Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 13 saat önce
Döküm
00:01Günaydın efendim. Harika bir gün olsun. Beyaz CV ekranlarına sabah kahvesine hoş geldiniz. Şerefler verdiniz.
00:10Ayy astoliz gibi açtım ve özendim ya. Bir şarkı söylüyorum.
00:14Yok yok sen kahve getir şarkı yok bende. O yok. Alayım kahveyi. Bu kahveyi çok yorulan ekip arkadaşlarımın adına alıyorum.
00:24Sizlere içiyorum efendim. Ve siz de alın kahvelerinizi. Gelin sabahkahvesi.tv'de takip etmeyi unutmayın.
00:32Harika bir yayın. Başladı. Hadi gelin.
00:37Efendim sabah kahvemiz başladı. Şimdi çok kıymetli bir konu bağırlayacağım.
00:41Şu stüdyo da ağırlamayı çok istiyorum ama mesafeler buna engel oluyor.
00:45Olamaz. Tam karşımda Gülkübar, Alkan Kırılmaz. Eğitimci ve yazar.
00:50Kendisiyle sohbetlerimiz çok keyifli geçiyor. Hoş geldin Gülkübar.
00:53Merhaba Bircan Hanım. Nasılsınız?
00:56Sizi görürce daha iyi oluyoruz. Çok güzeliz.
00:58Şimdi çok güzel bir yayın olacak yine.
01:01Çocukların bu ders çalışmalarını konuşacağız.
01:04Ders çalışmaktan kaçıyorlar ya. Bu duygu neden oluyor? Neyden kaçıyorlar aslında?
01:10Şöyle Bircan Hanım. Yani bunun sebebi acaba ne bir düşünmek lazım?
01:16İlk olarak korku diyebiliriz. Bu belki dersi sevmiyordur ya da dersi anlamıyordur.
01:24Ama bunu da itiraf edemiyordur çocuk.
01:26Onun için dersten kaçıyor olabilir.
01:29Okulda da bir takım sorunları olabilir arkadaşlarıyla ya da direktmen öğretmeniyle bir problem olabilir.
01:38Bunu işte konuşarak acaba okulda her şey yolunda mı? Bana anlatmak istediğin bir şey var mı?
01:46Ders yaptınız. Şu an bana gösterir misin? Ödev nedir?
01:50Eğer çocuk bu ödevle ilgili fazla bir şey konuşamıyorsa bilin ki dersi anlamamıştır.
01:57Ama bunu çocuk kendisi ifade etmek istemiyordur.
02:00Hani ya da itiraf etmek istemiyordur.
02:03Hani ben bu dersi anlamadım demek istemiyordur.
02:07Sınıfta da bunu söylemek istemiyordur.
02:09Çünkü çocuklar bu sefer dalga geçecekler.
02:11İşte sen anlamıyorsun.
02:13Ya da hani zayıf bir not alacak ondan korkuyordur.
02:17Bana bir yardım lazım diyemiyor çocuk.
02:20Hani belki bir özel öğretmen tutmanız gerekecek.
02:24Bu biraz maddi olarak sıkıntı yaratacaktır.
02:27Çocuk bunu düşünerekten sesini çıkarmayabilir.
02:31Uykusuzluk da olabilir.
02:32Bakın yorgunluk da olabilir.
02:34Biz bazen bunları da unutuyoruz.
02:37Bizler de yorgun olduğumuz zamanlar mutfağa bile girmek istemeyiz.
02:42İş yapmak istemeyiz.
02:43Yorgunum deriz.
02:45Çocuk bunu söyleyemiyor.
02:47Ya da ben uyuyamadım.
02:48İyi uyuyamadım.
02:49Ya da yerim rahat değil.
02:51Belki bunu da hani söylemekten çekiniyordur.
02:54Açlık da olabilir.
02:56Bir canın bakın bazen sınıfta yaşıyorum.
02:59Ben çocuk aç doğru düzgün konsantre olamıyor.
03:03Ama kahvaltı bile yapmamış.
03:05Hani burada bir düzen gerekiyor.
03:07Ebeveynlere sesleniyorum bu konuda.
03:09Hani çocuğun gerçekten kahvaltı yaptı mı yapmadı mı?
03:12Okulda bir şeyler yedi mi yemedi mi?
03:14Bazen burada mesela bilmiyorum Türkiye'de kantin var.
03:19Ona göre yemek veriliyor.
03:22Ama gerçekten çocuk yiyor mu?
03:23Bilmiyoruz ki.
03:24Bilmiyoruz.
03:25Hatta bazı okullarda yemekhanede var.
03:28Yani yemek bölümünden bir bölüm de var özel okullarda falan.
03:33Orada yediğinden emin olabiliyoruz.
03:35Ama şimdi kantinli yani daha büyük bir yaşa geçince bilemiyoruz.
03:38Yedi mi yemedi mi?
03:39Açtık şekeri nasıl falan?
03:41Bilemiyoruz tabii.
03:42Avusturya'da öyle bir durum yok.
03:44Mesela para veriliyor çocuk isterse alır.
03:46Bazen istemiyor ya da tatlı şeylere yöneliyor.
03:49Tatlı şeyler alıyor.
03:50Bu da enerjisini bir anda yükseltiyor.
03:53Tamam güzel.
03:54Ama hızlı bir şekilde de düşürüyor.
03:56Ne oluyor?
03:56Çocuk yine konsantre olamıyor.
03:58Derse odaklanamıyor.
03:59Hani bu da bir etken.
04:01Bunu da bir düşünmek lazım.
04:02Hani gerçekten bir şey yedin mi?
04:04Yeterince su içtin mi?
04:05Bir tek sebebi yok.
04:06Birçok sebebi olabilir dersten kaçmanın.
04:09Hepsini tek tek bakacağız.
04:10Analizle bulacağız.
04:11Peki istese yapar.
04:13Bunu tırnak içinde söylüyorum.
04:14Bu çocuk için doğru bir yaklaşım mı?
04:17İstese yapar.
04:19Bircan Hanım bir deyim var.
04:21Almanca söyleyeyim size önce.
04:23Wo ein wille ist ist auch ein weg.
04:27Türkçesi nerede istek varsa orada da mutlaka yol vardır.
04:32Ne demek oluyor?
04:33Bir insan isterse tabii ki dağları bile aşar.
04:36Tamam mı?
04:37Bu bir gerçek.
04:38Çocuk isterse tabii ki yapar.
04:41Ama belki çocuğun potansiyeli buna el vermiyor.
04:47Belki çocuk gerçekten başka bir problem belki vardır.
04:51Ders anlamıyor olabilir demiştik.
04:53Ya da başka bir problem de olabilir.
04:56Disleksi diye bir şey var.
04:58Çok iyi biliyorum.
04:59Çok uzun yıllar disleksilerle temas halindeydim.
05:04Evet çocuk belki zekidir ya da normal düzeyde zekidir ama okumaya gelince ya da yazmaya gelince sürekli hata yapar.
05:13Ve bu hataların yaptığı için bunlar bu mesela yıllarca ortaya çıkmıyor.
05:19Hani her zaman diyoruz ki bu çocuk ne biçim yazıyor ya da bu çocuk okuyamıyor diye çocuğu azarlıyoruz.
05:25Çocuk bunları duydukça daha da isteksiz olacaktır.
05:30Motivasyonu daha da hızlı bir şekilde düşecektir.
05:32Hani bunun arkasında ne var bunu gerçekten bir düşünmemiz lazım.
05:37Tıbbi olarak bir de disleksi gibi bir problem varsa bunu da hani bir uzmana danışarak bir çözmekte fayda var diye
05:46söyleyebilirim.
05:47Peki çocuğun öğrenmeye karşı isteksizliğini biz nasıl okuruz?
05:53Nasıl anlıyoruz?
05:54Çocuk kelimelerle anlatmaz, hareketleriyle anlatır.
05:58Ya işte öfkelenince çok çabuk şekilde öfkelenir ya da gelmek istemiyorum ya da yapmak istemiyorum ya da bahaneler uydurarak bu
06:08yalan söyleme gibi bir şey de olabilir.
06:10Hani ben ders çalıştım ama yapmamış çocuk.
06:13Hani odasına kapanarak gerçekten yapmış mı?
06:16Özellikle küçük çocuklarda bunu kontrol edebilirsiniz ebeveyn olarak.
06:20Hani bakalım ne yaptın bir göz geçirin.
06:23Hani detaya kadar inip de kontrol etmeyin, düzeltmeyin.
06:27Çünkü bu zaten öğretmenin görevi.
06:29Ama bir uzaktan böyle gerçekten çocuğun ders yaptı mı yapmadı mı bundan bir emin olmak lazım bir ebeveyn olarak.
06:39Bunu bu şekilde gösterebilir ya da yorgun, halsizlik, işte ben hastayım gibi şeylerle bundan da kaçabilir çocuk.
06:47Peki günümüzün çocuklar neden daha hızlı tükeniyor?
06:52Tükenmişlik daha fazla.
06:53Bunun sebebi ne?
06:54Bunun sebebi söyleyeyim size dijital çağda yaşıyor olmamız.
06:59Bakın eskiden de problemler vardı.
07:02Eskiden de disleksi vardı.
07:04Eskiden de hareketli çocuklar vardı.
07:06Yok değil vardı.
07:07Bu şimdi gitgide çoğalıyor.
07:09Neden?
07:09Eskiden dijital çağda yaşadıkları için çocuklar sürekli sadece okulda değil eve gelince de halen görüşüyorlar.
07:19Engel olamıyoruz biz bir şekilde.
07:22WhatsApp'ta mesela işte ödevimi bir sorayım, işte arkadaşıma bir danışayım diyerekten orada herhangi bir sohbet söz konusu oluyor.
07:30Öbüründen başka bir ses, her kafadan bir ses geliyor, tartışma çıkıyor.
07:35Ondan sonra problemler büyüyor.
07:38Biz eskiden okuldan eve geldiğimizde kapıyı kapattığımızda kendi dünyamıza odaklanabiliyorduk.
07:45Kendi ailemize odaklanabiliyorduk.
07:47Bu şimdi öyle değil.
07:48Şimdi dijital çağ olduğu için özel hayatımıza da büyük bir yer kaplamış oluyor.
07:55Çocuklar da burada bunu ayırt edemiyorlar.
07:59Sıkıntı burada.
08:00Çocuklar çabuk tükeniyor bu durumda.
08:03Onun için buna özellikle küçük çocuklara hani çocuklar için söylüyorum.
08:08Ebeveynler buna çok dikkat ederlerse iyi olur.
08:11Telefonu lütfen bazen uzak tutun.
08:14Çocuk hani şimdi ben telefonu uzaktan kendimden uzak tutuyorum diyemiyor.
08:19Çocuk sürekli bakıyor ya da oyun var ya da arkadaşı bir mesaj yazmış.
08:23Problemler var bunu gece saatlerine kadar çocuklar bile konuşuyor düşünebiliyor musunuz?
08:28Çok tehlikeli.
08:29Bu sefer okula taşıyor, okula kadar taşıyorlar.
08:32Okulda bu sefer ders değil de onların özel hayatlarındaki olan problemleri çözmek zorunda kalıyoruz.
08:39Onun için burada lütfen dikkat edelim ebeveyn olarak.
08:42Bu çocukları çok çabuk yoruyor.
08:46Çok yoruyor.
08:47Peki başarısızlık korkusunu konuşacağız.
08:50Bu korku neyden kaynaklanıyor?
08:52Nasıl çözeriz?
08:54Başarısızlık korkusu ben yetersizim, ben değersizim, ben başarılı olmazsam işte ödül almayacağım ya da takdir almayacağım.
09:04Bundan korktuğu için çocuk çocuğun motivasyona aynı şekilde düşebilir.
09:09Bu yine okuldaki öğretmenlere tabii ki sesleniyorum.
09:14Onlara bağlı olan bir durum.
09:16Aynı zamanda evdeki ebeveynlere de sesleniyorum.
09:20Burada böyle bir ekip olarak çalışılırsa eğer çocuğa yardımcı olabiliriz belirli bir yere kadar.
09:27Peki özgüveni.
09:28Bu ders başarı çocuğun özgüvenini ne kadar etkiler?
09:33Etkiler çünkü burada ben az önce takdir demiştim.
09:36Çocuk takdir aldığı sürece ne güzel kendini iyi hissediyor.
09:40Zaten burada hormonlar mutluluk hormonu aktif etmiş oluyoruz aynı zamanda takdir ettiğimiz zaman.
09:47Çocuk da bunu duydukça bunu yaşadıkça devam etmek isteyecektir.
09:51Çünkü iyi geldiğini görüyor.
09:54Anne mutlu baba mutlu ne güzel iyi bir not getirdim.
09:56Bu her zaman ama böyle değil tabii ki.
10:00İyi olmadığında başarısızlık da normaldir.
10:05Gayet normaldir.
10:07Bunu çocuklarımıza erken yaşta öğretirsek.
10:11O zaman öfke patlaması yaşı görmeyiz.
10:14Çocukların sürekli ağlıyor olmasını görmeyiz.
10:18Adım adım çocuğu mutluluğa doğru götürmüş oluruz.
10:23Sürekli kıyaslanan çocukla ne olur?
10:27Kıyaslama genelde çocuklar tarafından nefret edilen bir durum.
10:33İşte her zaman beni abimle kıyaslıyor.
10:36Ya da her zaman beni işte komşunun kıyaslıyor.
10:40Bu da iyi değil.
10:41Bakın her çocuk zaten kendine özel bir varlıktır.
10:47Bunu ebeveynler böyle olarak kabul ederlerse ona göre çocuklar daha sağlam adımlar atacaktır.
10:55Kıyaslama yapmayalım.
10:57Aile içinde olsa bile yapmayalım.
11:01Çocuğumuzu özel bir birey olarak kabul edelim lütfen.
11:07Bunu söyleyelim her çocuk özeldir diyelim.
11:10Peki sen yapamazsın.
11:12Bu mesaj çocuğa neye dönüşüyor çocuktan?
11:15Burada sen yetersizsin demiş oluyoruz demesek de.
11:21Bazı çocuklarda bu hırs yaratabilir.
11:24Size bir örnek vereceğim kendi hayatımdan.
11:28Ben abimle ticaret lisesine gitmiştim.
11:30Abim bitirmeden bıraktı okulu.
11:34Bir gün onun öğretmeni yanıma gelip şey söyledi.
11:38Bakalım sen dedi.
11:40Abin yapamadı.
11:41Bakalım sen yapabilecek misin dedi.
11:44Bu bende bir hırs yarattı.
11:47Ve ben düşünün ticaret lisesine gitmek istemediğim halde o okulu bitirdim ve başardım da.
11:56Bu ne demek oluyor?
11:58Bazı çocuklarda hırs yaratabilir.
12:00Ama ters etebilir.
12:01Ama işte diyorum ya çocuğa bağlı.
12:04Eğer çocuk içine kapanık bir çocuksa özgüveni fazla yoksa bu çocuğun bunu söylememiz bu çocukta çok büyük hasarlar yaratabilir.
12:14İleriki hayatında da çocuk doğru düzgün kararlar almaktan korkacaktır.
12:19Ya da yeni şeylere açık olmayabilir çocuk bu durumda.
12:25Bakın hani korku olduğu için hani ben başarısız olacağım onu böyle yaşadığı için çocuk bu şekilde devam eder ve yeni
12:34şeylere açık olmayabilir.
12:36Peki bazı çocuk inatlaşarak iletişim devam ediyor.
12:41İnatlaşma neden oluyor?
12:46İnatlaşma aslında bağımsızlığın bir simgesidir.
12:53Bu küçük yaşlarda bile başlıyor.
12:55Şimdi bir çocuk kendi kararlarını kendi almak ister.
12:59Şimdi bir anne şunu giyeceksin ya da bunu giyeceksin derse küçük bir çocuk bile bakın 2-6 yaş arasındaki çocuklardan
13:06bahsediyorum.
13:07Çocuk ağlayabilir ya da sinir krizi geçirebilir bu sefer okula gecikebilir böylesi dramatik anlar çok duyuyorum.
13:16Kendim de yaşamadım değil çocuklarımda.
13:19Bu bağımsızlık bakın bağımsızlık çocuklarda çok önemli.
13:23Ben kendim karar vermek istiyorum.
13:26Ben hangi okulu seçeceğim onu ben kendim karar vermek istiyorum.
13:29Şimdi bunu yaşamamak için hani inatlaşma krizleri yaşamamak için bazen çocuklara mesela şunu sorabiliriz.
13:39Sen ne giymek istiyorsun?
13:41Ya da sen ne yapmak istiyorsun?
13:43Ya da bir seçenek bırakalım çocuğa.
13:46Şunu mu yapmak istersin ya da bunu mu yapmak istersin?
13:48En azından yine de bizim bir belirli bir alternatifimiz var sunuyoruz.
13:54Ama karar sanki çocuk alıyormuş gibi geliyor.
13:58Ona göre çocuk da inatlaşmaz.
13:59Çok güzel.
14:00Peki çocuğa sınır koyarken neye dikkat edelim?
14:03Son sorum olsun.
14:06Sınırları koyduğumuzda lütfen dikkat edelim.
14:09Çünkü çocuk bu sınırları anladı mı ve kabul etti mi?
14:13Çünkü yine böyle bir emir vaki bir şey olursa çocuk bir şekilde bu sınırları aşmak isteyecektir.
14:21Sizlere ileriki hayatında problemler yaratabilir.
14:25Özellikle ergenlik döneminde bu patlayabilir.
14:30Bunları yaşamamak adına sınırları koyalım.
14:35Ama bu sınır neden koyuldu?
14:38Ve sence bu mantıklı mı?
14:40Anladın mı?
14:41Ya da bir şey değiştirmek istiyor musun?
14:45Belki çocuğun da başka bir fikri vardır.
14:47Hani tamam burada ben bir hata yaptım.
14:49Şimdi belirli bir sınır koyulsun anlıyorum diyebilir.
14:52Ya da başka bir sınır koyulsun.
14:55Hani burada biraz kulak asmamız lazım.
14:57Çocukları hani dinlememiz lazım.
14:59Bunu da konuşarak yapabilirim.
15:01Konuşarak.
15:02Hocam çok teşekkür ediyorum kıymetli bir sohbetiniz için, bilgileriniz için.
15:06Benim yine çok soracağım soru var.
15:07Biz sizinle yine yine karşılaşırız inşallah.
15:10Teşekkür ederim ben de.
15:11Görüşmek üzere.
15:12Sizleri uğurluyoruz.
15:13Biz efendim sabah kahvemize devam ediyoruz.
15:18Ya bakar mısınız?
15:19Kıyafete uygun çiçekle gelen kibar konuk.
15:22Çok teşekkür ediyorum.
15:24Kıymetli konuğum, felsefeci, psikolog.
15:26Burak Güven.
15:27Rica ederim efendim.
15:28Size layık değil ama.
15:29Estağfurullah.
15:30Düşünmeniz yeter.
15:31Böyle işte her konuktan bunu bekliyorum artık.
15:33Ağzımla kaç kere söyledim ya.
15:35Teşekkür ediyorum Burak Beyciğim.
15:36Rica ederim.
15:38Şimdi sizinle çok tabii kıymetli konular konuşacağız.
15:42Mutluluk.
15:43Nerede tam olarak rota nasıl?
15:46Kaç dakikaya gideriz?
15:47Uzakta mı bu kadar?
15:48Yani mutluluk aslında sizin nasıl algıladığınızla alakalı bir şeydir.
15:53Mutluluk öznel, biricik, şahsi deneyimlerin bir araya gelmesiyle oluşur.
15:58Aslında şunu özellikle değinmek istiyorum.
16:01Günümüzde mutluluk daha gerçekçi olmayan kriterlerle belirlenen bir zemin oturtulmaya çalışılıyor gibi sanki.
16:07Naçsen elbette ben felsefe ve psikoloji eğitimleri almış birisi olarak sadece kendi perspektifimi ve de öğrendiğim bilgileri aktarmaya çalışıyorum.
16:16Bunu özellikle belirtmek isterim.
16:18Ancak mutluluk bence sandığımız kadar uzaklarda değil.
16:20Çok mu abartıyoruz biz bunu böyle hedef, amaç falan gibi yaptığımız için mi acaba biz de gittikçe uzaklaşıyor bu mutluluk?
16:27Tam bu soruya cevaben Möntesköy'ün çok güzel bir sözü var.
16:31Şöyle diyor, mutluluk ulaşılması gereken bir istasyon değil, bir yolculuk biçimidir aslında.
16:36Yani hayat boyu devam eden kişisel deneyimlerin bir bütünüdür.
16:41Mutluluğu tamamen bir amaç haline getirmek, onu bazı kriterlerin arkasına sıkıştırmamızla sonuçlanabilir.
16:46Bu durumda bu kriterler karşılanıyorsa biz mutluyuzdur.
16:50Ama karşılanmıyorsa mutlu değilizdir gibi daha genel geçer bir zemin belki de bizi yanlışa sürükleyebilir.
16:57Çok küçüklükten beri izlediğimiz, hepimizin izlediği bir Türk filmi var.
17:01İbo ile Güllüşah.
17:03Biliyor musunuz?
17:04Evet.
17:05Hikayede en sonunda teyzesi onu buluyor ve diyor ki sen ne arıyorsun burada diyor.
17:10Teyzeciğim mutluluğu arıyorum diyor.
17:12Diyor ki bulabildin mi peki?
17:15Bulmam lazım yoksa nasıl yaşarım?
17:18Minicik bir kızdan hayat dersi.
17:20O çok kıymetli bir şey.
17:21Kesinlikle.
17:22Yaşam enerjimizi bir yerde motive eden hatta tek şey.
17:26Peki sürekli mutlu olma baskısı bireylerde bir psikolojik yük oluşturuyor mu?
17:31Şöyle ki sürekli mutlu olma baskısı bir noktadan sonra bir beklentiye ve zorunluluğa dönüşebilir.
17:38Bu noktada kişinin şuna dikkat etmesi lazım.
17:41Özellikle bir beklenti ve zorunluluğa dönüştüğü yerde tamamen dışa bağımlı hale gelebiliriz.
17:47Yani bu insanlar için tehlikeli bir nokta olabilir.
17:50Burada dikkat edilmesi gereken şey az önce belirttiğim gibi mutluluk tamamen özneldir, biriciktir.
17:56Her birimizin bambaşka yaşantıları var, bambaşka deneyimleri var.
17:59Bazılarımız küçücük şeylere çok kıymetli anlamlar yükleyebiliriz.
18:03Oysa ki bu küçücük şey bir diğeri için son derece sıradan ve basit gelebilir.
18:08Yani başkalarının mutlu olduğu şey beni mutlu etmeyebilir gibi bir şey mi demek istiyorsun?
18:13Elbette neden olmasın.
18:14Ya da beni mutlu eden şey size anlamsız gelebilir.
18:16Elbette neden olmasın.
18:18Yani felsefi zeminden bakarsak burada mutluluk nedir diye sorarsak...
18:22Kişiye göre değişiyor.
18:23Evet yani tarih boyunca bambaşka tanımları yapılmıştır mutluluğun.
18:26Ve bu noktada herkesin aslında bir noktada kendini tanıması, kendi sınırlarını bilmesi ve bu doğrultuda bir çizgi belirlemesi lazımdır diye
18:35düşünüyorum.
18:36Evet kişiye göre değişir tabii.
18:38Peki sürekli iyi hissetmeliyim, iyi hissetmeliyim.
18:42Bu bir süre sonra böyle iş gibi, zorunluluk gibi mi oluyor?
18:45Şöyle söyleyeyim, naçizane benim fikrim şu ve gözlemimi aktarmak istiyorum size.
18:51Günümüzde insanlar asla mutsuz olmak ya da kötü hissetmek istemiyorlar gibi düşünüyorum.
18:58Yani kötü hissetmek sandığımız kadar kötü bir şey olmayabilir.
19:01Çünkü araştırmalar gösteriyor ki iyi hissetmek gerektiğinde iyi, kötü hissetmek gerektiğinde kötü hissetmemiz en sağlıklı olan yoldur.
19:11Çünkü duygularımız olumlu, olumsuz, iyi veya kötü fark etmeksizin bir bütün halinde.
19:16Psikolojik sistemimizin birer parçası.
19:18Dolayısıyla her duygumuza ihtiyacımız var.
19:21Her birine alan tanımaya, onları dinlemeye, kulak vermeye ihtiyacımız var.
19:25Bu sorumdan kaçamayacaksınız.
19:27Sosyal medyada herkes çok mutlu.
19:30Ne güzel.
19:31Değil mi?
19:32Ama çok güzel.
19:33Hepimiz mutlu ve filtreliyiz.
19:35Bu bizim gerçeklik algımızı mahvetti değil mi?
19:40Şöyle söyleyebilirim.
19:42Tırnak içinde mutlu hayatlar diye belirtmek gerekebilir bu noktada.
19:45Çünkü bir kişinin mutlu olup olmadığına bazen dışarıdan bakan bizler değil, kişinin kendisi dahi bunu fark etmekte, algılamakta zorlanabilir.
19:53Az önce söylediğim gibi mutluluk kime göre, neye göre, nasıl bambaşka tanımlar içerdiği için net bir şey söylemek biraz güç
20:01olacaktır ve bizi yanlışa sürükleyebilir.
20:03Ancak bu noktada şunu söylemek istiyorum.
20:05Modern yaşantının hızı, modern yaşantının tüketmeye olan teşviki diyebilirim.
20:13Bizleri öyle bir noktaya getirdi ki mutluluk gerçekten belirli kriterlerin ve aşılması zor tabuların arasına sıkışmış gibi aslında şu an.
20:21Yani öyle ki bizler bir şey yaptığımızda hemen etrafa dönebiliyoruz.
20:26Buna eğilim gösterebiliyoruz.
20:28Başkalarına bakabiliyoruz.
20:30Gerçekten mutlu muyuz, değil miyiz?
20:33Bu anlamda kendimizi bir kıyasının içine sokma ihtiyacı duyabiliyoruz.
20:37Modern yaşantının, bireyin yaşantısına yansımaları olduğu kadar bence kritik yanılsamaları da olmuştur dersem çok da yanılmış olmamı zannediyorum.
20:45Evet, bir de oradaki algı da genelde maddi şeylerle ölçülüyor mutlulukla onlara göre ya hep.
20:54Ve ister istemez evliliklerde bir kıyaslama oluyor.
20:58Onun eşinin yaptığı sosyal medya görseli ya da şöleni bir süre sonra karşı tarafa bizde niye yok gibi bir algı
21:07da bulunduruyor.
21:08Bu da insanların evliliklerini de etkiliyor gibi.
21:11Peki, sürekli pozitif kalmaya çalışmak, duygusal bir bastırmaya mı yol açar?
21:18Şöyle ki sürekli pozitif kalmak çok gerçekçi bir düşünce olmayabilir.
21:23Çünkü insan sadece iyi duygulardan ibaret değildir.
21:27İnsanın öfkeye de, hayal kırıklığına da, hüsrana da ihtiyacı vardır.
21:31Evet, evrimsel süreçte baktığımızda aslında bütün bu duygular bizler için son derece işlevsel özellikler gösterdiler.
21:39Baktığınızda korku bir sınır ihlalini, üzüntü belki bir kaybı, kaygı belki bir tehdidi bize fark ettirebilir.
21:48Bu anlamda aslında duyguları genel olarak bir iklim gibi düşündüğümüzde tamamen yağmurlu bir havadan çok mutlu olacağımızı düşünmüyorum açıkçası.
21:58İster istemez...
21:59Her mevsimi tatmak lazım.
22:00Evet, yani yağmurlardan sonra güneşe de hasret duyarız.
22:04Hep sıcak olan güneş lavalardan sonra yağmura, kara da ihtiyaç duyarız.
22:07Bu yüzden ülkemizde dört mevsim yaşandığı için cennet deriz ülkemize.
22:11Taşı toprağı cennet deriz.
22:13Gerçekten öyle.
22:13Çünkü her noktada yağmuru da, karı da, sıcağı, güneşi de görürüz.
22:19Biz, ben evet bütün bu duyguları yaşamaya okeyim, tamamım.
22:24Fakat minicik bir kızım var.
22:26Diyorum ki duygulanınca, amin cümlemizinkini, duygulanınca ağlamasın diye taklalar atıyorum.
22:33Annem diyor ki ağlasın.
22:35Evet.
22:35Duygusunu yaşasın.
22:37Evet.
22:37Özlem.
22:38Özlediği için bir şey ağlıyorsa özlediğini bilsin falan.
22:43O duyguyu hiç bilmesin.
22:45Olu mu canım öyle?
22:46Nasıl olsa, Allah tabii ağlatmasın evlatlarımızın ama nasıl olsa ağlayacak.
22:50Yani bir yerde o duyguyu bari benimleyken yaşayın.
22:53Evet, evet.
22:54Aslında yapmış olduğunuz şey annelik içgüdüsü.
22:57Tabii.
22:57Evladınıza kıyamıyorsunuz.
22:58Allah bağışlasın bu arada tekrardan.
23:00Ama burada şu da var.
23:01Gerçekten annenizin bakış açısı çok güzel.
23:03Çünkü her duygu bize aslında bir şey anlatıyor.
23:06Evet.
23:06Eğer ağlıyorsa, üzgünse, mutluysa, hayal kırıklığı yaşıyorsa.
23:11Evet.
23:11Aslında bir şeyler var.
23:13Yani her duygu bize aslında bir şey anlatıyor.
23:15Bu noktada durup duygularımızı dinlememiz lazım.
23:17Çocuğum bir türlü rahat rahat ağlayamadı.
23:20Böyle bir durum oldu yani.
23:22Peki.
23:23Olumsuz duyguları yaşamak neden aslında sağlıklıdır?
23:27Tam da bunun üzerine sorduk.
23:28Evet.
23:28Şöyle ki yapılan araştırmalar bize şunu gösteriyor.
23:31Olumsuz duyguları bastırdığımızda onlar aslında yok olmuyorlar.
23:36Sadece başka bir zamanda, başka şekillerde tekrar ortaya çıkıyorlar.
23:41Bir de belki de daha kötü.
23:42Evet.
23:42Böyle bir ihtimal de var.
23:44Çünkü siz duygunuzu bastırdığınızda aslında bu ilk aklımıza gelen şey aslında.
23:49Özellikle bazen kötü şeyler yaşadığımızda zor duyguların yoğunluğu o kadar fazla olabiliyor ki.
23:55Hemen onu bastırmak, yok etmek isteyebiliyoruz.
23:58Yani insan zihni doğal olarak bu eğilimde olabiliyor.
24:00Ve bu çok doğal bir şey, çok insani.
24:02Bu normal bir şey.
24:03Evet, çok insani bir şey aslında.
24:05Fakat bunu yaptığımızda az önce belirttiğim gibi duygular gerçekten yok olmuyorlar veya bastırılmıyorlar.
24:11Daha sonra tekrardan ortaya çıkıyorlar.
24:13Ve biz onlarla yüzleşmediğimiz için, onları kabul etmediğimiz için ciddi bir cenderenin içinde bulabiliyoruz kendimizi.
24:20Bu anlamda olumsuz duygularımızı yaşamak, fark etmek, onlara alan tanımak bizim için sağlıklı olan yoldur dersem yanılmış olmam.
24:29Bir şey var, aşk acısının insanı çok yoran bir şey, ayrılık acısının daha doğrusu insanı çok yoran bir şey olduğunu
24:38söylerler.
24:39Kadınlar ve erkekler ayrılığı, farklılığı atlatıyorlar.
24:43Özür diliyorum.
24:46Erkekler o duyguyu gezerek toz yaşamıyor.
24:50O acıyı yaşamıyor.
24:52Kadın dibine kadar yaşıyor.
24:54Evet.
24:55Yorganın altında kalıyor.
24:56Ve sizin o söylediğiniz, beklemediğimiz bir yerden bir anda çıkması erkeklerle daha güzel oluyor.
25:04Çok güzel bir örnek.
25:05Çok da güzel oluyor.
25:07Öyle değil mi?
25:08Evet, çok yerinde bir örnek verdiniz.
25:09Tabii burada kişilik tipleri, evrimsel sürecin getirdiği bazı şeyler de söz konusu.
25:14Ancak çok yerinde bir örnek oldu.
25:16Kadınlar duygusal anlamla duygularını fark edip yaşamaya biraz daha, hani genelleme yapıyorum bu arada.
25:23Bunu altın çizerek söylemek lazım.
25:24Lütfen yanlış anlaşılmasın ama bir tık daha kadınlar duygularını yaşamaya meyilliyken, erkekler duygularını bastırmaya sorun yok, bu da geçecek, güçlüyüm,
25:33tekrardan düzeleceğim gibi bir yöntem tercih edebiliyorlar.
25:37Çok güzel örnek vermişim o zaman.
25:39Evet, çok yerinde bir örnek oldu.
25:40Ağzınıza sağlık.
25:41Tükenmişliğe sebep olur mu?
25:42Çok iyi olacağım, hep iyi olacağım falan.
25:44Bir süre sonra tükenir miyiz gerçi?
25:46Şöyle, aslında hep iyi olmalıyım, hep iyi olacağım düşüncesi.
25:49İlk bakışta çok güçlü gelebilir kişiye.
25:52Kendini son derece iyi hissedebilir ilk bakışta.
25:54Cool da bir şey.
25:55Fakat zaman içinde duygusal bir cenderenin içinde bulabilir kişi kendini.
25:59Çünkü duygusal bir baskı var burada.
26:01Hep iyi olmalıyım.
26:02Kötü bir şey yaşadım, örneğin bir kayıp yaşadım.
26:04Örneğin bir ayrılık acısı çekiyorum belki ama hayır.
26:07İyi olacağım, iyi olmalıyım.
26:10Benim ağlamak, üzülmek, hayal kırıklığı yaşamak gibi bir hakkım yok dediği yerde.
26:15Yaptığımız, kendimize yaptığımız haksızlığa bakar mısınız?
26:17Evet, evet.
26:18Çok güzel söylediniz.
26:19Aslında bu gerçekten kendimize yaptığımız bir haksızlık.
26:21Oysa ki uzmanlar şunu öneriyor.
26:24İyi hissetmek gerektiğinde, lütfen iyi hissedin ama kötü hissetmek gerektiğinde de,
26:28içinizden bu geldiğinde de bırakın kötü hissetin.
26:30Kötü hissetmek gerçekten sandığımız kadar kötü bir şey değil.
26:33Bunu alan tanımak lazım.
26:36Ben çok başarıya odaklı bir insan.
26:38Oğlak burcuyla, benim başarı ölçtüm çalışmak.
26:41Çalışan herkesin başarılı olduğunu düşünüyorum.
26:44Öyle bir düşüncem var.
26:45Evet.
26:47Bir başarısızlık yaşadığımda direkt yerle bir oluyorum.
26:53Tam tabiri bu.
26:54Ne kadar kötü.
26:55Bak şimdi size bayağı seansa gelmiş gibi anlatıyorum.
26:58Ve biri bana dedi ki, her maçı alamazsın.
27:04Evet.
27:0590 dakika.
27:06Gol de yiyeceksin.
27:07Sakatlanacaksın.
27:09Gol de atacaksın.
27:10Kesinlikle.
27:10Belki de kaybedeceksin.
27:12Her maçı alamazsın.
27:14Evet.
27:15Başarısızlıklarını da seveceksin.
27:18Ben başarısızlıklarımı nasıl severim?
27:20Ben oğlak burcuyum.
27:21Deliriyorum falan.
27:22Aa dört yıldır bir rahatladım ki.
27:25İnsanım ben ya.
27:26Başaramayabilirim.
27:27Mutsuz da olabilirim.
27:28Gözyaşım da benim.
27:29Kesinlikle.
27:30O da benim bana ait.
27:31Bunu yaşayınca çok daha iyi olur.
27:34Ama saygı kızıma ağlamasın.
27:35Yine de kızıma ağlamasın.
27:38Peki devam edelim.
27:40Modern yaşamın mutluluk kavramı değişti mi?
27:43Şöyle ki, modern yaşamın az önce söylediğim gibi günlük hayatımıza ciddi yansımalar oldu.
27:48Özellikle sosyal medyanın çok ciddi bir etkisi olduğu düşüncesindeyim.
27:52Ve bu yansımanın kritik yanılsamaları da olduğunu düşünüyorum açıkçası.
27:56Naçizane.
27:57Çünkü söylediğim gibi bazı şeyler artık modern yaşamla çok daha paylaşılabilir, görülebilir, ölçülebilir bir noktaya geldi.
28:04Ve bu şahsi, biricik, öznel olan mutluluklarımızı çok daha genel geçer bir zemini oturtmaya başladı.
28:11Bu anlamda şunu belirtmek istiyorum.
28:13Özellikle tasavvuf felsefesinde gördüğümüz ve Mevlana'nın sıklıkla vurguladığı güzel bakış açısı var.
28:19Şöyle der, her şey zıttıyla kaimdir.
28:21Her şey zıttıyla mümkündür.
28:23Yani gün varlığını geceye, gece varlığını güne borçludur.
28:27Bu güzel bakış açısından yola çıkarak belki duygularımız için de benzer şeyi düşünebiliriz.
28:31Hüzün varlığını mutluluğa, mutluluk varlığını hüzne borçlu olabilir.
28:36O anlamda bu modern yaşamdaki hız, tüketim ve sürekli ölçülebilir, kanıtlanabilir, ispatlanabilir durumun içinden biraz daha çıkıp kendi içsel dünyamıza
28:47odaklanabiliriz belki bu noktada.
28:49Ve hüzünlerimizi de, hayal kırıklıklarımızı da, öfkemizi de, her türlü duygumuzu bizim olduğunu bilerek belki kabullenmek çok daha sağlıklı olacaktır.
28:57Burak Hocam çok teşekkür ediyorum.
28:59Ben teşekkür ederim.
28:59Çok kıymetli bir sohbetli, çok da keyifliydi.
29:02Sizlere uğurluyor.
29:03Biz sabah kahvemize devam ediyoruz müsaadenizle.
29:05Çok teşekkür ederim.
29:08Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
29:10Yanımda kıymetli bir konuğum var.
29:12Kendisi Dr. Eyüp Can.
29:14Hoş geldiniz.
29:15Hoş bulduk.
29:15Bir de can bende.
29:16Çok memnun oldum.
29:17Memnun oldum.
29:17Canlı canlı bir yayın olsun şöyle.
29:19Adaşı sayılırız değil mi?
29:21Adaşı sayılırız.
29:21Peki hocam sizinle hep gençleşmeleri, işte yaşlanmayı biraz böyle yavaşlatmayı, güzelleştirmeyi hep konuşuyoruz.
29:28Bugün yine onlardan birini konuşacağız ama cilt gençleştirmede mezoterapinin önce yeri ve önemini vurgulamanızı isterim.
29:38Evet.
29:40Mezoterapi aslında yeni gelişen ve yeni uygulanan bir cildimiz için uygulama değil aslında.
29:48Kökeni aslında 90'lı yıllardan beri uygulanan fakat 2000'li yılların başından sonra gittikçe popüler hale gelen.
29:57Uygulandıkça aa gerçekten bu işe yarıyormuş deyip üzerine çok çalışılan ve geliştirilen bir alan.
30:03Bu alanın aslında çok gelişmesiyle birlikte bir cilt rejuvenasyonu, cildin gençleşmesi, cildin parlaklığının artması, ciltteki lekelerin giderilmesi,
30:21ince kırışıklıkların açılması, hacim kaybı olan yerlere hacim kaybını gidermek için uygulanan birçok aslında ürün adının
30:34Uygulama şekli
30:36Kompozisyon şekli evet uygulama şekli
30:38Aslında bu şey olarak da uygulama iğne yöntemiyle cilt altına madde verilmesi.
30:46Aslında Türkçesi bu.
30:47Türkçesi bu. Bazen danışanlarımız işte mezoterapi uygulasak iyi gelir mi diye aslında sorularla geliyor.
30:55Bilemedik orayı tamam evet.
30:57Burayı açmak istiyorum. Aslında bir eczanede bulunan ilaçlar kadar çok çeşitli mezoterapi ajanları var.
31:05Yani bu bir yöntem ismi.
31:06Evet.
31:06Bu bir ilaç ismi değil. Bir mezoterapi alabilir miyim falan değil.
31:10Değil.
31:10Mezoterapi yaptığımız yöntemi şekli.
31:13Aynen.
31:14Derinin altına tam anlamıyla iğne ile yapılan bir uygulama.
31:19Cildimizin.
31:20Evet.
31:21Pardon.
31:21Ürün ben pardon buyurun.
31:23Teşekkür ederim.
31:24Cildimizin ihtiyacı olan ürünü seçerek burada da bu görev aslında hekimimize düşüyor.
31:32Ve bu konuyla ilgili hekimimizden bu konuyla ilgili aslında görüş almak gerekiyor.
31:38Evet.
31:38Cildimizin ihtiyacına yönelik çalışmak gerekir.
31:41Aynen.
31:41Nem olabilir.
31:42Hacim kaybı var onu toparlamak istemiyorum.
31:46Kolajen olabilir.
31:47Değil mi?
31:47Leke tedavisi olabilir.
31:48Leke olabilir.
31:49Skar.
31:50Cildimizin matlaşması olabilir.
31:52Karlamak da lazım.
31:53Evet.
31:53Ağız köşeleriyle orta yüzümüzdeki ton farklılığını gidermek olabilir.
31:59Aşağı sarkmalar olabilir.
32:01Evet.
32:02Her şey olabilir.
32:03Her şey olabilir.
32:03Cildin altında yapan.
32:05Evet.
32:05Boyun tedavileri olabilir.
32:06Ay o çok önemli.
32:07Elde boyun çok önemli.
32:08Elde de oluyor mu?
32:09Elde de oluyor.
32:10Neden olmasın mı?
32:12Neden olmasın?
32:13El içinde hiyalironik hastan yoğun ürünler.
32:17Aslında jel kıvamında olan uzun salınımlı mezoterapi ajanları kullanılabilir.
32:22Niye ajan diyorsunuz?
32:24Durduk yere.
32:26Bilmem.
32:27Ajan dediğiniz gibi nedeni.
32:29Nedeni olmadı?
32:30Bunlar böyle bir şey mi?
32:33İspiyonculuk mu yapıyorlar?
32:34Bu aslında şey için.
32:36Vücudumuzun kendi ürettiği ara ürünler vücut tarafından bilinen şeyler.
32:42Tıp fakültesinde işte eğitimlerde genelde dışarıdan verilen ürünü vücudumuz dışarıdan gelen madde olarak alıyor.
32:51Yabancı madde.
32:52Ve onlar gibi davranmaya çalışıyor.
32:54O yüzden belki de ajanda memnun nedeni bu.
32:58Peki, Prime Star böyle bir uygulama var.
33:02Bunu konuşacağız sizinle.
33:03Bundan biraz bahsetmenizi istiyorum.
33:05Ben de bilmediğim için.
33:07Bu üründe hem küçük hem de büyük moleküllü hiyalironik asitler kullanılarak hem kısa vade hem uzun vade çözümler getirmeyi amaçlıyor.
33:18Aynı zamanda içerisinde glutatiyon var.
33:20Glutatiyon da çok güçlü bir antioksidan.
33:23Beraberinde de somon DNA kullanılmış.
33:27Bayağı zengin.
33:28Evet, bayağı bir zengin bir ürün.
33:30Yani her istediğimizi bulabiliriz.
33:32Güzel bir...
33:33Niye aslında bu önemli değil mi?
33:35Bunu genel söylüyorum.
33:36Her istediğimizi bulabiliriz.
33:38Çok pratik bir şey.
33:40Evet.
33:40Bir de beni uğraştırmayın hocam.
33:42Sürekli geleceğim de.
33:43Şunun için şunu yapayım.
33:44Tek seferde bir şey yapalım.
33:46Kurtulalım işte.
33:47Gibi bir mantaliteyle bu çok pratik olmuş.
33:50Doğru.
33:50Prime Star.
33:51Peki.
33:52Mezoterapi uygulamalarından sonra iyileşmede nasıl bir süreye ihtiyaç duyacağız?
33:57Neler yapacağız?
33:58Neler yapmayacağız?
33:59Bir süre bir şey yapmayacağız belli ki.
34:01Aslında ilk 6-12 saat içerisinde cilde bir yoğun işte cildimizi eğer öncesinde işte sürekli bir cildimizi temizleme alışkanlığımız varsa
34:14bunu öncelikle bir durdurmamız gerekiyor.
34:16Nasıl?
34:17Ya anlayamadım.
34:18Cildi temizlemeyelim mi?
34:20İğne girişiyle hayır.
34:21Uygulama sonrasıyla ilgili konuşuyoruz.
34:23Ha tamam.
34:23İğne girişleriyle cildimiz aslında bir miktar hasıl.
34:26Su değmesin mi bir süre?
34:27Evet su değmesin.
34:28Tamam evet.
34:28Kimyasal ürünleri tercih etmiyoruz.
34:30O zaten makyaj hiç yok.
34:31Tamam.
34:32Yüzümüzü olmasak daha iyi olur.
34:34Oynamayız yüzle.
34:34Evet.
34:35Sıcak su temasından yine kaçınalım.
34:38Bu ne kadar süre?
34:3912 saat sonra aslında iğne giriş yerleri kapandıktan sonra ki iğneler çok küçük mezoterapi iğneleriyle yapılıyor.
34:46Ne de buna dikkat edersek iyi olur.
34:48Tamam.
34:49Güzel.
34:50Spor falan?
34:51Spor yapılabilir.
34:52Buna engel değil.
34:54Botoks dışındaki diğer mezoterapi ürünlerinin enjeksiyonunun sonrasında her şey serbest.
34:58Yapılabilir.
34:59Aynen.
34:59Hocam yaşı konuşacağım biraz ya.
35:03Bunun bir yaşı olmalı.
35:05Üst alt bir sınırı olmalı.
35:07Aslında yaşla birlikte şeyi konuşmamız lazım bir taraftan da.
35:14Cildimizde istediğimiz efekt ne?
35:16Cildimizin ihtiyacı olan şey ne?
35:18Bazen 25 yaşında bu gibi şeylere ihtiyaç duyarız.
35:22Cildimiz çok incedir.
35:23Ve erken kırışmaya başlar.
35:26Eşit miktarda yaşlanmıyor.
35:27Evet herkesin kolajen üretim kapasitesi, cilt bariyerinin kalınlığı aynı olmadığı gibi.
35:33Aa şans.
35:34Evet herkese aynı ürün, aynı ihtiyaç da olmayabilir.
35:40Bir de herkesin iş yaşantısı, sosyal yaşantısı, stresi, sıkıntısı farklı, doğru.
35:49Yani yaşı kişiye göre mi?
35:51Kişiye göre seçiyoruz ve cilde göre seçiyoruz.
35:54Aslında hastalık yoktur, hasta vardır.
35:57Yani tedavi protokolleri her zaman kişiye özel olması gerekiyor.
36:01Ezber bir yaklaşımla, yaş kategorizasyonuna girmeden kişinin ihtiyacı olan mezoterapi ürünü seçerek kişiye uygulamak gerekiyor.
36:11Ama bence geç kalınmaması gereken bir durum.
36:14Ne kadar geç kalınsa bu kadar hakikaten tren uzaklaşıyor.
36:18Evet.
36:18Bu sefer?
36:20Şöyle tedavi yükümüz artmış oluyor.
36:23Cildimizin iyi hale gelinceye kadar cildimize harcamış olduğumuz iyileştirme adına o efor da artmış olduğu için
36:34ilk zamanlardaki fibroblast, kolojen üretimi ve buna göre yüzümüzün şeklinin bozulup bozulmaması bile
36:42bozulduktan sonra yapıyorsak biraz daha iyilik halini arttırabiliriz.
36:46Ama genelde yaşlanma ve yaşlanma belirtileri olmadan başlarsak cildimizin iyilik halini korumaya
36:54ve muhafaza altına almış oluyoruz.
36:56Daha kıymetli bir zamanlama.
36:57Daha kıymetli oluyor.
36:58Peki, Prime Star uygulamasının etkileri ve uygulama sıklığı hakkında biraz bilgi isteyeceğim sizden.
37:05Evet.
37:06Prime Star uygulaması aslında bir cilt yüzeyine uygulanabilir.
37:11Bir de yüzümüzdeki ligamenlerin, kasların birbirine bağlanması ve yüzümüze mimik yaptıran kas gruplarının
37:19cilt altında en hareketli olduğu noktalara gençlik aşçısı formunda uygulanabilir.
37:25Haa, bir dakika cildin yüzeyine de uygulanabilir.
37:28Nasıl?
37:29Bir formu mu var?
37:30Evet.
37:31Kremsi bir şey mi?
37:32Hayır, aynı form fakat biz uygulamayı cildimizin vereceğimiz tabakasına göre etkisini geri alacağımız etkiyi belirleyebiliyoruz.
37:43Mesela cildimizde ince kırışıklıklar var, ton eşitsizliği var, gözenek görünümü fazla.
37:52Bu gibi durumlarda biraz daha yüzeye yapıp cildimizin parlaklığını artırmayı hedefleriz.
37:58Evet, tamam. Daha yüzeye yakın. Anladım. Tamam. Yine aynı yöntem.
38:02Yine aynı yöntem.
38:03Bir de ne dediniz o gençlik aşçısı tarzında bir şey söylediniz.
38:06Evet, o neymiş o?
38:07Onda da biraz daha derine ligamenlerin çokça bulunduğu, yüzümüzü lift eden, askılayan aparatların olduğu yere biraz daha derin girerek.
38:17Oranın yerlerini siz tabi biliyorsunuz değil mi?
38:19Evet.
38:20Nerede olduğunu şöyle söyleyeyim.
38:20Ya son zamanlarda duymuşsunuzdur yine uygulamayla artık çoğu kişi bu konuyla ilgili olduğu için işte 5K lifting, 7K, 9K, 10K
38:30diye böyle.
38:31Öyle öyle. 10K'sı nasılmış oluyor? Çok güzelmiş.
38:34İlk aslında gençlik aşçılarında ligamenlerin yoğun olduğu noktalara, lifting noktalarına çalışılırdı.
38:42Buraya da yaparsak daha iyi olur. Buraya da yaparsak askılayıcı ligamenler burada da var.
38:47Evet, buraya da daha iyi olur diye.
38:49Ürünlere göre nokta seçimi ve nokta sayısı değişebiliyor.
38:55Ya ama bir muzdarip olduğumuz bir konu var.
38:58Bu gençlik aşçılarının içine azıcık dolgu molgu koyuyorlar falan.
39:02Biz dolmak istemiyoruz.
39:05Evet.
39:05Değil mi?
39:06Artık danışanlar çok bilinçlendi.
39:10Bilinçli.
39:1110K falan hepsini diyoruz ya artık.
39:13Bir dönem ilk dolgular çıktı dönemlerde.
39:17Dolgularda bu arada çapraz bağlı hiyalronik asitler.
39:23Cildimizdeki kırışıklığı gidermek için yüzümüzde elmacık hattına, çene ucuna, çene hattı boyunca, çene üçgenin olduğu noktaya, elmacık hattına sürekli böyle
39:36dolgu boca edilir cestine veriliyor.
39:38Çıralara da mı? Nazolara da mı?
39:39Nazolara da mı?
39:40Nazolara da mı?
39:40Nazolara da mı?
39:40Gerçekten.
39:41Gerçekten.
39:41Al şişe her ay.
39:43Evet.
39:46Hacim kaybı kadarını aslında yerine verecek olursak bir yüzümüzdeyken mimikler değişmemiş olur.
39:55Hem de yüzümüz hareketliyken gülüş açısında bir bozulmaya neden olmamış olur.
40:02Burada da uygulama tekniği ve uygulama miktarı çok önemli.
40:06O da çok kıymetli.
40:07Evet.
40:07Ne kadar sürer Prime Star mesela ya da işte bir gençlik aşısı uygulaması?
40:13Uygulamanın kendisi 5-7 dakika sürer.
40:17Evet.
40:18Yani ben öğle arası yemeye çıkıyorum dedim arkadaşlarıma çaktırmamam da lazım.
40:24Evet.
40:24Öğle arası gidip bir 10 yaş gençleşip gelebilir miyim?
40:28Bir çorbanızı içersiniz, kan şekerinizi yükseltirirsiniz.
40:31Sonra da bir aşınızı Prime Star'ınızı olursunuz ve sonra arkadaşlarınızın yanına dönersiniz.
40:38Bunu sağlayan içeriği bize anlatır mısınız? Bir daha.
40:41Bir daha anlatayım.
40:42Buyursunlar.
40:43Aslında ürünlerin içeriğini anlatırken ürünün içeriğini içerikteki ürünler cildimizde neyi sağlar?
40:51Onu da konuşalım.
40:54İçerisindeki hiyalironik asitler, karma hiyalironik asitle birlikte cildimizin nem oranını arttırmış oluruz.
41:02Cildimiz daha parlak hale gelir ve ince kırışıklıklar giderilmiş olur.
41:06İçerisinde yine çok güçlü bir antioksidan olan glutatiyon.
41:10Glutatiyon son dönemlerde çoğu mezoterapinin içerisine girdi.
41:15Leke tedavisinde kullanılıyor.
41:17Glutatiyon.
41:17Evet.
41:18Böyle tedavi böyle sanki serum gibi de alıyorduk gibi geliyor bana onu.
41:23Aynen.
41:23IV tedavileri de var zaten.
41:25Değil mi?
41:26IV tedavilerde de antioksidanların çok güçlü rolü var.
41:30Cilt altına verildiği zaman oksidatif stres de aynı zamanda azaltmış oluyor.
41:38Yani o ne demek?
41:40Oksidatif stres oksidanların üretilmesi.
41:44Bizde antioksidan bir ürün olarak aslında çevresel hava kirliliğin, yaşımızın ve hücre hatalarının, DNA hasarlarının.
41:54Belki de kötü alışkanlıkların.
41:55Kötü alışkanlıkların, iyi uyumamanın, iyi beslenmemelinin.
41:59Ya da evet sosyal, yoğun bir sosyal hayatın.
42:01Evet.
42:02Bunlarla birlikte aslında cildimizde antioksidan birikimi oluyor.
42:07Glutatiyon bunun tersine çeviriyor.
42:09Bununla birlikte cildimizin rengi açılmış oluyor.
42:13Skar sonrasında çıkabilecek lekelenmeleri, yara izlerini, tedavisine ve o lekelerin yumuşamasında işimize yarıyor.
42:22Aynı zamanda ürünün içeriğinde somon DNA bulunmakta.
42:27Somon DNA'da cilt bariyerimizi güçlendirip nem oranını arttıran bir ürün.
42:32Bunların kombine edilmiş hali bahsettiğimiz.
42:37Bir mevsimi var mı yapmak için?
42:40Mezoterapilerin güzel tarafı dört mevsim yapılabiliyor olması.
42:44Mükemmel.
42:44Çünkü cildimizin bariyerine hasar vermiyoruz.
42:47Lazer işlemlerinde genelde cildimiz hasar aldığı için genelde bunun kış aylarında, güneşin olmadığı zamanlara denk getirmeye çalışıyoruz.
42:56Ama mezoterapilerde öyle bir şey yok.
42:59Yani yazın sıcakta da yapılabilir, kışın da yapılabilir.
43:02Hatta ben danışanlarıma yaza girmeden ya da yazın tatile de çıkmadan mezoterapi yapmalarını öneriyorum.
43:12Çünkü cildimizin nem yükünü arttırdığımız zaman bir mevcut lekelerin görünümü azalmış oluyor.
43:18İki de lekelenme olasılığını da düşürmüş oluyoruz cildimiz nemli olduğu için.
43:22Çok teşekkür ediyorum.
43:23Ben teşekkür ederim.
43:24Kıymetli sohbetiniz için hocam.
43:26Çok teşekkürler.
43:27O zaman sizinle vedalaşıyorum ama biz programımıza devam ediyoruz.
43:32Çok teşekkür ederim.
43:33Çok teşekkürler.
43:36Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
43:38Geldik çok kıymetli hocamla olan sohbetime bölümüne.
43:42Bu bayıldığım bir bölüm biliyorsunuz ki kendisi artık bilmeyen yoktur.
43:46Benden daha ünlü oldunuz hocam siz.
43:48Astağfurullah.
43:48Reklama falan filan çok güzel.
43:50Benden daha iyi paslatıyorsunuz valla.
43:51Astağfurullah.
43:52Kendisi biliyorsunuz kıymetli fitoterapistimiz doktor Hakan Özkul.
43:57Hoş geldiniz.
43:58Hoş bulduk.
43:58Teşekkür ederim.
43:58Valla salılarımızın neşesi.
44:00Ben diyorum ki bugün Hakan hocam var.
44:02Teveceğimiz.
44:03Estağfurullah.
44:04Hocam bugün ya sizinle böyle çok güzel atıyoruz ama hep tatsız konular konuşuyoruz.
44:07Sonu güzel bir avdur.
44:08Tatlandırmak için.
44:09Tatlandırmak için.
44:10Bugün yine kısırlık konuşacağız sizinle.
44:12Yine tatsız bir konu.
44:13Fakat niye tatsız olsun ki?
44:16Sorun tatsız ama çözülmesi tabii ki tatlı.
44:19Tatlı.
44:19Büyük bir sorun.
44:21Gerçekten günümüzde pek çok ailenin içine düştüğü bir problem.
44:24Bugün evlenen çiftlerin içerisinde %20'ye yaklaştı bu oran.
44:30Ooo.
44:31Evet.
44:32%20.
44:32Bunda tabii pek çok sebep var.
44:34Genel olarak kısırlaşma eğiliminin artması bunda önemli sebeplerden bir tanesi.
44:40Yani yaşadığımız sosyal ortam işte stresin varlığı, beslenme alışkanlıklarının bozukluğu, yaşam tarzımızın bozukluğu, kötü alışkanlıklar, tütün ve tütün benzeri mamullerin
44:53fazla kullanılması, toksik etkilere maruz kalmak, işte sebze ve meyvelerdeki işte tarımsal ilaçlar, ağır metallerle, plastikle matap olmak.
45:06Bak bugün mikroplastik hayatımızın farkında olsak da olmasak da her zerresine girdi.
45:11Kıyafetlerimizde bile.
45:12Her zerresinde mikro zerresi var.
45:14Havada işte radyasyon son derece fazla, hava kirliliği çok fazla.
45:19Bütün bu faktörler doğal olarak, doğal olmayan bu ortam doğal dokumuzu, yani hücrelerimizi vücudumuza zarar veriyor.
45:31Ve bunun neticesinde pek çok kronik hastalıklar da artıyor aslında.
45:36Biz buna bir de kendi çabamızı da işte kötü alışkanlıklar, hareket etmeyerek, uyku uyumayarak, çok aşırı strese maruz kalarak da
45:47sebep olarak yani bunları da üstüne eklediğimizde hücrelerde bozulmalar oluyor.
45:53Ve bu bozulma vücudun tüm hücrelerinde olduğu gibi en hassas hücreler, vücudun en hassas hücreleri, belki de en özellikli hücreleri,
46:03üremeyle ilgili olan hücreler.
46:06Yani erkekte sperm, kadında yumurta hücresi gerçekten doğanın insanının en özel hücreleri, hassas hücreler.
46:15Bu bozucu etkiler buralara da etki ediyor.
46:18Bunun somut delili ne? Bakın yapılan incelemeler gösteriyor ki son 40 yılda erkeklerin sperm değeri %50 azaldı.
46:27Korkunç.
46:27Yani bu dünya ortalamasından bahsediyor.
46:30Korkunç.
46:30Herkeste bir azalma var.
46:33Bu bütün ortalamaları, bütün standartları allak bullak eden bir şey.
46:37Ve aynı trend devam ederse yılda %2'lik bir azalmadan bahsediliyor.
46:4130-40 yıl sonra insanoğlunun üreme sorunu olacak.
46:45Bambaşka bir problem.
46:46Bambaşka bir sorun.
46:47Yani insanın 50 yılda, 40 yılda genetiği değişmedi.
46:52Ne değişti peki?
46:54İşte bu saydığımız faktörler.
46:55Bunlar, bu, bu.
46:55Yaşam tarzları, çevre faktörleri, alışkanlık faktörleri bunlar etkiliği için hücrelerde bozulmalar gerçekleşti ve gerçekleşiyor.
47:05Bir de buna sosyal sebepler de ekleniyor.
47:09Nedir?
47:09Geç evlenme.
47:10Bugün çiftler kimi kariyer sebebiyle, kimi mali sebeplerle geç evleniyorlar.
47:16Geç evlenme, ileri yaşlarda çocuk sahibi olma isteği, çiftlerin kısırlıkla, problemle karşılaşmalarının da sebeplerinden bir tanesi.
47:28Tabii.
47:29Belki de önemlilerinden bir tanesi.
47:30Erkekte çok değil.
47:32Yaşa bağlı bir şeylik oluyor.
47:3440 yaşında, 40 yaşında da tabii ki yaşa bağlı sperm parametrelerinde bozulmalar olur ama kadında bu daha fazla.
47:43Kadının doğurganlığı 30 yaştan sonra.
47:45Rezerv azalıyor.
47:46Ciddi azalıyor, rezerv azalıyor, yumurta kalitesi azalıyor.
47:50Hele 40 yaşından sonra çok büyük bir açıkçası krizle karşı karşıya kalıyoruz.
47:56Yani insanlık böyle bir tehlikeyle karşı karşıya.
47:58Tabii ki insanlık tarihi boyunca da kısırlık sorunu görüldü.
48:02Bundan mücadele için insanlar çözümler aradılar.
48:05Ve çoğu kez kendilerine göre de yerel çözümler de buldular.
48:10Yani kısırlık problemi olduğu zaman Hindistan'da insanlar çözüm aradı.
48:15O zamanın hekimleri tıbbi bitkileri kullanarak çareler ürettiler.
48:21Aynı şey Çin'de oldu, aynı şey Anadolu'da oldu.
48:24Yani Hipokrat da bunun için bir çaba sarf etti.
48:26İbn-i Sina da bunun için bir çaba sarf etti.
48:29Bugün biz modern fitoterapistler, eskilerin yani Hipokratların ve İbn-i Sina'ların yolundan giden modern fitoterapistler
48:38hem ikimiz yani hem doktoruz hem de tıbbi bitkilerin hastalıkların tedavisinde kullanan bir mesleği icra ediyoruz.
48:51Kısırlık da bizim bu mesleği icra ettiğimiz çok önemli hastalıklardan bir tanesi.
48:59Eski bilgi birikimini, kadim bilgi birikimini bitkilerin, kısırlıkla ilgili kadim bitki bilgi birikimini de biz bu yöntemde kullanıyoruz.
49:10Modern bilimin bize sağladığı avantajlarla elde ettiğimiz bilgileri de kullanıyoruz.
49:16Modern bilim nasıl bir avantaj sağladı bize?
49:18Kısırlıkla ilgili, kısırlık nasıl oluşuyor?
49:23Niçin oluşuyor?
49:25Bunu daha iyi anlamamıza sebep oldu.
49:27Bugün biz bunu çok daha iyi biliyoruz.
49:29Yani erkekte evet sperm var, bu hücre geliyor, kadının yumurtasıyla birleşiyor ve ikisinden bir hücre oluşuyor.
49:40Bunun bütün alt mekanizmalarını biliyoruz.
49:43Spermin özelliklerini ve parametrelerini biliyoruz.
49:47Bugün erkeğin, kısırlık dediğimiz şey bir yıl içerisinde çiftlerin istediği halde çocuk sahibi olamaması.
49:59Bakıldığında normal değerlere sahip olmayabiliyor.
50:03Yani kısırlığın erkekle ilgili sebepleri var olabiliyor.
50:07Zaten yüzde elli bu, kabaca.
50:09Yani kısırlığın yarısı erkek sebepli, yarısı kadın sebeplidir diyebiliriz.
50:14Yani yüzde yirmi ortak olan pay da var.
50:16Yani hem kadından hem erkekten.
50:19Bir gebeliğin gerçekleşebilmesi için, hele ki istenilen zamanda bir gebeliğin gerçekleşebilmesi için
50:26spermin belli parametrelerin olması lazım.
50:29Sayısının istenilen miktarda olması lazım.
50:33Yani mililitresinde, spermin mililitresinde belli bir sayıya ulaşmak lazım.
50:41Yani on beş milyon spermin bulunması gerekiyor.
50:44Bakın eskiden bu oran daha yüksek seviyelerdeydi.
50:48Ama herkeste düştüğü için artık normalde düştü.
50:51On beş milyon mililitrede toplamda da menide, menide otuz dokuz milyon sperm olması lazım.
50:58Yani sayı önemlidir spermde.
51:00Başka? Hareket.
51:01Çünkü ihtimali arttırıyor galiba.
51:04Hareket de önemli.
51:06Özellikle ileri hareketin mesela toplam ileri hareketin yüzde otuz iki.
51:10Yani ileri hareket kabiliyetine sahip olan sperm oranının bakılır, incelenir.
51:18En az yüzde otuz iki.
51:19Yani yüz spermden otuz iki tanesinde ileri hareket kabiliyetinin var olmuş olması lazım.
51:25Spermin canlılığına bakılır.
51:27Yüzde elli sekizinin canlılığının yerinde olması lazım.
51:30Spermin morfolojisine bakılır.
51:33En azından yüzde dört spermde, yani yüzde dört ve daha fazlasında tam morfolojik sağlamlığın olması beklenir.
51:41Yani sperm parametrelerinin düzgün olması gerek.
51:44Bu parametreler bozuksa ne vardır?
51:47Erkeğin erkekten kaynaklı problem var denebilir.
51:51Kadın da da aynı şekilde.
51:53Adet düzeni düzgün olacak.
51:56Adet demek yumurtlama demektir.
52:00Adet düzeni bozuksa, adet olmuyorsa, aksıyorsa, süre kısaysa, iki ayda bir, üç ayda bir oluyorsa bir yerlerde bir problem var
52:10demektir.
52:12Bugün bunu daha detaylı biliyoruz.
52:14Bilimsel olarak daha detaylı biliyoruz.
52:16Bunun yumurtaların sayı ve miktarını, yani rezerv dediğimiz şeyleri görebiliyoruz.
52:22Hormon değerlerini biliyor biliyoruz.
52:24Yani bugün bilim bize kadın ve erkek parametrelerini anlamamızı sağladı.
52:30Biz aynı zamanda tıbbi bitkileri dediğimiz hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan bitkiler içerisindeki etkili maddelerin detaylı fonksiyonlarını ve özelliklerini de
52:44biliyoruz.
52:45Zaten fitoterapi mesleği bu bilgi birikimiyle hastalıkların cem edilmesi, yani probleme göre çözümün birleştirilmesidir.
52:57Geleneksel ve tamamlayıcı bir tıbbi tedavi yöntemidir.
53:00Tarihi bir tıbbi tedavi yöntemidir.
53:03Yani İbn-i Sinan Hipokrat'ın bir tedavi yöntemidir.
53:05Bugün de kısırlık problemini yaşayan çiftler için son derece önemli, kıymetli bir tedavi yöntemidir.
53:14Tedaviye çok önemli katkılar ve faydalar sağlayan bir yöntemdir.
53:18O yüzden kısırlık problemiyle karşılaşan çiftlere ben mutlaka fitoterapik konsultasyonu, mutlaka ben şiddetle öneriyorum bir kere.
53:27Bir ara verelim, sonra o önerilerinize bir şeyler daha eklemek istersiniz.
53:31Belki tedavi yöntemlerini konuşuruz.
53:33Kısa bir aradan sonra biz sohbetimize devam edeceğiz.
53:36Ve kısa bir aranın ardından kaldığımız yerden devam ediyoruz.
53:40Kıymetli hocam, fitoterapist Dr. Hakan Özkul'la sohbetimizle kısırlığı konuşuyoruz.
53:44Saktir edersiniz ki günümüz sorunlarının başında gelenlerden.
53:48Ama fitoterapiyle de bir bağı var tabii ki ister isten.
53:51Kesinlikle.
53:52İster erkek kısırlığı ile ilgili olsun ister kadın kısırlığı ile ilgili olsun tıbbi bitkilerin yapılan pek çok incelemeler, araştırmalar, bilgi
54:01birikimimiz bize gösteriyor ki
54:04kısırlıkla mücadele konusunda son derece kıymetli bir dokunuş fitoterapiyle.
54:10Ne için? Ne için yapıyoruz?
54:11Hangi faydaları elde etmek için, hangi olumlu bilinen etkileri için biz tıbbi bitkileri yani fitoterapiyi bir yöntem olarak kullanıyoruz.
54:22Çünkü çok parametre var.
54:23Bu az önce saydığımız sperm ile ilgili parametrelerin iyileştirilmesinde.
54:27Yani sperm sayısını iyileştirmek, arttırmada.
54:31Arttırıyor mu azalmayı mı durduruyor?
54:33İkisi de doğru.
54:35Tıbbi bitkileri biz koruyucu etkileri için de kullanıyoruz.
54:39Dolayısıyla spermi korumak, azalmasını engellemek, yumurtayı korumak, azalmasını engellemek.
54:48Çok mekanizmaları var, detaylarına girmeyeceğim.
54:51Yani korunmada da, hücreleri korumada da biz fitoterapiden faydalanıyoruz.
54:58Faaliyetlerin, üretim faaliyetlerinin, spermi üretim faaliyetlerini desteklemek, iyileştirmek,
55:04yumurta kalitesini, üretimini desteklemek ve sağlıklı işleyisini teminde de kullanıyoruz.
55:14Ne sağlamak için?
55:15Spermin üretimini, spermetogenez dediğimiz bunu teşvik etmek.
55:19Bu neyi sağlar?
55:20Sperm sayısının artmasına katkı sağlar.
55:23Yani sperm sayısının, spermetogenezin teşvik edilmesi demek, sperm sayısının arttırılması demektir.
55:28Başka ne gibi faydalar?
55:31Spermin motilite yani hareketlerini iyileştirmek.
55:36Bu neyi sağlar?
55:37Doğurganlığı arttıran faktörlerden bir tanesidir.
55:41Spermin kalitesini, morfolojisini ve genetik kalitesini arttırmak da erkekte kısırlığı önüne geçecek faktörlerden bir tanesidir.
55:51Yani spermin sayısı, morfoloji ve hareketlerini iyileştirmek.
55:59Buna sebep olan hastalıkları engellemede de yani varikosel mesela erkekte kısırlığa sperm parametrelerinin bozulmasına sebep olan önemli hastalıklardan bir tanesidir.
56:09Varikosel ile mücadele bir damar genişlemesidir, bir varistir.
56:13Testiste görülen bir varistir.
56:15Sperm parametrelerini bozar.
56:17Bununla mücadelede de bizim fitoterapik silahlarımız var, bitkisel silahlarımız var.
56:23Bunun dışında çok daha detaylı antioksidan, oksidasyon dediğimiz okside edici maddeler spermin DNA'sını ve zarını bozar, hareketlerini bozar.
56:34Bunun iyileştirilmesinde antioksidan etkileri sipermin korunmasında ve yumurtanın korunmasında çok önemlidir.
56:43Artı yenileyici etki.
56:46Fitoterapi yenileyici bir tıbbi tedavi yöntemidir.
56:51Dokuların kendisini yenilemesini sağlar.
56:54Kronik hastalıklarda hatırlarsanız bahsetmiştik bunu.
56:57Dokuların yenilenmesi önemlidir diye.
56:59Çok önemli demiştik.
57:00Kısırlıkta da bu önemli.
57:02Sperm ücretsinin korunması.
57:05Yani okside maddelerden korunması.
57:08DNA'sının kendisinin tamir mekanizmalarının iyileştirilmesi.
57:12Yeni kök hücrelerden yeni hücre oluşturulması.
57:18Yenileşmede, doku yenileşmesinde en önemli kavram kök hücrelerin devreye girmesidir.
57:24Kök hücrelerin devreye girmesi, hasar görmüş hücreleri yenilemek, yeni hücreler oluşturmak için önemlidir.
57:33Bu sperm için de böyledir, yumurta için de böyledir.
57:35İşte biz fitoterapiye, tıbbi bitkileri hem sipermin kök hücrelerini yenilemek hem yumurtanın kök hücrelerini yenilemede de kullanabiliyoruz.
57:46Hormon dengesini düzeltmek.
57:48Özellikle hormon dengesi erkekte de önemli.
57:51Testosteronun yeterli seviyede olması gerekiyor.
57:54Kadında da estrojenin yeterli seviyede olması gerekiyor.
57:57Hormon denge bozukluğu olan polikistik overde mesela tam terse dönmüştür.
58:02Estrojen azalmış, testosteron artmıştır.
58:05Denge bozulmuştur orada.
58:06İşte bu hormon denge bozukluğunu gidermek erkekte testosteronun arttırma yoluyla spermatogenizi teşvik eder.
58:15Kadında da tersi yani polikistik overde de testosteronu azaltıp estrojenin artmasını sağlamada fayda sağlar.
58:23Çok teşekkür ediyorum hocam kıymetli bilgileriniz için.
58:28Evlatlarımız çok kıymetli.
58:29Allah isteyen herkese nasip etsin tabii ki.
58:31Öncelikle Rabbimin izniyle.
58:33Tabii sizin gibi çok kıymetli hocalarına desteğiyle.
58:35Bizden bugünlük bu kadar.
58:37Biz gidiyoruz.
58:38Biz hocamı haftaya yine alırız.
58:40Yarın sizinle yine görüşürüz.
58:42Sabah kahveniz bitti.
58:43Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen