00:00Merhaba, hiç hayatınızın en önemli kararını verirken size ayakkabını iyi seç denildi mi?
00:05Muhtemelen hayır.
00:07Bugün Mehmet Özkendirci'nin o kısacık ama bir o kadar da sarsıcı öyküsünü masaya yatırdığımız yeni incelememize hemen dalıyoruz.
00:15Dışarıdan bakınca hani şu klasik kafa karıştırıcı dede nasihatlarından biri gibi duran bir sözün aslında ne kadar yıkıcı ve evrensel
00:23bir gerçeği sakladığını göreceğiz.
00:25Hayatta yaptığımız seçimler, hele ki o en kritik olanlar sadece bizi değil bizden sonraki nesilleri nasıl şekillendiriyor biliyor musunuz?
00:33Hazırsanız bu inanılmaz metaforu birlikte çözelim.
00:36İlk durağımız şu meşhur gizemli tavsiye.
00:39Hikayemiz 80 yaşında bir adamla başlıyor ama öyle sıradan biri değil.
00:43Televizyondaki bilgi yarışmalarında şıklar bile okunmadan cevabı yapıştıran adeta ayaklı bir kütüphane.
00:49Zihni saat gibi işleyen bu bilge dedemiz koltuğunda kahvesini yudumlarken torunu Ferit'i dinliyor.
00:55Ferit çok heyecanlı tabii. Kız arkadaşı Selma'dan ve evlilik planlarından bahsediyor.
01:00Fakat dedenin tepkisi hiç de beklediğimiz gibi değil.
01:03Klasik bir hayırlı olsun evladım çok mutlu olun demek yerine okuma gözlüğünü şöyle bir alnına itiyor,
01:08torununu baştan aşağı süzüyor ve ağzından tam olarak şu tuhaf cümle dökülüyor.
01:12Evlenirken ayakkabını iyi seç.
01:14İşin garibi bunu söyledikten hemen sonra derin deniz belgeselene geri dönüyor.
01:20Torununu o koca soru işaretleriyle öylece baş başa bırakıyor.
01:23Yani haklı olarak Ferit tamamen afallıyor.
01:26Bütün gün kafasında kurup duruyor.
01:28Ayakkabılarla evliliğin ne alakası olabilir ki?
01:31Kendi kendine yaz günü kar çizmesi giyecek halim yok ya ya da kış ortasında parmak arası terlik diye söyleniyor.
01:39Selma ile ayakkabı arasında mantıklı bir bağ kurmaya çalışıyor ama yok olmuyor.
01:43Dışarıdan bakınca cidden tamamen alakasız iki şeyden bahsediyoruz.
01:48Kafedeki büyük yanlış anlaşılmada tam bu kafa karışıklığının üzerine patlak veriyor zaten.
01:53Aynı günün öğleden sonrasındayız.
01:55Ferit Selma ile her zaman gittikleri o kafede buluşuyor.
01:59Selma büyük bir sevgiyle sarılıp yanağına bir öpücük konduruyor ama Ferit'te bir tuhaflık var.
02:05İçinde açıklanamaz bir ürperti, sanki bir zorunluluğu yerine getiriyormuş gibi inanılmaz mekanik, buz gibi bir karşılık veriyor.
02:13Selma da haliyle bu soğukluğu fark edip, gören de zorla öptürdüğümü sanacak diye çıkışınca,
02:18işte o an Ferit'in beyninde sabahtan beri yankılanan o dede tavsiyesi bir anda ağzından kaçıveriyor.
02:24Ayaklabını iyi seç.
02:25Ya o an söylenecek tonla romantik laf varken felsefe yapmaya kalkarsan olacağı bu.
02:30İnanılmaz büyük, devasa bir krizin pimi herkesin ortasında çekilmiş oluyor.
02:36İşler tam da burada çığırından çıkıyor.
02:38Selma'nın gözler fal taşı gibi açılıyor ve koca kafede herkesin duyacağı bir ses tonuyla bağırıyor.
02:43Ne yani senin moruk beni ayakta bir yamu benzetti şimdi.
02:46İnanılmaz bir an.
02:47Bakın Ferit için dedesi sıradan bir akraba değil, onun sırdaşı, en yakın dostu.
02:51Hayattaki en değer verdiği insanı moruk denince beynine kan sıçrıyor haliyle.
02:56Oturduğu sandalyeyi devirip herkesin şaşkın bakışları arasında mekanı hışımla terk ediyor.
03:01Gidip hayatında ilk defa bir sigara alıyor ve yaktığı ilk nefeste şiddetli bir öksürük krizine giriyor.
03:07Çaresizliğin dibi yani.
03:09Ve geliyoruz meselenin özüne dar ayakkabı ve kangren.
03:13Akşama doğru omuzları iyice çökmüş, resmen yenik düşmüş bir halde eve dönüyor Ferit.
03:18Dedeye gidip çaresizce ayaktabı vurdu diyor.
03:22Dede usulca elindeki kitabı kenara bırakıyor ve asıl sırrı açıklarcasına konuşmaya başlıyor.
03:28Dedenin felsefesi aslında çok net.
03:30Evet, hayat arkadaşınızı bir ayakkabı seçer gibi sadece markasına, modeline yani yüzeysel özelliklerine bakarak seçerseniz faturası çok ağır olur.
03:40Bol ayakkabı ayağınızdan çıkar, yorar, evet ama asıl tehlike kesinlikle dar ayakkabıda.
03:46Dar ayakkabı ayağa vurur, yaralar açar, o acıya katlanmaya devam ederseniz ne olur biliyor musunuz?
03:52Ayağınız kangren olur.
03:54Kısacası yanlış bir evlilik tüm hayatınızı için için çürüten bir hastalığa dönüşür.
03:58Bu soyut bir felsefe değil tabii.
04:01Arkasında Çapkın abinin trajik sonu yatıyor.
04:03Hikaye giderek derinleşiyor.
04:05Çünkü dede bu kangren meselesini öyle havada bırakmıyor.
04:09Doğrudan kendi öz abisinin trajik hayatından örmek veriyor.
04:13Abi dediğimiz adam inanılmaz karizmatik, daldan dala konan, dışarıdan bakıldığında dört dörtlük biri.
04:19Lise 2'de eğitimsiz bir kızla zorla evlendiriliyor.
04:23Herkes hayatı bitti derken o zekasıyla İstanbul Teknik Üniversitesi makine mühendisliğini kazanıyor.
04:28Düşünün okuyor, yükseliyor.
04:30Kağıt üzerinde tam bir başarı uykusu gibi duruyor değil mi?
04:33Ama işte karakterindeki o bencil taraf yavaş yavaş tüm zehrini kusmaya başlayacak.
04:38Çünkü eğitim ve statü maalesef onun o zehirli alışkanlıklarını zerre kadar düzeltmiyor.
04:44Buradaki tezat gerçekten inanılmaz.
04:46Hikayeyi anlatan dede öğrenciyken her gün kilometrelerce yolu tabanvay yürürken
04:51abisi o binbir zorlukla aldıkları kıymetli burs paralarını neye harcıyor dersiniz?
04:56Taksim'de tanıştığı kızları eve taksiyle getirmek için.
04:59Etrafında kurduğu o sözde harem uğruna ailenin rızkını gözünü kırpmadan heba ediyor.
05:03Yani dışarıdan çok parlak bir mühendis ama içeriden hızla çürüyen bir karakter var karşımızda.
05:09Şimdi gelelim yanlış seçimin o korkunç nesilsel bedeline.
05:13O karizmatik ve çapkın mühündesi olarak gününü gün ederek yaşarken
05:17dar ayakkabının diğer teki olan o çaresiz eş,
05:20kocasının sadakatsizliklerine yıllarca sessizce boyun eğmek zorunda kalıyor,
05:24sırf çocukları var diye boşanmıyor, kendini feda ediyor.
05:27Ve işte zehir tam da buradan ağacın köklerine yayılıyor.
05:31O tek bir yara, koskoca bir sülaleyi kangren ediyor.
05:34Nesilden nesile aktarılan bir travma düşünün.
05:37Abinin oğlu sağlıklı bir ilişkinin ne olduğunu hiç göremediği için
05:40tam üç kez evlenip boşanıyor.
05:42Kızı iki başarısız evlilikten sonra tamamen savruluyor.
05:46İnanır mısınız kız torunu bile anne olduktan sonra
05:49çocuğu daha bir yaşına basmadan boşanıyor.
05:51Bir ailenin tüm ilişki dinamikleri kelimenin tam anlamıyla paramparça.
05:55Ferit dedesinin anlattığı bu dehşet verici aile tablosunu duyduğunda
05:59beyninde bir şimşek çakıyor.
06:01Dar ayakkabı dediğin tam bu olmalı.
06:04Aile boyu kangrenli yaşamları olmuş.
06:06Aslında her şeyi özetleyen idrak tam da bu.
06:08Yanlış bir hayat arkadaşı seçmek sadece sizin canınızı yakan anlık bir hata değil,
06:13bütün soy ağacınızı hastalandıran,
06:16doğacak torunlarınızın bile mutluluğunu çalan,
06:18sessiz ve kalıcı bir travma yaratıyor.
06:20İncelememizin bu kısmında artık hikayenin en acı,
06:23en kasvetli durağına geliyoruz.
06:25Gençliğinde kadınların etrafında pervane olduğu o meşhur karizmatik mühendis var ya,
06:29hayatının son demlerini tek bir dikili ağacı dahi olmadan
06:33beş parasız bir halde huzur evinde geçiriyor.
06:36Üstelik bir beyin kanaması geçiriyor,
06:38hastaneye kaldırılıyor ve tam on gün,
06:40on gün boyunca yarı koma halinde,
06:42bazen kim olduğunu bile hatırlamadan o soğuk odada yatıyor.
06:46Tüm o gösterişin, o şaşalı hayatın sonu maalesef buraya varıyor.
06:49Ve geriye kalan koskocaman bir sıfır.
06:52Bu rakam var ya, o dar ayakkabının yarattığı kangrenin en ama en yürek burkan kanıtı.
06:57İnsan inanamıyor, kendi kurduğu o büyük aileden,
07:00yıllarca aynı çatıyı paylaştığı eşinden, çocuklarından,
07:04onca torunundan bir kişi, tek bir kişi bile cenazesine katılmıyor.
07:08Kalabalıklar içinde yapaynaz bir ölüm.
07:11Eğer zamanında burs parasını gözünü kırpmadan harcadığı kardeşi,
07:14yani o dede gidip cenazeyi hastaneden almasaydı,
07:17inanın kimsesizler mezarlığına defnedilecekti.
07:19Seçimlerinin bedelini mutlak, buz gibi bir yalnızlıkla ödüyor.
07:23Bu, vurucu hikayeyi toparlarken,
07:26o bilge dedenin bize bıraktığı mirastan yola çıkarak
07:28kendimize çok ama çok kritik bir soru sormamız lazım.
07:32Bugün, hayatınızı alırken seçtiğiniz o ayakkabılar,
07:35yani ilişkileriniz, verdiğiniz kararlar,
07:38acaba sizin ve gelecek nesilleriniz için sağlam, huzurlu bir temel mi inşa ediyor?
07:42Yoksa sadece vitrindeki duruşuna, markasına, anlık cazibesine aldanıp da
07:48zamanla hem sizi hem sevdiklerinizi içten içi çürütecek,
07:51her şeyinizi elinizden alacak o dar, kangren eden ayakkabılardan mı ibaret?
07:56Unutmayın, bu hayatta seçim sizin.
07:58Ama faturasını sadece siz ödemiyorsunuz.
08:01Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
08:03Seçimlerinize çok ama çok dikkat edin.
08:05Hoşçakalın.
Yorumlar