00:00Kelimelerin koca bir tarihi nasıl şekillendirebileceğini hiç düşündünüz mü?
00:04Yani sadece tek bir kavramı değiştirerek koca bir dönemin tüm algısını baştan yazmak mümkün mü?
00:11Bugün tam da bu konunun merkezine eğitim müfredatımızda son günlerde alevlenen o çok sıcak tartışmaya dalıyoruz.
00:18Temel kaynağımız yazar Nazım Peker'in kaleme aldığı ve çok konuşulan o çarpıcı makalesi.
00:23Bu makale üzerinden yakın tarihimizin en kritik dönemecine verdiğimiz ismin neden bu kadar devasa bir mesele olduğunu tarafsız bir gözle
00:33hep birlikte inceleyeceğiz.
00:34Hadi gelin bu konuyu adım adım açalım.
00:37Önce bu isim tartışmasının tam olarak nereden çıktığına, ardından bakanlığın dayandığı gerekçelere bakacağız,
00:43sonra yazarın tarihi itirazlarını, fetih ve kurtuluş kavramları arasındaki o ince çizgiyi ve son olarak da tüm bunların toplumsal hafızamıza
00:52nasıl yansıdığını masayı yatıracağız.
00:55Evet, ilk olarak şu meşhur isim tartışmasıyla başlayalım.
00:58Olaylar tam olarak nasıl gelişti?
01:01Biliyorsunuz her şey Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in oldukça net bir açıklamasıyla başladı.
01:06Bakan Tekin açıkça, kitaplarda ve müfredatta kurtuluş savaşını çıkarıyoruz, oraya milli mücadele diyeceğiz sadece dedi.
01:13Bakın bu öyle lafın gelişi söylenmiş bir şey veya basit bir kelime oyunu değil, baya baya bir çerçeveleme değişimi.
01:19Yani bir döneme verilen iki yaygın isimden birini ders kitaplarından tamamen rafa kaldırıp yola sadece diğeriyle devam etme kararı.
01:27Yazar Nazım Peker'de makalesinde tam olarak buraya odaklanıyor ve bu kararın toplumda nasıl bir dalgalanma yarattığının altın çiziyor.
01:35Peki ama neden? Yani bakanlığı bu tarihi adımı atmaya iten temel mantık neydi?
01:40Gelin biraz da bakanın gerekçesine yakından bakalım.
01:44Bu kararın mantığını anlamak için tartışmanın tam kalbine oturan o vurucu soruya dönmemiz şart.
01:50Neyden kurtulduk?
01:51Bakan Tekin'in yaklaşımına göre o dönem ortada hala hazırda var olan kurumsal bir Osmanlı devleti vardı.
01:57Yani düşünce şu, zaten bir devletimiz varken biz kimden veya neyden kurtulduk?
02:02Dolayısıyla kurtuluş kelimesinin dönemin gerçekliğini tam olarak yansıtmadığını öne sürüyor.
02:06Bunun yerine milletin topikün verdiği o olağanüstü çabayı anlatan milli mücadele kavramının çok daha doğru ve kapsayıcı bir tanımlama olduğunu
02:14savunuyor.
02:15İşte tam bu noktada işin rengi derişiyor.
02:18Çünkü yazar Nazım Peker'in bu teze çok sert ve tarihsel bir itirazı var.
02:22Peker'e göre tarihin öyle yoruma açık olmayan, kaya gibi sert gerçekleri var.
02:27Bakanın ortada bir Osmanlı devleti vardı tezine karşılık, Peker bizi doğrudan 1918 yılına, Mondros müteharikesine ve sonrasındaki sevre götürüyor.
02:38Diyor ki, o dönemde Osmanlı artık fiilen bitmişti ve dahası koskoca Anadolu dört bir yandan istili altındaydı.
02:45Sonra 1926 yılından harika bir anekdot paylaşıyor bizimle.
02:49O dövem Maraşel Fevzi Çakmak, İsmet İnönü'ye dönüp bu savaşa ne ad verelim diye soruyor.
02:54İnönü'nün cevabı çok net. İstiklal Harbi, yani bağımsızlık veya kurtuluş savaşı.
03:00Peker, bu ismin dışarıdan birileri tarafından değil, bizzat o cehennemi yaşayan kahramanlar tarafından tam da isabetle konduğunun altını kalın kalın
03:08çiziyor.
03:09Hatta yazar, o neyden kurtulduk sorusuna makalesinde isim isim tek tek cevap veriyor.
03:15Listeye bir bakın. Yunan güçleri, Fransızlar, İtalyanlar, İngilizler ve Ermeni çeteleri.
03:21Peker'in tezi son derece somut. Anadolu coğrafyası bu güçlerin fiili işgalini ve istilasını yaşadı.
03:27Bu sadece masa başında verilen soyut bir mücadele değildi.
03:31Asker postallarının ezdiği bir topraktan fiziksel bir kurtulma savaşıydı.
03:36Yazar, sizin mantığınıza göre hiç işgal görmedi mi? diyerek kurtuluş kelimesini çıkartmanın bu tarihi gerçekliği düpedüz eksik bırakacağını savunuyor.
03:45Bu tartışma bizi ister istemez çok daha derin bir anlam bilimsel boyuta, fetih mi kurtuluş mu sorusuna götürüyor.
03:52Şöyle ki, Peker makalesinde Türk tarihindeki savaş türlerini birbirinden çok güzel ayrıştırıyor.
03:59Bir tarafa bakın, Osmanlı'nın o şanla şerefle anılan, Nibolu, Kosova, Çaldıran gibi savaşları var.
04:05Yazar diyor ki, bunlar bizim için kurtuluş değil, fetih amaçlı savaşlardı.
04:10Bunlara kurtuluş savaşı diyebilir miyiz?
04:12Kesinlikle hayır.
04:13Diğer tarafta ise bambaşka bir durum, yani düşman işgalinden o mutlak kurtuluş var.
04:19Peker 1919'da başlayan sürecin millilik yanını elbette kabul ediyor ama asıl amacın toprak genişletmek veya fetih değil,
04:27düpedüz hayatta kalmak ve o cendereden kurtulmak olduğunu belirtiyor.
04:31Yani kelimelerin anlamı savaşın niteliğini doğrudan tanımlıyor arkadaşlar.
04:35Peki tüm bu kavramsal ve tarihsel tartışmaların bugünkü hayatımıza, sokağımıza, şehirlerimize yansıması nasıl oluyor?
04:42Gelin bir de işin tarihsel mirasına bakalım.
04:45Yazar tezini desteklemek için çok canlı, hala yaşayan bir örnek sunuyor.
04:50Kurtuluş günleri.
04:51Düşünsenize bugün Anadolu'nun dört bir yanındaki şehirlerimizde her yıl coşkuyla yerel kurtuluş günleri kutlanıyor.
04:59Peker çok haklı bir soru soruyor.
05:01Eğer ortada bir işgal yoksa ve bir kurtuluş yaşanmadıysa bu beldelerimiz neyin kutlamasını yapıyorlar?
05:07Düşman istilasını ve işgalini iliklerine kadar hissetmiş bu şehirler, törenlerini tam da o kabustan kurtuldukları için yapıyorlar.
05:15Yani bu kurtuluş kelimesi Anadolu halkının o kollektif hafızasında, meydanlarında bizzat yaşamaya devam ediyor.
05:23İşin belki de en can alıcı noktasına geldik.
05:26Nazım Peker makalesini toparlarken bu isimlendirme tartışmasını doğrudan milli güvenliğe bağlıyor ve bakın ne kadar sert bir uyarıda bulunuyor.
05:35Kimse kusura bakmasın, Türk Kurtuluş Savaşı'na, Lozan Antaşmasını, Montre Boğazlar Sözleşmesi'ni yok saymak veya eleştirmek, Türkiye üzerinde hesabı
05:44olanları sevindirir.
05:45Yani yazara göre bu kelimeler sadece tarihsel etiketler değil, bu devletin taşıyıcı kolonlarıdır.
05:51Onlarla oynamak koca bir binanın temeline dokunmakla eşdeğer bir durum.
05:55İşte tam bu noktada durup bir düşünmemiz gerekiyor.
05:58Ders kitaplarındaki sadece bir kelimeyi değiştirmek, o toplumun kendisini nasıl anladığını ne kadar derinden etkileyebilir.
06:06Düşünsenize, eğer o ismi değiştirirsek, her yıl meydanlarda o kurtuluş günlerini kutlayan şehirlerimiz, kendi öz tarihlerini nasıl anlamlandıracak?
06:14Bir yanda tarihi bir dönemi, milli mücadele çatısı altında çok daha kapsayıcı bir şekilde tanımlamayı amaçlayan, zaten devletimiz vardı diyen
06:23bir bakanlık vizyonu, diğer yanda ise yaşanmış o fiziksel işgalin ve ondan kurtuluşun adının asla silinmemesi gerektiğini savunan çok güçlü
06:31bir tarihsel itiyaz.
06:33Kelimelerin tarihi şekillendirmedeki gücü inanılmaz değil mi?
06:36Sadece bir isim, koca bir ulusun geçmişini nasıl andığını belirliyor.
06:40Peki siz ne düşünüyorsunuz? Bu kelimeler tarihimizi mi yansıtıyor yoksa geleceğimizi mi şekillendiriyor?
06:46Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, merak etmeye ve okumaya devam edin.
Yorumlar