00:00Merhaba, bir ülke ekonomik olarak tamamen kendi kendine yetebilir mi?
00:04Yani dışarıya hiç bağımlı olmadan?
00:06İşte bu bölümde yazar Mehmet Bacaksız'ın tam da bu soruya cevap arayan,
00:11kendine yeten bir milli ekonomi için ortaya koyduğu yol haritasını gelin hep birlikte adım adım inceleyelim.
00:17Evet, her şeyin merkezindeki soru bu aslında.
00:21Sıfırdan ama gerçekten güçlü ve dışa bağımlı olmayan bir ekonomi nasıl kurulur?
00:26Yazarın sunduğu yol haritası da tam olarak bu sorunun peşine düşüyor.
00:30O zaman hadi bu oldukça iddialı planın detaylarına bir bakalım.
00:34Ama durun, yol haritasına dalmadan önce bir saniye, hedef ne?
00:38Yani yazar güçlü ekonomi derken neyi kastediyor?
00:42Bu tanım çok önemli.
00:44Çünkü bütün sistemin üzerine kurulduğu temel tam olarak bu.
00:47Yazarın tanımı aslında oldukça net ve basit.
00:50Evet, dışarıdan tek bir kuruş yardım almadan ihtiyacın olan her şeyi ama her şeyi bol ve kaliteli bir şekilde tamamen
00:59kendi kaynaklarınla üretmektir güçlü ekonomi.
01:02Yani buradaki sihirli kelimeler kendi kendine yeterlilik ve tabii ki milli kaynaklar.
01:08Peki, böyle bir ekonomik yapıyı hangi temellerin üzerine kuracağız?
01:13Yazarın modeline göre her şeyin dayandığı adeta binanın taşıyacı kolonları gibi üç ana sütün var.
01:20Gelin şimdi bunlara yakından bakalım.
01:22İlk ve en temel ilke, belki de en önemlisi dışarıya bakmayı bırak, içeriye dön.
01:27Yani ekonomi ithal malzemelerle değil, bu ülkenin kendi topraklarında, kendi madenlerinde, kendi zenginliklerinde ne varsa onun üzerine inşa edilmeli.
01:37Bu fikri herhalde en güzel özetleyen şey meşhur atasözümüzdür.
01:41Taşıma suyla değirmen dönmez.
01:43Yazarın da altını çizdiği nokta tam olarak bu.
01:46Sürdürülebilir bir ekonomi istiyorsan, suyun yani kaynakların kendi kaynağından akması gerekiyor.
01:52Dışarıdan taşıyarak olmaz.
01:55Gelelim ikinci temel sütuna, para.
01:57Yani sermaye.
01:59Yazar burada çok kritik bir probleme parmak basıyor.
02:02Diyor ki, tamam ham madden olabilir ama onu işleyecek, fabrikaya dönüştürecek yatırım gücün yoksa, ee, olduğun yerde sayarsın.
02:09Ve bu noktada yazar, önümüzde iki yol olduğunu söylüyor ve bunları keskin bir çizgiyle ayırıyor.
02:16Bir yanda, bugün var, yarın yok, kısa vadeyi ve her an gidebilecek olan yabancı sermaye,
02:22diğer yanda ise ülkenin kendi insanının birikimleriyle büyüyen, sürdürülebilir, köklü ve gerçek bir zenginlik.
02:29Modelin tercihi tahmin edebileceğiniz gibi kesinlikle ikincisinden yana.
02:34İyi de bu yerli sermaye havuzu nasıl olacak?
02:38Yazarım bunun için iki adımlık basit bir önerisi var.
02:41Birincisi, toplumda bir tasarruf kültürü yaratmak.
02:45İkincisi, para biriktirenleri yani tasarruf edenleri çeşitli teşviklerle ödüllendirip bu alışkanlığı kalıcı hale getirmek.
02:54Ve geldik temellerin sonuncusuna.
02:56Tarım.
02:57Yazar için tarım demek sadece karnımızı doyurmak demek değil.
03:02Tarım, aynı zamanda sanayinin çarklarına döndürecek o ham maddenin de kaynağı demek.
03:06Yani her şeyden önce bir ülke kendi kendini besleyebilmeli.
03:11Bu kadar basit.
03:12Tamam, temelleri sağlam attık diyelim.
03:15Peki bu temellerin üzerinde ekonomiyi ileriye taşıyacak o motor ne olacak?
03:19Yani bu ham potansiyeli, bu kaynakları alıp gerçek bir değere ne dönüştürecek?
03:24Düşünün, ham maddemiz var, sermaye birikmeye başladı, tarımımız da güçlü ama bütün bunlar tek başına yeterli mi sizce?
03:33Asıl soru şu, bu parçaları birleştirip ortaya gerçek bir ekonomik güç nasıl çıkaracağız?
03:39İşte yazarın bu soruya cevabı tek bir kelimede saklı, teknoloji.
03:44Modele göre elinizdeki o basit malzemeyi alıp binlerce kat daha değerli, inanılmaz ürünlere dönüştürmenin tek bir yolu var, yüksek teknoloji.
03:53Bakın teknolojinin yarattığı farkı şu rakamlar çok net gösteriyor.
03:57Kilogramı 5 dolarlık bir ham maddeyi alıyorsunuz, üzerine yüksek teknoloji ekliyorsunuz ve bir bakmışsınız 10 binlerce dolarlık bir ürün haline
04:06gelmiş.
04:07İşte modelin vadettiği o devasa ekonomik sıçrama tam olarak bu.
04:11Ama tabii ki teknoloji tek başına bir hiç.
04:14Onu konulacak, onu yönetecek yetenekli insanlar olmadan hiçbir anlamı yok.
04:18Bu yüzden netelikli, iş gücü bu denklemin olmazsa olmazı.
04:22Unutmayın, otomasyon artsa bile o robotları tasarlayacak, programlayacak, bakımını yapacak olan yine insan zekası.
04:30Ekonominin motoru dedik değil mi?
04:32Her motorun yakıta ihtiyacı var, bu motorun yakıtı da enerji.
04:36Sanayinin o dev çarklarını döndürmek için bol ve ucuz enerji şart.
04:40Yazar burada pratik bir çözüm öneriyor.
04:42Yıllarca sürecek devasa santraller yerine daha hızlı ve ucuza kurulabilen küçük modüler nükleer reaktörlere odaklanalım diyor.
04:50Evet, temelleri attık, motoru da çalıştırdık.
04:53Harika.
04:54Peki bu dev makineyi kim, nasıl yönetecek?
04:57İşte şimdi tüm bu sistemi bir arada tutan, ona yön veren o stratejik çerçeveye, yani bir nevi oyunun kurallarına bakma
05:05zamanı.
05:05Yazara göre bu iş rastgele olmaz.
05:08Ekonominin verimli çalışması, kaynakların doğru yerlere akması için merkezi bir beyin lazım.
05:13Bu yüzden de devlet planlama teşkilatı gibi bir kurumun yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
05:20Çerçevenin bir diğer önemli parçası da akıllı sanayileşme.
05:24Ne demek bu?
05:25Yani her alanda rekabet etmeye çalışmak yerine kazanabileceğin savaşları seçmek.
05:30Model diyor ki, stratejik olarak kilit sektörleri belirle, bütün gücünle oraya odaklan, teşviklerle onları büyüt.
05:38Sonra ne zamanki o sektörler kendi ayakları üzerinde durmaya başlar, desteği yavaş yavaş çek ve enerjini yeni alanlara kaydır.
05:45Peki, şimdi geldik belki de en can alıcı noktaya.
05:50Bütün bu anlattığımız devasa sistem, bu ekonomik model, niçin kuruluyor?
05:54Nihai hedef ne?
05:56Yani bütün bu çabanın amacı nedir?
05:59İşte bütün bu sistemin varmak istediği son durak, adalet.
06:03Yazar için gerçek başarı sadece ekonomik pastayı büyütmek değil.
06:07Asıl mesele, o büyüyen pastanın dilimlerini toplumun bütün kesimlerine adil bir şekilde paylaştırabilmek.
06:13Bu grafiğe bakınca yazarın neden adalet kolusuna bu kadar vurgu yaptığını çok daha net anlıyoruz.
06:19Durum oldukça çarpıcı.
06:21Bakın, kaynaktaki verilere göre ülkedeki toplam gelirin neredeyse yarısı, yani %48.1'i, nüfusun en zengin %20'sine gidiyor.
06:30Peki en yoksul %20'ye ne kalıyor?
06:32O devasa pastadan sadece %6.3'lük küçücük bir dilim.
06:36Evet, bugün ekonomik bağımsızlık için ortaya konan bir yol haritasının ana hatlarını birlikte inceledik.
06:42Peki bu modelin temel taşlarını dinledikten sonra şimdi söz sizde.
06:48Sizce güçlü ve kendine yeten bir milli ekonomi için olmazsa olmaz dediğiniz temel birleşenler neler olurdu?
Yorumlar