Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu makale, bir devletin tam bağımsızlığa ulaşabilmesi için yerli ve milli bir ekonomik model benimsemesi gerektiğini savunan stratejik bir perspektif sunmaktadır. Yazar, dışa bağımlılığı azaltmak adına hammadde öz kaynak kullanımı, yüksek teknoloji üretimi ve nükleer enerji gibi yapısal hamlelerin önemini vurgulamaktadır. Ekonomik kalkınmanın sadece sanayiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, nitelikli insan gücü, planlı kalkınma ve güçlü tarım politikalarının hayati rolüne dikkat çekmektedir. Ayrıca, yabancı sermaye yerine toplumsal tasarrufun teşvik edilmesi ve üretilen refahın toplumda adil paylaşılması sistemin sürekliliği için şart koşulmaktadır. Özetle kaynak, bir ülkenin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için kendi imkanlarını milliyetçi ve sistemli bir yaklaşımla yönetmesi gerektiğini detaylandırmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bir ülke ekonomik olarak tamamen kendi kendine yetebilir mi?
00:04Yani dışarıya hiç bağımlı olmadan?
00:06İşte bu bölümde yazar Mehmet Bacaksız'ın tam da bu soruya cevap arayan,
00:11kendine yeten bir milli ekonomi için ortaya koyduğu yol haritasını gelin hep birlikte adım adım inceleyelim.
00:17Evet, her şeyin merkezindeki soru bu aslında.
00:21Sıfırdan ama gerçekten güçlü ve dışa bağımlı olmayan bir ekonomi nasıl kurulur?
00:26Yazarın sunduğu yol haritası da tam olarak bu sorunun peşine düşüyor.
00:30O zaman hadi bu oldukça iddialı planın detaylarına bir bakalım.
00:34Ama durun, yol haritasına dalmadan önce bir saniye, hedef ne?
00:38Yani yazar güçlü ekonomi derken neyi kastediyor?
00:42Bu tanım çok önemli.
00:44Çünkü bütün sistemin üzerine kurulduğu temel tam olarak bu.
00:47Yazarın tanımı aslında oldukça net ve basit.
00:50Evet, dışarıdan tek bir kuruş yardım almadan ihtiyacın olan her şeyi ama her şeyi bol ve kaliteli bir şekilde tamamen
00:59kendi kaynaklarınla üretmektir güçlü ekonomi.
01:02Yani buradaki sihirli kelimeler kendi kendine yeterlilik ve tabii ki milli kaynaklar.
01:08Peki, böyle bir ekonomik yapıyı hangi temellerin üzerine kuracağız?
01:13Yazarın modeline göre her şeyin dayandığı adeta binanın taşıyacı kolonları gibi üç ana sütün var.
01:20Gelin şimdi bunlara yakından bakalım.
01:22İlk ve en temel ilke, belki de en önemlisi dışarıya bakmayı bırak, içeriye dön.
01:27Yani ekonomi ithal malzemelerle değil, bu ülkenin kendi topraklarında, kendi madenlerinde, kendi zenginliklerinde ne varsa onun üzerine inşa edilmeli.
01:37Bu fikri herhalde en güzel özetleyen şey meşhur atasözümüzdür.
01:41Taşıma suyla değirmen dönmez.
01:43Yazarın da altını çizdiği nokta tam olarak bu.
01:46Sürdürülebilir bir ekonomi istiyorsan, suyun yani kaynakların kendi kaynağından akması gerekiyor.
01:52Dışarıdan taşıyarak olmaz.
01:55Gelelim ikinci temel sütuna, para.
01:57Yani sermaye.
01:59Yazar burada çok kritik bir probleme parmak basıyor.
02:02Diyor ki, tamam ham madden olabilir ama onu işleyecek, fabrikaya dönüştürecek yatırım gücün yoksa, ee, olduğun yerde sayarsın.
02:09Ve bu noktada yazar, önümüzde iki yol olduğunu söylüyor ve bunları keskin bir çizgiyle ayırıyor.
02:16Bir yanda, bugün var, yarın yok, kısa vadeyi ve her an gidebilecek olan yabancı sermaye,
02:22diğer yanda ise ülkenin kendi insanının birikimleriyle büyüyen, sürdürülebilir, köklü ve gerçek bir zenginlik.
02:29Modelin tercihi tahmin edebileceğiniz gibi kesinlikle ikincisinden yana.
02:34İyi de bu yerli sermaye havuzu nasıl olacak?
02:38Yazarım bunun için iki adımlık basit bir önerisi var.
02:41Birincisi, toplumda bir tasarruf kültürü yaratmak.
02:45İkincisi, para biriktirenleri yani tasarruf edenleri çeşitli teşviklerle ödüllendirip bu alışkanlığı kalıcı hale getirmek.
02:54Ve geldik temellerin sonuncusuna.
02:56Tarım.
02:57Yazar için tarım demek sadece karnımızı doyurmak demek değil.
03:02Tarım, aynı zamanda sanayinin çarklarına döndürecek o ham maddenin de kaynağı demek.
03:06Yani her şeyden önce bir ülke kendi kendini besleyebilmeli.
03:11Bu kadar basit.
03:12Tamam, temelleri sağlam attık diyelim.
03:15Peki bu temellerin üzerinde ekonomiyi ileriye taşıyacak o motor ne olacak?
03:19Yani bu ham potansiyeli, bu kaynakları alıp gerçek bir değere ne dönüştürecek?
03:24Düşünün, ham maddemiz var, sermaye birikmeye başladı, tarımımız da güçlü ama bütün bunlar tek başına yeterli mi sizce?
03:33Asıl soru şu, bu parçaları birleştirip ortaya gerçek bir ekonomik güç nasıl çıkaracağız?
03:39İşte yazarın bu soruya cevabı tek bir kelimede saklı, teknoloji.
03:44Modele göre elinizdeki o basit malzemeyi alıp binlerce kat daha değerli, inanılmaz ürünlere dönüştürmenin tek bir yolu var, yüksek teknoloji.
03:53Bakın teknolojinin yarattığı farkı şu rakamlar çok net gösteriyor.
03:57Kilogramı 5 dolarlık bir ham maddeyi alıyorsunuz, üzerine yüksek teknoloji ekliyorsunuz ve bir bakmışsınız 10 binlerce dolarlık bir ürün haline
04:06gelmiş.
04:07İşte modelin vadettiği o devasa ekonomik sıçrama tam olarak bu.
04:11Ama tabii ki teknoloji tek başına bir hiç.
04:14Onu konulacak, onu yönetecek yetenekli insanlar olmadan hiçbir anlamı yok.
04:18Bu yüzden netelikli, iş gücü bu denklemin olmazsa olmazı.
04:22Unutmayın, otomasyon artsa bile o robotları tasarlayacak, programlayacak, bakımını yapacak olan yine insan zekası.
04:30Ekonominin motoru dedik değil mi?
04:32Her motorun yakıta ihtiyacı var, bu motorun yakıtı da enerji.
04:36Sanayinin o dev çarklarını döndürmek için bol ve ucuz enerji şart.
04:40Yazar burada pratik bir çözüm öneriyor.
04:42Yıllarca sürecek devasa santraller yerine daha hızlı ve ucuza kurulabilen küçük modüler nükleer reaktörlere odaklanalım diyor.
04:50Evet, temelleri attık, motoru da çalıştırdık.
04:53Harika.
04:54Peki bu dev makineyi kim, nasıl yönetecek?
04:57İşte şimdi tüm bu sistemi bir arada tutan, ona yön veren o stratejik çerçeveye, yani bir nevi oyunun kurallarına bakma
05:05zamanı.
05:05Yazara göre bu iş rastgele olmaz.
05:08Ekonominin verimli çalışması, kaynakların doğru yerlere akması için merkezi bir beyin lazım.
05:13Bu yüzden de devlet planlama teşkilatı gibi bir kurumun yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
05:20Çerçevenin bir diğer önemli parçası da akıllı sanayileşme.
05:24Ne demek bu?
05:25Yani her alanda rekabet etmeye çalışmak yerine kazanabileceğin savaşları seçmek.
05:30Model diyor ki, stratejik olarak kilit sektörleri belirle, bütün gücünle oraya odaklan, teşviklerle onları büyüt.
05:38Sonra ne zamanki o sektörler kendi ayakları üzerinde durmaya başlar, desteği yavaş yavaş çek ve enerjini yeni alanlara kaydır.
05:45Peki, şimdi geldik belki de en can alıcı noktaya.
05:50Bütün bu anlattığımız devasa sistem, bu ekonomik model, niçin kuruluyor?
05:54Nihai hedef ne?
05:56Yani bütün bu çabanın amacı nedir?
05:59İşte bütün bu sistemin varmak istediği son durak, adalet.
06:03Yazar için gerçek başarı sadece ekonomik pastayı büyütmek değil.
06:07Asıl mesele, o büyüyen pastanın dilimlerini toplumun bütün kesimlerine adil bir şekilde paylaştırabilmek.
06:13Bu grafiğe bakınca yazarın neden adalet kolusuna bu kadar vurgu yaptığını çok daha net anlıyoruz.
06:19Durum oldukça çarpıcı.
06:21Bakın, kaynaktaki verilere göre ülkedeki toplam gelirin neredeyse yarısı, yani %48.1'i, nüfusun en zengin %20'sine gidiyor.
06:30Peki en yoksul %20'ye ne kalıyor?
06:32O devasa pastadan sadece %6.3'lük küçücük bir dilim.
06:36Evet, bugün ekonomik bağımsızlık için ortaya konan bir yol haritasının ana hatlarını birlikte inceledik.
06:42Peki bu modelin temel taşlarını dinledikten sonra şimdi söz sizde.
06:48Sizce güçlü ve kendine yeten bir milli ekonomi için olmazsa olmaz dediğiniz temel birleşenler neler olurdu?
Yorumlar

Önerilen