Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu makale, dinin özünden koparılarak siyasi ve ekonomik güç devşirmek amacıyla bir şirketleşme aracına dönüştürülmesini eleştirel bir perspektifle ele almaktadır. Yazar, İslam'ın kutsal kelamının ve sembollerinin küresel sermayeye eklemlenmiş iktidar yapılarını meşrulaştırmak için bir "yağmalama tekniği" olarak kullanıldığını savunur. Felsefi derinlikten ve akli sorgulamadan yoksun bırakılan bu nakilci din anlayışının, toplumda adaleti sağlamak yerine baskı ve şiddeti kutsayan bir ideolojiye hizmet ettiği vurgulanır. Metinde ayrıca, dini değerlerin siyasi çıkarlar ve yolsuzluklar için bir örtü olarak kullanılması sonucunda, özellikle genç kuşakların dinden uzaklaştığı uyarısı yapılır. Sonuç olarak, ilahi kelamın politik bir retorik malzemesine indirgenmesinin İslam coğrafyasını ve toplumsal ahlakı büyük bir yıkıma sürüklediği ifade edilir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Selamlar, bugün masamızda oldukça sarsıcı ve bir o kadar da cesur bir tez var.
00:04Prof. Dr. Nadim Macit'in kaleme aldığı şirketleşen din kavramını derinlemesine bir analize tabi tutacağız.
00:11Odak noktamız şu, temelinde ruhsal bir arınma yolu olan din nasıl oldu da siyasi güç ve servet elde etmek için
00:17adeta şirketleşmiş devasa bir araca dönüştürüldü?
00:21Mesele gerçekten çok derin o yüzden hiç vakit kaybetmeden detaylara dalalım.
00:25Bakın, yazar incelemesine izleyiciyi anında yakalayan şu çarpıcı çelişkiyle başlıyor.
00:31Hem İslam coğrafyasında kan akıtacaksın hem de iftar sofralarında dua edeceksin.
00:36Düşünsenize siyasi aktörler bir yandan bölgesel yıkımların başrolünde yer alırken,
00:42diğer yandan nasıl bu kadar rahat ve sarsılmaz bir şekilde dini söylemleri kullanmaya devam edebiliyorlar.
00:49İşte analizimizin tam kalbinde bu devasa çelişki yatıyor.
00:53Bu karmaşık tezi adım adım çözeceğiz.
00:56Önce şirketleşen din kavramının ne anlama geldiğine bakacağız,
01:01ardından tarihteki siyasi okumaları, aklın ve felsefenin nasıl reddedildiğini,
01:07modern siyasal İslam'ı ve son olarak da bu durumun gençleri dinden nasıl uzaklaştırdığını inceleyeceğiz.
01:13Birinci bölümümüz şirketleşen din kavramı.
01:16Kaynak metne göre, modern çağda inanç köklerinden sökülerek tamamen yeniden yapılandırıldı.
01:23Peki nedir bu şirketleşen din?
01:26Metin bunu aşkın ve maneli anlamından tamamen koparılmış bir inanç sistemi olarak tanımlıyor.
01:32İşin içinde artık rekabetçi bir şirket insanı modeli var.
01:35Bu yeni modelde din ruhsal bir arınma, ahlak veya sosyal adalet arayışı falan değil.
01:41Tam tersine gücü, karı yani yazarın tabiriyle ganimeti maksimize etmek ve atılan siyasi adımları kitlelere karşı meşrulaştırmak için kullanılan,
01:51baştan aşağı ekopolitik bir araca dönüşmüş durumda.
01:55Yazar burada çok ilginç bir bağlantı kuruyor ve durumu postmodernizmin o meşhur, ne söylersen uyar mantığına yani postmodern göreceliliğe bağlıyor.
02:03Siyasi figürler dini dili öyle bir büküyor, öyle bir eğip büküyorlar ki günün sonunda her türlü siyasi manevra haklı çıkarılabiliyor.
02:11Aslında ortaya tamamen çıkarlara hizmet eden, adeta piyasaya uygun yepyeni bir İslam anlayışı çıkıyor.
02:18Geçelim ikinci bölümümüze, tarihte siyasi din okumaları.
02:22İşin aslı dinin bu şekilde silahlaştırılması sandığımız kadar yeni bir icat değil.
02:28Kaynağımız burada muazzam bir tarihsel paralellik kuruyor.
02:31Bir tarafta uyguladıkları siyasi şiddeti meşrulaştırmak için hüküm Allah'a aittir sloganını kullanan hariciler var.
02:39Diğer tarafta ise bu durumu kendisiyle batil murat edilen hak bir söz olarak tarihe kazıyan Hazreti Ali.
02:45O, inancı ve teolojiyi dünyevi ganimet peşinde koşanların hırslarına karşı savunuyordu.
02:51Yazar, aslında günümüzde dini siyasete alet edenlerin de tam olarak bu eski ve yıkıcı mantığı kopyaladığını söylüyor.
02:58Üçüncü bölüm, aklın ve felsefenin reddi.
03:02Kitleleri menipüle edip kontrol altında tutmanın en garantili yolu nedir biliyor musunuz?
03:07Kaynağa göre cevap net, eleştirel düşünceyi yok etmek.
03:11Burada tezimiz çok kritik bir zıtlık üzerinden ilerliyor.
03:15Bir yanda aklı kullanan kelam ve felsefe geleneği var.
03:19Bu gelenek, siyasi gücü sorgular ve inancın özünü korur.
03:23Karşısında ise lafızcılık, yani aklı ve felsefeyi tamamen reddedip, siyasi otoriteye, körü körüne, kayıtsız şartsız itaat talep eden nakilcilik var.
03:34Analize göre siyasal İslam, felsefeyi ve sosyal bilimleri bilinçli olarak baskılıyor.
03:40Neden mi?
03:40Çünkü sorgulamayan, sadece itaat eden bir toplumu gütmek her zaman çok daha kolaydır da ondan.
03:46Yazar bu iddiayı, Ebu Hasan el-Aş'ari'nin, o sarsıcı, tarihi tespitiyle çok güzel destekliyor.
03:54İnsanlardan bir grup, bilgisizliği kendilerine sermaye yaptılar.
03:58Gerçekten inanılmaz bir söz.
04:00Felsefeyi veya akli tartışmaları sapıklık ilan eden o ilk dönem lafızcılarının derdi inancı korumak falan değildi.
04:07Onlar sadece kendi güç tekerlerini korumak için kitlelerin cehaletini en büyük sermayeleri haline getirmişlerdi.
04:13Dördüncü bölümümüz, Modern Siyasal İslam.
04:17Peki aklın bu tarihsel reddi, günümüzdeki jeopolitik felaketleri nasıl besliyor?
04:23Kaynağımız, modern aşırıcılığın ortaya çıkışını net bir evrimsel çizgiyle açıklıyor.
04:28Olaylar dizisi, aklı dışlayan zihniyetin Arabistan'daki vahabilik ile ittifak kurmasıyla başlıyor.
04:34Sonraki adımda bu yapı Afganistan'da Taliban ve Erkaide olarak vücut buluyor ve en sonunda İslam coğrafyasını adeta bir mezarlığa çeviren
04:44IŞİD'e kadar evriliyor.
04:46Teze göre bu katı literalist hareketler en nihayetinde Orta Doğu'yu Kaos'a sürükleyerek aslında karşıt göründükleri batılı güçlerin stratejik
04:55çıkarlarına hizmet etmiş oluyorlar.
04:57İşte yazarın en sert eleştirilerinden biri, modern jeopolitik ikiyüzlülük.
05:03Düşünsenize, bir yanda demokratikleşme kılıfı altında Irak'a, Libya'ya, Suriye'ye yapılan dış müdahalelere destek veriliyor,
05:11arka planda ticari anlaşmalar tıkır tıkır işliyor ama öte yanda kameralar karşısına geçilip 168 masum kız çocuğunun bombalanması yüksek perdeden
05:21adeta şov yaparcasına kınanıyor.
05:23Yazar, bu derin paradoksun İslam dünyasını içeriden nasıl çürüttüğünü son derece net bir şekilde gözler önüne seriyor.
05:31Beşinci ve son bölümümüz, gençlerin dinden uzaklaşması.
05:36Peki tüm bu olağan bitenin, yani bu şirketleşmiş ikiyüzlülüğün toplumsal faturası ne oldu dersiniz?
05:43Sıkı durun, burada hepimizi durup düşündürmesi gereken çok çarpıcı bir istatistik var.
05:48Yazar, eski Diyanet İşleri Başkanı'nın dile getirdiği bir veriyi paylaşıyor.
05:52Bir zamanlar yüzde otuzlarda olan Kur'an ve Siyer kurslarına katılım oranı bugün maalesef yüzde dörde kadar çakılmış durumda.
06:00Peki sizce bu devasa ermenin arkasında ne yatıyor?
06:04Eski milletvekili Şamil Tayyar'ın şu sözleri aslında durumu tek cümlede özetliyor.
06:09Hazreti Ömer'in adaletinden söz edip turist Ömer gibi yaşamak öğrencilerin tercihini etkilemiş olabilir mi?
06:16Yeni nesil her şeyin farkında.
06:18Kürsülerde sürekli Hazreti Ömer'in o efsanevi adaleti anlatılırken, gerçek hayatta turist Ömer ciddiyetsizliğinde yaşanan hayatlar, gençlerin gözündeki o son
06:28güven kırıntısını da yok ediyor.
06:31Tabii sadece bu değil.
06:32Kaynağa göre gençlerin kopuşunu hızlandıran başka dinamikler de var.
06:36Kur'an'la açıkça dalga geçen figürlerin ödüllendirilmesi, üniversitelerdeki devasa yolsuzlukları belgeleyen resmi sayıştay raporlarının hasır altı edilmesi ve inancın
06:47devlet ihalelerinde sadece lojistik bir araç olarak kullanılması.
06:51Küresel bilgi ağına entegre olan bu zeki gençler, o sürekli tekrarlanan dini referansların aslında rant ve yozlaşma için çekilmiş bir
07:00sis perdesi olduğunu görüyorlar.
07:02Bu derin analizi bitirirken, yazarın o hepimizi düşündüren sarsıcı final sorusunu sormak istiyorum.
07:10Siyasi dil, böylesine yüce bir inancı kendi çıkarları uğruna ekşitip çürüttüğünde o topluma gerçekten ne olur?
07:18Metnin vardığı o acı sonuç şu, inancın şirketleştirilmesi sadece maneviyatı öldürmekle kalmıyor.
07:25En nihayetinde bir ülkenin siyasi, ekonomik ve tüm sosyal omurgasını felç eden ölümcül bir zehre dönüşüyor.
07:33Gerçekten üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir tablo.
07:36Vakit ayırdığınız için teşekkürler, bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen