Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 ay önce
Mehmet Edip Ören, bu yazısında sosyal medya platformlarını birer toplumsal analiz laboratuvarı olarak kullanarak güncel siyasi ve kültürel meseleleri ele almaktadır. Yazar, Kerkük'te bir Türk valinin seçilmesi üzerine verilen tepkisizliği eleştirirken, bozkurt sembolünün sadece bir gruba ait olmadığını, aksine Atatürk'ten miras kalan evrensel bir Türklük simgesi olduğunu vurgular. Metin boyunca toplumsal hafızanın zayıflığına ve siyasi kutuplaşmanın getirdiği bağnazlığa dikkat çekilerek, milli değerlerin ideolojik kalıpların ötesinde sahiplenilmesi gerektiği savunulur. Ayrıca yazar, mesleki tecrübelerine dayanarak medya kalitesindeki düşüşü ve siyaset dünyasındaki tutarsızlıkları sert bir dille eleştirmektedir. İlahi adalet ve bağımsızlık karakteri gibi kavramlar üzerinden şekillenen bu anlatı, okuyucuyu mevcut önyargılarından arınmaya davet eden bir çağrıyla sona erer.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten çok ilginç, tarihi ama bir o kadar da bugüne dokunan bir konuyu inceleyeceğiz.
00:06Yazar Mehmet Edip Ören'in Bozkurt Selamı ve Toplumsal Hafıza başlıklı makalesini masaya yatırıyoruz.
00:12Biliyorsunuz semboller her zaman tartışılır ama Ören'in argümanlarını tamamen tarafsızca yapı söküme uğrattığımızda
00:18sosyal medyayı nasıl bir laboratuvar gibi kullandığını, Bozkurt sembolüne getirdiği o farklı tarihsel bakış açısını
00:25ve günümüz siyasetine yönelttiği eleştirileri göreceğiz.
00:28Hazırsanız hadi başlayalım.
00:30Hızlıca yol haritamıza bir bakalım.
00:32Önce sosyal medyanın nasıl bir laboratuvar olduğuna değineceğiz.
00:36Sonra Kerkük Reaksiyon Testine bakıp oradan Bozkurt sembolünü geri kazanma fikrine geçeceğiz.
00:42Dördüncü adımda tarihsel kökler ve Atatürk var.
00:45Son olarak da yazarın modern siyasi eleştirilerini konuşacağız.
00:49Birinci bölüm Sosyal Medya Laboratuvarı.
00:52Şimdi bu kısım gerçekten çok ilgi çekici.
00:54Ören WhatsApp'ı öyle sıradan bir mesajlaşma uygulaması olarak görmüyor.
00:59Kendi deyimiyle henüz yazmadığı konularda sosyal medya ona adeta bir laboratuvar hizmeti sunuyor.
01:05Yani rehberindeki insanlarla sadece sohbet etmiyor,
01:08onların üzerinden Türkiye'nin toplumsal hafızasını ve reflekslerini ölçtüğü inanılmaz sosyolojik deneyler yapıyor.
01:16Peki bu deneyi tam olarak nasıl yapıyor derseniz aslında çok spesifik bir yöntemi var.
01:20Önce rehberindeki kişilere ve gruplara öyle gazete küpürleri falan değil,
01:24tamamen kendi yazdığı orijinal ham metinleri gönderiyor.
01:27Sonra başlıyor beklemeye.
01:29Kim okudu, kim ne kadar sürede cevap verdi, kim o okunduğu bilgisine rağmen tamamen sessiz kaldı,
01:34bunları tek tek not ediyor.
01:36İşin sonunda da bu tepkilerden veya o çarpıcı tepkisizliklerden yola çıkarak
01:41bir toplumsal psikoloji analizi çıkarıyor.
01:43Bildiğiniz küçük çaplı bir anket çalışması yani.
01:46İkinci bölüm Kerkük Reaksiyon Testi
01:49Gelelim yazarın bu laboratuvar testini tetikleyen o özel olaya.
01:54Tam 102 yıllık bir bekleyişten bahsediyoruz.
01:58Dile kolay, 102 yıl sonra Kerkük'te bir Türk vali olarak seçiliyor.
02:03Tabii bu tarihi an yaşanınca halk sokaklara dökülüp bozkurt işaretleriyle kutlamalar yapıyor.
02:09İşte Ören de bu görüntüleri alıyor ve kendi rehberindeki insanlara
02:13üstelik tek bir kişisel yorum bile katmadan gönderiyor.
02:16Ve işte burada o devasa kopukluk ortaya çıkıyor.
02:20Tarihi bir anı tamamen tarafsız bir şekilde Whatsapp'tan paylaşıyorsunuz.
02:25Peki karşılığında ne alıyorsunuz?
02:27Koca bir hiç.
02:28Özellikle kendini CHP destekçisi olarak tanımlayan büyük bir çoğunluktan mutlak derin bir sessizlik geliyor.
02:35Gündelik sıradan mesajlara anında dönen o kitle iş bu tarihi gelişmeye gelince adeta duvar oluyor.
02:42Yazar da haklı olarak bunu modern bir kutuplaşma ve misak-ı milli gibi tarihi mirasların unutulması olarak okuyor.
02:50Bakın Ören için Kerkük meselesi öyle günlük bir siyasi tartışma değil.
02:55Ortada Cumhuriyet'in kurucularından bugüne uzanan, adeta nesilden nesile aktarılan tarihi bir fısıltı gazetesi var.
03:031920'lerde Atatürk, Musul ve Kerkük'ün önemini bizzat İsmet İnönü'ye anlatıyor.
03:09İnönü bu hayati mirası yıllar sonra Bülent Ecevit'e devrediyor.
03:13Ecevit ise inanabiliyor musunuz bizzat yazarımız Edip Ören'in sunduğu bir canlı yayında bu silsileyi doğrudan ona aktarıyor.
03:20Yani Ören, o sessiz kalan rehberine aslında şunu haykırıyor.
03:25Bu günlük bir siyaset değil, doğrudan devletin kurucu iradesinin bir vasiyeti.
03:34Geldik makalenin can alıcı noktasına.
03:37Yazar burada aktif bir şekilde Bozkurt sembolünün üzerindeki o modern partizan yükleri söküp atmaya girişiyor.
03:43Hepimiz biliyoruz, yaygın bir yanılgı olarak bu sembolün sadece Türkiye'deki sağcı milliyetçilere ait olduğu düşünülür değil mi?
03:50Ama Ören buna şiddetle karşı çıkıyor.
03:52Kendi gözlemlerine, hatta çektiği fotoğraflara dayanarak diyor ki,
03:56hayır İran'dan Moldova'ya, Kosova'dan Kazakistan'a kadar Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu küresel ve birleştirici pantürkik bir semboldür.
04:05Argümanını güçlendirmek için de sembolün köklerini alıp ta antik mitolojiye götürüyor.
04:11Yani Bozkurt, dünkü siyasi bir icat değil.
04:14Kökeni Ergenekon destanına, Türkleri o sıkıştıkları vadiden kurtarıp onlara yol gösteren efsanevi dişi kurt Asena'ya dayanıyor.
04:23Yazarın demek istediği çok net.
04:25Bu mitolojik temel, sembolün herhangi bir siyasi partinin tek elinde olamayacak kadar köklü olduğunu kanıtlıyor.
04:314. Bölüm Tarihsel Köpler ve Atatürk
04:35Yazar, Atatürk'ün Bozkurt sembolünün ne kadar derinden benimsediğini göstermek için gerçekten çarpıcı tarihi anekdotlar sıralıyor.
04:44Düşünün, Atatürk Avrupa'da Bozkurt adıyla anılıyor,
04:48Türkiye'nin haklarını Avrupa mahkemelerinde savunan bir Avupat'a bizzat kendisi Bozkurt soyadını veriyor
04:53ve hepimizin bildiği Milli Petrol Şirketimiz, Petrol Ofisi, onun ilk amblemi yine Atatürk'ün talimatıyla uluyan bir Bozkurt olarak tasarlanıyor.
05:03Öğrenim burada harika bir doğa gözlemi de var.
05:06Diyor ki, kurt evcilleştirilemeyen yegane hayvandır.
05:10Bir sirkte kurt göremezsiniz.
05:13Yani, bağımsızlık benim karakterimdir diyen bir liderin bu sembolü seçmesi kesinlikle ama kesinlikle tesadüf değil.
05:205. Bölüm Modern Siyasi Eleştiriler
05:23İncelememizin tamamen tarafsız merceğinden baktığımızda,
05:28Öğren'in Türkiye'deki her iki ana siyasi kampa da aslında ne kadar eşit derecede eleştirel yaklaştığını çok net görüyoruz.
05:36Bir tarafta CHP var.
05:38Onları en az karşıtları kadar bağnaz olmakla ve az önce bahsettiğimiz Misak-ı Milli gibi hayati tarihi mirasları görmezden gelmekle
05:47suçluyor.
05:48Diğer tarafta ise iktidardaki AKP var.
05:51Onlara da muhalefetin göze çarpan, hani tabiri caizse kelbürüstü figürlerini kendi içlerinde eritmekle ve parti yönetiminin kendi seçmen tabanına üstten
06:01bakmasıyla yükleniyor.
06:02Yani yazara göre iki taraf da aslında tarihsel gerçeklikten iyice kopmuş durumda.
06:08Makaledeki belki de en sıra dışı, en yaratıcı kısımlardan biri tam da burası.
06:13Öğren, Atatürk'e hakaret edenlere verilecek cezalar konusunda rotayı İtalya'ya çeviriyor.
06:19Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin aldığı o meşhur kamu hizmeti cezasını, hani sokakları süpürmesini hatırlatıyor.
06:27Ve diyor ki, Türkiye'de de kurucu lideri hakaret edenler benzer bir kamu hizmeti yapsın.
06:32Gidip Anıtkabil'in avlusunu süpürsünler.
06:34Bu kesinlikle kışkırtıcı ama bir o kadar da yazarın konuya ne kadar tutkuyla bağlandığını gösteren ilginç bir düşünce deneyi.
06:41Ve makalesinin sonlarına doğru Öğren, direksiyonu aniden çok spesifik bir medya eleştirisine kırıyor.
06:49Kendisi eski bir TRT yapımcı ve yönetmeni, doğal olarak şu an yayında olan Rüzgar Gibi Geçti adlı bir dış yapım
06:56müzik programını yerden yere vuruyor.
06:58Programın prodüksiyon değerini eski kasaba kumpanyalarına benzetiyor,
07:03dekor ve sanatçı kalitesinin yetersizliğinden bahsedip kendi eski kurum adına utanç duyduğunu söylüyor.
07:08Yani yazar aslında o kalite ve tarihsel vizyon eksikliğini sadece siyaset sahnesinde değil, kültürel üretimlerimizde de gördüğünü açıkça ilan ediyor.
07:17Mehmet Edip Ören'in bu ufuk açıcı analizini baştan sona inceledik.
07:22Sosyal medyadaki o küçük laboratuvardan başladık, Kerkü'ye, Ergenekon destanına ve bugünün siyasetine kadar uzandık.
07:29Şimdi sizleri şu son derece kışkırtıcı soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:34Tarihsel semboller, modern siyasi çapraz ateşin tam ortasında kaldığında toplumsal hafızamız bizim tepkilerimizi veya daha da acısı sessizliklerimizi ne kadar
07:45derinden şekillendiriyor.
07:46Dijital çağda bilginin ve sembollerin nasıl evrildiğini düşünmek hepimiz için harika bir zihin egzersizi.
07:52Bu incelemede bana katıldığınız için çok teşekkürler.
Yorumlar

Önerilen