Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
BİRBİRİNDEN FARKLI KÜLTÜRLER VE İLGİNÇ KEŞİFLER DURMUŞ’UN ROTASI İLE KANAL 7’DE

Kanal 7 ekranları, izleyicileri dünyayı keşfe çıkaracak yepyeni bir programla buluşmaya hazırlanıyor. Durmuş Ünal’ın enerjik ve samimi sunumuyla ekrana gelecek Durmuş’un Rotası, dünyanın dört bir yanından çarpıcı görüntüleri ve ilgi çekici hikâyeleri izleyicinin beğenisine sunmaya geliyor.

Farklı ülkeler, farklı kültürler, birbirinden ilginç yaşam tarzları… Kanal 7 ekranlarının yepyeni programı Durmuş’un Rotası, Asya’nın kadim sokaklarından Avrupa’nın renkli şehirlerine, Afrika’nın sıcak atmosferinden Amerika’nın hareketli yaşamına uzanan bir yolculuğa çıkacak. Programda o coğrafyaların insanları, günlük yaşamları, gelenekleri, eğlence anlayışları ve özgün mutfak kültürleri de ekranlara taşınacak.

Durmuş Ünal’ın seyyahlığında gerçekleşen bu keyifli yolculukta; ülkelerin kılık kıyafetlerinden sokak lezzetlerine, yerel ritüellerden sosyal yaşama kadar pek çok detay keşfedilecek. Keşif, kültür ve eğlenceyi bir araya getiren Durmuş’un Rotası, dünyayı daha yakından tanımak isteyenler için dopdolu bir seyahat deneyimi sunmaya geliyor.

Dünya’nın dört bir yanından ilginç anlar ve unutulmaz deneyimler Durmuş’un Rotası ile her Cumartesi 23:20’de Kanal 7 ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.
Döküm
00:04MÜZİK
00:45Bugün Belçika'nın başkenti Brüksel'de 50. yıl parkı içerisinde bulunan Auto World Kraliyet Klasik Araba Müzesi'ni gezeceğiz.
00:54Araba temalı müze içerisinde yaklaşık 400 kadar araç var.
00:58Avrupa ve Amerika kökenli klasik araçların sergilendiği müze özellikle araba tutkunlarının mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden biri.
01:07Gezme imkanı bulamayanlar üzülmesin.
01:09Durmuş'un rotasında bu bölümde sizlerle birlikte bu müzeyi gezeceğiz.
01:14Rotamız başlıyor. İyi seyirler.
01:38Belçika 1830 yılında bağımsızlığını kazandı.
01:4350 yıl sonra Kral 2. Leopold Belçika'yı dünya çapında tanıtmak istedi.
01:48Bu yüzden dünya çapında bir sergi düzenledi.
01:53Katılımcıları karşılamak adına bir yapı inşa etmesi gerekiyordu ve bu yüzden bu binayı inşa etti.
02:001901 yılında Belçika'da Mai adlı bir kişi dünyaya geldi.
02:05Bu kişinin çocukluğundan itibaren bir otomobil sevdası vardı.
02:10Eğitimi için de araba tamirciliği bölümünü seçti.
02:131948 yılına kadar araba tamir etti.
02:18Savaştan sonra otomobil dünyası değişecek dedi.
02:21Amerikalılar arabalarıyla gelecek, Japonlar arabalarıyla gelecek.
02:26Ben ise çocuklarıma ve torunlarıma dönemimdeki arabaların nasıl olduklarını göstermek için
02:33iki eski arabayı muhafaza edeceğim dedi.
02:37Bu şekilde başlayan Mai, 40 yıl boyunca araba koleksiyonu yaptı.
02:43Tam olarak 1200 eski arabayı tamir etti ve muhafaza etti.
02:48Bu müzede ise onun bize kazandırmış olduğu en güzel 300 araba bulunuyor.
02:54Dünyada yalnızca bir koleksiyoncunun oluşturduğu tek otomobil müzesi burası.
03:16Evet görmüş olduğunuz bu ahşap araba daha doğrusu bu kolonun içerisindeki
03:23Belçika bayrağı ile sarılı olan Belçika bayrağının içerisindeki bu bölümde
03:28tamamen Belçika fabrikasyonu, Belçika'da üretilen eski otomobillerle dolu.
03:34Şöyle gezdiğimizde burada binek arabalardan makam arabalarına ve itfaiye arabasına,
03:41ambulansına kadar bütün arabalar burada müzede o günkü gibi yerini aldı.
03:48Buraya geldiğinizde adeta zamanda yolculuk yapıyorsunuz.
03:52Bu müzeyi gezmenizi tavsiye ederim.
04:24Bu bölümde ise hipomobil yani kısacası at arabaları, at araçları diyebiliriz.
04:33Açabilirsek evet.
04:35Sivukle müsrü.
04:39Üçüncü Napolyon'un arabası diyor.
04:58At arabası yani İngilizlerin klasik taksisi, en eski taksisi at arabalı taksisi diyebiliriz.
05:08Şu andaki taksileriyle aşağı yukarı aynı çizgiyi koruyorlar.
05:13Buradan önündeki atı kırbaşlayan şoför deniyor galiba bunlara.
05:19Şoför.
05:20İçerideki müşterilerini istedikleri adreslere götürüyorlar.
05:24Neyse biz de inelim.
05:25Bu arada sallanıyor önümüzde at olmadığı için.
05:33Burada gördüklerimizin tamamı hipomobil yani at arabası diyebiliriz.
05:38Tek kişilik, çift kişilik, taksisi, otobüsü vs.
05:41İnsanoğlu bu atların hastalanması, rahatsızlanması ve yemesi, içmesi, tuvaleti gibi mevzulardan dolayı
05:52atların yerine konulacak motoru bulmak için bayağı bir kafa yormuşlar.
05:59İşte bu atların sıkıntılarından dolayı bu iş öne alınmış ve motor bulunduktan sonra araba artık icat olmuş.
06:17Bu görmüş olduğumuz kabriole, üstü açık araba.
06:21Bu bugi.
06:23Bu bildiğimiz Brake yani Stajin dediğimiz Brake uzun arabalar.
06:28Brückham, Phaeton, Wagonet, Omnibus, Küçükbüs, Küçükbüs, Küçük yani minibüs,
06:42Derbikar, Kablione'nin, Brake arabanın ve diğerlerinin nereden geldiği işte burada.
06:55Belçika'nın 3. kralı 1. Albert otomobil kullanmayı ve otomobilleri çok sever.
07:01Fakat etrafındakiler buna karşı çıkar.
07:04Bir kralın İngiliz kralları gibi altı beyaz at üzerinde ve arkası kapalı arabada gideceğini düşünürler ve ısrar ederler.
07:141. Albert araba kullanmada ısrar eder.
07:16Daha sonra etrafındakiler, milletvekilleri, bakanları düşünürler ve 1. Albert için bu tek, dünyada tek olan bu arabayı yaparlar.
07:29Böyle ön tarafı araba, arka tarafı ise aynen atların taşıdığı vagonlara benzeyen bir sistem yaparlar ve böylece çözüm üretirler.
07:40Bu klasik araba dünyada tek.
07:54Belçika'nın 5. kralı, Rua Boudouen'in makam aracı.
07:59Buna da binmek nasip oldu.
08:28Buna da binmek nasip oldu.
08:31İlk defa Belçika'da 1899 yılında yapıldı.
08:35105 km hızla giden otomobilin batarya süresi yaklaşık olarak 1 saat civarında.
08:42Ve bu otomobilin üzerine la jame contente, yani hiç bizim zaman memnun değiliz, daha ilersini istiyoruz diye güzel bir sembol
08:53yazmışlar.
09:141962 model bu arabanın özelliği hem karada hem de denizde gitmesi.
09:20Bu görmüş olduğunuz 1962 model araba aynı zamanda bir film kahramanı.
10:08Durmuş'un otasında bu bölümde sizlerle Paradise'a yani cennet vahçesini gezeceğiz.
10:14Gerek ilginç mimarisi ve gerekse içerisinde doğal ortamında barındırdığı hayvanlarıyla bizleri çok ilginç, çok güzel görüntüler bekliyor.
10:24İyi seyirler.
10:36Paradise'a da tam olarak 22 fil var.
10:40Bunların 20'si Asyalı, ikisi de Afrikalı.
10:43İki cinsi bir araya getirmiyor, ayrı bakıyoruz.
10:4615 bakıcı olarak fillerin her ihtiyacını gideriyoruz.
10:50Fil yeryüzünde halen yaşayan en büyük hayvanlardan biri, birkaç ton ağırlığında çok ağır ve aynı zamanda çok zeki bir hayvan.
10:59İnsanlarla çok iyi iletişim kurabiliyor ve dolayısıyla diğer hayvanlara nazaran bu konuda çok daha eğlenceli.
11:06Bu alanın en büyük avantajlarından biri çok büyük olması.
11:10Adeta doğanın içindesiniz.
11:12Yeşil alanlar oldukça çok ve su var.
11:15Misafir ettiğimiz canlılarımızı elimizden geldiğince mutlu etmeye çalışıyoruz.
11:21Mesela burada filler suyun içerisine girip yıkanabiliyorlar.
11:25Bunu Avrupa'da başka hiçbir yerde göremezsiniz.
11:28Bu parkı ziyaret edenlere tavsiyem kesinlikle fillere gıda vermemeleri.
11:34Biz zaten ihtiyaçları olanı veriyoruz.
11:36Her ziyaretçi yiyecek bir şeyler verse şişmanlarlar.
11:40Hasta olma ihtimalleri de böylelikle yükselir.
11:43Son olarak Asyalı fillerin kaçak avlanma ve ormansızlaşma yüzünden büyük tehlikede olduğunu söylemek istiyorum.
11:51Yalnızca 30 bin Asyalı filin kaldığı biliniyor.
12:00Şimdi geriden de olsa fillerin olduğu bölgeye Mesul Nikola ile birlikte gireceğiz.
12:05Bakalım ne kadar yaklaşabileceğiz.
12:24Feridiza Park konsepti Bay Eridon'un bir hayaliydi.
12:27Kendisi dünyanın en güzel hayvanlarını, bahçelerini, mimariyi ve kültürü bir araya getirerek aynen kopyalamak istedi.
12:35Belçika'nın tam ortasında yer alan bu alanda ziyaretçileri farklı bir dünyanın kapılarını açmak istedi.
12:41Mesela burada gezdiğinizde kendinizi Güneydoğu Asya'da hissedersiniz.
12:45Sanki Endonezya veya Vietnam'da geziyormuşsunuz gibi.
12:49Biraz ileride tam Afrika'nın içerisindesiniz.
12:52Arkaya doğru ilerlediğinizde ise Avrupa konsepti mevcut.
12:55Dikkatinizi çekmek istiyoruz.
12:57Bu park bir hayvanat bahçesi değil.
12:59Konseptimiz oldukça farklı.
13:02Doğayla eşdeğer bir alan sunmaya çalışıldı.
13:12Feridiza'nın cennet bahçesinin diğer bir özelliği ise mimarisi.
13:17Dünyanın çeşitli ülkelerinin güzel sembol mimarilerini burada görebilirsiniz.
13:31Merhabalar.
13:32Merhaba.
13:34Nasılsınız?
13:35İyiyiz ve Allah'ım.
13:36Gözlüğe geldiniz herhalde.
13:38Evet.
13:38Bakıyorum ailecek geziyorsunuz.
13:40Nereden geliyorsunuz?
13:41Şerlava bölgesinden geliyoruz.
13:44Şerlava bölgesinden.
13:45Şerlava.
13:45Buraya yakın herhalde değil mi?
13:47Evet.
13:48Aşağı yukarı 40 dakika var.
13:50Feridiza deyince ne akla geliyor?
13:53Yani aklınıza gelen ne?
13:54Doğa, hayvanlar, güzellik.
13:57Gezilecek bir yer değil mi?
13:59Evet kesinlikle.
14:00Çok güzel.
14:01Beşinci aydan sonra genelde Avrupa'da yaşayanlara sorulan soru şu.
14:05İzincilik var mı?
14:06İzincilik.
14:06İzine gidecek misiniz?
14:07Ne zaman gideceksiniz?
14:09Beşinci aydan yedinci aya kadar bu muhabbet devam eder.
14:11Daha sonra yedinci ay, sekizinci ayda biraz rahatlar.
14:14İzine gidemeyenler ne yapıyor?
14:16Evet bazı işler oluyor.
14:17İzine gitmemek demek eksik tamamlamak demek.
14:21İnşaatın mı var, işin mi var, iznini oraya mı değerlendireceksin gibi şeyler yani.
14:40Bahçenin bu bölümünde goriller var.
14:43Bu bölümde altı adet goril yaşıyor.
14:47Şimdi ise bu gorillerin bakıcısı M. Kevin Şantiyosu'nun görüşlerini alacağız.
14:53M. Kevin, bonjour.
14:57Yaklaşık iki yıldır bu parkta gorillerle ilgileniyorum.
15:00Pandalar ve koalalar kadar zor değiller ama orangutan ve koalalar özel bakım isteyen hayvanlar.
15:05Tam şurada olan büyüğün ismi Lomako.
15:08Kameralardan çok hoşlanmıyor ve üstelik yukarıdakiler de onu rahatsız ediyor.
15:12Ona seslenebilirim ama elinde yiyecek olduğu için çok da ilgileneceğini sanmıyorum.
15:18Gördüğünüz üzere bakıyor ama yaklaşmıyor.
15:21Açıkçası kendimi çalışıyor gibi hissetmiyorum.
15:23Hoşuma giden bir şeylerle ilgileniyor gibiyim burada.
15:26Altı goril var ve dört bakıcı olarak yıl boyunca onlarla ilgileniyoruz.
15:30Goriller tahmin edemeyeceğiniz kadar zeki hayvanlar.
15:34Algıları oldukça açık.
15:35Çok fazla şeyi anlayabilme kapasiteleri var.
15:39Bakın şu an güç gösterisi yapıyorlar.
15:43Rahatsızlığı da kameraya değil.
15:44Diğer iki küçük gorile.
15:45Çünkü onlara doğru yöneldiler.
15:47Gorillere karşı durağan ve sakin kalmakta fayda var.
15:50Çünkü sizin hal ve hareketleriniz onlara yansıyor.
15:54Eğer gerginseniz gerginleşirler.
15:56Sinirliyseniz sinirlenirler.
15:57Agresif davranırsanız onlar da agresifleşirler.
16:20Şimdi biz Mösyö Kevin'le birlikte bu gorilleri besleyeceğiz.
16:26İlk defa hayatımda goril besleyeceğim.
16:28Yani nasıl yaptı mı Mösyö Kevin'.
16:30Değil şimdi.
16:32İlk defa bir yüze geçti?
16:35Bir yüze gücü sesinden ilgilenir.
16:36Bu çok iyi.
16:40Şimdi bir yüzey ziletki.
16:42İlk defa yضa yap Shaye.
16:42Ya da etk olağın bir lкое.
17:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
17:16Elimizden geldiğince hayvanların özgürlüğü ve ziyaretçilere doğayı yaşatmak için görünür bariyer ve sınırlar koymamaya çalıştık.
17:24İlham almak ve doğaya dönmek için Paradise'ın ziyaret edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
17:29Burada yapacağınız bir gezinti sizi bambaşka bir dünyaya götürecektir.
17:33Nitekim bizler de ziyaretçilere uzaklara seyahat etmenin hissini vermeye çalışıyoruz.
17:38Çok fazla ziyaretçimiz var. Hafta içi dahi yoğunluk yaşıyoruz.
17:4172 hektarlık bir alana sahibiz ve geçen yıl yaklaşık 2 milyon kişi geldi.
17:46Yine de caddeler yeterince geniş ve rahat.
17:49Paradise'a'da 700 farklı cinsten 7 bin hayvanımız var.
17:53Ziyaretçilerin de öncelikle onları görmek için geldiklerini düşünüyorum.
17:57Dünyada yer alan doğa güzelliklerinin büyük bir kısmı da bu parkta canlandırılıyor.
18:01Neredeyse tamamen doğal olan bir ortamda canlıları görmek sanırım buraya gelenlerin en büyük motivasyonu.
18:08Bizce buradaki hayvanlar kendilerini evlerinde gibi hissediyorlar.
18:11Çünkü hiçbirinde agresif ve tuhaf tavırlar gözlemlemiyoruz.
18:15Hayvanların beyinleri ve bedenlerini meşgul edebilmek için de çeşitli oyunlar geliştirdik.
18:20Bunun amacı ise tıpkı doğal ortamlarındaki gibi günlerini çeşitlendirmek.
18:24Mesela gıdalarını her zaman doğrudan onlara sunmuyoruz.
18:28Bazen onu bulmaları için çeşitli oyunlar düzenliyoruz.
18:30Her yıl parkımızda bulunan her cinste doğal doğumların gerçekleştiğini görmek, müdahalesiz ürediklerini görmek bizi mutlu ediyor.
18:38Çok şanslı olduğumuzu da dile getirmek istiyorum.
18:41Zira yaklaşık 70 kadar gönüllümüz var.
18:44Doğal ortamı ve hayvanları sevdikleri için vakitlerini ayırıyorlar.
18:47Çok değerli insanlar.
19:00Bu bahçede yaklaşık 70 küsur gönüllü çalışan bulunuyor.
19:05Ve bunlardan bir tanesi de Christian.
19:07Mesela Christian, bonjour.
19:08Bonjour.
19:09Bu parkı yaklaşık 10 yıldır biliyorum ve 2 yıldır hayvanları, çevreyi ve ekibi sevdiğim için gönüllü olarak çalışıyorum.
19:18Haftada 2 gün geliyorum.
19:20Bakıcılar, gönüllüler, korumalar vs.
19:23Hepimiz çok iyi anlaşıyoruz.
19:25Büyük bir aileyiz.
19:27Gönüllü olmak için parkın internet sitesinden istek yapmanız gerek.
19:31Ardından sizinle bir mülakat gerçekleştiriyorlar.
19:35Sonrasında ise 3-4 günlük deneme ve değerlendirme oluyor.
19:40Özellikle bu adada ama kimseleri beslerken çok eğleniyorum.
19:44Omzunuza çıkıyorlar zaman zaman.
19:47Küçük ısırıklar da bırakıyorlar.
19:49Ayrıca bu parkın müdavimleri de var.
19:51Çok sık geliyorlar, biz de tanışıyoruz.
19:54Ziyaretçiler hayvanlar hakkında soru soruyorlar.
19:57Biz de gönüllü olarak meraklarını gideriyoruz.
20:00Parkta vakit çok hızlı geçiyor ve gerçekten kendimi çok iyi hissediyorum.
20:12Bahçenin bu bölümünde, bu asma köprüde gerçekten küçücük bir macera yaşıyorsunuz.
20:17Bir de önünüzden veya arkanızdan gençler geçiyorsa böyle bu şekilde sallıyorlar.
20:32Son 150 metrelik etaba doğru gidiyoruz.
20:41İkinci etapı geçtik.
20:43Şu anda üçüncü etaptayız.
20:44Bu arada kameramanımız çok iddialı konuştu.
20:48Bu köprüde, sallanan köprüde geri geri çekim yaparak devam edecek.
20:53Biz düz yolda yürüyemiyoruz.
20:56Arkadaş bir de çekim yapıyor.
20:58Bakalım bu işin sonu nereye varacak?
21:00Çok fazla sallamaya başladı lan.
21:10Cennet Bahçesi'nin üzerinde bulunan bu küçük tek kişilik asma köprüler.
21:16Daha doğrusu tek kişi geçebilecek şekilde olan asma köprüler.
21:21Cennet Bahçesi'nin üzerini komple kaplıyor.
21:23Biz şöyle 200-300 adım gitmek için yola çıktık ama bütün her tarafını parkın üzerinden hem görüp aynı anda spor
21:35yapabiliyorsunuz ve aynı anda parkın etrafını gezebiliyorsunuz ve kestirmeden diğer bölümlere geçebiliyorsunuz.
21:43Biz de şu anda beşinci asma köprüdeyiz.
21:48Bilmiyorum daha ne kadar var.
22:12Sami Doğan'la birlikteyiz.
22:15Burada Sami, küçük maymunların, lüminerlerin bakıcısı.
22:20Onunla birlikte hem lüminerleri besleyeceğiz aynı zamanda da lüminerlerle alakalı bilgiler alacağız.
22:29Sami Doğan merhaba.
22:30Merhaba.
22:30Nasılsın?
22:31Tamam, ben.
22:32Yalnız Sami'yle alakalı küçük bir not.
22:34Sami'nin annesi Faslı, babası Türk, kendisi de galiba Belçikalı oluyor.
22:39Doğru mu?
22:40Evet.
22:41Şimdi Sami rica etti ben Fransızca konuşabilir miyim diye, daha size rahat anlatayım diye.
22:47Sami'yle röportajımızı Fransızca devam edeceğiz.
22:49Yani, ne düşünüyorsunuz ki?
22:53Lüminerlerle alakalı?
22:54Bu kolay değil mi?
22:55Yani, evet.
22:56Maymunlar muhteşem bir cins.
22:57İnsana çok yakınlar.
22:59Yaklaştığınızda üzerinize geliyorlar.
23:01Yaklaştıklarında yiyeceklerini kolayca ellerine veriyoruz.
23:04Yalnızca sebze yiyorlar.
23:06Sağlık sorunları yaşamamaları için şeker takviyeli gıdalar vermiyoruz.
23:10Ziyaretçiler zaman zaman beslemeye çalışıyor.
23:12Özellikle muz verdiklerini çok görüyoruz ve biz muzu çok nadir veriyoruz.
23:17Çünkü maymunlar da isale sebep oluyor.
23:19Bu yüzden de yasakları hatırlatan nevhalar var.
23:23Sami'yle birlikte şimdi lüminerleri doyuracağız.
23:27Geçelim bakalım.
23:28Halep.
23:32Helok tamam.
23:33Aha geldi.
23:34Muhtemelen.
23:39Görüyorsunuz.
23:40Aha kaçırdık, kaçırdık, kaçırdık.
23:42Bunlar gerçekten çok sevimli hayvanlar.
23:45Evde kedi besleyenler varsa bilirler.
23:49Sanki kedilerden daha temiz bu hayvanlar.
23:52Hiç inanın en ufak bir korku, ürperti yok.
23:57Normalde insanlar biraz hayvanlardan çekinir.
24:00Nerede ağzını?
24:04Sizlere bugün hayvanların dünyasından seslenmeye çalışıyoruz.
24:08Böyle doğal ortamda hayvanları beslemeye çalışıyoruz.
24:12Tabii her ne kadar biz doğal ortam hazırlamış olsak da saçımı çekme.
24:17Bak saçımı çekme.
24:18Tü ya son ne o diyorsun?
24:20Tü ya son ne?
24:21Hepsinin ayrı ayrı ismi var.
24:23Ya combien?
24:2419 individu.
24:2619.
24:2719.
24:28Yaklaşık 19 tane var.
24:31Bu arada hem konuşmaya hem de bunları doyurmaya konsantre olmaya çalışıyorum.
24:36Her ne kadar insanlar hayvanlara doğal ortamları sağlasa da her hayvan doğada güzel.
24:41Ama şu da bir gerçek.
24:43Biz hayvanları daha rahat görebilmek için hayvanlarla insanların arasındaki diyaloğu sağlayabilmek için
24:50bu güzelliklere dokunabilmek için haliyle böyle yerlere de ihtiyaç var.
24:56Artık onu siz değerlendirirsiniz.
24:58Gerçekten çok hoş bir ortam.
25:00Hayvanlara dokunmak, onlarla böyle muhabbet etmek.
25:04Gerçi muhabbet edemiyoruz ama ne diyeceğimi de bilemiyorum.
25:07Bir tanesi de şu anda kameramızın üzerine çıktı.
25:11Şunun hemen fotoğrafını çekmem lazım.
25:15Şöyle size buradan göstermeye çalışacağım.
25:19Normalde Fas'ta maymun almıştım ben omzuma.
25:23Gerçekten zorlamıştı.
25:25Zor durdurmuştuk.
25:27Afrika'da kolumu maymun çizmişti.
25:30Şu anda kameramızın tam tepesinde.
25:34Gel gel gel gel gel.
25:38Gel gel gel.
25:44Biz gezimize devam ediyoruz.
25:47Gerçekten...
25:54Bu arada evde beslenmiyormuş.
25:58Yine kameranın üzerine bir tane daha çıktı.
26:00Biz bunları bırakalım.
26:01Doğan buyur.
26:03M. Doğan çok teşekkür ediyorum.
26:30Biz gezimize devam ediyoruz.
26:33Gerçekten...
26:40Bu arada evde beslenmiyormuş.
26:44Yine kameranın üzerine bir tane daha çıktı.
26:46Biz bunları bırakalım.
26:47Doğan buyur.
26:49M. Doğan çok teşekkür ediyorum.
27:18Sizlerle şirin mi şirin bir programla birlikte olacağız.
27:23Şirin demişken şirin programı şirinlerle çekmek lazım.
27:27Evet sağımdaki kızım.
27:30Halime.
27:30Sonumdaki yeğenim.
27:32Hayrun Nisa.
27:33Evet Halime ve Hayrun Nisa ile bugünkü programımıza şirinler programına başlıyoruz.
27:40Hayrun Nisa ile bugünkü programı şirinler programına başlıyoruz.
27:52Evet arkadaşlar salona ilk girdiğimizde size böyle birer tane alet veriyorlar kulaklığıyla beraber.
28:00Burada her bölümün başına geldiğinde size şirinlerle alakalı bilgiler veriliyor.
28:05Evet bu asistanlarımla birlikte onlar da çok meraklı hemen bir an önce salonlar kendilerini atma derdinde asistanlarımızı çok fazla bekletmeyeceğiz.
28:14Tabi ki onlar eğlenecek eğlenirken de gülerken de biz videomuzu programımızı yapacağız videomuzu çekeceğiz.
28:21Şimdi ise burada bu şirinleri ilk defa çizen hayata kavuşturan Peyo'nun hayatı ile burada başlıyor.
28:32Peyo şirinlerin 16 bölümünü yayınladıktan sonra 1992'de vefat ediyor.
28:40Ve oğlu Thierre Califord şirinlerin serüvenini hayatını devam ettiriyor.
28:46Günümüze kadar geliyor.
28:48Heyecanla salonumuza doğru ilerliyoruz.
28:58Şirinlerin hikayesi 1958 yılında başlar.
29:03Peyo tarafından hayata geçirilen, Peyo tarafından çizilen şirinlerin hikayesi bir ormanın içerisinde küçücük, minnacık, mantar evlerin içerisinde yaşayan o mavi
29:14cücelerin hikayesini anlatır.
29:17Bunların hikayesini kendi yerinde, kendi mekanlarında sizlerle birlikte gezeceğiz.
29:33Evet arkadaşlar, salona girdiğimizde bizi Koki karşılıyor.
29:37Koki bu yakışıklıydı sanırım.
29:39Şirinlerin yakışıklısı, elinden ayına düşmeyen...
29:48Bugün süsünü unutmuş.
29:51Bizim çocukluğumuzu, bu çocukların da şu andaki çocukluğunu anlattığından dolayı rotamızda çoluklu çocuklu bir program yaptık.
30:01Şahsen çocukluktan beri benim ilgimi her zaman çeker.
30:14Bir şirin sabah da güneşe serenat yapmamın zamanı geldi.
30:20Bunun ismi ne?
30:21Sakar.
30:22Evet, bunun ismi Sakar.
30:24Her zaman...
30:25Fransızcası ne bunun?
30:27Manetroir.
30:28Sakar'la beraberiz.
30:29Nasılsın Sakar?
30:30Bugün gününde misin?
30:31Saba ojulduvi ise bu mu?
30:32Evet, saba saba saba saba saba saba saba.
30:33Bugün diyor çok iyiyim diyor.
30:44Her gün mantarlarla oynuyorum, çiçeklerle oynuyorum.
30:50Gününüz nasıl geçiyor diyorum.
30:53Bugün diyor çok güzel, süper bir hava var, süper bir günümdeyim diyor.
31:01Çocukluktan beri merak etmişimdir, bu Şirin'lerin evleri nasıl, özellikle Şirin Baba'nın.
31:07Hangi eve giriyoruz?
31:09Mantar evi.
31:10Koşun bakalım neler bekliyor bizi içeride.
31:25Bu da Şirin Baba'nın adaleti simgeleyen terazi işareti biliyorsunuz.
31:31Şirin Baba aynı zamanda o köyde adaleti sağlıyor.
32:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
32:11Evet arkadaşlar, burası da karga meleğin Şirin'leri yakaladıktan sonra atmış olduğu hapishane.
32:19Ne hikmetse buraların büyük olması, Şirin'lerin küçük olmasına rağmen Şirin'ler her şeyi akıl ediyor ama buralardan böyle yan
32:27geçmeyi akıl edemiyor.
32:30Tabi bu da bir çocuk hikayesi olduğu için onları çok görmüyoruz.
32:33Ve biraz sonra heyecanla Gargamel'in yakalandığı mekana doğru yola çıkıyoruz.
33:34Küçük Şirin'lerimiz gerçek boyutlarında, gerçek evlerinin boyutlarında mantar evleriyle, kendi köyleriyle şu anda burada bu küçük maket olarak sergilenmiş.
33:53Arkadaşlar, kimlerine göre Şirin'ler sadece çizgi film değil, komünizmin simgezi, komünizmi temsil ediyor deniyor.
34:00Şirin Baba'nın kırmızı şapkası ve sakalıyla Kral Marx'ı temsil ettiği, Kargamel'in kapitalizmi temsil ettiği, Kargamel'in kedisi
34:09Azma'nın ise büyük kapitalizme destek veren küçük ülkeleri temsil ettiği söyleniyor.
34:14Neyi temsil ettiği, neyi sembolize ettiğini bilmiyoruz ama Şirin'leri çizen, Şirin'lerin hikayesini anlatan Peyo, hikayesiyle, çizimiyle başarmış ve
34:26uzun yıllar devam etmesini sağlamış.
34:34Arkadaşlar, Şirin'ler kapitalizmi mi yoksa komünizmin isim geliyor bilmiyorum ama her çizgi filmde olduğu gibi bunların karakterini de burada
34:43figürlerini sergilemişler.
34:45Mesela bu Şirin'in fiyatı 250 Euro, bu basit oyuncağın fiyatı 20 Euro, şöyle biraz gerilere gittiğimizde bu Şirin'lerin
34:57fiyatı 450 Euro, normal, basit, kendi orijinal boyutunda, 3 elma boyutunda olan Şirin'imizin fiyatı 25 Euro, küçücük, basit bir
35:07pelüş, bebeğin fiyatı 15 Euro.
35:10Böyle ileriye doğru geldiğimizde bunun fiyatı, Şirin Baba'nın fiyatı ise 25 Euro.
35:19Tabii ki böyle bir karakter yaptıysanız, çizdiyseniz, belirli bir yere getirdiyseniz bunun verimlerinden de faydalanıyorsunuz hem ticari olarak hem de
35:31fikir olarak.
35:33Şöyle bu tarafa da geldiğimizde Şirin'lerin kitabı 30 Euro.
35:42Şirin'leri çizen Peyo, Belçikalı Şirin'ler ise Belçikalıların tahramanı. Bununla da gurur duyuyorlar.
36:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
36:24Sizlere Belçika'nın Siney Şehri'nden bahsedeceğiz. Burası Belçika, Almanya ve Lüksemburg sınırına yakın bir yer.
36:33Bakalım kameramıza bugün neler takılacak arkadaşlar hep beraber göreceğiz.
36:47Siney Pazarı'nda bugün sizlere Avrupa'nın en büyük kapalı hayvan pazarını gezdireceğiz.
36:54Tabii ki Belçika mavisini özellikle sizlere anlatacağız.
37:03Belçika'nın çeşitli bölgelerinden gelen çiftçiler işte buralarda yetiştirdikleri hayvanları getirip üreticiye, tüketiciye, kasaplara, mezbaalara ve estaplara satıyorlar.
37:18Bunu gördüğünüz zaman bilin ki bunlar çiftlik sahibi.
37:24Bakalım içeride bizi neler bekliyor.
37:32Arkadaşlar çiftlik sahipleri hayvanlarını buraya getirdiklerinde hayvan başı 7 euro veriyorlar ve bu 7 euro karşılığında burada 3-4 saat,
37:435 saat hayvanlarını bırakabiliyorlar.
37:46Aha aha aha. Eyvah eyvah. Bizim yüzümüzden hayvan kaçtı. Eyvah eyvah.
38:00Pazarlık ediyoruz. Pazarlıklar ama niye böyle yapıyorsun? Bir dön Allah aşkına bir dön. Niye böyle yapıyorsun?
38:05Evet. Heyi.
38:06Combien? Comien tu don pour moi? Tourne komise?
38:09Mil.
38:10Kamerayla ile. Combien don?
38:11Mil setysan, c'est bon Ali.
38:131.700'e veriyorum diyo Ali.
38:151.700.
38:151.700 dedi vurdu.
38:181.600.
38:191.700.
38:191.700 dedi vurdu.
38:211.600, 1.600, 1.600.
38:23Bu kamera 1.700.
38:24Senin için 1.700.
38:26Derniyer, derniyer komise?
38:271.700.
38:28Sase derniyer.
38:29Eğer son defa böyle vurduysa son fiyatın 1.700 diyor.
38:42Sattım sattım sattım sattım sattım
38:46Evet arkadaşlar bir Belçika mavisinin fiyatını sordum
38:49Bu görmüş olduğunuz hayvanın poposu büyükse
38:53Dedi ki 600 kilo 3 yaşında 1750 euro pazarlık etti
39:00Ben 1600 verdim en son son noktayı koydu 1700 euro
39:06Verirseniz bu hayvanı alıp mezbaneye götürüp
39:09Daha sonra parçalara ayırıp tavanıza tencerenize koyabilirsiniz
39:31Burası 14 bin metrekare ve her cuma günü
39:36Burada Belçika'nın çeşitli yörelerinden gelen çiftçiler
39:40Hayvanlarını getiriyorlar ve burada yeni sahiplerine satıyorlar
39:57Arkadaşlar Belçika'nın yemeği, siteyi ve friti meşhur
40:04Bunun en büyük özelliği ise
40:06Arkana bak!
40:07Arkana bak!
40:10Bak geliyor!
40:17Kıymetimizi bilin sizler için eziliyorduk
40:20Allah muhafaza!
40:21Neyse bu defalık ucuz atlattık
40:31Belçika Mavisi ile diğer ırklar arasındaki en büyük farklardan bir tanesi
40:35Belçika Mavisi'nin taslarının daha sık ve sert olması
40:40Belçika Mavisi her ne kadar değerlerin yanında küçük görülse de
40:44Aslında eti daha fazla çıktığından dolayı
40:48Değeri ve lezzeti daha yüksek oluyor
40:51MÜZİK
40:53MÜZİK
40:54MÜZİK
40:55MÜZİK
40:57MÜZİK
40:57MÜZİK
41:07MÜZİK
41:09MÜZİK
41:162.70'liye başlattı uyanık
41:20Biraz önceki 2.50 dedi beni kandıracak.
41:24Bu ajedon de tronç.
41:26Ben dedim 2.30 veriyorum.
41:292.60'a indi.
41:31Ben diyorum 2.40.
41:32Bu işi 2.40'a olacak.
41:35De fahut.
41:362.50'e sefini.
41:382.50 son nokta diyor.
41:40Sa-tüm.
41:42Ve Ankara'yı mı var?
41:43Biz sattım.
41:45Değil mi Ankara'yı mı sattım?
41:47Sa-tüm.
41:48Sattım. Gördüğünüz gibi arkadaş bana bunu 2.50 oraya sattı.
42:00Evet arkadaşlar Belçika mavisi aslında bir melez.
42:04Fransız Şarol ırkı ile İngiliz Shorthorn ırkının birleşmesi sonucu 1950'li yıllarda işte Belçika'ya Belçika mavisini kazandırmışlar.
42:16Bu da dünyaca ünlü hale gelmiş.
42:19Görmüş olduğunuz gibi maşallah korkuyorum bu arada.
42:31Maşallah maşallah.
42:34Bunlara sanki şehir şebekesini taksak herkes evlerinde süt içer su yerine.
42:40Bu arada Allah bereketini artırsın.
42:44Gerçekten güzelmiş.
42:52Hep Belçika mavisini çekecek halimiz yok ya.
42:56Bunlar da süt tanası.
42:57Süt tanasının lezzeti ayrı olur arkadaşlar.
42:59Yerin ben sizi yerin yerin 95.56 görüşürüz hadi bakalım.
43:09Burada Türkler de var ara ara geliyorlarmış.
43:12Böslü İskender merhaba.
43:13Merhaba.
43:14Biz buraya hayvan pazarı gördüğünüz gibi hayvan almaya geldik.
43:17Hayvan alıyoruz burada.
43:18En güzel inekleri danaları seçiyoruz.
43:21Müşterilerimize Brüksel'e götürüyoruz buradan.
43:23En iyi ırk hangileri?
43:25En iyi ırk Belçika mavisi birinci gelir.
43:27İkinciye Fransız Blont Akiten.
43:29Ondan sonra Fransız Limuzin.
43:31Ondan sonra Fransız Şaröle.
43:33Kasap mısınız?
43:34Kasabım evet 20 yıldır kasabım.
43:36Buradan Türkler bazen Türkiye'ye et götürdükleri söyleniyor.
43:41Doğru mu? Tek cevap.
43:42Evet gönderdik biz de 2011 yılında.
43:45Çok büyük bir buradan et ithal ettik Türkiye'ye.
43:48Türkiye'de müşterilerimiz var.
43:49Tanınmış ilk 5 firmaya biz et gönderdik.
44:02Her tarafımız battı.
44:04Ayaklarımızı yıkayalım ve ufak ufak yolumuza gidelim.
44:13İçeride satılan hayvanlar işte buraya çıkartılıyor.
44:17Ve daha sonra buradan son yolculuğuna bu görmüş olduğunuz büyük arabalarla uğurlanıyor.
44:24Kısaca mezbahaneye gidiyor.
44:27Evet arkadaşlar hakkınızı helal edin.
44:29Görüşürüz.
44:41Evet arkadaşlar durmuşuz notasında bugün sizlere çok farklı bir mekandan bahsedeceğiz.
44:48Kimilerine göre metal ayırma yeri, kimilerine göre araba mezarlığı, kimilerine göre metal çöplüğü.
45:01Bu metal yığınları bir sene iki sene önce kullanılan normal arabalar.
45:06Bu arabalar vadeleri dolunca kullanılmaz hale gelince buraya getiriliyor.
45:12Ve burada metalleri, koltukları ayrılıyor.
45:16Hava kirliliğini önlemek için özellikle bu özel şirketleri kuruyorlar ve bunlara sübzit veriyorlar.
45:22Bu görmüş olduklarınız mazot depoları özenle ayrılıyor.
45:28Ve kesinlikle ve kesinlikle metale ve kullanılan hiçbir şeye karıştırılmıyor.
45:34O özel imha alanına giriyor.
45:46Peki buradaki ayrılan metaller ne oluyor?
45:50Sol tarafımızda büyük bir kanal var.
45:53Bu kanaldan gemilere yüklenerek ihtiyaç olan ülkelere gidiyor.
45:585-6 sene öncesine kadar Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde kullanılan bu metaller son 5 yılda sadece Şin'e gidiyor.
46:16Bu belki de sizin 1 ay önce, 2 ay önce binmiş olduğunuz bir arabanın parçası olabilir.
46:233-4 yıl önce bir arabaya aşağı yukarı 500 ile 700 euro arası kurdasına para veriliyordu.
46:31Şu anda ise aşağı yukarı 80 ile 100 euro arasına buraya getiriliyor.
46:36Çekici parasını da 50 euro hesap ederseniz aslında bedavaya geliyor.
46:40Ama mecburen bunları buraya getirip bırakmak zorunda.
46:44Öbür türlü koyacak yer yok.
46:46MÜZİK
46:47MÜZİK
46:50MÜZİK
47:13İşte önce burada ile beraber kamyon tartılıyor.
47:17Kilosu belirleniyor ve kesinlikle nakit para ödenmiyor.
47:21Firma sahibi kilosuna göre faturasını kesiyor.
47:23Parası hesabına geliyor.
47:25Her ne kadar çok para gelmese de hayatın akışı bu şekilde devam ediyor.
47:35MÜZİK
47:41Bu görmüş olduğunuz 250 bin kilometrede ve bunun vadesi dolmuş.
47:48İşe yarayacak, 2. yer satılabilecek parçaları içerisinden çıkarılıyor.
47:52Ve daha sonra görmüş olduğunuz görüntülerdeki gibi kamyona bindirilip uğurlanıyor.
47:56Aslında Avrupa'da işçilik biraz pahalı.
47:59Normalde Türkiye gibi ülkelerde bunları tamir edip tekrar yola koyma şansımız var.
48:06Ama burada değmediği için artık bu şekilde bu tür güzel arabalar dahi son yolculuğuna uğurlanıyor.
48:17MÜZİK
48:22Her taraf araba parçası, araba iç organları, dingirler, egzozlar ve diğer işe yarayan bütün parçalar burada ayrı sınırılıyor.
48:32Ve ayrı sınırılan parçalar yedek parça ihtiyacı olanlara daha uygun fiyata temin ediliyor.
48:41MÜZİK
48:47Kapı, cam, arka kapı gibi ayrılan parçalar buralarda yedekleniyor.
48:55Arabanızda kaza olduysa ve sizin de böyle bir kapıya ihtiyacınız varsa normal fiyatından, dörtte bir fiyatına bunu buradan temin edebiliyorsunuz.
49:04Özellikle bir de rengi tutarsa sizden iyisi yok.
49:09MÜZİK
49:31Evet arkadaşlar yapmadığımız iş kalmadı.
49:34Şu anda ise o arabayı ufak ufak indirip yerine yerleştirelim bakalım.
49:40MÜZİK
49:40MÜZİK
49:40MÜZİK
49:40MÜZİK
49:47MÜZİK
49:50MÜZİK
49:55MÜZİK
49:56MÜZİK
49:56Eyvah eyvah.
49:58MÜZİK
49:59Tamam mı abi?
49:59Evet arabamızı yerleştirdik.
50:02Artık Clark'ımızı da çekiyoruz.
50:05MÜZİK
50:06Tabii çekebilirsek.
50:08MÜZİK
50:09MÜZİK
50:15MÜZİK
50:15Evet arkadaşlar.
50:18Clark'ımızı da kullandık.
50:19Arabamızı da yerleştirdik.
50:21Tabii biz bu işi yapmıyoruz ama.
50:23Sağolsun arkadaşımız Vahit bize Clark'ın nasıl kullanacağını da gösterdi.
50:28Bu çekimlerde bize yardım ettiği için çok teşekkür ederim.
50:31Çok sağolun.
50:32Çok naziksiniz.
50:33Tabii ki asıl emektarlar, asıl profesyoneller, asıl işi yapanlar.
50:38Vahit gibi arkadaşlarımız yani biz görüntü olarak belki çektik ama asıl emektarlar onlar.
50:49MÜZİK
51:03Durmuş'un ortasında bugün sizlere çok farklı bir konudan bahsedeceğiz.
51:08Hayvanları yaşama ve yaşatma derneği Vevelti'den, Brüksel'den sesleniyoruz.
51:15Her kim aç bir hayvan beslerse aynı zamanda kendi ruhunu da besler demiş ünlü sinema adamı Charlie Chaplin.
51:23Bu sözlerin ıspatı gibi görüntülerle bugün sizlerle olacağım.
51:27Arkadaşlar buranın sorumlularından Ludivine Norf hanımefendi ile birlikteyiz.
51:33Bu derneğin en önemli amaçlarından bir tanesi her türlü bakıma muhtaç hayvanları getirip buraya yeni sahiplerine ulaştırmak.
51:51Evet şimdi biraz da içeriği gezelim.
51:54Bu vakfın yaklaşık 110 yıllık bir tarihi var.
51:59Kurucusu bugün hayatta değil ama iyiliği hala yaşıyor.
52:03Kısacası iyi insanlar iyi izler bırakırlar.
52:06Evet arkadaşlar Jül Ruh isimli vatandaş 1908 yılında yani bundan 110 yıl önce bu hayvan yaşatma ve yardımlaşma derneğini kurmuş.
52:21Bu dernek devletten herhangi bir şekilde yardım almadan vatandaşların yardımıyla ve burada sattıkları ufak tefek aksesuarlarla bu derneği döndürüyorlar.
52:32Tabii burada çalışanların bir çoğu gönüllü olarak yardımcı oluyor.
52:42Evet arkadaşlar Vövelde Hayvan Yardımlaşma Derneği'nin en büyük yerlerinden bir tanesi de bu tür kumbaralar.
52:49Eğer bu Vövelde Amblemli kumbaraları gördüyseniz bilin ki Hayvanseverler Derneği'ne ait bunlarla sokakta kalan hayvanlar yeni sahiplerine ulaşıyorlar.
53:03Bu derneğe devlet tarafından bir katkı sağlanmıyor.
53:11Hayvan beslemenin bir heves işi değil gönül işi olduğunun en güzel göstergesi bu ve bunun gibi vakıfların gönüllü çalışanlarıdır bence.
53:20Görmüş olduğunuz bu köpekler çeşitli gerekçelerle buraya getiriliyor.
53:26Gerek bakılamadığından veya evlerinde yer olmadığından dolayı buraya teslim ediliyor.
53:31Burada veteriner kontrolünden geçtikten sonra yeni sahipleriyle buluşuyor.
53:36Bir hayvan beslemeye karar vermeden önce onların bire canlı olduklarını, oyuncak olmadıklarını bilerek almak lazım.
53:47Bu kedi sokakta bulunmuş, üzerinde çip olmadığı için kime ait olduğu belli olmuyor.
53:54Kanuni olarak bu dernek 15 gün içerisinde sahibini arayacaklar.
53:58Eğer yeni sahibini bulamazlarsa buna yeni bir sahip bulacaklar.
54:03Ama önce bunu veteriner kontrolünden geçirip, çipini takıp normal ev hayvanı haline getirdikten sonra yeni sahiplerine ulaştıracaklar.
54:15Buraya terk edilen ya da bulunarak getirilen hayvanların yüzündeki o buruk mutluluğu görmeniz mümkün.
54:25Tabi hayvan besleyenlerin başına bazı zorucu durumlar gelebilir.
54:30Öyle bir durumda ise sokağa bırakmak yerine böyle barınak ve derneklere teslim etmeleri en doğrusu olacaktır.
54:46Yaşlanan, eceli gelen, vadesi dolan hayvanlar aynen insanlar gibi Belçika'da hayvan mezarlığına defnediliyor.
54:56Bakalım neler göreceğiz.
54:57Hep birlikte hayvan mezarlığına gidiyoruz.
55:02Bir milletin büyüklüğünü ve ahlaki gelişimini hayvanlara olan davranış biçimiyle değerlendirilir diyor Mahatma Gandhi.
55:11Burada ise sadece yaşarken değil öldükten sonra da hayvanlara gereken değer gösteriliyor.
55:19Evet arkadaşlar mezarlığını gezeceğiz.
55:25Hayvanın dostluğuna, vefasına karşı insanın o hayvana bir vefa örneğidir bu hayvan mezarlığı.
55:40Evet arkadaşlar hayvan deyip geçmeyelim.
55:43Belçikalılar için bir kedi, bir köpek, bir çocuk kadar değerli.
55:48Bundan yıllar önce, 20 yıl önce biz yine Belçikalılara sormuş ve buraya gelmiştik.
55:52O zaman da aynısını söylediler.
55:57Bu mezarlıklar özenle süsleniyor.
56:01Her hafta düzenli olarak buraya gelip çiçeklerini getiriyorlar ve onlarla hasret gideriyorlar.
56:08Mesela bu Chanel ismindeki köpek, 1999-2016 yılları arasında yaşamış.
56:16Geceleri korkmasın diye güneş enerjili lamba koymuş.
56:29Evet bu görmüş olduğunuz mezar daha 1-2 haftalık.
56:34Bunun üzerine yakında mermer taşı ve fotoğrafları gelecek.
56:39Birçok çiçek olduğuna göre birçok ziyaretçi tarafından merasimle gömülmüş.
56:48Bir hayvanınız varsa ve bu öldüyse siz de onun anısını korumak istiyorsanız bunun bir bedeli var.
56:56Minimum fiyatı 450 eurodan başlıyor.
56:5825 yıllığına burada kiralayabiliyorsunuz.
57:01Ve her yıl için 42 euro postanıza fatura geliyor.
57:07Vefalıysanız bunlara katlanmanız gerekiyor.
57:14Belçikalılar kendi dini usullerine göre insanı nasıl defnediyorlarsa aynen kedi, köpek ve hayvanları burada toprağa veriyorlar ve defnediyorlar.
57:26Bir çoğunluğu ise insanlarda olduğu gibi krematoryumlarda hayvanlarını yakarak buralara şu görmüş olduğunuz bölgelere küllerini serperek burada defnediyorlar.
57:38Tabi onlarınki bu kadar pahalı olmuyor.
57:47İki kardeşi birbirinden ayırmamışlar ve ikisini yan yana koymuşlar.
57:52Burası da bir küçücük aile mezarlığı olmuş.
57:55Mezarlıktaki düzen, mezarlardaki çiçekler bu hayvanların ne kadar çok sevildiklerini anlatıyor bizlere.
58:03Duygulanmamak mümkün değil.
58:34Durmuş'un rotasından bugünlük bu kadar.
Yorumlar

Önerilen