- 2 gün önce
Bu araştırma, günümüz uluslararası siyasetinde orta ölçekli güçlerin kalıcı ittifaklar kurma çabalarının neden başarısızlığa mahkûm olduğunu ve küresel hiyerarşinin pragmatik gerçeklerini analiz etmektedir. Yazar, dünyayı şekillendiren "yükselen büyük güçler" döneminin demografik krizler ve ekonomik durgunluk nedeniyle sona erdiğini, bu durumun süper güçler ile diğer devletler arasındaki makası daha da açtığını savunmaktadır. QUAD gibi yapılar kalıcı birer çözümden ziyade mevcut istikrarsızlığın birer belirtisi olarak sunulurken, devletler arasındaki ilişkilerin artık ideolojik bloklar yerine geçici çıkar yakınlaşmaları üzerine kurulduğu vurgulanmaktadır. Metne göre, uluslararası sistem kurallara dayalı nostaljik bir düzenden uzaklaşarak, her meselenin tek tek müzakere edildiği parçalı ve pragmatik bir sürece evrilmektedir. Sonuç olarak, orta güçlerin kolektif bir dayanışma sergilemek yerine, hayallerden uzaklaşıp stratejik hesaplara dayalı kısa vadeli ortaklıklarla hareket etmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Herkese merhaba. Uluslararası ilişkilerin perde arkasını araladığımız bu yepyeni incelememize, analizimize hoş geldiniz.
00:06Hemen konuya girelim. Bugün dünyayı şekillendirdiğine inandığımız ama aslında devasa birer yanılgıdan ibaret olan o meşhur jeopolitik efsanelerini konuşacağız.
00:15Tabii bir de hepimizin gözünden kaçan o muazzam ikiyüzlükleri.
00:18Dünyanın nasıl işlediğine dair bildiğinizi sandığınız ne varsa şöyle bir yeniden düşünmeye hazır olun.
00:24Neden mi?
00:25Çünkü yüzeyde bize gösterilenle o kapalı kapılar ardında yaşananlar arasında kelimenin tam anlamıyla akıl almaz bir uçurum var.
00:32Bakın, kaynak metinlerimizdeki o meşhur Davos alıntısıyla başlayalım.
00:37Mark Carney, orta ölçekli güçlere hitaben yaptığı bir konuşmada aynen şöyle demişti.
00:42Eğer müzakere masasında yoksanız sonunda menüde yer alırsınız.
00:47Salondan koptuğu söylenen o büyük alkışı bir hayal edin.
00:50Aslında bu tek cümle devasa süper güçlerin o amansız rekabeti arasında ezilip sadece bir pazarlık kozuna dönüşmekten korkan orta güçlerin
01:00o derin kaygısını kusursuzca özetliyor değil mi?
01:03Ama asıl hikaye, asıl çarıpıcı olan nokta bu sözün hemen ardından karşımıza çıkan o devasa ikiyüzlülük.
01:11Carney, Davos sahnesinde büyük bir hevesle orta güçler arası dayanışma ve iş birliğini savunduktan sadece birkaç gün sonra ne yaptı
01:17dersiniz?
01:18Evet, doğru tahmin ettiniz. Kendi tezini adeta çöpe atarak tek başına Pekin'e uçtu.
01:23Amacı neydi? Kanada'nın elektrikli araçlara uyguladığı gümrük vergilerini düşürmek ve karşılığında kolza tohumu ihtalatını kurtarmak için tamamen bireysel, ikili
01:33bir anlaşma koparmak.
01:34Yani sahnede harika bir dayanışma vaazı dinliyoruz ama arka planda herkes kendi gemisini kurtarmanın peşinde.
01:40İşte tam da bu anekdot bizi kaynak metnimizin çürüttüğü o ilk büyük efsaneye getiriyor.
01:461. Bölüm Orta Güçler Yanılgısı
01:49Şimdi strateji belgelerine falan bakarsanız hep benzer düşünen ortaklarla iş birliği lafını duyarsınız.
01:55Kulağa harika geliyor ama gerçek bir kris patlak verdiğinde o süslü dayanışma anında buharlaşıyor.
02:01Şöyle yaşananlara bir bakalım.
02:032020'nin başlarındaki aşık kıtlığında Avrupa Birliği'nin anında katı ihracat kontrollerini devreye sokmasını hatırlayın.
02:10Ya da 2021'de Hindistan'ın kendi salgın dalgasıyla boğuşurken aşı ihracatını bir anda kesip atmasını.
02:16Hatta 2025'de Amerika'nın uygulamaya koyduğu o devasa kurtuluş günü gümrük tarifesi şokunu düşünün.
02:23Mantıken müttefiklerin ortak bir tepki vermesi beklenir değil mi?
02:26Kesinlikle hayır.
02:27Herkes müttefiklerini falan unutup kendini kurtarmak için tek başına Washington'la pazarlığa oturdu.
02:33Yani buradan çıkarmamız gereken olaylara bakışımızı değiştirecek o kritik nokta şu.
02:37Bizim dünyamız temelde öyle hep anlatıldığı gibi çok kutuplu falan değil son derece keskin ve dik bir hiyerarşiye sahip.
02:45Zirvede süper güçler var.
02:47Orta güçler kendi aralarında ne kadar devasa koalisyonlar kurarlarsa kursunlar arkalarında bir süper güç olmadan bağımsız bir kutup yaratmaları basit
02:55bir matematiksel imkansızlık.
02:57Neden derseniz?
02:58Çünkü günün sonunda kimse o liderliğin bedelini tek başına ödemek istemiyordu ondan.
03:03Peki o zaman ne oluyor?
03:05Klasik ittifaklar veya o sarsılmaz bloklar yerine günümüzde yepyeni bir dinamiğe şahit oluyoruz.
03:12Kaynaklarda geçici çıkar yakınlaşmaları olarak adlandırılan bir durum bu.
03:17Bakın günümüz jeopolitiğini okuyabilmek için bu kavram gerçekten hayati önem taşıyor.
03:22Bu yakınlaşmalar öyle sonsuza dek sürecek kalıcı bloklar falan değil tamamen pragmatik oldukça sınırlı ve sadece belirli ortak hedeflere dayanan
03:32deyim yerinde ise işin bitene kadar tarzı geçici ittifaklar.
03:37Mesela son dönemde Avrupa ile Hindistan arasında imzalanan paktları ele alalım tam da bu geçici doğanın kusursuz birer örneği.
03:45Çin'e olan bağımlılığı azaltmak mı?
03:47Evet bu konuda kesinlikle hemfikirler. Ancak tehdit algılarına biraz daha yakından baktığınızda tablo tamamen değişiyor.
03:53Avrupa Çin'i daha çok teknolojik ve ticari bir baş ağrısı olarak görürken Hindistan için Çin kapısındaki doğrudan bir sınır
04:01tehdidi ve somut bir askeri rakip.
04:03Üstelik Hindistan'ın Rusya ile o köklü bağları gibi devasa fikir ayrılıkları olduğu gibi masada duruyor.
04:08Yani anlayacağınız birbirine taban tabana zıt iki farklı dünya görüşü çok spesifik ve geçici bir işbirliği paketi içinde bir arada
04:16var olabiliyor.
04:17Ve bu da bizi analizimizin ikinci bölümüne muazzam bir yapısal değişime götürüyor.
04:23Yükselen güçler yanılgısı.
04:26Şunu net olarak söyleyebiliriz ki 200 yıldır dünya siyasetini domine eden o durdurulamaz yükseliş çağı artık temelinden sarsılıyor hatta tabiri
04:35caizse motor tekliyor.
04:37Peki ama neden? Çünkü geçmişteki sanayi devriminin aksine bugün küresel verimlilik artışı ciddi anlamda duraklamış durumda.
04:45Elektriğin ya da demir yollarının dünyayı baştan aşağı değiştirdiği o köklü sıçramaları bugün göremiyoruz.
04:51Yapay zeka devrimi diyoruz süretli konuşuyoruz ama onun bile yıllık büyümeye ancak %1 civarında bir katkı yapması bekleniyor.
04:57Diğer yandan modern askeri teknolojiler, şu her yerde gördüğümüz insansız hava araçları ve nokta atışı yapan akıllı silahlar geleneksel toprak
05:05fethini inanılmaz derecede hatta imkansız denebilecek kadar maliyetli hale getirdi.
05:10Gelişmekte olan ülkelerin durumu ise bambaşka bir hikaye.
05:12O devasa borç yüklerinin altında adeta eziliyorlar.
05:16Size kaynak metinlerimizden gerçekten inanılması güç çok çarpıcı bir statistik vereyim.
05:21Bugün küresel nüfusun tam 3'te 2'si doğurganlık oranlarının kendini yenileme seviyesinin altına düştüğü ülkelerde yaşıyor.
05:28Bu kelimenin tam anlamıyla muazzam bir demografik çöküş demek.
05:32Düşünsenize, ekonomik büyümenin en temel motoru yani insan kaynağı doğrudan ve geri döndürülemez bir yara alıyor.
05:39Hepimizin nihai yükselen güç olarak gördüğü Çin bile bu tablodan muaf değil, inanın bana.
05:45Dışarıdan baktığınızda kusursuz işleyen o muazzam büyüme makinesi aslında içeride çok ama çok ciddi yapısal krizleri saklıyor.
05:54Milyonlarca ailenin bütün hayat birikimlerini yutan ve gözlerimizin önünde çöken devasa bir emlak sektörü,
06:01yeterli eğitimi alamamış, işsiz bir genç nüfus ve hızla altından kalkılamaz bir yüke dönüşen, sürdürülemez bir emeklilik sistemi.
06:09İşte bunlar o öve öve bitirilemeyen otoriter dinamizm algısının arkasında yatan acı gerçekler.
06:16Kaynak metnimiz bu noktada o kadar çarpıcı bir tarihsel paralellik kuruyor ki hak vermemek elde değil.
06:22Modern Çin'in şu anki durumu şaşırtıcı bir biçimde 1970'ler ve 80'lerdeki Sovyetler Birliği'ni andırıyor.
06:28Şöyle bir gözünüzün önüne getirin.
06:30Bir yanda devasa bir savunma sanayisi ve tüm dünyaya yansıtılan muazzam bir dış güç şovu var ama diğer yanda içeride
06:37yapısal ve ekonomik temeller sessiz sedasız yavaş yavaş çöküyor.
06:42Tüm bunları alt alta topladığımızda sonuç olarak karşımıza çıkan manzara şu.
06:46Mevcut küresel hiyerarşi aslında büyük ölçüde sabit kalmaya devam ediyor.
06:50Neden derseniz Amerika'nın kendi olağanüstü performansından falan değil.
06:54Amerika'nın elindeki o göreceli üstünlük Çin ve Hindistan gibi ona meydan okuyan ülkelerin çok daha hızlı yaşlanmasından, iç krizlerle
07:02boğuşmasından ve kendi içlerinde daha hızlı başarısız olmasından kaynaklanıyor.
07:06Yani Amerika için tamamen rakiplerinin tökezlemesinden doğan varsayılan bir galibiyet durumu söz konusu diyebiliriz.
07:13Gelelim üçüncü bölümümüze bir vaka çalışması olarak kuat.
07:16Bu bahsettiğimiz büyük ilüzyonların gerçek dünyada masa başında nasıl oynandığını görmek istiyorsak Amerika, Japonya, Avustralya ve Hindistan'ın oluşturduğu bu
07:27yapıyı kesinlikle daha yakından incelememiz şart.
07:30Kuat, çağat üzerinde baktığınızda iklim değişikliği, deniz güvenliği, küresel sağlık falan gibi harika konularda iş birliğini savunuyor.
07:37Ne kadar asil hedefler değil mi?
07:38Ancak o odadaki herkesin bildiği asıl sır şu, konuşulmayan sıfır toplamlı hedef Çin'in bölgedeki yükselişinin ne pahasına olursa olsun
07:46sınırlamak.
07:47Buradaki en büyük diplomatik komedi ise resmi belgelere baktığınızda Çin'in adının neredeyse hiçbir yerde geçmemesi.
07:53İşin daha da ilginci, başta Hindistan olmak üzere üyeler iş ciddiye bindiğinde Çin'e karşı sert bir askeri duruş sergilemekten
08:00köşe bucak kaçınıyor.
08:02Bu da haliyle ittifakın tam kalbinde ciddi bir sürtünme ve kararsızlık yaratıyor.
08:06Yani uzun lafın kısası, kuat öyle iddia edildiği gibi yeni ve parlak bir dünya düzeninin sihirli çözümü falan değil,
08:15kuat aslında bir zayıflığın, artan istikrarsızlığın ve en önemlisi Washington'ın Hint Pasifik'teki o tek tabanca üstünlüğünü artık tek başına
08:24sürdüremediğinin kurumsal bir itirafından başka bir şey değil.
08:28Ve dördüncü son bölümümüze geldik, gerçeklerle yüzleşme zamanı ve pragmatizm dönemi, bu analizi toparlarken küresel diplomasiye bakış açımızı artık baştan
08:39aşağı değiştirmemiz gerektiği çok açık,
08:41eski düzenin gözlerimizin önünde çözüldüğü ama yerine yenisinin bir türlü kurulamadığı o tuhaf geçiş dönemindeyiz.
08:49Ve manzara aslında son derece net. Artık kamuoyunun ve liderlerin şu geçici çıkar ortaklıklarını kalıcı ittifaklar zannetmekten vazgeçmesi gerekiyor.
08:59Sonsuza dek sürecek, herkesin kurallara uyduğu o çok taraflı, kalıcı düna düzeni beklentisi,
09:05kulağa çok hoş gelen bir peri masalı olabilir.
09:08Ancak acı gerçek şu, hesaplanmış, tamamen duruma özgü ve şartlar değiştiği anda çöpe atılacak o yoğun ama geçici işbirliklerini kucaklamamız
09:17gerekiyor.
09:18Ulusların artık daha az hayal kurup, çok daha fazla ve acımasızca hesap yapması gereken bir çağdayız.
09:24Bugünkü incelememizi bitirirken kaynak metinlerimizin o çarpıcı analizinden süzülüp gelen şu kışkırtıcı soruyu aklınıza kazımak istiyorum.
09:33Bir yanda liderler sahnede durup durup büyük bir dayanışma vaazları veriyor ama arka kapıdan çıkıp kendi başlarına ikili anlaşmalar koparmak
09:41için koşuşturuyorlar.
09:42Hal böyleyken bizim o meşhur kurallara dayalı düzen arayışımız gerçekten uygulanabilir, pratik bir strateji mi?
09:48Yoksa derinlerde bir yerde sadece ilke kılığına burunmuş acınası bir nostaljiye mi sıkı sıkı tutunuyoruz?
09:54Bir sonraki incelememizde tekrar görüşmek üzere bunu bir düşünün derim.
09:58Hoşçakalın.
Yorumlar