- 12 saat önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:01Günaydın efendim. Sabah kahveniz başladı. Beyaz TV ekranlarına hoş geldiniz.
00:06Sabah kahvesi sadece Ramazan boyunca program ismi olarak kalıyor.
00:10Kahveler Ramazan'dan sonra devam edecek.
00:12Şimdilik yapmanız gereken kumandalarınızı alıp, sesi açıp, bizi izleyin.
00:18Sonra sabahkahvesi.tv takip edin. Orada çok güzel bilgiler var.
00:22Program başladı. Hadi gelin.
00:26Ve tekrar tekrar günaydın. Bakın stüdyoya bu kadar yakışan bir konuk, bilmiyorum daha önce geldi mi?
00:34Karşımda çok güzeller, güzeli konuğum. Medikal Estik Hekimi, Dr. Selin Zehra Uçar var.
00:39Hocam hoş geldiniz.
00:40Hoş bulduk. Teşekkürler.
00:41Çok şıksınız.
00:42Güzel sözleriniz için sağ olun. Teşekkür ederim.
00:44Bu mor bilerek giyildi mi?
00:45Evet.
00:46Stüdyoya uygunluktan, globoya, her şeye.
00:48Tabii ki.
00:49Bir çıkışta fotoğraf çekeriz orada.
00:51Ay tabii çekeriz.
00:52Valla güzel olur.
00:52Keyifli.
00:53Ay bugün ne konuşalım ne olsun? Şu hanımların merak ettiği her şeyi konuşalım.
00:57Konuşalım.
00:58Mesela bu son modalar medikal estetikte nedir? Mesela farklı görünüm mü? Doğallık mı? Ne istiyoruz?
01:05Doğallık.
01:06Ya.
01:06Artık doğallık gerçekten.
01:07Çaktırmadan.
01:08Tabii ki çaktırmayacağız. Kimse anlamayacak.
01:10Kimse görmeden.
01:12Kimse görmesin, kimse duymasın.
01:14Evet.
01:14Ama biz genç kalalım.
01:15Şöyle ki artık yani oramızı buramızı şişirelim, farklı görünelim değil.
01:19O bitti.
01:20Gençliğimize dönelim.
01:21Kimse fark etmesin ne yapıldığını ama bir baktıkları zaman ya sende bir güzellik var desinler.
01:26Yaşımızı göstermeyelim, daha genç görünelim. Bunu istiyoruz.
01:29Eskiden hep şey diyorlar da hamile mısın sen? Sende bir güzellik var.
01:32Yok. Şimdi hamile olmaya gerek yok.
01:35Gerek yok ya.
01:35Hiç gerek yok.
01:36Çok kıymetli hocalarımız var. İlla güzelleşmek için hamile mi olalım? Bir de kız çocuk yapınca çirkinleştiriyormuş annem zaten.
01:42Hiç o riske girmeden güzel güzel yapalım.
01:45Doğallıktan, çaktırmamalıktan yana yeni yaklaşım öyle mi?
01:48Öyle.
01:48Peki. Yaş alma izlerini nasıl sileceğiz? Çünkü gidiyor yaş.
01:54Aynen öyle. Sonuçta yaşımız ilerle yapacak bir şey yok.
01:58Ama en iyisi esasında erken yaşta derken de hani 25 yaşından sonra kademe kademe yaşımıza uygun, cilt yaşımıza uygun şekilde...
02:08Abartmadan.
02:09Abartmadan ve dediğim gibi hani yaşımızın gerektirdiği ihtiyacı olan tedavilerle başlamak işte mezoterapi, botoks gibi bunun gibi daha minik uygulamalarla
02:20başlayarak daha sonraki ilerleyen yaşlardaki ihtiyaca göre yavaş yavaş ilerlemek gerekiyor.
02:26Dediğim gibi cildin yaşı çok önemli burada yaştan ziyade.
02:28Ve ihtiyacı.
02:29Aynen ihtiyaca göre kişi geldiği zaman kişinin ihtiyacına yönelik tedavileri kombine ederek uygulamak gerekiyor.
02:36Ama siz şey dediniz. Dediniz ki genç yaşta derken de 25 yani. Daha öncesinde gelen var galiba.
02:45Yani tabii ki gelen var ama ihtiyaç durumunda yapmak gerekiyor. 25 yaşından sonra kolejenimiz azalmaya başlıyor.
02:51O zaman esasında bu girişimleri yapmak daha mantıklı. Yaşımıza göre tedavi uygulamalıyız.
02:5830'lu, 40'lu ya da 50'li yaşlarda bir planlama yapıyor olsak bunu nasıl yapacağız?
03:03Şöyle ki cilt yaşımız 30'lu, 40'lu yaşlardaysa işte mezoterapiyle başlanabilir.
03:09Cildin ihtiyacına yönelik ürünleri kullanarak.
03:12Botoks yapılabilir, PRP yapılabilir.
03:14Bunun gibi veya da mikro iğneleme şeklinde daha hafif hafif yüzeyel girişimlerle cildi canlı, parlak ve genç tutabiliriz.
03:24Her 30'lu, her 40 aynı olmuyor mesela.
03:28Tabii ki işte o yüzden cilt yaşı önemli diyorum. Kişinin yaşından ziyade bazı işte analiz cihazları var.
03:35Bu analiz cihazlarıyla kişinin cilt yaşını değerlendirip kendi yaşından bağımsız olarak o cildin ihtiyacını ona göre değerlendiriyoruz.
03:43İşte 30'lu, 40'lu yaşlarında mezoterapi yeterken 40-50'li cilt yaşında biyostimulan dediğimizde hani esasında sıvı yüz germe
03:51olarak daha çok biliniyor.
03:52Bıyılırım.
03:53Evet, gerçekten.
03:53Bıyıldığın işler.
03:55Çok güzel.
03:56Çok güzel sonuçları oluyor ama ihtiyacı olduğu zamanda yapmak lazım bu işleri.
04:00Yine onu da.
04:01Yani hani böyle cildi işte muayene sırasında bakıyoruz.
04:04İşte cildi çekiyoruz diyelim ki şöyle bir uzuyor.
04:07İşte böyle boşluklar olmuş ciltte, ince kırçıklıklar.
04:10Öyle mi?
04:10Öyle mi ihtiyaç oluyor?
04:12İşte bunu değerlendiriyoruz.
04:13Çekince uzuyor mu?
04:14Uzuyor maalesef. Siz iyisinizdir muhtemelen. Bakıyorsunuz kendinize birine.
04:18Uzuyor mu beni?
04:18Uzuyor.
04:19Uzamıyordur.
04:19Uzamıyordur değil mi?
04:20Aynen, uzamıyordur. Hani böyle bir yüzün aşağıya doğru sarktı.
04:24Evet, tabii.
04:24Yağ petlerinin azaldı. İşte cildimiz yaşlandığı zaman deri sarkıyor, yağ petleri eriyor.
04:30Ben hocam sürekli artık bakarım uzuyor mu diye.
04:34Yok yok, çekiştirmeyin kendinizi ama.
04:36Hiç yok, tam kendimi çekiştirmeyin.
04:37Gayet güzel lift etiklikle duruyor sizde.
04:40Ama böyle durmayan hani bakım olmayınca.
04:43Durmasını isteyen.
04:43Evet, isteyen kişilerde özellikle bu sıvı yüz germe olarak bilinen biostimülanlar çok güzel sonuçlar veriyor.
04:49Bir bakın bir evde şöyle bir kendinize bir bakın bakın. Şöyle doğru geliyorsa hemen bir işlemler falan.
04:55Ne güzel ya, ne güzel. Ben çok seviyorum işlem yapmayı.
04:58Ben de.
04:58Mesela ben çok korkuyorum.
05:00Hiç narkoz almadım.
05:01Hiç narkozsuz her işlemi okey.
05:03Oo yaparım ne güzel diyorum ben tabii.
05:05Ama iyi gelecek.
05:06Bakım güzel bir şey.
05:07Bakımca şahane oluyor çünkü.
05:09Çünkü bir acımasız şey var hayatımızda.
05:11O da zaman.
05:12Maalesef.
05:13Hiç acımıyor.
05:14Acımasızca akıyor ya.
05:15Biz de biraz onunla oynayacağız.
05:18Yapacak bir şey yok.
05:18Zamanla biraz şelme takacağız.
05:21Peki.
05:21Son zamanlarda en çok duyduğum.
05:24Sıvı yüz germe.
05:25Bayıldığım iş.
05:27Bunu birazcık anlatalım.
05:29Gerçekten o yüz geriliyor mu?
05:31Gerçekten geriliyor.
05:32Ya.
05:32Şöyle ki sıvı yüz germe.
05:35Üç tane molekül var.
05:37Polilaktik asit, kalsiyum, hidroksapotit, polikaprolakton.
05:40Hani söylüyorum bunları ki esasında bilirsin.
05:42Çünkü sıvı yüz germe olarak başka bir şey var.
05:43Hocam ne anlatıyorsunuz?
05:44Üç tane molekül var.
05:45Bu molekülü uyguladığımız zaman vücuttan atılırken yerine vücudun kendi kolejeninin oluşmasını sağlıyor.
05:52Sizin bu söylediğiniz orijinal sıvı yüz germe ama.
05:55Kimse onu dolguyla falan yapıyor.
05:56Yok.
05:56Dolguyla olanından değil.
05:58O yüzden bu üç molekülü söyledim.
06:00Bu üç molekül vücudumuzdan atılırken vücudumuzun kendi kolejinini ve elastiğinin oluşmasını sağlıyor.
06:05İşte hani böyle çekiştiriyoruz geliyor ya.
06:07Sıvı yüz germe uygulandıktan sonra ama belirli bir zaman sonra hemen etkisini göstermiyor.
06:11Ne kadar zaman?
06:12Şöyle.
06:13İlk etkisini göstermesi beşinci, altıncı hafta civarında.
06:17Çünkü dediğim gibi vücudun üretmesi lazım bunları.
06:21Dolayısıyla biraz vakit alıyor.
06:22En yüksek etkisini üçüncü ayda gösteriyor.
06:25O yüzden bazı hastalarda üçüncü ayda tekrardan bir görmek istiyorum.
06:28İkinciye ihtiyaç var mı diye.
06:30Onun dışında senede bir kere bunu uygulamak bir, bir buçuk sene etkisini gösteriyor.
06:35Gayet güzel sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.
06:39Cilt parlıyor ilk başta.
06:40Daha sonrasında o lifting etkisi sıkılaştıkça da kaldırma etkisi gözleniyor.
06:45Sıklığı ne olsun bu seans var mı bunda?
06:48İşte üçüncü ayda ben bir görmek istiyorum.
06:51Kontrol amaçlı mı yeniden yapmak mı?
06:53Ama bazı kişilerde ihtiyaç oluyor tekrar yapmaya.
06:56Ben de ihtiyaç oldum mesela.
06:57Baştan aynı ha işlemi.
06:58Evet yani çok uzun süren de bir işlem değil, 25 dakikada biten de bir işlem.
07:02Tabii tabii evet.
07:03Onun dışında senede bir kere tekrarlamak yeterli oluyor.
07:07Güzel senede bir çok iyi.
07:09Evet çok iyi.
07:09Yani pratik her hafta gittiğimiz seanslar gelince aklıma.
07:13Evet yani mezoterapide dediğiniz gibi yani 15 gün arayla veya bir hafta arayla
07:17toplam 3 seans yapmak gerekiyor.
07:19Hani onun etkisi ayrı ama ilerleyen yaşlarda bu elastikliği yerine kazandırmak
07:24ve lifting etkisi için biyostimulan iyi ve senede bir kere çok rahat oluyor uygulaması.
07:29Peki şimdi 100 yaşlanınca müdahale ediyoruz ama 100 ile beraber yaşlanan bazı şeyler var.
07:35Boyun, dekolte, el.
07:38El. Evet eller yani.
07:40Buraya ne yapacağız?
07:41Bunlara da sıvı yüz germe yani adı sıvı yüz germe olduğu için söylüyorum ama biyostimulan.
07:45Sıvı germe.
07:45Evet sıvı germe diyebiliriz evet.
07:47Kesinlikle çok faydalı.
07:49İşte boynumuz yani artık gençlerde bile var böyle elimizde telefonlar.
07:53Zaten telefon hastalığı ya benim şu 2-3 tane çizgim oluşuyor.
07:55Çizgi oluşuyor.
07:56Onun dışında yaş aldığımız zaman sarkmalar olduğu için bu biyostimulanlar çok faydalı.
08:01Dekolteye de uygulanıyor.
08:03Onun dışında bazen lokal yağlanma olduğu zaman lipoliz uygulandığı zaman bazen böyle bir
08:07hani dalgalanma olabiliyor ya onun içinde onun düzeltilmesi için de biyostimulan kullanılıyor.
08:12Kalçada, basenlerde sellüt olduğu zaman sıkılaştırıyor ve düzeltiyor.
08:17Oranın dokusunu iyileştiriyor.
08:20Vay be.
08:21Yüzün üstündeki katmanlara veya dirseklere de çok faydalı.
08:24Bir de bunun dışında biliyorsunuz son zamanlarda maalesef çok yaygın şekilde iğneyle zayıflama var.
08:30Yüze etkisinin dışında.
08:32Yüzündeki suyu çökertiyor be.
08:34Kolun altında da sallantılar olmasına neden oluyor.
08:38Ona da biyostimulanlar oranın sıkılaşmasına orada da uygulanıyor, kullanılıyor.
08:44Peki kombine yapabileceğimiz bir uygulaması var mı Sıvı Yüzgen'in?
08:49Tabii çok farklı uygulamaları kombine yapabiliyoruz.
08:52Zaten hani vaktimiz de değerli.
08:54Geldiğimiz zaman ne yapabiliriz mesela?
08:56Kesinlikle yapalım ya.
08:56İşte yapabildiklerimiz neler?
08:57Mesela dudak dolgusuna ihtiyaç varsa o sırada dudak dolgusunu yapabiliriz.
09:01Veya da çenenin orantıya baktığımız zaman çene ucu dolgusu yapabiliriz.
09:04Onun dışında masetere botoks yapılması gerekiyorsa sıkan hastalarda maseteri de aynı zamanda yapabiliriz.
09:10Zaten bir süre sonra o jollaynı da mahvediyor.
09:12Evet şurada köşelenmeye neden oluyor.
09:15Aynen onu da yumuşatabiliyor.
09:17Onu yapabiliyoruz.
09:18Botoks yapabiliyoruz.
09:19Bunların hepsi onunla kombine yapılabilir.
09:21Evet aynen bir de hastalar geldiği zaman dediğim gibi biyostimulanlarda ilk etki bir buçukuncu ayda ortaya çıktığı için
09:27ben o seansta mezoterapi de uyguluyorum hastaya ki bir 15 gün içerisinde bir parlasın.
09:32Hani bir mutluluk gelsin.
09:34Yaptığım uygulamanın sonucunu altı hafta beklemek biraz beklemek sıkıntılı olabilir.
09:39Bir bari bir mutlu olsun gençlik gelsin önceden diye.
09:42Bir de egzozom çok duyuyoruz.
09:44Nedir bu egzozom?
09:45Şimdi egzozom da çok popüler bu aralar.
09:48Egzozom bize tıp fakültesinde esasında hücrenin çöp kesesi olarak anlatılmıştı.
09:53Ama bilim ilerleyince işte hani bunun içerisinde neler var diye bakıldığı zaman
09:57büyüme faktörleri, DNA, RNA fragmanları olduğu gözlenmiş.
10:01Bir de bakılmış ki bunlar sinyal molekülleri.
10:04Yani gittikleri yerde orayı onar, orayı tedavi et.
10:09Mesaj veriyor.
10:10Gönderiyor.
10:10Tabi cilkte de ne diyor?
10:12Sen bir canlan bir yenilen bir pırılda diyor.
10:15Kendine gel.
10:15Aynen o cil toparlaması açısından.
10:18Mesela saçta çok başarılı etkileri var.
10:20Oradaki dokunun damarlanmasını yani daha doğrusu kanın daha fazla gelmesini,
10:25foliküllerin iyileşmesini, toparlamasını ve saç dökülmesini azaltıyor.
10:29Diğer lekeler olsun, akne skarları olsun oldukça güzel sonuçlar elde ediyoruz.
10:33Destek tedavisi olarak.
10:35Süre bitti ama son olarak bu uygulamalardan sonra biz nelere dikkat edelim hocam?
10:40Bir kere uygulama iğneli bir işlem olduğu için temiz bakmamız gerekiyor.
10:44Sıcağa girmememiz gerekiyor.
10:45Hamam, sauna, sıcak, banyo.
10:46Kaç gün?
10:47Yani botoks olursa 24 saat ama sıvı yüz gelmeden sonra 3-4 gün diyoruz en azından.
10:52Onun dışında işte botoks yaparsak işte hani öne doğru eğilmeyecek.
10:56Oraları eğilmeyecek.
10:57Evet yani en azından bir 24 saat makyaj yapmamak lazım.
11:02Biyostimülanlarda da en önemli şey hekiminizin gösterdiği masajı yapmak.
11:07Masaj önemli.
11:08Aynen 5 gün boyunca 5 kere 5'er dakika bu 5-5-5 kanunu şeklinde.
11:12Çünkü o ürünün dokuya çok güzel entegre olmasına ve daha güzel sonuçlar olmasına elde edilmesini sağlıyor.
11:18Ay çok teşekkür ederim.
11:20Ay gözümüz gönlümüz açıldı böyle mor mor ne güzel oldu.
11:22Teşekkür ederim.
11:23Sizi uğurlarken ben programımıza devam ediyor olacağım.
11:26Çok teşekkür ediyorum hocam.
11:27Ben teşekkür ederim.
11:30Sabah kahveniz devam ediyor.
11:32Efendim yanımda yaşam ve ilişki koçu Çağla Şahinler.
11:35Hoş geldiniz Çağla Hanımcığım.
11:36Hoş bulduk.
11:37Nasılsınız?
11:37İyiyim teşekkürler.
11:38Siz nasılsınız?
11:39Valla sizinle konuştuktan sonra bakacağım nasıl iyi miyim değil miyim?
11:42Şimdi öz şefkat nedir?
11:46Yani kendini sevmek aynı şey mi?
11:50Öz şefkat kişinin kendini sevme biçimidir.
11:54Diğer söylediğiniz şey ise insan daha kolay zamanlarındayken kendini daha kolay sever.
12:00Ama öz şefkat dediğimiz şey insanın kendisine zor zamanlarda yaklaşımlıdır.
12:06Zor zamanlardaki o içerisinden gelen sesin ne şefkatle nasıl samimiyetle yaklaştığıdır aslında.
12:12İkisinin arasındaki fark öz şefkat daha zor zamanlarımızda kendimizle konuştuğumuz.
12:18Öz sevgi de ya da kendimizi sevmek de diyebiliriz buna.
12:23Kendimizi sevmek de tam tersi daha kolay zamanlarımızda yaşadığımız duygudur aslında.
12:29İkisi arasında fark var.
12:31Senin biçim farkı.
12:32Aynen öyle.
12:33Yani biri zor zamanlarda biri de iyi anlarında diyebiliriz.
12:38Peki.
12:39İnsan kendine neden genelde sert davranır, acır, acımasızca davranır?
12:45Genelde şunu söylüyorum ben.
12:47Sert yetiştiriliyoruz.
12:49Zor yetiştiriliyoruz.
12:51Sertliğin ve zorluğun iyi bir şey olduğunu bize genelde öğretiyorlar.
12:55Yani hep böyle bize şöyle bir kavram vardır.
12:58Aman kızım hani sert dur.
13:00Aman kızım Seyit Onbaşı gibi ol.
13:02Yani bütün her şeyi sen taşı ki kimseye ihtiyacın olmasın şeklinde konuşmalardan dolayı biz zannediyoruz ki kendime karşı daha sert
13:11durursam eğer daha başarılı olacağım.
13:14Aslında böyle bir şey yok.
13:15Biz ne kadar çok kendimize şefkatli ve kendimize ne kadar çok bağışlayıcı davranırsak o kadar başarıya, o kadar özgüvene erişme
13:23ihtimalimiz daha kolay olacaktır.
13:25Tabii insan en çok kendine acımasız davranıyor.
13:28Kesinlikle.
13:28Yetiştirdiğimiz şekilden dolayı mı böyle?
13:31Kesinlikle yetiştirildiğimiz önceki bebeğinlerimizden dolayı eski hayatımızdan kaynaklanan affedemediklerimiz, kendi içerimizde affedemediğimiz şeylerden dolayı bir türlü kendimize yumuşak davranmayı öğrenemiyoruz
13:46aslında.
13:48Şimdi sen düşünün, siz böyle söylediniz ya ben kendimi düşündüm.
13:52Hakikaten ya yok bana bir şey olmaz ben yaparım ben hallederim ben ya ben de insanım ya.
13:57Evet.
13:58Evet.
13:58Doğru.
13:59Biraz kendime şefkat göstereceğim.
14:01Kesinlikle.
14:02İnsan kendine şefkat gösterdiğinde o kadar büyük değişimler yaşıyorsunuz ki.
14:06Nasıl mesela bir örnek verin ya kendinize nasıl şefkat gösteriyor?
14:08Biraz uyku hak ettiğimiz bir tatil mesela gibi mi?
14:12Hayır bunlar değil.
14:13Değil mi?
14:13Tövbe bak ben yine tatile gidemedim.
14:16Mesela çok küçük bir örnek vereyim.
14:18Buyursunlar.
14:19Çok sevdiğiniz bir bardağı kırdığınızı düşünün.
14:21Tamam.
14:22Nasıl tepki verirsiniz?
14:23Üzülürüm.
14:24Üzülürsünüz.
14:24Evet.
14:25Kendi içinizden nasıl bir cümle.
14:26Hayır benim de Allah kahretmesin ne yaptım yani beceriksizim.
14:29Aynen öyle.
14:30Öyle değil mi?
14:30Peki bu bardağı karşı tarafta çok sevdiğiniz bir insanın kırdığını düşünün.
14:35Ay senin canın sağ olsun ya.
14:36Ama birisin olur.
14:37İşte tam olarak böyle.
14:38Yani öz şefkat dediğimiz şey komşunuza davrandığınız gibi davranmak.
14:42Başkasına davrandığınız gibi davranmak kendinize.
14:45Canım sağ olsun.
14:46Canım sağ olsun.
14:47Olsun ya.
14:48Bunu da halledebilirsin.
14:50Atıyorum bir sunum gerçekleştiririz ve sunumda çok ufak bir hata yaptınız.
14:54Şimdi burada siz de her gün televizyon ekranlarındasınız.
14:57Evet hatalar da yapıyoruz.
14:58Hatalar oluyor.
14:59Küçük diz sürçmeleri yaşanıyor.
15:02Nasıl tepkiler veriyorsunuz kendinize?
15:04Ay keşke de bunu yapmasaydım ya.
15:06Bu da olmasaydı.
15:07Yiyip bitiriyoruz.
15:08Bir şeyi de beceremedim.
15:10Falan.
15:10Gibi böyle örneklendirebiliriz.
15:12Ama atıyorum sizin gibi sunucu olan bir arkadaşınız bu hata yapsa.
15:17Hoş görüyoruz.
15:18Yani olsun canım.
15:19Hani bu seferlik böyle oldu ama bir dahakine düzeltirsin.
15:22Senin canın sağ olsun.
15:23Ne olacak ki?
15:24Diyerek onu motive ediyoruz.
15:26Yine aynı şeyi söyleyeceğim.
15:27Karşı tarafı motive edermiş gibi kendimizi motive etme şeklidir aslında öz şefkat göstermek.
15:33Muhteşemmiş ya.
15:35Vallahi yapacağım bunu ara ara.
15:37Kesinlikle çok tatlı.
15:38Peki o içimizdeki o eleştiren sesi susturmak mümkün mü?
15:41Susturmak belki mümkün değil ama biraz sesini kısmak.
15:45Biraz böyle onu dönüştürmek mümkün aslında.
15:48Çünkü biz o sese tutunuyoruz.
15:51Zannediyoruz ki o ses bizim içimizde olmazsa bir şeyleri başaramayacağız.
15:55Eksik olacak.
15:57Kampçılıyormuş gibi bir hissiyatı var o sesin bizim içimizde.
16:00Halbuki?
16:00Halbuki öyle değil.
16:02Yani insan kendini yumuşak bir ses tonuyla da kamçılayabilir.
16:06Hadi canım benim yaparsın.
16:08Ben sana güveniyorum.
16:09Ne de güzelsin sen diyerek de yapabilir.
16:11Bir şey de başaramıyorsun.
16:13Bir şey de beceremiyorsun diyerek de kamçılayabilir.
16:15O yüzden bunu sesi kısmak ya da dönüştürmek mümkün.
16:20Peki hata yaptığımızda kendimizi böyle yerden yere vurmak.
16:23Aman da aman ne acımasız davranmak.
16:25Bize ne kaybettirir?
16:26Bir kere özgüveninizi kaybettirir.
16:29Yani öz şefkati olmayan insanların öncelikle özgüveni olmaz ve bağımlılıklarınız olur.
16:36Kişi bağımlılıklarınız olur.
16:38Yani sevilme kaygınız çok fazla olur.
16:42Bunlar bize hayatta birçok şeyi de kaybettirir baktığınız zaman.
16:46Peki o zaman buradan hareketli öz şefkat özgüveni arttırır da diyebilir miyiz?
16:52Kesinlikle.
16:53Kesinlikle.
16:54Peki çocukta aldığımız eleştiriler bugün kendimize bakışımızı etkiler mi çocukken bize eleştirenlerin söyledikleri?
17:02Kesinlikle.
17:03Yani size az önce de söyledim ya biz bir ebeveyn tarafından yetiştiriliyoruz.
17:07Bu yetiştirdiğimiz ebeveynlerin sesleri aslında bizim iç sesimiz haline dönüşüyor.
17:13Şimdi düşünün mesela siz kendinizi eleştirirken daha çok kimin sesini duyuyorsunuz?
17:19Evet belki sizin sesiniz bu ama bu cümleler kime ait?
17:22Neden var o cümleler?
17:24Ve onları düşünün ve bunları neden duymuştunuz?
17:27Mesela bana küçükken en çok çok konuşuyorum diye kızarlardı.
17:31Ve böyle bazen işte programlara katılıyorum ya da işte seminerler veriyorum.
17:36Kendimde bile şunu düşünüyorum bazen.
17:38Ya çok mu konuştum acaba dediğimde o eski ebeveynlerin sesi.
17:42Kesinlikle çok konuşuyorsun Çağla yankılanıyor.
17:46Ve ben de şunu söylüyorum çok konuşuyorum ama iyi konuşuyorum.
17:49Evet.
17:50Bunu dönüştiriyorum yani aslına baktığınız zaman.
17:53Değişik.
17:54O yüzden yetiştirilme tarzımız yetiştirilirken kullanılan cümleler evet bizim bugünkü iç sesimizi etkiler.
18:03Hem de büyük ölçüde.
18:04Peki sürekli yetersizim hissi öz şefkat eksikliğinden mi kaynaklanıyor?
18:11Yani tam olarak evet demesek de buna bağlı olabilir.
18:16Yani şimdi siz kendinize sürekli yetersizim derseniz eğer zaten bir yerde yetemezsiniz.
18:22Biz bir enerji topuyuz.
18:24Artık bu bilimsel olarak da kanıtlanmış bir şey.
18:26Bir enerji yayıyoruz biz.
18:28Siz sürekli neyi söylerseniz bilinçaltınız bunu kabul eder.
18:31Ve bir yerden sonra bunu harekete geçirir.
18:34Yani siz kendinize sürekli ben yetersizim, ben yetersizim, ben yetersizim diyorsanız bir yerde yetersiz olmaya mahkumsunuzdur.
18:42Ama ben iyiyim, ben güzelim, ben bunu başarabiliyorum ya da bunu başarmak için çabalıyorum derseniz ki bir yerde başarı sizi
18:51mutlaka yakalayacaktır.
18:54İlk sorduğum soruda kendimizi sevmekle aynı şey mi demiştim ama sorarken de aklıma bencillik geldi.
19:01Böyle öz şefkat bencilliğe çok böyle meyilli bir duruş mu?
19:04Çok benzetiliyor ama fakat bencillikte karşı tarafı umursamazsınız.
19:10Bencilli davranışlarda.
19:12Ama öz şefkatli odak kendinizdir.
19:15Benim hocalarım şöyle bir şey söylerdi Bircan Hanım.
19:19Ben bencillik benim derdi.
19:22Ben böyle istiyorum dediğimde bile sizin kulağınıza tınısı bile böyle bir itici geliyor.
19:28Ama ben size şöyle söylesem benim canım böyle çekti.
19:33Daha masum, daha samimi geliyor size.
19:37O yüzden ikisinin arasındaki farkı çok iyi ayırt etmek gerek aslına baktığınız zaman.
19:43Bencillikte ben karşı tarafı umursamam.
19:45Ne canım istiyorsa onu yaparım.
19:47Ama öz şefkatli evet odakta yine kendim varım.
19:50Fakat bu meselenin öznesi benim.
19:54Yani içeriden kendime iyi davranışlar sergiliyorum.
19:58Dışarıdan kendimi pohpohlamıyorum.
20:01Yani başkasına karşı ben şöyle de iyiyim ben böyle de güzelim diye övmüyorum.
20:06O bambaşka.
20:07O tamamen farklı bir konu ama içeriden kendimi övüşlerde bulunuyorum.
20:11Kendimi övüyorum, kendimi seviyorum, kendimi iltifatlarda bulunuyorum.
20:16Günlük hayatımızda öz şefkatimizi geliştirecek bir takım tiyolar var mı basit?
20:22Var.
20:23Mesela benim en kolayıma gelen sabah kalktığınız aynanın karşısına geçin.
20:29Önce kendinize bir gülümseyin.
20:31Sonrasında sadece şu cümleyi kurun.
20:34Ben güzelim.
20:36Ben yeterliyim.
20:37Ben iyiyim.
20:39İlk başlarda bunu öz şefkatiniz yoksa eğer bunu söylemekte çok zorlanacaksınız ve size çok saçma gelecek bu durum.
20:45Ama sonrasında aynaya baktığınızda bunu söylemeye devam ettiğinizde
20:50bilissel bir farklılığınız olmaya başlayacak sizin de ister istemez.
20:54Kesinlikle.
20:55Sonrasında ilk başta söylerken şöyle oluyor.
20:58Ben iyiyim, ben güzelim, ben yeterliyim.
21:00Tamam okey.
21:01İkinci gün, üçüncü gün, dördüncü gün bunu sürekli tekrarlamaya devam ediyorsunuz.
21:05Günün sonunda şöyle oluyor.
21:07Ben iyiyim, ben güzelim, ben yeterliyim.
21:11Yani hani o sesiniz bile değişiyor artık ona inanmaya başlıyorsunuz siz.
21:15Bu bile yeterli yani.
21:16Çok güzelmiş ya ben çok sevdim öz şefkat olayını.
21:18Peki diyelim kendisine şefkat göstermeyen biri sağlıklı bir ilişki kurabilir mi?
21:24Kesinlikle kuramaz.
21:25Kuramaz.
21:26Kesinlikle kuramaz.
21:27Ben genelde şunu söylüyorum Beyecan Hanım.
21:30Seni sevmeyeni başkası nasıl sevsin?
21:32Yani sen kendini sevmezsen başkası seni nasıl sevecek ki?
21:36Yani bir kere sevgiye bağımlı olacaksın.
21:39Karşı taraf ne yaparsa yapsın.
21:41Gitmemesi için elinden geleni yapacaksın.
21:43Her şeyi maruz göreceksin.
21:44Her şeyi kendine hor göreceksin.
21:46Bu sefer karşı tarafta sana istediği gibi davranacak.
21:50Doğru bir yaklaşım olmayacak.
21:52Ama eğer sen kendini bilirsen, sen kendini seversen otomatikman sınırların da var olmuş olacak.
21:59Ve sınırlarını var ettiğinde bu sefer daha safiyane, daha düzgün ilişkiler kurmaya başlayacaksın.
22:04Ve hayat senin için daha sürdürülebilir bir hale gelmiş olacak.
22:08Beni terk edecek korkusu sürekli.
22:10Bu öz şefkatle nasıl bir ilişkisi var bunun?
22:14Az önce de söyledim ya, yani sevgi açlığı hissediyoruz biz öz şefkatle.
22:20Kendimizi sevmediğimiz için, kendimizi sevmeyi beceremediğimiz için hep başkaları bizi sevsin istiyoruz.
22:25Başkaları bizi pohbolasın istiyoruz.
22:27Böyle olunca da karşı taraf hiç gitmesin.
22:30Her şeyine okey diyelim.
22:32Hiçbir zaman onun yanlışlığını görmeyelim.
22:36Kesinlikle kaybetme korkusundan yapıyoruz aslında biz bunu.
22:39Ay çok öyle ilişki var.
22:40Kesinlikle.
22:41Şey de var, mesela çok fedakarlık yapan biri de aman ben her şeyi ben yapayım onu gitmesin falan mı?
22:48Kesinlikle.
22:49O da öz şefkatten.
22:50Eksikliğinden.
22:52Kesinlikle.
22:52Öz şefkat eksikliği özgüven eksikliğini getirir.
22:56Özgüven eksikliği de korkuları bize getirir.
22:59Bunun içerisine kaybetme korkusu, bitirme korkusu, uzaklaşma korkusu.
23:06Bunların hiçbirini yapamaz öz şefkat olmayan insanlar.
23:10Şey de var değil mi?
23:11Bu çekim yasasına göre böyle genelde yanlış insanları da çekme durumu oluyor kendini değersiz hissedenlerde.
23:17Kesinlikle.
23:18Yani az önce de söyledim ya ben size.
23:21Ben yetersizim derseniz onu çekersiniz.
23:24Zaten onu çekeriz.
23:24Ama bir taraftan da işte altta yatan sebeplerden kaynaklı hep böyle kendinize benzer insanları çekersiniz.
23:33Onlar da sizi zamanla sömürürler.
23:36Yani duygu olarak sömürürler.
23:38Maddi manevi bir sömürü altına almak isterler sizi.
23:41Ve çekim yasasına göre de.
23:44Gelirler sizi bulurlar.
23:45Gelirler sizi bulurlar.
23:46Tartışma sırasında öz şefkat devreye giriyor mu?
23:50Ya da devreden mi çıkıyor?
23:51Öz şefkat her zaman devrede.
23:53Kesinlikle.
23:54Çok teşekkür ediyorum Çağlan Hanım'ın kıymetli sohbetiniz için.
23:57Çok iyi ifliydi.
23:58Öz şefkati öğrendik.
23:59İnşallah da uygularız hayatımız boyunca.
24:02Ben Çağlan Hanım'ı uğurluyor.
24:03Sabah kahvemize devam ediyorum.
24:07Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
24:09Yanımda güzeller güzeli bir konuğum var.
24:12Kendisi uzman diyetisyen Zeynep Dilara Kılavuz.
24:15Hoş geldiniz.
24:16Hoş bulduk.
24:16Çok teşekkür ediyorum.
24:17Saydınız ne güzel.
24:18Çok teşekkürler.
24:19Ama sorumluluk isteyen bir sayısı.
24:21Biraz mesleğe de yönelik.
24:22Tam da yönelmiş değil mi?
24:23Şimdi bugün sizlerle Liposaks'ın sonrası olayları konuşacağız biraz.
24:28Evet.
24:28Bu alınan yağlar geri gelir mi?
24:31Şimdi Bircan Hanım bu sorunun yanıtı aslında yok.
24:34Ben de yok diyormuşum.
24:34Yok.
24:35Birçok danışanın, hastanın korkulu rüyası.
24:38Fakat bölgeden alınan yağlar şu demek.
24:42Yani bir bölgedeki yağın tamamı alınmıyor aslında.
24:44Belli bir miktarı alınıyor.
24:46Zaten dokunun tamamen yağı kaybetmesi istediğimiz bir şey değil.
24:50Çünkü o içten gelen parıltıyı, o sağlıklı cilt görüntüsünü veren biraz da yağlar.
24:55Bir miktarı alınıyor.
24:56Bu sebeple alınan yağdan kalan kısım ise hacimsel olarak büyümeye müsait olduğu için evet çok kötü beslenirseniz ya da çok
25:05fazla külü alırsanız evet geri dönüşü olur.
25:08Peki geri geliyor yemeğe dikkat o zaman.
25:12Eğer bekletmezsek evet geri gelebiliyor.
25:14Peki bu liposakşın sonrası alınan kilolar yani aynı bölgeye mi gelir?
25:19Şimdi bahsettiğim gibi yani kilo alımı her yerden gerçekleşir vücutta ve belli bir yaştan sonra artık yağ hücresinin sayısı artmasından
25:27ziyade ebadının büyümesi yani hacminin artmasından bahsederiz.
25:31Bu sebeple evet yani aldığınızda oralardan da almanız mümkün.
25:35Peki beslenmede genel olarak liposakşın sonrası nelere dikkat etmeliyiz?
25:41Şimdi bir kere liposakşın operasyonundan sonra vücutta çok ciddi bir ödem senaryosu beklediğimiz bir tablo.
25:48İster istemez alınan yağın yerinin ödem kaplaması ve birkaç hafta bazen birkaç ay bu ödem resimleri yaratması beklediğimiz bir senaryo.
25:56Ay dikkat ediyoruz ya.
25:57Ve hani ister istemez o dokunun tahribatıyla beraber kaliteli protein alımı ve ödemi olabildiğince az tutabilmek açısından ılımlı fiziksel aktivite
26:08ve su tüketimi, tuzlu ürünlerden kaçınmak bu noktada çok kıymetli.
26:13Tabii ki burada hekimlerin yönlendirmesiyle yola çıkıyoruz.
26:16Ama genel olarak zaten hekimlerimizin de bu tabloda bizden istediği postop, birli liposakşın operasyonunda istedikleri bu şekilde oluyor.
26:24Sağlıklı bir süreç nasıl olacak burada?
26:26Dediğim gibi yani burada proteini kalifiye almak, dokunun iyileşmesi için ödemin atılmış haliyle dokunun yapışmasını sağlamak bizim için çok kıymetli.
26:35Hani pütürtülü bir yüzeyin oluşmasındansa daha sağlıklı belirlen korselerin kullanması, hekimin söylemlerine uyulması vs. çok kıymetli.
26:44Ödem canımı sıktı.
26:46Evet ciddi bir ödem seyrediyor ama bu tabii ki geçici bir süreç.
26:49Yani birkaç hafta içerisinde artık yüzdesel olarak çoğunluğu kaybolmuş oluyor.
26:53Artık 3-4 ay sonra da yaptırdığınız operasyonun sonucunu görmeye başlıyorsunuz.
26:58Peki iyileşme sürecinde protein ve kolajen takviyesi gerekli mi?
27:01Evet.
27:02Şimdi protein bir kere bir doku hasar aldıysa, vücutta bir yer yıkıldıysa...
27:07Kesinlikle.
27:08...aklımıza gelecek ilk yakıt protein kesinlikle.
27:10Çünkü bir yerin onarımı için kullanılan malzeme bu.
27:14Protein alımı bu noktada çok kıymetli ama şöyle genel geçer şu kadar gram protein, şu kadar gram kolajen vs.
27:20Tabii ki hem doğru değil hem etik değil.
27:22Çünkü tamamen birey bazında ilerlenen bir süreç.
27:25Şey böyle işit.
27:25Tabii ki.
27:26Yani dokununa kadar tahrip oldu, nasıl kadar büyük bir operasyondan bahsediyoruz.
27:31Öte yandan işte danışanın yaşı, boyu, kütlesi vs. bunların hepsi çok kıymetli.
27:36Kolajen kısmına gelirsek eğer hekim bir kolajen takviyesi uyardıysak yine yapıcı yakıtlardan biridir vücut için kesinlikle tüketimi gerekiyor.
27:45Dokunun daha iyi iyileşmesi için.
27:47Peki.
27:47Ameliyat sonrası kas kaybı.
27:49Bu yaşanabilir bir şey mi?
27:51Şimdi ameliyat sonrası kas kaybı derken ister istemez büyük operasyonlardan sonra korseler vs. derken hareket birazcık kısıtlanıyor.
28:00Haliyle kas kaybı olabilecek bir tablo.
28:03Ama artık hekimin biraz hareket edebilirsin dediği noktadan itibaren fiziksel aktiviteyi korumak.
28:09Yine burada kasları korumak için doğru miktarda yağ, karbonhidrat ve protein üçlüsünü almak çok kıymetli.
28:16Bu tablonun önüne geçebiliyoruz.
28:19Nasıl geçebiliyoruz?
28:21Takviyelerle mi?
28:23Dediğim gibi vücuda aldığımız aslında ana yakıtlar.
28:25Takviyelerden ziyade zaten protein kendi başına bir kas koruyucu ama belli bir miktarda karbonhidrat almak koşuluyla tabii ki.
28:33Doğru yağlarla vücudu daha hızlı toparlayıp kaslarımızı da koruyabiliyoruz.
28:38Şimdi bu liposakşında genelde nereye yapılıyor?
28:41Her bölgede aslında mevcut yani gıdı bölgesi, göğüs altı, karın bölgesi, kalça, basen, bacaklar, kollar hatta diz kapakları veya diz
28:53bilekleri dahi gördüğüm operasyonlar arasında.
28:57Hatta şu dönemlerde ayak bileklerinde çok yoğun rastlıyorum.
29:00Evet ince bilek operasyonları olarak.
29:02Vay çok huvudu.
29:04Neler neler var.
29:06Aa bunu sevdim.
29:08İnce bilek.
29:10Bazen genetik olarak tabii kalın kemikler oluyor.
29:13Onlara bir şey yapılamaz tabii.
29:15Tabii kemik kesme gibi bir operasyon o çok daha ayrı bir prosedür ama daha çok biz yağlı dokudan bahsediyoruz.
29:21Biz bunu operasyon diyoruz ya.
29:22Evet.
29:22Bu gerçekten böyle narkoz alınan bir operasyon mu?
29:25Bazı kliniklerde hekim yine kendisi nasıl uygun görüyorsa lokal anesteziyle de gerçekleşebiliyor ama bu bahsettiğimiz 4-5 litrelik yağ çekimleri
29:35tabii narkozla beraber bir operasyon olarak ilerliyor.
29:39Peki operasyon sonrası fiziksel aktivite beslenmeye nasıl etkiler?
29:46Şimdi bir kere vücuda giren kalori bizim için çıkan kaloriden azsa kilo verimi başlar.
29:52Bu tip operasyonlardan sonra biraz önce konuştuk tekrar da düşmek istemiyorum ama altını çizerek söylemek durumundayım.
29:58Çünkü bir operasyondan bahsediyoruz.
30:00Protein alımı çok kıymetli ve bu proteini alırken aynı zamanda fiziksel aktiviteyle hareket etmek biraz önce de bahsettiğimiz gibi kas
30:08sağlığımız açısından çok kıymetli.
30:10Çünkü temelde aslında şunu yapmak istiyoruz.
30:12Vücudumuzdaki yağı azaltıp kas miktarını arttırmak istiyoruz.
30:16Fik dediğimiz görüntü bu.
30:17Nitekim.
30:17İsteyimimiz bu.
30:18Evet.
30:19Yani tüm operasyonlar da buna yönelik aslında.
30:22Ve bu noktada bu orantıyı sağlayabilmek açısından fiziksel aktivite çok kıymetli.
30:28Ama tekrar söylüyorum yani bir korse süreci, dikişlerin miktarı, yeri, konumu, pozisyonu vs. çok önemli.
30:35Hekim fiziksel aktiviteye başlayabilirsin dedikten sonra bu konuda yönlendirme yapmak kıymetli.
30:40Hekimin söylediğini dinleyeceğiz.
30:42Peki operasyon sonrası en sık yapılan beslenme hataları.
30:47Şimdi burada bir kere danışanları sosyal medya bence çok etkiliyor.
30:53Şok diyetler işte.
30:55Üç günde yedi kilo ver.
30:57Kesinlikle şu kadar su için yemek yemeyin vs.
31:01Bunların hepsi bizim en korkulu rüyalarımız.
31:03Ama öyle bir anlatıyorlar ki yani hocam insan ise istemez onu yapsam mıya geliyor?
31:08Olur mu diyor.
31:09Evet çok haklısınız ve hani buna yönelik sanki gerçekten buradan sonuç alınmış gibi görseller, videolar vs.
31:15Lütfen bunlara kanmayın.
31:17Bu sosyal medyadaki olaylara şiddetle karşıyız diyorsun.
31:21Kesinlikle şiddetle karşıyız çünkü bir kere genel geçer yani bir sosyal mecradan şöyle beslenin kilo verirsiniz demek şu noktada yanlış.
31:30Her kişinin boyu, kilosu bir kere burada farklı.
31:33Yaşam tarzı farklı.
31:35Öte yandan hastalıkları farklı.
31:36Kan değerleri farklı.
31:37Tabii ki bir diabet hastasıyla işte bir sporcunun beslenmesine aynı yöne yönelik bir öneri verilemez kesinlikle.
31:46Onu yapan kişi belki sporcu değil mi?
31:48Tabii ki yani düşünsenize ne kadar farklı yaşlı bir işte diabet hastasıyla kaslı bir gencin ekranlarsa şöyle diyorlar.
31:56Beş günde yedi kilo verin.
31:57Yani bu ve aynı listeyi öneriyorlar.
32:00Bu olacak bir şey değil.
32:00Mümkün değil yani.
32:01Peki.
32:02Operasyon sonrası ani kilo kaybı ve yağ şok diyetler neden riskli?
32:07Şimdi ani kilo kaybı derken zaten bir miktar yağ alındığı için vücutta kütlesel olarak bir azalma zaten oluyor ama dediğim
32:15gibi ödem seyrettiği için
32:18tartıda bazen operasyondan birkaç sonra artıyı görmek de mümkün.
32:21Yani burada korkulacak bir şey de yok.
32:23Ay ne diyorsunuz?
32:23Dediğim gibi ciddi ödem seyredebiliyor.
32:25Yani kişinin o operasyona verdiği duyarlılık farklı olabiliyor haliyle.
32:30Ve o noktada bir kere korkmaması gerekiyor danışanın.
32:34Ve işte biraz önce bahsettiğimiz o şok diyetler, aman su diyetleri, bilmem neler vesaire bunlardan kaçınmak lazım.
32:40Danışana hep şunu söylüyorum.
32:42Öncelikle sakin ol.
32:43Her şey çok normal ve yolunda ilerliyor.
32:45Yani olması gereken...
32:46Bu normal bir süreç.
32:47Kesinlikle tabii ki.
32:47Herkeste olacak mı?
32:49Bazı bünyelerde daha az seyrediyor ama herkesle bir miktar ödem beklediğimiz bir şey.
32:54Yani tabii ki doku tahrip oluyor.
32:56Dokunun kendini iyileştirmesi için dahi gereken bir süreç orası.
33:00Ya ödem hep operasyonlarının hepsinde bir var ama.
33:03Evet istemez.
33:03Minik minik de olsa var.
33:05Tabii ki.
33:05Yani bir dudak dolgusunda, bir botoks tedavi, ufak ufak çişkinlikler beklediğimiz şeyler.
33:10Çünkü vücut kendi incindiği yere bir şeye karşılık veriyor.
33:14Bir tepki yani.
33:15Bu da gayet olası bir tablo.
33:17Şey var ya kulakları çılınsın.
33:19İrem, İrem Derici, Ödem Derici diyor kendisine.
33:23Hep ödemim var diyor.
33:24Hep ödemliyim diyor.
33:25Bazılarının hep ödemi var.
33:27Yani onun arkasına mı sığınlıyoruz artık bilmiyorum.
33:30Yani sığınanlar da var mı?
33:32Var değil mi?
33:32Ödemiyorsanız hocam.
33:34Biz ödemizde zaten hissedersiniz.
33:36Yani eğer yeterince su almıyorsanız, fiziksel aktiviteniz çok kısıtlıysa kendinizi şiş hissedersiniz.
33:43Yani reg dönemine yakınken o hissettiğiniz hislerin sürekliliğini düşünün.
33:47Öte yandan dokuya bastırdığınızda izi kalır.
33:50İzi kalır değil mi?
33:51Ama böyle sanki bastırılmış, böyle poşete basmış gibi bir iz olur.
33:57Yani ödemi anlarsınız ama zaten su tüketiyorsanız, iyi besleniyorsanız ve biraz hareket ediyorsanız çok da ödemin arkasına sığınlamak lazım.
34:05Yemezler.
34:07Karbonhidratı tamamen mi keselim?
34:09Karbonhidratı tamamen kesmeyin ve lütfen size karbonhidratı tamamen kesin diyenlere de kulak vermeyin.
34:15Onlarla itibatı kesin diyoruz.
34:17Olabilir hatta.
34:18Çünkü karbonhidrat vücut için bir kere ana yakıtlardan biri ve belli bir miktarda yağ yakımı için karbonhidrat zaten gerekli.
34:26Yani uzun vadede sadece protein ve yağ aldığımız bir tabloda hem mide sağlığınız için, böbrek sağlığınız için vesaire hiç istemediğimiz
34:34yerlere kayabiliyor tablonun ucu.
34:36O yüzden karbonhidratı hayattan tamamen çıkarmak kesinlikle hiçbir koşulda çok önerdiğimiz bir senaryo değil.
34:42Bazen sıkı ketojenik diyetlerde görece azaltabiliyoruz miktarını.
34:46Ama dediğim gibi tamamen onlarda dahi kısıtlamıyoruz.
34:49Peki.
34:50Yani en azından ekmeğin de sağlıklı olanları var.
34:53Tabii ki biraz daha lif oranını arttırıp tam paralarla vesaire daha da bağırsak sağlığını da destekleyerek ilerleyebilirsiniz.
35:00Çok teşekkür ediyorum.
35:01Ben teşekkür ediyorum.
35:02Muhteşem sohbetiniz için.
35:03Ben de aile.
35:04Yapılan yanlışların da altını çizdik ki bir daha yapmayalım.
35:08Sizi uğurluyoruz.
35:09Biz programımıza devam ediyoruz.
35:10Çok teşekkür ediyorum.
35:11Ben teşekkür ederim.
35:11Ayaklarınızı sağ olun.
35:12Geçmek üzere.
35:15Efendim programımız devam ediyor.
35:17Yanımda kıymetli bir konuğum var.
35:19Yine gelmiş, hoş gelmiş.
35:21Gıda mühendisi bir iş insanı Esra Sapmaz Harbali oğlu.
35:25Evet doğru.
35:26Biraz bali var ya akrabaya sayılırız.
35:28Aynen.
35:30Geçtiğimiz hafta balları konuştuk.
35:32Bunun polen konuşacağız.
35:33Evet.
35:33Bu arı poleni nasıl elde ediliyor?
35:37Şöyle arılar aslında çiçekleri dolaşırlarken bal yapmak için nekselleri toplarken polenleri de toplarlar.
35:43Yani bitkilerin üreme hücresidir polen.
35:45Bunları arka bacaklarında kovana getirirler.
35:48Kovanların önünde de bu polen tuzakları vardır.
35:51Arılar bu kovana girerken bir kısmı polen tuzaklarına düşer.
35:55Bir kısmını da kovana taşırlar.
35:57Arıcılarda günlük olarak bu polen tuzaklarındaki polenleri alırlar.
36:00Ve işte soğuk havalarda depo yani soğuk depolama yaparlar.
36:04Günlük olarak bu şekilde toplanır.
36:06Besin değeri niye mesela çok yüksek bunun mallı aynı şekilde geliyor.
36:10Aslında şöyle bitkinin üreme hücresidir.
36:13Yani aslında içerisinde vitamin, mineral, protein çok değerli bileşenler var.
36:19Ve dünyadaki neredeyse tek tam gıda olarak bilinir polen.
36:24Günlük alınması gereken vitaminlerin çoğunu içerisinde barındırır.
36:28O yüzden.
36:28Aynen.
36:29Peki günlük ne kadar tüketilmeli?
36:32Biraz da abartıyoruz bazen.
36:33Evet yani tabii şöyle arı ürünlerinde her zaman doz bizim için çok kıymetli.
36:38Uygun dozlarda kullanmak lazım.
36:41Başlarken hiç kullanmadıysanız çok az miktarlarda başlayıp.
36:45Mesela bir çay kaşığı başlayıp.
36:46Çay kaşığı ne? Sıvı mı?
36:48Yok. Polen böyle tane tane bir yapıdır.
36:50Ve bunu bir çay kaşığı tüketebilirsiniz.
36:52Alerji durumunuzu kontrol etmezsiniz.
36:53Ama böyle bazen damla şeklinde de oluyor.
36:55O propolis.
36:56O ne?
36:58Propolis ayrı bir şey.
37:00O ona benziyor.
37:00Yok aslında hepsi arı ürünlerinin yani polen, propolis, arı sütü, arı ekmeği var.
37:06Bunların hepsi farklı ürünler.
37:09Polen dediğimiz böyle daha renkli.
37:11Bir dakika.
37:11Bana arı ekmeği getirdiler.
37:13Doğru işte polenin fermente olmuş hali arı ekmeğinde aslında.
37:18İyi bir şey mi?
37:19Evet evet çok faydalı bir ürün.
37:20Fermente bir ürün.
37:21Evet tadı pek öyle değildi ama iyi bir şey dedi.
37:23Evet ya bu ürünlerin hiçbiri bu arada polen, arı sütü, propolis tatları çok güzel değil yani baldan sonra.
37:29Bir çocuklu değil yani.
37:30Aynen ama çok sağlıklı ürünler.
37:33Aa bak bana aydınlanma geldi şu an.
37:35Aynen yani arı ekmeği şöyle arılar poleni kovanına getirdikten sonra kendi enzim ve salgılarıyla fermente ederler.
37:42Orada bir fermentasyon işlemi olduğu için bağırsak sağlığını çok olumlu etkiliyor.
37:46Arı ekmeğini kullanın yani yoğurtla falan tüketebilirsiniz.
37:49Biz siz ekmek yemeyi demiyoruz.
37:51Bakın arı ekmeği yiyebilirsiniz.
37:51Arı ekmeği var aynen onu yiyebilirsiniz.
37:53Peki ne kadar tüketilmeli dedik?
37:54Bir çay kaşığı kadar mesela?
37:56Başlayıp daha sonra eğer bir alerji durumunuz yoksa bunu gözlemlediniz.
38:00Günlük 2-4 tatlı kaşığına kadar tüketebilirsiniz.
38:02Balınıza katabilirsiniz.
38:04Direkt tüketebilirsiniz.
38:05Yoğurtla çok güzel oluyor.
38:06Arı ürün gibi bunu kullanabilirsiniz.
38:08Ya bir şey merak edin.
38:09Şunların arı ürünü ya.
38:11Evet.
38:12Besin değeri açısından en iyisi hangisi?
38:14Ya şimdi hep her birinin kullanım mantığı farklı.
38:17Aslında bunu zaten sormayacaktım.
38:19Hepsini aynı şeye mi iyi geliyor diyecek?
38:20Yok aynı şey değil.
38:22Aslında hepsini ben kısa cümle açıklayayım mesela size.
38:24Polen, vitamin ve mineral deposu diyebiliriz.
38:27Arı ekmeğinde protein değeri çok yüksektir.
38:30Arı sütü mesela hücre yenileyicidir.
38:32Gençlik iksiri olarak da hatta bilinir.
38:34Ama sürmeyelim mi?
38:35İçelim mi?
38:35İçelim.
38:36Tabii süredebilirsiniz.
38:37Kozmetik formları da var arı sütlerinin.
38:39Süredebilirsiniz.
38:40Hücre yenileyici özelliği var.
38:41Propolis tamamen doğal antibiyotik.
38:44Doğal bir vücuda savunma desteği veren bir üründür.
38:48Dört yaşından sonra bu tarz ürünler öneriliyor.
38:51Tabii doktora danışarak kullanmakta fayda var.
38:54Çocuklarda oranlar değişiyor.
38:56Yetişkinlerdeki gibi kullanamıyor.
38:57Dozlar.
38:58Tabii doz bizim için en önemli kriter bu ürünlerde.
39:01Doz.
39:02Kaydalı olabilmesi için.
39:03Eğer merak ettiğimi sordum bir çırpıdan.
39:05Peki alerjik bireyler için polen.
39:08Risk oluşturulur.
39:08Tabii ki.
39:09Arı ürünleri aslında şöyle.
39:11Alerjen bünyeler için risk oluşturabilir.
39:14Dediğimiz gibi minik dozlarda başlamaları lazım.
39:17Doktorlarına sorarak kullanmaları lazım.
39:19Vücudu önce bir test etmek lazım.
39:21Alerji yapıyor mu diye.
39:23Peki alkol bazlı ve sulu propolis arasında bir fark var.
39:28Tabii var.
39:29Ne demek istiyorum?
39:30Aslında şöyle.
39:31Han propolis kovandan toplandığında böyle reçinemsi bir kıvamdadır.
39:35Ve bunu direkt tüketemeyiz.
39:37Uzman kişilerin bunu çözdürmesi lazım.
39:39Ya alkolde ya suda.
39:41Bilimsel literatürde en iyi çözücüsü alkol.
39:43Çünkü içerisindeki faydalı bileşenleri bizim almamız lazım.
39:47Bu da alkolde aslında ortaya çıkıyor.
39:49Ama alkol hassasiyeti olan çocukları da hani tüketmek istemeyenler için su bazlı bir alternatif olabilir.
39:56Buradaki en önemli kriterimiz bunu kesinlikle işini bilen kişilerin yapmış olması.
40:02Yani işte ben han propolis kovandan aldım.
40:04Suda beklettim.
40:05Çözündüğü gibi bir şey değil.
40:06Burada üretim tekniği çok önemli.
40:08Bunun için hani gıda mühendislerinin aslında burada etkin rol oynaması lazım.
40:13Bu çözünme işini uzman kişilerin yapmış olması lazım.
40:17Bu propolisin antibakteriyel olarak hep kazındı ya aklımıza.
40:22Evet doğru.
40:22Bunun bilimsel bir karşılığı var mı?
40:24Tabii çünkü propolisin içerisinde çok ciddi fenolik bileşenler var.
40:27Fenolik.
40:27Fenolik bileşenler bunlar bakterilerin yaşayamayacağı ortamda.
40:31Öldürüyor bakteriler.
40:31Evet aynen öyle.
40:33Zaten şöyle arılar propolis niçin kullanır kovanda biliyor musunuz?
40:36Kovanın içerisinde herhangi bir mikrobiyel yük artmasın diye bir bakteri mantar gelişmesin diye topluyorlar.
40:45Kovanlarında mesela bir yer çatladı diyelim gidiyor propolisi oraya yapıştırıyor arı.
40:49Diyor ki hani bu çatlakta herhangi bir işte bakteri üremesin.
40:52Evet yani aslında arılar bunu böyle kullanıyor.
40:55İnsanoğlu da diyor ki ne var ki bunun içinde böyle işte altı gibi.
40:59Hani yani zaten arılar bunu bunun için kullanıyor.
41:03Tamamen kovanlarını korumak için kullanıyor.
41:05Oraya bir şey mikrop gelmesin.
41:07Evet aynen öyle.
41:08İnsan vücudu için de bu şekilde.
41:09Biz onları topluyoruz ham halde.
41:11Sonra kendimiz sindirilebilecek hale çevirip içiyoruz işte alkol bazlı ya da su bazlı çözücülerde.
41:17Siz böyle sanki evde arı besliyormuşsunuz da onlarla konuşuyormuşsunuz.
41:20Aynen ya arılar gerçekten mucizevi hayvanlar.
41:24Öyleymiş ya.
41:25Ben de bir adınlanma yaşadım sizle beraber.
41:27Peki propolis'i sürekli kullanalım mı sürekli?
41:30Şöyle yani sürekli kullanılamıyor zaten.
41:34Hani öyle bir.
41:35Niye?
41:36Yani hem bulmaktan ziyade öyle bir alışkanlığımız yok.
41:39Hani genel olarak kullanmaya da biliriz.
41:41Ama özellikle biz şu dönemlerde çok önemsiyoruz.
41:44Mevsim geçişlerinde işte çok yoğun tempoda çalışıyorsanız.
41:48Kış dönemlerinde en azından o dönemlerde kullanırsak faydasını fark ederiz.
41:57Propolislerin hangi formu dediniz?
42:00Yani sıvı form da var zaten piyasada daha çok.
42:04Tabii bunların tablet formları falan.
42:05Suya karıştırılması falan nasıl?
42:08Yani bilimsel literatürde şu ana kadar araştırmalarda en iyi çözücüsü alkol de çözdürmek.
42:13Tabii buradaki hani kimin çözdürdüğü çok önemli.
42:16Nasıl çözdürüldüğü çok önemli.
42:18Yani hani üreticinin gerçekten güvenilir olması lazım.
42:21Peki arı sütü neden en değerli arı ürünü olarak kabul edilir?
42:27Bunu da ben size kovandan anlatayım.
42:29Farkı böyle direkt.
42:30Hadi anlayalım.
42:31Şimdi kraliçe arı ömrü boyunca.
42:34Aynen.
42:34Arıların havasına bak.
42:35Aynen.
42:36Kraliçe arı ömrü boyunca arı sütüyle beslenen tek arıdır.
42:39Yani işçi arılar arı sütü üretirler ve bununla sadece kraliçe arı beslenir ömrü boyunca.
42:44Görüyor musun şu kraliçenin havasını?
42:46Kraliçe arı diğer arıları.
42:48Bundan sonra kulisinde arı sütü istiyorum.
42:50Bak sakın.
42:52Niye dalga geçiyorsunuz?
42:53Ben arı sütü içemez miyim ya?
42:55Bence içmelisiniz.
42:56Görüyor musunuz?
42:57Niye dalga geçiyorsunuz?
42:57Kraliçe arı kadar şurada kıymetim yok.
42:59Yok arı sütü gel.
43:01Özıklar olsun.
43:03Tamam.
43:05Şöyle arı sütüyle beslenen kraliçe arı diğer arılara göre hem daha büyük boyutlarda gelişimi çok iyi ve diğer arıları oranla
43:13çok daha uzun süre yaşıyor.
43:15Özık öbürleri çalışıyor işçi.
43:16Evet yani kraliçe arı ama kovandaki görevi üreme zaten.
43:19Günlük iki bin üç bin yumurta bırakabiliyor.
43:21Evet tabi bunların yani mesela aslında genetik olarak birbirlerinin aynısı ama beslenme farkları var.
43:26Yani arı sütüyle kraliçe arı beslendiği için diğer arılardan daha uzun.
43:30Aynısı sen ye ye iki canlısın diyeceğimiz gibi.
43:32Aynen aynen kraliçe arı da aynı o şekilde.
43:34Arı sütüyle beslendiği için hem yaşam ömrü çok uzun diğer arılara göre yani boyutları daha fazla büyüme hızı daha fazla
43:43ve dediğim gibi üreme yani üreyebilen tek canlı yani arılarda üreyebilen kraliçe arı.
43:49Bunun da sebebi arı sütünden dolayı.
43:53Bunun için arı sütü çok değerli bir ürün ve kovandan toplanması üretimi çok zor.
43:59Bunun için de değeri artıyor tabi doğal olarak.
44:01Peki hormonal denge üzerinde bir etkisi var arı sütünün?
44:05Var ama şöyle hani bu keskin tedavi edici bir özellik değil kesinlikle.
44:10Bunun altı çizelim çok iyi oldu.
44:11Evet yani arı ürünlerin hiçbiri aslında tedavi amacıyla kullanılmaz.
44:15Yani bu şekilde de pazarlanması doğru değil.
44:17Doğru değil.
44:18Doğru değil.
44:19Bunlar sadece takviyeci gıdalardır.
44:20Ne yapar bize yardımcı olur.
44:22Evet bunlar bilimsel literatürde araştırılıyor.
44:24Arı sütünün hormonları olumlu yönde etkilediği biliniyor.
44:29Ama hani şu doğru bir şey değil yani hormonlarımızı düzgün çalıştırır.
44:32Arı sütü kullanmalıyız diye bir şey.
44:34Yani tabi ki takviye eder.
44:35Peki bu arı sütü çocuklarda ve yetişkinlerde kullanım şekli değişiyor mu?
44:40Yani bütün arı ürünlerinde aslında.
44:42İşte mesela siz günlük bir çay kaşığı kullanabiliyorsanız çocuk bunu yarım çay kaşığı kullanıyor.
44:48Yani dozlar direkt yarıya iniyor aslında.
44:50Bunların da sahteleri var mı?
44:52Var.
44:53Olmaz mı?
44:54Tabii yani gıdanın çoğunun sahteleri var.
44:57İthaller var mesela Türkiye'de hani ithal ürünü olabiliyor.
45:01Gene burada güvenilir üretici çok önemli.
45:04Çok kıymetli ve muhatap çok kıymetli.
45:05Tabii.
45:06Peki arı ekmeği ile polen arasındaki fark?
45:10Evet yani şöyle düşünün.
45:12Polen ilk bitkiden alınan ham hali.
45:15Arılar bunu kovana getirdikten sonra kendi enzim salgılarıyla o petek gözlerine bırakıyorlar.
45:20Üstünü de kapatıyorlar.
45:21İki hafta sonra o polen arı ekmeğine dönüşüyor.
45:24Orada bir ferm...
45:25Mayalıyor.
45:25Evet aynen mayalanma işlemi oluyor ve orada çok yararlı mikroorganizmalar oluşuyor.
45:31Onun için bizim bağırsak sağlığımızda arı ekmeğe önemli rol oynuyor.
45:35Yani olumlu etkiliyor.
45:37Arı ekmeği fermenti olmuş bir ürün olmuş oluyor.
45:39Yani polenin fermenti olmuş hali arı ekmeği.
45:43Fermente şey gıdalar da çok faydalı.
45:45Çok faydalı.
45:46Onun için arı ekmeği çok faydalı bir ürün.
45:48Aa şu arı ekmeği var.
45:49Siz kullanın yani arı ekmeği.
45:50Ben o arı ekmeğini bir teperdim.
45:51Tabii tabii yoğurtla falan kullanın.
45:53Hem uzun süre tokluk hissi veriyor.
45:54Siz yoğurtla diyorsunuz ya bir kaşık mı atayım mesela?
45:57Yani şöyle daha önce hiç kullanmadıysanız siz de tabii az başlayın.
46:00Alerjiniz yoksa.
46:01Onu dedik ya getiren çok kıymetli o da sizin gibi bir gıda mühendisi.
46:06Dedik ya arkadaşım bir iki tane at.
46:09Öyle değil ama günlük 10-12 taneye kadar kullanıyorsunuz.
46:11Kullanabilirsiniz tabii.
46:13Sorun yok.
46:13Aa çok güzel.
46:14Çok teşekkür ediyorum.
46:15Ben teşekkür ederim.
46:16Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
46:18Yok.
46:19O zaman sizinle vedalaşıyoruz.
46:21Muhteşem sohbetiniz için teşekkür ederiz.
46:23Ben teşekkür ediyorum.
46:24Biz programımıza devam ediyoruz.
46:29Ve geldik benim kıymetli hocam Hakan Özkul.
46:32Kendisi çok kıymetli bir fitoterapist.
46:35Doktor Hakan Özkul.
46:37Hocam hoş geldiniz.
46:38Hoş bulduk teşekkür ederim.
46:39Sanılarımızın yani vazgeçilmezi başladığımız günden beri kıymetlimiz.
46:43Hocam bugün yine çok önemli bir konu konuşacağız sizinle kanseri.
46:47Evre 4.
46:48Evre 4 deyince ne anlamalıyız?
46:52Bir şeyin dördüncü seviyesi evre demek kademesi.
46:56En zor seviye mi demek?
46:58Dolayısıyla bunun 1, 2 ve 3'ü de var.
47:00Bu kanserin yaygınlık seviyesini gösteren bir ifade.
47:05Evre 4 demek.
47:06Hani hastalık başladığı organdan başka organlara sıçramış, yayılmış olduğu anlamı vardır.
47:15Bunun kendi içinde alt başlıkları da var tabii yani evre 4'ünde A, B, C, işte evre 3'ün A,
47:21B, C neyse evre 1'in ve 2'nin de alt başlıkları da var.
47:25Ama genel mantık olarak kanser bir herhangi bir başladığı bir yerde diyelim mide kanseri.
47:31Midede ilk oluşmuş başka bir yere yayılmamış evre 1, önce yakın çevreye yayılmış evre 2, daha uzak çevreye yayılmış evre
47:433, uzak organlara yayıldığı zaman yani midedeki bir kanserin akciğere gittiğini, karaciğere gittiğini, kemiklere gittiğini görüyorsak bu evre 4'tür.
47:55Aynı şekilde meme kanseri için de öyle.
47:56Yani memede başlayan bir kanser önce memede kendini gösterir, kitle olarak fark edilir.
48:04Daha sonra çoğu kez koltuk altındaki lenf bezlere sıçrama yapılır.
48:09O yüzden meme kontrollerinde yani kişisel muayenede hem memenin hem de koltuk altının, koltuk altının da yani şişlik var mı
48:17diye bakılmasında fayda var.
48:19Daha karşı organa geçmesi işte 3. evre daha uzak organlara yani memedeki kanser gitti artık akciğere sıçradı, karaciğere sıçradı, kemiklere
48:33sıçradı, beyine sıçradı bu evre 4 demektir.
48:36Yangının büyüdüğü bir dönemdir.
48:40Kanserde kural şudur, her zaman söylenir bu.
48:44Nedir?
48:45Kanserde erken tanı hayat kurtarır.
48:47Bunun anlamı şu, bu hastalığı biz erken evrede yakalarsak tedavi şansımız, başarıya ulaşma şansımız çok yüksektir.
48:57O yüzden kanserin erken dönemde tespit edilmesi bir kere çok çok önemli.
49:02Belirtileri iyi takip etmek lazım.
49:04Her kanserin kendine göre farklı belirtileri olabilir.
49:08İşte meme kanserinde işte memede değişiklikler, şekil değişiklikleri, bir kitle görüntüsü, cildinde portakal kabuğu gibi görüntüsü, işte meme başında akıntılar
49:20olabilir, çekilme olabilir veya şişlik olabilir veya geçmeyen havuzda yaralar mesela.
49:26Ağrı olur mu?
49:26Ağrı da olabilir.
49:27Ama ağrı yok diye kanser değildir denilmez.
49:31Bir kanseri ne kadar erken evrede yakalarsak o kadar iyi.
49:35Şimdi öksürük var.
49:37Yani ben öksürdüm diye kansersiniz demek değil tabii ki.
49:41Ama hani öksürük oldu, balgam oldu, belki bir enfeksiyoz, bakteriyel veya viral enfeksiyonla ilgili olabilir bu.
49:49Ne yaparsınız işte viral ise işte bir iki haftada geçer, bakteriyel ise antibiyotik kullanırsınız, verilir, geçer ama geçmedi, uzun sürdü.
50:00O zaman şüphelenmek lazım, onun üstüne gitmek lazım.
50:03Ama burada en büyük handikap özellikle kronik tütün ve tütün mamulleri içicilerinde, ileri yaşlarda, koah, akciğerlerde koah geliştiği için koah
50:16da öksürük, balgam yapar, sürekli öksürük yapar.
50:20O kişiler zannederler ki ben koahdan dolayı bu öksürüklerim oluyor.
50:25Halbuki belki de akciğerdeki kanser.
50:28Olabilir.
50:28Erken evrede yakalamak niçin kolay?
50:31Yangın küçük olduğu için söndürmek kolay.
50:33Ele da kontrol altında.
50:34Tabii.
50:34Küçük olduğu için söndürmek daha kolay.
50:37Yani bir orman yangını küçük bir kibritten başlar.
50:40Ama söndürmek kolaydır.
50:42Belki bir bardak suyla söndürebilirsiniz.
50:45Ama orman yanmaya başladığı zaman, yani yangın büyümeye başladığı zaman iş çok daha kötü.
50:50Kanserde şöyle bir şey daha var.
50:52Evre dörde geldiğimizde, yani ileri evrelere geldiğimizde kanserde heterojenite dediğimiz şey oluyor.
51:00Ne demek bu?
51:01Kanserde çeşitlenme.
51:04Yani bir kanser hücresi, evet çoğalıyor, başka bir yere sıçrıyor.
51:10Oradaki ortama gittiği zaman, diyelim ki meme kanseri çıktı gitti akciğere.
51:17Akciğere yerleştiği zaman, oradaki gelişmeleri ilk halindeki gibi olmuyor.
51:24Farklı bir kanser tipine dönüşebiliyor.
51:27Yani A tipi diyelim ki bir kanser vardı.
51:31Ama öbür tarafa gittiği zaman B tipi bir hücreye dönüşebiliyor.
51:36Başka bir yere gittiği zaman C tipi hücreye dönüşebiliyor.
51:39Yani aynı kanserde, bir meme kanserinde, bir akciğer kanserinde, bir işte midebarsak kanserinde aslında tek bir kanser tipi değil,
51:49hücresel boyutta farklı farklı kanser tipleriyle karşı karşıya kalıyoruz.
51:55Bu neyi getirir?
51:56Bu tedaviyi zorlaştırır.
51:58Bir tedavi stratejisi, bir ilaç A tipine fayda sağlarken B'ye fayda sağlamayabilir.
52:05O halde A tipi kanser hücreleri tedaviye cevap verir, geriler, ölür iken B ve C tipleri devam ediyor olabilir.
52:14O yüzden iş A'da iken, yani başlangıç aşamasındayken tespit edilmesi önemli.
52:21Peki tespitte en çok erken aşamada kullanılan strateji ne?
52:28Erken aşamada kanserin başlangıç aşamasındaki en büyük, genelde en büyük strateji bunun ameliyatla çıkartılmasıdır.
52:35Biyopsi peki?
52:37Biyopsi dediğimiz şey kanser dokusundan bir parça almak suretiyle...
52:41Yapılmalı mı?
52:42Tabii ki yapılmalı.
52:44Çünkü bunun kanser olup olmadığını bir an önce anlamaya ihtiyacımız var.
52:48Bırakırsak bu kitleyi, bir kanser şüphesi olan bir kitleyi bırakırsak eğer o kanserse orada durmayacak, yayılıp büyüyecek, evre dörde ulaşacak
53:00ve tedavisi zorlaşacaktır.
53:03Bu bir gerçek.
53:03O yüzden erken aşamada bir parça almak, iğneyle vesaireyle girip bir parça almak demek olan biyopsiyi yaptırmak lazım.
53:13Şundan tereddüt ediyor insanlar, ya işte biyopsi alırsak hastalık yayılır.
53:17Bıçak deyince falan.
53:18Bıçak deyince hastalık yayılır.
53:20Biyopsi bir iğneyle küçücük bir parça almasıdır.
53:23Ameliyatta bir bıçak değmesi gibi değil.
53:25Öyle iğneyle mi alınıyor?
53:26Gibi.
53:27Genelde öyle alınıyor.
53:27Anladım.
53:28Bazen başka türlü yöntemler de alınabilir.
53:30Oradaki hücreyi mi alıyoruz hocam?
53:31Oradan küçük bir parça alıyoruz ki.
53:33Parça ama şimdi parça deyince işte insan biraz ürküyor.
53:35Yok çok küçük.
53:36Yani küçük bir kıymık alıyoruz diyelim.
53:39Tamam anladım.
53:40Kıymık.
53:41Mikroskopta bakıp inceleyeceğiz ki bu neymiş, kanser miymiş, değil miymiş.
53:46Yapılan incelemeler gösteriyor ki biyopsinin kanserin yayılmasına olan etkisi ihmal edilecek kadar küçüktür.
53:54Hadi biz bir reklama gidelim.
53:55Dönüşte fitoterapi ile bu işi bir ilişkilendirelim.
53:59Evet reklamların ardından kıymetli hocam, fitoterapist, doktor Hakan Özkul'a sohbetimiz devam ediyor.
54:05Şimdi hocam kanser hastaları fitoterapiye yönlenirken dikkat edilmesi gereken hususlar var mı?
54:11Tabii ki var.
54:12Önce fitoterapinin bir kere doğru anlayıp tanımlanması lazım.
54:15Fitoterapi alternatif bir tedavi yöntemi değildir.
54:19Yani tıbba alternatif değildir.
54:22Tıbbın bir parçasıdır.
54:24Modern tıbbın bir parçasıdır.
54:26Aslında eski antik klasik tıbbın da bir parçası.
54:29Hatta parçası değil belki temeliydi.
54:31Belki tamamlayıcısı.
54:32İbn-i Sinan'ın uyguladığı, Hipokrat'ın uyguladığı temel tedavi yöntemiydi fitoterapi.
54:36Yani bitkilerle tedavi.
54:37Ama günümüz modern incelemeleri, modern bilimin geldiği nokta itibariyle fitoterapi tekrar anlam ve değerine kavuştu.
54:46Ve bugün geleneksel ve tamamlayıcı bir tıbbi tedavi yöntemi olarak yasal hüviyetine de Türkiye'de kavuştu 2014'ten beri.
54:53Dünyada çok daha açıkçası daha kanun düzenlemeler eski tarihte yapıldığı için çok daha uzun zamandır uygulanıyor.
55:00Yani fitoterapi uygulamak kanuni bir yöntemdir.
55:04Bilimsel de bir yöntemdir.
55:05Bilimsel dayanakları var olan bir tıbbi tedavi yöntemidir.
55:09Tıbbi bitkileri kullanma yöntemidir.
55:12Ama çoğu kez hani evet bitkisel tedavi önemlidir, fitoterapi önemlidir deyince
55:17kişiler eş dost tavsiyesiyle, internet bilgileriyle, aktar tavsiyeleriyle bir bitkiyi
55:24veya bitkinin işte tozunu, kurusunu vesairesini alıp kendilerince tedavi yapmayı fitoterapi zannediyorlar.
55:32Bu fitoterapi değildir ve bunun kendisi sağlık için bir tehdittir.
55:37Neyi kullandığınız, ne kadar kullandığınız, ölçüleri ve çoğu kez kullandığınız şeylerin kalitesi
55:45ve hatta sağlık için tehdit oluşturuyor olması önemli bir husustur.
55:50Fitoterapi bir doktor kontrolünde, yani hem doktor olacak hem de fitoterapiye eğitimi almış bir doktor kontrolünde
55:57ve bilimsel standartlara uygun, onun bir sürü alt başlığı var.
56:04Bilimsel standartlardaki tıbbi bitkilerin belirli bir doz ve sürede kullanılması olayıdır.
56:11Nasıl bir hastalıkta biz kendi kendimizi tedavi etmiyorsak, alıp ilaçları kullanmıyorsak,
56:17bir doktor gözetiminde ve kullanıyorsak...
56:20Bu da öyle.
56:20Böyle.
56:21Artı bitoterapi için önemli bir husus, bitoterapi olan bir insanın diğer tedavileri kesmesi de gerekmez.
56:26Yani diğer tıbbi tedavilerini de kesmeden devam ettirecek.
56:32Ama burada...
56:33Tıbbi derken radyoaktif tedaviler de mi olacak?
56:36Mesela ışığlı tedaviler de mi olacak?
56:37Yani işte ameliyattır, kemoterapidir, radyo terapidir veya akıllı ilaç tedavisidir.
56:43Bunlar da devam edecek.
56:44İşte bu noktada bir ince bir nokta, o tedavileri engellemeyecek içerikteki fitoterapiyi uygulamak.
56:52İşte ince noktalardan bir tanesi bu.
56:54Yoksa fitoterapi düzgün uygulanırsa kanser hastalarının tedavisine çok büyük yardımları olan bir husus.
57:01Ne gibi faydaları var?
57:02Yapılan birçok bilimsel araştırmalar çok değişik bitkilerin, bitkilerin içerisindeki etkili maddelerin çok farklı kanserler üzerindeki incelemeleri yapılmış.
57:13Ne üzerinde yapılmış?
57:14Mesela kanserin oluşumunu engellemedeki faydaları.
57:17Tıbbi bitkilerin daha kanserde genlerdeki tamir mekanizmalarını iyileştirmek, kanser yapıcı genleri baskılamak daha işin başındaki faydaları bile çok önemli.
57:29Yani kanser oluşumunu engelleyici fonksiyonları için de tıbbi bitkileri kullanıyoruz.
57:37Bağışıklık sistemini uyarmak, güçlendirmek, bağışıklık sisteminin kanser hücreleri üzerinde daha etkili olmasını sağlamak için de bu konudaki etkili tıbbi bitkileri
57:50kullanıyoruz.
57:51Bugün immunoterapi dediğimiz kavram belki de kanserle mücadelenin en önemli hususlarından bir tanesi.
57:57Bağışıklık sistemi yoksa kanserle savaşta problem var demektir.
58:02Artı kanserin kökü demek olan kanser kök hücreleri çok önemli.
58:07Kanserin nüksünden yeniden oluşmasından sorumlu hücreler bunlar.
58:11Kanserdeki kanser kök hücreleri.
58:14Dikenin kökü bunlar.
58:16Bunlar kemoterapiye ve radyoterapiye dirençli hücreler.
58:19Evet.
58:20Çok dirençli hücreler.
58:21Kendilerini tamir ediyorlar.
58:23Ayakta kalınca diğer kanser hücreleri ölse bile hastalığın nüksünden nüksüne sebep olabiliyorlar.
58:30İşte bu kanser kök hücrelerine karşı etkili tıbbi bitkileri tedaviye yardımcı olarak kullanmak kanserin nüksünü engellemek.
58:41Kanserde heterojenite dediğimiz o çeşitliyi engelleme de çok önemli.
58:46Çok teşekkür ediyorum kıymetli bilgileriniz için.
58:50Biliyorsunuz Halko Hocam güzel mesajı verdiyse evre dörtlerin bile yüzünü güldürecek mesajı verdiyse programın sonu gelmiştir.
58:56O zaman bugünlük bizden bu kadar.
58:58Görüşürüz efendim yarın yine.
Yorumlar