Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu makale, Türkiye'deki sağlık sisteminin kâğıt üzerindeki başarı hikayeleri ile uygulama esnasında yaşanan usulsüzlükler arasındaki büyük uçurumu ele almaktadır. Hükümetin sağlık alanındaki modernleşme ve hizmet kalitesiyle ilgili iddialarına karşın, bir hastanın şehir hastanesinde yaşadığı mağduriyet üzerinden sistemdeki denetim eksiklikleri gözler önüne serilmektedir. Belgede, hastaneye başvuran bir kişinin aslında hiç görmediği doktorlar tarafından ameliyat edilmiş gibi gösterildiği ve devletin bu yöntemle haksız kazanç kapısı haline getirildiği anlatılmaktadır. Performans sistemi adı altında yapılan bu sahtekârlıklar, sağlık hizmetlerinin insani değerlerden ziyade ticari birer veriye dönüştüğünü vurgulamaktadır. Yazar, bu durumu kamu kaynaklarının suiistimal edilmesi ve vatandaşın yanıltılması olarak değerlendirerek, sağlıkta kara düzenin devlet hastanelerine kadar sızdığını ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Türkiye'nin sağlık sistemiyle hepimiz gurur duyuyoruz değil mi? Özellikle o dev gibi şehir hastaneleriyle.
00:05Ama ya size bu parlak vitrinin arkasında çok daha tuhaf bir şeylerin döndüğünü söylesem?
00:11Sıradan bir vatandaşın başına gelen ve bütün sistemi sorgulamamıza neden olan bir gizem.
00:15Hadi gelin bu hayalet ameliyatlar meselesi neymiş birlikte bakalım.
00:20İşte resmi söylem de tam olarak bu yönde.
00:23Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor?
00:25Sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusuyuz.
00:28Yani bize anlatılan hikaye şu.
00:31Türkiye sağlıkta bir dünya markası oldu.
00:33Bu da bizim en büyük başarılarımızdan biri.
00:36Tabi bu sadece lafta kalan bir şey değil.
00:39Rakamlar da var ortada.
00:40Bakın ekranda gördüğünüz o rakam tam 2.2 milyar dolar.
00:45Bu Türkiye'nin bir yılda sadece sağlık turizminden kazandığı para.
00:49Yani devasa bir sektörden bahsediyoruz.
00:52Bu da o resmi başarı hikayesinin en ele tutulur kanıtı gibi duruyor.
00:55Ve aynı zamanda yolsuzluklara karşı da çok net bir tavır sergileniyor.
01:00Cumhurbaşkanı diyor ki kara düzen çalışan kim varsa tespit ettiğimiz an gözünün yaşına bakmayız.
01:06Yani kimse ülkemizin itibarına zarar veremez deniyor.
01:10Yalnız birazdan anlatacağım hikaye bu sözleri dinleyince insana biraz hani derler ya ironik geliyor.
01:16Kısacası kağıt üstünde her şey mükemmel.
01:19Gurur duyduğumuz bir sistem var.
01:21Peki ya madalyonun diğer yüzü?
01:24Gerçekte neler yaşanıyor?
01:26İşte tam da bu noktada o büyük konuşmadan sadece 2 gün önce yaşanan bir olaya gidiyoruz.
01:31Şimdi o büyük parlak resmi bir kenara bırakalım ve sadece bir vatandaşın sıradan bir gecede başına gelenlere bakalım.
01:38Hikayemizin kahramanı Mea.
01:41Onun yaşadıkları basit bir ev kazasıyla başlıyor ama sonrasında öyle akıl almaz bir hal alıyor ki gelin hep beraber tanık olalım.
01:50Şimdi Maa'nın o gecesine bir bakalım.
01:52Her şey evde düşmesiyle başlıyor.
01:54Atlıyor arabasına en yakın ilçe devlet hastanesinin aciline gidiyor.
01:58Ama orada beyin cerraha yok.
02:00Seni şehir hastanesine sevk etmemiz lazım diyorlar.
02:03Peki sevk ediliyor.
02:05Ama şehir hastanesindeki karmaşa daha da büyük.
02:07Saatlerce röntgen, MR derken teşhis konuluyor.
02:11Ama iş eve dönmeye gelince saat gecenin biri ve hastanede ambulans yok.
02:16Düşünebiliyor musunuz?
02:17Bir arkadaşını arayıp belediyeden ambulans ayarlamasını istiyor.
02:20Yani daha en başından itibaren sistemdeki aksaklıklar peş peşe geliyor.
02:25Peki teşhis ne?
02:26Ciddi bir durum.
02:27Omzunda iki kapalı kırık.
02:29Doktorun talimatı da net.
02:31Bir ay boyunca sırt üstü kımıldamadan yatacaksın.
02:34Sonrasında da iki ay çelik korse.
02:36Ama işin tuhafı ne biliyor musunuz?
02:38Tüm bu önemli talimatlar resmi bir rapora falan değil,
02:41alelade bir kağıt parçasına karalanıp eline veriliyor.
02:44İşte bu M.A.'nın kafasındaki ilk
02:47Bir dakikaya burada bir tuhaflık var anı oluyor.
02:51Şu ana kadar anlattıklarım belki de kötü bir hastane tecrübesi deyip geçebileceğimiz şeyler.
02:56Ama şimdi hikaye bambaşka bir yere evriliyor.
02:59Olay bir sahtekarlık şüphesine dönüşüyor.
03:02İşin en gizemli kısmı şimdi başlıyor.
03:05Düşünün aradan 19 gün geçmiş,
03:08M.A. evde, doktorun dediği gibi yatıyor, iyileşmeyi bekliyor.
03:12Ve bir gün telefonu çalıyor.
03:14Arayan numara Sağlık Bakanlığı'na ait.
03:16İşte bu telefon görüşmesi M.A.'nın yaşadığı o sıkıntılı geceyi alıp
03:20tam bir gizem yumağının içine sokacak.
03:23Telefondaki görevli gayet kibar bir sesle diyor ki
03:26Biz Sağlık Bakanlığı'ndan arıyoruz.
03:28Şehir hastanesinde geçirdiğiniz ameliyatla ilgili bir memnuniyet anketi yapacaktık.
03:33Bir saniye, hangi ameliyat?
03:36M. yattığı yerde öylece kalakalıyor.
03:39İşte o an bu hikayenin merkezindeki o akıl almaz çelişki
03:42tam da bu cümleyle patlak veriyor.
03:45M. tabii şaşkınlıkla cevap veriyor.
03:47Ama ben ameliyat olmadım ki.
03:50Bunu duyan karşıdaki görevli bir an panikliyor.
03:52Aaa pardon bir yanlışlık oldu deyip apar topar telefonu kapatıyor.
03:57İşte o panik, o alelacele kapatılan telefon
03:59M.A.'nın içindeki şüpheyi iyice alevlendiriyor.
04:03Şimdi tabloyu netleştirelim.
04:05Ortada iki farklı gerçeklik var.
04:07Bir tarafta hastanın yaşadığı gerçek
04:09M.A. ameliyat falan olmadığı
04:11hatta bir beyin cerrahının yüzünü bile görmedi.
04:14Diğer tarafta ise E-Devlet'teki resmi kayıt
04:16M.A. adına hiç tanımadığı bir doktor tarafından
04:19iki tane koskoca cerrahi işlem yapılmış görünüyor.
04:22Peki ama nasıl?
04:23Bu nasıl olabilir?
04:25M.A. tabii bu işin peşini bırakmıyor.
04:27Tanıdığı, güvendiği başka doktorlara danışıyor durumu.
04:31Onlardan aldığı cevapla
04:32bu hayalet ameliyatının arkasındaki olası neden de ortaya çıkıyor.
04:36Bir doktor arkadaşı diyor ki
04:38bunu küçük işlemler için yapıyorlar
04:40ama bu kadar büyüğüne de cesaret ediyorlar demek
04:42hastayı omurga kırığından ameliyat olmuş gibi gösterip
04:45performans puanı almışlar.
04:47Performans puanı.
04:49Peki ne demek bu performans puanı?
04:51Yani bir doktoru yapılmamış bir ameliyatı yapılmış gibi göstermeye itebilecek kadar
04:56neyi teşvik ediyor bu sistem?
04:58Gelin şu işin aslını bir anlayalım.
05:01Sistem aslında basitçe şöyle işliyor.
05:03Doktorlar sabit maaşlarının üzerine bir de ek ödeme alıyorlar.
05:07Bu ek ödeme performanslarına göre belirleniyor.
05:09Yani baktıkları her hasta, yaptıkları her işlem, her ameliyat onlara bir puan kazandırıyor.
05:16Ay sonunda ne kadar çok puan toplarlarsa hastanenin döner sermayesinden o kadar çok pay alıyorlar.
05:22Yani özetle formül basit, daha çok işlem, eşittir, daha çok para.
05:26İddiaya göre bu sistemin kötüye kullanılması da işte bu kadar kolay.
05:31Sadece iki adımda.
05:33Bir, hiç yapılmamış bir ameliyat hastanın dosyasına sanki yapılmış gibi işleniyor.
05:38İki, o kaydı giren doktor o hayali ameliyatın performans puanını alıp cebine koyuyor,
05:43böylece maaşını arttırmış oluyor.
05:46İşte M olmanın başına gelen bu olay, tek bir vaka olmaktan çıkıp çok daha büyük ve rahatsız edici bir soruyu akıllara getiriyor.
05:55Acaba bu tekil bir olay mı, yoksa buzdağının sadece görünen yüzü mü?
06:00Ama durun, dahası var.
06:02MA'nın araştırması burada bitmiyor.
06:05Madem adıma hayali bir ameliyat yazabiliyorlar diye düşünüyor,
06:08kim bilir o acilde yattığım birkaç saat için neler yazdılar.
06:12Merak edip, E-Devlet'ten o günkü malzeme listesini de çıkarıyor.
06:17Ve gördüğü liste gerçekten inanılmaz.
06:19Acilde geçirdiği o kısacık süreçin adına faturalananlara bir bakın.
06:23İki hekim konsültasyonu, dört tane kateter ve en tuhafı da ne biliyor musunuz?
06:29Tam elli adet muayene eldiveni.
06:31Yani bu absürt liste, meselenin sadece hayali ameliyatlardan ibaret olmayabileceğini,
06:37çok daha yaygın bir sorun olabileceğini düşündürüyor insanı.
06:40Bütün bunlar da bizi, bu olayı gündeme getiren yazının sorduğu o en can alıcı soruya getiriyor.
06:46Düşünün, eğer bu olaylar, devletin kendi hastanesinde, devletin maaş ödediği doktorlar tarafından,
06:53yine devletin kasasından, yani hepimizin vergilerinden ödenen paradan pay kapmak için yapılıyorsa,
07:00bu işin adı devletin devleti dolandırması olmuyor mu?
07:03İşte bu sorunun cevabını da sizin vicdanınıza bırakıyorum.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen