Skip to playerSkip to main content
  • 1 day ago
Bakara 143–151. ayetler, kıble değişimini sadece yön tartışması olmaktan çıkarıp ümmetin kimliğini ve sorumluluğunu tanımlar. Müslümanlar “orta ümmet” olarak insanlığa şahitlik göreviyle yükümlüdür; ölçüleri ise vahiydir. Ehli kitabın gerçeği bilmesine rağmen gizlemesi, bilginin tek başına kurtuluş olmadığını; hakka teslimiyetin esas olduğunu gösterir. Hak yalnız Allah’tandır ve mümin, ölçüsünü insanların beklentilerinden değil Rabbinden alır.

Bu bölüm aynı zamanda peygamberin görevini netleştirir: ayetleri okumak, insanları arındırmak, kitabı ve hikmeti öğretmek. Ümmetin dirilişi de ancak bu bağın yeniden kurulmasıyla mümkündür: vahiy merkezli bir hayat, şükür ve zikir bilinci, tek otorite olarak Allah’a yöneliş.

Bakara 143 151 tefsir, orta ümmet nedir, kıble değişimi hikmeti, hak Allah’tandır, peygamberin görevi, zikir ve şükür, vahiy merkezli hayat

Category

📚
Learning
Transcript
00:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:22İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:17İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:22İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:22Peygamberim, kendilerine kitap verilenler kesinlikle bilirler ki bu kıblenin değişimi işi ya da Kabe'nin kıble olarak tespit edilmesi Rablerinden
02:35kendilerine verilen bir haktır.
02:37Bu konuda ne Yahudilerin ne de Hristiyanların en küçük bir tereddütleri şüpheleri yoktur.
02:45Bu konuda onlar kesin bilgi sahibidirler.
02:48Bizim kendi kendimize bunu problem etmememiz gerektiğini, onların bu konuda kesin bilgi sahibi olduklarını, oğullarından çok Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı
03:01bildiklerini, oğullarından çok avuçlarının içini bildiklerinden çok Kur'an'ı ve Kabe'yi bildiklerini tanıdıklarını geçen dersimizde demeye çalışmıştık.
03:12Yani bunlara gerçekten biz hakkı duyurduk mu, duyurmadık mı? Bunları gerçekten biz sorumluluktan kurtardık mı, kurtarmadık mı? Yani bunlar sorumluluktan
03:21kurtuldu mu, kurtulmadı mı diye bunu kendimize dert edinmememiz gerektiğini Rabbimiz bize anlatmıştı.
03:28Şöyle söylemiştim geçen dersimizde, bizim bu mesajı sadece Yahudi ve Hristiyanlara değil, tüm dünya insanlığına ulaştırmak mükellefiyetimiz vardır, biz bunun
03:44sorumluluğu altındayız demiştim.
03:47Ama gerçekten şu anda ne Yahudilere ne de Hristiyanlara hakkıyla bu mesajı da duyurma imkanımızın olmadığını da demeye çalışmıştım.
03:57Yani bizler bugün Yahudi ve Hristiyanlarla böyle bir kavganın içine giremediğimizi demeye çalışmıştım.
04:06Biz kendi kendimizi yemekten, kendi kendimizle didişmekten, kendi kendimizle uğraşmaktan biraz başımızı alabilirsek, belki bunu onlara götürmeye zaman bulabileceğiz.
04:17Ama şunu söyleyeyim bakın, ne zaman ki biz kafirlerle, Yahudi ve Hristiyanlarla karşı karşıya gelir, Bakara'yı, Ali İmran'ı
04:30onların üzerine bir uyarıcı ve hatta bir silah olarak döndürebilirsek, bakınız o zaman bizim imanlarımız ne kadar güçlenecektir.
04:39Ama şimdi kime okuyoruz bu ayetleri?
04:42İşte sen bir ayet okuyorsun, karşındaki on ayet okuyor.
04:46Sen bir hadis okuyorsun, karşındaki de hadis okuyor.
04:50Ve kavga Müslümanların kendi aralarında sürüp gittiği için de Müslümanlar maalesef negatif kalıyor ve hiçbir şey yapamıyorlar.
04:59E ne yapacaksın da zaten karşındaki Müslüman.
05:02Yani şu anda biz bu ayetleri Müslümanlara okuyoruz.
05:05Müslümanlara karşı bunun kavgasını veriyoruz ve Müslümanlar kendi aramızda böyle bir kavganın içine girdiğimiz için de ne Yahudilere, ne de
05:14Hristiyanlara, ne de dünyanın değişik ülkelerindeki kafirlere Allah ayetlerini duyuracak vaktimiz de kalmıyor, gücümüz de kalmıyor, imkanımız da kalmıyor.
05:25Bakın Allah diyor ki, ayetin sonunda
05:29Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
05:35Yani ne yaptığınızı, ne ettiğinizi Allah apaçık bilmektedir.
05:39Allah her şeyi görmektedir.
05:41Allah sizin kıblelerinizin ne yöne olduğunu, nasıl bir hedefinizin olduğunu, nasıl bir kıblenin peşinde olduğunuzu, nasıl bir hayat programının peşinde
05:51olduğunuzu,
05:52kıble olarak Kabe'ye mi, yoksa batıya mı dönmeye çalıştığınızı Allah bilmektedir, Allah görmektedir.
06:01Mekke'ye döndüğünüzü de biliyor Allah, Mekke'nin dışında bir dünyaya döndüğünüzü de Allah biliyor.
06:07وَمَ اللّٰهُ بِغَافِلٍ اَمَّا يَعْمَلُونَ
06:10Yaptıklarınızdan, ettiklerinizden kesinlikle Allah gafil değildir.
06:15Yine bakın Bakara suresi ayet 145, ehli kitapla alakalı bir başka konuyu Rabbımız şöyle gündeme getiriyor.
06:24وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُوتُ الْكِتَابَ بِكُلِّ اَيَتٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكِ
06:30Peygamberim, celalim hakkı için sen o ehli kitaba her türlü mucizeyi ve her türlü delili getirsen de yine onlar senin
06:40kıblene tabi olmazlar.
06:43Onlar senin kıblene asla ve kata tabi olmayacaklar.
06:47Yani bu adamların bütün bunları bilmelerine rağmen kendilerine kitap verilenlere bir sürü ayet de getirsen onlar senin kıblene tabi olacak
06:57değillerdir.
06:57Yani Kur'an ayetleri, gök ayetleri, yer ayetleri ne tür ayet getirirsen getir ister meşhud ister metlu ne tür ayet
07:08getirirsen getir onlar asla buna iman etmeyecekler.
07:12Onlar kesinlikle senin Kabe'ne dönmeyecekler, senin kıblene tabi olmayacaklar, senin yörüngene girmeyecekler, senin getirdiğin dini, senin getirdiğin hayat tarzını
07:24kabul etmeyecekler.
07:25Gerçeği ispat etmek için bütün delilleri, bütün belgeleri onların önüne de sersen ey peygamberim yine de onlar senin kıblene tabi
07:35olacak değillerdir.
07:36Aslında sen onlara akli, nakli, en açık ayetleri, en açık delilleri getirdin ve gösterdin.
07:44Kabe'nin tarihini anlattın, Kabe'nin ilk inşasını anlattın, işte Rabbimiz Bakara suresinin önceki ayetlerinde bunları gündeme getirmişti.
07:55İbrahim'i anlattın, İsmail'i anlattın.
07:58Aslında bu adamların iman etmeyişlerinin sebebi delillerin azlığı değil.
08:03Bu adamların iman etmeyişlerinin sebebi ayetlerin, yani bu konudaki ayetlerin azlığı değil.
08:08Ya da senin örnekliliğini beceremeyişin değil, anlamak istemiyorlar.
08:13Yani imandan yana değil bu adamlar.
08:16Öyleyse peygamberim, sen boşuna bu adamlar karşısında kendini yorma.
08:20Bu adamlar ne getirirsen getir, hangi delili bu adamlara takdim edersen et, bunlar kesinlikle sana inanmayacaklar, senin Kabe'ne tabi
08:29olmayacaklar.
08:30Yani senin ortaya koyduklarını nazarı itibara almıyorlar bu adamlar.
08:35Aslında bu adamlar, şu anda döndükleri kıblelerine adet olduğu için dönüyorlar.
08:41Aba ve ecdatlarından kendilerine intikal eden bir miras olduğu için, şu anda bunlar kendi kıblelerine dönüyorlar.
08:47Allah'ın emri olduğu için değil.
08:49Dolayısıyla peygamberim, sen onlara Allah'tan ne getirirsen getir, onlar yine uymayacaklar, onlar yine inanmayacaklar.
08:57Çünkü onlar için Allah'tan gelen ayetler değil, onlar için önemli olan adetlerdir.
09:05Öyleyse ey peygamberim, sen boşuna uğraşma diyor Rabbimiz.
09:09Onların gönlünü edeceğim diye, sakın sen de onlara işte hoş görünmeye kalkma.
09:16Sen ne yaparsan yap, onlar asla senden razı olmayacaklardır.
09:21Peki, madem ki bu insanlar ebediyen Müslümanların kıblesine gelmeyecekler,
09:26ebediyen Müslümanların inandığı dine iman etmeyecekler, e peki o zaman biz ne yapacağız?
09:32Yani bize düşen nedir burada?
09:34Bize düşen bir iş var.
09:36Biz elimizdeki bu kitapla, peygamberin örnek hayatını insanlara duyuracağız.
09:43Yani Allah'ın kitabını ve peygamber efendimizin sünnetini insanlara ulaştıracağız.
09:48Buna rağmen gerek eski ehli kitaptan, gerekse şu andaki bizim ehli kitaptan kimileri bunu kabul etmezlerse,
09:56Allah'ın kitabına iman etmezler, peygamberin sünnetinin örnekliliğini kabul etmezlerse,
10:03yani Allah'ın kitabında ve peygamber aleyhisselamın sünnetinde nasıl bir Müslümanlık tarifi ortaya konmuşsa,
10:10ona yanaşmazlarsa biz de diyeceğiz ki o zaman Rabbimiz selamet versin.
10:15Yani bu konuda gevşekliğe düşmeyeceğiz, ümitsizliğe düşmeyeceğiz.
10:20O kabul etmezse berikisi kabul edecektir, biz bu işe devam edeceğiz.
10:25Kabul ederler etmezler, bu onların problemidir, bizim problemimiz değildir.
10:29Bunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayacağız ve biz onları uyarmaya devam edeceğiz inşallah.
10:36Evet Allah diyor ki onlar senin kıblene dönmeyecekler, asla onlar senin kıblene tabi olmayacaklar.
10:46Sen de onların kıblesine tabi olacak değilsin peygamberim.
10:50Farz edin ki yeryüzünde tek başına kaldık.
10:54Bizden başka hiçbir Müslüman kalmadı.
10:57Yahudi ve Hristiyanların kıblesine tabi olur musunuz?
11:00Eğer bu hidayetten sonra bir insan onların kıblelerine tabi olursa,
11:06o zaman tabi cehenneme kadar yolu var demektir.
11:09Yani kendisine hidayet geldikten sonra, kendisine Allah'ın ayetleri geldikten sonra,
11:14Allah kendisini karanlıktan aydınlığa çıkardıktan sonra bir adam,
11:18yine de onların kıblelerine tabi olacak olursa,
11:21o zaman onların gittiği yere kadar yolu vardır, cehenneme kadar yolu var demektir.
11:27Efendim, ekonomimiz bozukmuş, dünyamız bozukmuş.
11:31E gideriz dağ başında, mağara koğuklarında bir hayat yaşar,
11:35yine de biz bu alçakların kıblesine tabi olmayız değil mi?
11:40İsterse bu kafirlerin evleri altın olsun,
11:43isterse bu Yahudi ve Hristiyanların kapıları gümüş olsun,
11:48teknikleri, sanayileri, dünyayı değil, arşı da kuşatsın,
11:51yine de onların kıblelerine tabi olmayız, kesinlikle olamayız.
11:55Yani onların hiçbir yollarına tabi olamayız.
11:59Onlar gibi yaşayamayız.
12:00Onlar gibi giyinemeyiz.
12:02Onlar gibi ticaret yapamayız.
12:04Onlar gibi düşünüp, onlar gibi iman da edemeyiz.
12:07Benim izzetim, benim şerefim, her şeyim bu dinimdedir.
12:12Hayır buradadır.
12:13Yücelik buradadır.
12:15Üstünlük buradadır.
12:16Ve biz, dinimizin bizden istediği hayatı yaşarız.
12:20Allah'ın bizden istediği kıbleye yöneliriz.
12:23Allah'ın bizden istediği hayat programını yörünge kabul ederiz.
12:27Ve kesinlikle Yahudi ve Hristiyanların hayat tarzlarına evet demeyiz.
12:34Hem de bakın bundan sonra Allah diyor ki,
12:36وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعِنْ قِبْلَةَ بَعْضٍ
12:39Bu gavurlar da zaten birbirlerinin kıblelerine de tabi olmuyorlar.
12:44Yani Yahudiler sahraya doğru dönüp ibadet etmeye çalışıyorlar.
12:49Hristiyanlar da gün doğusuna doğru dönmektedirler.
12:52Yani onların kendi aralarında da bir birlik yoktur yani.
12:57Kendi aralarında bir birlik sağlamaları da mümkün değildir zaten.
13:01Bakara suresinin önceki ayetlerinde görmüştük Rabbimiz onların birbirlerini tekfir ettiklerini anlatmıştı.
13:08Yahudiler Hristiyanlara tabi değiller.
13:10Hristiyanlar da Yahudilere tabi değiller.
13:14Hatta Hristiyanların Ortodoksları, Katoliklere, Katolikler Protostanlara,
13:19yani birbirlerine bile tabi değildir bu alçaklar.
13:21Şu anda beraber gibiler yani öyle görünüyorlar ama bir bakarsın bir anda birbirlerini yemeye başlamışlardır.
13:30Tarih boyunca hep birbirlerini yemişler zaten.
13:34Hristiyanların mezhep kavgaları, Hristiyanların Yahudileri kesmeleri, asmaları,
13:39işte fırınlara doldurup yakmaları, tarih bununla doludur ve Allah bunların arasına düşmanlık ve bağza atmıştır.
13:47Bunu çok iyi biliyoruz.
13:48Bunların arasında kıyamete kadar sürecek bir bağza vardır.
13:53Allah bunların arasına düşmanlık koymuştur.
13:55Bunu kesin biliyoruz.
13:57Bakın Allah diyor ki,
14:03Bunlar zaten birbirlerinin kıblelerine tabi değildir.
14:07E sen niye onların kıblesine tabi olacaksın da?
14:09Yani şu anda Müslümanlar boyuna kıble tartışması içindeler.
14:14Kime dönelim acaba?
14:16Nereye gidelim?
14:18Müslümanlar şu anda hep bunun tartışması içindeler.
14:21ABD'yi mi seçsek acaba?
14:23Ayeti'yi mi kabul etsek?
14:25Avrupa'yı mı seçsek acaba?
14:27Yani kimin kıblesine tabi olsak acaba?
14:31Allah tarafını mı seçsek yoksa Yahudiler tarafını mı?
14:34Allah tarafını mı seçsek yoksa başkalarını mı seçsek?
14:38Şu anda Müslümanların böyle bir kıble tartışması içine girdikleri dönemde
14:45Allah buyuruyor ki,
14:47Allah buyuruyor ki bakın,
14:57Ey peygamberim!
14:59Eğer sen sana gelen ilimden sonra,
15:02sana gelen vahiyden sonra,
15:04eğer onların heva ve heveslerine uyarsan,
15:07işte o zaman sen de zalimlerden olursun.
15:13Eğer sen sana gelen ilimden sonra,
15:16sana gelen Rabbinin vahiyinden sonra,
15:19onların heva ve heveslerine uyarsan,
15:21onlara tabi olmaya kalkarsan,
15:23o zaman sen de zalimlerden olursun.
15:26Mim ba'dima ca'eke minel ilmi.
15:29Sana gelen ilimden sonra,
15:31ilim nedir?
15:32İlim, Allah tarafından Resulüne gönderilen şu Kur'andır.
15:37Sana gelen ilimden sonra,
15:39e ne gelmişti peygamberimize?
15:40Peygamberimize,
15:41işte Allah'ın şu kitabı,
15:43Allah'ın ayetleri gelmişti.
15:45Öyleyse,
15:46ilim Kur'andır,
15:47ilim vahiydir.
15:49Bakın,
15:50Allah hepimize diyor ki,
15:51Ey Müslümanlar!
15:52Siz,
15:53size gelen bu kitaptan sonra,
15:55elinizdeki bu vahiyden sonra,
15:57bunu bırakır da,
15:59onların heva ve heveslerine uyarsanız,
16:01yani,
16:03kendi hukukunuzu bırakıp da,
16:05onların hukuklarına uyarsanız,
16:07kendi kılık kıyafetlerinizi bırakır da,
16:10onların kılık kıyafetlerini benimserseniz,
16:13kendi yazılarınızı,
16:15kendi alfabelerinizi bırakıp da,
16:17onların yazılarını kullanırsanız,
16:20onların icat ettikleri sistemlere uyarsanız,
16:23yani,
16:24her halinizde,
16:25onların kıblelerine tabi olur,
16:27onların yörüngelerine girerseniz,
16:29o zaman,
16:30siz de onlar gibi,
16:32zalimlerden olursunuz,
16:33diyor Rabbimiz.
16:35Siz de onlar gibi,
16:36parça parça olursunuz,
16:38hizip hizip olursunuz,
16:39grup grup olursunuz,
16:41tıpkı onlar gibi,
16:42birbirini yiyen,
16:44partiler,
16:45birbirini ezen parçalar,
16:47birbirini tüketen,
16:48gruplar olursunuz.
16:49Yani,
16:50ümmet olma özelliğinizi kaybedersiniz,
16:53ve de en kötüsü,
16:55sizler,
16:56zalimlerden olursunuz,
16:57diyor Rabbimiz.
16:57Hani,
16:58daha önce,
16:59İbrahim Aleyhisselam bölümünde,
17:01Rabbimiz şöyle demişti,
17:03kalellâ yenâlu ahdî zalimîn,
17:05zalimler benim ahdime ulaşamazlar,
17:08zalimler iktidar mevkiine getirilemezler,
17:12zalimler idareci olamazlar,
17:14zalimler iktidara gelemezler,
17:16deniyordu ya,
17:17işte o zaman,
17:18sizler ebediyen buna ulaşamazsınız.
17:20Yani iktidar mevkiine gelemezsiniz,
17:22diyor Rabbimiz.
17:23eğer siz onların yörüngesine uyarsanız,
17:26eğer siz hayat programlarınızı onlardan almaya kalkarsanız,
17:30eğer siz onların kıblesine tabi olursanız,
17:32o zaman zalimlerden olursunuz,
17:34ve ebediyen iktidar mevkiine gelemezsiniz.
17:38Dünyanın iktidarını,
17:40ya da ülkenizin iktidarını,
17:42ebediyen elinize geçiremezsiniz,
17:44çünkü ben zalimlere onu nasip etmeyeceğim,
17:47diyor Rabbimiz.
17:48Bakın bundan sonra,
17:50Bakara suresi,
17:51ayet 146,
17:53Rabbimiz şöyle buyuruyor,
18:05kendilerine kitap verilenler,
18:07ehli kitap,
18:08o peygamberi tanıyorlardı,
18:11oğullarını tanıdıkları gibi,
18:13avuçlarının içini bildikleri gibi,
18:15ya da öz evlatlarını tanıdıkları gibi,
18:18bir o ehli kitap,
18:20peygamberi ya da peygambere gönderilen,
18:22bu Kur'an'ı tanıyorlardı.
18:25Ama,
18:26وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَبْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
18:29Onlardan bir grup,
18:31bilir oldukları halde,
18:32bildikleri halde,
18:33hakkı gizleyiverdiler,
18:35hakkı gizlediler.
18:37Evet,
18:38Allah diyor ki,
18:39onlardan bir grup,
18:40bildikleri halde,
18:42hakkı gizliyorlardı.
18:43Mesela,
18:45Abdullah İbni Selam,
18:46Yahudi alimlerindendir.
18:49Hazreti Ömer Efendimiz,
18:50kendisine bu ayetin manasını sorunca,
18:53der ki,
18:54vallahi ben,
18:54onu kendi evlatlarımdan daha kesin bilirim.
18:58Hazreti Ömer Efendimiz sorar kendisine,
19:01der ki,
19:01ey İbni Selam,
19:02sen,
19:03oğullarını mı daha iyi tanırsın,
19:05yoksa,
19:06son elçi,
19:07Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı mı?
19:08deyince,
19:09o der ki,
19:10vallahi ben onu,
19:11oğullarımdan daha iyi tanırım.
19:13Çünkü,
19:14oğullarım konusunda ben,
19:15karımın şehadetine inanıyorum.
19:18Yani,
19:18bu çocuk,
19:19sendendir dediği için,
19:20biliyorum.
19:21Belki karım beni kandırmış olabilir,
19:23bilemem.
19:24Ama,
19:24ben,
19:25Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı,
19:27oğullarımdan daha açık,
19:28daha net,
19:29biliyorum,
19:30onun elçi olduğuna iman ediyorum,
19:32der.
19:33Çünkü ben,
19:34Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın,
19:35peygamberliğini,
19:36Rabb'ın vasıtasıyla bildim.
19:38Hem Tevrat'tan bildim,
19:40hem İncil'den,
19:41hem de Allah'ın son gönderdiği kitabından bildim ki,
19:44Allah'ın Resulü,
19:46Hazreti Muhammed Aleyhisselam,
19:47son elçidir,
19:48der.
19:49Hazreti Ömer,
19:50onun alnından öper,
19:51ve der ki,
19:52çok güzel söyledin,
19:53Abdullah.
19:54Çünkü,
19:55Allah da böyle buyuruyor,
19:56der.
19:56İşte bu ayet-i kerimeyi okur.
19:58Yani,
19:58onlar,
19:59hakkı,
20:00peygamberi,
20:01Kur'an'ı,
20:01öz evlatlarından,
20:03daha iyi bilmektedirler,
20:05daha iyi tanımaktadırlar.
20:07Ama,
20:07onlardan bir grup,
20:09bilir oldukları halde,
20:10hakkı gizlediler,
20:11gerçeği ketmettiler.
20:14Bu Yahudi alimleri,
20:15hakkı gizledikleri zaman,
20:17kendilerinin gazaba uğrayacaklarını da biliyorlardı.
20:21Yani,
20:21bunu da bildikleri halde,
20:23yine de gizlemeye devam ettiler.
20:25Hala şu anda gizlemeye devam ediyorlar.
20:27Bir de,
20:28bu ayetten,
20:30şunu anlıyoruz ki,
20:32hakkı bilmekle,
20:33hakka iman etmek,
20:34ayrı ayrı şeylerdir.
20:36Hakkı bilmek,
20:37hakka iman etmek demek değildir.
20:39Bakın,
20:40bunlar biliyorlardı,
20:42ama iman etmiyorlardı.
20:43Bilgi ve iman,
20:45pratiğe dökülmedikçe,
20:46arkadaşlar,
20:47hiçbir değer ifade etmez.
20:49Efendim,
20:50işte marifet yeterlidir,
20:52bilgi yeterlidir.
20:53Onlar,
20:54bunun marifetine,
20:55işte ermişlerdir,
20:57filan diye,
20:57bir takım zırvaların da,
20:59hiçbir kıymeti yoktur,
21:00İslam'da,
21:01hiçbir değeri yoktur.
21:03Bakın,
21:04bundan sonra,
21:05ayet 147,
21:06Rabbimiz,
21:07şöyle buyuruyor,
21:07El-Hakku min Rabbike,
21:10felâ tekûnenne minel mumterîn.
21:12Öyleyse,
21:13Hak Rabbinden gelendir.
21:15Hak Rabbindendir,
21:17Hak Rabbinden gelendir.
21:19Sakın ha,
21:20Peygamberim,
21:21bu konuda,
21:22şüpheye düşenlerden olma.
21:24Felâ tekûnenne minel mumterîn.
21:26Bu konuda,
21:27tereddüde ve şüpheye düşenlerden olma.
21:30Evet,
21:31Hak,
21:31Allah'tan gelendir.
21:33Hak Rabbindendir.
21:35Hak kelimesi kitabımızda çokça geçer.
21:39Rabbimiz hak,
21:40kitabı hak,
21:42peygamberi hak,
21:43cennet hak,
21:44cehennem hak,
21:45sırat hak,
21:46terazi hak,
21:47mizan hak,
21:48hak hak,
21:49hepsi haktır.
21:50Ama,
21:51bakıyoruz,
21:52Müslümanlar,
21:52hak problemini gündeme getiriyorlar.
21:55Lakin,
21:56problemi,
21:58bu hakka göre çözme konusunda,
22:00kimse doğru dürüst,
22:01iki kelime bile söyleyemiyor.
22:02Yani Müslümanlar,
22:04bugün hak kavramını,
22:05hak kelimesini gündeme getiriyorlar.
22:07Ama,
22:08yani,
22:09problemi,
22:11hakla çözme konusunda,
22:13hak olan kitapla çözme konusunda,
22:15hak olan vahiy ile çözme konusunda,
22:17hiç kimse böyle doğru dürüst,
22:19iki kelime bile edemiyor.
22:21Mesela,
22:22işte insan haklarını gündeme getiren Müslümanlar,
22:25öncelikle Allah'ın haklarını gündeme getirmek zorundadırlar.
22:29Şunu unutmayalım,
22:30Allah'ın hakkını gündeme getiremeyen Müslümanlar,
22:34kesinlikle hiçbir zaman,
22:36kullarının hakkını gündeme getiremeyeceklerdir.
22:39Evet,
22:40Allah hakkını gündeme getiremeyen insanlar,
22:43başka hakları gündeme getirme cesaretini,
22:46kendilerinde asla bulamayacaklardır.
22:48Kaldı ki,
22:49zaten kulların hakkını da değerlendirebilmek için,
22:52hak bir kitaba,
22:54hak bir mizana muhtaç olacaktır insanlar.
22:56Yani hak bir peygambere kulak vermek zorunda olacaklardır.
23:00İşte,
23:00tüm problemlerin çözümü buradadır.
23:04Yani,
23:04bu kitaba göre bizim hakkımız nedir?
23:07İşte bunu bilmek zorundayız.
23:09Allah'a göre bizim hakkımız nedir?
23:11Bunu bilmek zorundayız.
23:12Yani,
23:12bulunduğumuz her bir ortamda,
23:14hangi hak gündeme getirilirse getirsin,
23:17kadın hakkı mı,
23:18erkek hakkı mı,
23:19işçi hakkı mı,
23:20işveren hakkı mı,
23:21öğretmen,
23:22öğrenci hakkı mı,
23:23işte ana hakkı,
23:24baba hakkı mı,
23:24Allah hakkı mı,
23:26kulların hakkı mı?
23:27Bunu ancak bu kitap çözecektir.
23:29Bunun dışında bunları çözeceğine inandığımız,
23:32başka hiçbir kaynak bilmiyoruz.
23:34Tüm hakları,
23:36tüm hukukları,
23:38bu Allah'ın vahyi çözecektir,
23:40yerine oturtacaktır.
23:41Öyleyse,
23:42insan haklarını,
23:44ya da başka hakları gündeme getiren Müslümanlar,
23:46önce kitabın hakkını,
23:48Allah'ın hakkını gündeme getirmek zorundadırlar.
23:51Allah'ın hakkını,
23:53yani kitabın hakkını öğrenmek zorundadırlar.
23:58Hani,
23:59zannediyorum,
24:01Lokman'da mıydı,
24:02yoksa herhalde Yunus suresindeydi,
24:05Allah öyle diyordu,
24:06فَمَا ذَا بَعْدَ الْحَقْ
24:08اِلَّا الظَّلَا
24:09Hak'tan başka sadece dalalet vardır,
24:12diyordu.
24:12Yani,
24:14problemlerimizin çözümünü,
24:15bu kitabın dışında ararsanız,
24:18başka yerlerde ararsanız,
24:20mutlaka batıla düşmek zorunda kalacaksınız.
24:23Çünkü bakın,
24:24burada da Allah diyor ki,
24:25اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكْ
24:26Hak Rabbinden gelendir.
24:29Yani,
24:30Kabe konusu da olsa,
24:32kıble konusu da olsa,
24:33hangi konu olursa olsun,
24:34Hak Rabbinden gelendir.
24:37Sakın ha,
24:38Peygamberim,
24:39sen şüpheye düşenlerden olma.
24:41Ve sakın ha sizler,
24:42ey peygamber yolunun yolcuları,
24:44bu konuda,
24:45hak konusunda,
24:46şüpheye düşenlerden olma,
24:48hak kesinlikle,
24:50Allah'tan gelendir,
24:52hukuk budur.
24:52Peki,
24:53burada,
24:54arkadaşlar,
24:55hatırımıza bir soru geliyor.
24:57Acaba,
24:58Peygamberimizin bu konuda,
25:00yani Allah'tan gelen,
25:01hak konusunda,
25:02bir şüphesi mi vardı ki,
25:03Allah böyle diyor?
25:05Hayır.
25:06Kesinlikle,
25:07Peygamberimizin bu konuda,
25:08en küçük bir şüphesi de yoktu,
25:10tereddüdü de yoktu.
25:12Bakın,
25:13Kur'an'daki,
25:14فَسْأَلُوا اَهْلَ الذِّكْرِ
25:16اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
25:17ayetini de böyle anlıyoruz.
25:19Bakın,
25:20Allah diyor ki orada,
25:21eğer Peygamberim,
25:23sen sana indirdiklerimiz konusunda,
25:25sana gönderdiğimiz bu vahiy konusunda şüphedeysen,
25:29hadi senden önceki kitap ehline soru ver bakalım.
25:32Yani,
25:33kitap ehli olan,
25:35zikir ehli olan,
25:36Yahudi ve Hristiyanlarla,
25:37bu dinin sağlamasını bir yapıver.
25:41Yani,
25:41onlarla bu dini bir sağlayıver,
25:43buyurmuştu da Rabbimiz.
25:44Allah'ın Resulü şöyle buyurmuştu,
25:48vallahi ne şüphe ederim,
25:50ne de bu konuda onlara bir şey danışırım.
25:53Ne tereddüt eder şüphe ederim,
25:55ne de onlarla bu dini sağlamaya alırım.
25:58Onlara hiçbir şey sormam demişti Allah'ın Resulü.
26:02Halbuki biz bugün her şeyimizi onlara soruyoruz.
26:06Her şeyimizi onlara danışıyoruz.
26:09Onlara danışmadan en küçük bir karar bile veremiyoruz.
26:12Onlara danışmadan bir adım bile atamıyoruz.
26:16Tarihimizi onlardan öğreniyoruz.
26:18Geçmişimizin siretlerini onlardan,
26:20onların en üst tütülerinden öğreniyoruz.
26:23Gençlerimiz,
26:24işte onların üniversitelerinde okuyup,
26:27akılları ve vicdanları karışmış olarak dönüyorlar ülkemize,
26:31ve Avrupa'da tahsil görmüş aydınlar olarak yapmadıklarını bırakmıyorlar bize.
26:36Hak Rabbim'dan gelendir,
26:39Hak Allah'tan gelendir.
26:40Hak Avrupa'dan gelen değil,
26:43hak ABD'nin dediği değil,
26:45hak Avrupa'nın yaptığı değil,
26:48hak babamın dediği değil,
26:50hak benim hocamın dediği değil,
26:53hak bizim cemaatin dediği değil,
26:55hak Allah'tan gelendir,
26:57hukuk Allah'ın hukudur,
26:59yasa Allah'ın yasasıdır.
27:02Allah yasasının üstünde başka bir yasa yoktur,
27:05Allah hukukunun üstünde başka bir hukuk yoktur,
27:09bunu böylece bilin,
27:10bu konuda en ufak bir şüpheye,
27:13en küçük bir tereddüde düşmeyin diyor Rabbimiz.
27:16Bundan sonra bakın,
27:17yine ehli kitapla alakalı bir problemi Rabbimiz gündeme getirecek,
27:22ayet 148.
27:24Diyor ki,
27:26وَلِكُلِّنْ وِيْجَتُنْ
27:27هُوَ مُوَلِّيهَا
27:28فَاسْتَبِقُلْ خَيْرَاتِ
27:30Her ümmetin,
27:32her toplumun bir kıblesi vardır,
27:34ona yönelir,
27:35فَاسْتَبِقُلْ خَيْرَاتِ
27:37Öyleyse sizler de,
27:39ey peygamberim ve ey peygamber yolunun yolcuları,
27:42sizler de hayırda yarışın,
27:44sizler de hayra doğru yönelin,
27:48hayırda yarışın.
27:50Allah diyor ki,
27:51herkesin bir yönü vardır,
27:53yani her bir kimsenin yöneldiği bir yönü vardır,
27:57her milletin kendine mahsus yöneldiği bir yönü,
28:01bir kıblesi vardır.
28:03Ayet-i Kerime'yi bir şöyle anlamaya çalışıyoruz,
28:07dünyanın yuvarlaklığını düşünürsek,
28:09işte Avustralya'dan Çin'e,
28:12Alaska'ya kadar,
28:13Japonya'dan Atlas Okyanusu'na kadar bakıyoruz ki,
28:16bütün insanlar Kabe'yi merkez kabul etmiş,
28:19ve hepsi de o tarafa doğru yöneliyorlar.
28:22Yani Kabe'nin doğusundakiler,
28:24batısındakiler,
28:25kuzey ve güneyindekiler,
28:26hepsi de o tarafa doğru,
28:28Kabe'ye doğru yöneliyorlar.
28:30Yani her ülkenin kıblesi farklıdır ama,
28:33hepsi de Kabe'ye doğru yönelmektedirler diyoruz,
28:36işte ayeti bir böyle anlıyoruz.
28:39Bir de veya mesela,
28:41herkesin kıblesi yönelişi farklıdır.
28:43Yani herkesin hayatının hedefi farklıdır.
28:47Herkesin hayat programı farklı farklıdır.
28:50Çünkü kıble,
28:52kişinin yöneldiği yön demektir.
28:54Yani kiminin kıblesi kadındır,
28:58kiminin kıblesi paradır,
28:59kiminin ki makamdır,
29:01kiminin ki dünyadır.
29:03Peki,
29:04şimdi biz bizim kıblemize yöneliyoruz.
29:07Acaba bizim kıblemize yönelmeyenlerin de,
29:10kendilerine mahsus kıbleleri var mı yani?
29:12Allah diyor ki bakın,
29:13herkesin bir kıblesi vardır.
29:16Bakıyoruz,
29:17İnadına,
29:19Kabe'ye yönelmeyen insanlardan kimileri Moskova'ya yöneliyorlar,
29:23kimileri Washington'a yöneliyor,
29:26kimileri Paris'e,
29:27kimileri başka yerlere yöneliyorlar.
29:30Yani insanlar mutlaka bir yerlere yönelmek zorundadır.
29:34Zira kıble bir ihtiyaçtır.
29:36Yani yöneliş bir ihtiyaçtır.
29:38Bakın,
29:40hatta peygamberin varlığını inkar edenler,
29:43peygamberi inkar edenler,
29:45mutlaka kendilerine bir peygamber bulmak zorunda kalıyorlar.
29:48Mutlaka kendilerine birilerini örnek buluyorlar.
29:52Veya kitaplarını reddedenler,
29:54mutlaka kendilerine bir kitap buluyorlar.
29:57İşte Marx'ın kitabı,
29:58veya falanın kitabı,
30:00filanın kitabı gibi.
30:01Kitap bir ihtiyaçtır,
30:03peygamber bir ihtiyaçtır,
30:04kıble bir ihtiyaçtır.
30:06Kıbleye yönelmeyen insanlar,
30:08kendilerine mutlaka bir kıble bulmak zorunda kalıyorlar.
30:11Kitabı reddeden,
30:12peygamberi reddeden insanlar,
30:14kendilerine hayat programı olabilecek bir kitap buluyorlar.
30:17Ya da kendilerine,
30:18kendileri gibi davranabilecek,
30:20örnek alabilecekleri,
30:22bir önder, bir örnek bulmaya çalışıyorlar.
30:25Öyleyse,
30:26esas mesele,
30:27yüzünü o tarafa,
30:28ya da bu tarafa döndürmek değil,
30:30esas mesele,
30:31namazla elde edilecek,
30:33güzel bir sonuçtur.
30:35Yani,
30:36mesele,
30:36esas mesele,
30:38namazın ruhunu,
30:39ve namazın sağlayacağı amacı yakalayabilmektir.
30:42Bakın,
30:43batıl ehli,
30:44batıl sembol ve işaretlere yönelir.
30:47Hak ehli de,
30:48hakkın sembol ve işaretlerine yönelir.
30:51Yani,
30:52iyilik ehli,
30:53iyilikte yarışır,
30:54kötülük ehli de,
30:55kötülük yolunda yarışır.
30:57Tabii,
30:58iyilik ve kötülük de kıstas,
31:00Allah'ın vahiyidir.
31:01Bunu,
31:01daha önceki derslerimizde demeye çalışmıştım.
31:03Zira,
31:04sonunda hesabı görecek olan Allah'tır.
31:07Mükafat veya ceza verecek olan Allah olduğuna göre,
31:11öyleyse,
31:11iyilik ve kötülüğün tespitinde,
31:14haramın ve helalın tespitinde,
31:16hayır ve hayırsızın tespitinde,
31:18hak ve batılın tespitinde,
31:20kıstas da,
31:21Allah olmalıdır.
31:22Kıstas,
31:23Allah'ın kitabı,
31:24yani vahiy olmalıdır.
31:26Bakın,
31:26bundan sonra diyor ki Rabbimiz,
31:29اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَئْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَمِيعًا
31:32Ve,
31:33nerede olursanız olun,
31:35Allah,
31:35kıyamet gününde,
31:37sizi bir araya getirecektir.
31:39Nerede olursanız olun,
31:41Allah sizi bir araya getirecektir.
31:43Kabe'de bizi bir araya getirdiğini biliyoruz Rabbimizin.
31:47İşte şu anda,
31:47yeryüzü Müslümanlarının tümünü,
31:49Allah Kabe'de bir araya getirmiş,
31:51Kabe'de birleştirmiş.
31:52Ve yine biliyoruz ki,
31:54şu anda bizi bir araya getiren de Allah.
31:56İşte her birerimiz değişik bir yerlerden gelip burada toplandık.
31:59Bizi şu anda bir araya getirenin de Allah olduğunu biliyoruz.
32:03Veya,
32:04işte şu anda,
32:05yeryüzündeki Müslümanların tamamını,
32:08bir yere toplayacak olan da Allah'tır.
32:10Yani,
32:11şu anda Müslümanların hepsi,
32:14Müslümanların tamamı bir yere toplansalar,
32:17Müslümanların tamamı bir yere taşatsalar,
32:20hepsi bir yere taşatsalar,
32:22yani,
32:22اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
32:25Ya Rabbi,
32:26ancak sana ibadet eder,
32:28ve ancak senden yardım bekleriz.
32:30Biz kesinlikle senden başkasını dinlemeyiz.
32:34Kesinlikle senin dediklerinden başkalarının gösterdikleri yola gitmeyiz.
32:38Sözünü,
32:39gerçekten bilerek ve inanarak söyleyiverseler,
32:43inanın,
32:43onların birleşmeleri de,
32:45bir an meselesi bile değildir.
32:47Allah onları da bir araya toplayacaktır.
32:50aralarındaki bütün suni sınırları yıkacak,
32:54tel örgüleri kaldıracak,
32:56Allah onları elbette bir araya getirecektir.
32:59Yani,
32:59diyelim ki,
33:00şu anda tüm dünya Müslümanları bir saat ayakta dursalar,
33:04ama bütün Müslümanlar bir saat ayakta dursalar,
33:07veya tüm dünya Müslümanları bir gün yürüseler,
33:11bir saat bir yerlere doğru yürüseler,
33:13hep birden ellerinde taşlarla oyuncak oynasalar,
33:17fazla bir şey değil,
33:18hep birden tüm dünya Müslümanları ellerine taş alıp,
33:22yani oyuncak oynasalar,
33:24yani aynı hareketi yapsalar,
33:26tüm dünya yerinden oynayacaktır.
33:29Yani eminim tüm dünya,
33:31ürperecek, ödü kopacak yerinden oynayacaktır.
33:34Ama inşallah o günler gelecek.
33:37Allah'tan ümit kesmiyoruz,
33:39zaten İslam dünyasının hemen hemen her yerinde,
33:42bir diriliş başladı.
33:43Allah'ın kitabına ve Peygamber'in sünnetine dönme eylemi başladı.
33:48İnşallah o günler yakındır.
33:50Allah o günleri inşallah bize göstersin.
33:53Evet,
33:53اَيْنَمَا تَكُونُوا يَتِبِكُمُ اللّٰهُ جَمِيعًا
33:57Siz nerede olursanız olun,
33:59farklı farklı bölgelerde de olsanız,
34:02aranıza böyle sunni sınırlar,
34:05tel örgüleri de çekilmiş olsa,
34:07her bireriniz farklı yerlerde kazıklara da bağlanmış olsanız,
34:10üzülmeyin ey Müslümanlar,
34:12Allah sizi dünyada da,
34:14ahirette de bir araya getirecek,
34:16Allah sizi toplayacaktır.
34:18اِنَّ اللّٰهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٍ
34:20Bilesiniz ki Allah her şeye kadirdir.
34:23Yani olur mu bu ya?
34:25İşte biri dağda, biri bayırda,
34:27olacak şey mi bu?
34:29Müslümanlar dirilecek ha,
34:30bu yeryüzündeki perişan, sergerdan Müslümanlar,
34:33uyanacak da bir araya gelecekler ha,
34:35bu Müslümanlar zincirleri kırıp dirileşecekler ha,
34:39aralarına konmuş bu barikatları aşıp,
34:41bir gün bir araya gelecekler ha,
34:43demeyin,
34:44üzülmeyin,
34:45Allah her şeye güç getirendir,
34:47olmazı oldurandır Allah.
34:49Bu Müslümanların kalplerini de,
34:51bir anda birleştirmek Allah'a aittir,
34:53ve bu Allah'a hiç de zor gelmeyecek bir şeydir.
34:57اِنَّ اللّٰهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٍ
34:59Bundan sonra bakın Rabbimiz şöyle buyurur,
35:03ayet 149,
35:05وَمِنْ حَيْثُ خَرَاÇْتَ فَوَلِّ وَچَكَ شَدْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
35:10وَاِنَّهُ لَا الْحَقُّ مِنْ رَبِّكِ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
35:16Her nereden yola çıkarsan çık,
35:18yüzünü mescidi haram tarafına çevir.
35:21وَاِنَّهُ لَا الْحَقُّ مِنْ رَبِّكِ
35:23Bu emir Rabbim'dan gelen bir haktır, bir gerçektir.
35:26وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
35:29Allah sizin yaptıklarınızdan gafil değildir.
35:32Bu emir, bu kıble meselesi önemine binaen tekrar tekrar bir daha bir daha gelecek.
35:39Birinci hüküm, 144. ayetindeki hüküm,
35:44Mescidi Aksa'ya yönelmeyi nesh etmek için gelmiştir denmiş.
35:48İkinci hüküm, yani bu 149. ayetteki hüküm ise,
35:53bu Kabe'ye yönelme hükmünün artık bir daha kıyamete kadar nesh olmayacağını belirtmek için gelmiştir.
36:01Yani artık bu Rabbimizden gelen bir hak olmuştur ve kıyamete kadar baki kalacaktır.
36:06Üçüncüsü ise bundan sonra gelecek 150. ayetindeki hüküm de,
36:11gerek Yahudilerin, gerekse Hıristiyanların ve Müşriklerin,
36:16Müslümanların aleyhine ellerinde bir delil kalmasın diye,
36:20Rabbimiz bu 150. ayetindeki hükmünü indirmiştir diyoruz.
36:25Bir başka görüşe göre de,
36:27Birinci ayet, Mekke'de oturanlar için kıbleye dönme emridir denmiş.
36:33İkinci emir, ikinci ayet ise,
36:36Mekke dışında, diğer şehirlerde, diğer ülkelerde oturanlar için bir emirdir denmiş.
36:41Üçüncü ayetteki emir de,
36:44seferde, yani yolculukta olanlar için inmiştir deniyor.
36:47Bakın bundan sonra ayet 150.
36:50Rabbimiz şöyle buyuruyor,
36:52وَمِنْ حَيْثُ خَرَشْتَ فَوَلِّ وَشَكَ شَدْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
36:57وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهْ
37:01لِأَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّتٌ
37:04اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ
37:07Her nereden çıkarsan çık, yüzünü mescidi haram tarafına doğru çevir ve sizler de ey Müslümanlar nerede olursanız olun, yüzünüzü mescidi
37:18harama doğru çevirin ki, insanların sizin aleyhinize bir delilleri kalmasın.
37:24Yani insanların sizin aleyhinize kullanabilecekleri bir delilleri kalmasın, bir delilleri olmasın.
37:31Ancak onlardan zulmedenler müstesna.
37:35اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ
37:37Zulmedenler, zalimler müstesna, insanların sizin aleyhinize kullanabilecek bir delilleri olmasın.
37:45Bu ayet, Peygamber aleyhisselamın Kabe'ye yönelerek namaz kılacağına dair bilgi, önceki kitaplarda haber verilmiştir.
37:55Yani Yahudiler de, Hristiyanlar da bunun böyle olacağını biliyorlardı.
38:01Yahudiler de, Hristiyanlar da biliyorlardı ki, Allah'ın son elçisi Kabe'ye yönelerek namaz kılacaktı.
38:07Bu sefer, Peygamber Kabe'ye yönelerek namaz kılmayınca da şüpheye düşeceklerdi.
38:14Yani şimdi bu iş gerçekleşince, artık onların hiçbir şüpheleri, hiçbir aleyhde delilleri kalmamıştır.
38:21Yani onların önceden bildikleri Kabe'ye doğru Allah'ın Resulü yönelince, artık onların delilleri de, şüpheleri de kalmamıştır.
38:30Çünkü onlar önceden, Peygamberimizin Kabe'ye doğru döneceğini, Kabe'nin kıyamete kadar kıble olacağını biliyorlardır.
38:39Ama onlardan zalimler, onlar müstesna diyor Rabbimiz.
38:42Zaten onlar yola gelmeyecek.
38:44Zalimler de bu sefer şöyle diyeceklerdi.
38:47Peki, şimdi o zaman, şimdiye kadar Mescidi Haram'a niye dönmediniz?
38:52Madem bu işin doğrusu buydu, peki niye şimdiye kadar Kudüs'e doğru namaz kıldınız?
38:57Yani niye Yahudilerin kıblesine doğru döndünüz bugüne kadar?
39:03Yahudiler ve Hristiyanlar da diyorlar ki, bak şimdiye kadar aramız iyiydi.
39:08Yani bizim kıblemize dönüyordunuz.
39:11Mekkeli müşrikler de diyorlar ki, şimdiye kadar madem Mescidi Haram doğruydu da, niye dönmediniz, niye dönmüyordunuz?
39:18Yani sevinecekleri yerde bunlar da böyle diyorlardı.
39:22İnsanların biri böyle diyor, öbürü farklı söylüyor.
39:25Halbuki Allah-u Teala'nın değer yargısına göre, durum bunların hepsinin dediklerinden farklıdır.
39:31Ve Allah bunlardan hiçbirisinin arzularına uyacak da değildir.
39:36Bakın diyor ki Rabbimiz,
39:37فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَخْشَوْنِي وَلِعْتِمَّ نِعْمَةِ عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
39:44Onlardan korkmayın, benden korkun.
39:47فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَخْشَوْنِي
39:48Sakın ha! Onlardan korkmayın.
39:51Onların dediklerine aldırış etmeyin, siz benden korkun.
39:54وَلِعْتِمَّ نِعْمَةِ عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
39:59Tâki size olan nimetimi tamamlayayım, umulur ki sizler hidayete erersiniz.
40:06Demek ki Rabbimiz, Rabbimizin bu ayetinden anlıyoruz ki,
40:10mümin hiç kimseden değil, sadece Allah'tan korkacak.
40:13Çünkü rızık Allah'tan, ölüm Allah'tan, hayat Allah'tan.
40:18Onlardan korkmayın, çünkü onların size yapabilecekleri hiçbir şey yoktur.
40:23Onlardan korkmayın, çünkü sizin hayatınızı veren onlar değildir.
40:27Onlardan korkmayın, çünkü sizin rızıklarınızı sağlayan onlar değil.
40:32Onlardan korkmayın, Allah dilemedikçe kılına bile dokunabilecek değildir onlar.
40:37Sizi öldürebilecek değildir.
40:39Ölümünüz de, hayatınız da, rızkınız da Allah'tandır.
40:43Korkmak bir ibadettir ve bu ibadet yalnızca Allah'a yapılmalıdır.
40:50Eğer bir mümin, Allah'ın izni olmaksızın birilerinin kendisine zarar verebileceğine inanarak ondan korkarsa,
40:58Allah korusun, Allah'a şirk koşmuş olacaktır.
41:01Çünkü, Kur'an'dan ve Peygamberimizin hadislerinden öğreniyoruz ki,
41:07Allah'ın izni olmadıkça, Allah'ın bilgisi, iradesi o konuda gerçekleşmedikçe,
41:14hiçbir kimsenin bizi öldürmesi, hiçbir kimsenin bize zarar vermesi ya da fayda sağlaması kesinlikle mümkün değildir.
41:23Bundan sonra bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor, ayet 151.
41:26كَمَا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَطْلُوا عَلَيْكُمْ آيَاتِنَا وَيُزَك۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ
41:38Nitekim, size, sizin aranızdan ayetlerimizi okuyacak,
41:42sizleri tezkiye edecek, sizleri temizleyecek, arıtacak,
41:46size kitap ve hikmeti öğretecek ve size bilmediklerinizi öğretecek bir peygamber gönderdik.
41:54İşte elçinin görevleri budur.
41:58Yani peygamberin görevi işte budur.
42:02Neymiş bakın, peygamberin ilk görevi ayetleri okumak.
42:06Yani daha pratik uygulamaya geçmeden ilk önce bu ayetleri peygamber aleyhisselamın görevi okumaktır.
42:13Öyleyse biz de bu ayetleri önce okuyacağız.
42:17Ayetleri okuyacağız.
42:18Sonra peygamber aleyhisselamın ikinci görevi neymiş?
42:22Temizlemek, insanları arındırmak, kitap ve sünneti öğretmek.
42:26İnşallah biz de Allah'ın kitabını okuyacağız.
42:31Allah'ın kitabını öğrenmeye çalışacağız.
42:35Kitabı ve sünneti tanımaya, öğrenmeye çalışacağız.
42:38Ve biz de aynen peygamberimiz gibi Allah'ın kitabını insanlara sunmaya,
42:43insanları temizlemeye küfürden, şirkten, nifaktan, riyadan ve tüm pisliklerden insanları temizlemeye, arındırmaya çalışacağız.
42:53İnşallah biz de şimdi bizim gibi olun demeyeceğiz.
42:57Buna çok dikkat edeceğiz.
42:58Bakara suresinin önceki ayetlerinde bu konuda gerçi bir şeyler demiştim ama yeri gelmişken yine birkaç cümle söyleyeyim.
43:05Biz insanları kesinlikle kendimize çağırmayacağız.
43:09Yani biz bizim gibi olun demeyeceğiz.
43:12Bizi pratikte uygulayın demeyeceğiz.
43:15Biz nasılsak öyle olun demeyeceğiz.
43:18Bizim ev düzeni nasılsa siz de öyle yapın demeyeceğiz.
43:21Bizim hayat anlayışımız, bizim ekonomi anlayışımız, bizim ticaret anlayışımız nasılsa siz de öylece yapın, siz de öylece olun demeyeceğiz.
43:31Peki ne diyeceğiz?
43:33İşte bu Rasul gibi olun diyeceğiz.
43:35İşte örnek budur diyeceğiz.
43:38İşte örnek bu peygamberdir, bu peygamber gibi olun.
43:42Bu kitabın istediği gibi olun diyeceğiz.
43:45Ve insanları Allah'ın kitabına ve peygamber aleyhisselamın sünnetine çağıracağız.
43:51Kesinlikle insanları Allah kullarını kendimize çağırmayacağız.
43:55Bizi örnek alın, bizim gibi olun demeyeceğiz kesinlikle.
43:59Çünkü biz gibi olun dersek insanlar bizi aşamayacaklar.
44:04Bizde çakılıp kalacaklar, bizde takılıp kalacaklar.
44:07Bizi bir adım öte bile aşamayacaklar.
44:10Yani bizi aşamayan Müslümanların da yamuk bir Müslümanlıktan kurtulmaları asla mümkün olmayacaktır, olamayacaktır.
44:18Öyleyse bir daha söyleyeyim bunu.
44:21Biz bize değil de kitap ve sünnete çağıralım ki doğru dürüst Müslümanlar çıksın aramızdan.
44:28Beni aşamazsınız, beni geçemezsiniz.
44:32Ancak peygamberi bende göreceksiniz.
44:34Ben nasıl yaşıyorsam öylece yaşayacaksınız dedim mi?
44:38İnsanlar Allah korusun, beni örnek alacaklar.
44:42Ötekiler de onda çakılıp kalacaklar.
44:45Ve insanlar bizi bir adım ileri geçemeyecekler.
44:48Ancak bizim kadar olabilecekler Allah korusun.
44:52وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ
44:55Size bilmediklerinizi de öğretiyor o peygamber.
44:58Demek ki peygamber insanlara bilmediklerini de öğretir.
45:03Peki bilmediklerini o peygamber Kur'an'dan öğrenmedi mi?
45:06Elbette Kur'an'dan öğrendi.
45:08Öyleyse biz de bilmediklerimizi bu kitaptan öğreneceğiz.
45:12Ve Allah kullarına öğrendiğimiz bu bilgileri ulaştırmak zorundayız.
45:17Allah kullarını Allah vahiy ile diriltme çabası içine girmek zorundayız.
45:22Allah diyor ki bakın
45:23فَذْكُرُونِ اَذْكُرْكُمْ وَشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونَ
45:28Beni zikredin ben de sizi zikredeyim.
45:32فَذْكُرُونِ اَذْكُرْكُمْ
45:34Siz beni zikredin ben de sizi zikredeyim.
45:37وَشْكُرُوا لِي
45:38Bana şükredin وَلَا تَكْفُرُونَ
45:41Sakın ha bana küfretmeyin.
45:45Bana kulluk edin.
45:46Benim için yaşayın.
45:49Yani zikir hayatı Allah için yaşamaktır.
45:53Allah adına hayat yaşamaktır.
45:56Allah'ı zikretmenin, Allah'a şükretmenin en güzel yollarından birisi de
46:01Allah için hayatı feda etmektir.
46:04Yani canı, o canı verenin yolunda feda etmek.
46:09Malı, o malı bize verenin yolunda feda etmek.
46:13Hayatı, o hayatı verenin yolunda kişinin feda etmesinin adına
46:17biz İslam literatüründe şükür diyoruz.
46:21Allah bize katından ne vermişse
46:23onu verenin yolunda kullanmak işte bu şükürdür.
46:28Akıl mı verdi Allah, onu verenin arzu ettiği yolda kullanmak.
46:34Mal mı verdi Allah, onu Allah yolunda kullanmak.
46:37Çoluk çocuk mu verdi Allah, onu onları Allah'ın dinine yatırım yapmak.
46:42Hanım mı verdi Allah, ona Allah'ın istediği muamelede bulunmak.
46:45İşte Allah bize ne verdiyse
46:47onları Allah'ın istediği istikamette kullanmak şükürdür.
46:51Evet,
46:52فَذْكُرُونِ اَذْكُرْكُمْ
46:54Siz beni zikredin, ben de sizi zikredeyim.
46:59Zikir Kur'an'dır.
47:01Hani Kamer suresinde Rabbimiz öyle diyordu.
47:04وَلَقَدْ يَسَّرْنَ الْقُرْآنَ لِذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرِ
47:08Andolsun ki biz Kur'an'ı zikir için, yani düşünüp öğüt alsınlar diye, hayatlarını onunla düzenlesinler diye kolaylaştırdık.
47:16فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرِ
47:18Hani öğüt alan yok mu diyor Rabbimiz.
47:21Yani bu zikirden istifade etmek isteyen yok mu?
47:24Öyleyse bu ayetinden anlıyoruz ki Rabbimizin, zikir mahza Kur'an'dır.
47:29Yine Sa'd suresinde Rabbimiz, Peygamberim sana bu mukaddes kitabı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar.
47:39Yani zikretsinler diye indirdik buyurulur.
47:43Yine Taha suresinde Rabbimiz Kur'an'ın zikir olduğunu şöyle anlatır.
47:47وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْرِ فَاِنَّ لَهُ مَعِيشَةً دَنْكَا
47:52diye devam eden uzunca ayetinde Rabbimiz der ki,
47:55kim benim zikrimden yüz çevirirse, yani kim Kur'an'dan yüz çevirirse, muhakkak ki onun sıkıntılı bir hayatı olacak.
48:04Ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz, âme olarak haşredeceğiz.
48:08O diyecek ki Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin?
48:12Oysa ben hakikaten dünyada görür idim, dünyada görüyordum.
48:15Beni niçin kör yarattın ya Rabbi, kör haşrettin ya Rabbi diyecek.
48:19Allah da buyuracak ki, işte böyle.
48:22اَتَتْكَ آيَاتُنَا فَنَس۪يْتَهَا
48:25وَكَذَٓا لِكَ الْيَوْمَةُنْسَا
48:27İşte böyle. Çünkü sana ayetlerimiz geldi de, sen bizim ayetlerimizi unuttun.
48:33Sen bizim ayetlerimizle ilgi, irtibatı kestin.
48:36Yani Kur'an'a karşı nötr davrandın.
48:38Allah'ın ayetlerine karşı müstani davrandın.
48:40Allah'ın ayetlerinin üzerini kapattın, örttün, onlarla ilgi kurmadın.
48:45Bugün de aynı şekilde sen de unutulacaksın.
48:50İşte, arkadaşlar bunun gibi pek çok ayet var Kur'an-ı Kerim'de.
48:55Zikir Kur'an olarak anlatılır.
48:57Bir de zikir namazdır.
48:59Çünkü namazda da kıraat vardır.
49:01Yine zikir hutbedir denmiş.
49:03Çünkü Rabbimiz Cuma suresinde diyor ki,
49:06Ey iman edenler, namaza çağrıldığınız zaman, yani ezan okunduğu zaman, hemen zikre koşun ve alışverişi bırakın diyor.
49:15Demek ki, ayeti kerimede geçen zikrullah'tan kasıt Cuma hutbesidir.
49:20Yani Allah'ın zikrine koşun diyor ya,
49:23Fes'av ilâ zikrillah diyor ya Rabbimiz,
49:25İşte buradaki zikirden kasıt Cuma hutbesidir denmiş.
49:30Öyleyse zikir bir de Cuma hutbesidir.
49:33Zikir Allah'la beraber olmaktır.
49:36Zaten her an Allah bizimle beraber de,
49:39bizim tarafımızdan bunun zihinde canlı tutulmasının adına zikir diyoruz.
49:44İşte bu zikrin anlaşılabilmesi adına,
49:47onu şöyle kısaca bir gruplandıralım.
49:51Zikir üç şekilde yapılır.
49:54Ya da üç ağzanın zikri vardır.
49:55Bir lisanın zikri,
49:57iki kalbin zikri,
49:58üç bedenin yani etsamın, ağzalarımızın zikri.
50:02Aslında genel manada zikir ikiye ayrılır.
50:05İnsanın zikri ve canlı cansız diğer varlıkların zikri.
50:09Biz burada zikri üçe ayırırken,
50:12bu ayrım insanın zikri açısından düşündük.
50:15Bu ayrımı insanın zikri açısından yaptık.
50:17Demek ki insanın zikri,
50:19bir lisanın zikri,
50:21bu da üç çeşit mutala edilebilir.
50:23Birincisi mahza, zikir olan Kur'an'ın tilavetidir.
50:27Yani Kur'an'ın kıraatıdır.
50:29Mesela ben,
50:30قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدْ
50:32اللّٰهُ السَّمَتْ لَمْ يَلِتْ وَلَمْ يُولَتْ
50:34وَلَمْ يَكُلَّهُ كُفُوَاً اَحَدْ
50:36Dedim mi?
50:37İşte bu,
50:38benim lisanımın zikridir.
50:42Yani Kur'an'dan bir bölüm okumaya başladın mı?
50:45İşte bu zikirdir.
50:47Zira Kur'an mahza zikirdir.
50:49Efendim işte,
50:50şunu beş kere okuyacaksın,
50:51şunu on kere okuyacaksın,
50:53işte filan ayeti şu kadar okuyacaksın,
50:55işte bunu yüz kere söyleyeceksin.
50:57Bu değildir zikir.
50:59Yani Kur'an'ın sadece belli bölümleri,
51:01belli ayetlerini okumak zikir değil.
51:04Kur'an okumaya başladınız mı?
51:06Neresinden okursanız okuyun,
51:08işte bu zikirdir.
51:10Hangi ayet, hangi bölüm olursa olsun,
51:12fark etmez,
51:13okuduğunuz Kur'an bölümü,
51:15sizin zikriniz anlamına gelecektir.
51:17Lisanın ikinci zikri,
51:19Allah'ın esmasını telaffuz etmektir.
51:22Yani Allah'ın esmasını,
51:24Allah'ın isimlerini telaffuz etmek,
51:27Allah'ın esmasını tekellüm etmek de zikirdir.
51:30Ya Allah,
51:31Ya Rahman,
51:32Ya Rahim,
51:33Ya Gaffar,
51:34Ya Settar gibi.
51:35İşte bu da dilin zikridir.
51:37Dilin üçüncü zikrine gelince,
51:40o da vahyin sözcülüğünü yapmak adına,
51:43dilin söylediği her şeydir.
51:45Yani kişinin din adına konuşması,
51:49vahyin sözcülüğü adına söz söylemesi,
51:52Kur'an ve sünnetin anlatımı adına dilinin hareket etmesi zikirdir.
51:57Yani din adına konuşmak,
51:59Allah'ın istediğini,
52:00Allah'ın istediği yerde söylemek,
52:02emri bil maruf yapmak,
52:03nehy-i anil münker yapmak,
52:05yani öğretmek,
52:06ya da engellemek,
52:08anlatmak,
52:08emretmek,
52:09nehy etmek,
52:09duyurmak,
52:10sevdirmek,
52:11tanıtmak gibi meşru sebeplerle,
52:13kişi dilini hareket ettiriyorsa,
52:16o kişi o anda zikrediyor demektir.
52:19Mesela,
52:21şu anda benim konuşmam zikirdir.
52:24Sizin çocuklarınıza tuvalette taharet yapmak,
52:27adabını öğretmeniz zikirdir,
52:29hanımlarınıza namazı öğretmeniz zikirdir,
52:32veya hatta kişinin hanımıyla yatağında şakalaşması da zikirdir,
52:37diyor Allah'ın Resulü.
52:38Yani bunların hepsi dilin zikridir ki,
52:40Müslüman asla bunlardan fari olmaz, olamaz.
52:43Çünkü Allah'ın Resulünün bir hadislerine göre,
52:47bu zikirden fari olan adamın,
52:50kalbi kas katı kesilecektir,
52:52diyor Allah'ın Resulü.
52:53Veya mesela,
52:54zalim bir hükümdar karşısında,
52:56hakkı söyleyen müminin dili de,
52:58bilelim ki o anda zikrediyor demektir.
53:01Bu,
53:01dilin zikrini demeye çalıştım.
53:04Bedenin zikri ve kalbin zikri var.
53:07Onları da inşallah,
53:08vaktimiz doldu,
53:09gelecek dersimize bırakıyoruz.
53:11Kaldığımız yerden ayetlerini tanımaya devam etmek üzere.
53:14ve alhamdülillahi Rabbil alemin.

Recommended