00:00Herkese selamlar. Tarihte öyle günler vardır ki bir milletin bütün kaderini değiştirir.
00:05İşte 20 Ocak 1990 Azerbaycan için tam da böyle bir gün.
00:09Peki o güne yani tarihe kara ocak olarak geçen o güne nasıl gelindi?
00:14Hadi gelin bir özgürlük çığlığının nasıl kanla bastırıldığına ve o günün bugüne bıraktığı mirasa birlikte bakalım.
00:20Aslında bütün hikaye bu sözde gizli.
00:23Şair Bahtiyar Vabzade azatlık olmayan bir memlekette nadan baş olar yani özgürlüğün olmadığı bir ülkede cahiller başa geçer derken sanki olacakları yıllar öncesinden görmüş gibiydi.
00:37Peki binlerce on binlerce insanı meydanlara döken bu ateşin kaynağı neydi?
00:43Her şey ama her şey tek bir kelimenin etrafına dönüyordu azatlık.
00:47Azatlık. Evet Azerbaycan Türkçesinde özgürlük, hürriyet, bağımsızlık demek.
00:53Ama o günlerde bu kelime inanın bana bir sözlük tanımından çok ama çok daha fazlasıydı.
00:59Nesiller boyu bir halkın içinde biriken bir umudun, bir isyanın ta kendisiydi.
01:04O günlerde Bakü meydanları işte tam olarak böyleydi.
01:07Bahtiyar Vabzade gibi şairler aydınlar kürsüye çıktığında ağızlarından dökülen her bir kelime on binlerin kalbinde dev bir azatlık ateşine dönüşüyordu.
01:17Ve bu ateş artık öyle kolay kolay söndürülecek gibi değildi.
01:21Tabi Bakü'de yükselen bu özgürlük sesi Moskova'daki Kremlin'in o kalın duvarlarında bir tehlike çanı gibi çınlıyordu.
01:29Soliyetlerin cevabı da hiç gecikmedi.
01:31Hem de demir bir yumrukla geldi.
01:33Ve işin en trajikomik tarafı neydi biliyor musunuz?
01:35Bir yanda Gorbacov bütün dünyaya Glaznos ve Perestroika diyordu, yani açıklık ve yeniden yapılanma vaat ediyordu.
01:42Ama öte yanda bu cafcaflı vaatlerin Azerbaycan Türkleri için geçerli olmadığı çok acı bir şekilde ortaya çıkılardı.
01:49Onlar için biçilen rol, imparatorluğun sessiz birer kulu olarak kalmaktı.
01:53Sonra her şey o kadar hızlı gelişti ki 15 Ocak'ta olağanüstü hali ilan edildi.
01:59Sadece bir gün sonra 16 Ocak'ta Sovyet tankları Azerbaycan sınırından içeri girdi.
02:05Ve takvimler 20 Ocak'a gösterdiğinde Bakü sokakları tarihe kara ocak olarak geçecek o korkunç katliama sahne oldu.
02:12Peki Bakü'de bütün bunlar yaşanırken dünya ne yapıyordu?
02:16Göreceksiniz verilen tepkiler en az olayların kendisi kadar hem şaşırtıcı hem de çelişkilerle doluydu.
02:23Türkiye'nin ilk resmi tepkisi açıkçası oldukça tuhaftı.
02:26Dönemin Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz Sovyet Büyükelçisi'ni çağırıyor ve tankların halka şefkatli davranmasını istiyor.
02:34Evet yanlış duymadınız şefkatli.
02:36İnsanları ezmek için gelen tanklardan şefkat beklemek, yani bu talebin ne kadar havada kaldığı çok açıktı.
02:41Sadece devlet değil Türkiye'nin kendi içinde de kafalar karışıktı.
02:46Medyada tam bir kutuplaşma vardı.
02:49Bir tarafta Mehmet Barlas gibi aman bu bizim dışımızda bir olay sakın karışmayalım diyenler.
02:56Diğer tarafta da Rauf Tamer gibi ne demek karışmayacağız elbette karışacağız karışmalıyız diye isyan edenler.
03:03Uluslararası medyada ise durum daha da vahimdi.
03:05İddialara göre özellikle Amerikan kanalı CNN, Sovyet ordusunun katliamını tamamen görmezden gelip olayları sanki Türkler ermonilere katliam yapıyor gibi sunuyordu.
03:15Yani gerçek adeta tepe taklak edilmişti.
03:18Peki bu yalan haberlere karşı kimse sesini çıkarmadı mı?
03:22Elbette çıkardı.
03:23Nihat Çetin Kaya gibi vatansever aktivistler, Diyaspora dernekleri, Kızıl Ordu'nun Bakü'de kadın, yaşlı, çocuk demeden yaptığı vahşeti bütün dünyaya duyurmak için gerçekten de canla başla bir mücadele verdiler.
03:37Sovyet tankları insanları ezmişti evet ama farkında olmadan bambaşka bir şeyi, bastırıldığı zannedilen bir milli kimliği uyandırmışlardı.
03:47O kanlı gün aslında modern Azerbaycan'ın doğum sancısı olacaktı.
03:51Mehmet Emin Resulzade'nin o unutulmaz sözü var ya bir kere yükselen bayrak bir daha inmez işte o söz o günlerde yeniden hayat buldu.
03:59Artık bu sadece bir slogan değil.
04:01Her bir Azerbaycan türkünün damarlarında dolaşan bir azatlık yeminiydi.
04:06Bu direniş aynı zamanda ortak bir kimlik duygusunu da yeniden alevlendirmişti.
04:11Türküz, Türk doğduk, Türk öleceğiz sloganı Azerbaycan'dan Anadolu'ya kadar yankılandı, iki kardeşi tek bir sesle birleştirdi.
04:19Sovyetlerin yıllardır dayattığı o Azeri kimliği artık reddediliyor, ortak Türk kimliği gururla haykırılıyordu.
04:25Bu kimliksel uyanışın bayraktarlığını da şüphesiz Halk Cephesi lideri Ebülfez Elçibey yapıyordu.
04:30Elçibey Sovyetlerin o siz Türk değirsiniz, Hazerlisiniz dayatmasına dimdik karşı durdu ve Türklük gururunun artık bu hareketin sancağı olacağını bütün dünyaya ilan etti.
04:43Peki bunca acıdan, bunca kandan, bunca direnişten geriye ne kaldı?
04:49Kara ocağın bugüne bıraktığı asıl miras neydi?
04:53Gelin tarihe düşülen bu onurlu nota son bir kez daha bakalım.
04:56İşte kara ocağın nihai anlamı tam olarak bu.
05:00O karanlık güne, o kayıplara rağmen 20 Ocak bir yenilgi değildir.
05:05Aksine bir milletin kendi tarihine altın harflerle yazdığı onurlu bir başkaldıranın adıdır.
05:11Ve tabii şunu da asla unutmayalım.
05:12Bu direnişte şairlerin, aydınların rolü inanılmaz büyüktü.
05:17Tıpkı en başta andığımız Vahapzade gibi.
05:19Onlar sadece iyi gün dostu değildiler, onlar o meydanlardaki direnişin nefesiydiler.
05:24Ve böylece en başa Vahapzade'nin o can alıcı sorusuna geri dönmüş oluyoruz.
05:30Özgürlüğün olmadığı topraklarda kimler hüküm sürer?
05:33Bu sanırım üzerine hepimizin uzun uzun düşünmesi gereken bir soru.
05:38Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
Yorumlar