00:00Bir ülkeyi yönetirken sadece iyi niyet yeterli olur mu?
00:04Yoksa sahadaki acımasız gerçekler mi her şeyi belirler?
00:07İşte bugün Özgür Çelik'in analizi üzerinden tam da bu sorunun peşine düşüyoruz.
00:12İdealizm mi yoksa gerçekçilik mi kazanır?
00:15İşte bütün meselenin düğümlendiği yer burası.
00:18Sadece daha iyi bir dünya istemekle gemi yürüyor mu?
00:21Yoksa tarih dediğimiz şey gücü elinde tutanın, şartları doğru okuyanın yazdığı bir hikaye mi?
00:28Yazar bizi tam da bu ikilemle yüzleştiriyor.
00:31Bakın bir tarafta idealizm var.
00:33Hani deriz ya akıl, irade, medeniyet bunlar saf ve güzel hedefler.
00:38Ama yazar diyor ki bir de madalyonun öbür yüzü var.
00:41Gerçekçilik.
00:42Orada o akıl dediğimiz şey güce göre şekillenir.
00:46İradeniz içinde bulunduğunuz şartlara bağlıdır.
00:48Medeniyet ise öyle kendiliğinden gelmez.
00:52Sürekli bir mücadelenin ürünüdür.
00:53Kısacası sadece iyi niyetle yala çıkmak pek de bir işe yaramıyor.
00:58İşte yazarın masal dediği şey de tam olarak bu.
01:01Eğer bir hedefiniz var ama sahadaki güç dengelerini, tarihsel gerçekleri, yani oyunun kurallarını görmezden geliyorsanız,
01:08o zaman elinizdeki şey artık bir politik olmaktan çıkar, sadece güzel bir hikayeye, bir masala dönüşür.
01:14Peki tamam, teori bu.
01:16Ama pratikte nasıl işliyor bu gerçekçi akıl?
01:19Tarihte işe yaradığı olmuş mu?
01:21Hadi gelin birkaç somut örneğe bakalım.
01:24Bu sözü hepimiz biliyoruz değil mi?
01:26Okul duvarlarından, kitaplardan.
01:28İlk bakışta ne kadar coşlu bir slogan gibi duruyor.
01:32Ama yazar diyor ki, hayır bu bir slogan değil, bu o günün şartlarında yapılmış, buz gibi bir stratejik analizdi.
01:39Yani ortada bir umut, nutku yok.
01:42Tam tersine, işgal altındaki bir ülkenin elinde ne var, karşısında kim var, bunu bütün çıplaklığıyla gören, tartan, biçen bir aklın ürünü var.
01:52Bu bir durum tespitiydi.
01:54Yazarın analizine göre başarının formülü işte bu kadar netti.
01:581- Dışarıdan kim ne yapıyor bunu doğru okuyacaksın.
02:012- Kendi gücünü ve rakibin gücünü iyi bileceksin.
02:033- Sabırla doğru anı bekleyeceksin.
02:07Yani mesele hamaset değil, strateji.
02:09Ve bu formül sadece bize özgü de değil sanmayın.
02:12Japonya'nın modelleşme hamlesine bakın.
02:15Savaş sonrası Almanya'nın küllerinden doğuşuna bakın.
02:18Ya da günümüzdeki Çin'in küresel bir güce dönüşmesine.
02:21Yazar, hepsinin temelinde aynı şeyin yaptığını söylüyor.
02:25Hayallere dalmak yerine, dünyayı olduğu gibi görmek ve adımlarını ona göre atmak.
02:29Peki şimdi bu gerçekçi bakış açısını alıp milliyetçilik kavramının kendisine uygularsak karşımıza ne çıkar?
02:37Yazarın tanımı çok net.
02:38Gerçek milliyetçilik, birilerini dışlamak, ötekileştirmek değil, tam tersine o ülkedeki herkesi ama istisnasız herkesi kucaklamaktır.
02:48Eğer bir söylem bölmeye ayırmaya başlıyorsa bilin ki o artık ruhundan kopmuş demektir.
02:54Ve burada karşımıza iki farklı yol çıkıyor.
02:57Bir yanda halkın içinden gelen, gücünü toplumdan alan bir milliyetçilik var.
03:02Diğer yanda ise halktan kopuk, sadece hamasi sloganlara sıkışmış, içi boş bir milliyetçilik.
03:08Yazarın uyarısı da tam bu noktada.
03:10Bu ikincisi, er ya da geç, başkalarının elinde bir aparata dönüşür.
03:15Buraya kadar teoriden ve tarihten bahsettik.
03:18Gelin şimdi bütün bu çerçeveyi alıp günümüzden çok sıcak, çok somut bir konuya uygulayalım.
03:23Terörsüz Türkiye söylemine.
03:25Terörsüz Türkiye.
03:27Şimdi, kim istemez ki?
03:29Kulağına kadar harika geliyor değil mi?
03:31Herkesin ortak hayali bu.
03:33Ama işte o gerçekçi bakış açısı burada devreye giriyor ve o parlak sloganın arkasındaki can alıcı soruları sormamızı istiyor.
03:40Peki, terörsüz ama kimin için?
03:42Ve daha da önemlisi hangi güvenlik mimarisi içinde?
03:45Yani bu oyunun kurallarını kim yazıyor?
03:48Yazarın dile getirdiği endişeler de tam bu soruların cevabında yatıyor.
03:52Acaba bu politika bizi farkında olmadan bir ABD-İsrail güvenlik çemberine mi dahil ediyor?
03:58Egemenliğimiz başkalarının oluruna mı bağlanıyor?
04:01Bölgedeki çatışmaların aslında ne kadar planlı olduğunu gözden mi kaçırıyoruz?
04:05Ve en tehlikelisi sadece bugünü kurtarma hesabıyla ülkenin geleceğini pazarlık masasına mı koyuyoruz?
04:12Çünkü yazarın altını çizdiği acı bir gerçek var.
04:16Amerikan dış politikasında dostluklar, ideolojiler değil, sadece ve sadece kendi çıkarları vardır.
04:23Geri kalan herkes, yani müttefikler, aktörler, gruplar, onlar bu satranç tahtasında sadece o çıkarlara hizmet eden birer araçtır.
04:32Peki o zaman barışın önündeki asıl engel ne?
04:35Bakın yazarın tespiti çok önemli.
04:37Sorun halklarda değil, diyor.
04:40Sorun o bölgeye dışarıdan dayatılan güvenlik planlarında, o jeopolitik projelerde, yani oyunu kuranlarda.
04:48Peki tüm bu analizden sonra elimizde ne kalıyor, nereye varmalıyız?
04:52Yazar argümanını çok güçlü bir çağrıyla sonlandırıyor.
04:55Özetle, gerçek bir ulusal politika, kulağa hoş gelen masallara inanarak değil, sahadaki güç dinamiklerini, yani somut gerçekleri okuyarak yapılır.
05:04Bu kadar basit.
05:04Yani terörsüz Türkiye hedefine, başkalarının kurduğu oyunda bir rol kaparak değil, ancak ve ancak kendi oyununu kurarak, kendi güvenlik stratejini oluşturarak ulaşılabilir.
05:16Eğer bu yapılmazsa ne olur?
05:18İşte o zaman yazarın şu müthiş tespitiyle karşı karşıya kalırız.
05:22En parlak akıl sadece bir temenniye dönüşür.
05:25O çelik gibi irade ise, başkalarının yazdığı bir hikayede küçücük bir dipnot olmaktan öteye gidemez.
05:31Ve sonunda bütün bu analiz bizi tek bir soruya getiriyor.
05:36Bir millet olarak kendi hikayemizi mi yazıyoruz, yoksa farkında olmadan başkasının hikayesinde bir karakter mi oluyoruz?
05:42Yazarın analizine göre, bu sorunun cevabı ne kadar iyi niyetli olduğumuzda değil, gerçekleri ne kadar net görebildiğimizde saklı.
Yorumlar