Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
Erol Sunat’ın bu kaleme aldığı metin, toplumun içinden geçtiği zorlu ekonomik ve ruhsal süreçleri helva yapımı metaforu üzerinden zarif bir dille ele almaktadır. Yazar, eldeki tüm imkânlara ve ham maddelere rağmen asıl ihtiyacın, işin ehli olan bir ustanın sevgi dolu dokunuşu ve mahareti olduğunu vurgular. Helva sadece bir tatlı değil; bu toprakların umudunu, işini ve toplumsal birliğini simgeleyen derin bir kültürel sembol olarak sunulur. Karamsarlığın ve belirsizliğin hâkim olduğu bir atmosferde, helva kazanı etrafında toplanmak milli bir teselli ve çözüm arayışı olarak nitelendirilir. Metin, her türlü güçlüğe rağmen bu coğrafyanın öz değerlerine dönerek yeniden ayağa kalkma inancını yansıtmaktadır. Sonuç olarak yazar, samimiyet ve ustalıkla harmanlanan bir emeğin, toplumsal yaraları iyileştirecek yegâne güç olduğunu savunur.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugün elimizde çok ilginç bir metin var.
00:03Gündelik hayattan, hepimizin bildiği bir tatlıdan yola çıkarak aslında ne kadar derin, ne kadar önemli toplumsal meseleleri anlatan bir metin.
00:11Hadi gelin bu, helva meselesi neymiş? Hep birlikte bakalım.
00:14Yazar, konuya tam da buradan başlıyor. Hepimizin zaman zaman hissettiği o tıkanmışlık hissinden.
00:20Sorunlar üst üste yığılmış, adeta bir kör düğüm olmuş, çözümse o kadar çok ertelenmiş ki artık kendisi yorulmuş.
00:27Ne kadar tanıdık bir tablo değil mi?
00:28İyi de böyle bir durumda ne yapılır? Her şey durma noktasına gelmişken, çıkış yolu nerede?
00:35İşte metin bize tam da bu noktada hiç beklemediğimiz ama aslında çok iyi bildiğimiz bir cevap sunuyor.
00:41Evet, yanlış duymadınız. Bütün bu düğümlerin çözümü bir helva meselesi.
00:46Peki nasıl olur da bildiğimiz o tatlı, bu kadar büyük sorunlara bir çare olabilir?
00:50İşte işin ilginç kısmı da burada başlıyor.
00:53Metin'in ilk tespiti şu, aslında ihtiyacımız olan her şey elimizin altında.
00:57Bir ülkenin potansiyeli, kaynakları. Tıpkı helva yapmak için gereken malzemeler gibi.
01:03Unumuz var Konya'dan. Şekerimiz var Anadolu'dan. Yağımız var bu toprakların en asından.
01:09Malzemelerde bir eksik yok.
01:11E o zaman can alıcı soru geliyor.
01:13Madem un var, yağ var, şeker var.
01:16Peki ne eksik? Neden o lezzetli helva bir türlü yapılamıyor? O sonuca neden bir türlü varamıyoruz?
01:23İşte cevap tam burada. Eksik olan şey bir malzeme değil, eksik olan şey bir dokunuş.
01:30O malzemeleri bir araya getirip onlara anlam katacak, onları bambaşka bir şeye dönüştürecek usta bir el.
01:37Peki kimdir bu usta? Halvayı yapabilecek o helvacı dediğimiz kişi kimdir?
01:43Metin, bu ideal liderin, bu işin ehli insanın portresini çizmeye başlıyor.
01:48Onu diğerlerinden ayıran şey ne?
01:50Ve burada işin rengi değişiyor.
01:52Mesele sadece teknik bilgi, yani bir tarif bilmek değil.
01:55Bakın ne diyor Metin?
01:57Muharet lazım.
01:58Yani ustalık.
01:59Muhabbet ve sevgi lazım.
02:01İşini aşkla yapmak.
02:02Gönülden yapmak lazım.
02:04Ve tabii ki o en gizemli olanı, o meşhur el lezzeti.
02:09Aaa şu el lezzeti.
02:11Gerçekten de büyülü bir kavram değil mi?
02:14Hani okulu yoktur, kursu yoktur, annenizin yaptığı yemeği siz aynı tarifle, aynı malzemelerle yapsanız bile asla aynı tadı tutturamazsınız ya.
02:23İşte o.
02:24Ustanın sırrı kalbinden eline geçen o sihirli dokunuş.
02:28İşte bütün bu nitelikler bizi çok önemli bir yere getiriyor.
02:31Bu rol öyle ben yaptım oldu denilerek alınabilecek bir rol değil.
02:36Hak edilmesi gerekiyor.
02:37Toplum tarafından görülmesi, tanınması gerekiyor.
02:40Yazarın dediği gibi bu coğrafyanın taşı toprağı bile kimin gerçek usta olduğunu bilir.
02:45Peki bu usta, bu helvacı işini nasıl yapar?
02:49Gizli kapaklı mı?
02:50Hayır.
02:50Tam tersi.
02:52Süreç herkesin gözü önünde.
02:54Halka açık.
02:55Bir meydanda.
02:56Zorlu ve dönüştürücü bir süreç.
02:58Tıpkı bir simya gibi.
02:59Buradaki sembolizm gerçekten çok güçlü.
03:02Kazan büyük ve herkesin görebileceği bir yerde.
03:05Kepçe kazanı uygun olmalı.
03:07Yani araçlar amaca hizmet etmeli.
03:09Ama en can alıcı nokta şu.
03:11Ateş.
03:12Ateş samimiyetsiz bir el için yanmazmış.
03:15Niyetiniz halis değilse o iş başlamaz bile.
03:17E tabi böylesine büyük, herkesin gözü önünde yapılan bir işin eleştirini yoluna taş koymak isteyeni de olacaktır.
03:25Metin bu gerçeği de atlamıyor.
03:27İşte ilerlemeyi istemeyenlerin psikolojisi.
03:30Yapılan işi karalamak için sembolleri bile tersine çevirirler.
03:34O bereketli helva kazanına kara kazan derler.
03:37Hatta o kadar ileri giderler ki o kazan kaynamasın, o iş başarıya ulaşmasın diye hasetliklerinden türkü bile tuttururlar.
03:45Peki bütün bu zorluklara, bütün bu hasetlere rağmen o helva piştiğinde ne olur?
03:51O tatlı, o lezzet aslında ne anlama geliyor?
03:55İşte şimdi meselenin özüne, vaat edilen sonuca geliyoruz.
03:59Yazarın ana fikri burada kristalleşiyor.
04:01Toplumun sorunu ne?
04:02Endişe, belirsizlik, durgunluk.
04:05Peki helvanın çözümü ne?
04:06Üç temel şey.
04:07İş, aş ve umut.
04:10Bu kadar basit ve bu kadar güçlü.
04:12Helva en başta bir üretimdir, bir eylemdir.
04:15İnsanlara bir meşguliyet, bir amaç verir.
04:18Kazanın kulpundan tutmak, bir işin parçası olmak demektir.
04:21Yani iş demektir.
04:23Bu üretim süreci somut bir sonuç doğurur.
04:26Karınları doyurur, temel ihtiyaçları karşılar.
04:29Metnin dediği gibi, kokusuyla bile bir milleti doyuran bir berekettir.
04:34Yani aş demektir.
04:36Ve en önemlisi, işin ve aşın olduğu yerde geleceğe dair bir beklenti, bir ışık doğar.
04:42İşte bu yüzden helva, en temelde umut demektir.
04:46Yazarın iddiası o kadar güçlü ki, diyor ki, bu gerçek helvadan bir tabak yiyen kişi, o kadar tatmin olur, o kadar doyar ki, başka çözümler, başka arayışlar içine girmez.
04:59Çünkü o bir tabak, temel sorunları kökünden çözer.
05:02Ve işte, metnin bizi getirdiği kilit nokta.
05:05Eğer ortada somut çözümler üreten, o kazanın başına geçen kimse kalmadıysa, bu durumun kendisi aslında en büyük işarettir.
05:13Neyin işareti?
05:14Artık gerçek bir helvacı, yani o işin ustası bir lider arama vaktinin geldiğinin işaretidir.
05:19Bütün bu analiz, bütün bu metaforlar, bizi bu son ve en önemli soruyla baş başa bırakıyor.
05:25Metinde anlatılan o kadar nitelikten sonra, asıl mesele şu, mahareti, muhabbeti ve o gizemli el lezzetini taşıyan gerçek ustayı biz nasıl tanıyacağız?
05:35İşte bu, üzerine hepimizin düşünmesi gereken bir soru.
05:39Dinlediğiniz için teşekkürler.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen