00:00Her yerde devasa rakamlar duyuyoruz değil mi?
00:02Hayvancılığa şu kadar bütçe, bu kadar destek.
00:05Ama bir yandan da üretici sürekli geçinemiyoruz diyor.
00:08Peki bu işte bir tuhaflık yok mu?
00:10İşte bu bölümde o büyük rakamların arkasında ne var?
00:13Bu hesap kitap neden bir türlü tutmuyor?
00:15Hep birlikte buna bakacağız.
00:16Peki nelerden bahsedeceğiz?
00:19Şöyle hızlıca bir bakalım.
00:20Önce manşetlerdeki o büyük bütçe rakamını bir deşelim.
00:23Sonra kanunlar ne diyor, gerçekte ne oluyor o makasa bir göz atacağız.
00:28Oradan bir çiftçinin cebindeki hesaba ineceğiz.
00:30Yani işin matematiği ne söylüyor ona bakacağız.
00:33Sonra da meselenin aslında paradan daha derin olduğunu, asıl krizinin olduğunu konuşup
00:37en sonunda da peki çözüm ne sorusuna cevap arayacağız.
00:41Hadi başlayalım.
00:42İlk durağımız o büyük bütçe rakamı.
00:44Hani şu gazetelerde, haberlerde gözümüze sokulan o kocaman sayı var ya
00:49işte onu bir masaya yatıralım bakalım.
00:51Evet rakam bu.
00:53Tam 888 milyar lira.
00:552026 yılı için tarım sektörüne ayrılması planlanan para bu.
00:59İnsanın duyunca vay be diyesi geliyor değil mi?
01:01Ama durun bu hikayenin sadece görünen yüzü.
01:04Şimdi burada çok önemli bir ayrım var.
01:07Bu 888 milyar liranın tamamı çiftçinin cebine giren nakit para yani hibe değil.
01:14Hayır.
01:14Bunun içinde neler var?
01:16Krediler var, faiz destekleri var, vergi indirimleri var.
01:18Yani aslında bu rakam sektörün bütün finansal hareketliliğini gösteriyor.
01:23Peki asıl soru şu, üreticinin eline net olarak ne geçiyor?
01:28İşte asıl bilmemiz gereken rakam bu.
01:31O kocaman 888 milyarlık pastadan, üreticiye doğrudan, yani karşılıksız olarak verilen destek ne kadar biliyor musunuz?
01:38Sadece 168 milyar lira.
01:41Gördünüz mü aradaki farkı?
01:42Manşet başka bir şey söylüyor, gerçek bambaşka.
01:45Şimdi işin daha da ilginçleştiği bir yere geliyoruz.
01:48Kanunlar ve gerçekler.
01:50Yani kağıt üzerinde ne yazıyor, pratikte ne oluyor?
01:53O aradaki devasa uçuruma bir bakalım.
01:56Bakın, Türkiye'de bir tarım kanunu var.
01:58Ve bu kanun çok açık, çok net bir şey söylüyor.
02:01Diyor ki, tarıma verilecek destekler, ülkenin o yılki toplam gelirinin, yani gayri safi yurt içi hasılanın en az %1'i
02:09kadar olmalıdır.
02:10Bakın olabilir demiyor, olmalıdır diyor.
02:12Bu bir tavsiye falan değil, yasanın emri.
02:15İşte bu grafik her şeyi o kadar net anlatıyor ki, bakın, kanuna göre ödenmesi gereken para ne kadar?
02:21Yaklaşık 570 milyar lira.
02:24Peki, 2026 için ayrılan ne kadar?
02:26Sadece 168 milyar.
02:28Yani aradaki farkı görüyor musunuz?
02:30Resmen bir uçurum var.
02:32Yani şunu anlamamız lazım.
02:33Bu olay, basit bir bütçe açığı ya da rakamlar tutmadığı meselesi değil.
02:38Hayır, bu çok daha fazlası.
02:39Bu, kanunla çiftçiye verilmiş bir sözün, bir güvencenin yerine getirilmemesi demek.
02:45Kısacası, tutulmamış bir söz var ortada.
02:48Peki, tamam, büyük rakamları, kanunları konuştuk.
02:51Şimdi gelin biraz da yere inelim.
02:54Tek bir çiftçinin, bir üreticinin o acımasız matematiğine bakalım birlikte.
02:58Şimdi size sorsam, bir hayvancının en büyük masrafı nedir diye.
03:02Cevap çok ama çok net, yem.
03:05Maliyetlerin, düşünün, %70'e yakını sadece yeme gidiyor.
03:09Bu ne demek biliyor musunuz?
03:10Yem fiyatlarına ufacık bir zam gelse, üreticinin bütün hesabı altüst oluyor demek.
03:15İnanılmaz bir kırılganlık.
03:17Şöyle basit bir hesap yapalım.
03:19Mesela 100 baş hayvanı olan bir işletme düşünün.
03:22Yıllık yem masrafı ne kadar?
03:23Yaklaşık 600 bin lira.
03:24E veterineri var, işçiliği var, diğer masrafları da ekleyince toplam gider oluyor size 900 bin lira.
03:31Peki gelir ne kadar?
03:32En iyi ihtimalle her şey yolunda giderse o da 850-900 bin lira civarı.
03:37Yani sonuç ne?
03:38Ya kafa kafaya çıkıyor ya da cepten yiyor.
03:41İşte Prof. Dr. Fuat Gürdoğan durumu tek bir cümleyle özetlemiş aslında.
03:46Üretici kar etmiyor, sadece ayakta kalmaya çalışıyor.
03:49Düşünsenize, bu bir iş, bir yatırım olmaktan çıkmış, resmen bir hayatta kalma mücadelesine dönmüş.
03:56Peki, geldik işin en can alıcı noktasına.
03:59Paranın da ötesindeki asıl kriz.
04:01Çünkü sorun sadece para değil, eksik destekler değil, çok daha derin, çok daha temel bir dert var.
04:08Öngörülememek, yani yarını görememek.
04:10Şunu bir düşünelim, hayvancılık bir fabrika gibi düğmeye basınca ürün alabileceğiniz bir iş değil.
04:16Bu biyolojik bir süreç.
04:17Siz bugün bir hayvanı beslemeye başlıyorsunuz, onun etinden veya sütünden para kazanmanız bir.
04:23Hatta iki yılı buluyor.
04:25E peki piyasa?
04:26Piyasa bir iki yıl bekliyor mu?
04:28Hayır.
04:28Burak'ın yılı aydan aya, haftadan haftaya değişiyor.
04:31İşte bu yüzden üreticinin uzun vadeli planı, piyasanın kısa vadeli dalgalanmalarına kurban gidiyor.
04:37İşte tam da bu yüzden, piyasada bir fiyat istikrarı yokken üreticiye al sana kredi demek, onu yatırımcı yapmıyor, tam tersine
04:45borç batağına sürüklüyor.
04:47Neden mi?
04:47Çünkü çiftçi, bir yıl, iki yıl sonra elindeki ürünü kaça satacağını bilmeden borcun altına giriyor.
04:53Bu, resmen karanlığa kurşun sıkmak gibi bir şey.
04:56Ve bu belirsizliğin etkileri, hani derler ya, dalga dalga yayılıyor.
05:01Üretici işin içinden çıkamayınca ne oluyor?
05:03İthalat kapısı çalınıyor.
05:05İthal ürün gelince, yerli üreticinin fiyatı daha da düşüyor.
05:08Bu bir kısır döngü.
05:09Sonra ne mi oluyor?
05:11Gençler toprağı, köyü terk ediyor.
05:13Çiftçilik, yaşlıların işi haline geliyor.
05:16Yani bu mesele, aman canım çiftçinin sorunu deyip geçirecek bir şey değil.
05:20Bu, hepimizin, tüm ülkenin sorunu.
05:23İyi de, bu kadar sorunu konuştuk peki, hiç mi çıkış yolu yok?
05:26Elbette var.
05:27Gelin, şimdi de son bölümde, bu işin içinden nasıl çıkılır, ona bakalım.
05:32Sürdürülebilir bir gelecek için neler yapılmalı?
05:35Aslında çözüm adımları oldukça basit ve mantıklı.
05:38Bakın, madde madde gidelim.
05:391- Şu en büyük dert olan yem maliyetlerini düşürecek kalıcı bir çözüm bulunmalı.
05:452- Meraları iyileştirilmeli, yem bitkisi eken çiftçi daha çok desteklenmeli.
05:503- Ve belki de en kritiği bu, devlet süt ve et alım fiyatını en az bir sene önceden ilan
05:56etmeli, çiftçi önünü görsün.
05:584- Destek paraları şu ayın şu günü hesabınızda diye net bir takvimle ödenmeli.
06:03Ve 5- Kanunda yazan o yüzde birlik destek hedefi var ya, artık adım adım ona ulaşılmalı.
06:09Yine Profesör Gürdoğan'ın harike bir tespiti var.
06:12Diyor ki, bir sektörün büyümesi için destek miktarı kadar öngörülebilirlik de gerekir.
06:17Ne kadar doğru değil mi?
06:18Siz üreticiye istediğiniz kadar para verin, eğer yarın ne olacağını bilmiyorsa o paranın hiçbir anlamı kalmaz.
06:24Yani toparlayacak olursak meselenin özü şu, bu işin sorumlusu üretici falan değil, kimse çiftçi tembel demesin, sorun basitçe matematiğin tutmaması.
06:33Kurulan denklemde çiftçi hep kaybeden tarafta kalıyor.
06:36Ve bitirirken aklımızda kalması gereken o en önemli soruyu soralım kendimize.
06:41Eğer bizim üreticimiz toprağını, hayvanını bırakmak zorunda kalırsa, biz yarın soframıza ne koyacağız, masalarımızda neyi riske atıyoruz aslında?
06:51Son söz yine Prof. Dr. Fuat Gürdoğan'dan gelsin, çünkü bu uyarı hepimizin kulağına küpe olmalı.
06:58Ülkede üreticimizi ayakta tutamazsak, yarın sofraya, ithalata olan bağımlılığımızın pişmanlığıyla otururuz.
07:04İşte bu, üzerinde gerçekten uzun uzun düşünmemiz gereken bir gerçek.
Yorumlar