00:00Hepinize merhaba, insan ilişkilerinde bazen öyle bir an gelir ki bütün kelimeler tükenir, söz biter.
00:06İşte bugün tam da o anın ardındaki iki güçlü kavrama, sessizliğe ve mesafeye odaklanacağız.
00:12Ve göreceksiniz ki bu ikisi aslında en temel değerimiz olan insan onurumuzla sandığımızdan çok daha derinden bağlı.
00:20Hadi o zaman direkt konunun kalbine inelim ve o can alıcı soruyu soralım.
00:24Bir insan neden susar?
00:26Eminim bu soru size de bir yerlerden tanıdık geliyordur değil mi?
00:30Ya kendimiz yaşamışızdır ya da en yakınımızda tanık olmuşuzdur.
00:33Ve inanın bana cevabı genellikle ilk akla gelenden çok daha derinlerdi.
00:39Şimdi genelde ne düşünürüz?
00:41Sessizlik bir zayıflıktır, bir pes ediştir değil mi?
00:44Ama işin aslı pek de öyle değil.
00:47Sessizlik aslında bir zayıflık falan değil.
00:50Tam tersine çoğu zaman verilmiş en net en son kararın ta kendisidir.
00:56İşte ilk olarak bu konuya bir bakalım.
00:58Sessizliğin o pek de anlaşılmayan gücü.
01:00Çünkü göreceksiniz ki bu bir yenilgi değil.
01:03Bu artık mücadele etmenin anlamsız olduğunu anlayan birinin bilinçli bir seçimi.
01:08Hani o köprüleri yakmadan sessiz sedasız gitmek var ya, işte tam da öyle bir vazgeçiş bu.
01:14Bakın şu söz durumu ne kadar da güzel özetliyor.
01:17Yani biri artık size bir şeyler anlatmaktan vazgeçtiyse bu, ah yoruldum enerjim bitti demek değil.
01:24Hayır, bu şu demek.
01:25Ben ne söylersem söyleyeyim hiçbir şeyin değişmeyeceğini anladım.
01:29İşte o yüzden o defteri sessizce kapatıyor.
01:31Bir ki bir insan durup dururken mi bu noktaya geliyor.
01:35Elbette hayır.
01:37Şimdi gelin bu geri çekilmenin arkasında ne var?
01:40Bir insan neden bir anda böyle duvarlar örüp uzaklaşır?
01:44Bunun anatomisine bir bakalım.
01:46Ama önce şu ayrımı iyi yapalı.
01:48Bu geri çekilme hani bir tartışmadan korkup kaçmak gibi bir şey değil.
01:52Bu bir geri adım değil.
01:53Bu daha çok bir daha asla açmayacağınız bir kapıyı öyle gürültü patırtı yapmadan sakince çekip kapatmak gibi bir şey.
02:00Aslında bu kapının kapanması birden de olmuyor.
02:03Genelde üç adımlık bir içsel süreç yaşanıyor.
02:05Önce ne yaparsınız?
02:06Kelimelerinizi tartarsınız.
02:08Şunu mu desem, bunu mu söylesem diye düşünürsünüz.
02:10Sonra bir bakarsınız ki ağzınızdan çıkan hiçbir kelimenin karşıda bir karşılığı yok.
02:15Faydasız.
02:16İşte bu acı bir andır.
02:17Ve en sonunda da tamam dersiniz.
02:20Daha fazla enerji harcamaya değmez.
02:21Ve sessizliği seçersiniz.
02:24Şu söz o kadar doğru ki bazen en büyük olgunluk neyi söyleyeceğini bilmek değil, tam tersine neyi söylememen gerektiğini bilmektir.
02:33Yani anlamsız bir salaşa girip kendini yoracağına o susma erdemini gösterebilmektir asıl mesele.
02:38Şimdi geldik işin en kritik noktasına.
02:41Hani o meşhur geri dönüşü olmayan nokta vardır ya.
02:44İşte o çizginin aşıldığı, kararların artık kesinleştiği o ana geliyoruz şimdi.
02:49Dura'daki anahtar kelime kaybedilen ilgi.
02:52Ama bu hani bugün hoşlanıp yarın vazgeçtiğiniz sıradan bir şey gibi değil.
02:56Hayır, bu defalarca denedikten onca şeyi yuttuktan sonra gelen o en son en kesin kopuş.
03:02İşte bu yüzden geri dönüşü neredeyse imkansız.
03:05Çünkü oraya gelene kadar zaten her yol denenmiş oluyor.
03:08Peki bu kopuşu ne tetikler genelde?
03:11Çoğunlukla bir tarafın diğerinin değerini anlamakta f, c şekilde geç kalması.
03:16Ve tam da o değeri anladığı anda artık her şey için çok geçtir.
03:21Sadece iki kelime değil mi?
03:23Ama bir durumun bütün çaresizliğini nasıl da anlatıyor.
03:26Çünkü evet bazı kapılar kapandı mı bir daha asla ama asla açılmaz.
03:31İyi de neden?
03:32Neden geri dönüşü yok bu işin?
03:34Çünkü o çizgiyi geçtikten sonra orada kalmaya devam etmek artık bir ilişkiyi kurtarma çabası olmaktan çıkar.
03:42Düpedüz kendine saygısızlık haline gelir.
03:44Ve biliyor musunuz bu acı farkındalık aslında bizi özgürleştiren bir kapıyı aralıyor.
03:49Şimdi gelin bir şeylerin gitmesine izin vermenin aslında nasıl bir özgürlük olduğuna yakından bakalım.
03:54İşte size hayatın en basit ama belki de en güçlü kuralı.
03:59Bu tek cümle o karman çorman görünen bir sürü durumu bir anda netleştiriverir.
04:04Kendimizi korumak için aklımızın bir köşesinde hep tutmamız gereken o temel ilke budur.
04:09Bu temel kuralın yanında bir de kendimizi korumak için aklımızda tutmamız gerekenler var.
04:14Adeta bir öz saygı manifestosu gibi.
04:17Birincisi, onlar seni aramıyorsa sen de onları arama.
04:20Bu kadar basit.
04:21İkincisi, sana değer vermiyorlarsa kendini orada boşuna harcama.
04:25Ve üçüncüsü, belki de en önemlisi.
04:27Unutma, kaybetmekten korktuğun her şey günün sonunda senin hapishanen olur.
04:32Özgürlük nerede başlıyor biliyor musunuz?
04:34İşte tam da o korkuyu göze aldığınız anda.
04:37Birini, bir şeyi neyse işte.
04:39Onu kaybetmeyi göze aldığın o an aslında bütün prangalarından kurtulduğun andır.
04:44Ve şimdi geldik final kısmına.
04:47Bütün bu anlattıklarımızın temelinde yatan o en büyük, en nihai sorumluluğa.
04:52Yani kendimize olan sadakatimize.
04:54Bakın, hayatta bazı şeyleri yapmak zorunda değiliz.
04:58Mesela her şeyi söylemek zorunda değilsiniz.
05:01Her çağrılan yere gitmek, her ortamda kalmak zorunda değilsiniz.
05:05Ya da kalbinize, herkese sonuna kadar açmak gibi bir mecburiyetiniz de yok.
05:09Bunların hepsi birer seçim.
05:11Ama bütün bu zorunda değilizlerin yanında kaçamayacağımız, sırtımızı dönemeyeceğimiz tek bir büyük sorumluluğumuz var.
05:19İşte o da bu.
05:21Kendine ihanet etmemek.
05:23Koşullar ne olursa olsun, bedeli ne kadar ağır olursa olsun kendimize ihanet etmemek zorundayız.
05:29Çünkü insanı en çok ne tüketir biliyor musunuz?
05:32Başkalarının yaptıkları değil, kendi kendine ihanet etmesi tüketir.
05:37Ve toparlarken son olarak şunu aklımızdan hiç çıkarmayalım.
05:41İnsan susar, evet.
05:43Gider, araya mesafeler koyar.
05:46Ağzından tek bir kelime çıkmaz belki.
05:48Ama asla, ama asla unutmaz.
05:51Her şeyi hatırlar.
05:52Peki en çok neyi hatırlar?
05:54Söylenen o afilli sözleri mi?
05:57Ya da yaşanan o büyük olayları mı?
05:59Hayır.
06:00İnsan en çok, ama en çok, kendisine nasıl hissettirildiğini hatırlar.
06:04Çünkü zihnimizden silinmeyen, en derin izi bırakan şey her zaman ama her zaman budur.
Yorumlar