00:00Bu anlatı sarsılmaz bir duruşun ve adanmış bir ömrün hikayesi, yani bir vatan sevdalısının hayat hikayesi.
00:08Bugün hep birlikte Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayat hikayesine, onu şekillendiren o kritik dönüm noktalarına ve arkasında bıraktığı mirasa bakacağız.
00:18Peki bu eğilmeyen adamın hikayesi nerede ve nasıl başlıyor?
00:23Her şey aslında şu güçlü idealde düğümleniyor, eller silah değil, kalem tutmalı.
00:28Bu söz sadece genç bir adamın vizyonu değil, aynı zamanda hayatı boyunca onun yolunu aydınlatacak en temel felsefesi olacaktı.
00:38Peki bu sarsılmaz duruşun kökenleri nereye dayanıyor? Onu eğilmeyen adam yapan neydi?
00:44İşte anlatı, hikayenin başlangıcını oldukça şiirsel bir detayla aktarıyor bize.
00:501954 yılının son günü Sivas'ta karlar içinde dünyaya geliyor.
00:55Anlatıya göre bu sıradan bir detay değil, adeta onun karakterinin bir metaforu, erimeyen, buz gibi sağlam bir duruşun habercisi.
01:04Düşünün daha 24 yaşında öyle bir hamle yapıyor ki karakterini net bir şekilde ortaya koyuyor,
01:10dönemin cumhurbaşkanına bir mektup yazıyor, işte az önce duyduğumuz o meşhur söz de o mektupta yer alıyor
01:15ve fikirlerin silahlardan üstün olduğuna dair inancını ilk kez bu kadar net bir şekilde dile getirmiş oluyor.
01:22Ama tabii bu idealist başlangıç ülkenin o çalkantılı tarihinde çok zorlu bir sınavla yüzleşmek üzereydi.
01:31Karakterini adeta ateşte dövecek olan o sınavın adı Mamak Tezaevi.
01:35Tarihler 12 Eyüp'ün 1980'i gösterdiğinde Türkiye bir askeri darbeyle sarsılıyor.
01:42O dönemde Ülkü Ocakları'nın genel başkanı olan Yazıcıoğlu için de hayatının en zorlu dönemi başlıyordu.
01:49Bu görevi nedeniyle tutuklandı.
01:527,5 yıl.
01:53Dile kolay geliyor ama bir düşünün, Mamak Cezaevi'nde geçen tam 7,5 yıl.
01:58Ve daha da inanılmazı, bu sürenin tam 5,5 yılını tek başına bir hücrede geçirdi.
02:05Bu gerçekten akıl almaz bir tecrit ve zorluk demek.
02:09Peki bunca çileden, bu kadar uzun süren tutukluluktan sonra ne oldu dersiniz?
02:14İşte işin en çarpıcı noktası da burası.
02:18Yargılandığı davaların hiçbirinden tek bir gün bile ceza almadı, hepsinden beraat etti.
02:24Bu durumda doğal olarak anlatının merkezine şu soruyu koyuyor.
02:27Madem suçsuzdu, peki suçu neydi? Vatanını sevmek mi?
02:32Aradan yıllar geçiyor ve Türkiye siyaseti bir kez daha bir askeri müdahale gerilimiyle ısınıyor.
02:38İşte tam o kritik anda, Yazıcıoğlu bir kez daha ilkelerinden ödün vermeyecek ve tarihe geçecek o meşhur duruşunu sergilecekti.
02:46Tarih 28 Şubat.
02:48Hani anlatıda karanlık bir zaman olarak geçen o günler, tanklar bir kez daha sokaklardaydı ve siyasetin üzerinde çok ağır bir
02:55baskı hissediliyordu.
02:56İşte tam o gergin atmosferde ağzından tarihe geçen şu sözler döküldü.
03:02Ordu göz bebeğimizdir ancak namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam.
03:08Bu ifade onun o eğilmeyen karakterinin belki de en net, en yalın özetiydi.
03:13Ve şimdi hayatının en dramatik ve bugün bile hala pek çok soru işaretiyle dolu olan son bölümüne geliyoruz.
03:22Onu aramızdan alan o gizemli uçuşa.
03:24Yıl 2009, yerel seçimler için yoğun bir kampanya dönemi.
03:29Anlatıda ilginç bir detay var.
03:31Partisinin hazineden yardım almadığını her fırsatta vurgulayan Yazıcıoğlu, o seçim döneminde ilk kez bir mitinge gitmek için helikopter kiralamıştı.
03:40Ve günlerden 25 Mart 2009, Kahramanmaraş'taki mitingten Yozgat'a gitmek için havalandılar.
03:47Ama çok kısa bir süre sonra helikopter Keştağı üzerinde radardan kayboldu.
03:52Sonrası tam bir belirsizlik.
03:54Tam 48 saat boyunca yapılan resmi aramalardan hiçbir sonuç alınamadı.
03:58Ve sonra hikayeyi daha da gizemli hale getiren o can alıcı detay ortaya çıktı.
04:05İki günlük yoğun aramanın ardından enkazı bulanlar yetkililer değil, o dağları avucunun içi gibi bilen bir köylüydü.
04:13İşte bu durum kazanın üzerindeki gizem perdesini iyice araladı.
04:17Çünkü bulunan enkaz, tam 48 saat boyunca arama yapılan ana bölgenin kilometrelerce uzağındaydı.
04:24Bu çelişki olayın üzerindeki soru işaretlerine ta bugüne kadar getirdi.
04:30Onun fiziksel varlığı belki sona erdi, evet.
04:33Ama Muhsin Yazıcıoğlu'nun hikayesi burada bitmedi.
04:37Anlatıya göre onun mirası sevenlerinin kalbinde atmaya devam ediyordu.
04:42Bunun en büyük kanıtı da belki Kocatepe Camii'ndeki cenaze töreniydi.
04:46Yaklaşık 700 bin kişi onu son yolculuğuna uğurlamak için oradaydı.
04:50Bu inanılmaz kalabalık aslında sadece bir siyasetçiye değil, onun temsil ettiği değeri duyulan saygının da bir göstergesiydi.
04:57Vasiyeti de zaten bu adanmışlığın bir sembolü gibiydi.
05:01İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy'un yanına, Taceddin Dergahı'na defnedilmeyi istemişti.
05:07Bu sanki hayatlarını bu millete adamış iki ismin manevi bir buluşması gibiydi.
05:13Onun ardında bıraktığı mirası belki de en iyi şu dokunaklı söz özetliyor.
05:17Bazıları ölür, adı kalır, bazıları ölür, yüreği kalır.
05:23Anlaşılan o ki Yazıcıoğlu, arkasında hala atan bir yürek bırakanlardandı.
05:27İşte Muhsin Yazıcıoğlu'nun hikayesi günün sonunda hepimizi şu temel soruyla baş başa bırakıyor.
05:34Peki ilkeli bir miras gerçekte neyle ölçülür?
05:37Zamanla mı, sizi sevenlerin sayısıyla mı, yoksa her ne olursa olsun korunan o sarsılmaz duruşla mı?
05:47Altyazıcıoğlu
Yorumlar