00:00Acaba düşünmek bildiğimiz şekliyle sona mı eriyor?
00:03Bu bölümde işte bu oldukça kışkırtıcı sorunun peşine düşüyoruz.
00:07Şimdi bu endişe size çok modern gelebilir ama aslında hiç de yeni değil.
00:12Gelin sizi şöyle bir 2500 yıl geriye, antik Yunan'a götüreyim.
00:17Platon'un anlattıklarına bakılırsa hocası Sokrates o zamanlar için devrim niteliğinde bir teknoloji olan yazı yüzünden bayağı endişeliymiş.
00:25Korkusu neydi biliyor musunuz?
00:27İnsanlar hafızalarını kullanmayı bırakacak, tembelleşeceklerdi.
00:31Peki ne dersiniz?
00:33Sokrates tamamen haksız mı çıktı yoksa o binlerce yıl öncesinden teknolojinin zihinlerimizi nasıl kökten değiştireceğine dair çok temel bir şey
00:43mi fark etmişti?
00:44Bu soruyu aklımızın bir köşesinde tutalım çünkü birazdan çok daha önemli olacak.
00:49İşte o 2500 yıllık korkuyu alıp bugüne getirelim.
00:52Çünkü bugün elimizde yazıdan çok ama çok daha karmaşık ve güçlü bir araç var.
00:57Yapay zeka.
00:58Ve tam da bu noktada işler biraz tuhaflaşıyor.
01:02Bir paradoksla karşılaşıyoruz aslında.
01:04Bize hız, verimlilik yani her şeyi daha çabuk yapmayı vaat eden bir araç nasıl olur da düşünme sürecimizi yavaşlatır?
01:11Olabilir mi böyle bir şey?
01:13Yani bakın yapay zekanın vaadi çok netti değil mi?
01:17Düşünceyi hızlandıracak, yaratıcılığımızı coşturacaktı.
01:20Harika.
01:21Peki ya gerçek?
01:22Gerçekte olan ne?
01:23Belki de tam tersi.
01:25Belki de farkında bile olmadan en değerli kaslarımızı yani düşünme kaslarımızı zayıflatıyoruzdur.
01:31Bu durumu anlatan muhteşem bir benzetme var.
01:34Düşünür İvan İliç'ten geliyor.
01:36Düşünün otomobiller.
01:38Niçin icat edildiler?
01:39Bizi bir yerden bir yere daha hızlı götürsünler diye.
01:41Peki ne oldu?
01:42Şehirleri devasa otoparklara yani trafiğe çevirerek aslında hareketimizi yavaşlattılar.
01:48İşte yapay zekada düşüncemizi hızlandırmak için var.
01:51Ama ya o da bir tür zihinsel trafik yaratarak bizi düşünmekten alıkoyuyorsa?
01:56Ama durun.
01:57Mesele sadece kişisel bir zihin tembelliği falan değil.
02:00Bundan çok daha fazlası var.
02:02Asıl büyük tehlike bu durumun yavaş yavaş toplumsal bir krize dönüşme ihtimali.
02:07İşte burada filozof Hannah Arendt'in o ünlü kötülüğün sıradanlığı kavramı devreye giriyor ve durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
02:17Arendt binlerce insanın ölümünden sorumlu Nazi subayı Adolf Eichmann'ın davasını izlediğinde şok edici bir şey fark ediyor.
02:24Karşısındaki adam bir canavar değil, sadece emirleri uygulayan, ben sadece işimi yaptım diyen, sorgulamayan, düşünmeyen bir bürokrat.
02:33Ve Arendt o an anlıyor ki, tarihin en büyük kötülükleri şeytani dehalardan değil, düşünmeyi bırakan sıradan insanlardan doğuyor.
02:42Hadi bunu günümüze uyarlayalım.
02:43Düşünsenize, bir bankaya kredi başvurusunda bulundunuz ve reddedildi.
02:48Neden diye soruyorsunuz, gelen cevap ne?
02:51Üzgünüz, sistem böyle karar verdi.
02:53Bitti.
02:54Karşınızda konuşabileceğiniz, itiraz edebileceğiniz, hesap sorabileceğiniz bir insan yok.
03:00Sorumluluk kimde?
03:01Kimsede.
03:02Karmaşık bir algoritmanın içinde buharlaşıp gitmiş durumda.
03:05İşte tam da bu noktada, yapay zekanın bize neyi verebileceğini ve daha da önemlisi neyi asla veremeyeceğini anlamak için çok
03:14temel bir ayrım yapmamız lazım.
03:16Eski Yunanlılar iki farklı bilme biçiminden bahsederlerdi.
03:20Birincisi, episteme.
03:22Yani bizim bugün bilgi dediğimiz şey.
03:24Bu hızlıdır, depolanabilir, kopyalanıp yapıştırılabilir.
03:28İşte yapay zeka bunun ustasıdır, bize saniyeler içinde dünyalar kadar episteme verebilir.
03:33Ama bir de sofia var.
03:35Yani bilgelik.
03:37Hah işte o bambaşka bir şey.
03:39O yavaştır, onu internetten indiremezsiniz.
03:43Bilgelik ancak kişisel çabayla ter dökerek, deneyimleyerek kazanılır.
03:47Ve işin en can alıcı noktası da bu zaten.
03:50Bilgelik size hazır paketlenmiş bir ürün gibi sunulamaz.
03:54O bir sürecin sonucudur.
03:56Hani bir problemle saatlerce, belki günlerce boğuşursunuz ya.
04:00İşte o mücadelenin içinde size olan şeydir bilgelik.
04:04Zihninizde ve hatta ruhunuzda gerçekleşen o yavaş dönüşüm.
04:08İşte bunu ne kopyalayabilirsiniz, ne de hızlandırabilirsiniz.
04:12Peki bu kişisel zihin tembelliğinin daha büyük bir resmi var mı?
04:16Yani bizim daha az düşünmemiz en çok kimin işine gelir?
04:19Cevap aslında çok basit.
04:21Gücü elinde tutanların.
04:23İtalyan düşünür Antonio Gramsci'nin hegemonya diye bir kavramı var.
04:27Diyor ki, en etkili iktidar sopa zoruyla değil insanların rızasını alarak kurulur.
04:32Nasıl mı?
04:33Size sunulan düzenin tek ve doğal seçenek olduğuna herkesi inandırarak.
04:37Öyle bir noktaya gelir ki insanlar zincirlerini birer aksesuar gibi görmeye başlar
04:42ve başka bir dünyanın mümkün olduğunu hayal bile edemezler.
04:45İşte işin soğuk, net gerçeği bu.
04:49Düşünmeyi bırakan insan, sorgulamayı da bırakır.
04:52Ve sorgulamayan bir insan nedir?
04:54Yönetilmesi en kolay insandır.
04:56Bir şeyler satılması en kolay insandır.
04:59Kısacası, sistem için ideal bir tüketici, ideal bir vatandaştır.
05:03Peki, bu kadar karamsal bir tablo çizdikten sonra hiç mi umut yok diye soruyor olabilirsiniz.
05:09Elbette var.
05:10Bir çıkış yolu mevcut.
05:11Hani şu endüstriyel, hızlı yiyeceklere karşı bir slow food yani yavaş yemek hareketi var ya,
05:19belki de bizim ihtiyacımız olan şey de tam olarak bu.
05:22Bir yavaş düşünme hareketi.
05:24Amaç teknolojiyi hayatımızdan çıkarmak falan değil.
05:28Sakın yanlış anlaşılmasın.
05:29Amaç onu daha bilinçli, daha farkında bir şekilde kullanmak.
05:33Peki bunu nasıl yapacağız?
05:35Aslında çok basit.
05:36Günlük hayattaki küçük adımlarla başlayabiliriz.
05:39Mesela, bir sorunun cevabı için hemen yapay zekaya koşmak yerine önce bir kendimiz kafa yoralım değil mi?
05:46Bir metni hadi özetle demeden önce açıp kendimiz okumaya çalışalım.
05:51Fikirlerimizin tıpkı iyi bir çay gibi zihnimizde demlenmesi için ona biraz zaman tanıyalım.
05:56Bu soru, kült bir bilim kurgu filmi olan Gattaca'dan ilham alıyor ve bugün belki de her zamankinden daha anlamlı.
06:05O filmde geleceğinize genetik kodunuz belirliyordu.
06:08Peki ya bugün?
06:09Bugün bizi tanımlayan şeyler ne?
06:11Kredi notumuz, sosyal medyadaki beğenilerimiz, Google'da ne aradığımız.
06:15Algoritmalar sürekli bizi bir yerlere etiketliyor.
06:18Peki ya bir gün, sistem sizi geçersiz ya da yetersiz olarak damgalarsa, o dijital etiketin ötesine geçip, hayır ben buyum
06:27diyebilme gücümüz olacak mı?
06:28Hani en başta Platon'dan bahsetmiştik ya, onun meşhur mağara alegorisini düşünün.
06:34İşte bugün o mağara, algoritmik bir mağara, zincirlerimiz ise dijital.
06:40Ama iyi haber şu ki, o mağaradan çıkış yolu 2500 yıldır hiç değişmedi.
06:46Ve o yol, her zaman olduğu gibi yine düşünmekten geçiyor.
06:51Unutmayalım, yapay zekaya her şeyi yaptırabiliriz belki, ama tek bir şeyi asla yaptıramayız.
06:57Bizim yerimize, bizim için bilgece düşünmesini.
07:00Bu yetenek sadece bize ait.
07:02Öyleyse gelin bu en değerli yeteneğimize hep birlikte sahip çıkalım.
07:07Gelin bu konu üzerine biraz düşünelim.
Yorumlar