00:00Herkese merhaba. Bugün sizlerle bir yazarın Türkiye'nin Orta Doğu'daki değişen rolüne dair ortaya attığı çok çarpıcı bir analizi inceleyeceğiz.
00:08Yazarın iddialı tezleri üzerinden bölgenin geleceğine dair ilginç öngörüleri konuşacağız.
00:14Hazırsanız bu derin analize hemen dalalım.
00:17Yazar analizine işte bu çok güçlü, çok iddialı bir sözle başlıyor.
00:22Bu söz var ya aslında bütün bu anlatının temelini oluşturuyor.
00:26Yazar bize adeta şunu söylüyor, bugünü anlamak mı istiyorsunuz?
00:31O zaman yüzünüzü, geçmişe, o derin tarihsel köklere dönmeniz lazım.
00:36O zaman hadi, yazarın bizi götürdüğü yere tam bir asır öncesine gidelim.
00:41Çünkü ona göre bugünkü bütün o gerilimler, bütün o çatışmalar var ya, onların tohumları işte tam o günlerde atıldı.
00:48İşte yazarın temel tezi tam da bu.
00:50Diyor ki, bir asır önce Osmanlı yıkılınca ortaya çıkan ülkelerin sınırları sanki cetvelle çizildi.
00:57Yani tamamen yapay bir yapıdan bahsediyoruz.
00:59Ve işte bu cetvelle çizilmiş sınırlar yüzünden bölge bir türlü dikiş tutturamıyor, bir türlü huzura kavuşamıyor diyor.
01:06Peki bu işin detayları ne?
01:08Yazar ne diyor tam olarak?
01:10Birincisi, kurulan bu yeni devletler ya da yazarın tabiriyle devletçikler bir türlü istikrarı yakalayamadı.
01:17Ama daha da önemlisi diyor ki, batılı güçler Türkiye gibi bölgenin eski büyük gücünün tekrar ayağa kalkmasından o kadar korkuyorlardı ki bunu engellemek için her şeyi yaptılar.
01:27Hatta işi psikolojik operasyonlara kadar vardırdılar.
01:31İşte bütün meselenin kilitlendiği noktada bu.
01:33Yazar diyor ki, batının en büyük korkusu, temel endişesi şuydu.
01:38Tarih tekerrür edebilir.
01:40Yani tarihte olan yine olabilir diye düşündüler.
01:43Ve sırf bu ihtimal yüzünden Türkiye'nin önünü kesmek için tabiri caizse ellerinden geleni arttırına koymadılar.
01:49Şimdi bu büyük tarihsel çerçeveden çıkıp çok daha yakın bir zamana Suriye'ye gelelim.
01:56Bakalım yazar bu teorisini sahadaki güncel bir olaya nasıl bağlıyor?
02:00O büyük resmin içinde bu gelişme nereye oturuyor?
02:03Ve bu bölümün kalbinde de şu soru yatıyor.
02:06Hani o çok güçlü denen SDG var ya, nasıl oldu da bir günde kağıttan bir kaplan gibi yıkılıverdi?
02:13Medyanın anlattığı gibi bir günde değişen bir harita mıydı bu?
02:17Yoksa işin aslı bambaşka mıydı?
02:19Yazarın cevabı, hayır bu hiç de ani bir çöküş değil de diyor.
02:23Aksine aylarca ilmek ilmek dokunmuş bir planın sonucuydu.
02:27Bakın adımlar çok net.
02:29Önce içeriden müttefik Arap aşiretleri taraf değiştirdi, sonra bölgedeki halk ayaklandı ve en sonunda can damarı olan Amerikan desteği kesilince iş bitti.
02:39İşte yazarın kendi cümleleriyle olayın özeti de bu zaten.
02:44Bir günde değişen harita dedikleri esasında aylarca süren hazırlığın sonucudur.
02:50Yani bu bir sürpriz falan değil, tam tersine gayet hesaplanmış bir hamleydi.
02:54Yazar şunu soruyor, hani bu örgüt Halep'te haftalarca direniyordu, nasıl oldu da burada bu kadar çabuk pes etti?
03:02Cevap diyor, işte o perde arkasındaki hazırlıkta gizli.
03:06Ama durun, asıl önemli nokta şimdi geliyor.
03:09Yazar diyor ki, bu olay sadece buzdağının görünen kısmı.
03:13Yani Suriye'de şahit olduğumuz bu gelişmeler aslında çok daha büyük, bizim henüz tam olarak çözemediğimiz bir stratejik oyunun sadece küçük bir parçası.
03:23Peki, madem bu kadar büyük bir plan var, o zaman bu işin içinde Amerika nerede duruyor?
03:29Onun rolü ne?
03:30Hadi gelin şimdi analizin Amerika kısmına, yani bölgedeki bütün dengeleri değiştiren o Amerikan stratejisine mercek tutalım.
03:39Yazarım bu konudaki tespiti çok ama çok net, hiç lafı dolandırmıyor, Amerika Birleşik Devletleri müttefiği SDG'yi resmen sattı.
03:48Yani diyor ki, artık kullanışlı olmadığına karar verince daha büyük çıkarları için bir kenara attı.
03:55Bu da analize göre Amerika'nın bölgede sık sık başvurduğu klasik bir taktik zaten.
04:00İşte bu noktada yazar, Amerika'nın bu hamlelerini anlamamız için bir anahtar kavramı ortaya atıyor.
04:06Vekalet savaşları.
04:07Yani öyle bir dönemdeyiz ki büyük güçler birbiriyle doğrudan savaşmıyor.
04:13Onun yerine SDG gibi örgütleri, daha küçük devletleri birer maşa olarak kullanıp kendi savaşlarını onlar üzerinden yürütüyorlar.
04:22İyi de Amerika neden durup dururken böyle bir makas değişikliği yaptı?
04:26Yazar bunun birkaç temel nedeni olduğunu söylüyor.
04:29Birincisi, sahadaki durum artık onlar için de sürdürülebilir değildi.
04:33Ama ikincisi ve belki de asıl sebep, Türkiye içindeki o muazzam kamuoyu baskısıydı.
04:39Yani PKK ve benzeri gruplara karşı yükselen öfke o kadar büyüdü ki,
04:43Amerika bu öfkenin kendi büyük planlarını altüst edebileceğini gördü ve pozisyonunu değiştirmek zorunda kaldı.
04:49Tüm bu analizden sonra geldik en can alıcı bölüme.
04:53Peki bu kadar karmaşık bir jeopolitik satranç tahtasında Türkiye ne yapmalı?
04:58Yazarın Türkiye için önerdiği yol haritası ne?
05:01Yazar Türkiye'nin önündeki fırsatlara dikkat çekiyor ama kocaman bir aması var.
05:06Ve bu amanın adı ekonomi.
05:08Yani diyor ki elinizde ne kadar güçlü kartlar olursa olsun, masaya sürecek paranız yoksa o oyunu oynayamazsınız.
05:15Bu kadar basit. Finansal güç olmadan bu fırsatları hayata geçirmek neredeyse imkansız.
05:21E peki para yoksa ne var?
05:23Yazarın cevabı çok net. Akıl.
05:25Diyor ki artık devir değişti.
05:28Sadece bilek gücüyle yani askeri güçle bir yere varamazsınız.
05:31O devir bitti.
05:33Asıl mesele, asıl kazandıran şey akıl.
05:35Yani stratejik düşünce.
05:37Yani aslında bu geçmişin gücünden geleceğin gücüne geçmemiz için bir çağrı.
05:42Peki bu akıl nasıl devreye sokulacak?
05:44Yazarın bunun için çok somut bir önerisi var.
05:48Diyor ki Türkiye'nin en tecrübeli beyinlerini yani emekli büyük elçileri, kurt diplomatları toplayın, onları harekete geçirin.
05:56Çünkü o birikim, o devlet hafızası öyle kolay kolay elde edilen bir şey değil.
06:01Bu bir hazine ve kenarda durmamalı.
06:03Ve işte bu son söz aslında bütün bu anlatının ruhunu, özetini veriyor.
06:09Yazar bize diyor ki, biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık, akılla ayaktayız.
06:15Yani bu topraklardaki varlığımızın sırrı kaba kuvvette değil, o stratejik akılda.
06:21Ve belki de bugün o akla tarihte hiç olmadığı kadar çok ihtiyacımız var.
06:25Yazar analizini bitirirken işte bu can alıcı soruyu ortaya atıp topu bize bırakıyor.
06:33Hem yeni fırsatların hem de eski tehlikelerin olduğu bu dünyada Türkiye'nin aradığı o akıl nerede?
06:41Kayıpları kazanca çevirecek o ortak akıl nasıl bulunacak?
06:44İşte bu soru sanırım hepimizin üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir soru.
Yorumlar