00:00Selamlar, bugün masamızda oldukça sarsıcı ve bir o kadar da cesur bir tez var.
00:04Prof. Dr. Nadim Macit'in kaleme aldığı şirketleşen din kavramını derinlemesine bir analize tabi tutacağız.
00:11Odak noktamız şu, temelinde ruhsal bir arınma yolu olan din nasıl oldu da siyasi güç ve servet elde etmek için
00:17adeta şirketleşmiş devasa bir araca dönüştürüldü?
00:21Mesele gerçekten çok derin o yüzden hiç vakit kaybetmeden detaylara dalalım.
00:25Bakın, yazar incelemesine izleyiciyi anında yakalayan şu çarpıcı çelişkiyle başlıyor.
00:31Hem İslam coğrafyasında kan akıtacaksın hem de iftar sofralarında dua edeceksin.
00:36Düşünsenize siyasi aktörler bir yandan bölgesel yıkımların başrolünde yer alırken,
00:42diğer yandan nasıl bu kadar rahat ve sarsılmaz bir şekilde dini söylemleri kullanmaya devam edebiliyorlar.
00:49İşte analizimizin tam kalbinde bu devasa çelişki yatıyor.
00:53Bu karmaşık tezi adım adım çözeceğiz.
00:56Önce şirketleşen din kavramının ne anlama geldiğine bakacağız,
01:01ardından tarihteki siyasi okumaları, aklın ve felsefenin nasıl reddedildiğini,
01:07modern siyasal İslam'ı ve son olarak da bu durumun gençleri dinden nasıl uzaklaştırdığını inceleyeceğiz.
01:13Birinci bölümümüz şirketleşen din kavramı.
01:16Kaynak metne göre, modern çağda inanç köklerinden sökülerek tamamen yeniden yapılandırıldı.
01:23Peki nedir bu şirketleşen din?
01:26Metin bunu aşkın ve maneli anlamından tamamen koparılmış bir inanç sistemi olarak tanımlıyor.
01:32İşin içinde artık rekabetçi bir şirket insanı modeli var.
01:35Bu yeni modelde din ruhsal bir arınma, ahlak veya sosyal adalet arayışı falan değil.
01:41Tam tersine gücü, karı yani yazarın tabiriyle ganimeti maksimize etmek ve atılan siyasi adımları kitlelere karşı meşrulaştırmak için kullanılan,
01:51baştan aşağı ekopolitik bir araca dönüşmüş durumda.
01:55Yazar burada çok ilginç bir bağlantı kuruyor ve durumu postmodernizmin o meşhur, ne söylersen uyar mantığına yani postmodern göreceliliğe bağlıyor.
02:03Siyasi figürler dini dili öyle bir büküyor, öyle bir eğip büküyorlar ki günün sonunda her türlü siyasi manevra haklı çıkarılabiliyor.
02:11Aslında ortaya tamamen çıkarlara hizmet eden, adeta piyasaya uygun yepyeni bir İslam anlayışı çıkıyor.
02:18Geçelim ikinci bölümümüze, tarihte siyasi din okumaları.
02:22İşin aslı dinin bu şekilde silahlaştırılması sandığımız kadar yeni bir icat değil.
02:28Kaynağımız burada muazzam bir tarihsel paralellik kuruyor.
02:31Bir tarafta uyguladıkları siyasi şiddeti meşrulaştırmak için hüküm Allah'a aittir sloganını kullanan hariciler var.
02:39Diğer tarafta ise bu durumu kendisiyle batil murat edilen hak bir söz olarak tarihe kazıyan Hazreti Ali.
02:45O, inancı ve teolojiyi dünyevi ganimet peşinde koşanların hırslarına karşı savunuyordu.
02:51Yazar, aslında günümüzde dini siyasete alet edenlerin de tam olarak bu eski ve yıkıcı mantığı kopyaladığını söylüyor.
02:58Üçüncü bölüm, aklın ve felsefenin reddi.
03:02Kitleleri menipüle edip kontrol altında tutmanın en garantili yolu nedir biliyor musunuz?
03:07Kaynağa göre cevap net, eleştirel düşünceyi yok etmek.
03:11Burada tezimiz çok kritik bir zıtlık üzerinden ilerliyor.
03:15Bir yanda aklı kullanan kelam ve felsefe geleneği var.
03:19Bu gelenek, siyasi gücü sorgular ve inancın özünü korur.
03:23Karşısında ise lafızcılık, yani aklı ve felsefeyi tamamen reddedip, siyasi otoriteye, körü körüne, kayıtsız şartsız itaat talep eden nakilcilik var.
03:34Analize göre siyasal İslam, felsefeyi ve sosyal bilimleri bilinçli olarak baskılıyor.
03:40Neden mi?
03:40Çünkü sorgulamayan, sadece itaat eden bir toplumu gütmek her zaman çok daha kolaydır da ondan.
03:46Yazar bu iddiayı, Ebu Hasan el-Aş'ari'nin, o sarsıcı, tarihi tespitiyle çok güzel destekliyor.
03:54İnsanlardan bir grup, bilgisizliği kendilerine sermaye yaptılar.
03:58Gerçekten inanılmaz bir söz.
04:00Felsefeyi veya akli tartışmaları sapıklık ilan eden o ilk dönem lafızcılarının derdi inancı korumak falan değildi.
04:07Onlar sadece kendi güç tekerlerini korumak için kitlelerin cehaletini en büyük sermayeleri haline getirmişlerdi.
04:13Dördüncü bölümümüz, Modern Siyasal İslam.
04:17Peki aklın bu tarihsel reddi, günümüzdeki jeopolitik felaketleri nasıl besliyor?
04:23Kaynağımız, modern aşırıcılığın ortaya çıkışını net bir evrimsel çizgiyle açıklıyor.
04:28Olaylar dizisi, aklı dışlayan zihniyetin Arabistan'daki vahabilik ile ittifak kurmasıyla başlıyor.
04:34Sonraki adımda bu yapı Afganistan'da Taliban ve Erkaide olarak vücut buluyor ve en sonunda İslam coğrafyasını adeta bir mezarlığa çeviren
04:44IŞİD'e kadar evriliyor.
04:46Teze göre bu katı literalist hareketler en nihayetinde Orta Doğu'yu Kaos'a sürükleyerek aslında karşıt göründükleri batılı güçlerin stratejik
04:55çıkarlarına hizmet etmiş oluyorlar.
04:57İşte yazarın en sert eleştirilerinden biri, modern jeopolitik ikiyüzlülük.
05:03Düşünsenize, bir yanda demokratikleşme kılıfı altında Irak'a, Libya'ya, Suriye'ye yapılan dış müdahalelere destek veriliyor,
05:11arka planda ticari anlaşmalar tıkır tıkır işliyor ama öte yanda kameralar karşısına geçilip 168 masum kız çocuğunun bombalanması yüksek perdeden
05:21adeta şov yaparcasına kınanıyor.
05:23Yazar, bu derin paradoksun İslam dünyasını içeriden nasıl çürüttüğünü son derece net bir şekilde gözler önüne seriyor.
05:31Beşinci ve son bölümümüz, gençlerin dinden uzaklaşması.
05:36Peki tüm bu olağan bitenin, yani bu şirketleşmiş ikiyüzlülüğün toplumsal faturası ne oldu dersiniz?
05:43Sıkı durun, burada hepimizi durup düşündürmesi gereken çok çarpıcı bir istatistik var.
05:48Yazar, eski Diyanet İşleri Başkanı'nın dile getirdiği bir veriyi paylaşıyor.
05:52Bir zamanlar yüzde otuzlarda olan Kur'an ve Siyer kurslarına katılım oranı bugün maalesef yüzde dörde kadar çakılmış durumda.
06:00Peki sizce bu devasa ermenin arkasında ne yatıyor?
06:04Eski milletvekili Şamil Tayyar'ın şu sözleri aslında durumu tek cümlede özetliyor.
06:09Hazreti Ömer'in adaletinden söz edip turist Ömer gibi yaşamak öğrencilerin tercihini etkilemiş olabilir mi?
06:16Yeni nesil her şeyin farkında.
06:18Kürsülerde sürekli Hazreti Ömer'in o efsanevi adaleti anlatılırken, gerçek hayatta turist Ömer ciddiyetsizliğinde yaşanan hayatlar, gençlerin gözündeki o son
06:28güven kırıntısını da yok ediyor.
06:31Tabii sadece bu değil.
06:32Kaynağa göre gençlerin kopuşunu hızlandıran başka dinamikler de var.
06:36Kur'an'la açıkça dalga geçen figürlerin ödüllendirilmesi, üniversitelerdeki devasa yolsuzlukları belgeleyen resmi sayıştay raporlarının hasır altı edilmesi ve inancın
06:47devlet ihalelerinde sadece lojistik bir araç olarak kullanılması.
06:51Küresel bilgi ağına entegre olan bu zeki gençler, o sürekli tekrarlanan dini referansların aslında rant ve yozlaşma için çekilmiş bir
07:00sis perdesi olduğunu görüyorlar.
07:02Bu derin analizi bitirirken, yazarın o hepimizi düşündüren sarsıcı final sorusunu sormak istiyorum.
07:10Siyasi dil, böylesine yüce bir inancı kendi çıkarları uğruna ekşitip çürüttüğünde o topluma gerçekten ne olur?
07:18Metnin vardığı o acı sonuç şu, inancın şirketleştirilmesi sadece maneviyatı öldürmekle kalmıyor.
07:25En nihayetinde bir ülkenin siyasi, ekonomik ve tüm sosyal omurgasını felç eden ölümcül bir zehre dönüşüyor.
07:33Gerçekten üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir tablo.
07:36Vakit ayırdığınız için teşekkürler, bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar