Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Döküm
00:00Günaydın efendim, sabah kahveniz başladı.
00:01Beyaz TV ekranlarına hoş geldiniz.
00:03Harika bir program hazırladık sizler için.
00:05Selenki de bir kahve hazırlamış.
00:07Benim için teşekkür ederim.
00:09Bu sabah kahvemiz izleyicilerimize.
00:11Sizler de lütfen kahvelerinizi hazırlayın da
00:13sabahkahvesi.tv'yi Instagram'dan takip edip
00:16bizlerin izlemenin keyfini çıkartın.
00:19Başlıyoruz, buyurun.
00:23Efendim, sabah kahvemiz başladı tekrar.
00:25Günaydın, çok kıymetli bir konuğum var.
00:27Siz artık onu çok iyi biliyorsunuz.
00:29Kendisi çok uzaklardan bize günaydın diyecek.
00:31Eğitmen ve yazar Gülkibar Alkan Kırılmaz.
00:35Günaydın.
00:36Günaydın Bircancığım.
00:38Nasılsın, nasıl gidiyor?
00:39Benim çok güzel gidiyor.
00:41Sen de iyisin.
00:42İyiyim, çok teşekkür ederim.
00:44Hepimiz çalışma temposunda.
00:46Bir şeyler öğrenme ve öğretme telaşındayız.
00:49Şimdi ben öğrenen kısımdayım.
00:50Bugün yine sana sorularım var.
00:52Bir şeyler öğrenmek istiyorum.
00:53Rezilyans tam olarak nedir?
00:55Yani dayanılıklıktan farkı nedir?
00:57Aslında sorum.
01:00Şöyle, şimdi rezilyans birkaç kişi soruyor.
01:03Rezilyans ne demek?
01:05Yani güçlü olmak mı demek oluyor?
01:07Bazıları soruyor.
01:08Güçlü olmak şöyle bir şey aslında.
01:13Dışa doğru değil de içsel olarak.
01:16Yani diyelim kötü bir şey yaşadım, kötü anlar yaşadım.
01:21Bu iş hayatımız da olabilir, bu özel hayatımız da olabilir.
01:26Bazen tedirgin anlar yaşıyoruz biliyorsun.
01:29Ya da mesela yolda gidiyoruz, işte araba trafiğiydi.
01:33Birçok insanlar mesela çok çabuk sinirlenir.
01:36Ve sinirlendikten sonra da bu sinir devam eder.
01:41Rezilyans da böylesi durumlarda en hızlı şekilde nasıl yine eski halime dönebilirim?
01:48Yani nasıl sakinleşebilirim?
01:51Bir, ikincisi mesela gerçekten çok büyük bir travma gibi bir şeyse bir kayıp olabilir ya da bu iş hayatında da
02:01olabilir.
02:02Büyük kavgalar olabilir.
02:04Bunu fazla takıntı haline getirmeden, fazla etkilenmeden ben nasıl bu işin içinden çıkabilirim?
02:12Ve hangi ders, bu hangi dersten mesela bu durumla ilgili ne öğrendim ben?
02:20Hangi dersi çıkardım?
02:22Ona göre daha da güçlenmiş olurum mesela bu duruma gelmiş oluyoruz.
02:28Rezilyans aslında şey gibi düşünebiliriz.
02:30Mesela böylesi anlarda zihin bize diyor ki eyvah burada bir kaos var, imkansız bir olay var, çözüm yok.
02:40Zaten o an çözüm de bulamıyoruz bu durumlarda.
02:44Panik yaptığımız için ya da stres yaptığımız için zihin bize alarm çalıyor.
02:51Yani içimizde bir alarm çalıyor.
02:53Biz de ona göre panik atak yapıyoruz.
02:55Ama bu durumlarda işte ben nasıl sakin olabilirim ya da bu durumda ne gibi çözüm bulabilirim?
03:03Rezilyans tam olarak bu demek.
03:05Yani içsel olarak bir güçlendirmek.
03:08Güçlendirme.
03:08O zaman şunu sormak isterim.
03:10Yani bazı insanlar doğuştan mı rezilyanslıdır yoksa sonradan öğretilebilir bir şey mi?
03:16Ya da kendimize kazandıracağımız bir özellik mi?
03:19Bazı çocuklarda var bu rezilyans dediğimiz olaylar.
03:22Bu ne oluyor mesela?
03:23Cesaretli çocuklar olur.
03:25Yani yürümeye başlar, düştü.
03:27Bazı çocuklar çok korkar.
03:29Geç yürümeyi tekrar öğrenin.
03:31Hani korkar.
03:32Anne baba da etrafında çok panik yaparsa, çok stres yaparsa bu çocuk yürümeyi çok geç öğrenir.
03:38Çünkü korkuyor.
03:39Burada etrafında panik yapan insan da var.
03:42Demek ki bu çok tehlikeli bir durum.
03:43Ben en iyisi hiç yürümeyeyim der.
03:45Ya da yerde sürüne sürüne devam etmeyi tercih eder.
03:49Mesela bu durumlarda.
03:51Ama cesaretli çocuklar korkmazlar.
03:53Ya da ufak bir şey oldu, kötü bir şey oldu ya da ne bileyim düştü.
03:59Ya da sıcak bir şeye dokundu, ağladı diyelim.
04:03Ama rezilyanslı çocuklar bu durumlarda belki gülebilirler de.
04:09Hani bunu bir sorun olarak görmüyorlar.
04:11Ha güzel.
04:12Dolayısıyla bu tür çocuklarda bunu görebiliriz.
04:16Rezilyanslı çocuklarda.
04:17Peki değilse?
04:19Değilse bu yine etrafımızdaki anne baba.
04:23İşte aileden de kaynaklanan bir durum.
04:25Biz her ne kadar stresten uzak durursak, çocuğumuza bunu ne kadar az hissettirirsek
04:30bu çocuk daha da cesaretli olur.
04:33Ve hata yapmaktan da korkmaz.
04:35Korkmaz.
04:36Korkmadığı için de okey hata yapmak normaldir.
04:40Burada düştüm ya da bir yerim kırılmadı sonuçta.
04:45Hani belki yaralandım.
04:48Ama bu normal bir şey.
04:49Bu da bir hayatın parçasını olarak gördüğü için çocuk yavaş yavaş bunu da öğrenebilir.
04:55Peki hayattaki büyük hatalar ya da büyük yanlışlar, kırılmalar, rezilyansı etkiler mi?
05:03Etkiler.
05:04Şimdi rezilyans şu anlamına gelmiyor.
05:06Hani ben rezilyanslı bir insanım diyelim.
05:11Travmalar beni hiç etkilemez.
05:13Ne olursa olsun ben gamsızım anlamına gelmez.
05:17Tabii ki bizler hepimiz etkileniriz.
05:20Negatif olaylardan çok etkileniriz.
05:23Üzülmek de gayet normal.
05:26Ama önemli olan bu durumda hani bunu uzatmamak.
05:29Kendimizi bitirmeden uzatmamak.
05:32Takılık almadan, takılık alma.
05:34Takılık almadan.
05:35Evet.
05:37Peki.
05:38Travmalar bazı insanları güçlendirir.
05:40Ama bazılarını daha da kırar.
05:42Bu nasıl olacak?
05:44Nasıl bu dengeyi kuracağız?
05:46Şimdi şöyle bazı insanlar bunu gerçekten yapamıyor.
05:49Çünkü eskiye takılıp kalıyor.
05:51Ya da işte tekrar bu hayatımda tekrar olabilir.
05:56Mesela ilişkilere gelince kadın erkek problemleri falan.
06:01Hani bu bir daha başıma gelebilir.
06:04Korkaraktan tekrar bir insanla tanışmaktan korkabiliriz mesele.
06:09Mesela evet.
06:10Ama bunu da hani normal bu olabilir.
06:14Hani bazen insanlarımız gerçekten çok takılık alıyoruz.
06:19Bunu ama kendince mesela değiştiremiyor.
06:23Ben bunu değiştiremiyorum diyor.
06:26Bu durumlarda şimdi ben de rezilyans danışmanlığına başladım Bircancığım.
06:31Bu durumlarda insanlara yardım etmiş oluyorum ben.
06:34Hani bu nasıl bir insan fitnese gidince işte kas geliştirmek istiyor ya.
06:41Biz de bu durumda evet biz de bu durumda bazı teknikleri işte bu insanlara öğreterek
06:47zihnimizi de geliştirebiliriz.
06:51Önemli olan gelişmeye açık olmak.
06:53Hani şimdi bir insan diyorsa ki ben böyleyim bu siyah siyahtır beyaz beyazdır.
07:01Bunun bir karışımı asla olamaz diyorsa biz ne kadar konuşursak konuşalım bu insanı zaten değiştiremeyiz.
07:08Yani önemli olan bir insanın gelişime, değişime hazır olması.
07:14Peki rezilyansı yüksek bir insanın belirgin bir özelliği var mı?
07:19Biz anlamamız için soruyorum.
07:22Genelde şöyle olurlar biraz hani pozitif olurlar insanların hani diyelim negatif ya da işte bitkin halde olduğunu görüyorsunuz ama o
07:34insan o odaya odanın içine girdiği zaman enerjisiyle bunu hissettirebilir aslında.
07:43Bir şey soracağım Bilecan sen mesela zor durumlarda nasıl davranıyorsun ya da hani böyle çok stresli zamanlarda nasıl davranıyorsun?
07:50Sen aslında konuşurken Gülkipar ben dedim ki ben acaba rezilyansı yüksek bir insan mıyım?
07:56Sanırım ben yüksek bir insanım.
07:58Travmaya, güçsüzlüğe karşı dirençliyim ve orada kalmıyorum, anda kalmıyorum.
08:05Bitiriyorum onu kafamda.
08:07Enerjimi düşürmemeye çalışıyorum.
08:08Bunu ben de böyle görüyorum.
08:10Şöyle görüyorum.
08:12Genelde rezilyansı yüksek olan insanlar çok başarılı insanlar oluyor.
08:17Hani iş hayatında olsun ya da özel hayatında da olsun.
08:21Bu tür insanlar mesela aile içerisinde problemler varsa, çok kötü anlar varsa, hastalık varsa, kayıplar varsa bu tür insanlar etrafındaki
08:34insanlara işte destek olarak,
08:37işte güzel sözler söyleyerek etrafındaki insanları çabuk toparlayabilir.
08:42Yani öyle bir özellikleri vardır bu insanların.
08:45Yani bence sen öyle bir insansın.
08:48Bence öyle hissettiysen sen bir de hem hazırda bunun eğitimlerini yapıyorken o zaman doğru bir karar verdim.
08:53O zaman ben de rezilyansı yüksek bir insanım.
08:56Evet, bence öyledir.
08:57Günümüz dünyasında rezilyansı en çok zorlayan, kim bilir ne faktörler vardır da en çok hangisi zorlar?
09:06Bu o insanın şeyine bağlı.
09:09Hani şimdi bir insan iş hayatında mutlu değilse orada çok problem yaşayabilir.
09:14Onu da büyütebilir.
09:17İlişkilere gelince bu çok zor bence.
09:20En zor nokta belki budur.
09:23Yani belirli ilişkilerden kopmama gibi işte ya da kaybetme korkusu tam tersi de olabilir.
09:31Onun için çok stres yaşayabilir bu insan.
09:34Ya da çocuklara gelince yani öfke, okullardan işte öfke patlamaları yaşanır mesela çok görüyorum ben.
09:41Burada da çok büyük sıkıntılar görüyoruz.
09:45Maalesef bunu da ama dediğim gibi işte rezilyans danışmanlarla birlikte çalışmak o konuda çok faydalı.
09:54Çünkü dediğim gibi belirli tekniklerle, çok basit tekniklerle aslında yavaş yavaş bu tabii ki bir gün içinde olacak bir iş
10:01değil.
10:02Bu biraz zaman alır.
10:04Tabii yine kişiden kişiye değişiyor ama belirli birkaç seans sonra diyebilirim ki bazı insanlara ha burada gerçekten bir fark görüyorum.
10:13Aslında çok basit şeylerdir.
10:15Ama bunu işte o tür insanlar göremiyor.
10:18Çünkü her şeyi çaresiz görüyorlar.
10:19Ben çaresizim.
10:20Bu problem de asla çözülmez.
10:23O gözle baktığı için başka bir alternatif kendince üretemiyor.
10:27Üretemiyor.
10:28Peki dijital çağ soracağım tabii ki.
10:32Sosyal medyada, dijital ortamlarda maruz bırakıldıklarımız bizim rezilyansımızı etkiliyor mu?
10:40Etkiliyor tabii ki.
10:41Şimdi dijital dünyada her şey çok güzelmiş gibi.
10:45Herkes çok mutluymuş gibi.
10:47Filtreli.
10:47Yani şimdi unutmayalım ki herkes o an güzel anlarını hani paylaşıyor.
10:52Şimdi hiç kimse oturup ağladığı zaman bakın ben şu an üzgünüm demiyor.
10:55Onun için burada çok dikkat etmeliyiz.
10:58Hani bazı insanlar burada bak herkes mutlu ama ben mutsuzum ya da bunların problemi yokmuş gibi görebiliyor.
11:06Onun için daha da kendini daha da bitik hissedebilir.
11:10Burada çok dikkat etmemiz gerekiyor.
11:12Yani her şey böyle sandığımız gibi güllük bir gülüstanlık değil tabii ki.
11:16Hayat bu.
11:18İnişler ve çıkışlar da dolu.
11:19Herkes için geçerli.
11:21Hangi durumda olursanız olun bunu herkes yaşayabilir.
11:25Bunu normal olarak görmemiz lazım.
11:28Ama öte yandan da güzel sayfalara bakarsak eğer güvenilir sayfalara bakarsak onları takip edersek oradan bir ders alabiliriz.
11:37Çünkü zor anlarını nasıl atlatmış insanlar mesela paylaşıyor.
11:42Ben bu zor anımı işte bu hastalık olabilir işte kayıp olabilir nasıl atlattım.
11:47Bunu bazen anlatıyorlar ve bu bizim için bence çok kıymetli.
11:52Peki yine çocukluk dönemi rezilyansın etkilendiği bir dönem mi?
12:00Güçlü ya da zayıf olması açısından.
12:04Etkilenebilir.
12:05Biz eğer çocuklarımıza nasıl öğretirsek, onlara nasıl davranırsak bu çocukları tabii ki etkileniyor.
12:13Biliyorsunuz bir anne ya da baba olarak rol model alıyoruz.
12:17Çocuklar biz ne kadar konuşmasak bizim enerjimizi hissediyorlar.
12:21Biz zor anlarda nasıl davranıyoruz, nasıl hareket ediyoruz?
12:26Bunu çocuklar gözlemliyorlar ve hissediyorlar.
12:29Onun için ben şimdi bir anne olarak ne kadar sakin olursam çocuğum da bunu görmüş olur.
12:36Annem de problemleri mesela biz bunu bir şekilde hallederiz korkma.
12:42Olabilir ama bu önemli olan şunu bilmek Bircancığım.
12:46Her şey geçici.
12:48Hayatta her şey geçici.
12:50Hani şimdi zor an yaşıyor olabiliriz ama yarın belki her şey daha güzel olabilir.
12:56Yani bunu çocuklarımıza öğretirsek eğer bu çocuklar da bunu da ileriki hayatlarında böyle sürdürürler.
13:04Peki insanların yaptığı en sık hangi psikolojik hata rezilyansı düşürüyor?
13:11Çaresizlik diyebilirim.
13:14Şimdi ve her şeyi olumsuz görmek.
13:18Yani ya da herkesi.
13:21Pesimist yani negatif düşünce.
13:23Negatif düşünce ya da ben bir kişiyle problem yaşadım herkes böyledir.
13:28Hani bunu böyle yaparsak o zaman yalnızlaşabiliriz mesela.
13:31Hani böyle düşünmemek lazım.
13:34Herkes aynı değil, herkes bir değil.
13:36Bir kişiyle belki anlaşmıyor olabilirim.
13:38Bu patronum da olabilir.
13:40Bu annem de olabilir.
13:42Bu eşim de olabilir.
13:44Ama herkes böyle değil.
13:45Yani aslında burada biraz dikkat edersek, buna dikkat edersek kendimizi de bloke etmemiş oluruz.
13:55Peki son sorum olsun Gülkibel.
13:58Kırılganlık rezilyansa çelişen bir şey mi?
14:01Kırılgan bir yapımız varsa rezilyansla olamayız anlamına mı gelir bu?
14:07Kırılganlık aslında iyi bir şey değil.
14:09Şimdi kırılgan, bu kırılganlık biraz suçlama gibi bir durum da oluyor.
14:16Hani işte ya ben, genelde insanlar hani bende suç yok, başkaları suçludur.
14:22Bundan da tabii ki kaçınmalıyız.
14:24Şimdi ben kendimi iyileştirmek istiyorsam, kendimi içimden olarak, içsel olarak kendimi güçlendirmek istiyorsam, burada kendimi biraz sorgulamak zorundayım.
14:35Kendimi geliştirerek.
14:37Burada bazı şeyler, negatif şeyler yaşandıysa olabilir ama ben buna neden müsaade ettim?
14:43Bunu aslında düşünmemiz lazım.
14:46Bunu da nasıl değiştirebiliriz?
14:47Biz o zaman belirli kişilerden mesela mesafemi koruyarak ya da belirli yerlere gitmemek ya da genelde şöyle söyleyeyim mesafe.
14:57Yani güçlenmem için gerçekten mesafe gerekiyor.
15:00Çünkü ben sürekli aynı yerdeysem oradan sağlam çıkamam.
15:05Önce kendimi güçlendirmem lazım ki ondan sonra adımlarımı atabilirim.
15:11Peki.
15:11Çok teşekkür ediyorum.
15:13Yine güler yüzünle başladık yayına.
15:15Seni uğurluyoruz.
15:16Ben teşekkür ederim.
15:17Sağ ol.
15:17Çok sevgiler ve öpüyoruz seni.
15:19Ben Gül Kibar'ı ağırlığa uğurlarken şimdi yeni konuklar için sabah kahvemize devam ediyoruz efendim.
15:27Efendim sabah kahvemiz devam ediyor.
15:29Kıymetli konuğum psikolog Gülfidan Aydın'la sohbet edeceğiz.
15:32Bugün tatsız günler geçirdik ülkece.
15:35Özellikle çocuklarda artan bir şiddet eğilimi.
15:38O kadar tartışma konusu var ki dizilerde mi yürüyorlar?
15:41Aile mi böyle yetiştiriyor?
15:42Bilmiyoruz tabii bilene soracağız.
15:43Son dönemde çocuklardaki şiddet eğilimi ve suça sürüklenme artarken bunu sadece çocuğun davranışı olarak mı görmeliyiz yoksa bir sistem mi?
15:51Bunu sadece çocuğun davranışı, bireysel davranışı olarak algılamak aslında buzdan görünen kısmını ele almak olur.
16:00Bu kesinlikle çocuğun tek başına geliştirdiği bir davranış değil.
16:04Derinlerde sistematik bir şeyle oluşan işte çocuğun aile hayatı, sosyal hayatı, kendi ev ortamında yetiştirildiği iklim hepsiyle birlikte şekillenen bir
16:18şey olduğunu söyleyebiliriz.
16:19Aslında şiddet eğilimi göstermek bir gelişim değil direkt bir sonuçtur.
16:25Yani bir çocuk şiddet eğilimi gösteriyorsa, farklı öfke, dürtü, kontrol, bozuklukları vesaire gibi durumlar varsa biz bunu bu çocuk nasıl
16:35bir ortamda yetişiyor, nasıl bir iklimde yetişiyor, öfke kontrolü sağlanabiliyor mu belki yetiştiği ortamda, büyüdüğü evde gibi şeylere bakmak durumunda
16:46kalırız.
16:46Yani direkt çocuğu problemli çocuk olarak etiketlemek yerine bu çocuk hangi ortamda, ne şekilde büyüyor diye aslında sormak çok daha
16:54doğru olur.
16:55Çünkü tek başına bir gelişme değil, çocuğun tek başına yaptığı bir şey değil.
17:00Direkt olarak bu davranışlar bir şeylerin sonucudur ve böyle bakmak gerekiyor ki biraz daha çözümü de bulabilelim aslında.
17:08Hep şey deriz, çocukta biraz şiddete yönelik bir hareket varsa öfkeli.
17:13Bu sadece bir öfke mi?
17:16Öfke de olabilir, öfke çok normal bir şeydir.
17:19Öfkenin dışarıya çıkması asıl nasıl algılanıyor?
17:21Bu çocuk öfkeli olabilir ama bu çocuk neden öfkelidir?
17:25Bu çocuğun öfkesi görülüyor mu?
17:27Bu çocuk anlaşılıyor mu?
17:29Bu çocuk öfkeyi neden bu kadar içselleştirip de davranışlarına dökmüş mesela?
17:33Evet hep böyle aileler, ebeveynler benim çocuğum öfkeli, benim çocuğum dürtüsel, benim çocuğum daha tepkilerini kontrol edemiyor gibi bir yerden
17:41bakıyor ama
17:41hani biraz daha okları kendilerine çevirip sormak gerekiyor.
17:46Ben burada ne yapıyorum veya ne yapmıyorum da çocuğun bu kadar öfke seviyesi yüksek?
17:50Bunu çocuğa bu kadar çok yansıtılıyor mu?
17:53Veya çocukla o bağ kuruluyor mu?
17:55O ilişkisellik sağlanıyor mu?
17:57Biraz daha buralara odaklanması gerektiğini düşünüyorum.
17:59Bir çocuğu etiketlemek ne kadar kolay.
18:04Öfkelisin, hiperaktifsin, yaramazsın, tembelsin.
18:09Hepsi bir muamül.
18:12Ve bizim muamülümüz.
18:13Ve bizim muamülümüz.
18:14Kesinlikle öyle.
18:16Yani çok talihsiz günler geçirdik.
18:20Bir çocuğumuz başka evlatlarımızın canını yaktı.
18:25Biliyor musun çok işin içinden çıkamaz bir hal dedi.
18:28Bir anne olarak düşündüm.
18:29Yani herkesin başına gelebilir.
18:31Nasıl yetiştireceğiz?
18:32Burada sizlere çok kıymetli, söyledikleriniz çok kıymetli.
18:35Sizlere çok görev düşüyor.
18:37Anne baba olarak tabii ki bizlere de ama
18:39çiçek yetiştirecek kadar özellik olmak lazım.
18:43Kopabilirler ve solabilirler.
18:46Peki bu duyguların oluşmasında en büyük etken çocuk mu?
18:49Yoksa ev içindeki ilişki modelleri mi?
18:51Bazı şeyleri çok normalleştirmek mi?
18:54Burada ev içindeki dinamikler, aileyle kurulan bağ, iletişim kesinlikle çok fazla rol oynuyor.
19:01Bir çocuk bir ilişkide ne kadar anlaşılabiliyor?
19:05Ne kadar kendi sesini duyurabiliyor?
19:07Örneğin ergen bir çocuk düşündüğümüz zaman.
19:11İşte genelde çocuk ergenlik çağına geldiğinde direkt olarak bir sorumluluk alması beklenir.
19:16Aile der ki artık büyüdün belli bir yaşa geldin ve sorumluluklarını al.
19:20Oysa ki sorumluluk ergenlikte sadece görünür hale gelir.
19:24Ergenlikte başlamaz ki.
19:25O sorumluluğun filizlenmesi çocuğun 2-3 yaşına tekabül eder.
19:29Çocuk 2 veya 3 yaşında o aralıktayken 2 yaşından itibaren diyebiliriz biz buna sorumluluk almaya başlaması gerekir.
19:38Yani bu nedir?
19:38Çocuğun yapabildiği ölçüde küçük küçük sorumluluklar vermek, kendi eşyalarını toplattırmak, bir şeyi alı getir götür gibi şeyler yaptırmak,
19:45onun duygularını anlayabilmek, onunla daha sağlıklı bağlar kurabilmek aslında tam olarak o yaşlarda başlar.
19:51Ama biz o yaşlarda hiçbir şey yaptırmayıp çocuğa ya hiç sınır koymayıp ya tamamen katı bir tutum sergileyip
19:57sen hiçbir şey yapamazsın doğru yapma etme gibi biraz daha yetersizlik duygusunu besleyecek şekilde hareket edip
20:03sonra ergenliğe geldiğimizde hadi artık sen sorumluluk al şunu yap dediğimiz zaman çocuk orada kalıyor.
20:10Öğrenmediği bir şeyle baş başa kalıyor.
20:12Hani onu yapabilmesi için gerekli alanı açabildin mi sen o çocuğa mesela?
20:17Ne yapabildiğinde ne yaptığında bu çocuk şu anda ergenliğe geldiğinde bu sorumluluğu alabilsin?
20:22Bu sorumluluğu alabilmesi için çocuğun az önce dediğim gibi ergenlikte sadece görünür hale gelir.
20:28O zamana kadar zaten içselleştirmiş bir sorumluluğu alması ve içselleştirmesi gerekir çocuğun.
20:34O zamana kadar bunları öğrenmiş olması gerekir ki çoktan öğrenmiş olması gerekir ki ergenlikte bunları artık davranışa dökebilirsin.
20:41Ama ebeveynlerin beklentisi direkt ergenliğe evet artık sen belli bir yaşa geldin.
20:46Kocaman adam oldun.
20:46Sorumluluk al.
20:47Kocaman adam oldun, kocaman kız oldun artık şunu yap.
20:50Ama peki kendine dönüp baktığında onu yapabilmesi için ne kadar alanı açtın?
20:54Ne kadar iletişim kurdun?
20:55Ne kadar onun duygusunu anlayabildin?
20:57Ne kadar sorumluluk verdin ya da çocuğuna?
21:00Hiçbir sorumluluk vermeden.
21:02Hani şunu bir düşünmek gerekiyor.
21:03Ben çocuğuma kendi başına bir şeyleri ne kadar yaptırdım?
21:07Bir çocuğum, çocuğum kendi başına bir şeyleri ne ölçüde başarabildi?
21:11Ne ölçüde yapabildi?
21:12Yapabildiği ölçüde alanı açmaktan bahsediyorum tabii ki.
21:16Bir de bir katı tutumlar var her şeyi.
21:18Çocuğun yapabildiğinden fazlasını yüklemek de yetersizlik ve değersizlik duygusunu besler.
21:23Burayı da kaçırmayalım.
21:24Çok kritik bir noktadır.
21:25Çocuğa sorumluluk verin, bir şeyleri yaptırın derken yapabileceği ölçüde.
21:29Tabii ki abartmayın.
21:30Yoksa o zaman da ben yetersizim, değersizim ve bunu yapamıyorum hissini beslemiş olursunuz.
21:34O zaman da o çocuk daha çok içe kapanak bir hala.
21:36Bunun altından kalkabileceği minik sorumluluklarla ergenliğini sanırım hazırlamak lazım.
21:43Kesinlikle öyle.
21:43Peki şu ergenlerin çok meşhur bir lafı var.
21:47Beni kimse anlamıyor, beni anlamıyorsunuz.
21:50Burada çocuk ne demek istiyor?
21:52Yani neyi kaçırıyoruz biz anne baba olarak?
21:55Buradaki aslında isyan, beni kimse anlamıyor'nun altında çok derin bir ihtiyaç yatar.
22:02İhtiyaç.
22:03Yani beni sadece davranışlarımla, görüntümle veya yönlendirmelerinizle yargılamayın.
22:10Beni görün, duyun ihtiyacıdır.
22:13Çünkü biz ergenliğe gelmiş bir çocuğa evet bazı sorumluluklar yüklemeye çalışırız, bir şeyler yapmaya çalışırız ama yüklediğimiz hatta çoğunlukla ebeveynlerin
22:22yüklediği sorumluluk akademik görevlerdir.
22:24Bu çerçevede sen akademik alanda başarılı ol, sen çalış, dersini yap, biz sana olabildiğin imkanı tanırız, biz seni anlarız, biz
22:34seninle konuşuruz gibi bir yerden.
22:36Ama çocuğun akademik başarısına odaklandığın zaman duygusu kaçıyor.
22:41Orada duygusu ne kadar anlaşılabiliyor?
22:43Çocuk orada kendi duygusunu anlatabiliyor mu?
22:45Ne hissettiğini sen görebiliyor musun?
22:48Çocuğunla gerçekten temas edebiliyor musun?
22:50Yani özellikle ergenlik döneminde akademik başarıya çok odaklanıldığında duygu çok ihmal ediliyor.
22:57Ve çocuk görülmediğini düşündüğü zaman bunu bilinçli olarak yansıtamadığı için de beni kimse anlamıyor.
23:04Önemli olan sensini vermek yerine akademik başarının her şeyden önemliliği empoze ediyoruz ya bu tam ergen dönemde.
23:11Çocuk diyor ki ya demek ki ben okulda başarı olmasam aileme sevmeyecek.
23:15Ben onlar için bir başarı ifade ediyorum falan.
23:18Kolu konuşuyor rezil olacağız falan.
23:19Hep böyle bir algı var.
23:21İşte çok temassızlıktan oluyor bence.
23:23Yanlış şey istiyoruz.
23:24Evet kesinlikle öyle ve hiçbir ebeveyn de bunu aslında kabul etmiyor.
23:27Kabul etmiyor.
23:27İşin kötü tarafı o.
23:27Onu soracağım.
23:29Geri dönüşüm belli.
23:30Olumsuz bir geri bildirim var.
23:32Bunu niye kabul etmiyoruz?
23:34Niye kabul etmiyoruz?
23:35Çünkü ebeveyn orada çocuğun aslında olumsuzluğu değil de kendi ebeveynlik duygusuyla çatışıyor.
23:40Eğer çocuğun olumsuz bir problemini kabul ederse ben nasıl bir ebevi ben nasıl bir anneyim ben nasıl bir babayım ben
23:48yetersiz miyimle yüzleşmemek için çocuğun problemini gözlerine kapatıyor.
23:53Yani örneğin bir sınıfta öğretmen anne babaya geri dönüt verse bazı problemler yaşıyoruz.
23:59Şurada şöyle sıkıntılar var bunlara bir bakın.
24:01Anne baba diyor ki hayır benim çocuğum o problemi yapmaz.
24:04Benim çocuğum şöyledir benim çocuğum böyledir kapatıyor.
24:05Sizde problem var.
24:06Evet dış faktörlere yüklüyor genelde.
24:09Başka işte o anda o da dalmıştır vesairedir bir sürü şeylere atabiliyor sorumluluğu.
24:14Çünkü eğer onu kabul ederse kendi ebeveynliğiyle yüzleşecek.
24:18Belki ebeveynler bana kızacaklar ama gerçek bu.
24:22Anne babalar o yetersizlik duygusuyla kalmak gibi bir yerden görüyorlar.
24:27Halbuki gerçek de bu değil.
24:29Olabilir yani çocuğun bir problemi bir sorunu herhangi bir ihtiyacı olabilir.
24:35Ve bunu öfkesiyle dışarıya yansıtıyor olabilir.
24:38E sağlıklı olan ne?
24:39Aa evet burada bir sorun olabilir.
24:41Bir sorun da her zaman olağan akışında normal bir şeydir.
24:44Ben bunu kabul ediyorum.
24:45Eksiklerim olabilir yanlışlarım olabilir.
24:48Bir bakalım neymiş konuşalım.
24:50Çocuğumuzu bir görelim.
24:51Gerçekten duygusunu yargılamadan bir şeyleri empoze etmeye çalışmadan bir şeylerden arındırarak sadece çocuğu görmeye çalışarak.
24:59Onun duygusunu anlamaya çalışarak bir bağ kurmaya çalışarak.
25:02Onu anlayacağı ölçüde o probleme odaklanmaktır aslında sağlıklı olan.
25:07Ve orada aslında bunu yaptığınız zaman çocuğunuzla iletişim de kurarsınız.
25:10İster istemez kuruyorsunuz.
25:11İster istediğimiz şey de bu zaten.
25:13Peki şu ergenlikteki yasak ya da sınır koymaları konuşalım.
25:17Sınır koyulduğunda acaba bu yasaklar daha mı çok çatışma yaratıyor?
25:20Yani biz yanlış mı yapıyoruz?
25:21Hayır yanlış anlıyoruz sadece.
25:23Kesinlikle ergenler de sınırlara her zaman ihtiyaç var.
25:27Ben bunu hep söylüyorum.
25:28Çocuklar sınırlarda kendilerini güvenli hissederler.
25:31Sınırla yasağı asla eşleştirmezler.
25:33Fakat ya sınırın konulduğu değil de nasıl konulduğu önemlidir.
25:38Sınırı bir yasak gibi kurallar gibi çocuğa empoze etmeye çalışırsak o zaman yasak olarak algılar.
25:44Bir de çok tatlı gelir.
25:45Hayır çocuk bunu çok şey yapamaz.
25:48Kabul edemez.
25:49Yasak olarak alır.
25:50Bir şey örneğin telefonu elinden alın.
25:52Onu soracağım.
25:53Teknoloji.
25:53Tamam öyle birleştirelim.
25:55Evet.
25:55Hem teknoloji ve tablet kullanımından da bahsetmiş olalım.
25:57Sınırlar burada zaten çok devreye giriyor.
25:59Ebeveynlerin en çok zorlandığı kısımlar.
26:02Biz artık teknolojiyle ne yapacağız?
26:04Ya teknolojiyi bir yasak olmaktan çıkartırsak aslında belki sorunu daha çözebilir hale gelebiliriz.
26:11Yani bir çocuğun telefonu sadece bir nesne değil onun için.
26:14Bir kere şunu kabul edelim.
26:15Çocuk o telefonda sosyalleşiyor.
26:17Ayt olma ihtiyacını karşılayabiliyor.
26:19Keyifli bir alan yaratabiliyor kendini.
26:21Bunu bir kabul edelim.
26:22Dünyamızda böyle bir gerçek var.
26:23Biz bu telefonu, teknolojiyi çocuğa yasak olarak vermeyip de yani böyle tepeden inme bir yasak olarak değil de bu çocuğa
26:31bunu sadece anlatarak hayır yasak değil telefonla oynayabilirsin.
26:34Ama ben senin telefonla ilişkini şu şekilde sınırlandırmamın sebebi şu şu şu gibi güzel bir açıklama yaparsak onun fayda kendisine
26:45faydalı ve zararlı olduğu tarafları anlayabileceği bir ölçüde açıklama yaparsak ve çocuk bunu içselleştirirse zaten sonrasında sizin o yasağa gerek
26:54ihtiyaç hissetmeden ben bunu yapıyorum çünkü benim buna ihtiyacım var.
26:58Evet yani orada da aslında bir bağ kurarım.
27:00Bu kaç yaşında olmalı bu konuşma?
27:03Ya bunlar da 3-4 yaşından itibaren başlamalı ki zaten o şeylerde çok daha sınırlı olmalı teknoloji.
27:09Ama teknoloji sınırlı olurken tabii ki bizim iletişimimiz çok kuvvetli olmalı.
27:12Yani biz ya şu bir gerçek Bircan Hanım ebeveyn anne baba çocuğuyla sağlıklı iletişim kurduğunda inanın o çocuk teknoloji ihtiyaç
27:21duymuyor.
27:22Telefona ihtiyaç duymuyor ve bunu istemiyor da zaten.
27:24Yeter ki orada kaliteli zaman dediğimiz, sağlıklı iletişim dediğimiz o bağ kurma gerçekleşsin.
27:30Çocuk zaten onu istemiyor.
27:32Zaten siz onu verseniz de evet yetiyor ama o güvenli sınırları da güvenli iletişimi de o sıcaklığı da anne babadan
27:39öncelikle alması gerekiyor.
27:41Eğer anne baba iletişimi kurarak güzelce anlatarak çocuğun o sorumluluğunu içselleştirmesini sağlamazsa bu yasak haline geliyor zorlandığımız bir sınır alanı
27:51olarak karşımıza çıkıyor.
27:52Ve şunu da unutmamak gerekir yani sınırlar aslında çocuğa verilmez, yaşatılır ve model olarak da yaşatılır.
27:59Bu da çok önemli bir problem.
28:01Eğer sen de kendin o telefon sınırını kendin koruyamıyorsan, kendin o sınırı ihlal ediyorsan zaten çocuktan bunu beklemek çok da
28:10doğru mantıklı.
28:11Ben kıza diyorum ki öyle yatağa sakın tabletle girmek yok.
28:15Hep kitapla gireceğiz.
28:16Sen niye bakıyorsun telefona uyurken?
28:19Buyur çık işin içinden.
28:20Çıkamazsınız çünkü çocuk bunu.
28:22Uyuyana kadar bakmıyorum ya ben ne kurdeşenler döküyorum uyuyana kadar bakmıyorum ama.
28:28Evet.
28:28Çocuklar çünkü anlattıklarınızdan öğrenmez, yaşadıklarınızdan öğrenmez.
28:31Yaşadıklarınızdan.
28:31Çok teşekkür ediyorum kıymetli sohbetiniz için.
28:34Bir şey eklemek isterim.
28:36Danışanlarınıza olan saygınızı ve mahremiyet kavramınızı çok takdir ettim.
28:41Bunu özellikle söylemek istedim.
28:44Ser verip sınırı vermemeniz çok ahlaklı bir tutum.
28:48Bunu özellikle altına çizmek istedim.
28:50Çok teşekkür ediyorum sohbetiniz için.
28:52Sizleri uğurluyor.
28:53Biz sabah kahvemize devam ediyoruz efendim.
28:57Efendim sabah kahvemiz devam ediyor.
28:58Kıymetli bir konuğum var.
28:59Kendisi uzman klinik psikolog Berin Orhan.
29:03Hoş geldiniz.
29:04Hoş bulduk.
29:04Artık sizin ünvanlarınız çok kıymetli hale geldi.
29:06Klinik psikolog başka bir şey oldu.
29:08Psikolog başka bir şey oldu değil mi?
29:10Klinik psikolog da çok her bulduğumuzu sorabiliriz demek galiba.
29:14Öyle de denilebilir.
29:15O zaman ben de sizi bulmuşken sorayım bir şeyle.
29:17Tabii ki.
29:17Şimdi eşler ya da partnerler arasında gelişim farkı.
29:21Bu ne demek?
29:22Biraz sorunlu bir durum.
29:23Pek çok ilişkide aslında partnerler farklı gelişim süreçlerinde olduklarının farkında olmuyorlar.
29:29Tekrardan çatışmalar yaşıyorlar ama bu çatışmanın nereden kaynaklandığına çok fazla dikkat etmiyorlar.
29:35Partnerlerden birisi eğer kendisine dönüp bakıyorsa, kendiyle çalışıyorsa, kendisi üzerinde çalışıyorsa, diğer partner bu tarz pratikler yapmıyorsa ilişkide çatırtılar meydana
29:45geliyor.
29:46Gerçekten de kişisel gelişimle ilgili bir şeyden mi bahsediyor?
29:49Aa gelişime kapalı, birisi yeniliğe çok kapalı falan.
29:53Diğeri de sürekli araştırıyor falan.
29:54Tabii biraz tartışılır.
29:56Aslında sadece özellikle araştırma yapmak gibi düşünmemek lazım bunu.
30:00Çünkü hayat hepimizi dönüştürüyor.
30:02Zaman içerisinde hepimiz çeşitli deneyimlerle dönüşüyoruz.
30:06Hani bunu biraz böyle şey gibi de düşünebilirsiniz.
30:08İşte kayalara çarpan deniz dalgaları gibi bir şekilde doğal olaylar nasıl ki doğayı şekillendiriyorsa yaşamda hepimizi şekillendiriyor.
30:17Kişiliklerimizi dönüştürüyor.
30:19Bunlardan etkilenmeyen kişiler daha dirençli kişiler oluyor.
30:23Değişmek istemeyen kişiler oluyor.
30:25Bu da tabii ki ilişkiyi zorluyor.
30:27Peki diyelim ilişkide taraflardan biri aldı yürüdü.
30:31Gelişti.
30:32Geliştirdi kendini.
30:34Diğeri kaldı aynı yerde.
30:35Sonuç ne olur?
30:37Çok çatışmalar doğabiliyor.
30:39Şikayetler ortaya çıkıyor.
30:41Sen böyle biri değildin.
30:42Benim aşık olduğum insan bu değildi diyor kişi karşısına.
30:45Kalan mı diyor?
30:46Yerinde sayan mı diyor genelde?
30:47Yerinde sayan genellikle bunu söylüyor.
30:49Haklı da bir yerde ama bu dönüşüm aslında gelişim olabiliyor.
30:54Sanki ama gelişeni suçluyor gibi bir ton.
30:57Aynen öyle.
30:58Ama gelişmek de lazım.
31:00Ama onu gelişmek olarak görmek nereden bakıldığına göre değişiyor.
31:04Çünkü o kendisini aslında yolda bırakılmış gibi hissediyor bir yerde.
31:08O yüzden aslında çok oturmamış kişiliklerde ya da çok oturmamış yaşlarda ilişkilerdeki dinamikler daha sert olabiliyor işte.
31:15Aslında şöyle ilişkinin bitmesi gerekiyorsa bitmesi gerekiyordur.
31:19Bitmesi gereken bir ilişki bitmesin diye kendimizden vazgeçmemeliyiz.
31:23Genellikle biz ilişkilere yatırım yaptığımız için maddi manevi ilişki bitmesin diye kendimizden taviz vermeye başlıyoruz.
31:30Aslında dönüşümü hayatımızın merkezine alırsak rahatlıkla uğurlayabiliriz hayatımızdan gitmesi gereken insanları.
31:36Peki yani her farklılık ilişkiyi bozar mı?
31:39Hayır.
31:40Aslında farklılık zenginlik.
31:42Çatışma zenginlik.
31:43Hani nasıl ki kutuplarda, ekvator bölgesinde, kutuplarda daha az çeşitlik var ama ekvatorda daha fazla zenginlik varsa bir araya gelen
31:53zıtların içerisinde canlılık da daha güçlü oluyor.
31:57İlişkilerde de böyle.
31:58Aslında birbirimizden farklı olmamızı zenginlik gibi görürsek ilişki beslenir.
32:04İlla ki farklıyız ama bunun üzerine çalışmak gerekiyor.
32:06Bu bir kültür.
32:07Gerçekten çalışmak lazım çünkü bunu kompleks olarak bile algılayabiliyor bazen ilişkilerde.
32:12Kadın erkek fark etmiyor.
32:14Ne kadar para kazandı, eskiden kazandığı paranın biraz daha fazlasını kazanırsa kadın adam için böyle oluyor.
32:20Sen çok değiştin.
32:22Sana bir haller oldu.
32:23Evet, bir güç dengesizliği meydana geliyor.
32:26Ama bunu kandıramıyor.
32:27Peki en sık görülen gelişim farkı hangi alanlarda oluyor?
32:31Çok çeşitli alanlarda olabilir.
32:33Aslında siz az önce bir örnek verdiniz.
32:35İş hayatında olabiliyor.
32:37Statüsü değişebiliyor partnerlerden birinin.
32:39Ve bu değişim de doğal olarak ilişkiye yansıyor.
32:42Bunun üzerinde yine çalışmak gerekiyor.
32:45Kişilikle ayrışmak gerekiyor.
32:47Yani insanlar statüyle fazla özdeşleştikleri zaman, o güçle çok bağ kurdukları zaman,
32:53partnerlerine bunu yansıtabiliyorlar.
32:55Duygusal dinamikler üzerinde ayrıca durmak gerekiyor.
33:00Peki.
33:02Eğitim seviyesi ya da kariyer farkı.
33:05Bunlar böyle daha belirleyici mi?
33:08Yoksa duygusal konular mı daha belirleyici?
33:11Tamamen çiftlere göre değişecektir.
33:13Yani çiftlerin neyi önce edildiklerine göre değişecektir.
33:15Ama günümüzde daha statikocu bir dönemdeyiz.
33:19Duygusallık biraz daha zafiyet gibi görülüyor.
33:22O yüzden öncelenmiyor.
33:24Ama farkına varsak da varmasak da aslında hayatlarımızdaki en temel belirleyici duygularımız.
33:29Biz biraz duyguları küçümsüyoruz.
33:32Sanki önemsizmiş gibimize geliyor ya da kararlarımızı çok etkilemiyormuş gibi geliyor.
33:37İrrasyonel gibi geliyor.
33:39Ama pek çok dinamin arkasında aslında duygular yatıyor.
33:43Aslında o statü farkının da bize hissettirdiği şey duygu.
33:48Tam olarak bu.
33:48Bundan bahsediyorum evet.
33:50Evet.
33:51Ne oluyor acaba ya?
33:53Bu değişimi olunca mesela taraflardan biri değişti ve diğeri genelde neyle suçlanıyor?
33:59Ne diyor ona?
34:01Aslında bir güç dengesizliği meydana geliyor.
34:04Yani tahterevalinin bir ucunda birisi, diğer ucunda birisi gibi.
34:09Çok da kaçınılmaz bir şey bu.
34:12Bunun oluşması kaçınılmaz.
34:14Bu dengesizliklerin üzerinde durduğumuz zaman, konuşabildiğimiz zaman, biraz da kırılganlıklarımızı,
34:22zaaflarımızı doğal kabul edebildiğimiz zaman ilişkiler bu tarz çatışmalardan güçlenerek çıkabiliyor.
34:29Ama genelde bu dinamikler ilişkileri yıkıyor, bozuyor.
34:35Bir şey örnek vereceğim.
34:37Tabii spesifik olmasın.
34:38Genel bir örnek vereyim.
34:40Kadın ve erkek aynı anda işsiz kaldıklarında, evlerinde, evliliklerinde.
34:47Kadınlar daha hızlı iş bulmaya başladı günümüz standartlarında.
34:51Ve erkekler bu konuda biraz daha zorlanıyorlar.
34:54Sonra yani çok, Berrin Hanımcığım çok enteresan bir şey oluyor.
34:58Bundan kadının rahatsız olması gerekirken, iş bulamayan taraf olan ya da aile gelirine katkısı olmayan taraf olan erkek rahatsız olmaya
35:06başlıyor ve ilişkiyi eziyete çeviriyor.
35:10Bunun altında yatan sebep ne?
35:11Çok derin dinamikler yatıyor.
35:13Bir kere şunu ayıralım.
35:15Kadınların çözüm bulma kapasitelerinin erkeklerden daha yüksek olduğunu pek çok araştırma gösteriyor evrimsel olarak.
35:22Ama bu evrimsel de yani beyin yapımızla da ilgili bir farklılık.
35:26Erkeklerin daha avcılığa yatkın bir yapıları olmasıyla ilgili, kadınların daha dikkat dinamiklerinin güçlü olması türün devamını sağlıyor.
35:34Bu açıdan bizim bir avantajımız var erkeklere nazaran.
35:39Erkeklerin de şöyle bir sıkıntısı var.
35:41Çoğunlukla özellikle bizim toplumumuzda yaşadıkları duygusal çatışmaları genellikle öfke olarak ifade ediyorlar.
35:48Yani aslında arka planda hissettikleri duygu başka bir duygu.
35:52Çaresizlik, yetersizlik, kırılganlık gibi bir şey.
35:55Ama bu yüzeye öfke olarak çıkıyor.
35:57Çünkü kendilerini büyürken çok çeşitli duygularla ifade etmeyi öğrenmedikleri için kalkıp da partnerine kendimi çok yetersiz ve güçsüz hissediyorum demiyor
36:07da kavga ediyor.
36:08Aslında o çatışma esnasında bir şey söylemeye çalışıyor.
36:12Yani beni fark et, ne kadar sıkıştığımı görmeni istiyorum, kırılganlığımla baş edemiyorum.
36:17Bu duygu içerisinde kalamıyorum demeye çalışıyor.
36:20Peki, ben büyüdüm ya da o artık geride kaldı.
36:25Duygusal ilişkide bu neye yol açar?
36:28Yol ayrımlı.
36:30Eskidendi falan.
36:32Bunlar yol ayrımlı.
36:33Eğer karşı tarafta dönüşmeyi kabul ederse birlikte yeni bir etaba geçerler.
36:39Biraz bunu oyunlar gibi düşünün.
36:41Çocukluğumuzda oynadığımız Mario'lar vesaire gibi etaplar vardır ya.
36:45İlişkiler de böyledir.
36:47Oyunlar gibi çeşitli etaplar ve ödüller ve kayıplar barındırır.
36:51Kademe kademe.
36:52Kademe kademedir.
36:53Eğer bu kademelerde ne yapmamız gerektiğini biliyorsak, doğru adımları atıyorsak ilişkiyi kurtararak oradan çıkabiliyoruz.
37:00Aksi takdirde birisi uçumdan aşağı düşebilir.
37:04Prensesi de kurtaramayız.
37:07Peki, gelişim farkı olan çiftler ilişkiyi kurtaramaz mı?
37:12Hiç.
37:12Tabii ki kurtarabilir.
37:14Yani bir kere hep ya da hiç ya da doğru ya da yanlış hiçbir zaman yok.
37:18Eğer bir uzman size çok net bir tarif veriyorsa ondan hızla uzaklaşın.
37:24Çünkü gerçek anlamda yetkin hiçbir uzman hiçbir problem için yüz yüz bir tarif veremez, vermemelidir.
37:29Her ilişkinin dinamiği çok farklıdır.
37:32Her ilişkinin dönemi de farklıdır.
37:34Yani sizin ilişkiniz için bir dönemde işe yarayan bir şey hayatınızın başka bir döneminde aynı partnerle işe yaramayabilir.
37:42İnsanlar genellikle böyle hap çözümler arıyorlar ve bu tarz kişileri de takip ediyorlar.
37:48Ama aslında çok zehirleyici bir yaklaşım bu.
37:51Çünkü süreçlere odaklanmak lazım.
37:54İlişkiyi kurtarmak, ilişkideki çatışmayı bir kaynak olarak kullanmak da mümkün.
38:00Peki, taraflardan biri fark etti bunu.
38:04Karşı taraftaki partileri bunu nasıl söyleyecek?
38:07Dili, üslubu nasıl olacak?
38:09Suçlamadan.
38:10Kendi duygusunu ve deneyimini paylaşarak.
38:14Ben böyle gözlemliyorum, ben böyle hissediyorum, bana böyle görünüyor.
38:19İlişkimizle alakalı, yaşadığımız olayla alakalı.
38:22Bendeki yankı bu.
38:24Sende olaylar nasıl demek.
38:26Yani sen şunu yapıyorsun, sen şöylesin, sen böylesin gibi parmak göstererek,
38:31karşımızdaki insanı sıkışmış hissettirecek bir isim benimseyerek ilerleyemeyiz.
38:36Peki, hangi noktada bu ilişkinin kurtulamayacağını anlarız?
38:41Yani SOS çağrısı için bize ne söylersiniz?
38:46Aslında biraz depresif semptomların arttığı, yaşam enerjimizin ciddi anlamda azaldığı,
38:53kendimizi çok yorgun ve tükenmiş hissettiğimiz,
38:56biraz böyle iş hayatında tükenmiş sendromu dediğimiz tabloyu evde de artık görmeye başladıysak,
39:02temas çok azaldıysa, bağlantı kuramıyorsak...
39:07Sona mı geldik?
39:09Görünürde var olan ama aslında olmayan bir ilişkinin içerisindeyiz diyebiliriz.
39:14Pek çok ilişki bu evrelere geliyor ama bitmiyor.
39:17İnsanlar kolay kolay yaptıkları yatırımdan vazgeçmiyorlar.
39:21Yatırım mı?
39:22Yatırım.
39:22Neden öyle dedin?
39:23Çünkü duygusal yatırım.
39:25Ha tamam, anladım.
39:26Ama ekonomik gibi bir yatırım ilişki aynı zamanda.
39:28Öyle mi diyorsunuz?
39:28Tabii ki öyle.
39:29Tabii ki öyle.
39:30Bana göre zamanım kayıp oldu.
39:32İşte o yatırımdan vazgeçmek istemediği için borsa hissesi gibi düşünün.
39:37Oraya bir sürü yatırım yapmış ama hisse artmıyor.
39:40Bir gün artar umuduyla bak.
39:42Evet.
39:43Çok acımasız oldu bu.
39:44Evet.
39:45Yani çoğu zaman aslında sevgi bitse, kişi mutsuz olsa bile o ilişkiyi yaptığı yatırımdan vazgeçemediği için kişiler çıkamayabiliyorlar oradan.
39:53Çıkamayabiliyor işin içinde.
39:54Bir de sosyal çevre, arkadaş ortamı, açıklamalar, bazen çocuklar.
39:59Pek çok neden olabiliyor.
40:01Çocuk varsa tam dosyum onu soracaktım.
40:03Bu gelişim farkı daha mı görünür olur?
40:06Çok.
40:06Zaten çocuk aslında bizim kişiliklerimizi çok daha aşikar kılıyor.
40:11Yani çocuklar ebeveynlerinin duygularının ve kişiliklerin aynasıdırlar.
40:16Ebeveynler kendi işlerinde çözemedikleri çatışmaları her zaman çocukları üzerinden yeniden deneyimlerler.
40:22Çocuklar oraya ayna tutarlar.
40:24Dolayısıyla da ebeveynler arasında eğer böyle büyük bir uçurum varsa çocuklar için bu çok görünürdür.
40:29Ama genellikle ebeveynler bunu kabul etmeyip deve kuşu misali yokmuş gibi yapmaya çalışırlar.
40:35Peki partnerlerini geliştirmeye çalışmak doğru mu?
40:39Hayır.
40:40Ya da sonuçsuz mu?
40:42Yani şöyle şimdi kadınların bu anlamda kapasitinin daha yüksek olduğunu düşünüyorum.
40:48Daha empatik yaklaşabileceklerini düşünüyorum.
40:51Çünkü kadınların duygusal yetenekleri aslında ilişkinin de biraz tutkalı.
40:58Ama genellikle gözlemlediğim danışanlarımda da kadınların bunu biraz yanlış yönde kullandıkları ve erkeklere bir tür rehberlik, ruhsal rehberlik yapmaya soyundukları,
41:11erkeklerin de bundan çok yığıldıkları.
41:13O açıdan herkesin terapisti kendine diyorum ben.
41:17Sosyal medyada birlikte büyüyen çift diye bir akım var ya da bir imaj.
41:23Bu çok romantize edilmiş bir durum mu?
41:25Gerçekte tablo nasıl?
41:26Var aslında gerçekte böyle bir şey.
41:28Birlikte büyümek diye bir şey kesinlikle var.
41:30Büyümekten kastımız yaşanmak değil tabii ki değil mi?
41:33Ruhsal büyüme.
41:34Ruhsal büyüme.
41:34Evet.
41:35Ama sosyal medyada gördüklerimizin ne kadarı gerçek, ne kadarı imaj bunu da ayırmak bence çok kolay değil.
41:43Peki sağlıklı ilişkideki ideal tabloyu konuşalım birazdan.
41:47Sağlıklı ilişkideki ideal tablo aslında yaralanmayla baş edebilmek demek bana sorarsınız.
41:53Çünkü nasıl gündelik hayatta biz sağlıklı insanı, bağışıklı, güçlü insan olarak ele alıyorsak, sağlıklı insanlar hasta olmayan insanlar değildirler.
42:03Enfeksiyonlarla ya da hastalıklarla daha iyi baş edebilen bünyeleri, metabolizmaları olan insanlardır.
42:10İlişkilerde de sağlıklılık bağışıklığının yani psikolojik bağışıklığının ilişkinin güçlü olmasıyla ilgili baş edebiliyor olmaları,
42:18stresle kalabiliyor olmaları, sevgi ilişkisi, güven ilişkisi ve açıklık içerisinde bağlantıda olmaları diyebiliriz.
42:27Bir ilişkide gelişim farkı varsa hemen ayrılmayı tavsiye eder misiniz?
42:32Ben pek bir şey tavsiye etmem.
42:35Genelde hiçbir şey tavsiye etmem.
42:37Çünkü tavsiye etmek değil bizim işimiz.
42:39Bizim işimiz aslında bizimle problemlerini paylaşan kişilerin kendi çözümlerini bulmaları için onların yanında kalmak.
42:47Kendi güçlerini fark etmelerini sağlamak.
42:50Eğer ayrılmak ya da son vermekle ilgili kaynak bulamıyorsa, kendine güç bulamıyorsa,
42:55evet terapistinden bu gücü, bu desteği bularak o adımı atabilir kişi.
42:59Peki son sorum olsun.
43:01Özetle, tek cümleyle bu konuyu özetlesek burada ne söylerdiniz?
43:07Bence ilişkilerde birbirimizi deneyimliyoruz.
43:12Kendimizi başka insanın aynasında seyrediyoruz.
43:15Bu aynada gördüğümüz şey hoşumuza bazen gidebilir, bazen gitmeyebilir.
43:21Her türlü ona bakmaya cesaret edersek yer dönüşürüz.
43:25Ay çok güzel.
43:26Çok ufuk açan ve sakinleştirici bir sohbet oldu benim için.
43:30Benim için de ben çok teşekkür ederim.
43:32Sizleri uğurluyorum.
43:33Biz sabah kahvemize devam ediyoruz efendim.
43:37Ve efendim çok kıymetli konuğumla programı birlikte kapatacağımız bölüme geldi.
43:42Kendisi, argeoloji uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Süslü.
43:47Ya hocam bu şaka olma, bu kadar güzel isim, soy isim olamaz ya.
43:51Bilmiyorum yani ilk okul öğretmeni...
43:52Hüsnü ismine en yakışan soy isim Süslü'dür ya.
43:54İlkokul öğretmeninin de katkısıyla küçük bir değişiklik olmuş sanırım o yüzden.
43:58Öyle mi?
43:59Evet evet uyumlu.
44:00Çok güzel olmuş.
44:01İlkokul öğretmeninizin de yaşıyorsa kulakları çınırsın.
44:04Yaşıyor.
44:05Benim kadar genç hala.
44:06Ne güzel, çok güzel.
44:07Peki bugün yine konumuz ağrılar.
44:10Fibromiyerji.
44:11Nedir fibromiyerji?
44:13Aslında fibromiyerji yaygın bir kas, kemik ağrısıdır.
44:19Tüm bedende olabiliyor.
44:21Bunun uluslararası tanı kriterleri sürekli değişiyor ama en son tanı kriterlerinde
44:26burada bir yaygınlık bir de şiddetle beraber bu kriterlerin belli bir sayın üzerinde olması sonucunda
44:33işte siz fibromiyacisiniz ya da değilsiniz tanı sık oluyor.
44:38Ama oldukça artık son dönemlere sık karşılaştığımız bir problem.
44:41Kimlerde?
44:42Daha çok kadınlarda olan bir şey.
44:44Biz aslında seviniyoruz.
44:47Erkeklerde olması durumda sıkıntı.
44:49Yani fibromiyacisi olan erkeğin tedavisi çok çok zor.
44:53Cidden.
44:54Yani belki duygusal olarak, dünyaları olarak da bedensel olarak biraz daha zorlu bir süreç.
45:00Kadınlarda daha çok olur.
45:02İçsel dünyasında bir takım problemleri, bir takım travmaları ya da bir takım ruhsal sıkıntıları olan insanlarda
45:09sedatize hayat süren insanlarda, tek tip hayat süren insanlarda çok daha sık görülebilmekte.
45:16Ve de tedavisi bazen çok zor olabilmekte.
45:18Onu soracağım.
45:19Mümkün mü diye tedavi.
45:20Tedavisi mümkündür.
45:21Özellikle kendi klinimizde bu tür hastalar biz karşılaştığımızda hastayla pazarlık yapmıyoruz.
45:27Ama şunu söylüyoruz.
45:28Biz size dört adım atacağız.
45:30Sizin bize bir adım atmanız gerekiyor.
45:33Bu da nedir?
45:34Kişinin hayatında bir takım şeyleri değiştirmesi gerektiğini bilmeli.
45:38Yani başkalarının yaptığı şekliyle ilaç verip yollanmak aslında bir tedavi değildir.
45:45Kişiyi problemleriyle baş başa bırakmaktır.
45:48Kişi düzenli bir spor, bazı var olan bir takım alışkanlıkları değiştirmek, dijital mecraları çok daha az kullanmak, düzenli uykusunu sağlamak
45:57ve bundan beraber egzersizleri yaptınız.
46:00İlaç bunun çok çok küçük bir oranı ama bir de yetmiyorsa girişimsel ağrı tedavileri burada çok önemli.
46:08Muhakkak bunları uygulamak gerekiyor.
46:11Nöropatik ağrı kimlerde görülür?
46:14Nöropatik ağrı aslında sinir sistemin kendisinden kaynaklanan ağrıdır.
46:18İlginç bir ağrıdır.
46:18Bu daha çok diabet yani toplumda çok yüksek orada şeker hastalığı bunlar da olabiliyor.
46:23Bundan beraber çok ciddi bazen viral enfeksiyonlar geçiren ki biz hepimiz covid geçirdik.
46:29Covid sonrasında görülen bir takım ağrılardır bunlar.
46:32Sinir hücresinin üstünde o lifin üstündeki koruyucu zarların bozulması.
46:37Bir de kemoterapi gören yani kanser nedeniyle kemoterapi tedavisi gören hastalara sık görülebilen bir şeydir.
46:42Normal sıradan bildiğimiz ağrı kesiciler asla fayda etmez.
46:49Dozu ya da ne kadar artırırsanız artırır.
46:51Bir takım özel ilaçlar vardır.
46:53Bunların kullanılması durumunda bu şikayetler azalabiliyor.
46:57Kanser hastalarının ağrılarını konuşacaktık.
46:59Çok farklı bir ağrı mı?
47:01Kanser hastalarının ağrıları hem nedensel olarak farklı hem de sonuç olarak farklı bir yere gidebiliyor.
47:08Özellikle kanser ağrısı kişide ya kanserin kendisindeki en büyük sebep budur.
47:14Kanserin kendisinden bir ağrı ya da cerrahi bir girişim sonrasında yapılan ameliyatların sonrasında ağrı ya da işte kemoterapi, radyoterapi gördü
47:24bunlardan kaynaklanan ağrılar olabiliyor.
47:26Burada siz nedene yönelik bir takım uygulamalar yapmak zorundasınız.
47:31Toplumda bilinenin aksine kanser var ise ağrı da olmalıdır anlayışı terk edilmeli.
47:39Çünkü bizim amacımız o insanların bu tedaviyle doğurken çok sağlıklı, toplumdan barışık olabileceği, sosyalleşebileceği bir noktaya kadar getirebilmektir.
47:51Uykularını düzenlemektir, beslenmeleri düzenlemektir.
47:54Ağrıların kontrol altına almaktır ve bunların sosyalleşmesini sağlamaktır.
48:00Sosyalleştiği takdirde kanserle mücadele çok daha başarılı bir noktaya gelir.
48:03Tabii zaten bir kere moral de çok etkili bir durum ya.
48:07Aynen öyle.
48:08Peki kanser ağrıları yalnızca ilaçla mı tedavi edilir?
48:11Farklı yöntemleri var mı?
48:13Yok çok çeşitli tedavi yöntemleri var.
48:16Bizim örneğin basit basamak tedavisi dediğimiz ya da kombinasyon dediğimiz bir takım ilaç tedavileri eğer fayda etmiyorsa.
48:23Burada bilinenler, bazı yanlışlar var.
48:28İnsanlar diyor ki işte bu kanser ağrısı bundan olmadı tamam ben vazgeçtim.
48:31Hayır.
48:31Bunu basit bir takım enjeksiyonlar, bir takım sinir blokları olmadı.
48:37Bir takım ilaçların bizim parental dediğimiz cilt altına yerleştirilmiş bir takım pompalarla uygulanması.
48:43Ya da sinir sisteminin, merkezi sinir sistemine bir takım aletlerin katı terlini yerleştirilerek oradan ilaç verilmesi.
48:52Bunun regülasyonu.
48:53Bunun zirve olan radyo frekans, ablasyon dediğimiz bir takım uygulamalar var.
48:59Hepsi bunlar gelişimsel tedaviler.
49:00Çok var.
49:01Tabii ki var.
49:02En zirvesi biraz daha travmatik ama ileri derecede ağırlarda hiçbir şey fayda etmediyse.
49:08Bu kişilerde örneğin kordotomi denilen ağrıyı taşıma yani omuriyelikte ağrının taşındığı lifleri tomografi eşliğinde bloke etmektir.
49:19Orayı radyo frekansdan ortadan kaldırmaktır.
49:22Etkisi hale.
49:22Etkisi hale kaldırmaktır.
49:24Evet kişide aynı problem devam ediyordur.
49:26Fakat deyin bunu ağrı olarak algılamayacaktır.
49:30Ya böyle bir soru yok ama gerçekten merak ettim.
49:34Neden ağrıyor?
49:35Kanser hastalarının neden ağrı yaşıyor?
49:38Yani şöyle ki ağrı...
49:39Tedaviden mi?
49:40Her şeyden.
49:41Yani örneğin tümörün kendisi baskı yaptığı kapalı bir zarı olan sert bir dokuyu geriyor ağrı olur.
49:48Kemikte metastat periyoz inanılmaz ağrılıdır.
49:51Bir sindir lifinin üstüne baskı yaptığı ağrılıdır.
49:55Yani hangi doku olursa olsun oranın basınç enflamasyon ilişkisini bozduğu için ciddi ağrılığa sebep olabiliyor.
50:03Bu vesileyle tüm kanser hastalığını Rabbim'den şifa ediyoruz inşallah.
50:07Bir an önce sağlıklarına kavuşsunlar.
50:08Peki baş ağrıları için her baş ağrısı migren mi?
50:14Değil bizim toplumumuzda bilinenin aksine aslında her baş ağrısıyla bir hekime giden kişiye migreniniz var deniliyor ve sırtı dönüp gidiyor.
50:23Aslında toplumda sık görülen ağrı modeli migren değildir.
50:28Gerilim tipi baş ağrısıdır.
50:29Aslında baş ağrılarının belki 250-300 arasında bir gruplaması yapılabiliyor.
50:35Migren çok az görülen bir şeydir.
50:37Ama mesela gerilim tipi baş ağrısıyla hep migren karıştırılır.
50:40Yeri benziyor mu?
50:41Gerilim tipi baş ağrısı başın tamamında olabiliyor.
50:45Tek taraflı da olabiliyor.
50:46Ama migren de genelde tek taraflıdır.
50:49Öyle mi?
50:49Sağ veya sol fark etmez.
50:52Zonklama dediğimiz yani böyle nabız atar gibidir.
50:55Ataklar halinde gelir.
50:57Örneğin gürültü, ışık gibi şeyler.
50:59Soğuk, sessiz ortamda durduğunda geçer.
51:03Ama gerilim tipi baş ağrılarında öyle değildir.
51:06Başın tamamında zonklama gibi değildir.
51:09Böyle sıkıştırma, mengeneyle kafayı sıkıştırır gibi bir durum vardır.
51:12Boyunda sertlik vardır.
51:14Kaslarda gerginlik vardır.
51:16Aslında gerilim tipi baş ağrısında tedavi oranı inanılmaz derece yüksek.
51:21Çok basit bir takım tekniklerle, uygulamalarla, girişimsel tedavilerle biz bu hastaları sağlarak avuşturabiliyoruz.
51:29Piriformis sendromu nedir?
51:31Piriformis sendromu kalçamızda olan küçük, inanılmaz derece küçük, bacağımızı dışa doğru çevirmeye yarayan bir kas aslında.
51:39Bu isimle anlıyor.
51:40Ama oradaki önemli olan şey şu.
51:42Siyatik sinir dediğimiz bedendeki en kalın sinirin tam üstündedir.
51:46Çok oturan insanlarda ya da herhangi bir nedenle bel ağrısı çeken insanlarda kalçaya çok sık enjeksiyon yapan kişilerde bu kasın
51:55olduğu noktada ödem oluyor.
51:56Enflamasyon.
51:57Ya da torakanterik bursit dediğimiz bu femur denen kemiğin tüm kas grupların yapıştığı noktada ödem oluşuyor.
52:05İşte bunlar piriformis dediğimiz bir hadise sendroma sebep oluyor.
52:09Buradaki en büyük problem siyatik siniri sıkıştırdığı için dört dörtlük fıtık bulgusu vardır.
52:14Kişi kendinde bir fıtık olduğunu düşünür ve önemli oranda bu tür hastalar belinde de aynı tarafta fıtık vardır.
52:25MR'larına bakılır.
52:26Muayene bulgusunda o kalçaya bakılmadıysa MR'lar ameliyat edildiği anda MR'a yönelik bir cerrahi girişimi yapılır.
52:33Sonuç başarısız.
52:34Başarısız.
52:34Başarısız bel cerrahisi diye bir kavram böyle çıkmış aslında.
52:37Cerrah başarısız değildir.
52:39Orada tanı yanlıştır.
52:41Tanı yanlıştır.
52:42Peki donuk omuz nedir?
52:45Donuk omuz dediğimiz şey omuz ekleminin üstündeki kapsüllerin hareketsiz ya da travma ya da ödem gibi bir nedenle ki omuz
52:55eklemi bir kemik yuvada değildir.
52:58Etrafı kapsüllerle kaplı bir yapıdadır.
53:01Burada kapsüllerin aşırı ödemi, gerilmesi, sertleşmesine bağlı hareketsiz kalması halidir.
53:08Herhangi bir müdahale olmaması durumda yaklaşık bir buçuk iki yıl gibi bir sürede bu normalleşebiliyor.
53:14Bu dengi devam eder.
53:15Bizim yaptığımız şey oraya girişimsel yani görüntüleme altında oraya enjeksiyon yapmak ardından hareket kabiliyetini sağlamak.
53:23Olukluğu gidermek.
53:24Tabii ki.
53:24Peki pelvik ağrıları konuşalım.
53:26Nedir?
53:27Neden olur?
53:28Pelvik ağrı dediğiniz şey özellikle kanınlarla sık gördüğümüz göbek çizgisinin altında kalan karın içi noktalarında olan ağrıdır.
53:36Bunların genelde işte oradaki bir mesaneden, oradaki bir bağırsaktan, kadınlarda yumurtalıktan ya da rahimden kaynaklanan bir takım problemlerle yaşayabiliyor.
53:46Ama bizim için, algoloji için önemli olan kısım şu.
53:50Bazı hasta gruplarında tüm tetkikler temiz çıkıyor.
53:54Hiçbir şekilde bir ağrı nedeni bulunmuyor.
53:57İşte pelvik ağrının bizim açımızdan önemli kısmı bu.
54:01Burada başlıyor.
54:02Burada başlıyor.
54:02Biz bu tür hastalara bazı özel ilaçlar ile müdahale ediyoruz.
54:07Eğer bu düzelmez ise bu alanı inanılmaz derece sinirsel olarak da zengin bir alandır.
54:14Birçok sinir var burada bebeğin.
54:16Herkes birbirinin alanına girmiş durumda.
54:19Bu sinirlere bir takım uygulamalar, bir takım blokajlar, bir takım tekniklerle girerek buraya müdahale ediyoruz.
54:26Ve de fizyoterapi desteği ile kişiyi ağrısından kurtarıyoruz.
54:32O zaman biz de kısa bir araya gidiyoruz.
54:34Dönüşte yine çok kıymetli sorularım var efendim.
54:37Kısa bir aranın ardından sohbetimiz devam ediyor.
54:41Kıymetli hocam, algoloji uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Süsnü ile.
54:44Şimdi hocam, ağrı bir kader mi yoksa bir sinyal mi?
54:49Aslında ağrı bir kader değil.
54:52Ağrı vücudumuzun bir sinyali.
54:55İşte burada bir problem var.
54:58Buna göre bir tebbirini al, buraya bir çözümü al.
55:01Algolojinin asıl uğraş alanı da işte burası.
55:04Biz gidip alarmın düğmesini kapatmıyoruz.
55:07Bizim amacımız, burada hedeflediğimiz şey, o alarm neden çalıyor?
55:13Neden kişiyi sürekli rahatsız eder?
55:15Alarmın sebebini ortaya koyuyoruz.
55:17Ve sebebini ortaya koyarken de bir takım teknikleri elbette kullanıyoruz.
55:21Bir takım görüntüleme de elbette yapıyoruz.
55:23Ama bunun sebebini ortaya koymadan bizler kişiye ilaç ya da işlem uygulamıyoruz.
55:31Sebebini ortaya koyduk.
55:33İlaçsa ilaç, girişimsel tedavi ise tedavi.
55:37Yani hangi sebeple olursa olsun kişinin ağrısının bir kader olmadığı,
55:43ömrünün bir döneminde yaşadığı bu problemin geri kalan kısmında da yaşamak zorunda olmadığını bilmeleri gerektiğidir.
55:52Ve bu müdahalemiz, mücadelemiz ya da yaptığımız işlemler buna yönelik olmakta.
55:57Ya ağrı bütün hayat kalitesini bitiriyor ya.
56:00Tabii ki.
56:01Ne ağrısı ağrısına mı?
56:04Hiç tereddüs.
56:05Ya bu diş ağrısı da olsa bir alarmdır.
56:08Bu bel fıtığı da olsa alarmdır.
56:10Ya da herhangi bir şekilde pelvik de olsa, nöropatik de olsa ne derseniz deyin.
56:15Ya da bir göğüs ağrısı.
56:16Örneğin son dönemde çok uğraştığımız bir hastamız var.
56:19Hastanın tek problemi şiddetli bir öksürük hatası sonrasında göğüs ön duvarında ağrısı.
56:25Buradaki halk arası iman tahtası denen yeriyle buradaki kavurgaların birleşim noktası kıkırdakla zedelenme ve yaklaşık olarak 6 aydır gitmediği doktor
56:38kalmıştır.
56:39Ultrason eşliğinde yaptığımız bloklarla şu anda oldukça rahat.
56:44Ağrısızlığın bir dakikası bile bir ömre bedel geliyor.
56:47Buna eminim.
56:48İyi ki varsınız.
56:50Peki yeni bir şey duydum.
56:53Umur ilik pili.
56:55Evet.
56:55Bu nedir?
56:56Aslında bu halk arasındaki deyimli kullanımı cümle.
56:59Oraya bir pil yerleştirilmiyor.
57:01Mesele şu.
57:03Bu bizim ağrının oluş ve de kontrolünü mekanizmasına müdahaleyle ilgili bir teknoloji.
57:12Özel bir girişim.
57:13Buradaki mantık şudur.
57:15Bu omur ilik dediğimiz yani bu sırtımızda, boynumuzda, kalçamıza kadar olan alanda herhangi bir nedenle bu bir ağrı olabilir.
57:23Bazen de mesanenin ya da tuvaletinizi kontrol ile ilgili bir problem olabilir.
57:28Buradaki noktalarda tüm teknikler, tüm uygulamalar yapılmış olmasına rağmen, ameliyat olmuştur, enjeksiyon yapılmış ne derseniz, tüm işlemlere rağmen halen ağrı
57:40devam ediyorsa, bölgesine bağlı olmak koşuluyor.
57:43Yani sizin örneğin bacakta, kalçada bir ağrı varsa sırtla belin birleşim noktasından girerek oraya özel bir takım elektrotlar yerleştiriliyor.
57:54Sonra bunların uçları cilt altına yerleştirilen özel bir pile.
57:58Oradan uyarı veriyor.
57:59Amacımız şu, bizim ağrıda ana taşıyıcı olan sinirleri bloke etmek için onların bir hani ağ bir rolündeki sinirleri uyarmamız ve
58:11böylelikten o sinyalin yukarıya doğru iletilmesini kontrol etmemiz.
58:15Sağlamamız.
58:15Normalde fizyolojik olan, o mürlikteki bu ağrının kontrol mekanizmasını yalnızca dijital olarak yapıyoruz artık.
58:23Daha kolay mı?
58:26Karmaşıklığı bir şekilde çözmeye çalışıyoruz.
58:28Çözüyoruz.
58:28Çok teşekkür ediyorum hocam.
58:30Ben teşekkür ederim.
58:31Yine birlikte kapatalım o programı.
58:32Tabii ki.
58:34Bugünlük bizden bu kadar. Yarın yine aynı saatte görüşmek üzere. Hoşçakalın efendim.
Yorumlar

Önerilen