00:00Herkese merhaba, bugün oldukça çarpıcı, insanı derinden etkileyen ve zihne kazınan bir anıyı,
00:06sıra dışı bir evcil hayvana sahip bir babanın ve oğlunun hikayesini inceleyeceğiz.
00:11Hazırsanız lafı hiç uzatmadan konuya girelim.
00:14Bu incelemede, kıskançlığın, o ağır suçluluk duygusunun ve sevginin görünmez gücünün küçük bir çocuğun dünyasında nasıl bir fırtına kopardığına yakından
00:23bakacağız.
00:24Şu cümleye, şu başlangıca bir bakar mısınız?
00:27Adını bile söylerken içimizin ürperdiği bu 15 santimlik yılanın sahibi babamdı.
00:33Çoğumuzun adını duyduğunda bile tüylerini diken diken eden, sadece 15 santim uzunluğunda bir yılan ve ona derin bir şefkat duyan
00:41bir baba.
00:42Kesinlikle sıradan bir hikaye dinlemiyoruz.
00:45Anlatının merkezindeki o devasa tezatlık daha ilk satırdan yüzümüze çarpıyor.
00:50Birinci bölüm, babamın beklenmedik dostu.
00:53Şimdi sahneyi gözünüzde şöyle bir canlandırın.
00:56Ağır metal kokuları, her yeri yağ bağlamış, kasvetli bir traktör tamirhanesi ve bu sert ortamda çalışan bir çocuk.
01:04Çoğumuzun zihninde yılanlar her zaman korkutucu, tehlikeli ve soğukkanlı sürüngenlerdir değil mi?
01:10Ama burada babanın göğüs cebinde taşıdığı, içi otlarla kaplı eski bir akü kutusunda özenle, sütle beslediği o minik canlı var.
01:19Etrafındaki herkes korkarken bu baba yılana karşı şaşırtıcı derecede korumacı, onu adeta savunmasız bir bebekmiş gibi seviyor.
01:28Yani babayla yılan arasında akıl almaz, sessiz bir bağ var.
01:32Yılan bazen babanın o ince uzun parmakları arasından süzülür, avucunun ortasında dikilip gözlerinin içine bakarmış.
01:40Yazar diyor ki, bakışlarından sanki yoruldum, beni yuvama koy demek istediğini anlardık.
01:46Biliyor musunuz baba o anlarda bu küçük yılanın başını öper, sonra onu incitmekten korkarak baş ve işaret parmağıyla usulca tutup
01:53yuvasına bırakırmış.
01:54Gerçekten inanılmaz bir tablo.
01:57İkinci bölüm, kıskançlık ve ilk hata.
02:00İşte şimdi bu incelemenin psikolojik kalbine iniyoruz.
02:04Sevgi ihtiyacının nasıl yavaş yavaş karanlık bir kıskançlığa, hatta nefrete dönüştüğüne bakalım.
02:10Çocuk o pis, yağlı atöyede babasının gözüne girmek için kanter içinde çalışıyor.
02:15Ama babasının sevgisini bu soğuk sürüngenle paylaşmak işte buna kesinlikle dayanamıyor.
02:20Baba yılanı cebine koyduktan sonra çocuğun o mahzun bakışlarını fark edip şefkatle onun da başını okşamak istiyor.
02:26Ama çocuk o yılanı tutan ellerin kendi başına dokunmasından kelimenin tam anlamıyla tiksiniyor.
02:32Peki için için kaynayan bu örfke bir gün nereye patlayacak?
02:36Baba traktör tamiri için köye gittiğinde çocuğa yılan için süt almasını tembihleyip para bırakıyor, çocuk gidip bakkaldan sütü alıyor ancak
02:45kutuya yaklaşıp o yılanla göz göze geldiğinde
02:48aylardır içinde biriken o dışlanmışlık ve nefret bir anda taşıyor ve elindeki tüm süt şişesini kasıtlı bir öfkeyle yere toprağa
02:57buşaltıyor.
02:58Bu basit bir tembellik ya da ihmal değil, düpedüz kasti ve yıkıcı bir sabotaj eylemi.
03:03Ve ertesi sabah manzara gerçekten korkunç.
03:07O minik dehşete düşmüş yılan kendi boynuna adeta tek bir kör düğüm atmış ve öylece hareketsiz yatıyor.
03:14Atölyenin kalfası Arif, çocuğu öyle bir ses tonuyla, öyle şiddetle azarlıyor ki çocuk o an, o yılanı sadece babasının değil
03:22aslında oradaki herkesin çok sevdiğini fark ediyor.
03:25Ve hayatındaki ilk derin, sarsıcı utanç dalgasıyla tam da o saniye yüzleşiyor.
03:31Üçüncü bölüm, utançla geçen bir yıl.
03:34Bilirsiniz, içinizde çözemediğiniz, yüzleşemediğiniz bir utanç varsa, o utanç aylar boyunca bütün hareketlerinizi dikte eder.
03:43O ilk yaz, o meşrum süt dökme olayının yazıydı.
03:46Sonraki koca bir okul yılı boyunca çocuk, babasının atölyesine adım atmamak için akla karayı seçip sürekli baharneler üretiyor.
03:54Bir sonraki yaz geldiğinde ise mecburen işe dönüyor ama bu kez bir taktiği var.
03:58Yılanla asla göz göze gelmemek, o kutuyla arasına hep güvenli bir mesafe koymak.
04:04Dördüncü bölüm, kaçınılmaz son ve kabuslar.
04:07Ve işte her şeyin tetiklendiği, o kopuş anı.
04:11Babanın dedeyi tedavi ettirmek için apar topar Ankara'ya gitmesi gerekiyor.
04:15Çocuk, yıllar önce yaptığı o feci hatanın mekanıyla, o kutuyla yine baş başa.
04:21Sütü kasesine dökeceği o kısacık anda kader ağlarını örüyor ve yılanla yeniden göz göze geliyorlar.
04:27Tam sütü verecek ama içinde yıllardır bastırdığı o kör düğüm olmuş duygular, o tarifsiz kıskançlık onu resmen felç ediyor.
04:36Bakın yazar o anı nasıl anlatıyor.
04:38Sanki bir el ben istemeden elimi yukayı kaldırıp süt şişesini yere fırlatmıştı.
04:43İradesinin tamamen travmaya yenik düştüğü bir an bu.
04:46Şişeyi fırlattığı o salisede çocuk yılanın gözlerine bakıyor ve aslında o gözlerin renginin ne kadar güzel olduğunu, dünyaya ait olmadığını
04:54fark ediyor.
04:55Ama iş işten geçmiştir.
04:57Zavallı yılan ona uzun uzun bakıyor, çocuk bunun aslında sessiz, sonsuz bir veda olduğunu henüz bilmiyor.
05:03Lütfen sadece bir saniyeliğine kendinizi bu çocuğun yerine koyun.
05:07O buz gibi paniği hissedebiliyor musunuz?
05:10Şimdi ben babama ne diyecektim?
05:12Düşünsenize bu sıradan bir yaramazlık değil.
05:15Bu babasının en sevdiği dosta, dünyanın en masum canlısına yapılan geri dönüşü olmayan bir ihanet.
05:21Yaptığı şeyin ağırlığı bir çığ gibi omuzlarına çöküyor.
05:25Hemen ardından gelen psikolojik yıkım tek kelimeyle devasa.
05:30Sesleri duyan çalışanlar koşarken çocuk panikle atölyeden dışarı atıyor kendini.
05:35Yazar diyor ki o pırıl pırıl gökyüzü, ağaçlar, dükkanlar bir anda her şey grileşti.
05:41Dünya siyah beyaz bir filme döndü.
05:44Saatlerce bilmediği, tanımadığı sokaklarda boş gözlerle yürüyor.
05:48Zihninde yankılanan tek bir cümle var, keşke.
05:51Keşke o sütü ben almasaydım, keşke o kırılası elim o şişeyi kaldırmasaydı.
05:56O akşam eve döndüğünde, iştahım yok diyerek erkenden yatağa saklanıyor ama uykuyu bulmak ne mümkün.
06:02O devasa suçluluk duygusu rüyalarında yüz metrelik ağzından salyalar akan canavar yılanlara dönüşüyor.
06:09Karanlıkta diri diri yutulduğu kan ter içinde uyandığı o gece,
06:13aslında o canavarlar yılan değil, çocuğun peşini bırakmayan kendi vicdan azabından başkası değildi.
06:19Sabahın ilk ışıklarıyla çocuk ciğerleri patlarcasına atölyeye koşuyor.
06:24Kapı açılır açılmaz goruca o kutuya gidiyor ama gördüğü manzara gece gördüğü o korkunç kabuslardan bile çok daha acı verici.
06:32Yılan başını bu kez iki kez düğümlemiş ve kutunun kenarından dışarı cansızca sarkmış durumda.
06:38En büyük kabusu gerçeğe dönüşmüş.
06:41Yaptıklarının o kasti öfkesinin bedeli kutunun kenarında öylece asılı duruyor.
06:46Kalfarif sesi koşup manzarayı görünce dünyası başına yakılıyor.
06:51Gözyaşları içinde ne yaptın cani, ne istedin masumdan diye bağırıp çocuğun başına şiddetli bir yumruk indiriyor.
06:58Telaşla, titreyen elleriyle o düğümleri çözmeye çalışıyorlar.
07:01Çocuk içinden bildiği bütün duaları ardı ardına okuyor ama nafile.
07:06O masum yılan bu kez gerçekten ölmüş.
07:09Beşinci ve son bölüm.
07:11Sevginin yaşatıcı gücü.
07:13Burada durup bir soluklanalım.
07:15Çünkü asıl kritik eşlik burası.
07:17Baba bir şekilde atlatılır, kalfanın öfkesi diner.
07:20Peki ya asıl soru?
07:22Şimdi ben kendime ne diyecektim?
07:24Kendi iç mahkemesinden, vicdanının o sağır edici ve affetmez yargılamasından nasıl sağ çıkacaktı?
07:31İnanın bana, insanın kendisine vereceği hesabın ağırlığı her şeyden ama her şeyden çok daha büyük.
07:38Ve yıllar yıllar sonra gelen o açı farkındalık, bize tüyler ürpertici bir gerçeği, bir tokat gibi çarpıyor.
07:46Yılanı bile sütün değil, sevginin yaşattığını o gün öğrendim.
07:50Gerçekten muazzam bir cümle değil mi?
07:52O küçük canlıyı öldüren şey yerlere dökülen süt yani açlık falan değildi.
07:57Onu asıl öldüren, babasından gördüğü o güvenli şefkatin yerine aniden kapkaranlık bir nefretin, sevgisizliğin gelmesiydi.
08:06Bu incelemeyi bitirirken sizi kendi içinizde yankılanacak şu kışkırtücü soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
08:12İfade etmediğimiz, içimizde gizli gizli büyüttüğümüz o kırgınlıkların, kıskançlıkların gerçek bedeli nedir?
08:19Ve biz birilerinden, belki de en masumlardan sevgimizi esirgemeye karar verdiğimizde bu bedeli asıl kim ödüyor?
08:26Lütfen bugün hayatınızdaki sevginin ve şefkatin o sessiz, görünmez ama iyileştirici gücünü bir kez daha düşünün.
08:34Katıldığınız ve beni dinlediğiniz için çok teşekkürler.
08:37Hoşçakalın.
Yorumlar