00:00Merhaba herkese. Bugün sizlerle birlikte tarihin belki de biraz gölgede kalmış ama gerçekten çok dokunaklı bir sayfasına bakacağız.
00:07İkinci Dünya Savaşı sonrasında Makedonya'daki Türklerin verdiği o inanılmaz kimlik mücadelesine ve gizli yücel teşkilatına.
00:14Biliyor musunuz aslında bütün hikaye, her şey şu tek cümlede özetleniyor.
00:19Türk olarak kalabilmek ve yaşayabilmek.
00:21Bakın ne kadar basit ama bir o kadar da güçlü bir arzu değil mi?
00:25İşte bu arzu gizli bir örgütün varoluş sebebiydi.
00:28Ve anlatacağımız bu hikayenin de tam kalbinde yer alıyor.
00:32Peki, kimdi bu yücelciler? Ne için mücadele ediyorlardı?
00:36Gelin şimdi hep birlikte bu gizli topluluğun amacını ve hikayesini biraz daha yakından inceleyelim.
00:43Yücel teşkilatı o zamanlar Yugoslavia'ya bağlı olan, bugünkü adıyla Kuzey Makedonya'da yaşayan Türkler tarafından kurulmuş tamamen gizli bir hareketti.
00:53Amaçları ise aslında çok netti.
00:55Kendi kimliklerini, kendi varlıklarını korumak.
00:58Peki bu örgütün temel prensipleri neydi?
01:01Her şeyden önce mutlak bir gizlilik içinde hareket ediyorlardı.
01:04Bu en önemli kuraldı.
01:06Atatürk Cumhuriyeti'ne inanılmaz derecede bağlıydılar.
01:09Ve tek bir odakları vardı, Makedonya topraklarında Türk kimliğini ve kültürünü ne pahasına olursa olsun yaşatmak.
01:15Ama tabii bu gizli faaliyetler sonsuza kadar sürmedi.
01:19Örgütün deşifre olmasıyla birlikte her şeyi tepe taklak edecek o dramatik yargılama süreci de başlamış oldu.
01:25Yürüttükleri o güzlü çalışmalar ne yazık ki Yugoslav Devleti tarafından bir şekilde ortaya çıkarıldı.
01:31Ve çok geçmeden örgüt üyeleri birer birer tutuklanıp kendilerini bir anda mahkeme salonunun soğuk duvarlar arasında buldular.
01:39Ve işte belki de hikayenin en acı, en can yakan noktası burası.
01:45Yargılanırken hissettikleri o derin ihanet duygusu, o çaresizlik şu sözlerde gizli aslında.
01:50Türkiye'yi yönetenlerce yalnız bırakılmışlardı.
01:53Yani tam anlamıyla kaderlerine terk edilmişlerdi.
01:57Ve böylece hikayenin en trajikanına, her şeyin belirlendiği o tek güne geliyoruz.
02:02Bu tarih, o coğrafyadaki her şeyi sonsuza tek değiştirecekti.
02:06Dört, sadece dört. Düşünün, siyasi baskılarla dolu olduğu söylenen bir yargılamanın sonunda verilen karar buydu.
02:13Yücel Teşkilatı'nın tam dört lideri idama mahkum edildi.
02:17Ve takvimler 27 Şubat 1948'i gösterdiğinde, bu karar acımasızca infaz edildi.
02:24Bu dört idealist insan, bir kayanın önünde kurşuna dizilerek hayatlarını kaybetti.
02:29İnfazın şekli bile aslında olayın ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor.
02:33Ama trajedi sadece bu dört canla sınırlı kalmadı.
02:37Onlarca diğer örgüt üyesi de hayatlarının en verimli yıllarını hapishanede geçirmeye mahkum edildi.
02:43İşte bu olaylar sadece birkaç kişinin cezalandırılmasından çok daha fazlasıydı.
02:48Bölgenin bütün demografik yapısını kalıcı olarak değiştirecek bir göç dalgasını tetikledi.
02:54Peki bu infazlar nasıl oldu da kitlesel bir göçe yol açtı?
02:58Süreç aslında çok basit ve bir o kadar da acı.
03:01Önce infaz haberleri geldi, ardından bu haberler Türk toplumu içinde derin bir korku ve güvensizlik yarattı.
03:08Artık insanlar geleceklerine dair bütün umutlarını yitirmişti.
03:12Geriye de tek bir seçenek kalmıştı.
03:14Makedonya ve Kosova'dan Türkiye'ye doğru büyük bir göç dalgası başladı.
03:18Bu göçün arkasındaki duygu tam olarak buydu aslında.
03:21Derin bir umutsuzluk ve her an kapıyı çalabilecek bir tehlike hissi.
03:25İnsanlar için o topraklarda, kendi yurtlarında yaşamak artık neredeyse imkansız hale gelmişti.
03:31Peki yücelcilerin hikayesi burada sona erdi mi?
03:34Hayır, kesinlikle hayır.
03:36Bu trajedinin günümüze kadar uzanan bir mirası ve hala kanayan, kapanmamış yaraları var.
03:41Bugün bile, bunca yıl sonra bile cevabı aranan en can alıcı soru bu.
03:46İdam edilen o dört yücelcinin mezarları nerede?
03:48Ailelerin, araştırmacıların yaptığı onca talebe rağmen, o mezarların yeri Kuzey Makedonya tarafından hala bir sır gibi saklanıyor.
03:57Bu konuyu derinlemesini araştıran avukat Özcan Pehlivanoğlu, yaşananlara dair hislerini ve düşüncelerini oldukça net ve sert bir dille ifade ediyor.
04:06Onun bu sözleri, o dönemdeki sorumlulara doğrudan bir gönderme aslında.
04:10Yücel Teşkilatı'nın bu trajik hikayesini tamamlarken, aklımızda bir soruyla baş başa kalıyoruz.
04:15Tarihin böyle karanlıkta kalmış olayları, çözülmemiş adaletsizlikleri sizce bugünün toplumlarını ve kimliklerini nasıl şekillendiriyor?
04:24Belki de bu sorunun cevabında geleceği anlamanın anahtarı gizlidir.
Yorumlar