00:00Herkese merhaba. Bugünkü incelememizde eğitimci Nazım Peker'in Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel'e yazdığı açıkçası epey ses getiren
00:07ve yönlendirici o açık mektubu adım adım masaya yatırıyoruz.
00:11Biliyorsunuz bazen bir metin sadece bir tavsiye mektubu olmaktan çıkar, siyasi taktiklerle, çok keskin ideolojik uyarılarla dolu bir manifesto haline
00:20gelir.
00:21İşte bu da tam olarak öyle bir metin. Türkiye'nin mevcut siyasi dinamiklerine inanılmaz çarpıcı bir pencereden bakıyor.
00:27Hazırsanız lafı hiç uzatmadan bu ilginç mektubun derinliklerine dalalım.
00:32Metnimiz ideolojik teoriyle günlük siyasi taktikler arasında adeta mekik dokuduğu için biz bunu 5 ana başlıkla toparlayacağız.
00:401. Bir Aydın'ın siyasi çağrısı, 2. Geçmiş yönetimlerin eleştirisi, 3. İdeolojik çizgi ve kimlik, 4. Siyasi taktikler ve adaylar
00:49ve 5. Altın fırsatı değerlendirmek.
00:52Böylece yazarın zihnindeki o karmaşık siyasi vizyonu çok daha net bir şekilde görebileceğiz.
00:57Hemen birinci bölümümüzle yani işin asıl tetikleyici noktasıyla bir Aydın'ın siyasi çağrısıyla başlayalım.
01:06Yazar neden durup dururken tam da bu dönemde böyle bir müdahale etme gereği duyuyor dersiniz?
01:11Şöyle ki Peker partinin içinde bulunduğu bu durumu öyle sıradan bir atlatılması gereken siyasi kriz falan olarak görmüyor.
01:20Tam aksine Özgür Özel'in ne pahasına olursa olsun yakalaması gereken bir altın fırsatı olarak adlandırıyor.
01:28Metnin başından sonuna kadar o krizi fırsata çevirme heyecanını hissedebiliyorsunuz.
01:32Kendini bir Türk Aydın'ı ve eğitimci olarak tanımlayan Peker aslında işe hakkını teslim ederek başlıyor.
01:39Özgür Özel'in gençliğini, dinamizmini, o müthiş enerjisini gerçekten takdir ediyor.
01:45Diyor ki ben bir Aydın olarak iktidara yürüyen bu partinin önünün kesilmesine sessiz kalamam.
01:51Yani bu mektubun arkasında ciddi bir kişisel sorumluluk ve etik bir zorunluluk hissi yatıyor.
01:58İkinci bölüme geçiyoruz.
02:00Geçmiş yönetimlerin eleştirisi.
02:02Yeni bir şeyler inşa etmek istiyorsanız önce eskiye dair ne düşündüğünüzü netleştirmeniz gerekir değil mi?
02:09İşte yazarımız tam da bunu yapıyor.
02:11Peker'in geçmiş liderlerle arasına nasıl devasa, aşılmaz bir duvar ördüğünü görüyoruz.
02:16Bir yanda Kemal Kılıçdaroğlu var, onu fazla ihtiraslı buluyor ve partiyi asıl rotasından çıkarıp bilinmeyen çıkarlara hizmet eder hale getirmekle
02:25eleştiriyor.
02:26Diğer yanda ise Deniz Baykal dönemi var ki yazar bunu kendi meslek hayatında bizzat şahit olduğu bir zulüm ve eziyet
02:33dönemi olarak çok daha kişisel, çok daha acı bir yerden hatırlıyor.
02:37Yani mektuptaki yeni bir sayfa açalım çağrısının köklerinde aslında eskiye duyulan bu derin öfke ve hayal kırıklığı var.
02:44Üçüncü bölüm, bence işin en can alıcı kısmı. İdeolojik çizgi ve kimlik.
02:51Peker burada artık sınırları çok keskin bir şekilde çizmeye başlıyor.
02:55Yazarın talebi inanılmaz net. Özgür Özel'e adeta kullanmaması ve kullanması gereken kelimelerin bir listesini veriyor.
03:03Toplumda tepki çektiğini savunduğu Kürt hakları söylemini anında bırakmasını istiyor.
03:08Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan'la özdeşleşen o milletim lafından da uzak durmasını tavsiye ediyor.
03:14Peki yerine ne koyacak? Çok açık. Sık sık ve üstüne basa basa Türk ve Türk milleti denmesini istiyor.
03:21Peki ama Peker solculuğu nasıl tanımlıyor da bu kadar milliyetçi bir çizgi çiziyor?
03:26Kendisi buna gerçek Türk solu diyor.
03:28Yani ona göre Türkiye'de sosyal demokrat olmak demek, öyle dünyadaki diğer sol hareketlere benzemek demek değil.
03:34Kesinlikle yerli kalacaksınız, milli olacaksınız ve pusulanız Atatürk'ün kurucu felsefesi olacak.
03:40Ancak bu şekilde gerçek bir sol hareket olabileceğinizi savunuyor.
03:43Bu yerli ve milli ideolojik çerçeveyi üç kırmızı çizgiyle daha perçinliyor.
03:49Birincisi dini retoriğe dikkat çekiyor, İslam'ın kesinlikle Araplaşmak olarak algılanmaması gerektiğini söylüyor.
03:56İkincisi, öyle etnik kimlikleri tek tek sayarak siyasi bir birlik falan kuramazsınız diyor.
04:03Ve üçüncüsü, belki de en sert olanı, PKK'ya veya Abdullah Öcalan'a en ufak bir meşruiyet kazandıracak hiçbir çözüm
04:10masasına oturulmaması gerektiğini,
04:13terörsüz Türkiye söyleminin bu bağlamda şiddetle zeddedilmesi gerektiğini savunuyor.
04:17Evet, dördüncü bölüme geldik, siyasi taktikler ve adaylar.
04:22Teoriyi bir kenara bırakalım, pratikte ne olacak ona bakalım.
04:25Tavsiyelerin dozu burada gerçekten zirveye çıkıyor.
04:29Peker hiç lafı dolandırmıyor.
04:31Diyor ki, Mansur Yavaş'ı hiç ideolojik kaygı falan gütmeden doğrudan Cumhurbaşkanı adayı yapın, nokta.
04:38Öte yandan Ekrem İmamoğlu'nu açıkça partinin sırtında bir kambur olarak tanımlıyor ve yolların ayrılması gerektiğini ima ediyor.
04:46Sezgin Tanrıkulu için ise ifadeler daha da sert, onu bölücü ve Türklük karşıtı olarak etiketleyip kurulacak yeni yapıda ona kesinlikle
04:54yer olmaması gerektiğini söylüyor.
04:56İnanılmaz radikal bir tasfiye çağrısı var burada.
04:59Şimdi insan haklı olarak durup şunu soruyor değil mi?
05:02Yahu bu kadar büyük bir tasfiye yapacaksınız.
05:06Partinin ideolojik eksenini baştan aşağı değiştireceksiniz.
05:10Yazarın kendi deyimiyle parti zaten onulmaz yaralar almışken, özgür özel tüm bu sarsıntılar arasında gemiyi nasıl batırmadan yüzdürecek.
05:19İşte bu da bizi beşinci ve son bölümümüze getiriyor.
05:23Altın fırsatı değerlendirmek.
05:25Gelin yazarın hayatta kalma reçetesine bakalım.
05:28Peker yaşanacak travmanın aslında çok farkında.
05:31Diyor ki bu fırtınayı atlatmak için sıradan bir siyaset yetmez.
05:35Sizin engin bir zekaya ve inanılmaz kıvrak bir siyasi plana ihtiyacınız var.
05:41Hatta işi o boyuta taşıyor ki eğer hasar çok büyük olursa partiyi ayakta tutmak için gidip başka bir siyasi partiyle
05:48pragmatik ittifaklar bile kurabilmelisiniz diyor.
05:51Yani ayakta kalmak için her yol mübah bir nevi.
05:54Ve yazar tüm o sert rüzgarların acımasız tasfiye çağrılarının ardından mektubunu o efsanevi çok tanıdık Süleyman Demirel sözüyle noktalıyor.
06:05Demokrasilerde çare tükenmez.
06:07Bu gerçekten muazzam bir pragmatik iyimserlik örneği.
06:11Biz de incelememizi bitirirken bu sözden yola çıkarak akıllarda şu kritik soruyu bırakıyoruz.
06:16Sizce CHP yazarın bahsettiği bu keskin, ulusalcı ve tavizsiz reçeteyi mi uygulayacak yoksa çareyi bambaşka yepyeni bir rotada mı arayacak?
06:26Sonraki analizimizde görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Yorumlar