Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Prof. Dr. Fuat Gürdoğan tarafından kaleme alınan bu yazı, Türkiye'deki hayvancılık sektörünün mali yapısını ve tarımsal desteklemelerdeki yasal eksiklikleri ele almaktadır. Yazar, 2026 bütçesinde öngörülen desteklerin yasal sınır olan milli gelirin yüzde birinin oldukça altında kaldığını savunarak üreticinin ekonomik güvencesinin zayıfladığına dikkat çekmektedir. Özellikle yem maliyetlerindeki aşırı artış ve piyasadaki belirsizlikler, devlet desteklerinin işletmeleri büyütmek yerine sadece borçları döndürmeye yaramasına neden olmaktadır. Metne göre, planlama eksikliği ve fiyat istikrarsızlığı gençleri üretimden uzaklaştırırken sektörü ithalata bağımlı hale getirme riski taşımaktadır. Çözüm olarak ise maliyet düşürücü stratejilerin, öngörülebilir fiyat politikalarının ve kanuni destek oranlarının tam olarak uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. Nihayetinde kaynak, hayvancılığın sürdürülebilirliği için sadece rakamsal büyüklüğün değil, üreticinin net kazancının ve geleceğe dair güveninin esas olduğunu ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Her yerde devasa rakamlar duyuyoruz değil mi?
00:02Hayvancılığa şu kadar bütçe, bu kadar destek.
00:05Ama bir yandan da üretici sürekli geçinemiyoruz diyor.
00:08Peki bu işte bir tuhaflık yok mu?
00:10İşte bu bölümde o büyük rakamların arkasında ne var?
00:13Bu hesap kitap neden bir türlü tutmuyor?
00:15Hep birlikte buna bakacağız.
00:16Peki nelerden bahsedeceğiz?
00:19Şöyle hızlıca bir bakalım.
00:20Önce manşetlerdeki o büyük bütçe rakamını bir deşelim.
00:23Sonra kanunlar ne diyor, gerçekte ne oluyor o makasa bir göz atacağız.
00:28Oradan bir çiftçinin cebindeki hesaba ineceğiz.
00:30Yani işin matematiği ne söylüyor ona bakacağız.
00:33Sonra da meselenin aslında paradan daha derin olduğunu, asıl krizinin olduğunu konuşup
00:37en sonunda da peki çözüm ne sorusuna cevap arayacağız.
00:41Hadi başlayalım.
00:42İlk durağımız o büyük bütçe rakamı.
00:44Hani şu gazetelerde, haberlerde gözümüze sokulan o kocaman sayı var ya
00:49işte onu bir masaya yatıralım bakalım.
00:51Evet rakam bu.
00:53Tam 888 milyar lira.
00:552026 yılı için tarım sektörüne ayrılması planlanan para bu.
00:59İnsanın duyunca vay be diyesi geliyor değil mi?
01:01Ama durun bu hikayenin sadece görünen yüzü.
01:04Şimdi burada çok önemli bir ayrım var.
01:07Bu 888 milyar liranın tamamı çiftçinin cebine giren nakit para yani hibe değil.
01:14Hayır.
01:14Bunun içinde neler var?
01:16Krediler var, faiz destekleri var, vergi indirimleri var.
01:18Yani aslında bu rakam sektörün bütün finansal hareketliliğini gösteriyor.
01:23Peki asıl soru şu, üreticinin eline net olarak ne geçiyor?
01:28İşte asıl bilmemiz gereken rakam bu.
01:31O kocaman 888 milyarlık pastadan, üreticiye doğrudan, yani karşılıksız olarak verilen destek ne kadar biliyor musunuz?
01:38Sadece 168 milyar lira.
01:41Gördünüz mü aradaki farkı?
01:42Manşet başka bir şey söylüyor, gerçek bambaşka.
01:45Şimdi işin daha da ilginçleştiği bir yere geliyoruz.
01:48Kanunlar ve gerçekler.
01:50Yani kağıt üzerinde ne yazıyor, pratikte ne oluyor?
01:53O aradaki devasa uçuruma bir bakalım.
01:56Bakın, Türkiye'de bir tarım kanunu var.
01:58Ve bu kanun çok açık, çok net bir şey söylüyor.
02:01Diyor ki, tarıma verilecek destekler, ülkenin o yılki toplam gelirinin, yani gayri safi yurt içi hasılanın en az %1'i
02:09kadar olmalıdır.
02:10Bakın olabilir demiyor, olmalıdır diyor.
02:12Bu bir tavsiye falan değil, yasanın emri.
02:15İşte bu grafik her şeyi o kadar net anlatıyor ki, bakın, kanuna göre ödenmesi gereken para ne kadar?
02:21Yaklaşık 570 milyar lira.
02:24Peki, 2026 için ayrılan ne kadar?
02:26Sadece 168 milyar.
02:28Yani aradaki farkı görüyor musunuz?
02:30Resmen bir uçurum var.
02:32Yani şunu anlamamız lazım.
02:33Bu olay, basit bir bütçe açığı ya da rakamlar tutmadığı meselesi değil.
02:38Hayır, bu çok daha fazlası.
02:39Bu, kanunla çiftçiye verilmiş bir sözün, bir güvencenin yerine getirilmemesi demek.
02:45Kısacası, tutulmamış bir söz var ortada.
02:48Peki, tamam, büyük rakamları, kanunları konuştuk.
02:51Şimdi gelin biraz da yere inelim.
02:54Tek bir çiftçinin, bir üreticinin o acımasız matematiğine bakalım birlikte.
02:58Şimdi size sorsam, bir hayvancının en büyük masrafı nedir diye.
03:02Cevap çok ama çok net, yem.
03:05Maliyetlerin, düşünün, %70'e yakını sadece yeme gidiyor.
03:09Bu ne demek biliyor musunuz?
03:10Yem fiyatlarına ufacık bir zam gelse, üreticinin bütün hesabı altüst oluyor demek.
03:15İnanılmaz bir kırılganlık.
03:17Şöyle basit bir hesap yapalım.
03:19Mesela 100 baş hayvanı olan bir işletme düşünün.
03:22Yıllık yem masrafı ne kadar?
03:23Yaklaşık 600 bin lira.
03:24E veterineri var, işçiliği var, diğer masrafları da ekleyince toplam gider oluyor size 900 bin lira.
03:31Peki gelir ne kadar?
03:32En iyi ihtimalle her şey yolunda giderse o da 850-900 bin lira civarı.
03:37Yani sonuç ne?
03:38Ya kafa kafaya çıkıyor ya da cepten yiyor.
03:41İşte Prof. Dr. Fuat Gürdoğan durumu tek bir cümleyle özetlemiş aslında.
03:46Üretici kar etmiyor, sadece ayakta kalmaya çalışıyor.
03:49Düşünsenize, bu bir iş, bir yatırım olmaktan çıkmış, resmen bir hayatta kalma mücadelesine dönmüş.
03:56Peki, geldik işin en can alıcı noktasına.
03:59Paranın da ötesindeki asıl kriz.
04:01Çünkü sorun sadece para değil, eksik destekler değil, çok daha derin, çok daha temel bir dert var.
04:08Öngörülememek, yani yarını görememek.
04:10Şunu bir düşünelim, hayvancılık bir fabrika gibi düğmeye basınca ürün alabileceğiniz bir iş değil.
04:16Bu biyolojik bir süreç.
04:17Siz bugün bir hayvanı beslemeye başlıyorsunuz, onun etinden veya sütünden para kazanmanız bir.
04:23Hatta iki yılı buluyor.
04:25E peki piyasa?
04:26Piyasa bir iki yıl bekliyor mu?
04:28Hayır.
04:28Burak'ın yılı aydan aya, haftadan haftaya değişiyor.
04:31İşte bu yüzden üreticinin uzun vadeli planı, piyasanın kısa vadeli dalgalanmalarına kurban gidiyor.
04:37İşte tam da bu yüzden, piyasada bir fiyat istikrarı yokken üreticiye al sana kredi demek, onu yatırımcı yapmıyor, tam tersine
04:45borç batağına sürüklüyor.
04:47Neden mi?
04:47Çünkü çiftçi, bir yıl, iki yıl sonra elindeki ürünü kaça satacağını bilmeden borcun altına giriyor.
04:53Bu, resmen karanlığa kurşun sıkmak gibi bir şey.
04:56Ve bu belirsizliğin etkileri, hani derler ya, dalga dalga yayılıyor.
05:01Üretici işin içinden çıkamayınca ne oluyor?
05:03İthalat kapısı çalınıyor.
05:05İthal ürün gelince, yerli üreticinin fiyatı daha da düşüyor.
05:08Bu bir kısır döngü.
05:09Sonra ne mi oluyor?
05:11Gençler toprağı, köyü terk ediyor.
05:13Çiftçilik, yaşlıların işi haline geliyor.
05:16Yani bu mesele, aman canım çiftçinin sorunu deyip geçirecek bir şey değil.
05:20Bu, hepimizin, tüm ülkenin sorunu.
05:23İyi de, bu kadar sorunu konuştuk peki, hiç mi çıkış yolu yok?
05:26Elbette var.
05:27Gelin, şimdi de son bölümde, bu işin içinden nasıl çıkılır, ona bakalım.
05:32Sürdürülebilir bir gelecek için neler yapılmalı?
05:35Aslında çözüm adımları oldukça basit ve mantıklı.
05:38Bakın, madde madde gidelim.
05:391- Şu en büyük dert olan yem maliyetlerini düşürecek kalıcı bir çözüm bulunmalı.
05:452- Meraları iyileştirilmeli, yem bitkisi eken çiftçi daha çok desteklenmeli.
05:503- Ve belki de en kritiği bu, devlet süt ve et alım fiyatını en az bir sene önceden ilan
05:56etmeli, çiftçi önünü görsün.
05:584- Destek paraları şu ayın şu günü hesabınızda diye net bir takvimle ödenmeli.
06:03Ve 5- Kanunda yazan o yüzde birlik destek hedefi var ya, artık adım adım ona ulaşılmalı.
06:09Yine Profesör Gürdoğan'ın harike bir tespiti var.
06:12Diyor ki, bir sektörün büyümesi için destek miktarı kadar öngörülebilirlik de gerekir.
06:17Ne kadar doğru değil mi?
06:18Siz üreticiye istediğiniz kadar para verin, eğer yarın ne olacağını bilmiyorsa o paranın hiçbir anlamı kalmaz.
06:24Yani toparlayacak olursak meselenin özü şu, bu işin sorumlusu üretici falan değil, kimse çiftçi tembel demesin, sorun basitçe matematiğin tutmaması.
06:33Kurulan denklemde çiftçi hep kaybeden tarafta kalıyor.
06:36Ve bitirirken aklımızda kalması gereken o en önemli soruyu soralım kendimize.
06:41Eğer bizim üreticimiz toprağını, hayvanını bırakmak zorunda kalırsa, biz yarın soframıza ne koyacağız, masalarımızda neyi riske atıyoruz aslında?
06:51Son söz yine Prof. Dr. Fuat Gürdoğan'dan gelsin, çünkü bu uyarı hepimizin kulağına küpe olmalı.
06:58Ülkede üreticimizi ayakta tutamazsak, yarın sofraya, ithalata olan bağımlılığımızın pişmanlığıyla otururuz.
07:04İşte bu, üzerinde gerçekten uzun uzun düşünmemiz gereken bir gerçek.
Yorumlar

Önerilen