00:00Herkese merhaba. Bugün Türkiye'nin yakın tarihinin belki de en karmaşık, en çok tartışılan hukuki süreçlerinden birine 15 Temmuz Genelkurmay
00:08Çatı davasını masaya yatırıyoruz.
00:10Biliyorsunuz Yargıtay'ın kısmi bozma kararının ardından Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bu dava yeniden görüldü ve sona gelindi.
00:18Fakat sanıkların mahkemedeki son sözlerine baktığımızda ortaya oldukça çarpıcı alternatif anlatılar çıkıyor.
00:24Gelin tamamen resmi tutanaklara ve belgelere dayanarak mahkeme salonundaki o tansiyonu ve ortaya atılan karmaşık iddiaları tarafsızca adım adım inceleyelim.
00:34Son söz savunma içindir. Birilerine laf sokma ya da şov yapma yeri değildir.
00:39Bakın doğrudan mahkeme başkanının bu sert uyarısıyla başlamak istiyorum.
00:42Çünkü bu cümle içerideki o gergin, adeta patlamaya hazır atmosferi öyle güzel özetliyor ki
00:49Düşünün yıllardır süren, tansiyonu tavan yapmış bir davanın karar aşamasındasınız.
00:54Salonda sadece hukuki bir savunma yapılmıyor, aynı zamanda tarihi bir kayıt düşme çabası,
01:00hatta mahkeme heyetiyle sanıklar arasında ciddi bir irade savaşı yaşanıyor.
01:04Peki bu kaosun içinde biz tam olarak neye bakacağız?
01:08Sizin için bu iddiaları dört ana başlıkta topladık.
01:11Önce salondaki o tuhaf gerilme bakacağız, sonra sanıkların komut akademesine yönlendirdiği ağır suçlamaları inceleyeceğiz,
01:18ardından tartışılan delilleri ve tarihi paralellikleri konuşup en son 15 Temmuz faili meçhul bir olay mı sorusuyla argümanları toparlayacağız.
01:27Hemen birinci bölümümüzle, yani salondaki gerilim ve mahkeme heyetiyle sanıklar arasındaki o ilginç çatışmayla başlayalım.
01:35Şimdi size mahkemeden gerçek bir diyalog aktaracağım.
01:39Karar celsesindeyiz, her şey çok kritik, sanıklardan eski as subay Feyzi Sönmez son söz hakkını alıyor ve tam 135 kişiye
01:47tek tek isimleriyle teşekkür etmeye başlıyor.
01:50Ehaliyle mahkeme başkanı dayanamayıp sen benimle dalga mı geçiyorsun diye patlıyor.
01:55Sönmez'in cevabı ise buz gibi.
01:56Veda konuşması yapıyorum.
01:58Yani anlayacağınız bazı sanıklar son anlarını mahkemenin sabrını sonuna kadar zorlamak, süreci kilitlemek ya da kendi aralarında bir dayanışma mesajı
02:07vermek için kasıtlı olarak kullanıyor.
02:09İş sadece süreci uzatmakla da kalmıyor aslında.
02:12Mesela eski as subay Fatih Sarı Mehmet'in tavrına bir bakın.
02:17Çıkıyor ve açıkça,
02:18Ben hain, darbeci falan değilim, beratımı da istemiyorum diyor.
02:22İnanılmaz değil mi?
02:23Adam mahkemenin meşruiyetini öyle bir reddediyor ki mahkemenin kendisi hakkında vereceği olumlu bir kararı bile elinin tersiyle itiyor.
02:31Bu artık hukuki bir savunmadan çıkıp tarihe düşünmek istenen meydan okuyan bir retoriğe dönüşmüş durumda.
02:38Gelelim ikinci bölümümüze.
02:41Komut Akademisi'ne suçlamalar, okları yukarı çevirmek.
02:44Aslında savunmanın üzerine kurulduğu en dikkat çekici ortak strateji tam olarak bu.
02:49Sanıklar sadece biz yapmadık deyip kenara çekilmiyorlar.
02:53Okları doğrudan dönemin en tepe isimlerini Hulusi Akar'a, Yaşar Güler'e ve Salih Zeki Çolak'a yöneltiyorlar.
03:00Mesela eski kurmay albay Fırat Alakuş, bu davanın baştan aşağı siyasi bir kurgu olduğunu,
03:06asıl hedefin 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının üstünü kapatmak olduğunu iddia ediyor.
03:12Hani ne benim ne de emrimdeki birliğin siyasilere yönelik bir eylemi yoktur diyerek,
03:17kendilerini büyük bir siyasi oyunun içine çekilmiş piyonlar olarak resmediyorlar.
03:21Tam da bu noktada eski yüzbaşı Fazla Özşahin, mahkemede öyle edebi bir metafor kullanıyor ki,
03:27cidden akıllara zarar.
03:29Diyor ki, fillerin tepmesi geliyor, filler tepiniyor, bunlar sadece seyrediyor ve sonuçta çimler eziliyor.
03:35Yani demek istiyor ki, o üst düzey komutanların darbe tecrübesi var,
03:39olayları engellemeleri gerekirdi ama hiçbir şey yapmadılar.
03:43Tepinen filler onlar, ezilen çimler ise biziz.
03:46251 şehidin can güvenliğinin asıl yasal garantörünün o komutanları olduğunu,
03:51ama şimdi faturanın kendilerine, yani alt rütbelilere kesildiğini savunuyor.
03:56Savunma psikolojisini anlamak açısından bu çok kritik bir çıkış.
04:00Üçüncü başlığımız olan deliller ve tarihi paralellikler kısmına geçiyoruz.
04:04Burada olay biraz daha somutlaşıyor ama bir yandan da devasa tarihi kıyaslamalar işin içine giriyor.
04:11Şimdi, diyeceksiniz ki, savunmanın 19. yüzyıl Fransa'sındaki o meşhur Dreyfus davasıyla ne alakası var?
04:18Şöyle anlatalım, Dreyfus, sahte belgelerle vatan haini ilan edilip yıllar sonra aklanan bir Fransız subayıydı.
04:25Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın, sırdaşı olarak bilinen eski tümgeneral Mehmet Dişli,
04:31mahkemede kendi durumunu tam olarak buna benzetiyor.
04:34Tarihin tekerrür ettiğine, Akar'ın iftiraları yüzünden hapse atıldığını ama aslında tüm faaliyetlerini bizzat onun emriyle yaptığını iddia ediyor.
04:43Dişli'nin mahkemeden talebi ise çok net.
04:45Hulusi Akar'ın olaydan 7 yıl sonra katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamaların hakkındaki beyanları çürüttüğünü söylüyor.
04:52Bu yüzden Akar'ın ifadesinin dosyadan tamamen çıkarılmasını talep ediyor.
04:57Hatta hızını alamayıp işi o kadar ileri götürüyor ki inanması güç ama Hulusi Akar da dahil meclisteki 600 milletvekilini Kandra
05:05cezaevine bizzat kendisini dinlemeye davet ediyor.
05:08Bir mahkeme salonu için fazlasıyla cüretkar bir teklif öyle değil mi?
05:12Tabii mesele sadece tarihi metaforlar değil, ortada somut teknik itirazlar da var.
05:17Örneğin eski Albay Murat Koçiğit çıkıyor, darbe toplantılarına katıldığı iddia edilen şapka ve kuzgun kodlu gizli tanıkların HTS yani telefon
05:26sinyal kayıtlarına bakılmasını istiyor.
05:28O tarihte gerçekten Ankara'daki o villadalar mıydı bir bakın diyor.
05:32Ama mahkemenin bunu rebde ettiğini söylüyor.
05:34Öte yandan eski kurmay Albay Murat Korkmaz kendisinin ve askerlerinin tek bir kurşun bile atmadığının balistik raporlarla sabit olduğunu söyleyip
05:42şerefi üzerine yemin ediyor.
05:44Kısacası savunma tarafı mahkemenin maddi gerçekleri aramak yerine önceden yazılmış bir senaryoyu uyguladığını ima ediyor.
05:52Ve geldik dördüncü.
05:53Açıkçası argümanların en uç noktaya en kışkırtıcı yere taşındığı o bölüme.
05:5815 Temmuz faili meçhul bir olay mı?
06:04Öztürk mahkemede o kadar çarpıcı bir zıtlığı gündeme getiriyor ki şunu soruyor.
06:09Devletin istihbarat başkanı Cemal Kaşıkçı cinayetini anlatmak için ta Amerikalara kadar gidiyor da kendi ülkesinin meclisinde kurulan 15 Temmuz komisyonuna
06:18neden ifade vermeye gelmiyor?
06:21Sanıklara göre dönemin başbakanının ve istihbarat müsteşarının dinlenmemiş olması ortada bilinçli olarak aydınlatılmak istenmeyen devasa karanlık noktalar olduğunun en büyük
06:32ispatı.
06:32İşte tam da bu karanlık noktalar iddiası eski Akıncı Üstü Komutanı Hakan Evrim'i o meşhur argümana taşıyor.
06:40Evrim kayıp Gülistan dokuyu ve 15 Temmuz'da hayatını kaybeden Erol Olçok cinayetlerini hatırlatıp konuyu Adalet Bakanlığı'nın faili meçhuller komisyonuna
06:50havale etmek istiyor.
06:51Ve aynen şu cümleyi kuruyor.
06:5315 Temmuz'un kendisi de faili meçhuldur.
06:56Yapan belli ama o biz değiliz.
06:59Dikkatinizi çekerim olayı basit bir darbe girişiminden ziyade aydınlatılmamış bir cinayetler silsilesi ya da devlet içi karanlık bir operasyon gibi
07:08konumlandırmaya çalışıyor.
07:09Ve bu analizimizi Sanık Doğan Öztürk'ün mahkeme salonunun duvarlarında yankılanan o son derece kışkırtıcı cevapsız sorusuyla noktalayalım.
07:18Aradan bu kadar yıl geçti.
07:20Peki bu girişimin en büyük mağduru olan Cumhurbaşkanı Erdoğan darbeyi aslında ilk kimden öğrendi?
07:26Neden bunu hala kesin ve net olarak bilmiyoruz?
07:29Şimdi biz burada elbette kimsenin tarafını tutmuyoruz, sadece tutanaklara geçenleri aktarıyoruz.
07:35Ama savunmanın sarf ettiği bu son sözler sadece yargılanan askerlerin bir çıkış yolu araması mı yoksa tarihin bu karanlık gecesinde
07:42hala doldurulmayı bekleyen devasa boşluklar mı var?
07:45Sanıkların çizdiği bu tabloya bakılırsa 15 Temmuz kapanmış bir dosya olmaktan çok tarihsel tartışması belki de yeni başlayan bir olay.
07:53Siz ne düşünüyorsunuz? İzlediğiniz için çok teşekkürler. Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar