Skip to playerSkip to main content
  • 3 hours ago
Maide 33-43: Yeryüzünde bozgunculuk yapanların ve Allah ile Resulü’ne savaş açanların cezası; öldürülmeleri, asılmaları, ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir rüsvaylıktır; ahirette de büyük bir azap vardır. Ancak tevbe edip düzeltenler hariç; Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve O’na yaklaşmaya vesile arayın; O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

#AliKüçük #MaideTefsiri #YeryüzündeFesad #Hudud #Tövbe #Cihad #Kur'an #SesliTefsir

Category

📚
Learning
Transcript
00:03Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
00:07Elhamdülillahi Rabbil alemin.
00:10Vassalatu ve etemmü attaslimu ala seyyidina Muhammedinil mab'ooth rahmeten lil'alamin.
00:18Allahumma la sehla illa ma j'altahu sehla.
00:22Ve ente tej'alul hazna iza şi'te sehla.
00:25Allahumma allimna ma yenfawna wa anfawna bima allamtana.
00:32Wazitna ilman birahmetke ya arhaman rahmin.
00:36Amma bat.
00:38Innama jazau allazina yuharibun allaha wa rasulahu wa yas'awun fil ardu fesada.
00:46An yuqattaloo au yusallaboo au tukattar aydiyhim wa arjuluhum min khilaafin.
00:53Au yunfawna min ardu.
00:55Zalike lehum khızyun fiddunya ve lehum fil ahireti azabun azim.
01:02İllel lezine tabu min kabli en takdiru aleyhim fa'lemu annallaha gafurun rahim.
01:11İla ahiril ayat sadakallahu alazim.
01:14Birlikte Maide suresini tanımaya çalışıyor idik.
01:19Surenin otuz üçüncü ayetine kadar gelmiştik.
01:24Surenin otuz üçüncü ayeti kerimesinden itibaren tanıyabildiğimiz kadar surenin öteki ayetlerini tanımaya çalışacağız.
01:33Her dersimizde ifade ettiğimiz gibi inşallah burada okuduğumuz, öğrendiğimiz, duyduğumuz, dinlediğimiz Allah ayetleriyle Allah'ın istediği biçimde iman edeceğiz.
01:46Sonra da bu imanlarımızda yarınki hayatımızı düzenlemek üzere, yarınki hayatımızda bu imanlarımızı görüntülemek üzere ciddi bir çabanın, bir cehdin, bir
01:59cihadın, bir gayretin içine inşallah gireceğiz.
02:02Bugün okuduğum otuz üçüncü ayeti kerimesinde bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor.
02:09اِنَّمَا جَزَاءُ الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا
02:16اَنْ يُقَتَّلُوا اَوْ يُسَلَّبُوا اَوْ تُقَتَّعَ اَيْد۪هِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْنَ مِنَ الْاَرْضِ
02:25Allah ve peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya
02:44da yerlerinden, yurtlarından sürülmektir.
02:47ذَلِكَ لَهُمْ خِزْيُنْ فِي الدُّنْيَا
02:51Bu, onlara dünyada bir rezilliktir.
02:56وَلَهُمْ فِي الْآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
02:59Onlara, ahirette de büyük bir azap vardır.
03:03اِلَّا لَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَقْدِرُوا عَلَيْهِمْ
03:08Ancak, onları yakalamanızdan önce tövbe edenler bunun dışındadır.
03:14فَاَعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ
03:18Bilesiniz ki, Allah bağışlayandır, Allah merhamet edendir.
03:25Evet, Allah'a ve O'nun elçilerine karşı savaş açanların,
03:30Allah'ın elçileri vasıtasıyla insan hayatını düzenlemek üzere gönderdiği hayat programına karşı savaş açarak,
03:39yeryüzünde bozgunculuk yaparak, insanlık suçu işleyenlerin,
03:46yani insanların dünya ve ukba mutluluklarının önüne geçenlerin,
03:53insanlar ile Allah arasına, insanlar ile dinlerinin arasına girip perde olanların,
03:59insanlar ile cennet arasına barikatlar koyanların,
04:05yani kendi arzularını, kendi yasalarını uygulamaları için insanları Allah yasalarından uzaklaştıranların,
04:14kendi tanrılıklarını zorla insanlara empoze ederek,
04:18Allah kullarını Allah'a kulluktan koparanların,
04:23yani insanları ifsad edenlerin,
04:26insanları bozanların,
04:29insanların çözülüşünü, bozuluşunu hazırlayanların cezası,
04:34öldürülmeleri,
04:36ibret olsun diye asılmaları,
04:39veya çaprazlama, el ve ayaklarının kesilmesi,
04:43ya da ülkelerinden, vatanlarından, yerlerinden, yurtlarından,
04:49başka bir diyara sürülmeleridir.
04:53İşte bu cezalar, onlar için dünyada bir rezilliği, bir zelilliği tattırmaktır.
05:00Ama onların cezaları sadece bu dünya ile sınırlı kalmayacaktır.
05:05Ahirette de büyük bir azap onları beklemektedir.
05:09Dayanılmaz bir cehennem ateşi vardır onlar için.
05:13Evet, İslam Devleti'nin başkanı,
05:16bunlardan birini tercih yetkisine sahiptir.
05:20İsterse öldürür,
05:22dilerse asar,
05:24isterse el ve ayaklarını keser,
05:27dilerse de onu sürgüne gönderir.
05:30Ülkesinden, yerinden, yurdundan sürgün eder.
05:34Ancak siz onlara hakim olmadan,
05:37yani onları yakalamadan önce tevbe edip durumlarını düzeltenler,
05:42Allah'la aralarını ıslah edenler bunun dışındadır.
05:47Unutmayın ki Allah çok çok bağışlayandır.
05:51Allah merhamet edendir.
05:54Öyleyse böyle durumda olanlara karşı sizler de bağışlamadan yana,
05:59affetmeden yana tavır alın diyor Rabbimiz.
06:15Ey inananlar,
06:17ey iman edenler,
06:19Allah'tan ittika edin,
06:21Allah'a karşı muttaki davranın,
06:23Allah'a karşı kulluk bilincinizi takının.
06:26ona ulaşmaya,
06:32onun rızasını kazanmaya yol arayın,
06:35vesile arayın.
06:41yolunda cihad edin ki kurtulasınız.
06:45yolunda cihada sarılın ki takvaya eresiniz.
06:49Evet,
06:51ey iman iddiasında bulunanlar,
06:54ey ben müminim diyenler,
06:56Allah'tan takvalı olun,
06:58Allah konusunda muttaki olun,
07:01Allah karşısında takınmanız gereken kulluk tavrını takının.
07:06Allah'la yol bulun,
07:08yolunuzu Allah'a sorun,
07:10Allah'ın istediği gibi bir hayat yaşayın,
07:13Allah'a karşı sorumluluklarınızın bilincine erin,
07:17ve ona yaklaşmaya,
07:20ona yakın olmaya,
07:22onun rızasını kazanmaya vesileler arayın.
07:26Yani ona yaklaşmaya,
07:29ona yakın olmaya çabalayın.
07:32Böylece ona iman iddialarınızı eyleme dönüştürün.
07:36Ona ve onun dinine iman iddialarınızda samimi olun.
07:41Çünkü takvasız, itaatsiz,
07:45amelsiz, samimiyetsiz,
07:48çabasız bir iman iddiası unutmayın ki,
07:52boş bir iddiadan başka bir şey değildir.
07:55Evet,
07:56takvalı olun,
07:57ve de Rabbinize yaklaşma konusunda,
08:01Rabbinizin yakınlığını,
08:03Allah'ın hoşnutluğunu kazanma konusunda,
08:06vesileler arayın,
08:07vesilelere sarılın.
08:09Vesile aslında yönelmek demektir.
08:13Allah'ın rızasını,
08:15Allah'ın yakınlığını kazandıracak sebeplere tutunmak,
08:19vasıtalara yönelmek demektir.
08:22Bakın,
08:23ayetin devamında bu vasıtaların en başta geleni,
08:28Rabbimiz tarafından şöylece zikrediliyor.
08:32Allah'ın dinini yüceltmek,
08:34Allah'ın arzularını,
08:36Allah'ın egemenliğini gerçekleştirmek için,
08:39Allah'a kulluk yolunun önündeki tüm engelleri kaldırıp,
08:44Müslümanca bir hayatın ortamını hazırlamak üzere,
08:48Allah yolunda cihad edin.
08:51Yani,
08:51inancınızın gereği olan bir hayatı yaşamak adına,
08:55tüm gücünüzle cehdu gayret gösterin.
08:58Allah karşısında acizliğinizi,
09:02güçsüzlüğünüzü,
09:04çaresizliğinizi anlayarak,
09:06onun istediği kulluklara koşun.
09:09Onun istediği tavırları takının.
09:12Allah'a layık ibadet,
09:15itaat ve teslimiyetlerle,
09:17Rabbinize yakınlığı arayın.
09:19İşte vesile budur.
09:22Demek ki vesile,
09:24Allah'a,
09:25Allah'ın istediği kulluk şekilleriyle yaklaşmaya çalışmaktır.
09:29Değilse,
09:31kimilerinin iddia ettikleri gibi,
09:33vesile,
09:35Allah'la kul arasına,
09:36kulları arasına,
09:38aracılar,
09:39şefaatçiler,
09:40mürşitler sokmak,
09:42Allah'a yaklaşabilmek için bunlara yakın olmaya koşmak demek değildir.
09:47Çünkü Zümer suresinin dayanıyla bu anlayış,
09:52hatta şiddir,
09:54sapmadır Allah korusun.
09:56Bakın,
09:57Zümer suresindeki ayeti kerimesinde,
09:59Rabbimiz bu hususu anlatırken şöyle buyuruyordu.
10:02وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ اَوْلِيَاءً
10:06مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللّٰهِ زُلفَةً
10:11Allah'ı bırakıp da onun derisinde evliya bulup,
10:18onlara bizi Allah'a yaklaştırsın diye kulluk ediyoruz derler.
10:24Evet, Allah'tan başka veliler edinenler,
10:28Allah'ın düğününde bir takım karar dostları,
10:31bir takım karar mercileri bulanlar,
10:34Allah berisinde bir takım program yapıcıları,
10:37kanun koyucuları, sığınma mekanizmaları bulanlar,
10:43Allah'tan başka hayatlarında söz sahibi bir takım varlıklar bularak,
10:48Allah'a yapmaları gereken kulluğun bir bölümünü onlara yapanlar,
10:53mesela onlara dua edenler,
10:56onlardan yardım bekleyenler var ya,
10:59işte böylelerine niye böyle şirke düşüyorsunuz?
11:03Niye böyle Allah'a şirket içinde, ortaklık içinde bir kulluktan yanasınız denilince,
11:09bakın Rabbimiz'in ifadesiyle diyorlar ki,
11:12مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللّٰهِ زُلفَةً
11:18Aslında biz Allah'a iman ediyoruz,
11:22biz Allah'ı kabul ediyoruz,
11:24aslında biz bunlara kulluk etmiyoruz,
11:27bizim bu varlıklara yönelmemiz,
11:30bunları dinlememiz,
11:32bunları razı etmeye çalışmamız,
11:34bunların hatırını kazanmaya çalışmamız başka değil,
11:38sadece onların Allah'la bizim aramızda aracı,
11:42şefaatçi olmalarındandır.
11:44Biz aslında bu varlıklarla Allah'a yaklaşabilmeyi hedefliyoruz,
11:49bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye onları dinliyor,
11:54onları seviyor, onlara itaat ediyor,
11:57dua ediyor, ibadet ediyoruz.
11:59Yani biz onlara kendimizi beğendirelim ki,
12:04onlar da bizi Allah'a beğendirsinler.
12:07Biz onların sevgilerini kazanalım ki,
12:10onlar da bizi Allah'a sevdirsinler.
12:12Biz onlara kulluk edelim ki,
12:15onlar da yarın Allah huzurunda bize şefaatçi olsunlar.
12:20Aslında bu varlıklar,
12:22Allah katında şerefli, makbul varlıklardır.
12:26Bizim onlara kulluğumuz,
12:28Allah'a kulluk,
12:30onları memnun etmemiz,
12:32Allah'ı memnun etmemiz anlamına geldiği için,
12:36bizler Allah'la aramıza bu insanları,
12:39bu müesseseleri, bu unsurları vesile ediniyor,
12:45bunların eteğine yapışıyoruz diyorlar.
12:48Halbuki bu dünyada kendilerini Allah'tan,
12:52Allah'ın kitabından,
12:54Allah'ın elçisinden uzak bir hayatın mahkumu ettikleri için,
12:58zavallılar anlayamıyorlar.
13:01Bilemiyorlar ki,
13:02Allah'a yaklaşmanın yolu,
13:04Allah'ın gönderdiği kitabından geçer.
13:07Bilemiyorlar ki,
13:09Allah'a ancak Allahça usullerle yaklaşılır.
13:12Bilemiyorlar ki,
13:14bu kitapta,
13:15Allah şirki asla onaylamıyor.
13:18Allah'ın onaylamadığı,
13:20Allah'ın istemediği,
13:22Allah'ın haram kıldığı,
13:24yeryüzünde en büyük suç dediği,
13:26şirke sarılarak,
13:28asla Allah'a yaklaşılamaz.
13:30Böylece Allah'a yaklaşacağız derken,
13:34ona en büyük iftirayı yaptıklarının,
13:36farkında değiller zavallılar.
13:39Halbuki,
13:40Allah şu kitabında,
13:42ve bu kitabın,
13:44pratiği olan,
13:45peygamberinin hayatında,
13:47çok açık bir şekilde ortaya koymuştur ki,
13:51kullarıyla kendisi arasında,
13:54gerek dua konusunda,
13:55gerek ibadet ve itaat konusunda,
13:58Allah hiç kimseyi görmek istemiyor.
14:02Yani,
14:03kendisiyle birlikte başkalarını da dinleme konusunda,
14:07kendisiyle birlikte başkalarına da itaat etme konusunda,
14:11kullarını soğanın dişisinden bile,
14:14kıskanan bir Allah'la karşı karşıyayız.
14:17Kullarından,
14:19nerede,
14:20hangi zaman bilimi içinde,
14:22hangi şartlar altında olurlarsa olsunlar,
14:25sadece kendisine kulluk,
14:28sadece kendisine itaat istiyor Allah.
14:31İşte,
14:32biz böyle bir Allah'la karşı karşıyayız.
14:35Biz böyle bir Allah'a iman ediyoruz.
14:37Biliyoruz ki,
14:39tarihin her devrinde,
14:40insanların genelinde,
14:42Allah inancı,
14:43hep var olmuştur.
14:44Her dönemde,
14:46madde ötesi,
14:47üstün güç ve,
14:48kudret sahibi,
14:50yaratıcı olan,
14:51Allah inancının var olduğunu,
14:53ve insanların,
14:55bu yaratıcıya iman ettiklerini biliyoruz.
14:58Ama,
14:59aynı zamanda,
15:00bu insanların geleninde,
15:02şöyle bir kanaat,
15:03söz konusu olmuştur.
15:04Allah vardır.
15:06Allah,
15:07yaratıcıdır.
15:08Tüm kainatı,
15:10tüm mevcudatı,
15:11o yaratmıştır.
15:12Kendilerini de,
15:14o yaratmıştır.
15:15O, yücedir.
15:17O,
15:17alidir.
15:19Ama,
15:19bu yüce varlıkla,
15:21insanların,
15:22doğrudan doğruya,
15:23irtibat kurmaları,
15:24mümkün değildir.
15:25Bu yüce varlıkla,
15:27insanların,
15:28direkt iletişim kurma,
15:29imkanları yoktur.
15:31Onun içindir ki,
15:33bu yüce varlıkla,
15:34insanların,
15:35irtibatlarını sağlayacak,
15:36aracılara,
15:38ihtiyaç vardır.
15:39İşte bu durumda,
15:40bazı aracıların,
15:42bulunması,
15:43kaçınılmazdır,
15:44demişler.
15:44Ve,
15:46bu yüce varlıkla,
15:47bizim irtibatımızı sağlasın diye,
15:50bu yüce varlıkla,
15:51iletişim imkanımızı,
15:53kursun diye,
15:54bir kısım varlıklar,
15:56geliştirmişler.
15:57Ve,
15:57kendilerine kulluk yapmaya,
16:00emirlerini dinlemeye,
16:02kendilerine itaat etmeye,
16:03başlamışlar.
16:05Veya,
16:06kendilerini,
16:07yüce varlıklar bilip,
16:09Allah'a karşı,
16:10şefaatçiler kabul etmeye,
16:12kendilerini,
16:13Allah'a yaklaştıracaklarına inanıp,
16:16kendilerine harikulade sıfatlar yüklemeye çalışmışlar.
16:20Bu varlıkları,
16:22Allah sever gibi sevmeye,
16:24onların hatırına,
16:26Allah arzularını ayaklarının altına almaya,
16:29Allah'a yapmaları gerekenleri,
16:32kendilerine yapmaya,
16:34kendilerinde güç kuvvet görerek,
16:37sıkıntılı anlarında,
16:38onlara dua edip,
16:39imdatlarına,
16:41çağırmaya başlamışlar.
16:42Karşılarında,
16:44mest olup,
16:45secdelere kapanmışlar.
16:47Kalplerinin en derinliklerinde,
16:50kendilerine yer vermişler,
16:52Allah sever gibi,
16:53onları sevmişler,
16:55saymışlar.
16:57İster melekler,
16:58ister peygamberler,
17:01ister Allah'ın salih kulları,
17:03isterse,
17:03diğer varlıklar olsun,
17:05insanların,
17:07insanların birilerini,
17:07aracı bilip,
17:09vesile bilip,
17:10Allah'la kendi aralarına sokmaları,
17:12gerçekten çok tehlikelidir.
17:15Çünkü,
17:16Allah,
17:17asla kendisine,
17:19bu şekilde yapılan bir kulluğu,
17:21kabul etmiyor.
17:22Zira,
17:23onun ortakları yoktur,
17:25yardımcıları yoktur,
17:27vezirleri,
17:28yetkilileri,
17:29oğulları,
17:30kızları,
17:31hanımları yoktur.
17:32O Allah,
17:34tüm varlıklardan yüz çevirip,
17:36sadece kendisine kulluk yapan,
17:39sadece kendisini dinleyen kullarının,
17:42kulluğunu kabul etmektedir.
17:44Sadece kendisi önünde secde eden,
17:47başka hiçbir varlık önünde secde etmeyen,
17:51sadece kendisinin kanunlarına itaat eden,
17:55başka hiç kimsenin kanunlarına itaat etmeyen,
17:59sadece kendisinin hayat programını uygulayan,
18:02başkalarının hayat programlarını asla uygulamaya yanaşmayan,
18:07ve sadece kendisini razı etmeye çalışan,
18:11başkalarını razı etme gereği duymayan kullarının,
18:15kulluklarını kabul edecektir.
18:17Bunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayalım inşallah.
18:20Allah.
18:21Evet,
18:23burada anlatılan vesile,
18:24Allah'a,
18:25Allah'ın istediği şekilde kulluklarla,
18:28ve onun yolunda,
18:30cihatla yaklaşmaya çalışmaktır.
18:33Çünkü,
18:34arkadaşlar,
18:35unutmayalım ki,
18:36Allah'a iman,
18:37ondan gelen cihat emrine imandır.
18:40Ve zaten müminler ona iman ederlerken,
18:44mallarını da,
18:45canlarını da ona satmışlardır.
18:48Malın da,
18:49canın da sahibi olarak Allah'ı bilmişler,
18:52ve böylece ona iman etmişlerdir.
18:55İşte Bakınada'da buna dikkat çekilerek,
18:59iman,
19:01cihat ve takva arasında bir ilişki vurgulanıyor.
19:06Cihat,
19:07bir Müslümanın kalbindeki takvanın açığa çıkmasıdır.
19:11Cihat,
19:11takvanın alametidir.
19:14Cihat ve takva,
19:15Allah'a yaklaşma vesileleridir.
19:18Öyleyse,
19:19Allah'ın rızasını,
19:21ve Allah'ın yakınlığını arayanlar,
19:24bunun için Allah yolunda cihada koşsunlar,
19:28bir vesile olarak cihada sarılsınlar.
19:31Böylece Allah'a yaklaşmaya,
19:34Allah'ın rızasını,
19:36Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışsınlar.
19:39Bundan sonra,
19:40bakın 36. ayeti kerimesinde Rabbimiz şöyle buyuruyor.
19:46اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْ لَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِهِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ
19:58مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ
20:02Doğrusu, yeryüzünde olanların tamamı,
20:06tüm dünya ve onun bir katı daha kafirin olsa, kafirlerin olsa,
20:12yani kafirin iki dünyası olsa,
20:15kıyamet gününün azabından kurtulmak için onları fidye olarak verseler,
20:21feda etseler, bu onlardan asla kabul edilmez.
20:25وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ
20:27ve onlara elem verici bir azap vardır.
20:31Bakın, bir önceki ayette vesile konusu anlatılmıştı.
20:36Yani ey iman iddiasında bulunanlar,
20:39sizler kendi yaptıklarınız,
20:42kendi işledikleriniz,
20:44kendi amelleriniz,
20:45kendi çabalarınızın dışında
20:47başka hiçbir şeyi aracı olarak öne süremezsiniz.
20:51Allah katında, Allah mahkemesinde,
20:55sizin ona, onun istediği stilde,
20:58onun tarif buyurduğu biçimde yaptığınız kulluklarınızın,
21:03onun rızası uğrunda gerçekleştirdiğiniz cehd-ü gayretinizin dışında,
21:08hiçbir şeyin bir değeri olmayacak buyurulduktan sonra,
21:13bakın burada da aynı gerçek ortaya konuyor.
21:16Eğer yeryüzündeki servetlerin tamamı
21:20ve onun bir misli daha onların olsa,
21:24bununla da kıyamet gününün azabından kurtulabilmek için fidye vermeye kalkışmış olsalar,
21:30yine de bu onlardan kabul edilmeyecektir.
21:34E zaten tüm mülk Allah'ın değil midir?
21:38Yani kimin malını kine veriyorlar da kabul edilsin,
21:41onlar için elem verici, dayanılmaz bir azap vardır.
21:47Evet, görüyor musunuz?
21:49Tüm dünya ve içindekiler kastediliyor ayeti kerimede.
21:53Yani tüm dünya ve içindekiler bir kafirin olsa,
21:58onun bir misli daha onun olsa,
22:01onu fidye olarak verecek,
22:04feda edecek cehennem azabından kurtulmak için,
22:07ama o fidye, o feda asla ondan kabul edilmeyecek buyuruyor Rabbimiz.
22:13Sonra buyuruyor ki bakın,
22:16Yuridûne em yehrucu minennâr ve mahum bihâricîne minhâ
22:21ve lehum azâbun mukîm
22:23Ateşten çıkmak isterler, çıkamazlar.
22:27Onlara sürekli bir azap vardır.
22:30Kesintisiz bir azap vardır.
22:32Onlar, o kafirler oradan çıkmak isteyecekler.
22:37Ama ne mümkün?
22:38O ateşten asla çıkamayacaklar.
22:41Onlar için kesintisiz bir azap vardır.
22:44Sürekli bir azap vardır.
22:46Kimileri bu ve benzeri ayetleri delil göstererek,
22:51cehennemden çıkacak,
22:53hiç kimse olmayacak demektedirler.
22:55Yani hiç kimse cehennemden çıkmayacak diyorlar.
22:59Halbuki bu ayet çok açıktır ki,
23:03kafirlerle alakalı bir ayettir.
23:05Müminlerle ilgisi yoktur bu ayetin.
23:09Daha önceleri mutezile,
23:11büyük günah işleyen kimselerin asla cennete giremeyeceğini iddia etmişler.
23:17Sünniler ise,
23:18Allah'ın rahmetinin onları da kapsadığını,
23:21eğer bir kişide iman varsa,
23:24bu imanın seviyesi ne olursa olsun,
23:27Allah onu imansızlarla, kafirlerle denk tutmayacaktır demişlerdir.
23:34Bu konuyu anlatan pek çok hadis mevcuttur.
23:37Yine,
23:38cehenneme girenlerden hiç kimse çıkmayacak diyenler,
23:42secde suresinin şu ayetini delil gösterirler.
24:01Ama fasıklara gelince,
24:04işte onların varacağı yer ateştir.
24:07Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında,
24:10her ne zaman çıkmak istemişlerse,
24:12geri çevrilirler ve onlara yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın denir.
24:21Burada kafirler denmiyor,
24:23fasıklar deniyor.
24:25Öyleyse onlar da cehennemden çıkamayacaklar diyorlar.
24:29Halbuki aynı surenin önceki ayetlerinden birinde,
24:34bakın Rabbimiz fasıkı şöyle tarif ediyordu.
24:38Efe men kâne mü'minen, ke men kâne fasıkan, la yestevun.
24:44Secde suresi ayet 18
24:47İnanan kimse,
24:49hiç yoldan çıkmış kimseye,
24:51fâsıha benzer mi?
24:53Bunlar asla bir olamazlar.
24:56Hiç böyle mü'min olan bir kimse,
24:59fasık olan,
25:00yoldan çıkmış,
25:02imandan, itaatten çıkmış olan birisi gibi olur mu?
25:05Bu ikisi hiçbir olur mu?
25:08Yani bir mü'minle bir fasık,
25:12bir mü'minle bir kâfir nasıl bir olabilir?
25:15Bunlar asla bir olamazlar.
25:18Mü'min ayrıdır, fâsık ayrıdır.
25:21Mü'min ayrıdır, kâfir ayrıdır.
25:24Yani Allah'a itaat eden ayrıdır,
25:28isyan eden ayrıdır.
25:29Bu ikisi asla bir tutulmaz,
25:32bir değerlendirilmez.
25:33Allah bu ikisini asla bir tutmaz.
25:36Evet, bakın burada anlatılan fâsıkların da,
25:40kâfirler olduğu son derece açıktır.
25:44Öyleyse benim anladığımı demeyeyim de,
25:48peygamberimin bu kitaptan,
25:50bu ayetlerden anladığı o ki,
25:52cehennemden çıkacaklar da olacaktır.
25:55Bunlar mü'minlerin günahkârlarıdır.
25:58Resul-ü Ekrem Efendimiz'in hadislerinin beyanıyla,
26:02onun şefaatiyle bu mü'minler,
26:06günahları kadar bir ceza gördükten sonra,
26:09günahları kadar bir süre cehennemde yandıktan sonra,
26:13cehennemden çıkarılacaklardır.
26:15Bu konuda, kitabımızda da iki ayet biliyorum.
26:19Onları da inşallah sadece okuyup geçelim.
26:22Ayetlerden bir tanesi En'am suresinde,
26:27ötekisi de Hud suresinde.
26:29Önce En'am suresindeki ayeti okuyayım.
26:32Bakın Rabbimiz buyuruyor ki,
26:34قَالَ النَّارُ مَثْرَاكُمْ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا
26:38اِلَّا مَا شَاءَ اللّٰهِ
26:41اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ
26:43Cehennem, Allah'ın dilemesi hariç,
26:47yani Allah'ın diledikleri müstesna,
26:51temelli kalacağımız durağımızdır der.
26:55Doğrusu Allah hakimdir,
26:58Allah alimdir.
26:59En'am suresinin 128. ayeti kerimesi,
27:05Hud suresindeki ayeti de okuyayım inşallah.
27:08خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَةِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضِ
27:12اِلَّا مَا شَاءَ رَبُّكُ
27:15اِنَّ رَبَّكَ فَعَالٌ لِمَا يُر۪يكُ
27:18Rabbının dilemesi müstesna
27:20veya Rabbının diledikleri müstesna,
27:24gökler ve yer durdukça,
27:26orada o kafirler temelli kalacaklardır.
27:29اِنَّ رَبَّكَ فَعَالٌ لِمَا يُر۪يكُ
27:33Rabbın şüphesiz her istediğini yapandır.
27:36Hud suresi ayet 108.
27:39Evet, kafirler orada ebediyen kalacaklar.
27:44Gökler ve yer durdukça,
27:46cehennemde ebediyen kalacaklar.
27:48Ancak Allah'ın diledikleri müstesna.
27:52اِلَّا مَا شَاءَ اللّٰهِ
27:54اِلَّا مَا شَاءَ رَبُّكُ
27:56Ancak Allah'ın diledikleri müstesna.
28:00Allah'ın dilemesi ya da Allah'ın diledikleri müstesna,
28:04orada ebediyen kalacaklar onlar.
28:07Demek ki ayet-i kerimenin ifadesinden anlıyoruz ki,
28:11cehennemde ebediyen kalmayanlar da,
28:15ya da oradan çıkıp kurtulanlar da olacaktır Allah-u Alem.
28:20Bundan sonraki ayetinde Rabbımız,
28:23hırsızlık cezası,
28:25hırsızlık haddiyle alakalı yasasını bildirerek,
28:30bakın şöyle buyuruyor.
28:31وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَقْتَوْا اَيْدِيَهُمَا
28:36جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِّنَ اللّٰهِ
28:40وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ
28:42Erkek hırsız ve kadın hırsızın,
28:47yaptıklarından ötürü,
28:48Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak,
28:52ellerini kesin.
28:54Allah güçlüdür,
28:56Allah azizdir,
28:58Allah hakimdir.
28:59Evet, hırsızlık yapan erkek ve kadının,
29:03o çirkin fiile karşılık Allah'tan bir ceza olarak,
29:08bir daha tekrarına imkan vermeyecek bir caydırıcılık olarak ellerini kesin.
29:14Allah azizdir,
29:16Allah hakimdir,
29:18Allah hikmet sahibidir.
29:20Tüm emirleri, tüm yasaları,
29:23mahza, hikmettir, hikmet doludur.
29:26Öyleyse,
29:27izzet ve hikmet sahibi olan Rabbinizin,
29:31bu yol gösterisine tabi olun da,
29:34bizzat sizin hayrınıza,
29:36sizin menfaatinizi olan,
29:38bu Allah yasasını uygulayın.
29:41Hırsızlık yapan erkek ve kadının,
29:44ellerini kesin ki,
29:45toplumda ibret-i alem olsun,
29:47ve bu iş yaygınlaşmasın.
29:50Yani hiç kimse böyle çirkin bir fiile teşebbüs edemesin de,
29:56toplumda can ve mal güvenliği sağlanmış olsun.
30:00Böylece toplum temizlensin, temiz olsun.
30:04Evet,
30:05hırsızlığı haram kılan,
30:07hırsızların elinin kesilmesini emreden Rabbimiz,
30:11bu eylemin bir ahlak zaafı olduğunu ortaya koymuştur.
30:15Rabbimizin bu tür yasalarını eleştirenler,
30:20kabul etmeyenler,
30:22aslında farkında olmadan,
30:24suça prim veren,
30:26suçluyu savunan zalimlerdir.
30:29Halbuki,
30:31bilgi kendisinden olan,
30:33bilginin kaynağı olan,
30:35yaptığı her şeyi,
30:36mutlak bir hikmetle bilen ve yapan,
30:39Rabbimizin bize emrettiklerinin tamamı,
30:42bilelim ki bizim hayrımızadır,
30:45bizim menfaatimizedir.
30:48Ancak,
30:49şu kadarını söyleyeyim,
30:51İslam bunu son derece sınırlandırmıştır.
30:55Yani,
30:55her hırsızın değil,
30:57sadece bu işi alışkanlık haline getirmiş kimselerin,
31:02elinin kesilmesini emretmiştir İslam.
31:04Ya da,
31:05başka bir deyişle,
31:07İslam öncesi,
31:08cahiliye döneminde var olan,
31:11el kesme eylemini,
31:12Rabbimiz sınırlandırmıştır.
31:14Detayıyla anlatmayacağım.
31:18Sadece,
31:18kısa bir özet yapalım inşallah.
31:21Bir kere,
31:22hırsızlık yapan erkek ve kadının,
31:25elinin kesilmesi için,
31:27onun,
31:28akıl baliv olması gerekir.
31:30yani,
31:31yaptığı işin ne anlama geldiğini,
31:35bu işin haram olduğunu,
31:36bilecek bir yaşta olması gerekiyor.
31:39Değilse,
31:40yaptığı işin haramlığını,
31:42bilmeyecek bir durumda olan kimseler için,
31:45bu ceza uygulanmaz.
31:47Yine,
31:48içlerinde,
31:50akıl baliv olmamış,
31:51çocukların da bulunduğu,
31:53bir hırsızlar çetesine,
31:55arkadaşlar,
31:56bu hat uygulanmaz.
31:57Yine,
31:59bu cezanın uygulanması için,
32:01çalıntı malın,
32:03belli bir miktar bedelde olmasını,
32:05şart koşar İslam.
32:07Allah'ın Resulü,
32:09bu konudaki hadislerinde,
32:11buyururlar ki,
32:12kıymete mi cennin?
32:13bir kalkan kıymetinde,
32:17bir mal olmalı ki,
32:19hat uygulansın.
32:20Yani,
32:21çalınan mal,
32:22on dirhemden daha aşağı,
32:24bir bedele sahipse,
32:25hat uygulanmaz.
32:27Yine,
32:28açıkta bulunan,
32:30korunması olmayan,
32:31bir malın,
32:32çalınması neticesinde de,
32:34hat uygulanmaz.
32:35Yani,
32:36eğer mal sahibi,
32:37malını koruma altına almamış,
32:39evinin kapısını kilitlememiş,
32:42meydana koymuşsa,
32:44böyle korunmamış malların,
32:46çalımında da,
32:48el kesilmez.
32:49Yine,
32:50çaldığı bir malı,
32:51bulunduğu mekandan,
32:53başka bir mekana,
32:54götürmemiş hırsızın da,
32:56eli kesilmez.
32:58Yine,
32:59muhtaç olarak,
33:00çalan kimseye de,
33:01hat uygulanmaz.
33:02Yiyecek maddelerini,
33:04çalan kimseye,
33:05hat uygulanmaz.
33:07Meyve ve sebzelerin,
33:08çalınmasında da,
33:10hat uygulanmaz.
33:11Yine,
33:12kamu hazinesinden,
33:14çalanlara da,
33:15hat uygulanmaz.
33:16Kıtlık döneminde,
33:18çaresizlik sebebiyle,
33:20açlık sebebiyle,
33:21yapılan,
33:22hırsızlıklara da,
33:23hat uygulanmaz.
33:25Hazreti Ömer Efendimiz,
33:27açlıktan dolayı,
33:28birisinin,
33:29devesini çalıp,
33:30kesip yiyenlere,
33:31hat uygulamamıştır.
33:33Hatta,
33:34kölelerini aç bırakanlara,
33:36bir dahaki sefer,
33:37hat uygulamak,
33:39tehditinde bulunmuştur.
33:40Çünkü,
33:42her şeyiyle,
33:43İslam'ın uygulandığı,
33:45bir İslam toplumunda,
33:47kimse hırsızlık yapmaz.
33:49Böyle bir toplumda,
33:50hiç kimse hırsızlık yapmak,
33:52zorunda değildir.
33:53Çünkü,
33:54İslam,
33:55hırsızlığın,
33:56tüm sebeplerini,
33:58ortadan kaldırmıştır.
34:00Öyle değil mi?
34:01Servet sahiplerinin,
34:03zekat,
34:04infak,
34:05yardımlaşma gibi,
34:06görevlerinin,
34:08sorumluluklarının,
34:10Allah'ın istediği gibi,
34:11bilincinde olduğu,
34:12bir toplumda,
34:13e kim niye çalacak da?
34:15Yani,
34:16İslam'ın istediği,
34:18sosyal adaletin sağlandığı,
34:19mal dağılımı dengesinin,
34:22Allah'ın istediği biçimde,
34:23kurulduğu,
34:24bir toplumda,
34:25insanlar,
34:25niye hırsızlık yapsınlar da?
34:27Bakın,
34:29bir sahabe,
34:30malını çalan,
34:31bir hırsızın,
34:32elinden tutup,
34:33Resul-i Ekrem Efendimizin,
34:35huzuruna getirdi.
34:36İnfaz esnasında,
34:38Allah'ın Resulü,
34:39sapsarı kesildi,
34:41ve,
34:41onu yakalayıp,
34:43getiren adama,
34:43dedi ki,
34:45sizler,
34:45gerçekten,
34:46şeytana yardımcı oluyorsunuz.
34:49Keşke,
34:50bunu bana getirip,
34:51teslim etmeden önce,
34:52affetmiş,
34:53ve,
34:54şeytanı,
34:55sevindirmemiş olsaydınız,
34:57ne güzel olurdu.
34:59Öyleyse,
35:00anlıyoruz ki,
35:01bu hat uygulamasının hedefi,
35:04insanların,
35:05cezalandırılması değil,
35:07toplumda,
35:08huzur ve sükunun sağlanması,
35:11mal güvenliğinin,
35:13temin edilmesidir.
35:14Şimdi,
35:15toplum içinde,
35:17Allah'ın emrettiği,
35:18bu cezayı uygulamazsanız,
35:20mal ve can güvenliğini,
35:22nasıl sağlayacaksınız?
35:25Hırsızların,
35:26ve hırsızlık olaylarının,
35:28önünü,
35:29nasıl alacaksınız?
35:31Toplumda,
35:31hırsızlara,
35:32bir ceza uygulamamak,
35:34suçsuzları,
35:36cezalandırmak,
35:37değil midir?
35:38Hani,
35:39Allah yasalarını,
35:40beğenmeyen sizler,
35:41ne yapabildiniz bu konuda?
35:43Kesebildiniz mi,
35:44bu hırsızlıkların önünü?
35:47Her geçen gün,
35:48suçlar ve suçluların,
35:50artmasını,
35:51neyle izah edeceksiniz?
35:52Bu insanlarla dolu,
35:55hapishaneler neyin nesi?
35:57Orada da onları,
35:59bu milletin cebindekilerle,
36:01doyurup beslemiyor musunuz?
36:03Yani,
36:03onların yarıda bıraktığı,
36:05hırsızlığı,
36:06sizler sürdürmüyor musunuz?
36:08Halbuki,
36:09toplumda,
36:10Allah'ın istediği şekilde,
36:12caydırıcı olarak,
36:13eğer,
36:14bir tek hırsızın elini kesmiş olsaydınız,
36:17bu hırsızlar ordusundan,
36:20bu hapishaneler ordusundan,
36:23kurtulmuş olacaktınız.
36:24Tabi,
36:25vicdanı olmayanlar,
36:27ya da,
36:28kendileri hırsız olanlar,
36:31ve kafirler,
36:32bunu asla anlayamayacaklardır.
36:34Allah'ın,
36:36bu yasalarının hikmetini,
36:37asla anlayıp,
36:39kavrayamayacaklardır.
36:41Bir de,
36:42önceki derslerimizde,
36:43bu cezalarla alakalı,
36:45demiştim ki,
36:46aslında,
36:48suçlulara uygulanan bu cezalar,
36:50hem onları temizlemek,
36:52hem toplumu temizlemek,
36:55hedefini gütmektedir.
36:56Bir kere,
36:57hırsızlık günahını işleyen Müslüman,
37:01kendisine bu dünyada,
37:02uygulanacak,
37:03bu hak cezası ile,
37:05temizlenip,
37:06cennete gitmektedir.
37:08Değilse,
37:09bu adam,
37:09bu haliyle,
37:11cehenneme gidecektir.
37:12Yani,
37:14bu ceza,
37:15o kişinin,
37:16temizlenmesine,
37:17arınmasına,
37:17sebep olmaktadır.
37:19Sonra,
37:20hırsızlık yapan kimseye,
37:21ceza uygulandığı zaman,
37:24toplumda,
37:25mal güvenliği,
37:26gerçekleşecektir.
37:27Yani,
37:28bu ceza,
37:29bir tenkil,
37:30bir caydırıcılık özelliği ile,
37:34toplumda,
37:34hırsızlık eylemlerini,
37:36bitirecek,
37:37hırsızlık eylemlerinin,
37:39kökünü kazıyacaktır.
37:40Eğer,
37:41böyle bir ceza,
37:42uygulanmaz da,
37:43hırsızlara,
37:45prim verilirse,
37:46o zaman,
37:47toplumda,
37:48hırsızlar çoğalacak,
37:49hırsızlar,
37:50cesaret bulacak,
37:51ve insanların,
37:53mal güvenlikleri,
37:54ortadan kalkacaktır.
37:56Allah,
37:57neyi,
37:58nasıl yapmamızı istemişse,
38:00öylece yapmak zorundayız.
38:02Allah'a akıl vermeye,
38:03kalkışmamalıyız.
38:05Aslında,
38:06dün ve bugün,
38:07bu tür İslami cezaları eleştirenler,
38:11demin de dediğim gibi,
38:13suça ve suçluya,
38:15prim veren insanlardır.
38:17Yani,
38:18şimdi düşünün,
38:19birileri,
38:20enflasyonla,
38:22birilerinin cebine el atmışken,
38:24e,
38:24kime uygulayacaksınız bu cezayı?
38:27Yöneticilerin elleri,
38:29sürekli yönetenlerin cebindeyken,
38:32kime uygulayacaksınız bu cezayı?
38:35O hain eller,
38:36o ceplerden çekilmedikçe,
38:38bunun uygulanması,
38:40mümkün değildir.
38:42Yani,
38:43birileri,
38:43haksız yollarla,
38:44birilerinin cebinden,
38:46trilyonları götürürken,
38:49baklava çalan,
38:50simit çalan çocuklara,
38:51ceza verirseniz,
38:53bu,
38:53kesinlikle adalet değildir.
38:55Önce toplumda,
38:57tüm haksız kazanç yolları kapatılacak,
39:01tüm suistimaller önlenecek,
39:04İslam'ın istediği gelir dağılımı,
39:07servet dağılımı dengesi kurulacak,
39:11zenginler Allah'ın istediği gibi,
39:13fakirlere karşı,
39:14sorumluluklarını yerine getirecekler,
39:17ondan sonra,
39:19eğer toplumda hırsızlık eden insanlar,
39:22hala varsa,
39:23onların elleri kesilecektir diyelim,
39:27ve bu konuyu da inşallah,
39:30burada noktalamış olalım.
39:32Bundan sonra,
39:3339. ayeti kerimesinde,
39:36bakın Rabbimiz,
39:37şöyle buyuruyor,
39:38femen tâbe min ba'di zulmihi ve aslaha,
39:42feinnallâhe yetûbu aleyh,
39:45innallâhe gafûrun rahîm.
39:47Ettiği zulümden sonra,
39:49işlediği zulümden sonra,
39:51tevbe edip düzelen kimse,
39:53bilsin ki,
39:55Allah onun tevbesini kabul eder.
39:58innallâhe gafûrun rahîm,
40:00Allah şüphesiz,
40:02bağışlayandır,
40:03merhametli olandır.
40:05Evet,
40:06kim de yaptığı bu zulümden,
40:09bu hırsızlık fiilinden sonra,
40:11tevbe eder,
40:12bu işten vazgeçer,
40:14Allah'la arasını düzeltir,
40:17ıslah olursa,
40:18kesinlikle bilsin ki,
40:20Allah onun tevbesini,
40:22onun dönüşünü kabul edecektir.
40:25Yani,
40:26bu suçu işleyip de,
40:28gerek kendisine,
40:29hak cezası uygulanmış kimse,
40:32gerekse,
40:33bu ceza uygulanmamış kimsenin,
40:36tevbesini kabul edeceğini,
40:37müjdeliyor Rabbimiz.
40:39Yani,
40:40hırsızlık yapan kimseye,
40:42hak cezası uygulanmış,
40:44yani kul hakkı,
40:46alınmış bile olsa,
40:48bir de bu işin,
40:49Allah'a yönelik veçhesi vardır ya,
40:51bir de Allah hakkı söz konusudur ya,
40:55Allah hukuku,
40:57Allah yasası çiğnenmiştir ya,
41:00işte iyi bir tevbeyle Rabbimiz,
41:02o hakkını da affedeceğini haber veriyor.
41:05Onun içindir ki,
41:07hırsızın bir de tevbe etmesi gerekiyor.
41:11Tabi,
41:11bu ifade,
41:12tevbe etmiş olan bir kimsenin,
41:15artık elinin kesilmeyeceği anlamına gelmediği gibi,
41:19eli kesildiği halde,
41:20tevbe etmeyerek,
41:22bu işten vazgeçmeyerek,
41:24hala hırsızlığa devam edenlerin de,
41:26affedileceği anlamına gelmeyecektir.
41:30Muhakkak ki,
41:31Allah gafurdur,
41:33Allah rahimdir.
41:36Alem te'alem ennallaha lehu mülkü'ssemavati vel ard,
41:40yu'azibu men yeşâ ve yagfiru li men yeşâ,
41:45ve allahu ala kulli şeyin kadîr.
41:48Göklerin ve yerin mülkünün,
41:51göklerin ve yerin hükümranlığının,
41:54Allah'ın olduğunu bilmiyor musun?
41:56Dilediğine azap eder o Allah,
41:59dilediğini bağışlar.
42:01Ve allahu ala kulli şeyin kadîr.
42:04Unutmayın ki,
42:06Allah her şeye kadirdir.
42:09Sizler,
42:10ey Allah yasalarını eleştirmeye çalışanlar,
42:13ey Allah'ın kulları üzerindeki söz sahipliğine itiraz edenler,
42:18ey Allah'ın kulları üzerindeki egemenliğini reddedip,
42:23kendi yasalarını Allah yasaları yerine ikame etmeye soyunanlar,
42:28ey Allah'ın hikmet sahibi oluşunu anlayamayarak,
42:33Allah'ın yasalarındaki hikmetleri kavrayamayarak,
42:36zavallıca suçu ve suçluyu savunanlar,
42:41bilmiyor musunuz ki,
42:42göklerin ve yerin mülkü Allah'a aittir.
42:46Bilmiyor musunuz ki,
42:49göklerin ve yerin hükümlanlığı Allah'a aittir.
42:52Bilmiyor musunuz ki,
42:54göklerde ve yerde egemen olan Allah'tır.
42:58Göklerin ve yerin mülkünün Allah'a ait olduğunu,
43:02göklerde ve yerde olan her şeyin ve herkesin,
43:05onun mülkü olduğunu,
43:08tek malikin Allah olduğunu,
43:10ve mülkünde sınırsız yetki sahibi olduğunu bilmiyor musunuz?
43:15Bilmiyor musunuz ki,
43:17mülkün sahibi olan Allah,
43:19mülkünün iplerini elinde tutmaktadır.
43:23Bilmiyor musunuz ki,
43:26o Allah,
43:26mülkü olan herkese,
43:29mülkü olan her varlığa,
43:31her kuluna belli bir hayat programı belirlemiştir.
43:36Göklerde ve yerde hiçbir varlığı,
43:38hiçbir kulunu yolsuz,
43:41yordamsız,
43:42programsız bırakmayan Allah,
43:45zannediyor musunuz ki,
43:47sizler için bir program göndermemiştir.
43:50Nasıl da zavallıca düşünüyorsunuz böyle?
43:53Unutmayın ki,
43:55Allah kullarından dilediklerine,
43:58ya da dileyenlere azap eder,
44:02dilediklerini de,
44:04bağışlanmak dileyenleri de,
44:05affeder,
44:07bağışlar.
44:28Ey peygamber,
44:30Ey peygamberim,
44:32kalpleri inanmamışken,
44:34kalpleri iman etmemişken,
44:37ağızlarıyla inandık diyenler,
44:40Yahudilerden,
44:41yalana kurak verenler,
44:43ve başka bir topluluk hesabına,
44:46casusluk edenlerden,
44:49inkara koşanlar,
44:50sakın seni üzmesin.
44:52يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَى مِنْ بَعْضِ مَوَضَعِهِ
44:58يَقُولُونَ اِنْ اُوْتِيْتُمْ هَذَا فَخُضُوهُ
45:02وَاِنْ لَمْ تُعْتَوْهُ فَخْضَرُوا
45:05Sözleri,
45:07asıl yerlerinden,
45:08değiştirirler,
45:10Allah'ın,
45:11kelamını,
45:12vazolundukları,
45:14ortamlarından,
45:15çıkarırlar,
45:17böyle bir fetva,
45:19size verilirse,
45:20alın,
45:21verilmezse,
45:22kaçının,
45:22derler.
45:23وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ
45:26فِتْنَتَهُ
45:28فَلَمْ تَمْلِكُ لَهُ
45:30مِنَ اللّٰهِ شَيْئًا
45:31اُلَٰئِكَ الَّذ۪ينَ
45:33لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ
45:35اَنْ يُطَحِّرَ قُلُوبَهُمْ
45:37لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيُمْ
45:39وَلَهُمْ فِي الْآخِرَةِ
45:41عَذَابٌ عَظِيمٌ
45:42Allah'ın,
45:44fitneye düşürmesini,
45:46dilediği kimse için,
45:47Allah'a karşı senin elinden
45:50hiçbir şey gelmez.
45:52İşte onlar,
45:53Allah'ın kalplerini arıtmak
45:55istemediği kimselerdir.
45:57Dünyada rezillik onlaradır.
46:00Onlara ahirette de
46:02büyük bir azap vardır.
46:04Medine'de,
46:05Yahudilerden birisine uygulanan
46:08bir zina cezasının
46:09arkasından nazil olmuş
46:11bir ayetle karşı karşıyayız.
46:14Dara bin Azip'ten
46:16rivayet edildiğine göre,
46:19Medine'de zina ettiği için
46:21kırbaçlandıktan sonra,
46:23bir hayvanın üzerine bindirilip
46:25teşhir edilen bir Yahudi,
46:27Resul-ü Ekrem Efendimiz'in
46:29yanından geçirildi.
46:31Allah'ın Resulü,
46:33Yahudilere sordu,
46:34sizin kitabınızda
46:36zinakarın cezasını
46:38böyle mi buluyorsunuz?
46:40Dediler ki, evet.
46:42Sonra Allah'ın Resulü,
46:44onların alimlerinden
46:45bazılarını çağırıp,
46:48Musa ve Tevrat'ı gönderen
46:50Allah aşkına doğru söyleyin.
46:53Bu iş,
46:54sizin kitabınızda nedir?
46:56Yani bu zina işinin,
46:59sizin kitabınızdaki hükmü
47:00nedir?
47:01dedi.
47:02Adamlar dediler ki,
47:04eğer bu şekilde yemin vermemiş
47:06olsaydın,
47:08doğruyu söylemezdik.
47:09Ama şimdi doğruyu söylemek
47:11zorundayız.
47:13Biz kitabımızda,
47:14bu işin cezasını,
47:17rejim olarak buluyoruz,
47:18dediler.
47:19Ancak bizler bunu
47:21garibanlara uyguluyoruz.
47:23Hatırlı kimselere de,
47:25böyle bir ceza uyguluyoruz,
47:26dediler.
47:27Bunun üzerine Allah'ın Resulü,
47:30Ya Rabbi,
47:31bunlar senin cezalarını
47:33terk ettikten sonra,
47:34onlar arasında,
47:36rejim cezasını,
47:37ilk defa ben uyguluyorum,
47:39buyurarak,
47:40onun rejim edilmesini emretti.
47:43Ve işte bu olay üzerine,
47:45bu ayet nazil oldu.
47:47Bakın,
47:48Rabbimiz şöyle buyuruyor,
47:49Ey Peygamberim,
47:51küfürde yarışanlar,
47:54yarışırcasına küfre koşanlar,
47:56kalpleri inanmamışken,
47:59ağızlarıyla inandık diyerek,
48:01iman gösterisinde bulunan,
48:03imanları ağızlarından,
48:05gırtlaklarından aşağıya inmemiş olan münafıklar,
48:10gerçeğe değil de,
48:11sadece yalana kulak veren Yahudiler,
48:15alimlerinin,
48:16atalarının tahrif ettikleri kitaba,
48:19onların tahrifatlarına kulak kesilen,
48:22ama sana ve getirdiğim kitaba,
48:25düşmanlıklarından dolayı,
48:27senin yanına gelmeyen,
48:29diğer bir toplumun sözlerini kabul edenler,
48:33kelimeleri vazolundukları anlamların dışına taşırarak,
48:37tahrif edenler,
48:39Allah hükümlerini,
48:41kendi hükümleriyle değiştirenler,
48:44Allah hükümlerini,
48:45kendi menfaatleri istikametinde bozanlar,
48:49gizleyenler,
48:50saklayanlar,
48:51işte önceki ayetlerde anlatıldığı gibi yapanlar,
48:56Allah'ın kitabındaki rejim hükmünü gizleyenler,
49:00Allah'ın sözlerini bağlamından koparıp,
49:04Allah'ın kastetmediği manaları yükleyen,
49:07ve eğer Muhammed size sizin istediğiniz gibi fetva verirse onu alın,
49:13değilse ondan kaçının diyen Yahudiler,
49:16yani Muhammed eğer size zinakara uygulanmak üzere,
49:22şu anda bizim uygulandığımız sopa vurmayı emrederse,
49:27onu kabul edin,
49:28eğer rejimden söz ederse,
49:30sakın onu almayın diyen Yahudiler,
49:33sakın seni üzmesinler Peygamberim,
49:37onların bu yamukluklarından dolayı,
49:40sakın üzülme,
49:42sakın tasalanma Peygamberim,
49:43bilesin ki ey Peygamberim,
49:46Allah'ın fitneye düşürmesini dilediği kimse için,
49:50Allah'a karşı senin yapabileceğin hiçbir şey yoktur,
49:54senin elinden hiçbir şey gelmez,
49:57işte onlar Allah'ın kalplerini arıtmak istemediği kimselerdir,
50:02kalplerinden arınma duygusunu,
50:05gözlerinden vahiy ışığını aldığı,
50:08karanlıklar içinde bocalar bir vaziyette bırakmayı,
50:13murat ettiği kimselerdir onlar,
50:15dünyada rezillik onlaradır,
50:18onlara ahirette de büyük bir azap vardır,
50:21yani kim kendisini fitneye düşürmek ister de,
50:27Rabb'in da onun bu tercihini onaylayarak,
50:31onu fitneye düşürüp,
50:32kafir yapmayı murat buyurmuşsa,
50:36artık onu engelleyecek,
50:38onun önüne geçecek yoktur,
50:41işte onlar öyle kimselerdir ki,
50:44kendi tercihlerinin karşılığı olarak,
50:46Allah asla onları küfür ve şirk pisliklerinden temizlemek istememiştir,
50:54dünyada onlar için bir zillet,
50:57bir rezillik,
50:58bir aşağılık ve ahirette de büyük bir azap vardır,
51:25Onlar yalana kulak verirler,
51:28haram yerler,
51:29eğer sana gelirlerse aralarında hükmet,
51:33yahut onlardan yüz çevir,
51:36eğer yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler,
51:40eğer hükmedersen aralarında adalet ve hüküm ver,
51:45inallâhe yuhibbul muksutîn,
51:47bilesin ki ey peygamberim,
51:50Allah adil olanları sever,
51:53evet onlar devamlı yalana kulak verirler,
51:56işin vehametini haber vermek için Rabbımız,
52:01bakın burada bir daha söyledi,
52:04yalana düşkündür onlar ve hep haram yerler,
52:08duyup dinledikleri yalan,
52:11yiyip içtikleri de hep haramdır,
52:14elbette sürekli haram yiyip içen,
52:18haramla gıdalanan insanların,
52:20eylemleri de hep haram olacaktır,
52:23bazıların eylemleriyle beslenmeleri arasında,
52:27bakın bir benzeşmeden söz ediyor Rabbımız,
52:32Rableriyle aralarındaki anlaşmaları bozarak,
52:36sözleşmelerini nakz ederek,
52:39kulluktan çıkan bu insanlar,
52:41sürekli rüşvet yerler,
52:44rüşvet aldıkları siyasiler,
52:46egemenler adına,
52:47onlar lehine sürekli yalan söylerler,
52:52yalan sözlere kulak verirler,
52:54yalan şahitliği yaparlar,
52:57yalan hüküm verirler,
52:59hatırını kazanmak,
53:01rüşvetlerine ulaşmak istedikleri insanlar hatırına,
53:05Allah'ın ayetlerini değiştirirler,
53:07Allah'ın hükümlerini gizlerler,
53:10Allah'la ilişkilerini rafa kaldıran bu insanlardan,
53:15bundan başkası da beklenmez zaten,
53:18konuştukları zaman sözün en kötüsünü konuşurlar,
53:22dinlerlerken de sözün en kötüsüne kulak kesilirler,
53:27tercihlerini en kötüden yana kullanırlar,
53:31yani bir günahla bir sevap arasında muhayyer bırakıldıkları zaman,
53:37günahı tercih ederler,
53:38bir helalle bir haram arasında muhayyer bırakıldıkları zaman,
53:44hep haramı seçerler,
53:46öyleyse ey peygamberim,
53:49onlar senin hakemliğine başvurdukları zaman,
53:53aralarındaki ihtilafların çözümü konusunda,
53:57ister hüküm verirsin,
53:59istersen kendilerinden yüz çevirirsin,
54:02bu konuda serbestsin,
54:04çünkü onların derdi hakka, gerçeğe ulaşmak değildir,
54:08onların derdi hidayete ulaşmak değildir,
54:13hakka doğruya tabi olmak niyetiyle gelmiyorlar sana,
54:18bilakis kendi arzularına,
54:21kendi heva ve heveslerine uygun,
54:23bir fetva almak için geliyorlar sana,
54:27yani seni şartlandırmak,
54:30seni sapıtmak için geliyorlar,
54:32nitekim Tevrat'ta zaninin ve zaniyenin cezasını bildikleri halde,
54:38acaba peygamberden,
54:40bu cezadan farklı bir şey bulabilir miyiz diye,
54:44peygambere geliyorlardı,
54:46yani kendi kitaplarındaki hüküm işlerine gelmediği için,
54:51işlerine gelecek bir hüküm arayışı içinde,
54:54peygamber aleyhisselama geliyorlardı,
54:56ve işte onların bu samimiyetsiz niyetlerini bilen Rabbimiz,
55:01bu konuda peygamberini serbest bırakıyordu,
55:06Rabbimizin bu beyanlarından anlıyoruz ki,
55:10İslam toplumunda yaşayan gayrimüslim unsurlar,
55:14dilerlerse kendi hukuklarını uygulayabilirler,
55:18dilerlerse de İslam hukukuna teslim olabilirler,
55:21Rabbimiz bu konuda elçisini muhayyer bırakıyor,
55:26eğer onlar senin hükmüne başvururlarsa,
55:30dilersen onlar arasında hükmünü ver,
55:33dilersen onları kendi hallerine bırakıver,
55:37bunda bir sakınca yoktur,
55:39ama eğer onlar arasında hüküm vermeyi tercih edersen,
55:44o zaman da adalet ve hüküm ver,
55:47gayrimüslim de olsalar,
55:49kendileri haktan, hidayetten, adaletten ayrılmış,
55:53yoldan çıkmış da olsalar,
55:56sakın ha peygamberim,
55:58haklarında hüküm verirken adaletten ayrılma,
56:02çünkü bilesin ki Rabb'ın adil olanları sever buyuruyor Rabbimiz.
56:08Evet, bugün okuyacağımız son ayeti kerimesinde,
56:13surenin 43. ayeti kerimesinde,
56:15bakın Rabbimiz, yine aynı konuyla alakalı şunları söylüyor,
56:32Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarındayken,
56:37ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da,
56:41sonra bundan yüz çeviriyorlar bu adamlar,
56:43ve ma ulaike bilmüminin,
56:47işte onlar kesinlikle inanmış değillerdir,
56:51onlar kesinlikle mümin değillerdir.
56:54Yani, içinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarındayken,
57:00kitap ellerindeyken,
57:02Tevrat'a sahiplerken,
57:04onun kıymetini bilip,
57:05onunla amel etmeyen,
57:07hayatlarını onunla düzenlemeye,
57:10problemlerini onunla çözümlemeye yanaşmayan bu insanlar,
57:14seni ne yüzle hakem kabul edecekler de Peygamber'im.
57:18Kendi kitaplarına,
57:20kendi dinlerine ihanet eden bu insanlardan,
57:23sen ne bekliyorsun ey Peygamber'im?
57:25Kendi kitaplarının hakemliğine razı olmayan,
57:28bu insanlar senin hakemliğine nereden razı olacaklar ey Peygamber'im?
57:34Yani, kitaplarını arkalarına atan bu insanların,
57:39Peygamber olduğuna inanmadıkları halde,
57:42sana davalarını getiren bu insanların,
57:45hangi samimiyetinden söz edilebilecek de,
57:48hem senin peygamberliğini kabul etmesinler,
57:52hem de aralarındaki bir ihtilafın çözümü konusunda,
57:57sana müracaat etsinler.
57:58Bu başka değil,
58:01senden heva ve heveslerine uygun bir fetva almak arzusunda olduklarındadır.
58:07Bunu Allah, Peygamber'im diyor Rabbimiz.
58:11Allah korusun da,
58:13bugün bizim ehli kitaptan,
58:15Müslümanım diyenlerden pek çoğu da,
58:18aynı şeyi yapıyorlar değil mi?
58:20Ben Müslümanım diyorlar,
58:22ben bu Kur'an'a inandım diyorlar,
58:25ben kitap ehliyim diyorlar,
58:29ben kitapsız değilim diyorlar,
58:32ama gel öyleyse problemlerimizi inandığın bu kitapla,
58:37bu peygamberle çözümleyelim dediğiniz zaman da,
58:41hemen yan çiziyorlar,
58:43kaçıveriyorlar.
58:44Bekledikleri fetvayı kitaplarından alamadıkları zaman,
58:49hemen vazgeçiveriyorlar,
58:51kitaplarından ve peygamberlerinden uzaklaşıveriyorlar.
58:54Evet, başka kitaplara,
58:58başka peygamberlere,
59:00başka hakemlere,
59:01başka mahkemelere gidiyorlar.
59:04Kitaplarına karşı,
59:06peygamberlerine karşı,
59:08dinlerine karşı,
59:09ciddiyetsiz davranıyorlar.
59:11İster,
59:12önceki ehli kitaptan olsun,
59:15isterse,
59:16bizim ehli kitaptan,
59:18kim böyle yaparsa,
59:21onun kitapla,
59:23peygamberle,
59:24dinle,
59:25Allah korusun,
59:26hiçbir ilgisi kalmamıştır diyor Rabbimiz.
59:30İnşallah burada kalıyoruz.
59:34Surenin geri kalan ayetlerini tanımak için,
59:37tekrar,
59:38bir araya gelmek üzere,
59:39Allah'a emanet olun.
59:42Velhamdülillahi Rabbil alemin.

Recommended