldığımızda, bir kanser hastalığını ele aldığımızda çok farklı mekanizmalar var.
39:02Örnek vereceğim, mesela kanser hücresi kendisinin beslenebilmesi için yeni damarlar oluşturuyor.
39:11Biz buna anjiyojenesis diyoruz.
39:14Ama bu damar oluşturma mekanizması o kadar kompleks bir mekanizma ki bazı büyüme faktörlerini devreye sokuyor, işte damar yapıcı endotel hücrelerini devreye sokuyor ve kanser çevresinde, kanser hücresi çevresinde yeni damarlar oluşuyor.
39:32Bu damarlar neyi sağlıyor?
39:35Bir kanserin daha iyi beslenmesini, sonuçta damar demek, kan akışı demek, besin kaynağı demek.
39:41Kendine yollar oluşturuyor yani, kanser hücresi yollar oluşturuyor.
39:45Artı o yolları da kullanarak ki çoğu kez o oluşan yollar, kanser hücresinin içeriye girip metastaz yapmak için,
39:56metastaz yapmak için kanser hücresinin damar dokusunun içine girmesi lazım.
40:01Yani damarın cidarını, çeperini delip içeri girip kana kavuşması ve oradan da dolaşıma katılması ve başka bir dokuya da ulaşması lazım.
40:12Metastaz dediğimiz olay.
40:13Durum bu, damara girmesi lazım.
40:14Damara girmesiyle.
40:16Bu kan damarı ve lenf damarı.
40:17Normal damarlar oldukça dayanıklı ve sağlamdır.
40:21Kanser dokusunun buraya girmesine direnç gösterir.
40:24Ama anjiyocenezis dediğimiz yeni damar oluşumu ile oluşan damarlar daha az kalitededirler direnç açısından.
40:33Zaten bunu istiyor galiba kanser hücresi.
40:35Tabii aşağıda bunu istiyor.
40:35Bunu istiyor.
40:36Ve dolayısıyla daha kolay damarın içerisine girerek yayılıyor.
40:39Şimdi hedefe yönelik tedavilerden mesela bir tanesi, bu anjiyocenezisi bloke edelim.
40:45Bunu bloke etme ile ilgili ilaçlar geliştirildi.
40:49Yani kanserin mekanizmaları anlaşılınca o hedefe yönelik bir ilaç da geliştiriliyor ve ilaçlar geliştiriliyor.
40:59İşte yeni ilaçların kanser tedavisinde devreye girmesi bu.
41:03Mesela kanser hücresi o damara girmesini sağlayabilmek için kendisinin damara girmesini sağlayabilmek için kanser hücresi de bir değişimden geçiyor.
41:13İlk yalın haliyle, diyelim ki obezsiniz, şişman bir kişisiniz, bir delik var oradan geçeceksiniz.
41:23Geçebilir misiniz?
41:24Geçemezsiniz.
41:25Geçemeyiz.
41:25Ama kanser hücresi bazen şeylerde vardı, işte bir filmler vardı, bilim kurgu filmi, işte robotlar var, terminatörde vardı.
41:35Robot sıvı bir hale geçiyor, civa alıyor ve işte iki tane şeyden demirin arasından hapishanede geçiyor.
41:43Kanser hücresi de aynen bunu yapıyor.
41:45Terminatör gibi.
41:46Aynen öyle.
41:48Obez veya bir delikten, damarın deliğinden geçemeyecek hücre, EMT dediğimiz epitel mezanşimal dönüşüme uğruyor, o delikten geçebilecek hale geçiyor.
42:01Yani bu hücresel bir değişim var orada.
42:02Hücresiz bir hücre ya.
42:04Enteresan bir olay.
42:05Ha bu sefer bu fark edildiği için, ha denildi ki, ha biz bu dönüşümü durduralım.
42:12Bu sefer EMT'yi yani bu mezanşimal zayıflayıp hareket kabiliyeti, sızma kabiliyeti olan hücreye dönüşümü bloke edelim.
42:21Bu da var.
42:22Bu da var.
42:23Bu da güzel, bu ikinci bloke.
42:24Başka, bakıldı ki ya burada bütün kanser hücreleri de aynı değil.
42:29Bir tane işte kök hücre dediğimiz hücreler var.
42:33Bunlar daha bela, baş belası hücreler.
42:35Niçin daha baş belası hücreler?
42:37Çok dirençli.
42:38Neye dirençli?
42:39Kemoterapiye dirençli.
42:39Işın tedavilerine.
42:40Radyoterapiye dirençli.
42:42Bu hücreler çok farklı mekanizmaları barındırdıkları için, nitelikleri barındırdıkları için, yani tabiri caizse hiç eyvallahı yok.
42:51Ya da saklanıyor mu?
42:53Sadece saklanma değil.
42:54Onu da kullanıyor.
42:55Mesela kemoterapinin özelliği, kemoterapinin özelliği bölünen hücrelere etkili olabilmesidir.
43:02Yani bir hücre bölünüyorsa kemoterapi ona etki edebilir.
43:05Ulaşabilir.
43:06Ama bizim bay kök hücre diyor ki, bölünmüyorum lan diyor.
43:13Ama hadi bakalım.
43:14Hadi bakalım bölünmüyorum, sessiz kaldım diyor.
43:16Ama normal değil.
43:17Hiçbir şey yapamıyorsunuz.
43:19Kemoterapiyle bir şey yapamıyorsunuz.
43:20Çünkü bölünmesi lazım ki kemoterapi etki etsin.
43:23Kemoterapinin etki etmesi için o hücrenin bölünmesi lazım.
43:25Bölünen bir hücre olması.
43:26Bölünmeyen bir kanser hücresi.
43:27Bir kanser hücresi.
43:28Bir zaman sonra diyor ki, evet ben artık karar verdim, bölünmeye başlayacağım diyor.
43:33Bölünmeye de başlayabiliriz.
43:34Ama işten de geçmiş de olabilir.
43:36Demek istediğim şey, yani niteliklerine göre, kanserin basamaklarına göre tedavi seçenekleri oluşturuluyor.
43:43Burada nasıl bir blokaj var?
43:45Kanser kök hücrelerine de etkili olabilecek.
43:47Etkili olabilecek.
43:48Onların o etkilerinin, etki mekanizmalarının kırılmasına fayda sağlayacak.
43:54Mesela ilaç atma mekanizmaları daha gelişmiştir onların.
43:57Kendilerini tamir mekanizmaları daha gelişmiştir onların.
44:02Bu sefer bu basamaklara yönelik işte diyelim ki tedaviler geliştiriyorsunuz.
44:06DNA'nın tamiriyle ilgili ilaçlar geliştiriyorsunuz.
44:12Onkogenleri baskılamak, kanser yapıcı genleri baskılamakla ilgili ilaçlar geliştiriyorsunuz.
44:19Kanser yapımını engelleyici genleri aktive etmekle ilgili ilaçlar geliştiriyorsunuz.
44:26Kanserin oluşum ve gelişiminde epigenetik faktörler, sadece genetik faktörler değil,
44:31genetik mutasyonla ilgili faktörler de önemlidir.
44:36Ama genlerin çalışıp çalışmaması, yani bir gen var,
44:41tümör baskılayıcı bir gen, bu gen iyi çalışırsa tümör baskılanır,
44:47çalışmazsa tümörün önü açılır.
44:50Bu genin çalışması veya çalışması epigenetik düzenlemeyle gerçekleşir.
44:55Enflamasyon dediğimiz olay, vücutta epigenetik mekanizmaları kanser lehine bozar.
45:01Yani kanseri baskılayıcı genlerin çalışmasını engeller,
45:07kanserinin önü açılır.
45:10Hayda, bir başka mekanizma çıktı.
45:13Enflamasyon dediğimiz bir başka mekanizma çıktı.
45:16Bakın dört oldu yani.
45:17Daha saymakla bitmez.
45:18Bitmez.
45:19Başka bir mekanizma, opoptoz dediğimiz bir mekanizma var.
45:23Nedir o?
45:24Bir hücrenin, vücuttaki bir hücrenin nitelikleri bozulduğunda,
45:29normal sağlıklı bir hücre, hücresel nitelikleri bozulduğunda,
45:34normalde kendi kendine intihar eder, ölür.
45:40Ne kadar güzel bir sistem vücutta var.
45:43Yani biri gelip sen çalışmıyorsun artık,
45:45hadi bakalım seni işten kovdum demesine bile gerek kalmadan,
45:49o kendi kendini inha ediyor.
45:51Bu çok önemli bir koruma mekanizmasıdır.
45:54Ama kanser hücrelerinde bu mekanizma yok.
45:56Bozulmuş.
45:57Hele ki kanser kök hücrelerinde bu iyicene bozulmuş.
46:01Apoptozis mekanizması bozulmuş.
46:03Ha buna yönelik tedaviler geliştirilip,
46:07biz bir ilaç verelim, bir ilaç oluşturalım,
46:09araştırmalar, geliştirmeler devam ediyor.
46:12Ha biz bu apoptozisi harekete geçirelim ki,
46:16kanseri de buradan baskılayalım.
46:19Güzel.
46:19DNA tamiriyle ilgili olan genleri aktive edelim.
46:23Onkogenleri dediğim gibi baskılayalım.
46:28Başka?
46:29Kanserin oluşum ve gelişiminde,
46:31kanserin çevresi dediğimiz,
46:33kanser hücresi kendi çevresinde bir alan oluşturuyor.
46:38Biz buna mikroç çevresi diyoruz.
46:39Bu kanser mikroç çevresi,
46:40kanser hücresinin o bahsettiğimiz damar oluşmasını sağlamada,
46:45bağışıklığı engellemede,
46:48hatta ilaçların kanser hücresine ulaşmasını engellemede bir bariyer de oluşturuyor.
46:54Kanserin adeta bir üretim fabrika alanı gibi oluşturuyor.
46:58Kendi mahallesini oluşturuyor.
47:00Bu alanda,
47:02bu alanda vücudun bazı hücrelerini de aktive ederek kendine hizmet ettiriyor.
47:08Kendinin çoğalmasını,
47:10damar oluşumunu sağlamada hizmet ettiriyor.
47:13Yani kanser mikroç çevresi,
47:15kanser için önemli bir üretim fabrika alanı.
47:20Ve de çok tehlikeli.
47:21Şimdi reklama gideceğiz ama,
47:22kanserin çeşitli saymakla bitmeyen mekanizmalarını konuşuyoruz hocamla.
47:26Ve fitoterapinin yaptığı bu protokollerin hangi mekanizmaya ne fayda sağlayacağını konuşuyoruz.
47:31Reklamlardan sonra daha önemli detaylara da gireceğiz.
47:33Hadi bir kısa ara verelim.
47:35Evet, reklamlardan hemen sonra yine kanseri konuşuyoruz.
47:38Bu çeşitli saymakla bitmeyen mekanizmaları,
47:40mekanizmaları, çaresiz gibi görünen mekanizmalara fitoterapinin değdiği altın vuruşları konuşuyorduk hocam.
47:46İşin bam teli aslında burası.
47:48Burası.
47:49En son nerede kaldık?
47:50Kanser mikroç çevresini düzeltmezseniz,
47:54kansere zaten ulaşamıyorsunuz.
47:56Kanserin vücudun hücrelerini kullanmasını engelleyemiyorsunuz.
48:00Orayı kapatmış mı?
48:01Evet.
48:02Öyle bir çevre oluşturmuş.
48:04Kendi çevresinde asidik bir ortam oluşturmuş kanser hücresi.
48:07Kendi metabolizmasındaki değişikliklerle bunu yapıyor.
48:11Asidik ortam, hipoksik bir ortam, sert bir ortam oluşturuyor.
48:14Özel bir ortam.
48:16Ve burada bağışıklık hücrelerini engelliyor.
48:20Hatta vücudun bazı bağışıklık hücrelerini,
48:24diğer bağışıklık hücrelerini baskılamak için kullanıyor.
48:28Şimdi bu zafer dediler ki,
48:30ha biz bu mikroç çevreye yönelik de ilaç geliştirelim.
48:33Güzel.
48:35Hedef doğru.
48:36Başka?
48:37Kanserin oluşumu ve gelişimde bağışıklık da çok önemli.
48:39Çok.
48:40Bağışıklık sistemi aktif olmalı.
48:42Ki kanserle savaş mümkün olabilsin.
48:45Kanserin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı bazı mekanizmalar var.
48:51Bağışıklık sistemini kandırmak ve kaçmak için mekanizmaları var.
48:55Girmeyeceğim ayrıntısına.
48:56Ha biz bu mekanizmalara yönelik de ilaç geliştirelim.
49:00Hedefe yönelik tedaviler yapalım.
49:02Bağışıklık hücrelerini daha aktif hale getirelim.
49:06De kanseri yenelim.
49:08Ne?
49:08İmmunoterapi.
49:09Ya ne demek istiyorum?
49:11Demek istediğim şey şu.
49:12Bu kanser oluşumundan gelişimine kadar çok faktöryel, çok basamaklı, çok mekanizmalı.
49:21O yüzden kanserle baş etmek tehlikeli, zor.
49:26İşte istenilen neticeleri almakta zorlanıyoruz.
49:28Hele ki bu evre 4 olduğu zaman tek kanser hücresiyle de baş etmiyoruz.
49:33Heterojenite var.
49:34Farklı nitelikler kanser hücreleri de var.
49:37Yani aynı anda A, B, C tipi kanser hücreleri var.
49:40A, B kansere, kemoterapiye veya bir tedaviye faydalı oldu, onlar yok oldu ama dirençli olan tip devam ediyor.
49:48Kanser uyuyor, sonra tekrar nüksediyor kanser kök hücreleriyle.
49:53Gelelim fitoterapiye.
49:54Kısacası demek istiyorum ki, şimdi bahsettiğimiz bu kadar farklı mekanizmaları saydık ya,
49:59bazen bir bitki bu mekanizmaların çok önemli bir bölümüne de etki ediyor veya farklı bir bitki içerisindeki farklı moleküller bu mekanizmalara da etki ediyor.
50:16Yani 5 tane molekül var bir bitki içerisinde, yani fitokimyasal var.
50:22O 5 tanesi bu mekanizmalarda bir tanesi opoptozu etkiliyor, bir tanesi damar oluşumunu etkiliyor, bir tanesi kanser kök hücresi üzerine etki ediyor,
50:31bir tanesi fitokimyasal, yani bitki içerisindeki doğal madde kanser kök hücresine etki etmiş, bir tanesi kanserin mikro çevresine etki etmiş,
50:42bir tanesi bağışıklığı engellemiş, bağışıklığı aktive etmiş, kanser mikro çevresine engellemiş,
50:51velhasıl opoptozu engellemiş, kanser oluşumunu engellemiş, kanserin oluşumundaki DNA tamir mekanizmalarını iyileştirmiş,
51:02say, say, say, say, say, bazen bir bitki, bazen birkaç bitki.
51:07Bugünkü modern fitoterapi, geleneksel ve tamamlayıcı fitoterapide,
51:10biz bitkilerin hangi mekanizmalarla, bu kanserin hangi mekanizmalarla etkili bir etkileşim içerisinde olduğunu,
51:21engellediğini, fayda sağladığını biliyoruz.
51:24Müthiş bir zenginlik.
51:26Ya 30-40 tane ilaç kullanacaksınız bir sürü basamaklar için, çok pratik değil.
51:33Ama öyle bir şey var ki, yani bir tane değil,
51:36dedim ya tepeden tırnağa farklı mekanizmalar, bağışıklığı güçlendirerek,
51:42kanser kök hücrelerine etki ederek, kanser mikro çevresine etki ederek,
51:48bu damar gelişimi dedik ya, damar gelişimini engelleyerek,
51:51EMT'yi engelleyerek, opoptozu aktive ederek, metastazı engelleyerek,
51:58DNA tamir mekanizmalarını harekete geçirerek,
52:02onkogen, kanser yapıcı genleri baskılayarak,
52:04kanser yapımını engelleyici genleri, epigenetik etkiyle aktive ederek,
52:10say say say bitmez.
52:11Doğada o kadar büyük zenginlikler var ki.
52:14Ben, bunların bu zenginlikler karşısında,
52:18yani insan acizliğini idrak ediyor.
52:22Ve o zaman, şu duyguya kapılıyorsun, diyorsun ki,
52:26ben daha da iyisini, daha da çok şey öğrendiğimde,
52:30yenemeyeceğim bir şey yok diyorsun.
52:31Allah'ın izniyle.
52:32Ve İbn-i Sinan'ın o sözüne geliyorsun, diyorsun ki,
52:34hani iyileşmeyecek bir hastalık yoktur, diyor ya İbn-i Sinan.
52:38İşte ben de onu söylüyorum.
52:39Ve diyorum ki, evre dört bile kanser olsa,
52:43bu kadar faydaları olan,
52:45ha bu faydalarla saymadığımız başka neler var?
52:48İşte diğer tedavilerin, yani kemoterapinin,
52:50radyoterapinin yan etkilerini azaltma,
52:51kişinin direncini arttırma,
52:54birçok artı başka faktörleri de devreye sokabilen bir tedavi mekanizması,
53:03nasıl ihmal edilebilir?
53:04Asla ihmal edilemez.
53:06Ve bu geleneksel ve tamamlayıcı tıbbi tedavi yöntemleri,
53:10kanser hastaları için gerçekten çok önemli.
53:13Çok gerekli.
53:13Bu kadar problemle karşı karşıya kalan,
53:16ismini bile duymaktan tereddüt ettiğimiz bu hastalık,
53:19yenilmez diye düşünmeyin.
53:21Bunun nasıl yeneceğinizle,
53:23önce yenilmeye karar verin,
53:25ondan sonra biz de yardım edelim.
53:27Yani fitoterapistler de,
53:28bu işi gerçekten bilen ve etkili bitkiler ile,
53:32bu protokollerle,
53:34buna savaşacak yöntemleri devreye sokarak,
53:37gerçekten bu hastalara yardımcı olalım.
53:39Bunları iyileştirelim.
53:40Bütün isteğimiz bu.
53:41Yine çok güzel mesajlarla programı sonlandırdık hocam.
53:44Bence şu program,
53:47Beyaz TV'nin kendi YouTube sayfasına yüklendiğine de,
53:50çevrilip çevrilip,
53:52hem moral açısından,
53:54hem de bilinçlenme açısından,
53:56tüm mekanizmaları ve çözümleriyle beraber,
53:58fitoterapinin işin içine girmesiyle bambaşka bir hale geldiği,
54:01tüm kanser hastalarına yüzü güldürecek bir program oldu.
54:04Ben diyorum ki,
54:05bizim önümüzü açsınlar,
54:07Anadolu'nun bitki zenginliğini de biz devreye sokalım.
54:10Yani dünyaya bir Türk tıp damgası vuralım.
54:15İnşallah.
54:16Biz de valla bunun için sabahlara kadar yayınlar yaparız.
54:19Sizlerle çok da keyif alırız.
54:20Çok teşekkür ediyorum hocam.
54:21Ben teşekkür ederim.
54:22Kıymetli bilgileriniz için.
54:23Biz bugün Hakan hocamla yine programı kapatıyoruz.
54:26Yarın yine aynı saatte sabah kahvesinde buluşuruz.
54:28Efendim hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen