- 2 hours ago
Bakara Suresi 31-34 ayetlerde; Allah Âdem’e her şeyin isimlerini öğreterek ona büyük bir bilgi ve itibar verir. Ardından bu isimleri meleklere sorduğu halde onlar bu bilgiyi bilemediklerini söyleyerek Âdem’in üstünlüğünü tasdik ederler. Bu olay insanın bilgi ve akıl sahibi olarak yeryüzünde halife kılınmasının hikmetini ortaya koyar. Ardından Allah, meleklere Âdem’e secde etmelerini emreder; melekler secde ederler ama İblis kibirlenerek secde etmeyi reddeder ve kâfirlerden olur. Bu ayetler insanın ilim ve sorumluluğunu, kibir ve itaatsizlik karşısında Allah’ın hükmünü gösterir.
Category
📚
LearningTranscript
00:01Bismillahirrahmanirrahim
00:02Esad Mansur Tefsiri
00:04Bakara Suresi 31-34 Ayetleri
00:08Allah'ın Adem'e eşyaların isimlerini öğretmesi ve düşünmek için ön bilginin ehemmiyeti.
00:16Allah-u Teala şöyle buyurdu.
00:18Allah Adem'e bütün isimleri öğretti.
00:21Sonra onlara önce melekleri arz edip,
00:24Eğer siz sözünüze sadık iseniz şunların isimlerini bana bildirin, dedi.
00:28Melekler, Ya Rab, seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz.
00:35Senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur.
00:38Şüphesiz alim ve hakim olan ancak sensin, dediler.
00:43Bunun üzerine, Ey Adem, eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi.
00:49Adem onların isimlerini onlara anlatınca,
00:52Ben size muhakkak semavat ve arzda görülmeyenleri bilirim.
00:56Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim, dedi.
01:03Bakara 31-32-33
01:06Allah Celle Celaluhu Hazreti Adem'e her şeyin ismini öğreterek,
01:12Meleklere öğretmemesi sonucu ona verdiği şerefin zikredildiği makamdır.
01:15Bu husus, meleklerin Hazreti Adem'e secde etmesinden sonraydı.
01:21Secde bölümünden önce bu şereflenme bölümünün öne alınması,
01:25Buradaki durumla halifenin yaratılış hikmetini bilmeyerek,
01:29Meleklerin soru sormaları ve Allah-u Teala'nın kendisinin onların bilmediğini bileceğini söylemesindeki hikmet arasında münasebet kurmak içindir.
01:36Allah-u Teala burada Adem'in üstünlüğünü zikretmekle,
01:41Allah'ın Adem'e lütfettiği bilgi şerefini açıklamayı kastetmiştir.
01:45Bunun için Allah Celle Celaluhu Adem'e bütün isimleri öğretmiştir.
01:50Allah-u Teala meleklere Adem'in veya insan oğlunun üstünlüğünü göstermek istedi.
01:55Allah Celle Celaluhu Adem'e her şeyin ismini öğretti, her şeyin ne olduğunu gösterdi.
02:00Bunun manası, insan oğlunun üstünlüğü herhangi bir şey hakkında hüküm verebilmek için bilgiye sahip olmasıdır.
02:09Allah Celle Celaluhu meleklere bunların isimlerini söyleyin deyince dediler ki,
02:14Senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur, dediler.
02:18Adem'e dedi ki, Ey Adem onlara bu isimleri bildir.
02:21Adem bildirince Allah-u Teala onlara dedi ki,
02:24Ben size muhakkak semavat, gökler ve arza görülmeyenleri, oralardaki sırları bilirim.
02:31Çünkü Allah-u Teala meleklere, yeryüzünde bir halife, bir insan yaratacağım deyince,
02:37Onlar dediler ki, bizler hamd ile seni tesbih ve seni takdis edip dururken,
02:42Yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun?
02:47Melekler Allah'a boyun eğmeye ve her şeyi yapmaya hazırdılar.
02:51Sanki melekler Allah hakkında kusur gösterdiklerini hissettiler.
02:56Fakat Allah bunun sebebini onlara göstermiyor ve onlara şunu demek istiyor.
03:01Sizin bilmediğinizi bilirim, işte bilmediğiniz budur.
03:05Bu ise Adem'in bilgi ve akıl sahibi olmasıdır.
03:08Bu sizden üstündür, bilmediğinizi biliyor, diye cevaplandırmıştır.
03:14Bunun açıklaması şudur.
03:15Göklerin ve yeryüzünün kaybı, bütün gizli ve görünmeyen taraflarını açıkladığınız ve gizlediğiniz her şeyi biliyorum.
03:23Size demedim mi?
03:25Melekler Allah'ın insan olduğunu niye yarattığını bilemediler.
03:29Bu sadece Allah'ın isteğidir.
03:30Bütün bunlar onların Allah'a kulluk etme ve boyun eğme hususunda kusur gösterdikleri için değildir.
03:37Belki meleklerin gizledikleri şey bu zam ve şüphedir.
03:40Öte yandan Allah-u Teala Fusilet Suresinde insanlara diyor ki,
03:44Eğer insanlar büyüklük taslarlarsa, gitsinler ki Rabbinin yanında bulunan melekler hiç usanmadan gece gündüz onu tesbih ederler.
03:53Fusilet 38
03:54Bunun manası, Allah hiçbir kimsenin ibadetine muhtaç değildir.
04:01Nitekim melekler ibadeti fazlaca yapıyor ve hiç usanmadan ve kusur göstermeden de Allah'a ibadet ediyorlar.
04:08Ey insanlar! Bana kulluk etmezseniz hiç size muhtaç değilim.
04:12Eğer ibadet yaparsanız, kendiniz için iyilik yapmış olursunuz.
04:17Daha doğrusu, insan Allah'a kulluk etmeye muhtaçtır.
04:21Bu Allah'ın kendisini yarattığı ve kendisine her türlü nimeti verdiği ve Allah'ın ödülünü kazanmak içindir.
04:28İnsanın yaratılışında kulluk etme arzusu vardır.
04:31Bu ise dindarlık içgüdüsünden kaynaklanıyor.
04:34İnsan Allah'a kulluk etmezse başka bir şeye kulluk edecektir.
04:38Allah'a kulluk ederse mutlu ve huzurlu olur ve böylece içgüdüyü doğru şekilde tatmin etmiş olur.
04:45Öyleyse insan sapmadan gerçek olana tapsın ki mutlu olsun.
04:48Marx'a, Lenin'e, Atatürk'e, Buda'ya, İni'ye, Fare'ye, Ağaçlara, Taşlara, Yıldızlara, Erkeğin Kadına, Kadının Erkeğe, Yılanlara, Filozoflara, Düşünürlülere, Şarkıcalara, Sanatçılara, Para ve Pula ve benzeri aciz olanlara tapmasınlar.
05:08Yoksa mutsuz ve huzursuz olurlar.
05:12Zira insanlar mutlaka bir şeye tapacaktır.
05:15Öyleyse Allah'a tapsın ki saadete kavuşsunlar.
05:19Tapma şöyle anlaşılır.
05:21İnsanın bir şeye veya bir şahsa son derece saygı ve sevgi göstermesi, onu en üstün görmesi ve ona boyun eğmesi veya onun emrine içten ve tereddütsüz uymasıdır.
05:33Bu her insanda görülür.
05:34Çünkü yaratılışında mevcuttur ve onu sökemez.
05:37Düşünmek için bilgiye ihtiyaç vardır.
05:41Aklın tarifini yaparken bu ayetten istifade ederiz.
05:44Nideken bir şeyi tarif ederken Allah'ın gösterdiği gerçeklere bakmalıyız.
05:50Ancak o zaman doğru neticeye ulaşırız.
05:52Aklı doğru şekilde ilk defa tarif eden Hizb-ı Tahrir'in kurucusu Takyid-i Nephani bundan istifade etmiştir.
05:59Bunu 1953'te çıkardığı İslam nizamı ve 1973'te çıkardığı düşünme metodu kitaplarında izah etmektedir.
06:08Bu doğru tarif şöyleydi.
06:10Duyu organları vasıtasıyla vakanın beyne nakledilmesiyle beraber bu vakayı açıklayacak ön bilginin var olmasıdır.
06:171- Duyu organları, görme, işitme, koklama, tatma ve dokunmaktır.
06:252- Vaka
06:27Bir madde veya bir şey veya bunun izi, bir olay veya onun izidir.
06:313- Beyin
06:33İnsan kafasında mevcut olan hücrelerin toplamıdır.
06:384- Ön bilgi
06:39Vaka, madde, onun izi, olay veya onun izi hakkında bilgiler.
06:45Bu bilgi olmazsa insan asla düşünemez.
06:48İnsan duyu organlarıyla bir şey hissedince bunu beyne götürür ve onun hakkında edindiği ön bilgiyle bunu düşünmeye başlar.
06:56Ne olduğunu anlar ve onun hakkında hüküm verir.
06:59Böylece insan o şey hakkında bir fikir edinmiş olur.
07:03Kur'an-ı Kerim'de duyu organlarıyla ilgili birçok ayet vardır.
07:08Kur'an-ı Kerim insanın vakaya bakmasını istemektedir.
07:12İnsanlar devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
07:21Gâşiye 17-18-19-20
07:26Bu şekilde Kur'an-ı Kerim'i kavrayarak aklın doğru tarifine vararız.
07:32İnsanın bir şey hakkında ön bilgisi yoksa onu düşünemez ve onun hakkında fikir veremez.
07:38İsra suresinde Allah-u Teala
07:39Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme.
07:43Çünkü kulak, göz ve gönül bunların hepsi ondan sorumludur.
07:48İsra 36 buyurmaktadır.
07:50Yani bir şeyi görmezse veya işitmezse onun hakkında hüküm verdiği takdirde sorumlu tutulur.
07:58Bir şüpheye, bir efhama veya bir zanına dayanarak fikir verirse yine sorumludur.
08:04Bundan dolayı insan önce olayı duyu organlarıyla nakledecek daha sonra olay hakkında bilgi edinecektir.
08:11Bilgi edinmeden şüphe, zan ve efhama göre hüküm vermezsin.
08:14Başka ayetlerde Allah-u Teala öğrenin, araştırın, inceleyin ve bilgi edinin şeklinde emrediyor.
08:23Bunun içinde güve, yıldıza, yere, ağaçlara, kendimize, hayvanlara, yağmura ve değişik olaylara bakmamızı emrediyor.
08:32Sonra düşünmemizi istiyor.
08:35Bundan sonra kendisine bilerek ve düşünerek kulluk etmemizi istiyor.
08:39Meleklerin Adem için secde etmesi, İblisin hakikati ve kibirlenmesi
08:45Hani biz meleklere, Adem'e secde edin demiştik.
08:50İblis hariç hepsi secde ettiler.
08:52O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı.
08:55Böylece kafirlerden oldu.
08:57Bakara 34
08:58İblis melek olmayıp cinlerdendir.
09:02Kehf suresi 50. ayetinde bu konu hakkında şöyle zikredilmektedir.
09:06Hani biz meleklere, Adem'e secde edin demiştik.
09:11İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler.
09:15İblis cinlerdendi.
09:17Rabbinin emrinden dışarı çıktı.
09:19Şimdi siz beni bırakıp da onu ve onun zürriyetini mi dost edinmek istiyorsunuz?
09:24Oysa onlar sizin düşmanınızdır.
09:26Zalimler için bu ne fena bir değişmedir.
09:28Kehf 50.
09:31Kur'an'da iblisin meleklerle beraber bulunduğuna dair hiçbir açıklama yoktur.
09:35Sünnette de bu konu hakkında hiçbir hadis rivayet edilmemiştir.
09:40Ancak bazı sahabelerin ve ondan sonra gelenler,
09:42tabinin bu mesele üzerinde açıklamaları vardır.
09:46Bu açıklamalar hadis türünden olmayıp eser cinsindendir.
09:50Misal olarak İbn-i Cerir, İbn-i Abbas'ın şu açıklamayı yaptığını rivayet eder.
09:55Yer yüzünde cinler oturuyorlar ve çok fesat ve bozgunçuluk yapıyorlardı.
09:59Allah, iblisin başında bulunduğu meleklerden oluşan bir ordu gönderdi.
10:05İblisin liderliğindeki bu ordu cinleri yenilgiye uğrattı ve dağıttı.
10:09Cinler adalara ve dağların eteklerine çekilmeye mecbur kaldılar ve oralarda konakladılar.
10:15Bu olaydan sonra iblis kendini üstün gördü ve kalbine gurur girdi.
10:19Fakat melekler iblisin kibirliliğini ve mağrurluğunu görmediler.
10:24Ta ki Allah Adem'i yaratıncaya kadar.
10:27Allah Adem'e ilim verip onu bu noktada üstün kılınca iblis çok kıskandı ve Adem için meleklerin secde ettikleri gibi secde etmeyi reddetti.
10:36Buna benzer başka rivayetler de aktarıldı.
10:38Fakat bunlar akideyle alakalı değildir.
10:40Kaip, görünmeyen ve aklın idrak edemediği hususlara inanabilmemiz için ayet ve mutafadir hadis gibi kesin delilinin geçmesi gerekir.
10:51Bu delilin delaleti, manası da mutlaka kesin olması gerekir.
10:55Akideyle ilgili delil ancak yakini olarak alınır.
10:59Aksi takdirde sıradan bir haber olur.
11:01O mesele inanç ve akide haline getirilmez.
11:05Eğer bu haber sahih veya kuvvetli ise onu kabul ederiz ve onunla amel ederiz.
11:09Fakat akide olmaz ve ona akide olarak iddiası etmek caiz değildir.
11:14Ama iblisin neden meleklerin yanında bulunduğu ve orada işinin ne olduğuna dair bir soru yönetmemiz de doğru değildir.
11:21Çünkü bizim için asıl önemli olan iblise, iblisin vesveselerine ve onun çizdiği yola karşı takınacağımız tutumdur.
11:28Cin suresinin 4. ayetinde iblisin cinlerin büyüğü olup Allah hakkında cinlere yalan ve saçma şeyleri uydurduğu açıklanıyor.
11:35Bakara suresinde tefsir etmeye çalıştığımız bu ayette başka hususlar da yer almaktadır.
11:42İblis gibi Allah'a isyan etmemek ve kibirlenmemek gerekir.
11:45İnsan Allah-u Teala'nın kendini nasıl yüksek kıldığını düşünmeli ve ona göre Allah'a şükranda bulunmalıdır.
11:51Gerçek manada şükran Allah'ın emirlerine uymak ve onun nehirlerinden vazgeçmekle gerçekleşir.
11:57İsra suresinin 70. ayetinde Allah-u Teala Adem oğullarını değerli kıldığını açıkladığı halde,
12:04aynı surenin 72. ayetinde Allah'ın dinine ve ayetlerine tabi olmayanların dünyada ve kıyamet gününde kör olacaklarından bahsetmesi de mecazidir.
12:13Bunun manası Allah'ın emirlerine karşı kör olan kimse kıyamet günde kör olur anlamındadır.
12:18Allah Celle Celaluhut'in suresinde insanı en güzel şekilde yarattığını açıklarken sonra insanın en kötü duruma düştüğünü de bildirmektedir.
12:28Fakat bu noktada bir ayrım yaparak iman edip salih amel yapanları müstasna kıldığı ve onları ödüllendireceğini açıklıyor.
12:36İblis Allah'ın emrini reddettiği için kafir oldu.
12:39Buna göre Allah'ın emrini reddeden kesinlikle kafirdir.
12:43Allah-u Teala Adem'i değerli kıldığı için cennete koydu.
12:46Bu konu hakkında şöyle buyurmuştur.