Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Meleklerin “Senin öğrettiğinden başka bilgimiz yok” itirafı, insanın da Rabbine karşı durması gereken kulluk bilincini öğretir: İlim Allah’tandır ve insan ancak O’nun bildirdiği kadarını bilir. Adem’e eşyanın öğretilmesi, insana verilen sorumluluğu ve hilafet görevini gösterir. Melekler secde ile teslim olurken, iblisin kibri onu küfre sürükler; böylece itaat ile isyanın yolu ayrılır.

Adem ve Havva’ya konulan yasak, insanın irade sahibi oluşunun ilanıdır. Yasakla birlikte imtihan başlar; şeytanın vesvesesiyle düşüş yaşanır ama bu düşüş aynı zamanda tövbenin, dönüşün ve insanlık tarihindeki büyük mücadelenin başlangıcıdır. Yeryüzüne iniş, Allah ile, meleklerle ve şeytanla iç içe sürecek bir hayatın haberidir: İnsan, düşmanını tanıyarak ve Rabbine yönelerek yürümek zorundadır.

Category

📚
Learning
Transcript
00:00A'udhu billahi minashşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
02:00Meleklerin bir itirafını tanımaya çalışıyordu.
02:04Ne diyordu melekler?
02:07Kalu, subhaneke la ilme lena illa ma'allemtena.
02:11Ya Rabbi seni tesbih ve tenzih ederiz.
02:15Sen mükemmelsin.
02:16Senin kusurun, eksiğin yoktur ya Rabbi.
02:20Bizim bilgimiz de kıttır.
02:22Ancak senin öğrettiğin vardır diyorlardı.
02:26Bu cümle temelde bizim de dememiz gereken bir cümledir.
02:30Bizde ilim yok ya Rabbi.
02:32Ancak senin bildirdiğin kadarını biliriz.
02:35Yani melekler vasıtasıyla Rabbimizin bize sunduğu bu kulluk bilincini Rabbimiz karşısında bu acziyet şuurunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmamalıyız.
02:47Her yerde ve her zaman biz bilmeyiz.
02:51Sen bilirsin ya Rabbi demeyi unutmamalıyız.
02:54Öyle değil mi?
02:56Yani Allah bu bilgileri bize öğretmeseydi biz nereden bilebilecektik bütün bunları?
03:02Allah peygamberler göndermeseydi.
03:03O peygamberler vasıtasıyla bize kendi bilgisinden aktarmasaydı nereden bilebilecektik bütün bu bilgileri?
03:13Bakın onlar bu bilgisizliklerini itiraf edip pişmanlıklarını ıshar edince Rabbimiz Hazreti Adem'e şöyle buyurdu.
03:23Kale ya Ademu enbi'hum bi esmaihim
03:26Allah ey Adem onlara eşyanın isimlerini haber ver buyurdu.
03:32Allah sanki döndü Adem'e ve buyurdu ki ya Adem haber ver bunları isimleriyle.
03:40Ne bunlar?
03:41Hani az önceki gibi bilmiyoruz ama bir şeyler var ortada.
03:47Ve Allah buyuruyor ki ey Adem sen bunları haber ver.
03:53Felemmâ enbe'hum bi esmaihim
03:56Adem eşyanın atlarını onlara haber verince
04:00yani o da onları sayıp dökünce
04:04tek tek onlar hakkında haber verince
04:06yani Hazreti Adem bildiklerini ortaya koyunca
04:11deniliyor ki
04:12işte bu eşyanın isimlerinin ortaya konulmasıdır.
04:17Veya yine deniliyor ki
04:19bu eşyanın tabiatını bilmektir.
04:22Yani eşyanın varlık sebebini bilmektir.
04:25Hangi şey ne için yaratılmış?
04:28Hangi şeyin varlık sebebi nedir?
04:31İşte bunun bilinmesidir.
04:33Allah Adem'e işte bunu öğretmiştir.
04:37Peygamberlere hikmet verilmiştir de ondan peygamber olmuştur onlar.
04:41Nübüvvet, kitap ve hikmet verilir peygamberlere.
04:47Yani Allah'tan haber verilir peygamberlere ki
04:51bunun adı nübüvvettir.
04:54Kitap verilir peygamberlere ki
04:56bu da Allah'ın toplumuna ulaştırmasını istediği bilgileri, arzularıdır.
05:01Bir de hikmet verilir peygamberlere.
05:04Bu da neyi nerede ve nasıl gerçekleştirebileceğinin bilgisidir.
05:09Yani hikmet gereği hareket etmesinin bilgisidir.
05:15İşte bu hikmet burada anlatılan bilgidir de denmiş.
05:20Yani Allah Hazreti Adem'e eşyanın hakikatını öğretiyordu.
05:26İşte bu kullukta şu anlama gelir.
05:29Şu, şu anlama gelir diye eşyanın hakikati öğretiliyordu Hazreti Adem'e.
05:35Bunu şurada kullanman lazım.
05:38Bunu şunun için yarattım.
05:40Bunun görevi şudur.
05:42Sakın bunu burada kullanmayasın.
05:44Bu burada olmasın gibi eşyanın varlık sebebi, eşyanın varlık bilgisi öğretiliyordu Hazreti Adem'e.
05:54Mesela, ey Adem bıçağı ben ekmek kesmek için yarattım.
05:58Sakın bunu insan kesmekte kullanmayasın.
06:02Taşın varlık sebebi şudur.
06:04Sakın ha onu meyhane yapımında kullanmayasın.
06:08Üzümün varlık sebebi şarap değildir.
06:12Domuzun varlık sebebi yemek değildir.
06:15Ağızın varlık sebebi onu sadece yemek yemede, çay içmede kullanmak değil, vahyin sözcülüğünde kullanmaktır gibi eşyanın varlık bilgisi ve hikmeti
06:27hakikati öğretiliyordu.
06:29Buğday bunun içindir, ateş şunun içindir, erkek bunun içindir, kadın şunun içindir, elbise bunun için vardır, insan bunun içindir, hayvan
06:40şunun içindir, melek şunun içindir, yağmur bunun içindir, kar bunun içindir gibi eşyanın hakikati anlatılıyordu Hazreti Adem'e.
06:51İşte Allah'ın kendisine öğrettiği bu bilgileri Hazreti Adem birer birer sayıverdi.
06:59Melekler anlamazlar bunu, bilmezler onlar.
07:03Bilmeleri de gerekmez zaten.
07:05Çünkü Allah onları öyle yaratmamıştır.
07:08Onların böyle yeryüzünü idare edecek, yeryüzünde Allah adına Allah'ın yasalarıyla adaleti gerçekleştirecek bir hilafet görevleri yoktur çünkü.
07:19Onlar sadece Allah yap der ve hemen yapar onlar.
07:24Neden yapılacak, niçin yapılacak, nasıl yapılacak bunu düşünmez onlar.
07:29Yağmuru yağdırın der Allah, yağdırırlar.
07:32Şunu öldürün der Allah, öldürürler.
07:35Veya şunun amellerini yazın der Allah, yazarlar.
07:39Bunu silin der Allah, onlar silerler.
07:42Tamam, başkasını anlamaz onlar.
07:45Anlamaları da gerekmez zaten.
07:47İnsan öyle değildir ama.
07:49Hele bu insan peygamberse veya peygamber yolunun yolcusuysa, elbette onun bir şeyler anlaması gerekecektir.
07:57Madem ki tüm varlıklara egemen olarak yaratılıyor, madem ki tüm varlıklara hükmedecek, o halde hakimiyeti altındaki varlıkların tabiatlarını, karakterlerini, özelliklerini
08:12de bilecekti bu insan.
08:14Çünkü idaresi altındaki varlıkları tanımayan birinin onları mutlu edecek bir düzen kurması mümkün değildir.
08:22İşte anlaması gerekenleri öğretti Allah Hazreti Adem'e ve sonra meleklere buyurdu ki
08:31Ey benim meleklerim, ben size demedim mi ki göklerin ve yerin kaybını ben bilirim.
08:48Ve a'lemu ma tubdûne ve ma kuntum tektumun
08:52Açıkladığınız ve gizlediğiniz her şeyi de ben bilirim dememiş miydim buyurdu.
08:59Ayetin ifadesine göre Allah meleklere dönüp diyor ki, ben size dememiş miydim?
09:06İşte şimdi Allah sözünün mahiyetini biraz daha güzel anladık.
09:10Bakın, geçen dersimizde demeye çalışmıştık ki, Allah meleklerine soru soruyor.
09:19Düşünüyoruz, soruyu soran kim?
09:21Allah.
09:22Yani Allah ki gaybın da şehadetin de alimi.
09:27Allah ki her şeyi bilen, alim.
09:29Allah ki her şeyden haberdar olan, habir olan, allâmul guyub olandır.
09:36Yani bilgi kendisinden olan, her şeyi tam bilen bir Allah soruyor.
09:42Peki, kendisine sorulan kim?
09:44Yani kime soruluyor bu soru?
09:47İnsan veya melek.
09:49E ne bilsin ki bunlar?
09:51Yani Kur'an'ın tarifiyle cahilin cahili denen bu insan, bu melek nereden bilsin ki bu sorunun cevabını?
09:58Haa, öyleyse anlıyoruz ki, soru değil bunlar.
10:03Soru olarak sormuyor Allah bunları.
10:06Ya da cevap isteyen sorular değildir bunlar.
10:09Cevap bekleyen sorular değildir bunlar.
10:11İstişare de değildir bunun mahiyeti.
10:14Peki, nedir ya bunlar?
10:17Anlıyoruz ki bunlar birer ihbardır.
10:19Yani haber vermedir, haberdar etmedir.
10:22Bakın, bu iş işte böylece olmuştur diye haber veriyor Rabbımız.
10:29Bir vakitler melekler vardı.
10:32Sonra ben babanızı var etmek istedim, ben istedim.
10:36Ben istediğim için oldu bu.
10:38Babanı da seni de var eden benim.
10:41Ben var ediyorum sizleri.
10:43Sizler varlığınız konusunda başka hiç kimseye değil bana borçlusunuz.
10:47Bana muhtaçsınız demek adına anlatıyor bunları Rabbımız.
10:51Öyleyse, kime minnet duyacağınızı, kime kulluk yapacağınızı anlayın demektir bunun manası.
10:59Evet, diyor ki ayetin sonunda, ben sizin açığa çıkardıklarınızı da gizlediklerinizi de bilirim.
11:06Acaba, burada açığa çıkarılan ve gizlenen neydi diye bir soru sorulursa, bu konuda şunları diyebiliriz.
11:16Melekler açıktan açığa dediler ki,
11:18Ya Rabbi, yeryüzünde kan dökecek ve bozgunculuk yapacak bir insan mı yaratacaksın?
11:24İşte meleklerin bu sözü açıklanan, açığa çıkan bir sözdü.
11:29Ama melekler arasında farklı bir yapıda bulunan iblis de içten içe bir hesap içine girmişti.
11:36Eğer bu adem yaratılırsa, ben buna karşı mutlaka bir tavır alırım diyordu.
11:42İşte, Allah-u Alem diyoruz, ayette gizlenen de buydu denmiş.
11:48Bundan dolayı, ben sizin açığa çıkardığınızı da gizlediğinizi de bilirim buyurdu Rabbımız.
11:55Yani, açıkladıklarını biliyordu meleklerin, gizlediğini biliyordu iblisin.
12:01Peki, melekler ne dediler?
12:05قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَك۪يمُ
12:11Ya Rabbi seni tesbih ve tenzih ederiz.
12:14Ya Rabbi bizim bilgimiz yok.
12:16Ancak senin öğrettiğin kadar var.
12:18Ancak senin öğrettiğin kadar biliyoruz.
12:20Başka bilmiyoruz Ya Rabbi dediler.
12:23İşte, bakın bu gerçekleşince,
12:26yani Adem'in bilgilenmesi gerçekleşince,
12:29Adem'in bilgisi karşısında,
12:32meleklerin bilgisizliği gerçekleşince,
12:34bu sefer sıra onun büyüklüğünü kabule geliyordu.
12:38Bakın sonra Allah buyurdu ki meleklere,
12:41وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلَا۪يكَ تِسْجُدُوا لِآدمِ
12:44Secde edin Adem'e.
12:46Onlar da,
12:48فَسَجَدُوا اِلَّا اِبْلِيسِ
12:50Hemen secde ettiler ama,
12:52İblis müstesna.
12:54O secde etmedi.
12:55Ayet böyle anlatıyor.
12:57Tüm melekler secde ettiler ama,
13:00İblis secde etmedi.
13:01Peki,
13:03acaba o da secde ile emredilmiş miydi?
13:06Yani,
13:07İblis'e de secde mi verilmişti?
13:10Ya da,
13:10İblis'e de secde emri verilmiş miydi?
13:13Hani burada,
13:14sadece meleklere secde edin dedik deniyor.
13:18وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلَا۪يكَ تِسْجُدُوا لِآدمِ
13:23Biz dedik ki meleklere secde edin deniyor.
13:26Yani,
13:27bu secde emrinin içinde İblis yok.
13:30Acaba bu emir ona da verilmiş miydi?
13:33Filan deniyor.
13:34Evet,
13:35Araf öyle diyordu.
13:36Allah ona da secde ile emretmişti.
13:39Peki,
13:40o bir melek miydi?
13:42Yani İblis bir melek miydi?
13:44Hayır.
13:45O melek değil,
13:46bir cindi.
13:47Bakın,
13:47Kehf suresinde,
13:48bir ayeti kerimesinde Rabbımız,
13:50onu şöyle anlatır.
13:52كَانَ مِنَ الْجِنِّ
13:53فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّهِ
13:56O cinlerdendi ve Rabbinin emrinin dışına çıktı.
14:00Bu ayet onun bir cin olduğunu anlatır.
14:04İblis nas ile sabittir ki cinlerdendir.
14:07Çünkü bakın secde etmemeyi becerebilmiştir İblis.
14:11Eğer o bir melek olsaydı bunu becermesi mümkün değildi.
14:16Çünkü melek kesinlikle Allah'a isyan edemez.
14:20Sonra yine Kur'an-ı Kerim'de İblis'in soyundan söz edilir.
14:24Onun neslinden söz edilir.
14:27İnsanların ilk atası nasıl Hazreti Adem Aleyhisselam ise,
14:31cinlerin aslı ve ilk atası da İblis'tir.
14:35Bu da onun bir melek olmadığını gösterir.
14:38Zira meleğin zürriyeti yoktur.
14:41Onlar da erkeklik ve dişilik söz konusu değildir.
14:45Yani üreme de söz konusu değildir.
14:47İblis meleklerden olmadığı halde,
14:50bu secde emrinin ona tahsisi konusunda da şöyle denilmiş bakın.
14:55İblis melek olmadığı halde kendisini meleklere benzetmiş,
15:00onlar gibi Allah'a kulluk yapmaya çalışan bir cin idi de,
15:04Allah'ın bu emrine onun için muhatap olmuştur demişler.
15:08Peki Allah bütün meleklere, İblis de dahil bütün meleklere,
15:14Adem'e secde ile emrediyor.
15:16Acaba bu secde nasıl bir secdeydi?
15:19Bu konuda uzun uzun söz edilmiş.
15:21Ama diyoruz ki, valla nasıl olursa olsun,
15:24bu bir görevdi.
15:25Allah emretmişti, onlar da yapmışlardı ve caizdi bu.
15:30Cumhura göre bu secde yüzün yere konulması şeklinde olmuş bir secdedir.
15:38Kimileri bunun işte Adem'e doğru oluş manasına bir secde olduğunu demeye çalışmışlar.
15:44Kimileri bu selam anlamında bir secdedir demişler.
15:49Nitekim daha önceleri selamlama anlamına secde caizdi de,
15:54sonradan bizim şeriatımızda kaldırılmıştır demişler.
15:57Kimileri bunun kesinlikle şu bildiğimiz manada secde manasına gelemeyeceğini,
16:03çünkü eğer böyle olsaydı, şeytanın kesinlikle bu secdeyi reddetmeyeceğini.
16:08Zira daha önceden, zaten Allah'a secde edip durduğunu filan demeye çalışmışlar.
16:14Ama diyoruz ki, bu secdenin şekli, biçimi ne olursa olsun, nasıl olursa olsun,
16:20Allah emretti, onlar da yaptılar o kadar.
16:24Velev ki bu secde, şu bizim bildiğimiz Allah'a yapılan secde bile olsa,
16:30zira bunu emreden Allah'sa, caiz mi değil mi diye düşünmenin anlamı da yoktur yani.
16:35Allah emretmişse yapılır bu.
16:38İşte emretmiş ve yapılmış.
16:41Bizzat kişinin önüne, ayağına kapanmak biçiminde de olabilir.
16:46Hiçbir mahsuru yoktur.
16:47Olabilir Allah dedikten sonra.
16:50Hani kardeşlerin birbirleriyle evlenmeleri de yasaktır ama,
16:54Allah evlenin deyince,
16:57Hazreti Adem'in çocukları evlenivermişlerdi birbirleriyle.
17:00Ve hiçbir mahsuru da yoktu bunun.
17:03Veya Yusuf Aleyhisselam'ın kardeşlerinin,
17:06Hazreti Yusuf'a böyle secde ettiklerini,
17:10Kur'an-ı Kerim bizzat anlatır.
17:12İkinci bir anlamıyla bu secde,
17:14şeytanın yapmadığı, meleğin yaptığı şeydir.
17:19Bu secde,
17:21şey yapmadığı, kaçındığı, meleğin yaptığı bir eylemdir.
17:25Yani boyun eğmektir.
17:27Kabul demektir.
17:29Tamam ya Rabbi, kabul ya Rabbi deyip,
17:31ondan intikal eden her bir emri uygulamaya koymak demektir.
17:36Namaz secdesi değildir tabi bu.
17:39Yani Allah'tan bize intikal eden her bir emir karşısında yapılacak secde.
17:45Tamam ya Rabbi, anladım ya Rabbi,
17:48inandım ya Rabbi, kabul ya Rabbi diyerek,
17:51kişinin boyun bükmesinin teslim olmasının
17:54ve Allah'tan intikal eden her bir emri uygulamaya koymasının adına secde denir.
18:00Hangi emri aldık Allah'tan?
18:03Mesela ilmin farziyeti emri mi?
18:06Tamam ya Rabbi, anladım ya Rabbi,
18:08amenna ya Rabbi,
18:10hemen uygulamaya koyuyorum ya Rabbi diyerek,
18:12hemen ilmi gerçekleştiriyorsak,
18:15yani ilim öğrenmeye başlıyorsak,
18:18bilelim ki biz tıpkı melekler gibi,
18:20Allah'a secdeyi gerçekleştiriyoruz demektir.
18:24Ama Allah'tan bize intikal eden her bir emir karşısında ukalalık eder,
18:32duymazdan gelir,
18:33savsaklar ve hemen uygulamaya koymazsak,
18:36o zaman da biz şeytanın safında yer alıyoruz,
18:40yani secdesizliği gerçekleştiriyoruz demektir Allah korusun.
18:45Namaz emri böyledir,
18:47tesettür emri böyledir,
18:49zekat emri böyledir
18:51ve tüm emirler böyledir.
18:54Hani,
18:56وَالَّذ۪ينَ يَب۪يْتُونَ لِرَبِّهِمْ
18:58سُجَّدَنْ وَقِيَامًا
19:00diyordu Furkan Suresi.
19:02Müminler de,
19:03سُجَّدَنْ وَقِيَامًا
19:05gecelerler.
19:06Mesela,
19:08namazı,
19:09tamam kabul ettim ya Rabbi derler,
19:12orucu,
19:13kabul ya Rabbi,
19:15tamam ya Rabbi derler,
19:16ama bunu sadece sözde bırakmazlar,
19:19hemen uygulamaya korlar diyordu Furkan Suresi.
19:23Secde bir de yöneliş demektir.
19:27Adem kıbledir ama Allah'a secde ediliyor demektir.
19:31Hani,
19:32biz şu anda Kabe'ye değil de,
19:34Kabe'ye doğru secde ediyoruz ya,
19:37işte buradaki secde,
19:38Adem'e doğru oluştur da denmiş.
19:41yani,
19:42ey benim meleklerim,
19:44bu andan itibaren,
19:46hareketleriniz,
19:47yaşayışlarınız,
19:48Adem'e doğru olacaktır demektir,
19:50bunun manası.
19:51O ana kadar meleklerin bir görev alanları vardı.
19:55O,
19:56sadece Allah'ı tesbih ve takdisti.
19:59Meleklerin o ana kadar bir tek vazifesi vardı,
20:02o da Allah'ı tesbih ve takdis.
20:04Ama,
20:05sanki insanın yaratılmasından sonra,
20:08Rabbimiz,
20:09meleklere ikinci bir göğe ve mahalli daha belirliyor ki,
20:12o da,
20:13Hazreti Adem'e,
20:15yani insana doğru oluş.
20:17Ya da insanın hizmetine giriş demektir.
20:21E bakıyoruz,
20:22Cebrail'in işi,
20:23Adem'e doğru,
20:25yani vahiy getirmek.
20:27Azrail'in işi bu.
20:28Azrail'in işi de insana yönelik,
20:30yani bizim canlarımızı almaya yönelik.
20:32Bakıyoruz,
20:34Mikail'in işi bu.
20:35O da bizim,
20:36işte karımızı,
20:37boramızı,
20:38rüzgarımızı ayarlamaya görevli.
20:40İşte,
20:41İsrafil bizim surumuzu üfürmekle görevli.
20:44Sağımızdaki,
20:46solumuzdaki melekler,
20:47bizim hesabımızı tutmakla görevli.
20:49Hafaza melekleri,
20:50bizi korumakla görevli.
20:52Sanki,
20:53Kur'an,
20:54Kur'an'da,
20:55bize tanıtılan bütün meleklerin görevi,
20:58Adem'e,
20:59insana doğru yöneliktir.
21:01Hatta,
21:01kıyametin kopmasıyla ilgili,
21:04ayetlerde deniliyor ki,
21:07Fesaiqa men,
21:08fissemavati ve men fil ardı,
21:10illa maşaallah.
21:12Gökler yüzü,
21:13ve yeryüzündeki bütün canlılar ölecek,
21:16ama,
21:16Allah'ın dilediği müstesna deniyor.
21:19Ayetten anlıyoruz ki,
21:21demek,
21:22ölmeyen de olacakmış.
21:24Yani,
21:24kıyametin dışında kalan da varmış.
21:26Elbette,
21:28eğer kıyamet,
21:29insan için idiyse,
21:30yani,
21:31kıyamet,
21:32bu alem için idiyse,
21:33bu da mümkündür.
21:34Mesela,
21:36arşı taşıyan meleklerin,
21:37ölmeyeceklerine dair,
21:39bu manada rivayetler var.
21:42Bu secdenin,
21:43tıpkı,
21:44şu bizim toprağa,
21:45secde etmemiz gibi,
21:47olması da mümkündür.
21:48Yani,
21:49biz şu anda,
21:50toprağa secde ediyoruz ama,
21:52hiçbir zaman,
21:53toprağa tapınmıyoruz.
21:55Allah,
21:55toprağa secde edin,
21:57dediği için secde ediyoruz.
21:58İşte,
21:59tıpkı bunun gibi,
22:00Allah secde edin,
22:01dediği için,
22:02secde ettiler diyoruz.
22:04Fesecedu illa iblis.
22:07İblis,
22:08onun,
22:09şeytanlıktan önceki adıdır.
22:11Gerçi iblis,
22:12karıştırmaktan gelir biraz da.
22:14Karıştıran demektir iblis.
22:17Şeytan ise,
22:18iblisin yaptığı işi yapmaktır.
22:21Yani,
22:21secde etmeme işine,
22:23secdeden,
22:24kaçınma eylemine de,
22:26şeytanlık denir.
22:27Hani,
22:29şeyatinul,
22:30cinni vel ins,
22:32deniyordu ya,
22:33insan ve cin şeytanları.
22:36Öyleyse,
22:37insanlardan her kim ki,
22:39Allah'tan kendisine intikal eden,
22:41her bir emir karşısında,
22:43boyun bükmez.
22:44Tamam ya Rabbi,
22:45anladım ya Rabbi,
22:47hemen uygulamaya koyuyorum,
22:49söz ya Rabbi,
22:50bak bunun ameline başladım ya Rabbi,
22:53demiyorsa,
22:54yani emri savsaklıyorsa,
22:56geciktiriyorsa,
22:57tehir ediyorsa,
22:58ya da,
22:58duymazdan geliyorsa,
23:00o kişi,
23:01şeytanlık yapıyor demektir.
23:03işte şeytanlık,
23:04şeytanlık bu anlama gelir.
23:05Hangi konuda olursa olsun,
23:08giyim,
23:08kuşam konusunda,
23:10yeme içme konusunda,
23:12sosyal konular,
23:13işte ekonomik,
23:15kaygılarda,
23:16ya da,
23:17siyasal yapılanma konusunda,
23:19hangi konu olursa olsun,
23:21kim ki,
23:21Allah'ın istediğinin,
23:23ötesinde hareket ediyor,
23:24yani Allah'a boyun eğmiyor,
23:27secde etmiyorsa,
23:28işte bu adam,
23:30şeytanlık yapıyor demektir.
23:32Eba,
23:33Vestekbara,
23:34ve kâne minel kâfirîn,
23:36o şeytan,
23:38iblis,
23:39yan çizdi,
23:40ve müstekbir davrandı.
23:42Yani,
23:43ihtiyacım yok tavruna girdi,
23:44ve kâfirlerden oldu.
23:46Ve kâne minel kâfirîn,
23:48ve kâfirlerden oldu.
23:50Bu bölümü,
23:52elmalı merhum,
23:53ve bazıları şöyle anlamışlar.
23:55O kâfirlerdendi,
23:57şeklinde anlamışlar.
23:59Ve kâne minel kâfirîn,
24:01o kâfirlerdendi,
24:03şeklinde anlamışlar.
24:04Yani,
24:05o zaten önceden de kâfirlerdendi.
24:08Şeytanın kâfirlerden olduğunu,
24:10Allah ezeli ve ebedi ilmiyle biliyordu.
24:13Veya,
24:14sonucun böyle olacağını Allah biliyordu.
24:17Kaderde iblis,
24:19kâfirler defterinde kayıtlıydı da,
24:21bu emirle küfrü ortaya çıkıverdi,
24:25şeklinde anlamışlar.
24:26Halbuki,
24:28Allah ona imkan tanıdı.
24:30Araf suresinde anlatılır.
24:33Kâle,
24:33mâ mena'ake,
24:35ellâ tescüdâ idh emertuk.
24:37Ey iblis,
24:39sana secdeyle emrettiğim halde,
24:41seni secde etmekten engelleyen neydi?
24:44diye,
24:45Araf suresinde,
24:47Rabbımızın ona imkan tanıdığı anlatılır.
24:50Ama,
24:51o,
24:52hiçbir mazereti olmadığı halde,
24:55gururundan,
24:56kibirinden ötürü secde etmedi.
24:58وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ
25:00kâfirlerden oldu.
25:02Yani,
25:04örtenlerden oldu.
25:06Kefere kelimesinin bir anlamı da,
25:08örtmeydi ya,
25:09وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ
25:11o örtenlerden oldu.
25:13Örtbas edenlerden oldu.
25:16Allah hakikatı ortaya çıkarttı,
25:18ama o örttü.
25:20Peki,
25:21hangi hakikattı,
25:22bu Allah'ın ortaya çıkardığı halde,
25:25bu şeytanın örttüğü?
25:26Bir,
25:28Allah'ın,
25:28Adem'e secde edin,
25:30emri açığa çıkmıştı.
25:32Yani,
25:33emir açığa çıkmıştı,
25:35ama bu secde etmedi.
25:37Bu emri uygulamaya koymadı.
25:39Böylece,
25:41açığa çıkan bir şey örttü.
25:43İkincisi,
25:44Adem'in halifelik özellikleri açığa çıkmıştı.
25:47Yani,
25:48ayan beyan,
25:49gözleri önünde Allah bunu ispat etmişti,
25:51ama şeytan,
25:53bu hakikatın üstünü örtüvermişti.
25:56Zaten,
25:57مَن تَرَكَ الصَّلَاتَ مُتَعَمِّدًا
25:59فَقَدْ كَفَرَا
26:00sözünün manası da budur işte.
26:03Hani,
26:04Allah'ın Resulü buyuruyor ki,
26:06kim bile bile,
26:07hiçbir özrü yokken,
26:09namazı terk ederse,
26:10o kafirdir.
26:12Yani,
26:13insan,
26:14namaza olan imanını,
26:16eylem olarak göstermezse,
26:18küfrediyor demektir bu adam.
26:20Yani,
26:21namaza inandım dedi de,
26:22kılmadı mı,
26:24inandım demesine,
26:25inanmamak lazım gelecektir.
26:27Şunu da,
26:28söyleyelim burada,
26:29şeytan,
26:31şeytan,
26:32Allah'ın emrine itaat etmemesi sebebiyle kafir olmuştur.
26:38Bu cümleyi bir daha söyleyeyim.
26:39Şeytanın küfrü,
26:41Allah'ı inkar etmek biçiminde değil.
26:44Yani,
26:45Allah'ı inkar ettiği için kafir olmadı da,
26:49Allah'ın emrine itaat etmediği için kafir oldu.
26:52Yani,
26:53secdeyi terk etti.
26:54Üstelik,
26:55secdesizliği de,
26:56savunmaya kalkıştı.
26:58Mesela,
26:59bir kimse,
27:00tesettür konusunda,
27:01secde etmese,
27:03yani,
27:03hemen uygulamaya koymasa,
27:06hemen örtünmese,
27:07bu ameli küfürdür.
27:09Ama,
27:10bir de bu tesettürsüzlüğü,
27:12savunma boyutunda,
27:13bir tavır sergilerse,
27:14o,
27:15kesin kafir olacaktır,
27:16diyoruz.
27:16Evet,
27:18bir imtihan gerçekleştirdi Rabbımız.
27:21Adem,
27:23melekler ve iblisin,
27:25konu edildiği,
27:25bir imtihan gerçekleştirildi.
27:28Bu imtihanın sonunda,
27:30melekler kazanan,
27:32şeytan da kaybeden olmuştur.
27:34İşte,
27:35bu noktadan itibaren,
27:37insan için,
27:38bir yol başlıyor.
27:40Bir hayat başlıyordu,
27:41yeryüzünde.
27:43Ama,
27:44unutulmamalıdır ki,
27:45bu hayatı başlatan,
27:46Allah'tır.
27:48Yeryüzünde başlayan,
27:50bu yeni hayat,
27:51Allah'la başlıyordu.
27:52Hayatı başlatan,
27:54Allah'tır.
27:55Başlangıçta Allah var,
27:57melekler var,
27:59yanı başında,
27:59ve de şeytan var.
28:01Öyleyse,
28:02şunu kesinlikle,
28:04bir saniye bile,
28:06hatırımızdan çıkarmamalıyız ki,
28:07hayatımızda,
28:09hep Allah olacak.
28:10Hayatımızda,
28:11hep melekler olacak,
28:13ve de iblis olacaktır.
28:14Bunu,
28:15peşin peşin,
28:16kabul etmek zorunda olacağız.
28:19Zira,
28:20bu,
28:20hayatta tüm problemlerimizi,
28:23buna,
28:24bina etmek,
28:25ve bu açıdan,
28:26çözümlemek zorunda kalacağız.
28:27Eğer,
28:28Allah'ı diskalifiye ederek,
28:30bir insanı,
28:31tanımaya kalkarsanız,
28:33melekleri,
28:34yok farz ederek,
28:35bir insan,
28:36portresi çizmeye kalkarsanız,
28:37kalkarsanız,
28:38ya da,
28:39iblissiz bir insan modeli,
28:41düşünmeye kalkarsanız,
28:42şunu kesinlikle,
28:44bilesiniz ki,
28:45bu insanla alakalı,
28:46hiçbir sıhhatli sonuca,
28:48varamazsınız.
28:49Bir defa,
28:50elde bir,
28:51diyeceksiniz ki,
28:52yaratıcısı,
28:53sürekli,
28:54onunla beraberdir.
28:55Sürekli,
28:56onun üzerinde,
28:57hakim,
28:58ve gözetleyicidir.
29:00Yalnız değildir o,
29:02başıboş değildir insan,
29:04ve yaratıcısından,
29:06uzak,
29:06kesinlikle,
29:07bir hayat yaşayamaz.
29:09Meleklerden de,
29:11bu insan,
29:11kesinlikle,
29:12kendisini soyutlayamaz.
29:14Etrafında,
29:15sürekli melekler vardır,
29:17onun,
29:18kendisini koruyan,
29:19işte,
29:20amellerini yazan,
29:22ölür ölmez,
29:23kendisini hesaba çekecek olan,
29:25eğer siz,
29:26insanı tanımak,
29:28insanı tanımlamak,
29:29mı istiyorsunuz?
29:30İnsanı tanımak,
29:32ve onu mutlu etmek,
29:33mi istiyorsunuz?
29:34İnsan için,
29:35ona en uygun bir sistem,
29:37bir hayat tarzı,
29:38geliştirmek mi istiyorsunuz?
29:40Eğer bu insanı,
29:41bu insanın,
29:42yaratıcısı olan,
29:43Allah'ın,
29:44bu insanla alakalı,
29:45bildirdiği,
29:46vahiy bilimlerinden,
29:48habersiz olarak,
29:49onu sadece maddeden,
29:51sadece bedeninden,
29:52ibaret zannedip,
29:54bu maddesinden başka,
29:55ne Allah,
29:57ne melek,
29:58ne iblis,
29:58ne de ölüm ötesiyle,
30:00ve,
30:01ne de yaratılış berisiyle,
30:03ilgisi olmayan,
30:04bir insan kabul eder,
30:06ve tüm sisteminizi,
30:07böyle bir insan üzerine,
30:09bina etmeye kalkışırsanız,
30:11bu insanı,
30:12zinhar mutlu edemezsiniz.
30:14Zinhar,
30:15bu insanı,
30:16bunalımlardan,
30:17kurtaramazsınız.
30:19Ne kendinizi,
30:20ne de toplumu,
30:21kesinlikle,
30:22intiharlardan,
30:23kurtaramazsınız.
30:25ama,
30:26insanı,
30:27Allah'ın tanıttığı gibi,
30:28böylece tanır,
30:29ve ona,
30:30yaratıcısının,
30:31çizdiği,
30:32hayat programını,
30:33uygularsanız,
30:34işte o zaman,
30:35insanla alakalı,
30:36en sıhhatliyi,
30:38en sağlıklıyı,
30:39bulmuş olursunuz.
30:41İşte o zaman,
30:42insanı mutlu etmiş,
30:43ve tüm bunalımlardan,
30:45kurtarmış olursunuz.
30:46Bunun,
30:47başka bir çaresi yoktur.
30:48Bu hadiseden sonra,
30:51Hazreti Adem ve Havva,
30:53cennete yerleştirilir.
30:55Bu cennet,
30:57ulemanın çoğunluğuna göre,
30:58cennetül mevâdır.
31:00Isfahani gibi,
31:02kimileri de,
31:03bu cennetin yeryüzünde,
31:04bir bahçe olduğunu,
31:05demeye çalışmışlar.
31:07Bakın Allah diyor ki,
31:09وَقُلْنَا يَا آدَمُسْكُنْ
31:11اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةِ
31:14Adem'e dedik ki,
31:16ey Adem,
31:17sen ve eşin,
31:18cennette,
31:19birlikte yerleşin.
31:21Burada,
31:22hemen Adem'e,
31:23bir eşten söz edilir.
31:25Adem'e,
31:26bir havvadan söz edilir.
31:28Yani,
31:29yaratılan bu Adem'in,
31:30yanı başında,
31:31bir de havva var.
31:32Bir kadın var.
31:34Çünkü,
31:35Adem için,
31:36havvasız bir hayat,
31:37hayat değildir.
31:39Havva,
31:39Adem'i,
31:40Adem de havvayı tamamlar.
31:42Ne Adem'siz Havva,
31:44ne de havvasız Adem,
31:46düşünülemez.
31:48Bunun içindir ki,
31:49kesinlikle,
31:51İslam,
31:51kadınla erkeği,
31:52karşı karşıya getirmez.
31:54İslam,
31:55kadınla erkeği,
31:56böyle karşı karşıya getirmediği gibi,
31:59asla kadın erkek eşitliği,
32:01kadın erkek eşitsizliği gibi,
32:03zırvaları da gündeme getirmez.
32:06Hiçbir zaman konu etmez bunu.
32:08İslam'a göre,
32:09böyle bir problem yoktur.
32:12Yani,
32:12kadın erkeği eşit midir,
32:14değil midir,
32:15işte,
32:15nasıl eşit olur,
32:17nasıl olmaz,
32:18zerre kadar,
32:19bunu problem etmez İslam.
32:21Zira,
32:22bu iki varlığı,
32:23ayrı düşünmez İslam.
32:25Bu ikisi,
32:26bir tek varlıktır.
32:27Bu iki varlığı,
32:29ayrı ayrı düşündüğünüz zaman,
32:31ayrı ayrı,
32:32hiçbirisi bir değer ifade etmez yani.
32:35Mesela bakın,
32:36yüz tane Adem,
32:37insan değildir,
32:38havvasız.
32:39Veya yüz tane havva da,
32:41insan değildir Adem'siz.
32:43Bu ikisini karşı karşıya getirmek yerine,
32:46bu ikisini birlikte düşünmek zorundayız.
32:50Hadiselere,
32:51kitap ve sünnetin gözlüğüyle bakmak zorunda olan bizler,
32:55kesinlikle,
32:56küfrün,
32:57kendi içinde yaşadığı çelişkilerini,
32:59İslam'a taşımamalıyız.
33:01Bu konuyla alakalı,
33:03kafir dünyanın çıkmazlarını,
33:05İslam'ın meselesiymiş gibi,
33:07İslam'a sokmamalıyız.
33:09İslam'a göre kadın ve erkek,
33:11ayrı ayrı varlıklardır ama,
33:14ikisi birden insandır.
33:16Yalnız başına,
33:17ne erkek insandır,
33:18ne de kadın insandır.
33:20İkisi birlikte insandır.
33:22İşte problemi,
33:23böylece çözümlemek zorundayız.
33:25Erkek ve kadını karşı karşıya getirmek,
33:29İslam'ın ve Müslümanların problemi değildir.
33:31Mesela bakın,
33:33bir şehre yüz bin tane erkek yerleştirin,
33:36eğer orada kadın yoksa,
33:38onlar öldükten sonra hayat bitecektir orada.
33:42Öyleyse,
33:43orada insan yoktur demek zorunda kalacağız.
33:46Aksi de böyledir tabi.
33:47Yani,
33:48sanki kadınla erkek,
33:50bir bütünün parçaları gibidir.
33:52Bir bütünün ikiye parçalanmış,
33:54ve sonra da,
33:55işte fonksiyonel olarak,
33:58birleşmesi gibidir.
34:00Allah'ın da zaten,
34:01erkeğin yanı başında,
34:03hemen kadını da yaratmasının,
34:05hikmetini de,
34:06böylece anlıyoruz.
34:08Bakın,
34:08bir başka ayetinde Rabbimiz,
34:10Rum suresinde,
34:12şöyle buyuruyordu,
34:14اَزْوَاجَنْ لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا
34:16Onda,
34:17sükunete eresiniz diye,
34:20sizin için eşler yarattık,
34:22diyordu.
34:22Yani,
34:23onunla hayat bulasınız diye,
34:25buyururken,
34:26bu iki parçanın,
34:28birbirinin tamamlayıcısı olduğunu anlatıyordu.
34:31Hayat bulmak,
34:33yani,
34:34bin erkekten,
34:35bir insan dünyaya getirebilir misiniz?
34:38Veya,
34:39bin kadından,
34:40bir canlı çıkarabilir misiniz?
34:41İşte,
34:42meseleye böyle bakmak zorundayız,
34:44ve küfür dünyasının,
34:46şirk dünyasının,
34:47Allah'ı tanımadan,
34:48vahye müracaat etmeden,
34:51kitaba ve sünnete müracaat etmeden,
34:53problemlere çözüm getirmeye kalkışan,
34:56kafirlerin ürettiklerini,
34:58İslam'a taşımanın,
35:00İslam dünyasına taşımanın,
35:02hiç mi hiç anlamı yoktur.
35:03Bunu böylece bilelim inşallah.
35:06Evet,
35:07bir cennete konuldu,
35:09Hazreti Adem ve karısı,
35:11anamız Havva.
35:13Ayetin ifadesinden anlıyoruz ki,
35:16kadın,
35:17ev konusunda,
35:18mesken konusunda,
35:19kocasına bağımlıdır.
35:21Bakın,
35:22Allah diyor ki,
35:23وَقُلْنَا يَا آدَمُ
35:25اَمُوا اُسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ
35:28Ey Adem,
35:30sen o cennette otur,
35:32وَزَوْجُكَ زَوْجَنْدَ
35:34Demek ki,
35:36mesken konusunda,
35:37ev konusunda,
35:39kadın,
35:39kocasına bağımlıdır.
35:41Yani,
35:41kocası nasıl bir ev kurma imkanına sahipse,
35:45kadın buna razı olmak zorundadır.
35:47Ben bu evde oturamam,
35:48ben bu mahallede oturamam.
35:51Böyle bir evde oturmak,
35:53benim kılasımı sarsar,
35:54benim şanıma yakışmaz,
35:56deme hakkına sahip değildir kadın.
35:58Ama,
35:59yine ayetin ifade tarzından öğreniyoruz ki,
36:03yeme içme konusunda,
36:05kadın,
36:05kocasına bağımlı değildir.
36:07Allah diyor ki,
36:08ikiniz de dilediğinizden,
36:10yiyin için.
36:11Öyleyse bu konuda,
36:13kadın,
36:13illa da kocasına uymak zorunda değildir.
36:15Yani,
36:16yeme içme konusunda,
36:18kadın,
36:18kocasına bağımlı değildir.
36:20Mesela,
36:21koca patlıcan seviyor diye,
36:23illa da,
36:24patlıcan pişirmek zorunda değildir kadın.
36:26Bazen de patates pişirebilir tabii.
36:29Ama kadın,
36:30olmayan bir şeyi,
36:31ya da kocasının gücünün yetmeyeceği,
36:34bir yiyeceği isteyerek,
36:36kocasına da,
36:37kendisine de zulmetmemelidir tabii.
36:39Ben bunları anlatırken,
36:42bir ara,
36:43koca karısını dövebilir mi diye,
36:45bir soru sordular.
36:47Dedim ki,
36:48eşekle evli olanlar,
36:49dövebilirler tabii dedim.
36:51Çünkü eşek yani,
36:53başka yolu yoktur bunun.
36:55Laf anlamaz,
36:56söz dinlemez.
36:57Ya da,
36:58içinizden,
36:59kim bir eşekle evli olduğunu kabul ediyorsa,
37:01hadi döverse dövsün dedim.
37:04Bir kadınlara vurduk,
37:05bir erkeklere vurduk.
37:07Ama insandır ya,
37:09yine de dövmek gerekiyorsa,
37:11Kur'an çok nezih bir örnek veriyor,
37:14biliyor musunuz dedim.
37:15Efendim,
37:16işte naşizeye,
37:18itaat etmeyen kadına,
37:19işte mutlaka dövmek lazım,
37:21filan dediler.
37:22Ve yine ötekine gittiler.
37:24Yok dedim,
37:25öyle değildir iş.
37:26Ya ne?
37:28Eyyub Aleyhisselam'a deniyordu ya,
37:30üç tane sap al,
37:32çöp al,
37:33onunla karına vur da,
37:35yeminin yerine gelsin deniyordu ya,
37:37işte o kadar olur bu iş dedim.
37:39Hani,
37:40dostlar başına,
37:42evlendiği gece,
37:43adam soruyormuş hanımına,
37:45hanımım,
37:46adın ne senin?
37:47Bilmem diyormuş,
37:49sen ne istersen,
37:50sen neyi seversen,
37:52o olsun efendim diyormuş.
37:54Tamam,
37:55kadından bunu bekliyoruz,
37:57güzel ama,
37:58çevir bantı bize,
38:00ya bizler öyle miyiz?
38:03Hanımlarımızın,
38:04efendileri konumunda olan,
38:06bizlere karşı,
38:07böyle davranmalarını isteyen bizler,
38:09acaba,
38:10kendi efendimize karşı,
38:12aynı tavrı gösterebiliyor muyuz?
38:15Ya Rabbi,
38:16sen ne istersen,
38:17Ya Rabbi,
38:19sen ne dersen,
38:20diyebiliyor muyuz?
38:21Hani,
38:22kadın bize itaat edecek,
38:25biz de Allah'a itaat edecektik ya,
38:27o efendisi olan bize,
38:29biz de efendimiz olan Rabb'ımıza itaat edecektik ya,
38:33e biz Allah'a öyle değilken,
38:35tutmuşuz,
38:36bize itaat etmesi gerekenden,
38:38böyle bir itaat bekliyoruz,
38:39olmaz bu.
38:40Yani,
38:41biraz dengeli gitsek,
38:42güzel olacak yani.
38:44Mesela,
38:45adam bir saymaya başlıyor,
38:47evleneceği kızda aradığı vasıfları,
38:50sanki yeryüzünde bulmak mümkün değil.
38:52Sanki henüz,
38:53fabrikası yapılmamış,
38:54temeli atılmamış,
38:56henüz yok yeryüzünde,
38:57böyle birileri.
38:59Geçenlerde,
38:59gençlerden birini dinledim,
39:01mümkün değil kardeş bu dedim.
39:02Şu vasıflar bunda bulunmaz,
39:05bu vasıflar da onda bulunmaz.
39:07Yani,
39:08şu vasıfları bu yapmaz,
39:10bu vasıfları da o yapmaz dedim.
39:13Ömründe arama bunu,
39:14kesinlikle bulamazsın kardeş dedim.
39:16Yani,
39:18Vahhabinin Şii,
39:20Şii'nin de Vahhabi olamayacağı gibi.
39:23Kırk yıl bir kazanda ikisini kaynatsanız,
39:26mümkün değil,
39:27bir Vahhabiyi Şii,
39:29bir Şii de Vahhabi yapamazsınız.
39:33Mesela,
39:34arkadaş diyor ki delikanlı,
39:36hem tahsilli olacak,
39:37hem de saçının bir telini kimseye göstermemiş olacak diyor.
39:41Bu mümkün değil kardeş dedim.
39:43Hem o,
39:44hem bu.
39:45Mümkün değil.
39:45Ama sayıyor delikanlı,
39:47kendi kendine.
39:48Bir de şöyle düşünsene kardeş dedim ona,
39:51sen kimsin ya,
39:52nesin?
39:53Yani sen nesin ya?
39:55Güya sen,
39:56aradığını kendine göre arayacaktın.
39:58ama bana öyle geliyor ki dedim,
40:01galiba sen bu aradığını kendine değil de,
40:03bir sahabiye arıyorsun.
40:05İyi yani,
40:06aradığın kızda bu kadar şart arıyorsun da,
40:09sen sahabi değilsin ki ya,
40:11yani sen nesin yani?
40:13Ya da bu şartlardan hangisi var sende?
40:16Bir de onu düşünsene dedim.
40:18Yo,
40:19sanki,
40:20kendisi sahabi de,
40:22sahabeye layık birini arıyor beyefendi.
40:24adamın biri,
40:26işte,
40:27hısım akrabaları,
40:28dünürlüğe gidiyorlarmış,
40:30onları kapıda durdurmuş,
40:32durun bir dakika demiş,
40:34ve oğlunu çağırmış,
40:35ve demiş ki onlara,
40:37bakın siz,
40:38buna arayacaksınız kızı demiş,
40:40işte oğlan bu.
40:40Yani sakın dünyada,
40:43eşi benzeri bulunmaz birine,
40:45kız istemeye gidiyormuşsunuz gibi,
40:47pazarlığa tutuşmayın.
40:49İşte oğlan bu demiş.
40:50E akıllı adammış,
40:52yani,
40:53hoş demiş.
40:54Allah diyor ki bakın,
40:56uskun ente ve zevcüke,
40:58oturun beraber,
41:00ama şimdi durum değişti galiba.
41:03Kadınlar nerede oturuyorsa,
41:05erkekler de orada oturur.
41:07Allah diyor ki,
41:08uskun ente sen otur ey Adem ve zevcüke,
41:13hanımın da seninle birlikte otursun demiş,
41:16kadını mesken konusunda,
41:18evbar konusunda kocasına bağımlı kılmış,
41:21ama galiba şimdi biraz işler değişti.
41:25Ev olarak demedim bunu.
41:27Bakıyorum,
41:28adam evleniyor,
41:29evlendikten sonra hep hanım irtibatlı yaşıyor.
41:33Kimlerle arkadaşsa,
41:35kimlerle beraberse,
41:36kimlerle oturup kalkıyorsa,
41:38onlarla dost olmaya,
41:41onlarla akraba ve arkadaş olmaya çalışıyor.
41:43Hele hele,
41:45Allah korusun,
41:46yabancı olur da,
41:47Konya'dan evlenmeye filan kalkarsa,
41:49hepten Konyalı olmuştur artık o.
41:52Evet,
41:52ve la takrabâ,
41:54hâzihi şecerete,
41:55fetekûnâ minad-zâlimîn,
41:58ve sakın ha,
42:00bir de şu ağaca yaklaşmayın,
42:02zalimlerden olursunuz.
42:04Bir ağaç vardı,
42:06o cennette yasak,
42:07o ağaca yaklaşılmayacak.
42:10Bu yasak,
42:11Adem ile Havva'nın iradeleridir.
42:14Bu yasak,
42:15iradeyi anlatır.
42:16Yani Adem ile Havva'nın seçebilme özellikleri vardır.
42:21İyi ya da kötü,
42:23haram ya da helal,
42:25hayır ya da şerden,
42:26iman ya da küfürden birini seçebilme,
42:29tercih edebilme özelliklerinin varlığını anlatır bu yasak.
42:33Esasen,
42:35irade yasakla yeşerebilir.
42:37Eğer varlıkların hayatında yasak yoksa,
42:40onların şahsiyetlerinin gelişmesi de mümkün değildir.
42:43Şahsiyetlerin gelişmesi için yasak lazımdır.
42:47Mesela her istediğini yapabilen bir çocuk düşünün,
42:50şahsiyeti gelişmez bu çocuğun.
42:53Bunların da şahsiyetlerinin gelişip yeşermesi için,
42:57bir yasak var hayatlarında.
42:59Allah buyurdu ki,
43:00şu ağaca yaklaşmayacaksınız.
43:03Peki neydi bu ağaç?
43:05Neliğini, niceliğini bilmiyoruz.
43:07Ama tadılan bir şey olduğunu,
43:10bir ağaç yani yenen bir ağaç olduğunu biliyoruz.
43:14Ağaç yenmez de, meyvesi yenir tabi.
43:17Mihnet ağacı demişler,
43:18buğday ağacı demişler,
43:20buğdaydan ağaç olur mu?
43:22Efendim işte cennette böyle büyük filan demişler.
43:26Dert ağacı demişler,
43:27yiyenler dert bulur filan demişler.
43:30Marifet ağacıdır denmiş,
43:32yerseniz kendinizi anlarsınız.
43:34Marifete ulaşırsınız filan demişler marifetçiler.
43:37İşte böyle anlamaya çalışmışlar.
43:40Zaten,
43:42Adem kendisiyle,
43:43ve alleme ademel esma,
43:46dedi ya Allah,
43:47zaten anladı bu işi.
43:49Bir de ayrıca bundan yemesine gerek yok yani,
43:51marifete ulaşması için.
43:52Yani sanki vahiy yetmiyormuş gibi,
43:56bir de işte şu şu yollarla kişinin marifete ulaşabileceğini iddia edenlerin,
44:02uydurmasından başka bir şey değildir bu diyoruz.
44:05Evet cennetteler ve bir yasak var hayatlarında,
44:10her şeyden dilediğiniz kadar yiyin,
44:13için ama şu ağaca yaklaşmayın,
44:16yoksa zalimlerden olursunuz.
44:19Şimdi de öyle değil mi?
44:21Bütün meşrubatlar serbest,
44:23ama içki yasaktır.
44:25Bütün hayvanlar serbesttir bizim hayatımızda,
44:28ama domuz ve benzerleri yasaktır.
44:32فَأَزَلَّهُمَ الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِ
44:39Derken, şeytan oradan ikisinin de ayaklarını kaydırdı
44:43ve onları bulundukları yerden çıkardı.
44:47Şeytan da vesvese verip onların ayaklarını kaydırdı.
44:51Şeytanın onlara nasıl vesvese verdiği konusu,
44:55Araf suresinde uzun uzun anlatılır.
44:58Şeytan bu konuda Allah'tan izin almıştı,
45:01Allah'tan aldığı bu müsaade ile
45:04o ikisine vesvese vererek onları aldattı.
45:08Nasıl vesvese verdiğini de uzun uzun anlatırlar.
45:11İşte efendim büyük bir bahçe, geniş bir bahçe,
45:15bıkmışlar usanmışlar karı koca,
45:17ne yapsınlar?
45:18İşte çoluk çocuk da yok, eş dost da yok,
45:21kısım akraba yok,
45:22gel demişler, şöyle bir dolaşalım.
45:24İşte kapının yanına yaklaşırlarken,
45:28şeytan başlamış fitlemeye.
45:29İşte tam çocuk mantığı yani.
45:32Adamın birisi öyle diyormuş,
45:35içki eğer tuvalette içilirse hiçbir şey olmaz.
45:38Niye demişler?
45:39Adam demiş ki, canım tuvalette melek olmaz ya,
45:43nereden bilecek melek de yazacak bunu?
45:45İşte vücudun bir yerleri açılınca melek durmaz orada
45:50ve insanın o andaki günahları da yazılmaz yani filan diyorlar.
45:54Tam bir çocuk mantığı.
45:56Şeytan içeri cennete giremiyor ya,
46:00tam onlar kapının yanındayken,
46:03şeytan kapıcıların, meleklerin gafletine denk getirmiş,
46:07yılan şeklinde bir kıvrılmış,
46:09kapıcıları aldatıp içeri girmiş.
46:11Tuhaf şeyler bunlar.
46:13E mescit Allah'ın ibadethanesi iken,
46:17namazda Allah'la buluşmanın en özel makamı iken,
46:21buna rağmen mescitte iken ve namazın içindeyken,
46:24şeytan diyor Allah'ın Resulü,
46:27kişinin iki göksünün arasına girer,
46:30göksü ile kalbinin arasına girer de başlar vesvese vermeye.
46:34E o zaman ne öyle yani eğri büğrü yollar arıyorsunuz da,
46:39şeytan girmiş ve vesvese vermiştir o kadar.
46:42Yani mescide girebiliyorsa şeytan,
46:45namazda müminin kalbine,
46:47beyin fakültelerine kadar girebiliyorsa şeytan,
46:51e oraya da girmiştir diyeceğiz.
46:53Onlara vesvese verdiği,
46:55bulundukları konumdan onları çıkarmıştır,
46:58soymuştur diyoruz.
47:00Peki neydi bu soyuldukları,
47:03çıkarıldıkları şey?
47:05Galiba orada kalma haklarıydı bu.
47:07Cennette bulunma haklarıydı bu.
47:09Sanki böyle üzerlerinde bir üniforma vardı,
47:15şeytan soydurdu bunu onlara.
47:17Bu üniformayı kendilerinin bizzat çıkartmalarının
47:21ya da çıkarmayız diye diretmelerinin anlamı da yoktu.
47:25Çünkü bu üniformayı veren geçersizdir dedi mi,
47:29anında işi bitmiştir.
47:31Öyle değil mi?
47:32Öyleyse cennette kalabilme haklarını,
47:36cennette olabilme özelliklerini Allah onlardan,
47:39almıştır diyoruz.
47:41Burada yine başka bir konuyu ifade edelim.
47:45Hıristiyanlar diyorlar ki,
47:47işte şeytan cennette önce Hazreti Havva'yı kandırdı,
47:51onu baştan çıkardı,
47:52daha sonra da onun vasıtasıyla,
47:55Adem'i kandırdı diyorlar.
47:57Yani kadın, şeytanla iş birliği eden,
48:00böylece erkeği baştan çıkaran,
48:02ve onun için de yeryüzünde kendisinden zinhar uzak durulması gereken,
48:07alçak bir varlıktır diyorlar.
48:10Adem'in ve dolayısıyla onun sülbünden kıyamete kadar gelecek bizlerin,
48:15cennetten çıkarılmamıza sebep olan işte bu kadındır.
48:19Kadın, Adem'in ve soyunun başına türlü türlü dertler aşmış,
48:24şeytandan daha adi, şeytandan daha tehlikeli bir varlıktır.
48:28Bedeni, insan bedeni ama ruhu, şeytan ruhu olan,
48:33bu adi varlıktan sakınmak gerekmektedir.
48:36Ruhunu arındırmak ve böylece Allah'ın rızasını kazanmak isteyen kişinin,
48:41kesinlikle kadınlardan uzak durması,
48:44ve onlarla asla evlenmemeleri gerektiğini,
48:47Hıristiyanlık dünyası yıllar yılı savunmuşlardır.
48:51Ne o, Platonizm felsefesi.
48:54Kadını, insanlıktan ve toplumdan dışlayıp,
48:58onu kendi başına, yalnızlığa itme felsefesi.
49:01Hatta, batıda yıllarca kadın kiliseye giremez denmiş.
49:06Kadın, İncil'e dokunamaz.
49:08Kadın, dine giremez.
49:10O, pis vücuduyla bu nezih müesseseleri kirletemez denmiştir.
49:15Bunların tamamı yanlış ve insanlık dışı anlayışlardır.
49:19Bakın, Kur'an-ı Kerim'de öyle bir şey denmiyor.
49:22Yani, şeytan önce Havva'yı, sonra da Adem'i aldattı diye bir şey yoktur.
49:28İfade aynen şöyledir.
49:29Fe ezellehumeşşşeytanu.
49:32Şeytan, o ikisini kaydırdı.
49:34Gerisi, düzmeceden başka bir şey değildir.
49:38Ve dedi ki, Allah Adem'e ve çocuklarına,
49:41yani yeryüzüne indirilecek olan insanlığa buyurdu ki,
49:44فَقُلْ نَحْبِتُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضِنْ عَدُونَ
49:49Haydın, birbirinize düşman olarak inin.
49:52Bu düşmanlığın farkında olarak,
49:55yeryüzüne inin, yeryüzünde yaşayın dedi.
49:59Bu söz, tüm insanlar içindir.
50:03Yani sadece Adem'le Havva için değildir.
50:06O ikisi ve şeytan için de değildir sadece.
50:10Nitekim, bundan kısa bir süre sonra,
50:13hemen Adem'in oğulları birbirlerine düşman oluverdiler.
50:18Habil, Kabil'i öldürüverdi.
50:20Ve yeryüzünde ilk kan akıtılıverdi.
50:23Öyleyse, kıyamete kadar bu iki insanın sulbünden gelecek insanlık içindir bu söz.
50:29Yani bu inin sözü, birbirinize düşman olarak inin sözü,
50:34kıyamete kadar gelecek bütün insanlık içindir.
50:37Peki, yani acaba Adem'le Havva,
50:41hiçbir birilerine düşman olmuşlar mı?
50:44Kesinlikle hayır.
50:46Ama kimileri, işte kadın erkeğin,
50:49erkek de kadının düşmanıdır filan demeye çalışmışlarsa da,
50:52bunun manası öyle değildir.
50:55Eğer kimi Hristiyan bilginlerinin iddia ettikleri gibi,
50:59bu söz sadece Adem'le Havva hakkında olsaydı,
51:02o zaman iş bita derdi Allah.
51:05Nitekim bakın, yukarıda az önce okudum,
51:09Fekülâ denmişti.
51:10İkiniz yeyin, ikin denmişti.
51:12Burada da ikiniz inin denebilirdi.
51:15Ama öyle değil.
51:17İşte, bu andan itibaren,
51:20yeryüzünde,
51:20Allah'a isyanın temsilcisi olan iblisle,
51:24Allah'ın yeryüzündeki halifesi olan insan arasında,
51:28kıyamete kadar sürecek düşmanlık başlıyordu.
51:31Bu savaş, imanla küfür, hakla batıl,
51:36hidayetle dalalet arasında devam edecek bir savaştı.
51:40Ve anlıyoruz ki artık,
51:42hiçbir zaman iblis bizimle barış masasına oturmayacaktı.
51:46Hiçbir zaman bizimle sulha yanaşmayacak,
51:50ve sürekli bizi kollayacak,
51:52zayıf anımızı bulmaya çalışacaktı.
51:55Kitabımızdaki felak ve naz surelerinin son sureler oluşu,
52:00bize şunu hatırlatır.
52:02Ey Müslümanlar!
52:04Ey Müslüman!
52:05Kur'an'ı baştan sona okuyup uygulamaya koysan da,
52:09kitabın tümünü anlayıp yaşamaya çalışsan da,
52:13unutmayasın ki,
52:14iblis sürekli seninle karşı karşıyadır.
52:18Sürekli izinleri de kaldırmış olarak peşindedir.
52:22Bir gafil anını yakalayıp,
52:24senin kulluğunu bitirmenin planlarını yapmaktadır.
52:28Aman bunu unutmadan yaşayasın,
52:31bu konuda çok dikkatli olasın emrini vermektedir.
52:36Burada bir de üzerinde kısaca durmamız gereken birkaç husus var.
52:42Birincisi,
52:44Hazreti Adem ilk andan itibaren zaten dünyada yaşamak üzere yaratılmıştı.
52:49Hani,
52:50اِنِّي جَاِلُونَ فِي الْاَرْضِ
52:52Halifeh.
52:53Ayeti bunu gösteriyordu.
52:54Peki neden direkt yeryüzünde değil de,
52:58başka bir yerde imtihan ediliyordu Hazreti Adem Aleyhisselam?
53:01Veya neden böyle bir ağaçla imtihan ediliyordu?
53:05Bir de onun imtihanı başarıp başarmayacağını,
53:09yani o ağaçtan yiyip yemeyeceğini,
53:12ezeli ve ebedi ilmiyle zaten bilmiyor muydu Allah?
53:15Bunu bildiği halde,
53:17Allah neden böyle bir imtihana tabi kıldı?
53:19Bunun bilebildiğimiz kadarıyla birinci sebebi,
53:25Hazreti Adem'i yetiştirmek içindi.
53:28Yani yeryüzünde ileride halife olacak varlığın,
53:32içinde gizlenmiş olan kuvvetleri uyarmak,
53:36onu şeytanla savaşa hazırlamak,
53:39acıları tattırmak,
53:41pişmanlığı yudumlatmak,
53:43düşmanını tanıtmak ve düşmanı karşısında sığınacağı kucağı bildirmek içindi.
53:51Böylece Hazreti Adem deneyim sahibi oluyordu.
53:55Benliğindeki zayıflıkların farkına varıyor,
53:59düşmanın aldatma yöntemlerini tanıyor ve öğreniyordu ki,
54:02bundan sonra onunla daha etkili bir mücadele verebilsin.
54:08İkinci olarak,
54:09yanlıştan, hatadan dönmesi gerektiğini,
54:13hatadan nasıl dönmesi,
54:14nasıl tevbe etmesi gerektiğini öğretiyordu Rabbimiz ona.
54:18Üçüncü olarak da,
54:20aynı zamanda nesli için bir örneklik söz konusuydu burada.
54:24Kıyamete kadar Adem neslinden gelecek insanlara,
54:27bu konuda ders veriyordu Rabbimiz.
54:29Düşmanlarını tanıtıyordu Rabbimiz.
54:31Dördüncü olarak da,
54:34Rabbimiz böylece atamız Adem'e ve tüm soyuna bir hedef göstermiş oldu.
54:40Ey Adem, işte cennet budur.
54:43Dünyadaki tüm uğraşınızda hedefiniz burası olsun.
54:47Burasını kazanmak için çalışıp çırpının dercesine,
54:51onlara cennetini gösteriverdi diyoruz Allah-u Alem.
54:55Allah, sonucun böyle olacağını,
54:58onun o ağaçtan yiyeceğini bildiği halde,
55:01niye böyle bir emirle karşı karşıya bıraktı onu filan diyorlar.
55:05Bunun şöyle bir izahını yapabiliriz.
55:07Birine herhangi bir emir veren kişi şu sebeplerle verebilir.
55:14Bir, ya o emrin bizzat yapılmasını ister.
55:18Yani emri vermesindeki sebep bizzat o işin yapılmasıdır.
55:23Ya da mesele o işin yapılması değil de,
55:26emredilen varlığın samimiyet ve itaatini sınamak için böyle bir emir verilmiştir.
55:31Yani o konudaki samimiyet ve imanının gücünü ortaya çıkarmak için emir vermiştir.
55:39Nitekim, Cenab-ı Hakk'ın Hazreti İbrahim'e oğlunu kurban et emri bu türden bir emirdi.
55:48Bu sebeple de eylem gerçekleşmeden Cenab-ı Hak bu emri geri alıverdi.
55:54Baba ile oğlun teslimiyetlerini ortaya çıkarmak istiyordu.
55:58Veya bu konuda onların bu teslimiyetlerini insanlığa örnek sunmak istiyordu Rabbimiz.
56:05Veya onları böylece eğitmek istiyordu diyoruz.
56:08Bir de Hristiyanların iddia ettikleri gibi,
56:12Hazreti Adem Aleyhisselam işlediği bu suçun cezasını çekmek üzere yeryüzüne indirilmemiştir.
56:19Hristiyanlar böyle bir yanlışta bulunuyorlar.
56:22Daha sonra gelecek ayette Rabbimiz onun yeryüzüne halife olarak indirildiğini anlatır.
56:29Yani Hazreti Adem yeryüzüne halife olarak indirilmiştir.
56:33Yeryüzünü idare etmek üzere,
56:37yeryüzünde Allah'ın yasasıyla tüm varlıklara efendilik yapmak
56:40ve yeryüzünde Allah'ın hakimiyetini gerçekleştirmek üzere indirilmiştir.
56:45İşte Hazreti Adem'in imtihanı da böyleydi.
56:51İnin birbirinize düşman olarak,
56:54وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌ وَمَتَاعٌ إِلَاح۪ينَ
56:59Sizin için orada belli bir döneme kadar yaşama ve faydalanma hakkınız vardır.
57:06Yani orada belli bir vakte kadar yaşayacak ve geçimlik temin edeceksiniz.
57:11İşte yaşıyoruz bu hayatı, herkes için ayrı mekan var,
57:18herkes için ayrı mülkler var,
57:20herkesin ayrı ayrı yerleri, yurtları var,
57:23bir de herkesin ayrı ayrı ömürleri, zamanları vardır.
57:27Yeryüzüne indikleri dönem,
57:30birinin bir yerde, birinin bir başka yerde,
57:34bir süre kaldıklarına dair,
57:36haybin, yaksanın verdiği bazı bilgiler var.
57:39Bunu net olarak ben bilmediğim için burada bir şey demeyeceğim.
57:44Bakın, Allah Araf suresinde diyor ki,
57:48فِيهَا تَحْيَوْنَ وَفِيهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ
57:53Orada yaşayacaksınız, orada öldürülecek ve
57:57وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ
58:00Oradan tekrar diriltileceksiniz, kaldırılacaksınız.
58:05İfade tüm insanlar içindir.
58:07Yani bu söz sadece Hazreti Adem'e değil, bize de deniyor aynı zamanda.
58:13Peki, bunu bana ne için anlattı Allah?
58:16Benim imtihanım için anlattı elbette.
58:19Bak şu anda sen, senin atan, şeytanın fısıltılarına kulak verdiği için buradasın.
58:25Adem böyle böyle yaptığı için sen şu anda dünyadasın.
58:29Bunu unutma.
58:30Vaktimiz yine doldu, inşallah burada kalalım.
58:34Gelecek dersimizde yine bir şeyler söyledikten sonra
58:37Rabbımızın öteki ayetlerini hep birlikte tanımaya geçmek üzere
58:41ve alhamdülillah.

Recommended