00:00Merhaba, bugün sizlerle birlikte bir düşünürün not defterini karıştıracağız adeta.
00:04İçinde ne mi var?
00:06Güç, karakter ve yaratıcılık üzerine birbirinden farklı, zihin açan,
00:10hatta bazen biraz da rahatsız eden ama kesinlikle üzerinde düşünmeye değer fikirler var.
00:15Hazırsanız haydi başlayalım.
00:17Vay be! Ne başlangıç ama!
00:20Mehmet Özkendirci'nin bu sözü doğrudan ve oldukça sert bir şekilde konuya giriyor, değil mi?
00:25Gücün, adaletin ve medyanın yozlaşması durumunda ortaya çıkabilecek o korkunç tabloyu tek bir cümleyle özetliyor aslında.
00:33Bu ilk konumuz için gerçekten de sarsıcı bir giriş oldu.
00:36Evet, şimdi ilk durağımız dış dünya.
00:39Bu fikirlerin etrafımızdaki toplumu, ilişkileri yani kısacası hayatın kendisini nasıl şekillendirdiğine bir bakalım.
00:46Gücün dinamikleri ve bunun hem bize hem de toplumu etkileri neler biraz bunu deşelim.
00:51Nietşe'den kısa ama özü yakalayan bir tespit.
00:54Şöyle bir düşünün, çıkarlarımız devreye girdiği an o içimizdeki doğru ve yanlışı fısıldayan ses nasıl da kısılıverir?
01:01Bu sadece büyük siyasi olaylarda değil, en basit gündelik ilişkilerimizde bile geçerli.
01:07Gerçekten de çıkar konuşmaya başladığında vicdanın sesi pek duyulmuyor.
01:12İşte bu fikir bir öncekine o kadar güzel bağlanıyor ki,
01:16bireyin potansiyeliyle içinde bulunduğu çevre arasındaki o acı verici çatışmayı anlatıyor.
01:21Yani dünyanın en parlak fikrine, en büyük yeteneğine sahip olabilirsiniz.
01:26Ama eğer etrafınızdaki insanlar, yani toplumunuz bunun değerini anlamıyorsa,
01:31o potansiyel ne yazık ki bir hiç uğruna kaybolup gidebilir.
01:35Tamam, şimdi rotayı tamamen deliştiriyoruz.
01:38Dış dünyadan, toplumdan, ilişkilerden sıyrılıp içeriye yani bizzat kendimize dönüyoruz.
01:44Karakter nedir? Akıl nedir? Gerçek değer ne anlama gelir?
01:48Hadi bu içsel yolculuğa çıkalım.
01:50İşte bu benzetme harika.
01:52Tam günümüzün diliyle anlatılmış müthiş bir tespit.
01:56Pat Masiti diyor ki, hepimiz doğuştan bir beyin donanımıyla, yani bir bilgisayarla geliyoruz.
02:01Ama asıl mesele o bilgisayarın kendisi değil, içine yüklediğimiz akıl yazılımı.
02:07Ve evet, o yazılım herkeste yok maalesef.
02:09Ya da herkes aynı kalitede bir yazılım yüklemeyi başaramıyor.
02:13Gelin bu donanım yazılım meselesini biraz daha açalım.
02:16Bakın, beyin, yani donanım, temel işlemleri yapar.
02:21Nefes aldırır, vücudu çalıştırır, herkeste var.
02:24Ama akıl, yani yazılım, tecrübeyle, okumakla, düşünmekle, öğrenmekle geliştirilen bir şey.
02:30İşte asıl farkı yaratan da bu.
02:33Önemli olan hangi donanıma sahip olduğun değil, o donanımda hangi yazılımı çalıştırdığın.
02:39Cemil Meriç'in bu sözü ilk başta biraz yoğun gelebilir ama aslında o kadar derin ki,
02:44içimizdeki o yazılımın, yani aklın, dışarıya nasıl yansıdığını anlatıyor.
02:48Davranışlarımız, yani edebimiz, aklımızın bir nevi vitrini, tercümanı gibi.
02:53Ve bu bir zincirleme reaksiyon başlatıyor.
02:56Davranışların aklını, aklın onurunu, onurun da en sonunda değerini belirliyor.
03:01O biraz karmaşık görünen sözü şimdi çok daha basit bir hale getirelim.
03:06İşte bu. Akış şeması fikrin özünü harika bir şekilde özetliyor.
03:11Birinci adım, davranışların aklını ortaya koyar.
03:15İkinci adım, aklın şeref seviyeni belirler.
03:19Üçüncü ve son adım, şerefin de toplumdaki değerini.
03:22Gördüğünüz gibi aslında her şey birbirine ne kadar da bağlı.
03:26Peki, iç dünyamızda bu kadar yol katettikten sonra ne olacak?
03:31Bu birikimi, bu aklı nasıl dışa vuracağız?
03:34İşte tam bu noktada yaratıcılık sahneye çıkıyor.
03:38Fikirden eyleme geçme sanatı.
03:40Bakalım düşünürler bu konuda neler fısıldıyor?
03:43Morgan Freeman'a göre formül çok basit.
03:46Büyük işler başarmak istiyorsan iki şeye ihtiyacın var.
03:50Yaratıcılık ve cesaret.
03:51Sadece iyi bir fikrin olması yetmiyor.
03:54O fikri bulmak için yaratıcılık, sonra da o fikri hayata geçirmek,
03:58yani elini taşın altına koymak içinse cesaret gerekiyor.
04:02Biri olmadan diğeri eksik kalıyor.
04:04Goethe ise yaratıcılığın tanımını alıp bambaşka bir boyuta taşıyor.
04:09Onu sınırları olmayan, kuralları olmayan, sonsuz olasılıklarla dolu dev bir evrene benzetiyor.
04:16Bu bize neyi hatırlatıyor?
04:18Yaratıcılık sadece resim yapmak ya da müzik bestelemek değildir.
04:22Hayatın her alanında bir problemi çözerken bile yaratıcı olabilirsiniz.
04:27Dali ise çok farklı bir açıdan yaklaşıyor konuya.
04:29Durun bir dakika diyor.
04:31Amaç sadece tuhaf olmak, herkesten farklı görünmek değil.
04:34Asıl mesele yaptığın şeyle başkalarını harekete geçirebilmek, onlara ilham verebilmek.
04:39Yaratıcılığa adeta sosyal bir görev yüklüyor.
04:42Ne kadar da doğru değil mi?
04:43Peki madem içimizde bu kadar potansiyel var, hayallerimiz var, yaratıcı fikirlerimiz var, bizi durduran ne?
04:51Neden o adımı atmaktan çekiniyoruz?
04:53İşte bu soru bir sonraki can alıcı noktaya gelmemizi sağlıyor.
04:57Ve işte o sorunun cevabı.
04:59Bernard Shaw'dan geliyor ve adeta tokat gibi çarpıyor.
05:03En büyük engelin çoğu zaman dışarıdan geldiğini söylüyor.
05:06Sizin vizyonunuzu, hayallerinizi anlayamayan, hatta küçümseyen insanların eline kaderinizi asla teslim etmeyin diyor.
05:13Bu çok net bir uyarı.
05:15Ve geldik son bölüme.
05:17Şimdiye kadar konuştuğumuz tüm bu fikirleri hayata dökerken, bize yol gösterecek, adeta birer pusula görevi görecek, birkaç pratik bilgeliğe odaklanacağız.
05:27Bunlar, yolda kaybolmamak için cebimizde taşıyacağımız notlar gibi.
05:32Mevlana'dan yüzyıllar öncesinden gelen bir verimlilik dersi.
05:35Bu ne kadar bilgece bir söz.
05:38Elbette kendi hatalarımızdan öğreneceğiz.
05:40Bu çok değerli.
05:41Ama akıllı insan, başkalarının yaptığı hataları gözlemleyip o yollara hiç girmeyendir.
05:47Çünkü ömür, bütün hataları tek tek yapmaya yetecek kadar uzun değil.
05:52İşte bu da ezber bozan, bakış açımızı tamamen değiştirebilecek bir fikir.
05:57Genelde kıskanılmayı, eleştirilmeyi kötü bir şey olarak görürüz.
06:01Ama Tolstoy diyor ki, bir dakika, tam tersi olabilir.
06:05Eğer birileri seni kıskanıyorsa, bu muhtemelen doğru yolda olduğunun, dikkat çeken bir şeyler yaptığının en net kanıtıdır.
06:13Ve bu görüntü, Tolstoy'un söylediği her şeyi tek bir karede daha güçlü nasıl anlatılabilirdi ki?
06:20Bir kaybedeni kıskanan insan sayısı sıfır.
06:24Bu kadar basit, bu kadar net.
06:26O yüzden eğer kıskanılıyorsanız, bunu bir madalya gibi taşıyın.
06:30Demek ki ortada kıskanılacak bir başarı var.
06:32Ve başladığımız yere, Mehmet Özkendirci'ye ve toplumsal gözlemlere geri dönerek döngüyü tamamlıyoruz.
06:40Bireysel aklın ya da akılsızlığın toplumun nasıl etkilediğini bundan daha iyi özetleyen bir söz olabilir mi?
06:46Bireylerdeki o yazılım eksikliği, yani cehalet, dış dünyada kaçınılmaz olarak krizlere yol açıyor.
06:53Her şeyin birbirine nasıl bağlandığını gösteren mükemmel bir son nokta.
06:57Evet, bu zihin açıcı yolculuğun sonunda soru size geliyor.
07:01Güç, karakter, yaratıcılık ve başarı üzerine dinlediğiniz tüm bu düşüncelerden hangisi aklınıza takıldı?
07:08Hangisi sizinle kalacak ve belki de bundan sonraki düşünce şeklinizi biraz olsun etkileyecek?
07:14Bence bunun üzerine düşünmeye kesinlikle değer.
Yorumlar