00:00Herkese merhaba. Bugünkü çalışmamızda oldukça ilginç bir konuya, yazar Roza Kurban'ın metni üzerinden bir bakış atıyoruz.
00:07Konumuz, 2000 yılından sonra Rusya'da Tatar olmak ne demek?
00:11Yazarın perspektifinden bir halkın kimliğini korumak için verdiği mücadeleyi anlamaya çalışacağız.
00:17Gelin başlayalım.
00:18Peki bu hikayenin başlangıç noktası ne?
00:21Yazara göre her şey aslında tam olarak bu sloganda gizli.
00:24Tek devlet, tek millet, tek dil, tek din.
00:27Vladimir Putin yönetiminin, Rusya gibi devasa ve çok çeşitli bir federasyona getirdiği merkezileştirme politikasını bundan daha iyi özetleyen bir şey
00:34olamazdı, diyor yazar.
00:35Yani bu ifade, 2000'li yıllarda başlayan yepyeni bir dönemin adeta parolası haline gelmiş.
00:41Evet, şimdi ilk bölümümüze girelim Putin'in Rusya'sı ve getirdiği yeni politika.
00:46Burada yazarın ana tezine odaklanacağız.
00:48Yani 2000 yılı bir milat ve bu tarihten sonra başlayan merkezileşme dönemi Moskova ile etnik cumhuriyetler arasındaki o hassas dengeyi
00:57nasıl temelinden sarstı?
00:59İşte bu sorunun cevabını arayacağız.
01:01İşte yazarın ortaya koyduğu temel iddiada bu, diyor ki bu yeni politikanın tek bir büyük amacı vardı.
01:07Bütün federasyon genelinde Rus devletinin, Rus milletinin, Rus dilinin ve tabi ki Hristiyan dininin mutlak egemerliğini sağlamak.
01:15Bu aslında birazdan göreceğimiz bütün o adımların, bütün o spesifik örneklerin nedenini açıklayan ana çerçeve.
01:22Peki bu merkeziyetçi politika kağıt üzerinde kalmadı tabi ki.
01:26Şimdi gelin yazarın anlattıklarına göre bu politikanın siyasi ve idari alanda nasıl hayata geçirildiğine yani özelliğin nasıl zayıflatıldığına bakalım.
01:35Yazar burada çok bilinen bir stratejiden bahsediyor.
01:38Parçala ve yönet.
01:40Peki bu nasıl yapıldı?
01:42En çarpıcı örnek olarak 2002 yılındaki nüfus sayımını gösteriyor.
01:46Düşünün bu sayımda Tatarlar tek bir halk olarak değil, tam 45 farklı etnik gruba bölünmüş olarak kaydediliyor.
01:53Yazarın iddiası bunun tek bir Tatar kimliğini zayıflatmak için yapıldığı yönünde.
01:58Üstüne bir de pasaportlardan o meşhur millethanesinin kaldırılması eklenince yazara göre resim tamamlanıyor.
02:05Herkesi tek bir Rusya vatandaşı kimliği altında toplama çabası.
02:09Tabi iş sadece kimlik politikalarıyla bitmiyor.
02:12İdari adımlar da peş peşe geliyor.
02:14Mesela Kaylakmet'ne göre bütün Rusya Federasyonu 7 dev federe idari bölgeye ayrılıyor.
02:20Neden?
02:21Çünkü merkezden kontrolü kolaylaştırmak için.
02:24Ama belki de en önemlisi şu.
02:26Artık bölgesel cumhurbaşkanları, valiler seçilmiyor.
02:29Seçimler iptal ediliyor ve bu liderler doğrudan Moskova tarafından atanıyor.
02:34Hatta iş o noktaya varıyor ki 2015'ten sonra Tataristan gibi yerlerin liderlerinin cumhurbaşkanı ünvanını kullanması bile yasaklanıyor.
02:42Bu yazar için çok güçlü bir sembolik adım.
02:45Siyasi ve idari merkezileşme tamam.
02:48Peki ya kültür?
02:49Şimdi de yazarın gözünden bu değişimlerin doğrudan kimliğin kalbine yani dile ve kültüre nasıl yöneldiğine bakalım.
02:56Bu zaman çizelgesine baktığımızda yazarın dikkat çektiği şey adımların ne kadar hızlı ve peş peşe geldiği.
03:03Bakın 2002'de Tataristan'ın Latin alfabesine geçme girişimi bir kanunla yasaklanıyor.
03:085 yıl sonra 2007'de eğitim kanunlarından milli bileşen maddesi çıkarılıyor.
03:13Bu ne demek?
03:14Artık okullarda yerel etnik kültürlerin müfredatta yer alması zorunlu değil demek.
03:19Ve hemen ardından 2009'da üniversiteye giriş sınavları sadece ve sadece Rusça yapılmaya başlanıyor.
03:26Yazar için bunların hepsi Tatar kültürünü ve diline hedef alan çok net adımlar.
03:31Semboller üzerinden yürütülen mücadeleye bir başka ilginç örnek 30 Ağustos tarihi.
03:36Bu tarih Tatarlar için çok önemli 1990'daki bağımsızlık ilanını simgeleyen Cumhuriyet Bayrağı.
03:41Yazar diyor ki 2005 yılında kazanın 1000. kuruluş yıl dönümü kutlamaları için tam da bu tarih seçildi.
03:46Ve o günden sonra 30 Ağustos şehir günü olarak kutlanmaya başlandı.
03:50Yani yazarın yorumuna göre bir bağımsızlık gününün hafızası bir şehir günü kutlamasıyla bilinçli olarak örtülmek, unutturulmak istendi.
03:58Peki bütün bu politikaların sahadaki yani gerçek hayattaki karşılığı ne oldu?
04:03İşte size yazardan tek bir rakam 698.
04:07Kaynak metne göre o 2007'deki eğitim yasası değişikliğinden sonra 2014'e gelindiğinde Tataristan'da kapatılan Tatar okulu sayısı tam olarak bu.
04:18698.
04:19Bu rakam yazar için ana dilde eğitimin nasıl sistematik bir şekilde ortadan kaldırıldığının en somut kanıtı.
04:25Ve değişim sadece ilk ve ortaokullarda değil üniversitelerde nasibini almış.
04:30Yazarın anlattığına göre Kazan Federal Üniversitesi kurulurken yapılan yeniden yapılandırmayla doğrudan Tatar dili ve tarihine odaklanan o meşhur Tatar filolojisi
04:39ve tarihi fakültesi adeta dağıtılmış.
04:42Bölümleri alınıp farklı farklı enstitelerin içine serpiştirilmiş.
04:46Yazarın yorumu şu bu alandaki akademik bütünlük ve odak bilinçli olarak bozuldu.
04:50Şimdiye kadar yasalardan, kararnamelerden, politikalardan bahsettik ama bütün bunların bir de insani boyutu var değil mi?
04:58Kaynak metinde tam bu noktada vites yükseltiyor ve işin insani bedeline baskı boyutuna odaklanıyor.
05:05Gelin şimdi bu kısma bakalım.
05:06Ve evet şimdi de metnin en ağır, en ciddi iddiasına geliyoruz.
05:10Yazar argümanını daha net anlatabilmek için kendi tanımladığı bir çerçeve sunuyor ve 3 farklı soykırım türünden bahsediyor.
05:18Fiziksel olanı zaten biliyoruz ama diğer ikisi önemli.
05:21Yazarın tanımına göre biyolojik soykırım bir halkı zor ekonomik koşullar yaratarak yok etmeye çalışmak.
05:28Kültürel soykırım ise bir halkı dilinden, tarihinden yani kimliğini oluşturan her şeyden mahrum bırakmak.
05:35Peki yazar bu çok ağır iddiaları neye dayandırıyor?
05:38İşte gerekçeleri.
05:39Biyolojik soykırım iddiasını, Tataristan'ın milli gelirinin %85'inin Moskova'ya gitmesine, bunun sonucunda bölgede artan işsizliğe, alkolizme ve özellikle
05:49gençlerin geleceklerine başka yerlerde aramak için göç etmesine bağlıyor.
05:53Kültürel soykırım iddiasının arkasındaysa az önce konuştuğumuz şeyler var.
05:57Yüzlerce okulun kapatılması, dildeki kısıtlamalar, hatta tarihi binaların yıkılması.
06:02Peki bu politikalara karşı sesini yükseltenlere ne oluyor?
06:06Yazar onların da susturulduğunu iddia ediyor.
06:09Bunun için kullanılan yasal aracın ise Rusya Ceza Kanunu'nun meşhur 282. maddesi olduğunu söylüyor.
06:16Yani milletler ve dinler arası düşmanlığı körükleme maddesi.
06:20Bu madde kullanılarak aktivistlerin hedef alındığını, Rafis Kaşapov gibi isimlerin bu yüzden hapis yattığını anlatıyor.
06:27Yazar, tüm bu büyük politikaların, kanunların bir insanın, bir çocuğun hayatına nasıl dokunabildiğini,
06:33hatta nasıl mahvedebildiğini göstermek için çok trajik, çok kişisel bir hikaye paylaşıyor.
06:38Bu, 2010 yılında hayatına son veren 10 yaşındaki Tatar öğrenci Seyyed Fehreddinov'un hikayesi.
06:44Geride bıraktığı mektupta kaynak metnini aktardığına göre şöyle bir cümle var.
06:49Yaşananlardan dolayı kendinin son aylarda yaşlandığını yazmıştır.
06:5210 yaşında bir çocuk, yaşadıklarından dolayı yaşlandığını söylüyor.
06:57Yazar için bu cümle, o soyut politikaların bir çocuğun ruhunda ne kadar derin ve somut bir yara açabileceğinin en acık
07:04kanıtı.
07:04Peki, tüm bunları alt alta koyduğumuzda, yani bütün bu politikalar, olaylar, yaşananlar biriktiğinde,
07:11yazarın gözünden Tatar kültürü için gelecekte ne var, ufukta ne görünüyor?
07:16Yazarın çizdiği tabloya göre, Tatar kimliğinin geleceği dört büyük tehditle karşı karşıya.
07:22Birincisi, ana dilde eğitimin neredeyse tamamen ortadan kalkması.
07:27İkincisi, kendi tarihlerini kendi anlatılarıyla yazma imkanının silinmesi.
07:32Üçüncüsü, siyasi özelliğini artık filen bitmiş olması.
07:36Ve son olarak, tüm bunları savunacak entelektüel ve aktivist kesim üzerindeki yoğun baskı.
07:41Ve sonunda, yazarın metni aslında hepimizi tek bir büyük soruyla baş başa bırakıyor.
07:46Belki de en temel soruyla.
07:49Bir halk, dilini ve tarihini kaybederken kimliğini gerçekten koruyabilir mi?
07:53İşte bu sadece Tatarlar için değil, herkes için üzerinde uzun uzun düşünmeye değer bir soru.
08:01İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar