00:00Kimlik. Nedir bu kimlik dediğimiz şey? Tarihten gelen köklü bir miras mı yoksa politik bir kurgu mu?
00:06İşte bugün Nazım Peker'in Kürt kimliğinin kurgusol tarihi metnindeki iddiaları dalıyoruz.
00:12Ve baştan söyleyeyim bu iddialar oldukça tartışmalı.
00:15Bildiğiniz bütün kimlik tanımlarını şöyle bir sarsacak cinsten. Hazır olun.
00:19Yazar metnin tam merkezine şu cümleyi koyuyor.
00:23Kürt kimliği ne tarihidir ne otantiktir. Vay be!
00:27Gerçekten de iddialı bir başlangıç.
00:30Peki yazar bu kadar keskin bir tezi neye dayandırıyor?
00:34Baktığımızda bu argümanı adım adım inşa eden birkaç temel dayanak noktası var.
00:39Gelin şimdi bunlara teker teker bakalım.
00:42Her şey ama her şey tek bir kelime ile başlıyor.
00:45Yazar bütün tezini Kürt kelimesinin kökenine yani etimolojisine dayandırıyor.
00:51Değil bilimsel bir argümanla yola çıkıyor yani.
00:53Bu adeta bütün teoriyi tetikleyen ilk domino taşı gibi.
00:57Peki neymiş bu kelimenin asıl anlamı metne göre?
01:01Yazarın iddiası çok net. Bu kelimenin etnik bir kökeni yok.
01:05Cevap için yazar bizi alıp ta 11. yüzyıla götürüyor.
01:09Kaşkarlı Mahmut'un o meşhur eseri Divan-ı Lügati Türke.
01:12Metne göre Kürt kelimesi orada etnik bir grubu falan değil tamamen bir yaşam tarzını anlatıyor.
01:18Yani dağ köylüsü ya da kırsalda yaşayan kişi gibi.
01:21Kökeni de Türkçe olan bir sıfat aslında.
01:24İşte yazarın dil bilimsel argümanının özü tam da bu.
01:28Düşünsenize dağda yaşayan insanları anlatan coğrafi bir terim nasıl oluyor da zamanla milyonlarca insanın sahiplendiği etnik bir kimliğe dönüşüyor.
01:38Yazar diyor ki bu dönüşüm doğal falan değil tamamen kurgusal.
01:43Şimdi gelelim yazarın argümanının ikinci ve bence en çarpıcı kısmına.
01:48Kimlik mühendisliği teorisine.
01:50Yazarın çizdiği zaman çizelgesine baktığımızda bu kimliğin kökleri antik çağlara falan gitmiyor.
01:55Hayır. Ta 19. yüzyıl jeopolitine dayanıyor.
01:58İddiaya göre her şey 1800'lerde İngilizlerin ve Rusların başlattığı bir kimlik mühendisliği projesiyle başlıyor.
02:05Yani bugün gördüğümüz şey doğal bir evrim değil tamamen sentetik bir kurgunun sonucu.
02:11Peki iyi de bu proje nasıl hayata geçirildi?
02:14Yazar işte bu sayının kilit olduğunu söylüyor.
02:17Metne göre bu projenin tam kalbinde kültürel ve etnik olarak birbirinden tamamen alakasız 52 aşiretin bir araya getirilmesi var.
02:26Ve bu karışımın içinde kimler yok ki?
02:28Ermeni, Yezidi, Nasturi, Arap, Türkmen kökenli gruplar.
02:32Yazarın tezi şu aslında hiç de homojen olmayan bir yapı yapay olarak tek bir kimlik potasında eritiliyor.
02:40Yazar bu yapaylık tezini güçlendirmek için çok önemli bir detayın altını çiziyor.
02:45Diyor ki bu bir araya getirilen grupların ortak bir alfabesi yoktu, ortak bir tarih anlatısı yoktu, ortak bir bayrakları bile yoktu.
02:54İşte bu durum metne göre bu birleşimin doğal bir süreçle falan değil, tamamen dışarıdan bir müdahaleyle yani bir kimlik mühendisliğiyle yapıldığının en büyük kanıtı.
03:05Ama yazar sadece bu örnekle sınırlı kalmıyor.
03:08Ona göre bu tekil bir olay değil.
03:10Aksine bu durumu çok daha geniş, küresel bir sahte kimlik yaratma modelinin bir parçası olarak görüyor.
03:15İşte burada yazarın teorisi iyice genişliyor.
03:19Kürt kimliği iddiası sadece bir başlangıç.
03:23Metne göre bu küresel bir şablonun sadece bir parçası.
03:27Listede kimler var dersiniz?
03:29Makedonlar, Filistinli Araplar, hatta Yunanlar ve Ermeniler.
03:33Yazar bütün bu kimliklerin de benzer şekilde tarihsel gerçeklikten kopuk ve sırf jeopolitik amaçlar için üretilmiş yapılar olduğunu iddia ediyor.
03:42Hatta yazarın şu sözü bu bağlantıyı çok net özetliyor.
03:47Ermeni, Yunan ve Kürt aynı senaryonun üç parçasıdır.
03:51Yani metne göre bütün bunlar birbirinden kopuk olaylar değil, aynı büyük planın farklı sahneleri.
03:58Peki iyi güzel de yazara göre bütün bu kurgunun arkasındaki nihai amaç ne?
04:03Neden yani?
04:04İşte şimdi metnin sonuç kısmına işin nedenine geliyoruz.
04:08Metnin vardığı sonuç belki de bütün bu teorinin en can alıcı noktası.
04:13Yazara göre bu yapay kimlik projelerinin tek bir nihai hedefi var.
04:18Türksüz bir Türkiye yaratmak.
04:20Peki bu hedef nasıl gerçekleştirilecek?
04:22Metin üç adımlık basit bir strateji çiziyor.
04:24Bir, yapay bir millet yarat.
04:26İki, bu yeni milleti bahane ederek ülkeyi böl.
04:29Ve üç, yani son adım bölünen o toprakların stratejik su ve maden kaynaklarına el koy.
04:35Yazar bütün oyunun bu plan üzerine kurulduğunu iddia ediyor.
04:38Ve metin tüm bu teorik analizlerden sonra okuyucusuna çok doğrudan hatta duygusal bir çağrıyla bitiyor.
04:45Gerçek Türk boylarını sahte kimliklere feda etmeyin.
04:50Aslında bu cümle yazarın tüm argümanının arkasındaki o temel endişeyi ve motivasyonu tek başına özetliyor gibi.
04:57Evet, Nazım Peker'in metninde öne sürdüğü temel iddialar işte bunlardı.
05:01Gördüğünüz gibi metin kimliği böyle organik, tarihsel bir şey olarak değil de daha çok bilinçli tasarlanmış, politik bir araç olarak ele alıyor.
05:10Bu tarz teoriler kimlik, tarih ve siyaset arasındaki o karmaşık ilişkiyi ne kadar farklı okuyabileceğimizi gösteriyor.
05:17Peki, kimliğin kendisi jeopolitik bir teorinin tam merkezine oturduğunda bu ne anlama gelir?
05:23Bu bize yaşadığımız dünya hakkında ne söyler?
05:25İşte bu da üzerine uzun uzun düşünmeye değer kışkırtıcı bir soru.
Yorumlar