Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu öykü, Ferit adındaki bir gencin, bilge dedesinin evlilik ve eş seçimi üzerine verdiği metaforik öğütleri keşfetme sürecini ele almaktadır. Dedesi, hayat arkadaşı seçimini doğru ayakkabıyı bulmaya benzeterek, yanlış kararların insanın tüm yaşamını bir kangren gibi karartabileceği konusunda torununu uyarır. Sevgilisinin dedesine yönelik saygısız tutumuyla bu uyarının haklılığını hemen anlayan Ferit, ailevi bir ibret hikayesi üzerinden sadakat ve karakterin önemini kavrar. Hikayede, dış görünüşe veya anlık heveslere aldanmanın getirdiği hüsran dolu sonlar ile aile bağlarının sarsılmaz gücü vurgulanmaktadır. Yazar, bir ayakkabı benzetmesi üzerinden yaşam yolculuğunda doğru adımlar atmanın ve köklere saygı duymanın değerini etkileyici bir dille anlatır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, hiç hayatınızın en önemli kararını verirken size ayakkabını iyi seç denildi mi?
00:05Muhtemelen hayır.
00:07Bugün Mehmet Özkendirci'nin o kısacık ama bir o kadar da sarsıcı öyküsünü masaya yatırdığımız yeni incelememize hemen dalıyoruz.
00:15Dışarıdan bakınca hani şu klasik kafa karıştırıcı dede nasihatlarından biri gibi duran bir sözün aslında ne kadar yıkıcı ve evrensel
00:23bir gerçeği sakladığını göreceğiz.
00:25Hayatta yaptığımız seçimler, hele ki o en kritik olanlar sadece bizi değil bizden sonraki nesilleri nasıl şekillendiriyor biliyor musunuz?
00:33Hazırsanız bu inanılmaz metaforu birlikte çözelim.
00:36İlk durağımız şu meşhur gizemli tavsiye.
00:39Hikayemiz 80 yaşında bir adamla başlıyor ama öyle sıradan biri değil.
00:43Televizyondaki bilgi yarışmalarında şıklar bile okunmadan cevabı yapıştıran adeta ayaklı bir kütüphane.
00:49Zihni saat gibi işleyen bu bilge dedemiz koltuğunda kahvesini yudumlarken torunu Ferit'i dinliyor.
00:55Ferit çok heyecanlı tabii. Kız arkadaşı Selma'dan ve evlilik planlarından bahsediyor.
01:00Fakat dedenin tepkisi hiç de beklediğimiz gibi değil.
01:03Klasik bir hayırlı olsun evladım çok mutlu olun demek yerine okuma gözlüğünü şöyle bir alnına itiyor,
01:08torununu baştan aşağı süzüyor ve ağzından tam olarak şu tuhaf cümle dökülüyor.
01:12Evlenirken ayakkabını iyi seç.
01:14İşin garibi bunu söyledikten hemen sonra derin deniz belgeselene geri dönüyor.
01:20Torununu o koca soru işaretleriyle öylece baş başa bırakıyor.
01:23Yani haklı olarak Ferit tamamen afallıyor.
01:26Bütün gün kafasında kurup duruyor.
01:28Ayakkabılarla evliliğin ne alakası olabilir ki?
01:31Kendi kendine yaz günü kar çizmesi giyecek halim yok ya ya da kış ortasında parmak arası terlik diye söyleniyor.
01:39Selma ile ayakkabı arasında mantıklı bir bağ kurmaya çalışıyor ama yok olmuyor.
01:43Dışarıdan bakınca cidden tamamen alakasız iki şeyden bahsediyoruz.
01:48Kafedeki büyük yanlış anlaşılmada tam bu kafa karışıklığının üzerine patlak veriyor zaten.
01:53Aynı günün öğleden sonrasındayız.
01:55Ferit Selma ile her zaman gittikleri o kafede buluşuyor.
01:59Selma büyük bir sevgiyle sarılıp yanağına bir öpücük konduruyor ama Ferit'te bir tuhaflık var.
02:05İçinde açıklanamaz bir ürperti, sanki bir zorunluluğu yerine getiriyormuş gibi inanılmaz mekanik, buz gibi bir karşılık veriyor.
02:13Selma da haliyle bu soğukluğu fark edip, gören de zorla öptürdüğümü sanacak diye çıkışınca,
02:18işte o an Ferit'in beyninde sabahtan beri yankılanan o dede tavsiyesi bir anda ağzından kaçıveriyor.
02:24Ayaklabını iyi seç.
02:25Ya o an söylenecek tonla romantik laf varken felsefe yapmaya kalkarsan olacağı bu.
02:30İnanılmaz büyük, devasa bir krizin pimi herkesin ortasında çekilmiş oluyor.
02:36İşler tam da burada çığırından çıkıyor.
02:38Selma'nın gözler fal taşı gibi açılıyor ve koca kafede herkesin duyacağı bir ses tonuyla bağırıyor.
02:43Ne yani senin moruk beni ayakta bir yamu benzetti şimdi.
02:46İnanılmaz bir an.
02:47Bakın Ferit için dedesi sıradan bir akraba değil, onun sırdaşı, en yakın dostu.
02:51Hayattaki en değer verdiği insanı moruk denince beynine kan sıçrıyor haliyle.
02:56Oturduğu sandalyeyi devirip herkesin şaşkın bakışları arasında mekanı hışımla terk ediyor.
03:01Gidip hayatında ilk defa bir sigara alıyor ve yaktığı ilk nefeste şiddetli bir öksürük krizine giriyor.
03:07Çaresizliğin dibi yani.
03:09Ve geliyoruz meselenin özüne dar ayakkabı ve kangren.
03:13Akşama doğru omuzları iyice çökmüş, resmen yenik düşmüş bir halde eve dönüyor Ferit.
03:18Dedeye gidip çaresizce ayaktabı vurdu diyor.
03:22Dede usulca elindeki kitabı kenara bırakıyor ve asıl sırrı açıklarcasına konuşmaya başlıyor.
03:28Dedenin felsefesi aslında çok net.
03:30Evet, hayat arkadaşınızı bir ayakkabı seçer gibi sadece markasına, modeline yani yüzeysel özelliklerine bakarak seçerseniz faturası çok ağır olur.
03:40Bol ayakkabı ayağınızdan çıkar, yorar, evet ama asıl tehlike kesinlikle dar ayakkabıda.
03:46Dar ayakkabı ayağa vurur, yaralar açar, o acıya katlanmaya devam ederseniz ne olur biliyor musunuz?
03:52Ayağınız kangren olur.
03:54Kısacası yanlış bir evlilik tüm hayatınızı için için çürüten bir hastalığa dönüşür.
03:58Bu soyut bir felsefe değil tabii.
04:01Arkasında Çapkın abinin trajik sonu yatıyor.
04:03Hikaye giderek derinleşiyor.
04:05Çünkü dede bu kangren meselesini öyle havada bırakmıyor.
04:09Doğrudan kendi öz abisinin trajik hayatından örmek veriyor.
04:13Abi dediğimiz adam inanılmaz karizmatik, daldan dala konan, dışarıdan bakıldığında dört dörtlük biri.
04:19Lise 2'de eğitimsiz bir kızla zorla evlendiriliyor.
04:23Herkes hayatı bitti derken o zekasıyla İstanbul Teknik Üniversitesi makine mühendisliğini kazanıyor.
04:28Düşünün okuyor, yükseliyor.
04:30Kağıt üzerinde tam bir başarı uykusu gibi duruyor değil mi?
04:33Ama işte karakterindeki o bencil taraf yavaş yavaş tüm zehrini kusmaya başlayacak.
04:38Çünkü eğitim ve statü maalesef onun o zehirli alışkanlıklarını zerre kadar düzeltmiyor.
04:44Buradaki tezat gerçekten inanılmaz.
04:46Hikayeyi anlatan dede öğrenciyken her gün kilometrelerce yolu tabanvay yürürken
04:51abisi o binbir zorlukla aldıkları kıymetli burs paralarını neye harcıyor dersiniz?
04:56Taksim'de tanıştığı kızları eve taksiyle getirmek için.
04:59Etrafında kurduğu o sözde harem uğruna ailenin rızkını gözünü kırpmadan heba ediyor.
05:03Yani dışarıdan çok parlak bir mühendis ama içeriden hızla çürüyen bir karakter var karşımızda.
05:09Şimdi gelelim yanlış seçimin o korkunç nesilsel bedeline.
05:13O karizmatik ve çapkın mühündesi olarak gününü gün ederek yaşarken
05:17dar ayakkabının diğer teki olan o çaresiz eş,
05:20kocasının sadakatsizliklerine yıllarca sessizce boyun eğmek zorunda kalıyor,
05:24sırf çocukları var diye boşanmıyor, kendini feda ediyor.
05:27Ve işte zehir tam da buradan ağacın köklerine yayılıyor.
05:31O tek bir yara, koskoca bir sülaleyi kangren ediyor.
05:34Nesilden nesile aktarılan bir travma düşünün.
05:37Abinin oğlu sağlıklı bir ilişkinin ne olduğunu hiç göremediği için
05:40tam üç kez evlenip boşanıyor.
05:42Kızı iki başarısız evlilikten sonra tamamen savruluyor.
05:46İnanır mısınız kız torunu bile anne olduktan sonra
05:49çocuğu daha bir yaşına basmadan boşanıyor.
05:51Bir ailenin tüm ilişki dinamikleri kelimenin tam anlamıyla paramparça.
05:55Ferit dedesinin anlattığı bu dehşet verici aile tablosunu duyduğunda
05:59beyninde bir şimşek çakıyor.
06:01Dar ayakkabı dediğin tam bu olmalı.
06:04Aile boyu kangrenli yaşamları olmuş.
06:06Aslında her şeyi özetleyen idrak tam da bu.
06:08Yanlış bir hayat arkadaşı seçmek sadece sizin canınızı yakan anlık bir hata değil,
06:13bütün soy ağacınızı hastalandıran,
06:16doğacak torunlarınızın bile mutluluğunu çalan,
06:18sessiz ve kalıcı bir travma yaratıyor.
06:20İncelememizin bu kısmında artık hikayenin en acı,
06:23en kasvetli durağına geliyoruz.
06:25Gençliğinde kadınların etrafında pervane olduğu o meşhur karizmatik mühendis var ya,
06:29hayatının son demlerini tek bir dikili ağacı dahi olmadan
06:33beş parasız bir halde huzur evinde geçiriyor.
06:36Üstelik bir beyin kanaması geçiriyor,
06:38hastaneye kaldırılıyor ve tam on gün,
06:40on gün boyunca yarı koma halinde,
06:42bazen kim olduğunu bile hatırlamadan o soğuk odada yatıyor.
06:46Tüm o gösterişin, o şaşalı hayatın sonu maalesef buraya varıyor.
06:49Ve geriye kalan koskocaman bir sıfır.
06:52Bu rakam var ya, o dar ayakkabının yarattığı kangrenin en ama en yürek burkan kanıtı.
06:57İnsan inanamıyor, kendi kurduğu o büyük aileden,
07:00yıllarca aynı çatıyı paylaştığı eşinden, çocuklarından,
07:04onca torunundan bir kişi, tek bir kişi bile cenazesine katılmıyor.
07:08Kalabalıklar içinde yapaynaz bir ölüm.
07:11Eğer zamanında burs parasını gözünü kırpmadan harcadığı kardeşi,
07:14yani o dede gidip cenazeyi hastaneden almasaydı,
07:17inanın kimsesizler mezarlığına defnedilecekti.
07:19Seçimlerinin bedelini mutlak, buz gibi bir yalnızlıkla ödüyor.
07:23Bu, vurucu hikayeyi toparlarken,
07:26o bilge dedenin bize bıraktığı mirastan yola çıkarak
07:28kendimize çok ama çok kritik bir soru sormamız lazım.
07:32Bugün, hayatınızı alırken seçtiğiniz o ayakkabılar,
07:35yani ilişkileriniz, verdiğiniz kararlar,
07:38acaba sizin ve gelecek nesilleriniz için sağlam, huzurlu bir temel mi inşa ediyor?
07:42Yoksa sadece vitrindeki duruşuna, markasına, anlık cazibesine aldanıp da
07:48zamanla hem sizi hem sevdiklerinizi içten içi çürütecek,
07:51her şeyinizi elinizden alacak o dar, kangren eden ayakkabılardan mı ibaret?
07:56Unutmayın, bu hayatta seçim sizin.
07:58Ama faturasını sadece siz ödemiyorsunuz.
08:01Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
08:03Seçimlerinize çok ama çok dikkat edin.
08:05Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen