00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten çok ilginç, tarihi ama bir o kadar da bugüne dokunan bir konuyu inceleyeceğiz.
00:06Yazar Mehmet Edip Ören'in Bozkurt Selamı ve Toplumsal Hafıza başlıklı makalesini masaya yatırıyoruz.
00:12Biliyorsunuz semboller her zaman tartışılır ama Ören'in argümanlarını tamamen tarafsızca yapı söküme uğrattığımızda
00:18sosyal medyayı nasıl bir laboratuvar gibi kullandığını, Bozkurt sembolüne getirdiği o farklı tarihsel bakış açısını
00:25ve günümüz siyasetine yönelttiği eleştirileri göreceğiz.
00:28Hazırsanız hadi başlayalım.
00:30Hızlıca yol haritamıza bir bakalım.
00:32Önce sosyal medyanın nasıl bir laboratuvar olduğuna değineceğiz.
00:36Sonra Kerkük Reaksiyon Testine bakıp oradan Bozkurt sembolünü geri kazanma fikrine geçeceğiz.
00:42Dördüncü adımda tarihsel kökler ve Atatürk var.
00:45Son olarak da yazarın modern siyasi eleştirilerini konuşacağız.
00:49Birinci bölüm Sosyal Medya Laboratuvarı.
00:52Şimdi bu kısım gerçekten çok ilgi çekici.
00:54Ören WhatsApp'ı öyle sıradan bir mesajlaşma uygulaması olarak görmüyor.
00:59Kendi deyimiyle henüz yazmadığı konularda sosyal medya ona adeta bir laboratuvar hizmeti sunuyor.
01:05Yani rehberindeki insanlarla sadece sohbet etmiyor,
01:08onların üzerinden Türkiye'nin toplumsal hafızasını ve reflekslerini ölçtüğü inanılmaz sosyolojik deneyler yapıyor.
01:16Peki bu deneyi tam olarak nasıl yapıyor derseniz aslında çok spesifik bir yöntemi var.
01:20Önce rehberindeki kişilere ve gruplara öyle gazete küpürleri falan değil,
01:24tamamen kendi yazdığı orijinal ham metinleri gönderiyor.
01:27Sonra başlıyor beklemeye.
01:29Kim okudu, kim ne kadar sürede cevap verdi, kim o okunduğu bilgisine rağmen tamamen sessiz kaldı,
01:34bunları tek tek not ediyor.
01:36İşin sonunda da bu tepkilerden veya o çarpıcı tepkisizliklerden yola çıkarak
01:41bir toplumsal psikoloji analizi çıkarıyor.
01:43Bildiğiniz küçük çaplı bir anket çalışması yani.
01:46İkinci bölüm Kerkük Reaksiyon Testi
01:49Gelelim yazarın bu laboratuvar testini tetikleyen o özel olaya.
01:54Tam 102 yıllık bir bekleyişten bahsediyoruz.
01:58Dile kolay, 102 yıl sonra Kerkük'te bir Türk vali olarak seçiliyor.
02:03Tabii bu tarihi an yaşanınca halk sokaklara dökülüp bozkurt işaretleriyle kutlamalar yapıyor.
02:09İşte Ören de bu görüntüleri alıyor ve kendi rehberindeki insanlara
02:13üstelik tek bir kişisel yorum bile katmadan gönderiyor.
02:16Ve işte burada o devasa kopukluk ortaya çıkıyor.
02:20Tarihi bir anı tamamen tarafsız bir şekilde Whatsapp'tan paylaşıyorsunuz.
02:25Peki karşılığında ne alıyorsunuz?
02:27Koca bir hiç.
02:28Özellikle kendini CHP destekçisi olarak tanımlayan büyük bir çoğunluktan mutlak derin bir sessizlik geliyor.
02:35Gündelik sıradan mesajlara anında dönen o kitle iş bu tarihi gelişmeye gelince adeta duvar oluyor.
02:42Yazar da haklı olarak bunu modern bir kutuplaşma ve misak-ı milli gibi tarihi mirasların unutulması olarak okuyor.
02:50Bakın Ören için Kerkük meselesi öyle günlük bir siyasi tartışma değil.
02:55Ortada Cumhuriyet'in kurucularından bugüne uzanan, adeta nesilden nesile aktarılan tarihi bir fısıltı gazetesi var.
03:031920'lerde Atatürk, Musul ve Kerkük'ün önemini bizzat İsmet İnönü'ye anlatıyor.
03:09İnönü bu hayati mirası yıllar sonra Bülent Ecevit'e devrediyor.
03:13Ecevit ise inanabiliyor musunuz bizzat yazarımız Edip Ören'in sunduğu bir canlı yayında bu silsileyi doğrudan ona aktarıyor.
03:20Yani Ören, o sessiz kalan rehberine aslında şunu haykırıyor.
03:25Bu günlük bir siyaset değil, doğrudan devletin kurucu iradesinin bir vasiyeti.
03:34Geldik makalenin can alıcı noktasına.
03:37Yazar burada aktif bir şekilde Bozkurt sembolünün üzerindeki o modern partizan yükleri söküp atmaya girişiyor.
03:43Hepimiz biliyoruz, yaygın bir yanılgı olarak bu sembolün sadece Türkiye'deki sağcı milliyetçilere ait olduğu düşünülür değil mi?
03:50Ama Ören buna şiddetle karşı çıkıyor.
03:52Kendi gözlemlerine, hatta çektiği fotoğraflara dayanarak diyor ki,
03:56hayır İran'dan Moldova'ya, Kosova'dan Kazakistan'a kadar Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu küresel ve birleştirici pantürkik bir semboldür.
04:05Argümanını güçlendirmek için de sembolün köklerini alıp ta antik mitolojiye götürüyor.
04:11Yani Bozkurt, dünkü siyasi bir icat değil.
04:14Kökeni Ergenekon destanına, Türkleri o sıkıştıkları vadiden kurtarıp onlara yol gösteren efsanevi dişi kurt Asena'ya dayanıyor.
04:23Yazarın demek istediği çok net.
04:25Bu mitolojik temel, sembolün herhangi bir siyasi partinin tek elinde olamayacak kadar köklü olduğunu kanıtlıyor.
04:314. Bölüm Tarihsel Köpler ve Atatürk
04:35Yazar, Atatürk'ün Bozkurt sembolünün ne kadar derinden benimsediğini göstermek için gerçekten çarpıcı tarihi anekdotlar sıralıyor.
04:44Düşünün, Atatürk Avrupa'da Bozkurt adıyla anılıyor,
04:48Türkiye'nin haklarını Avrupa mahkemelerinde savunan bir Avupat'a bizzat kendisi Bozkurt soyadını veriyor
04:53ve hepimizin bildiği Milli Petrol Şirketimiz, Petrol Ofisi, onun ilk amblemi yine Atatürk'ün talimatıyla uluyan bir Bozkurt olarak tasarlanıyor.
05:03Öğrenim burada harika bir doğa gözlemi de var.
05:06Diyor ki, kurt evcilleştirilemeyen yegane hayvandır.
05:10Bir sirkte kurt göremezsiniz.
05:13Yani, bağımsızlık benim karakterimdir diyen bir liderin bu sembolü seçmesi kesinlikle ama kesinlikle tesadüf değil.
05:205. Bölüm Modern Siyasi Eleştiriler
05:23İncelememizin tamamen tarafsız merceğinden baktığımızda,
05:28Öğren'in Türkiye'deki her iki ana siyasi kampa da aslında ne kadar eşit derecede eleştirel yaklaştığını çok net görüyoruz.
05:36Bir tarafta CHP var.
05:38Onları en az karşıtları kadar bağnaz olmakla ve az önce bahsettiğimiz Misak-ı Milli gibi hayati tarihi mirasları görmezden gelmekle
05:47suçluyor.
05:48Diğer tarafta ise iktidardaki AKP var.
05:51Onlara da muhalefetin göze çarpan, hani tabiri caizse kelbürüstü figürlerini kendi içlerinde eritmekle ve parti yönetiminin kendi seçmen tabanına üstten
06:01bakmasıyla yükleniyor.
06:02Yani yazara göre iki taraf da aslında tarihsel gerçeklikten iyice kopmuş durumda.
06:08Makaledeki belki de en sıra dışı, en yaratıcı kısımlardan biri tam da burası.
06:13Öğren, Atatürk'e hakaret edenlere verilecek cezalar konusunda rotayı İtalya'ya çeviriyor.
06:19Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin aldığı o meşhur kamu hizmeti cezasını, hani sokakları süpürmesini hatırlatıyor.
06:27Ve diyor ki, Türkiye'de de kurucu lideri hakaret edenler benzer bir kamu hizmeti yapsın.
06:32Gidip Anıtkabil'in avlusunu süpürsünler.
06:34Bu kesinlikle kışkırtıcı ama bir o kadar da yazarın konuya ne kadar tutkuyla bağlandığını gösteren ilginç bir düşünce deneyi.
06:41Ve makalesinin sonlarına doğru Öğren, direksiyonu aniden çok spesifik bir medya eleştirisine kırıyor.
06:49Kendisi eski bir TRT yapımcı ve yönetmeni, doğal olarak şu an yayında olan Rüzgar Gibi Geçti adlı bir dış yapım
06:56müzik programını yerden yere vuruyor.
06:58Programın prodüksiyon değerini eski kasaba kumpanyalarına benzetiyor,
07:03dekor ve sanatçı kalitesinin yetersizliğinden bahsedip kendi eski kurum adına utanç duyduğunu söylüyor.
07:08Yani yazar aslında o kalite ve tarihsel vizyon eksikliğini sadece siyaset sahnesinde değil, kültürel üretimlerimizde de gördüğünü açıkça ilan ediyor.
07:17Mehmet Edip Ören'in bu ufuk açıcı analizini baştan sona inceledik.
07:22Sosyal medyadaki o küçük laboratuvardan başladık, Kerkü'ye, Ergenekon destanına ve bugünün siyasetine kadar uzandık.
07:29Şimdi sizleri şu son derece kışkırtıcı soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:34Tarihsel semboller, modern siyasi çapraz ateşin tam ortasında kaldığında toplumsal hafızamız bizim tepkilerimizi veya daha da acısı sessizliklerimizi ne kadar
07:45derinden şekillendiriyor.
07:46Dijital çağda bilginin ve sembollerin nasıl evrildiğini düşünmek hepimiz için harika bir zihin egzersizi.
07:52Bu incelemede bana katıldığınız için çok teşekkürler.
Yorumlar