Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu makale, Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeleri, Türkiye’nin askeri harekatları ve bölgedeki terör örgütlerinin meşrulaştırılma çabaları üzerinden eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, PKK/YPG/SDG unsurlarının tamamen tasfiye edilmesi yerine, çeşitli anlaşmalarla Suriye devlet yapısına entegre edilme sürecine girildiğini savunmaktadır. Colani liderliğindeki yapı ile kurulan ortaklıklar ve verilen tavizler, bölgede özerk yapıların anayasal güvence altına alınması riski olarak değerlendirilmektedir. Özellikle Trump yönetiminin ve bölgesel aktörlerin politikaları, terör örgütü liderlerinin resmi görevlere getirilme ihtimali üzerinden sorgulanmaktadır. Sonuç olarak yazı, Suriye’de uygulanan bu entegrasyon modelinin gelecekte Türkiye için de bir dayatma haline getirilip getirilmeyeceğine dair ciddi endişeler taşımaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bu bölümde Suriye'de hayata geçirildiği iddia edilen ve tüm bölgeyi, özellikle de Türkiye'yi yakından ilgilendiren yeni bir siyasi modeli masaya yatırıyoruz.
00:09Oldukça karmaşık bir analiz bu, o yüzden hazırsanız hemen başlayalım.
00:13Şimdi analizi yapılan makalenin yazarı işe çok kışkırtıcı bir soruyla başlıyor.
00:17Düşünün ki terör örgütü lideri olarak tanımlanan biri bir gün savunma bakanı oluveriyor.
00:22İşte bu düşünce deneyi aslında tüm bu meselenin düğümünü çözecek anahtar.
00:26Peki bu noktaya nasıl gelindi? Bunu anlamak için hafızamızı biraz tazeleyelim ve 2019'a Barış Pınarı Harekatı dönemine gidelim.
00:34Çünkü o dönemde yaşananlar ve sonrasındaki o yüksek gerilimli diplomasi trafiği bugünü anlamamız için çok önemli.
00:41Zamanı biraz ileri saralım şimdi.
00:43Çok yakın bir tarihte Suriye'de koloni şara yönetimiyle SDG arasında yeni bir anlaşma yapıldığı duyuruldu.
00:50İlk bakışta hani kağıt üzerinde bu anlaşma SDG için tam bir hezimet gibi duruyordu.
00:56Nitekim Türk medyasındaki manşetler de tam olarak bunu yansıtıyordu.
01:01SDC diz çöktü, PKK-YPG için yolun sonu gibi ifadelerle tam bir zafer havası vardı.
01:08Ama işin ilginç yanı da burada başlıyor zaten.
01:12Manşetlerle anlaşmanın gerçek maddeleri arasında ciddi bir fark vardı.
01:16İşte o fark da bu. Manşetler, tam teslimiyet, beyaz bayrak çektiler derken anlaşmanın detaylarına baktığımızda ne görüyoruz?
01:24SDG liderinin bir savunma bakan yardımcısı önermesi, Kürtlerin haklarına anayasal güvenceler getirilmesi gibi maddeler.
01:31Yani analiz edilen kaynaktan da bu çelişkiye dikkat çekiyor.
01:35Medyadaki zafer havasının aksine anlaşma SDG'ye aslında ciddi bir siyasi alan açıyordu.
01:40E pek de şaşırtıcı olmayan bir gelişmeyle anlaşmanın mürekkebi bile kurumadan her şey tepetaklak oldu.
01:47SDG lideri Mazlum Kobani şartları kabul etmediğini açıkladı ve çatışmalar yeniden alevlendi, bölge bir anda yine karıştı.
01:54Peki sonra ne oldu? Her şey bitti mi?
01:57Hayır.
01:58Bu sefer de sahneye Amerika girdi ve çok hızlı bir şekilde yeni bir ateşkes anlaşması kotarıldı.
02:04Analize göre bu yeni anlaşma bir öncekinden bile daha fazla avantaj sağlıyordu SDG'ye.
02:09Hatta bakın bizzat dönemin ABD elçisi Tom Barack'ın sözleri çok net.
02:16Diyor ki bu anlaşma SDG'nin sahip olduğu yarı özelliğin çok daha ötesinde bir yönetimde yer alma imkanı sunuyor.
02:24Yani bu bir yenilgi değil, aksine siyasi olarak seviye atlamak gibi bir şey.
02:30E hal böyle olunca akıllara şu kritik soru geliyor ki yazar da tam olarak bunu sorguluyor.
02:35O zamanlar herkesin dilinde olan Trump SDG'yi sattı söylemi doğru muydu?
02:41Amerika müttefiklerini gerçekten yüzüstü mü bırakıyordu?
02:44İşte yazar bu iddiaya karşı bazı somut veriler sunuyor.
02:48Mesela Trump SDG'yi sattı denilirken 2026 ABD bütçesinde SDG için para ayrıldığını görüyoruz.
02:56ABD onlarla işini bitirdi deniyor ama tam o tarihlerde 76 araçlık bir askeri konvoy boynuriliyor.
03:03Yani sahadaki gerçekler manşetlerdeki algıdan çok daha farklı ve karmaşık bir tablo çiziyor.
03:08Hatta bizzat Trump'ın kolani ay hakkındaki şu sözleri aslında bu duruma ne kadar pragmatit ve belki de uzun vadeli baktığını gösteriyor.
03:17Öylesi bir yere temiz bir çocuğu koyup bir şey başarmasını bekleyemezdiniz diyor.
03:22Bu sözler yazarın analizine göre aslında bir B planının hep devrede olduğunu gösteriyor.
03:28Evet buraya kadar Suriye'de olanları özetledik.
03:31Ama şimdi analizin en can alıcı noktasına Türkiye bağlantısına geliyoruz.
03:35Çünkü yazar Suriye'de yaşanan tüm bu gelişmelerle Türkiye'deki siyaset arasında şaşırtıcı bir paralellik kuruyor.
03:43Bakın bu çok ilginç.
03:44Yazar Devlet Bahçeli'nin bir açıklamasını mercek altına alıyor.
03:48Bahçeli bir yandan SDG ve türevlerini terör örgütü olarak nitelerken
03:52diğer yandan Suriye devlet kurumlarına geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmelerini desteklediklerini söylüyor.
03:59Yani hem terörist diyor hem de entegre edilsin diyor.
04:02Aslında bu entegrasyon fikri bölge siyaseti için tamamen yeni bir kavram değil.
04:07Yazarın da vurguladığı gibi bu konunun bir geçmişi var.
04:11İşte yazar bu noktada çok çarpıcı bir karşılaştırma yapıyor.
04:14Bahçeli'nin bu entegrasyon sözlerini alıyor ve yanına 2013 yılında hapisteki PKK liderinin yaptığı bir açıklamayı koyuyor.
04:22O açıklamada ne deniyordu?
04:24Bir MİT müsteşar yardımcısı Kürt hareketinden olabilir mi?
04:27Meclis yönetici-militan ayrımı yapmadan bir yolunu bulmalı.
04:32Yani fikir aslında çok benziyor.
04:35Yani yazarın kurduğu mantık silsilesi şu şekilde.
04:38Bir yanda Suriye'de SDG lideri savunma bakan yardımcılığına öneriliyor.
04:43Diğer yanda Türkiye'de milliyetçi bir lider SDG'nin entegrasyonundan bahsediyor.
04:49Ve geçmişe baktığımızda PKK liderinin Türkiye için benzer bir model önerdiğini görüyoruz.
04:55İşte bu üçü bir araya gelince ortaya çok düşündürücü bir tablo çıkıyor.
05:00Ve işte tüm bu analiz bizi yazarın sorduğu o son ve kışkırtıcı soruya getiriyor.
05:05Suriye'de şahit olduğumuz bu gelişmeler Türkiye'nin geleceği için bir tür model veya bir test alanı mı?
05:11Yoksa her iki ülkede yaşananlar eş zamanlı işleyen daha büyük bir planın parçaları mı?
05:16Üzerine düşünmeye değer bir soru.
05:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen